Haberler
Regülasyon Haberleri
Regülasyon ile ilgili tüm makale ve haberlere göz atın. Regülasyon hakkında en son haberler, analizler ve görüşler.
ABD Eski Başkanı Donald Trump, kripto şirketleri başta olmak üzere çeşitli sektörlerin finansal sistemden dışlandığı iddialarına karşı harekete geçmeye hazırlanıyor. The Wall Street Journal’ın aktardığına göre, Trump, bankaların politik nedenlerle kişi ve kurumların finansal hizmetlere erişimini engellemesini hedef alan kapsamlı bir başkanlık kararnamesini imzalamak üzere. Söz konusu kararnameyle, kripto şirketlerine yönelik "debanking" uygulamalarının da mercek altına alınması bekleniyor.Trump’ın kararname taslağı, bankaların politik görüşlere göre ayrımcılık yapıp yapmadığını araştırmakla kalmayıp, ihlaller tespit edilmesi durumunda para cezaları ve disiplin süreçlerini de devreye sokmayı öngörüyor. Buna ek olarak, finansal kurumların Eşit Kredi Fırsatı Yasası, rekabet yasaları ve tüketici koruma düzenlemelerini ihlal edip etmediği de araştırılacak. Kararnamenin bu hafta içerisinde imzalanabileceği konuşuluyor."Choke Point 2.0" tartışmalarıKripto sektörünün özellikle Biden yönetimi döneminde yoğun regülasyon baskısı altında kaldığı sıkça dile getirilmişti. Bu süreç, sektörde "Operation Choke Point 2.0" olarak anılmaya başlandı. İlk versiyonu Obama döneminde yürürlüğe konan bu operasyon, yüksek riskli görülen sektörleri finansal sistemden dışlamayı amaçlıyordu. Ancak zamanla bu uygulama, politik olarak uygun görülmeyen kişi ve kurumların sistem dışına itilmesine evrildi. Özellikle 2022 sonrası, kripto firmaları ve muhafazakâr kesimler, bu politikanın doğrudan hedefi olduklarını savunuyor. Trump’ın kararnamesi, bu çerçevede kripto şirketlerine ve muhafazakârlara yönelik ayrımcı politikaların sonlandırılması amacı taşıyor. Ayrıca kararnameyle birlikte, Küçük İşletmeler İdaresi’nin kredi ortaklıkları da gözden geçirilecek ve bazı vakalar Adalet Bakanlığına yönlendirilecek.Kripto sektöründen sesler yükseldiTrump’ın kampanya döneminde giderek daha fazla kripto dostu bir pozisyon aldığı biliniyor. Kripto sektörünün önde gelen isimleri (Coinbase CEO’su Brian Armstrong, Gemini kurucuları Tyler ve Cameron Winklevoss, Custodia CEO’su Caitlin Long gibi figürler) geçmişte yaşadıkları debanking tecrübelerini kamuoyuyla paylaşmıştı.Donald Trump’ın oğlu Eric Trump da bu baskılardan nasibini aldığını ifade etti. Kendisinin yönettiği kripto projelerden biri olan World Liberty Financial ve Bitcoin madencilik firması America Bitcoin, bankalardan hizmet alamadıklarını dile getirdi. "Babam siyasette olduğu için bankalar bizi sistemden dışladı. O an anladım ki kripto bu düzenin dışına çıkmak için bir alternatif," sözleriyle yaşadıklarını özetledi.Bankalar önlem almaya başladıTrump yönetiminin kriptoya daha ılımlı yaklaşacağı beklentisiyle bazı bankalar politikalarını gözden geçirmeye başladı. Hatta son aylarda, bankaların Cumhuriyetçi başsavcılarla görüşerek politik olarak ayrımcılık yapmadıklarını kanıtlamaya çalıştıkları biliniyor. Trump’ın atadığı düzenleyici kurumlar (Fed, OCC ve FDIC) da, "itibar riski" gibi soyut gerekçelerin artık müşteri ilişkilerinde dikkate alınmayacağını duyurdu.

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), stablecoin’lerle ilgili muhasebe kurallarına dair yeni bir personel rehberi yayımladı. Bloomberg’in haberine göre, bu rehber, özellikle Amerikan dolarına sabitlenmiş stablecoin’lerin belirli koşullar altında "nakit eşdeğeri" olarak sınıflandırılabileceğini öne sürüyor. Bu da, hem kurumsal yatırımcılar hem de kripto para sektöründeki düzenleyici belirsizliklerden çekinen şirketler açısından oldukça kritik bir gelişmeye işaret ediyor."Nakit Eşdeğeri" tanımı ne anlama geliyor?Yeni SEC rehberi, 1:1 sabitlenmiş ve güvence altına alınmış bir geri ödeme mekanizmasına sahip olan stablecoin'lerin, geleneksel muhasebe sistemlerinde nakit ya da nakit benzeri varlık olarak değerlendirilebileceğini belirtiyor. Bu durum, özellikle USD Coin (USDC) gibi rezerv destekli sabit coin’ler için doğrudan yasal netlik sağlamış oluyor. Daha önce menkul kıymet olup olmadıkları tartışılan bu varlıklar için, artık "yatırım beklentisi taşımayan" ve "spekülasyona teşvik etmeyen" bir sınıflandırma söz konusu.SEC'in açıklamasında şu ifadelere yer veriliyor:“Genel hatlarıyla, bir stablecoin’in menkul kıymet sayılmaması için dört ana kriter aranır: (1) satış gelirleri rezerv fonuna yönlendirilir ve yatırım amacı güdülmez, (2) dağıtım yöntemi spekülatif alım-satıma teşvik etmez, (3) makul bir alıcı stablecoin’i bir yatırım aracı olarak görmez, (4) rezerv fonu, talep anında geri ödemeyi karşılayacak şekilde yeterlidir.”Project Crypto ve regülasyonda yeni bir dönemSEC Başkanı Paul Atkins'in liderliğinde yürürlüğe giren bu rehber, kısa süre önce duyurulan “Project Crypto” adlı girişimin bir parçası. Bu proje, Amerika’nın finansal piyasalarını blokzincire taşımayı amaçlayan bir modernizasyon sürecini temsil ediyor. Atkins, SEC’in kripto varlıklarla ilgili daha esnek ve yenilikçi bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini savunuyor. Bu bağlamda, stablecoin’lerin menkul kıymet olarak değerlendirilmemesi yönündeki bu yeni yaklaşım, sektör genelinde memnuniyetle karşılandı.USDC ve piyasa yansımalarıYeni düzenleme en çok USDC gibi, şeffaflığı ve regülasyonlara uyumu ile bilinen stablecoin’leri etkiliyor. Circle tarafından çıkarılan USDC’nin piyasa değeri şu anda yaklaşık 64.3 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. 24 saatlik işlem hacmi ise 11.98 milyar dolar olarak kaydedildi. Son 7 günlük fiyat değişimi %0.03’lük düşüşle istikrar sinyalleri verirken, 24 saatlik periyotta %0.01’lik artış gözlemlendi.Bu istikrarlı görünüm, SEC'in rehberinden sonra stablecoin'lerin daha fazla kurumsal benimsenme potansiyeline sahip olabileceğini düşündürüyor. Yeni sınıflandırma, özellikle bankalar ve halka açık şirketler için stablecoin’leri bilançolara dahil etmeyi kolaylaştırabilir. Aynı zamanda stablecoin piyasasına giriş yapmak isteyen ancak menkul kıymet statüsü nedeniyle çekimser kalan şirketlerin önünü açabilir.Her ne kadar Circle ve benzeri büyük şirketlerden resmi açıklamalar henüz gelmemiş olsa da, piyasa katılımcıları SEC’in bu adımını olumlu bir sinyal olarak değerlendiriyor. SEC’in son hamlesi, kripto para piyasasının geleneksel finans sistemine entegrasyon sürecinde önemli bir dönüm noktası olabilir.Daha önce katı ve belirsiz olarak eleştirilen ABD regülasyon çerçevesi, bu son gelişmeyle birlikte yumuşamaya başlamış gibi görünüyor. Eğer bu yaklaşım sürdürülürse, ABD'nin küresel stablecoin piyasasında liderliği üstlenmesi şaşırtıcı olmayabilir.

