Haberler

Bitcoin Haberleri

Bitcoin Haberleri

Bitcoin ile ilgili tüm makale ve haberlere göz atın. Bitcoin hakkında en son haberler, analizler ve görüşler.

Strategy, 22 Bin Bitcoin Daha Aldı: Toplam Varlık 700 Bini Aştı

Strategy, Bitcoin birikim stratejisini hız kesmeden sürdürürken, son alımıyla dikkat çekici bir eşiği daha geride bıraktı. Daha önce MicroStrategy adıyla bilinen şirket, 12-18 Ocak tarihleri arasında 22.305 Bitcoin satın aldığını açıkladı. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) yapılan bildiriye göre bu alım için yaklaşık 2,13 milyar dolar harcandı ve Bitcoin başına ortalama maliyet 95.284 dolar seviyesinde gerçekleşti. Böylece şirketin toplam Bitcoin varlığı 709.715 BTC’ye ulaştı.Tüm Bitcoin’lerinin değeri 64 milyar doları aştıBu son hamleyle birlikte Strategy’nin Bitcoin portföyünün toplam maliyeti yaklaşık 53,9 milyar dolar olurken, ortalama alım fiyatı 75.979 dolar seviyesinde bulunuyor. Güncel fiyatlar dikkate alındığında şirketin elindeki Bitcoin’lerin piyasa değeri 64 milyar doların üzerine çıkmış durumda. Bu da kâğıt üzerinde 10 milyar doların üzerinde bir kazanca işaret ediyor. Söz konusu miktar, Bitcoin’in toplam 21 milyonluk arzının yüzde 3’ünden fazlasına karşılık geliyor. Şirketin kurucu ortağı ve icra kurulu başkanı Michael Saylor, bu alımın sinyalini hafta sonu X üzerinden verdi. Saylor, Strategy’nin Bitcoin portföyünü gösteren görseli paylaşarak yalnızca “₿igger Orange” ifadesini kullandı. Bu paylaşım, iki hafta önce yapılan ve 13.627 BTC’lik alımı aşan daha büyük bir satın alım beklentisini güçlendirdi.Söz konusu Bitcoin alımı, piyasalarda volatilitenin arttığı bir döneme denk geldi. Bitcoin, yıl içindeki 97.000 dolar üzerindeki zirvelerinden geri çekilerek 90.500 dolar seviyelerine kadar geriledi. Bu düşüşte, ABD’nin Avrupa ülkelerine yönelik yeni gümrük tarifeleri planı ve bu konuda ABD Yüksek Mahkemesi’nden çıkması beklenen kararın yarattığı belirsizlik etkili oldu. Tarifelerin, Fransa, Almanya, Birleşik Krallık ve İskandinav ülkelerini kapsayacak şekilde 1 Şubat’ta yürürlüğe girebileceği belirtiliyor. Söz konusu düzenlemeler, Donald Trump döneminde gündeme gelen ticaret politikalarının hukuki boyutunu yeniden ön plana taşıyor.Bitcoin’deki geri çekilme, Strategy hisselerine de yansıdı. MSTR koduyla işlem gören şirket hisseleri, piyasa öncesi işlemlerde yaklaşık %5 düşüşle 165 dolar civarına geriledi. Buna rağmen hisse, yıl başından bu yana %12’nin üzerinde artıda kalmayı sürdürüyor. Kurumsal ilgi de devam ediyor. Vanguard Group’un Value Index Fund aracılığıyla yaklaşık 200 milyon dolarlık MSTR alımı yaptığı açıklanırken, VanEck de Strategy’nin en büyük hissedarları arasında yer aldığını duyurdu.Strategy’nin son alımları, şirketin agresif sermaye yapısı stratejisiyle de yakından ilişkili. Bitcoin alımları; A sınıfı adi hisse senedi MSTR’nin yanı sıra STRK, STRC, STRF ve STRD kodlu süresiz imtiyazlı hisse ihraçlarından elde edilen kaynaklarla finanse ediliyor. Bu yapı, şirketin 2027’ye kadar toplam 84 milyar dolarlık sermaye yaratmayı hedefleyen “42/42” planının bir parçası olarak öne çıkıyor.Strategy cephesi ise uzun vadeli perspektifini koruyor. Saylor, şirketin sermaye yapısının Bitcoin’de %90’a varan ve yıllarca sürebilecek bir düşüş senaryosuna dahi dayanabilecek şekilde kurgulandığını daha önce dile getirmişti. Buna rağmen, kısa vadede yatırımcılar için dalgalı bir sürecin kapıda olduğu görülüyor.

·
20 Oca 2026
Strategy, 22 Bin Bitcoin Daha Aldı: Toplam Varlık 700 Bini Aştı

Gözler Davos’ta: Trump Konuşması Bitcoin ve Altcoinler İçin Kritik

Küresel piyasalarda tansiyonun zaten yüksek seyrettiği bir dönemde, Donald Trump’ın Davos’ta yapması beklenen konuşma kripto para piyasaları açısından kritik bir eşik olarak görülüyor. Yarın düzenlenecek World Economic Forum toplantısında Trump’ın; gümrük tarifeleri, faiz politikaları, ekonomik büyüme, enflasyon ve ABD’nin küresel ticaret stratejisi gibi başlıklara değinmesi bekleniyor. Bu kapsamda yapılacak açıklamaların, kısa vadede Bitcoin ve büyük altcoinlerde sert fiyat hareketlerini tetikleyebileceği konuşuluyor.Konuya ilişkin değerlendirmeler, Trump’ın Davos temaslarının yalnızca diplomatik bir çerçeveyle sınırlı kalmayacağını, doğrudan piyasa algısını etkileyecek mesajlar içerebileceğini gösteriyor. Reuters tarafından aktarılan bilgilere göre Trump, Davos’ta küresel şirketlerin üst düzey yöneticileriyle bir araya gelecek. Finans, danışmanlık ve teknoloji sektörlerinden birçok ismin katılacağı toplantılarda, ABD’nin ekonomi politikalarının geleceği masaya yatırılacak.Kripto piyasası neden bu kadar hassas?Trump’ın geçmişte yaptığı açıklamalar, yalnızca geleneksel finans piyasalarında değil, kripto varlıklarda da belirgin dalgalanmalara yol açmıştı. Özellikle ticaret savaşları, faiz oranları ve regülasyonlara dair net ve sert ifadeler, risk iştahını doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer alıyor. Bu nedenle Davos konuşması, kripto yatırımcıları için sıradan bir siyasi konuşmadan çok daha fazlasını ifade ediyor.Son dönemde Avrupa ile yaşanan ticari gerilimler ve Trump’ın gümrük tarifeleri konusundaki kararlı tutumu, belirsizliği artıran başlıkların başında geliyor. Trump’ın, Grönland ile ilgili tartışmalı planları çerçevesinde Avrupa ülkelerine yönelik tarifeleri kesin bir dille savunması, piyasalarda zaten kırılgan olan dengeleri daha da hassas hale getirmiş durumda. Davos’ta bu konuya yeniden değinmesi, riskli varlıklarda ani fiyat hareketlerini beraberinde getirebilir.Bunun yanında Trump’ın uzun süredir ABD Merkez Bankası’na yönelik faiz indirimi çağrılarını sürdürmesi de dikkat çekiyor. Faiz oranlarına dair verilecek mesajlar, dolar endeksi ve tahvil getirileri üzerinden kripto piyasasını dolaylı yoldan etkileyebilir. Daha gevşek bir para politikası sinyali, kısa vadede kripto varlıklara olan ilgiyi artırabilecek bir unsur olarak görülüyor.Bitcoin ve altcoinler nasıl etkilenebilir?Piyasa uzmanlarına göre Trump’ın konuşmasına ilk tepkiyi büyük olasılıkla Bitcoin verecek. Ticaret savaşları, ekonomik yavaşlama ya da küresel belirsizlik vurgusu ön plana çıkarsa, Bitcoin’de volatilitenin hızla artması bekleniyor. Şu sıralar Bitcoin fiyatı 91.300 dolar seviyelerinde işlem görüyor. Son 24 saatte yüzde 2 kadar yükseliş yaşadı. Bitcoin’in ardından Ethereum ve diğer büyük altcoinlerin de benzer bir fiyat davranışı sergilemesi olası. Özellikle ABD’de kripto regülasyonlarına ilişkin mesajlar, altcoinler açısından belirleyici olabilir. Trump’ın, uzun süredir gündemde olan CLARITY Act gibi düzenlemelere değinmesi halinde, regülasyon beklentisiyle altcoin piyasasında hızlı hareketler görülebilir.Bu noktada XRP, tokenizasyon ve finansal altyapı projeleriyle öne çıktığı için ayrı bir konumda değerlendiriliyor. ABD merkezli düzenleyici çerçeveye dair olumlu sinyaller, XRP’de daha sert fiyat tepkilerine yol açabilir. Benzer şekilde Solana ve Cardano da, genel piyasa duyarlılığına paralel şekilde Trump’ın açıklamalarından etkilenebilecek projeler arasında yer alıyor.