ABD Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu (CFTC), kripto para düzenlemelerinde tarihi bir değişikliğe gitmeye hazırlanıyor. CFTC'nin geçici başkanı Caroline Pham’in duyurduğu yeni girişime göre, halihazırda vadeli işlem sözleşmeleri sunma yetkisine sahip borsaların, spot kripto para işlemlerini de kaldıraçlı şekilde sunmasına izin verilmesi gündemde.Yeni düzenleme ne anlama geliyor?CFTC’nin üzerinde çalıştığı model, “Designated Contract Market” (DCM) statüsündeki borsaların yalnızca türev ürünlerle sınırlı kalmaksızın, doğrudan spot kripto para işlemlerine de geçiş yapabilmesini öngörüyor. Spot işlemler, kullanıcıların varlıkları anında alıp satmasını sağlarken, kaldıraçlı yapı sayesinde yatırımcılar daha yüksek pozisyonlar alabilecek. Bu yapı, hem kurumsal hem de perakende yatırımcılara düzenlenmiş ve denetlenen bir çerçevede daha fazla işlem seçeneği sunacak. Aynı zamanda, mevcut yasal altyapı kullanılarak oluşturulması planlandığı için, Kongre’den yeni yasa geçmesi beklenmeden hızlıca devreye alınabilir.SEC ile eşgüdüm: "Project Crypto"ya paralel bir hamleBu gelişme, geçtiğimiz hafta da bildirdiğimiz üzere ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) Başkanı Paul Atkins tarafından duyurulan “Project Crypto” girişimiyle paralel ilerliyor. SEC’in bu girişimi, blokzincir tabanlı varlıkların menkul kıymet olarak sınıflandırılmasına yönelik kuralları netleştirmeyi hedefliyor.CFTC ise kendi tarafında, kripto paraların emtia olarak düzenlenmesine uygun bir alan açmak istiyor. Bu da ABD’de iki kurumlu bir dijital varlık denetim sisteminin şekillenmeye başladığını gösteriyor. Böylece, SEC ve CFTC’nin birlikte çalıştığı bir yapı altında, yatırımcılar hem güvenlik hem de esneklik anlamında daha sağlam bir zeminde işlem yapabilecek.Görüş süreci başladı: 18 Ağustos son tarihCaroline Pham, yaptığı açıklamada “Bugünden itibaren tüm paydaşları, kaldıraçlı spot kripto varlık sözleşmelerinin bir DCM üzerinde nasıl listelenebileceği konusunda geri bildirim vermeye davet ediyoruz” dedi. CFTC’nin resmi internet sitesinde başlatılan bu danışma süreci, 18 Ağustos 2025 tarihine kadar açık kalacak.Yapılan yorumlar kamuya açık olarak paylaşılacak ve regülasyonların şekillendirilmesinde aktif olarak değerlendirilecek. Bu süreç, kripto ekosisteminin farklı aktörlerinin (borsalar, yatırımcılar, geliştiriciler ve hukuk uzmanları) sürece katkı sunmasına olanak tanıyor.Vadeli işlemlerde, yatırımcılar belirli bir tarihte varlık alım-satımı yapacaklarına dair sözleşmelerle işlem yaparlar. Ancak spot piyasalarda varlıklar anında alınıp satılır. Spot piyasaların düzenlemeye dahil edilmesi, özellikle kurumsal yatırımcıların daha aktif hale gelmesine olanak tanıyabilir.Kaldıraçlı spot işlemler, potansiyel kazançları artırma imkânı sunarken aynı zamanda riskleri de beraberinde getiriyor. Bu nedenle CFTC, düzenlemelerin hem yatırımcı korumasını sağlama hem de piyasa istikrarını gözetme amacında olduğunu vurguluyor.Kripto piyasası için ne anlama geliyor?Eğer bu plan hayata geçerse, ABD kripto piyasasında yeni bir dönem başlayabilir. Şu anda birçok büyük yatırımcı, düzenleyici belirsizlikler nedeniyle kripto piyasasına temkinli yaklaşıyor. Ancak bu hamleyle birlikte, kripto paraların daha geniş ve düzenli piyasalarda işlem görmesi mümkün hale gelecek.

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), kripto para ve blockchain temelli finansal sistemlere yönelik yaklaşımında radikal bir değişikliğe gidiyor. Kurumun başkanı Paul Atkins, dün düzenlenen “Amerika’nın Dijital Finans Devriminde Liderliği” başlıklı konferansta, “Project Crypto” adlı yeni bir girişimi tanıttı. Bu girişimle birlikte SEC, menkul kıymet düzenlemelerini kripto varlıkları ve zincir üzerindeki işlemleri kapsayacak şekilde modernize etmeyi hedefliyor.Atkins, konuşmasında “Amerika’yı kripto dünyasının başkenti haline getirme” vizyonunun bir parçası olarak bu dönüşümün gerekli olduğunu belirtti. “Piyasalar zincir üzerinde sorunsuz bir şekilde işleyebiliyorken, yalnızca aracılık sistemini dayatmak adına araya gereksiz aracıları sokmanın bir anlamı yok,” diyen Atkins, mevcut düzenlemelerin artık çağın gerisinde kaldığını ve bu kuralların inovasyonu boğmaması gerektiğini vurguladı.Tokenizasyon ve yeni finansal yapılarProje, özellikle tokenizasyon alanına odaklanıyor. Bu, halka açık menkul kıymetlerin, gerçek dünya varlıklarının ya da başka herhangi bir değerin blockchain üzerinde dijital temsilini üretme süreci anlamına geliyor. Ancak bu tokenlar, varlığın kendisine doğrudan sahiplik sağlamıyor. Yine de bu teknoloji, BlackRock CEO’su Larry Fink gibi isimler tarafından “finansal piyasaların teknolojik devriminde” kritik bir adım olarak görülüyor.Dünyanın önde gelen kripto platformları Robinhood, Gemini ve Kraken, ABD dışındaki kullanıcılarına tokenize hisse senetleri sunmaya başladı bile. Coinbase ise benzer bir hizmeti ABD’de sunabilmek için SEC’ten onay bekliyor."Süper Uygulamalar" gündemdeAtkins’in vurguladığı bir diğer konu ise “süper uygulamalar”. Çin’de günlük yaşamın parçası haline gelen WeChat ve Alipay gibi uygulamalar, ödeme sistemlerinden mesajlaşmaya, sosyal medya entegrasyonundan finansal işlemlere kadar çok sayıda hizmeti tek çatı altında topluyor. SEC, bu tür uygulamaların ABD’de gelişebilmesi için çoklu lisans gerekliliklerini sadeleştirmeyi ve daha verimli bir lisanslama modeli getirmeyi planlıyor. Coinbase’in birkaç hafta önce tanıttığı süper uygulama da bu dönüşümün erken örneklerinden biri.Kripto saklama, güvenlik sınıflandırması ve esnek düzenlemeSEC’in üzerinde durduğu diğer başlıklar arasında kripto saklama hizmetleri için yeni düzenleme modelleri, bir token’ın “menkul kıymet” sayılıp sayılmayacağına dair net sınırların çizilmesi ve bu sınıflandırmanın olumsuz bir anlam taşımaması gerektiği de yer alıyor. Atkins, belirli işlemler için istisnalar ve “güvenli liman” düzenlemeleri getirilebileceğini belirtti.Ayrıca, blockchain üzerindeki menkul kıymetlerin doğrudan işlem görebileceği, merkeziyetsiz yapıların da destekleneceği bir çerçeve üzerinde çalışılıyor. Bu noktada, geleneksel Ulusal Piyasa Sistemi (NMS) düzenlemelerinin değişmesi gerektiği vurgulandı.Son olarak Atkins, yenilikçi projelerin hızlıca piyasaya sürülebilmesi için “genel inovasyon muafiyeti” adı altında yeni bir düzenleme planladıklarını açıkladı. Bu muafiyet, mevcut yasalara tam olarak uymayan ancak belirli ilkeler ve raporlama koşullarını yerine getiren projelerin faaliyete geçmesini kolaylaştıracak.

Güney Kore’nin önde gelen kripto para borsaları Upbit ve Bithumb, kaldıraçlı kredi ve açığa satış ürünleri nedeniyle regülatörlerin radarına takıldı. Finansal Hizmetler Komisyonu (FSC) ve Finansal Denetim Servisi (FSS), ülkedeki beş büyük borsanın yetkililerini geçtiğimiz Cuma günü acil bir toplantıya çağırarak artan risklere karşı uyarılarda bulundu.Görünüşte yenilikçi olan bu ürünler, yatırımcılara kripto teminat göstererek 4 kata kadar borçlanma ve kaldıraçlı işlem yapma imkânı sunuyor. Ancak yerel raporlara göre düzenleyiciler, bu tür uygulamaların geleneksel piyasalarda oldukça sıkı kurallarla sınırlı olan riskli finansal yöntemlere benzediğini ve yeterli yasal koruma olmadan yatırımcıları savunmasız bırakabileceğini düşünüyor.Tether kredisi askıya alındı, Bithumb direniyor4 Temmuz’da Bithumb, kullanıcıların Bitcoin (BTC), Ethereum (ETH) ve Tether (USDT) gibi on farklı kripto para ile 4 kata kadar kaldıraç kullanabileceği bir borç verme hizmeti başlattı. Aynı gün Upbit de benzer bir hizmet sundu; ancak sadece Bitcoin, XRP ve Tether ile sınırlıydı.Ancak gelen tepkiler sonrası Upbit, Pazartesi günü Tether kredi hizmetini askıya aldı. Şirket, bu ürünün Güney Kore’nin Tüketici Kredi Yasası kapsamında değerlendirilebileceğinden endişe ediyor. Bithumb ise hizmetin yapısını Salı günü değiştirerek bazı düzenlemeler yaptı fakat 4x kaldıraç oranını korudu.Catalyze Research CEO’su Ben Ko, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Düzenleyiciler sabit coin kredilerini faiz getirisi içeren ‘tüketici kredisi’ olarak yorumlayabilir. Bu da yasal sorumlulukları beraberinde getirir,” dedi. Ko’ya göre, Güney Kore’nin kripto piyasasında bazı bölümler hâlâ geleneksel finansal risk yönetimi sınırlarının dışında faaliyet gösteriyor.Kullanıcılar yurtdışına kaçabilirFSC ve FSS, bu gelişmelerin ardından kripto borsalarıyla birlikte bir ortak çalışma grubu kurarak gönüllü öz-düzenleme ilkeleri oluşturmayı planlıyor. Ancak bazı uzmanlar, bu tür yerel kısıtlamaların kullanıcıları daha az denetlenen offshore platformlara yönlendirebileceği uyarısında bulunuyor.Ben Ko, “Yatırımcıların yurtdışına yönelmesi, sadece yerel düzenlemelerin etkisini azaltmakla kalmaz, aynı zamanda onları daha düşük uyumluluk standartlarına sahip platformlara maruz bırakır,” ifadelerini kullandı. Bu durum, dolandırıcılık ve varlık kaybı gibi risklerin artmasına yol açabilir.Kripto kredi hizmetlerine yönelik bu baskı, Güney Kore’nin dijital varlık sektörüne dair daha geniş çaplı düzenleme çabalarının bir parçası. Bu hafta başında Kore Merkez Bankası, Dijital Para Araştırma Laboratuvarı’nın adını “Dijital Para Laboratuvarı” olarak değiştirerek yalnızca araştırma değil, piyasa gözetimi rolünü de üstlendiğini açıkladı.Ayrıca FSC, spot kripto ETF’lerin 2025’in ikinci yarısında piyasaya sürülmesi için bir yol haritası sundu. Bu gelişme, ülkenin kriptoya karşı tutumunda önceki yıllara kıyasla dikkat çekici bir yumuşamaya işaret ediyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın kripto paralara yönelik politikası, 30 Temmuz’da yayımlanacak olan detaylı bir hükümet raporuyla daha da netleşecek. Ancak yatırımcıların en büyük hayali olan “Stratejik Bitcoin Rezervi”ne dair kapsamlı bir plan bu belgede yer almayabilir.Trump’ın Ocak ayında imzaladığı yürütme emriyle kurulan “Dijital Varlık Piyasaları Başkanlık Çalışma Grubu”, bu raporu hazırlamakla görevlendirilmişti. Çalışma grubu, kripto varlıklar için önerilecek düzenleyici çerçeveyi oluşturmanın yanı sıra, devletin elinde tutacağı dijital varlık rezervi için de kriterler geliştirmekle yükümlüydü.Kripto paralar ve Coinbase gibi halka açık kripto varlık şirketlerinin hisseleri, Trump’ın Ocak ayında göreve gelmesinden bu yana yükselişte. Bitcoin bu yıl %26 değer kazanarak 123.000 dolara kadar yükseldi. Bu süreçte birçok düzenleyici bariyer kaldırıldı, bankaların ve borsaların kripto ile çalışmasının önündeki engeller azaltıldı.Beyaz Saray’ın 30 Temmuz’da yayımlayacağı bu rapor, sektör liderleri tarafından “düzenleme İncil’i” olarak tanımlanıyor. Raporun; stablecoin regülasyonları, kripto şirketlerinin bankacılık sistemine erişimi ve sanal varlıkların ulusal güvenliğe etkileri gibi alanlara ışık tutması bekleniyor.Ancak raporun asıl merak edilen kısmı, hükümetin kripto para rezerv stratejisi olacak. Mart ayında yayımlanan bir diğer yürütme emriyle Trump, “Stratejik Bitcoin Rezervi” adı altında bir dijital varlık stoku oluşturulmasını önermişti. Bu stok, başta FBI ve Adalet Bakanlığı gibi kurumların operasyonlarında ele geçirilen varlıklardan oluşacak.Yine de yetkililer, bu raporun doğrudan Bitcoin alım planı açıklamayacağını belirtiyor. Beyaz Saray’dan bir yetkiliye göre, bu raporun temel amacı net ve kapsayıcı bir düzenleyici çerçeve oluşturmak. Bitcoin rezervinin detayları ise Hazine Bakanı Scott Bessent ve Ticaret Bakanı Howard Lutnick’in omuzlarında. Yetkili, “SBR (Stratejik Bitcoin Rezervi) için fonlama mekanizmaları üzerinde çalışmaya devam edeceğiz, ama bu yükün çoğu Hazine’ye ait” dedi.Şu anda ABD hükümetinin elinde 198.012 adet Bitcoin bulunduğu biliniyor. Bu varlıkların değeri yaklaşık 23,2 milyar dolar. Ancak “el konulan” ve “mülkiyeti devredilen” Bitcoin’ler arasında önemli bir fark var. Resmî olarak sadece mülkiyeti devredilen varlıklar devletin kabul ediliyor. Diğerleri çoğu zaman mağdurlara tazminat olarak ya da hazineye aktarılmak üzere kullanılıyor.Kripto endüstrisi temsilcileri, bu raporun sadece bugünü değil, önümüzdeki yıllarda şekillenecek regülasyonların temelini oluşturacağını düşünüyor. The Digital Chamber yöneticisi Cody Carbone, vergi politikaları konusundaki netliğin sektör için en öncelikli mesele olduğunu belirtiyor.Rapor ne zaman yayınlanabilir?Çarşamba günü saat 21:30’da düzenlenecek olan brifing'de raporun ayrıntıları sektör temsilcileriyle paylaşılacak. Ancak raporun toplantıdan önce mi sonra mı yayımlanacağı hâlâ belirsizliğini koruyor. Aynı zamanda, Fed’in faiz kararı da açıklanacak. Yani kripto paralar oldukça hareketli bir akşam geçirebilir. Trump yönetimi, ABD’yi kripto konusunda lider ülke yapma vizyonunu sürdürüyor. Ancak Bitcoin alım stratejisine dair beklentiler bir süre daha beklemeye alınmış gibi görünüyor.