·
20 Oca 2026
Gözler Davos’ta: Trump Konuşması Bitcoin ve Altcoinler İçin Kritik

13 Yıllık Bitcoin Balinası Uyandı: Cüzdanı Harekete Geçti

Bitcoin ağında Salı gününün ilk saatlerinde dikkat çeken bir hareket yaşandı. Yaklaşık 13 yıldır hiç işlem yapmayan bir cüzdan, tek seferde 85 milyon dolara yakın BTC’yi transfer etti. On-chain veriler, söz konusu cüzdanın 2012–2013 döneminde biriktirdiği tüm varlıklarını başka bir adrese taşıdığını gösteriyor. Bu dönem, Bitcoin’in henüz erken aşamalarında olduğu, fiyatların 50 ila 100 dolar bandında seyrettiği yıllara denk geliyor.909 BTC harekete geçtiZincir üstü analizlere göre, “1A2hq…pZGZm” ile başlayan adres, toplam 909,38 BTC’yi yaklaşık 13 yılın ardından harekete geçirdi. Transferin tamamı, pazartesi günü yerel saatle 16.17 civarında tek bir yeni adrese, “bc1qk…sxaeh” olarak görünen bir segwit cüzdanına gönderildi. Veriler, bu adresin bugüne kadar başka bir işlem geçmişi olmadığını ortaya koyuyor. Cüzdanın kime ait olduğu ya da transferin hangi amaçla yapıldığı ise şu aşamada bilinmiyor. Blockchain istihbarat platformu Arkham Intelligence tarafından paylaşılan bilgilere göre, söz konusu cüzdan Aralık 2012 ile Nisan 2013 arasında düzenli alımlar yapmıştı. O dönemde Bitcoin fiyatı, zaman zaman 13 dolara kadar gerilerken, yıl içinde yaklaşık 250 dolara kadar yükselmişti. Bugünkü fiyatlarla kıyaslandığında, bu transferin sahibine on yıllık bekleyişin ardından olağanüstü bir değer artışı sağladığı görülüyor.Kripto piyasasında bu tür “uyuyan cüzdan” hareketleri genellikle yakından izleniyor. Özellikle Satoshi dönemi olarak adlandırılan, Bitcoin’in ilk yıllarına ait adreslerin yeniden aktif hale gelmesi, piyasa katılımcıları tarafından farklı şekillerde yorumlanıyor. Kimi yatırımcılar bu hareketleri uzun vadeli yatırımcıların kâr realizasyonu olarak değerlendirirken, kimileri ise yalnızca varlıkların güvenlik gerekçesiyle yeni adreslere taşınması ihtimaline dikkat çekiyor.Geçtiğimiz yıl Bitcoin’in rekor seviyelere ulaştığı ralli sırasında da benzer örnekler görülmüştü. Uzun süredir hareketsiz kalan bazı büyük cüzdanlar, piyasaya yüksek miktarda BTC sürerek gündeme gelmişti. Temmuz 2025’te yaşanan dikkat çekici bir olayda, bir Bitcoin balinası 80 binden fazla BTC’yi piyasada elden çıkarmış, bu işlem aracılığıyla yaklaşık 9 milyar dolarlık kâr elde etmişti. Söz konusu satışların, kurumsal yatırım bankası Galaxy Digital üzerinden gerçekleştirildiği kamuoyuna yansımıştı.Son transferin piyasa üzerindeki etkisi ise şimdilik sınırlı görünüyor. Bitcoin, Salı sabahı itibarıyla 91.188 dolar seviyesinde işlem görüyordu. Bu fiyat, ABD ile Avrupa Birliği arasında artan ticaret gerilimlerinin hafta sonu tetiklediği ani düşüşün ardından oluşan dengelenme bölgesine işaret ediyor. Analistler, tekil cüzdan hareketlerinin kısa vadede volatilite yaratabileceğini ancak genel trendi belirlemek için makro gelişmelerin ve kurumsal akışların daha belirleyici olduğunu vurguluyor.

·
20 Oca 2026
13 Yıllık Bitcoin Balinası Uyandı: Cüzdanı Harekete Geçti

CoinShares Verileri: BTC, ETH, SOL Fonları Güç Kazandı

CoinShares verilerine göre küresel kripto yatırım ürünleri geçtiğimiz hafta 2,17 milyar dolarlık net giriş kaydederek Ekim 2025’ten bu yana en güçlü haftalık performansını sergiledi. Haftanın genelinde güçlü seyreden yatırımcı ilgisi, cuma günü artan jeopolitik ve politik belirsizlikler nedeniyle kısmen zayıflasa da toplam tablo kurumsal talebin canlı kaldığını gösterdi.Haftalık girişlerin büyük bölümü haftanın ilk günlerinde gerçekleşti. Ancak cuma günü, ABD ile Avrupa Birliği arasında Grönland üzerinden tırmanan diplomatik gerilim, yeni gümrük tarifelerine yönelik tehditler ve Washington’daki politika belirsizlikleri piyasa algısını olumsuz etkiledi. Bu gelişmelerin ardından kripto yatırım ürünlerinden yaklaşık 378 milyon dolarlık çıkış yaşandı. CoinShares Araştırma Direktörü James Butterfill, haftanın sonundaki bu geri çekilmenin temel talepte bir bozulmaya değil, makro ve jeopolitik başlıklara verilen kısa vadeli bir tepkiye işaret ettiğini vurguladı.Varlık bazında bakıldığında Bitcoin açık ara liderliğini korudu. Bitcoin yatırım ürünleri haftayı 1,55 milyar dolarlık girişle kapattı. Bu rakam, toplam haftalık girişlerin büyük kısmını oluştururken, ABD merkezli spot Bitcoin ETF’lerinin tek başına yaklaşık 1,4 milyar dolarlık katkı sağladığı belirtildi. Ethereum ürünleri de güçlü bir performans sergileyerek 496 milyon dolarlık net giriş gördü. Solana fonlarına ise 45,5 milyon dolar aktı. ABD Senatosu Bankacılık Komitesi’nde görüşülen ve stablecoin’lerin getiri sunmasını sınırlayabilecek düzenleme taslaklarına rağmen Ethereum ve Solana tarafındaki bu ilgi dikkat çekti.Altcoinler ilgi çektiAltcoin cephesinde de geniş tabanlı bir katılım göze çarptı. XRP yatırım ürünleri 69,5 milyon dolarlık girişle öne çıkarken, Sui, Lido ve Hedera gibi daha küçük ölçekli projelere yönelik fonlarda da pozitif akışlar kaydedildi. CoinShares, bu tabloyu makro belirsizliklere rağmen kurumsal yatırımcıların kripto varlıklara yönelik iştahını koruduğunun bir göstergesi olarak değerlendirdi. Bölgesel dağılımda ise ABD açık ara lider oldu. ABD merkezli kripto yatırım ürünleri haftayı 2,05 milyar dolarlık girişle tamamladı. Avrupa tarafında Almanya 63,9 milyon dolar, İsviçre 41,6 milyon dolar, Kanada 12,3 milyon dolar ve Hollanda 6 milyon dolarlık net girişlerle öne çıktı. Bu veriler, geçici dalgalanmalara rağmen küresel ölçekte yapıcı bir yatırım ortamının sürdüğüne işaret etti.Sadece token bazlı ürünler değil, blockchain odaklı hisse senetleri de haftayı güçlü kapattı. Blockchain şirketlerini izleyen yatırım araçlarına toplam 72,6 milyon dolarlık giriş gerçekleşti. Bu durum, yatırımcı ilgisinin yalnızca kripto paralara değil, daha geniş dijital varlık ekosistemine yayıldığını gösterdi.Piyasa fiyatlamaları ise bu karmaşık tabloyu yansıttı. Bitcoin haftalık bazda yaklaşık yüzde 3 yükselmesine rağmen, haftanın sonuna doğru yüzde 2 civarında geri çekilerek 93 bin doların altına indi. Ethereum da benzer bir seyir izledi; haftalık kazançlarını korusa da günlük bazda belirgin bir düşüş yaşadı.