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), kripto varlık piyasaları için kritik bir karar aldı. Bitcoin ve Ethereum spot ETF’lerinde "in-kind" yani doğrudan kripto varlıkla oluşturma ve itfa işlemlerine yeşil ışık yaktı. Bu gelişme, 2024 başında onaylanan spot ETF’lerin yalnızca nakit işlemlerle sınırlı olduğu döneme kıyasla sektörün işleyişinde büyük bir esneklik.SEC’in 29 Temmuz’da gerçekleştirdiği oylamayla alınan bu kararın; hem ETF çıkaran şirketler hem de kurumsal yatırımcılar açısından maliyetleri düşürmesi, likiditeyi artırması ve vergi avantajı sağlaması bekleniyor. Komisyon Başkanı Paul S. Atkins, oylama sonrası yaptığı açıklamada “Kripto varlık piyasaları için amaca uygun bir düzenleyici çerçeve geliştirmek başlıca önceliklerimden biri. Bu kararlar, yatırım ürünlerinin daha az maliyetli ve daha verimli olmasına katkı sağlayacak,” dedi. Atkins'in konuya yönelik paylaştığı X gönderisinde yer alan görsel. Geleneksel ETF mekanizması kriptoya taşındı"In-kind" yani ayni işlemler, geleneksel hisse senedi ve emtia ETF’lerinde yıllardır kullanılan bir yöntem. Bu sistemde, yetkili katılımcılar (authorized participants) ETF hisselerini doğrudan dayanak varlık karşılığında oluşturabilir veya iade edebilir. Örneğin, altın ETF’lerinde bu mekanizma sayesinde yatırımcılar fiziksel altın yerine ETF hissesi alabilir veya hisseleri geri vererek altın teslim alabilir.SEC’in bu uygulamayı kripto ETF’lerine de genişletmesiyle, artık ETF şirketleri dayanak varlık olan Bitcoin ya da Ethereum’u doğrudan teslim alabilecek ya da teslim edebilecek. Bu, nakit işlemlerde yaşanan fiyat dalgalanması, işlem gecikmesi ve yüksek masraf gibi sorunların büyük ölçüde önüne geçecek.Kararla birlikte, yatırımcılar için önemli bir vergi avantajı da gündeme geliyor. Nakit itfalarda ETF çıkaran şirket dayanak varlığı satarak fonu nakde çevirmek zorunda kalırken, bu durum sermaye kazancı doğurup yatırımcılara yansıtılıyordu. Oysa ayni itfada yatırımcı, doğrudan Bitcoin veya Ethereum alacağından satış kararı tamamen kendi takdirine kalacak. Böylece vergilendirme ertelenmiş olacak.Ayrıca bu esneklik, piyasa yapıcıların ve fon yöneticilerinin likiditeyi daha iyi yönetmesini sağlayacak. Spread’lerin daralması, işlem hacminin artması ve piyasa derinliğinin güçlenmesi gibi sonuçlar bekleniyor. Uzmanlar bu gelişmenin ETF ürünlerinde yeni kurumsal girişleri tetikleyebileceğini belirtiyor.SEC’in bu kararı, aynı zamanda ABD'nin uluslararası gelişmelere yetişmesi ile paralel gidiyor. Zira Hong Kong, Nisan 2024’te piyasaya sürdüğü Bitcoin ve Ether ETF’lerinde baştan itibaren in-kind işlemlere izin vermişti. Kanada’nın Ontario eyaleti gibi bazı bölgelerde ise bu esneklik ilk aşamada tanınmamıştı. Ancak Hong Kong’daki netlik ve SFC'nin lisanslı kripto borsalarla çalışma zorunluluğu, sistemin daha başından sorunsuz işlemesini sağlamıştı.ABD tarafında ise süreç sancılı geçti. SEC içinde bile bu katı yaklaşım eleştirildi. Komisyon Üyesi Mark Uyeda, Ocak 2024’te spot Bitcoin ETF’lerinin onaylandığı süreçte, “fiziksel altın destekli ETF’lerde ayni işlem standartken kriptoya bu denli temkinli yaklaşmak çifte standart” diyerek kararın "endişe verici bir emsal" teşkil ettiğini ifade etmişti.ETF piyasası ve kripto sektöründe son durumSpot Bitcoin ETF’lerinin 2024 başlarında onaylanmasıyla birlikte sektörde ciddi bir büyüme yaşandı. Milyarlarca dolarlık yönetilen varlık hacmine ulaşan bu ürünlerin işlem hacmi artarken, yeni başvurular da hız kazandı. SEC’in son hamlesiyle birlikte, hem onaylı ürünlerde hem de ileride başvurusu yapılacak fonlarda daha esnek ve yatırımcı dostu bir yapı ortaya çıkabilir.