·
19 Oca 2026
CoinShares Verileri: BTC, ETH, SOL Fonları Güç Kazandı

Kripto Madencilik Devi Canaan’a Nasdaq’tan Delist Uyarısı

Kripto madenciliği donanımı üreticisi Canaan Inc., hisse fiyatındaki sert düşüşün ardından borsadan çıkarılma riskiyle karşı karşıya kaldı. Şirket, yaptığı açıklamada Nasdaq’tan resmi bir uyarı aldığını duyurdu. Buna göre Canaan’ın hisseleri, son 30 işlem gününde kapanış bazında 1 doların altında kaldığı için borsa kotasyon kurallarını ihlal ediyor.180 günlük süreNasdaq, Canaan’a uyumun yeniden sağlanması için 180 günlük bir süre tanıdı. Şirketin 13 Temmuz’a kadar hisse başına kapanış fiyatını en az 10 ardışık işlem günü boyunca 1 doların üzerine çıkarması gerekiyor. Canaan hisseleri en son 28 Kasım’da 1 doların üzerinde kapanış yapmıştı. Cuma günkü kapanışta ise hisse 0,79 dolardan işlem gördü ve gün içinde yüzde 3,8 değer kaybetti. Hisseler Aralık 2024’ten bu yana 3 dolar seviyesinin üzerine çıkamadı.Son 12 ayda Canaan hisselerinde toplam düşüş yüzde 63’ü buldu. Bu gerileme, kripto madenciliği sektöründe yaşanan yapısal dönüşümle de yakından ilişkili. Birçok madencilik şirketi, gelir modellerini çeşitlendirmek amacıyla yapay zekâ odaklı hesaplama hizmetlerine yönelirken, yeni nesil madencilik cihazlarına olan talep zayıfladı. Bu eğilim, donanım üreticilerinin satış beklentilerini baskı altına alıyor. Canaan, belirlenen süre içinde gerekli şartları sağlayamaması halinde ek süre talep edebileceğini belirtti. Şirket, Nasdaq’a başvurarak uyum için ilave zaman isteyebileceğini ve gerekirse “ters hisse bölünmesi” seçeneğini değerlendirebileceğini ifade etti. Bu yöntemde dolaşımdaki hisse sayısı azaltılarak, teorik olarak hisse başına fiyat yükseltiliyor. Ancak bu adım, genellikle kısa vadeli bir teknik çözüm olarak görülüyor ve yatırımcı algısını her zaman olumlu yönde etkilemeyebiliyor.Eğer Nasdaq yetkilileri Canaan’ın hisse fiyatını kalıcı şekilde yükseltemeyeceği kanaatine varırsa, şirket borsadan çıkarılabilir. Böyle bir senaryoda hisselerin tezgâh üstü piyasalara taşınması söz konusu olur. Bu da likiditenin düşmesine ve alım-satımın zorlaşmasına yol açtığı için genellikle hisse fiyatı üzerinde ek baskı yaratıyor.Canaan için tablo tamamen karamsar değil. Şirket, Ekim ayında ABD merkezli bir müşterinin en yeni nesil “Avalon A15 Pro” madencilik cihazlarından 50 bin adet sipariş verdiğini açıklamıştı. Son üç yılın en büyük siparişi olan bu anlaşma, o dönemde hisse fiyatının bir günde yüzde 25 yükselmesini sağlamıştı. Ancak bu etki kalıcı olmadı.Benzer bir süreçten geçen şirketler de bulunuyor. Aralık ayında Bitcoin hazine şirketi Kindly MD, hisselerinin 30 gün boyunca 1 doların altında kalması nedeniyle Nasdaq’tan uyarı aldı. Şirketin haziran ayına kadar fiyatı yükseltmesi gerekiyor; hisseler cuma günü 0,46 dolardan kapandı. Ağustos ayında ise biyoteknoloji şirketi Windtree Therapeutics, kotasyon şartlarını karşılayamadığı için Nasdaq’tan çıkarıldı. Delist kararının açıklandığı gün hisseler yüzde 77 düşerek yatırımcıların sert bir çıkış yaptığını gösterdi.