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), Bitwise tarafından sunulan 10 varlıklı kripto endeks fonunun borsa yatırım fonu (ETF) formatına hızlandırılmış şekilde dönüştürülmesini onayladı. Ancak beklenmedik bir hamleyle, aynı gün içinde alınan bir düzenleyici karar doğrultusunda ETF’nin lansmanı durduruldu. Bu durum, hem yatırımcılar hem de piyasa analistleri arasında kafa karışıklığı ve tepkilere yol açtı.SEC tarafından yapılan açıklamaya göre, onay verilen ETF, Bitwise Kripto Endeksi’ni takip edecek. Endeksin mevcut dağılımı Bitcoin (%78,72), Ethereum (%11,10) ve XRP (%4,97) gibi büyük kripto paraların yanı sıra, Solana, Cardano, Chainlink, SUI, Avalanche, Litecoin ve Polkadot gibi altcoin’leri de kapsıyor. Kripto varlıkların saklama hizmeti Coinbase Custody tarafından sağlanırken, nakit yönetimi ve idari görevler BNY Mellon tarafından yürütülecek.SEC’nin düzenlemeleri gereği, fonun en az %85’i, hali hazırda ETF formatında onaylanmış kripto paralardan oluşmak zorunda. Bu noktada Bitcoin ve Ethereum bu şartı karşılayan başlıca varlıklar olarak öne çıkıyor. Geriye kalan %15’lik bölümde ise XRP ve Solana gibi henüz ETF formatında onay almamış coin’ler yer alıyor. Fon, her ay yeniden dengelenerek bu dağılımı endeksin güncellemelerine göre ayarlayacak.Bitwise ETF’si, “Creation Unit” adı verilen büyük bloklar halinde hisse ihraç edip geri alabilecek şekilde tasarlandığı için geleneksel ETF'lerle aynı yapıda çalışacak.Beklenmedik fren: Lansman askıya alındıTüm bu gelişmelere rağmen SEC, ETF’nin resmi olarak faaliyete geçmesini durduran bir karar aldı. SEC’nin 431(e) numaralı kuralına dayanan “stay” (bekletme) kararıyla, fonun lansmanı süresiz şekilde ertelendi. Bu karar, daha önce de bildirdiğimiz üzere benzer şekilde daha önce Grayscale’in büyük sermayeli kripto ETF’i için de uygulanmıştı.ETF Store Başkanı Nate Geraci, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada bu kararı “tuhaf” olarak nitelendirdi ve SEC’nin önce onay verip ardından lansmanı askıya almasının yatırımcılar açısından büyük bir belirsizlik yarattığını ifade etti. Geraci, “Bu gecikme, verilen onayla açıkça çelişiyor. Bitwise ve Grayscale gibi ürünlerin bir an önce işlem görmeye başlaması gerekiyor,” dedi. Bloomberg ETF analisti James Seyffart’a göre SEC’nin bu ani hamlesi, daha büyük bir stratejinin parçası olabilir. Seyffart, kurumun genel kripto ETF politikası netleşene kadar bu tür endeks fonlarının borsaya eklenmesini ertelemeye çalıştığını öne sürdü. Nitekim, SEC hâlâ XRP, Solana ve benzeri varlıkların menkul kıymet olup olmadığı konusunda nihai bir çerçeveye sahip değil.SEC’in ETF’ye freni çekmiş olması, altcoin piyasasını durdurmuş değil. Son 30 gün içinde Bitcoin’in piyasa hakimiyeti %65’ten %60’a gerilerken; Ethereum, Dogecoin, XRP ve Cardano gibi altcoin’ler bir miktar yükseliş kaydetti.Bitwise ETF’si şu anda yalnızca OTC (tezgah üstü) piyasada işlem görüyor. Ancak SEC’in kararı tersine çevrilirse, fon ulusal bir borsada listelenerek çok daha geniş bir yatırımcı kitlesine ulaşabilecek. Bu da hem bireysel hem de kurumsal yatırımcılar için yeni bir kripto yatırım aracı anlamına gelecek.Ancak şimdilik durum şu: Bitwise ETF’si teknik olarak onay aldı ama lansman için hala start düğmesine basılamadı.

Amerika Birleşik Devletleri’nin en büyük bankacılık grupları, ülkenin mali düzenleyicisi olan Para Birimi Denetleme Ofisi’ne (OCC) çağrıda bulunarak, Ripple ve Circle gibi kripto şirketlerinin ulusal banka lisansı başvurularının askıya alınmasını talep etti. Gerekçe ise oldukça net: Bu başvurular, mevcut yasal çerçevede "temel bir politika değişikliğini" tetikleyebilir.Geleneksel bankalar, kripto banka lisanslarına karşı çıkıyorAmerikan Bankacılar Birliği, Amerika Kredi Birlikleri, Tüketici Bankacılar Birliği ve Bağımsız Topluluk Bankacıları Birliği gibi beş büyük kuruluş tarafından imzalanan ortak mektupta, OCC’nin söz konusu lisansları vermeden önce kamuoyuna daha fazla bilgi sunması gerektiği vurgulandı. Mektupta, Ripple ve Circle’ın sunduğu iş modellerinin, ulusal güven bankalarının yasal olarak gerçekleştirmesi gereken "emanet faaliyetlerini" karşılamadığı iddia ediliyor. Özellikle Circle’ın USDC rezervlerini yönetme ve kurumsal kripto varlık saklama planları, Ripple’ın ise yeni stablecoin hizmetlerini regülasyona uygun hale getirme amacıyla yaptığı başvurular, geleneksel bankacılık kesiminde ciddi endişelere yol açmış durumda.Bankacılık düzeninde açılabilecek bir “arka kapı” endişesiMektupta dikkat çeken bir diğer nokta ise şu: Kripto şirketlerine emanet faaliyeti olmayan ya da ikincil planda kalan alanlarda banka lisansı verilmesi, OCC'nin geçmiş uygulamalarıyla çelişebilir. Buna izin verilmesi halinde, başka şirketlerin de aynı yolu izleyerek "de facto" (fiilen) banka lisansı alabileceği ve bu durumun denetim boşlukları yaratabileceği uyarısı yapılıyor.Bu tür bir adımın, geleneksel bankalarla aynı ayrıcalıklara sahip ama çok daha az sermaye yükümlülüğü ve düzenleme altında çalışan yeni türde finansal aktörlerin ortaya çıkmasına yol açabileceği belirtiliyor.Caitlin Long ve Paradigm'den tepki: "Rekabetten korkuyorlar"Kripto odaklı Custodia Bank’ın kurucusu Caitlin Long, yaşananları “bankacılık lobisinin açık direnişi” olarak yorumladı ve bu konunun büyük olasılıkla mahkemelere taşınacağını öne sürdü. Long’a göre, bu kadar düşük sermaye yükümlülüğü ile gelen lisans alma imkânı varsa, neden geleneksel bankalar da trust şirketine dönüşüp yollarına o şekilde devam etmesin?Benzer bir yorum da Paradigm’in kamu politikaları sorumlusu Alexander Grieve’den geldi: “Bankalar ve kredi birlikleri nadiren bir konuda aynı fikirde olur. Ama kripto sektöründen gerçek rekabet gelince ortak cephe almayı başarıyorlar.”Öte yandan Winston & Strawn hukuk firmasından avukat Logan Payne’e göre, yakın zamanda kabul edilen GENIUS yasası, stablecoin ihraççılarının banka lisansı alma motivasyonunu artırdı. Zira yeni yasa, yalnızca stablecoin ihracına izin verirken; gerçek hayatta bu firmalar çok daha geniş bir faaliyet alanına sahip. Ulusal trust bankası lisansı almak, bu faaliyetleri daha kolay bir çerçevede sürdürmelerini sağlayabilir.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), kripto varlık sektörüne yönelik önemli bir adım daha attı. Kurul, lisans başvuru süreci devam eden 10 kripto varlık platformunun ikinci bir duyuruya kadar yeni müşteri kabul etmesini yasakladı. Karar, 17 Temmuz 2025 tarihli SPK toplantısında alınırken, söz konusu düzenleme kamuoyuna “Faaliyette Bulunanlar Listesi”ne eklenen bir notla duyuruldu. Bu kararla birlikte adı geçen platformlar yalnızca mevcut kullanıcılarının işlemlerine aracılık etmeye devam edebilecek. SPK, "Burada yayımlanan liste, 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun geçici 11 inci maddesi uyarınca faaliyette bulunacaklarını beyan eden kuruluşlara dair kamunun bilgilendirilmesi amacıyla oluşturulmuştur. Bu çerçevede, “Faaliyette Bulunanlar Listesi”nin varlığı, bu listede yer alan kuruluşların ilgili mevzuat uyarınca yetkilendirildiği anlamına gelmemektedir." açıklamasını yaptı. SPK listesindeki bazı şirketler. Yeni Kullanıcı alımı durdurulan platformlar belli olduYeni müşteri kabulü geçici olarak durdurulan 10 platform şunlardan oluşuyor:Arbitex, GMS Global, Gümüş Global, Kriptrade, Mexc, Necen, Ovro, Rootech, Web3 ve Yuex. Bu şirketler, SPK’dan lisans alma sürecinde olmalarına rağmen denetim süreci devam ettiği için müşteri kazanımı konusunda kısıtlamaya tabi tutuldu. Halihazırdaki kullanıcılar ise bu kararın dışında bırakıldı; yani alım-satım işlemleri ve diğer hizmetlerde bir kesinti yaşanmayacak. “Faaliyette Bulunanlar” listesine girmek, otomatik olarak tam yetkilendirme anlamına gelmiyor. SPK’nın bu hamlesi, lisans için yalnızca niyet beyanının yeterli olmadığını ve süreç boyunca belirli kriterlere uyumun zorunlu olduğunu gösteriyor.45 platform için tasfiye süreci başlatıldıSPK’nın güncellediği diğer önemli başlık ise tasfiye sürecine giren kripto varlık şirketleri oldu. Son açıklamaya göre, 45 şirket faaliyetlerini durdurma kararı alarak “Tasfiye Sürecinde Olanlar” listesine dahil edildi. Bu listede dikkat çeken isimler arasında Bitfinex, BingX, Coinbase, Bitget ve Nexo gibi uluslararası platformların Türkiye’deki temsilcilikleri ve Coinlist, Coinstate de bulunuyor.Söz konusu şirketlerin neden tasfiye sürecine alındığına dair resmi bir açıklama yapılmasa da, lisanslama kriterlerine uyum sağlayamayan ya da başvurusunu geri çeken firmaların bu listeye alındığı tahmin ediliyor.Sektörde kalanlar ve saklama başvurularıSPK'nın listesinde, faaliyetlerine devam edeceği belirtilen toplam 60 kuruluş yer alıyor. Bu şirketlerin büyük kısmı Türkiye’de halihazırda aktif olarak hizmet veren ve kullanıcı tabanı geniş olan platformlardan oluşuyor. Binance Turkey, BtcTurk, Paribu, Bitexen ve ICRYPEX gibi bilindik markalar bu listede yer almaya devam ediyor.Ayrıca saklama hizmeti sunmak için başvuran kurumların sayısı da netleşti. Aralarında Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası ve Yapı Kredi’nin de yer aldığı 9 büyük kuruluş, yatırımcı varlıklarının güvenliğini sağlamak adına kripto saklama lisansı için başvuruda bulundu. Bu durum, geleneksel finans kurumlarının kripto dünyasına entegrasyon sürecinde ciddi bir eşiğe geldiğini gösteriyor.SPK, yayımladığı listelerin yalnızca bilgilendirme amaçlı olduğunu, bu listelerde yer alan kuruluşların hâlen resmi olarak yetkilendirilmediğini vurguladı. Kurumlar, yürürlüğe girecek olan düzenlemeler doğrultusunda SPK’ya yetkilendirme başvurusunda bulunmak zorunda kalacak. Yani süreç henüz bitmiş değil.

ABD’de kripto para piyasası için tarihi sayılabilecek bir dönemece girildi. Temsilciler Meclisi, kripto varlıklar konusunda üç önemli yasa tasarısını kabul ederek hem sektör hem de yatırımcılar açısından net bir yasal çerçevenin temellerini atmaya başladı. Tasarılar, özellikle Cumhuriyetçilerin başını çektiği “kripto haftası” kapsamında oylandı.Meclis’te kabul edilen tasarılar arasında en dikkat çekenlerden biri, Digital Asset Market Clarity (CLARITY) Act oldu. Bu yasa tasarısı 294'e karşı 134 oyla geçerken, bir diğer önemli düzenleme olan Guiding and Establishing National Innovation for US Stablecoins (GENIUS) Act ise 308'e karşı 122 oyla kabul edildi. Daha tartışmalı olan Anti-CBDC Surveillance State Act ise 219-210 gibi daha dar bir farkla onaylandı. Yani, kripto varlıkların düzenlenmesine yönelik iki partinin de ortak bir zeminde buluşmaya başladığını söyleyebiliriz. Özellikle CLARITY ve GENIUS yasa tasarılarına Demokratlardan büyük destek geldi. Ancak Anti-CBDC yasa tasarısı, merkez bankası dijital paralarına karşı olduğu için daha fazla tartışma yarattı ve Demokratlar tarafından yoğun şekilde eleştirildi.Meclis’te yaşanan bu hareketliliğin ardından gözler şimdi Senato’ya çevrildi. CLARITY ve Anti-CBDC yasa tasarıları Senato’da daha fazla müzakere edilecek. GENIUS Act ise Haziran ayında Senato’dan geçmiş olduğu için doğrudan Başkan Donald Trump’ın onayına sunulacak. Trump'ın bu yasayı Cuma gününe kadar imzalaması bekleniyor.Trump, emeklilik planlarına kriptoları dahil etmeyi planlıyorAncak Trump’ın kripto gündemi bununla sınırlı değil. Financial Times’ın haberine göre Başkan Trump, 401(k) emeklilik planlarının kripto paralar ve diğer alternatif varlıklara yatırım yapabilmesinin önünü açacak bir başkanlık kararnamesine hazırlanıyor. Bu kararname ile birlikte, bireysel emeklilik hesaplarının sadece hisse senedi ve tahvillerle sınırlı kalmayıp Bitcoin gibi kripto varlıklara da erişebilmesi mümkün hale gelecek.Bu potansiyel değişiklik, Biden döneminde getirilen kısıtlamaların geri çekilmesinin ardından ABD Çalışma Bakanlığı’nın Mayıs ayında aldığı kararı da pekiştirmiş olacak. Fidelity gibi büyük finans şirketleri halihazırda kripto destekli 401(k) hesapları sunmaya başlamış durumda. 2024 yılı itibarıyla ABD’de 715 binden fazla 401(k) planı bulunuyor ve bu hesaplarda toplamda 8,9 trilyon dolarlık varlık yönetiliyor.Trump’ın kriptoya yönelik hamleleri sadece ekonomiyle sınırlı değil. Başkan, kripto sektörüyle yakın ilişkileri bulunan Avukat Eric Tung'u ABD'nin en güçlü temyiz mahkemelerinden biri olan Dokuzuncu Daire Temyiz Mahkemesi’ne aday gösterdi. Tung, daha önce Blockchain Association’ın Tornado Cash davasında savunmasını üstlenmiş ve stablecoin şirketlerini destekleyen söylemleriyle tanınmıştı. Eğer ataması onaylanırsa, özellikle Kaliforniya gibi teknoloji ve kripto merkezlerini kapsayan bölgelerde etkili kararlar verebilecek.Bununla birlikte, muhalefet cephesinden de sert tepkiler geldi. Temsilci Maxine Waters, bu haftayı "kripto yolsuzluk haftası" olarak nitelendirerek, kabul edilen yasaların finansal denetimi zayıflatabileceğini ve 2008 krizine benzer sistemik riskler yaratabileceğini öne sürdü.

ABD Temsilciler Meclisi, kripto varlıklar için düzenleyici netlik sağlama yolunda tarihi bir adım attı. CLARITY Act ve GENIUS Act adlı iki kritik yasa tasarısı, yaklaşık 10 saat süren ve Kongre tarihindeki en uzun oylama olarak kayıtlara geçen bir prosedürel sürecin ardından ileri aşamaya taşındı. Bu gelişme, kripto sektöründe uzun süredir beklenen düzenlemelerin nihayet yasalaşabileceği anlamına geliyor.Süreç, Cumhuriyetçi Parti içerisindeki iç gerilimler ve pazarlıklarla şekillendi. Bildirdiğimiz üzere Salı günü yapılan ilk oylamada bazı Cumhuriyetçi vekillerin desteğini alamayan tasarılar, çarşamba günü 217’ye karşı 212 oyla gerekli prosedürel onayı alarak meclis gündemine resmen alındı. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump ile yapılan kapalı kapılar ardındaki görüşmeler, bazı kararsız vekillerin fikir değiştirmesinde belirleyici oldu.Tasarıların önünün açılmasında en kritik unsur ise, CLARITY Act’e "Merkez Bankası Dijital Para Birimi’ne (CBDC) karşı sert önlemler" içeren ifadelerin eklenmesi oldu. Bu eklemeyle birlikte, federal hükümetin vatandaşlar üzerindeki potansiyel gözetleme yetkilerine karşı bir güvence sağlanmış oldu. GENIUS Act üzerinde değişiklik yapılamasa da, bu anlaşma birçok kararsız vekilin desteğini kazanmaya yetti.Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi Başkanı French Hill, oylama sonrası yaptığı açıklamada süreci memnuniyetle karşıladığını belirterek, “Başkan Trump, Meclis Başkanı Mike Johnson ve Cumhuriyetçi liderlerin dijital varlık gündemini ilerletmek adına gösterdiği çaba sayesinde tarihi bir başarıya imza attık,” dedi.CLARITY ve GENIUS neyi hedefliyor?CLARITY Act, kripto varlık piyasalarına net bir düzenleyici çerçeve getirmeyi amaçlıyor. Tasarı; Meclis Tarım Komitesi Başkanı G.T. Thompson ile alt komite başkanları Dusty Johnson ve Bryan Steil tarafından hazırlandı. Bu tasarı, dijital varlıkların nasıl sınıflandırılacağı, hangi kurumların denetleyeceği gibi temel konuları açıklığa kavuşturmayı hedefliyor.Öte yandan GENIUS Act, özellikle stablecoin piyasasına odaklanıyor ve bu alanda tüketici korumasını artırmayı, yeniliği teşvik etmeyi amaçlıyor. Tasarının yasalaşması hâlinde, ABD dijital varlık sektöründe yeni bir dönemin kapılarını aralayabilir.Ayrıca Temsilciler Meclisi Çoğunluk Disiplin Sorumlusu Tom Emmer’in ayrı olarak sunduğu "Anti-CBDC Surveillance Act" ise, merkez bankası dijital paralarının vatandaşların mahremiyetini ihlal etmesinin önüne geçmeyi hedefliyor.Rekor oylama süresi, kripto haftasına damga vurduÇarşamba günü saat 13:19’da başlayan prosedürel oylama, tam 21:04’te sona erdi. Bu süre zarfında yaşanan gerilim ve müzakereler, kripto tarihindeki en önemli yasal adımlardan birinin arka planını oluşturdu. Temsilci Bryan Steil sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, “Tarihin en uzun Meclis oylamasının ardından… Kripto Haftası tüm hızıyla devam ediyor!” ifadelerini kullandı. Önümüzdeki günlerde yapılacak nihai oylamada tasarıların kabul edilmesi hâlinde, Başkan Trump’ın hafta sonuna kadar GENIUS Act’i yasalaştırması bekleniyor. Bu da ABD’de dijital varlıklar için uzun süredir beklenen düzenleyici netliği getirebilir ve destekçilerin deyimiyle “altın çağ”ın kapılarını aralayabilir.

ABD Temsilciler Meclisi’nde kripto para düzenlemelerine yönelik kritik yasa tasarılarının oylamaya sunulması beklenirken, salı günü yapılan ön oylamada beklenmedik bir şekilde reddedilmesi, "Kripto Haftası" olarak adlandırılan sürecin belirsizliğe sürüklenmesine neden oldu. Mecliste yapılan oylamada 196 evet oyuna karşılık 223 hayır oyu verildi ve üç önemli yasa tasarısının genel oylamaya geçmesi engellendi. Meclis kaynakları sürecin çarşamba günü yeniden ele alınacağını belirtti.Oylamanın merkezinde iki büyük yasa tasarısı bulunuyor: Guiding and Establishing National Innovation for U.S. Stablecoins (GENIUS) Act ve Digital Asset Market Clarity (CLARITY) Act. Bu tasarılar sırasıyla stablecoinlerin yasal çerçevesini çizmek ve dijital varlık piyasaları için düzenleyici bir altyapı oluşturmak amacıyla hazırlanmıştı.GENIUS Act, Senato’dan halihazırda geçmiş durumda ve yürürlüğe girmesi hâlinde, stablecoin şirketlerinin ellerindeki varlıkları tamamen ABD doları veya benzeri likit varlıklarla desteklemelerini zorunlu kılacak. Ayrıca, piyasa değeri 50 milyar doları aşan şirketler için yıllık denetim şartı getirecek ve yurtdışından yapılan ihraçlara dair kurallar oluşturacak. Bu yasa tasarısının, Başkan Donald Trump’ın masasına temmuz sonundan önce gelmesi bekleniyordu.CLARITY Act ise kripto para piyasasını genel hatlarıyla düzenlemeyi hedefliyor. Tasarı, SEC (ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu) ile CFTC (Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu) arasındaki yetki paylaşımını netleştiriyor, şirketlerin perakende yatırımcılar için şeffaflık sağlamasını zorunlu kılıyor ve müşteri varlıklarının şirket varlıklarından ayrılmasını şart koşuyor.Salı günkü oylamada bazı Cumhuriyetçi vekillerin muhalefeti, tasarıların ilerlemesini engelledi. Aralarında Marjorie Taylor Greene, Chip Roy ve Anna Paulina Luna’nın da bulunduğu isimler, özellikle merkez bankası dijital para birimleri (CBDC) konusundaki endişelerini gerekçe göstererek "hayır" oyu kullandı. Greene, yaptığı sosyal medya paylaşımında, GENIUS tasarısının CBDC’leri yasaklamadığı için karşı çıktığını ve bu durumun "kabul edilemez" olduğunu belirtti.Bu eleştirilere yanıt veren Dijital Ticaret Odası CEO’su Cody Carbone ise, Emmer tarafından sunulan ve CBDC’leri engellemeyi hedefleyen ayrı bir yasa tasarısının oylamaya dahil olduğunu, dolayısıyla endişelerin yersiz olduğunu savundu. Carbone, “Eğer CBDC’lere karşı mücadele edilmek isteniyorsa, özel stablecoin pazarının gelişmesine imkân tanıyacak olan GENIUS Act’in geçmesi gerekiyor” dedi.Trump harekete geçtiTüm bu gelişmelerin ardından Başkan Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, tasarının çarşamba günü geçeceğini duyurdu. Oval Ofis’te 12 vekilden 11’iyle görüştüğünü belirten Trump, hepsinin GENIUS tasarısına destek sözü verdiğini söyledi. Ayrıca Meclis Başkanı Mike Johnson’ın da oylamayı mümkün olan en erken saatte gerçekleştirme sözü verdiğini belirtti. Yeni oylama takvimine göre, GENIUS Act, CLARITY Act ve Anti-CBDC Act için oylamaların çarşamba günü ABD saatiyle 12:20’de yeniden başlaması bekleniyor.

Amerika Birleşik Devletleri’nde üç büyük bankacılık düzenleyicisi, bankaların kripto varlıklarla olan ilişkisine dair önemli bir açıklamada bulundu. ABD Merkez Bankası (Fed), Para Birimi Denetleme Ofisi (OCC) ve Federal Mevduat Sigorta Kurumu (FDIC), bankaların müşterileri adına kripto varlık saklama faaliyetlerinde bulunurken halihazırda yürürlükte olan yasalara ve risk yönetimi ilkelerine uymaları gerektiğini bir kez daha vurguladı.Söz konusu açıklamada, bankaların kripto varlık saklama hizmeti sunarken karşılaşabilecekleri risklerin tıpkı diğer yeni ürün ve hizmetlerde olduğu gibi dikkatlice değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Kurumlar, açıklamalarında bu bildirinin herhangi bir yeni denetim beklentisi oluşturmadığını açıkça ifade etti. Bunun yerine, mevcut yasa ve düzenlemelerin kripto varlık saklama faaliyetlerine nasıl uygulanması gerektiğini hatırlatmayı amaçladıkları kaydedildi.Bankaların dikkat etmesi gereken başlıca risk unsurları arasında siber güvenlik açıkları, kriptografik anahtarların korunması ve hassas verilerin yönetimi gibi kritik başlıklar öne çıkıyor. Ajansların ortak açıklamasında, “Kripto varlık saklama hizmeti vermeyi planlayan bir bankacılık kuruluşu, kripto varlık piyasasının ve bu varlıkların dayandığı teknolojinin sürekli olarak evrildiğini göz önünde bulundurmalı ve buna uygun esnek bir risk yönetimi çerçevesi oluşturmalıdır” ifadelerine yer verildi.Düzenleyici kurumlar ayrıca, bu faaliyetlerin yasal çerçevede sürdürülmesi için kara para aklamayla mücadele düzenlemeleri, denetim süreçleri, yazılım altyapısı ve yönetişim kontrollerinin de etkin biçimde uygulanması gerektiğini vurguladı.“Kripto Haftası” başladıBu açıklama, ABD’de Temsilciler Meclisi'nin “Kripto Haftası” kapsamında geldi. Bu hafta boyunca, kripto paralarla ilgili çeşitli yasa tasarılarının oylanması ve kapsamlı düzenlemelerin şekillenmesi bekleniyor. Yeni yasal çerçevelerle birlikte, kripto para piyasasına yönelik daha net kuralların oluşması amaçlanıyor.Öte yandan, ABD’nin kripto politikaları, başkanlık değişimiyle birlikte yeniden şekilleniyor. Trump yönetimiyle birlikte gelen regülasyon değişiklikleri, önceki Biden döneminde uygulamaya konulan kısıtlayıcı düzenlemelerin büyük ölçüde gevşetildiğini gösteriyor. Özellikle OCC’nin Mayıs ayında ABD bankalarının kendi hesaplarına kripto varlık alım satımı yapabileceğini açıklaması ve FDIC’nin artık bankaların kripto faaliyetleri için önceden bildirimde bulunma zorunluluğunu kaldırması bu değişimlerin dikkat çeken örnekleri arasında yer alıyor.Kripto dostu olarak bilinen isimlerin düzenleyici kurumların başına getirilmesi de bu politik değişimin bir başka göstergesi. Geçtiğimiz hafta Senato tarafından OCC’nin başına getirilen Jonathan Gould, daha önce Bitfury şirketinde baş hukuk müşaviri olarak görev yapmıştı.Bankacılık kurumlarının kripto alanında daha aktif bir rol üstlenmeye başlaması, ABD’nin kripto endüstrisine yönelik yaklaşımının giderek daha net çizgilerle belirlendiğini ortaya koyuyor. Ancak düzenleyici kurumlar, bankaların bu süreçte dikkatli olmaları ve teknoloji temelli riskleri etkin bir şekilde yönetmeleri gerektiğini hatırlatmaktan geri durmuyor.

ABD, kripto para alanında küresel lider olma hedefi doğrultusunda önemli bir adım daha atmaya hazırlanıyor. Trump yönetimi, 22 Temmuz’da sunulması beklenen yeni bir “Dijital Varlık Raporu” üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamlı rapor, ABD’nin kripto para birimleri konusundaki politikalarını şekillendirecek öneriler ve düzenlemeler içerecek.Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ocak ayında imzaladığı ve Amerika’nın kripto endüstrisindeki konumunu güçlendirmeyi hedefleyen yürütme emrinin ardından geldi. Yönetimin nihai amacı, ABD’yi kripto paralar konusunda küresel bir merkez haline getirmek.Bitcoin rezervi gündemde: Vergi yükü artmadan fon sağlanabilirRaporun en dikkat çeken başlıklarından biri, Amerika’nın stratejik bir Bitcoin rezervi oluşturma planı. Sektör kaynaklarının aktardığına göre bu rezervin finansmanı için vergi mükelleflerine ek yük getirmeyecek alternatif fonlama yolları öneriliyor. Bu plan henüz kesinleşmemiş olsa da, hayata geçirilmesi durumunda ABD hükümetinin kripto paralar üzerindeki etkisinin artması bekleniyor.Eğer bu rezerv planı resmileşirse, Amerika’nın kripto piyasasındaki liderliği daha da pekiştirilecek ve dijital ekonomi alanında güçlü bir ulusal varlık tabanı oluşturulacak. ABD’nin kripto politikalarında yeni bir dönem başlayabilir.Kripto paralar için ulusal çerçeveHazırlanmakta olan rapor, yalnızca Bitcoin rezerviyle sınırlı değil. ABD Kongresi’nin önerisiyle, stablecoin’ler için federal düzeyde bir dijital varlık düzenleme çerçevesi oluşturulması da gündemde. Ayrıca, kripto şirketlerinin Federal Rezerv gibi bankacılık kurumlarından eşit şekilde hizmet alabilmesi için adımlar atılması öneriliyor. Bu yaklaşım, finansal sistemde kripto firmalarına karşı uygulanan ayrımcılığı azaltmayı ve sektöre daha adil bir erişim imkânı sunmayı hedefliyor.CFTC Başkanı'ndan açıklama: “Kripto yol haritası”ABD Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu (CFTC) Geçici Başkanı Caroline Pham, söz konusu raporu bir “kripto para yol haritası” olarak tanımladı. Raporda, federal kurumların bugüne dek dijital varlıklar için attığı adımların yanı sıra yeni yasal ve düzenleyici önerilerin de yer alması bekleniyor. Trump’ın Mart ayında duyurduğu ulusal dijital varlık rezervi fikri de raporun odak noktalarından biri olacak.Raporda yer alacak önerilerin zamanlaması da dikkat çekici. Trump yönetimi, 14 Temmuz’u kapsayan haftayı “Kripto Haftası” ilan etti. Bu kapsamda Temsilciler Meclisi’nde kripto düzenlemelerine dair yasa tasarıları görüşülecek. Uzmanlar, bu raporun Trump’ın yaklaşan seçim sürecinde kritik bir politika aracı olarak kullanılabileceğini ifade ediyor.Genel olarak, son zamanlarda ABD’den kripto paralara yönelik olumlu haberler geldiğini söyleyebiliriz. Daha önce de bildirdiğimiz gibi 9 Temmuz’da, yani yarın, kripto paralar ile ilgili iki ABD kurumu önemli oturumlar düzenleyecek. Temsilciler Meclisi, “Amerika'yı Dünyanın Kripto Başkenti Yapmak: 21. Yüzyıla Uygun Dijital Varlık Politikasının Sağlanması” başlıklı oturumunu gerçekleştirecek. Senato ise “Yarının Dijital Varlık Piyasalarını İnşa Etmek” başlıklı bir oturum düzenleyecek. Özellikle, Bitcoin ve altcoin için yasal netlik sağlanması, sektör açısından oldukça değerli.