·
19 Oca 2026
Kripto Madencilik Devi Canaan’a Nasdaq’tan Delist Uyarısı

ABD-AB Gerilimi Kriptoyu Sarstı: Bitcoin Sert Düştü

Bitcoin, Ethereum ve diğer büyük kripto paralar, pazar günü ABD ile Avrupa Birliği arasında tırmanan jeopolitik gerilimlere ilişkin haberlerin ardından sert bir düşüş yaşadı ve bu düşüş Pazartesi sabahına da yansıdı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Greenland üzerinden Avrupa ülkelerine yönelik gümrük tarifesi tehdidinde bulunması, zaten kırılgan olan piyasa algısını daha da zayıflattı. Ancak pazartesi sabahına gelindiğinde fiyatların büyük ölçüde aynı seviyelerde dengelendiği görülüyor.Bitcoin ve altcoinler düşüş yaşadıPazar günü akşam saatlerinde 17.00 sularında 95.500 dolar civarında işlem gören Bitcoin, birkaç saat içinde 92.474 dolara kadar geriledi. Bu yaklaşık yüzde 3’lük ani düşüş, kısa sürede tüm piyasaya yayıldı. Ethereum, XRP ve Solana gibi majör altcoin’ler de Bitcoin’i takip ederek benzer oranlarda değer kaybetti. Sert fiyat hareketi, türev piyasalarda da ciddi bir tasfiyeye yol açtı.Piyasa verilerine göre, yalnızca dört saatlik zaman diliminde 750 milyon doların üzerinde long pozisyon tasfiye edildi. Analistler, bu likidasyon dalgasının temel tetikleyicisinin ABD ile AB arasında olası bir ticaret savaşına yönelik endişeler olduğunu belirtiyor. Zaten zayıflamış olan risk iştahı, bu tür manşetlere karşı son derece hassas bir zemin sunuyordu. Presto Research’te araştırmacı olarak görev yapan Min Jung, kripto piyasalarının diğer riskli varlıklara kıyasla belirgin şekilde zayıf performans gösterdiğine dikkat çekiyor. Jung’a göre ABD-AB gerilimi algı üzerinde önemli bir baskı yaratsa da, Güney Kore borsası gibi bazı geleneksel piyasalarda yatay ya da pozitif seyir görülmesi, kriptoya özgü bir güçsüzlüğün devam ettiğine işaret ediyor. Yatırımcılar, genel piyasa rallisine rağmen kripto varlıklara mesafeli durmayı sürdürüyor.Gerilimin ardında neler var?Gerilimin merkezinde ise Trump’ın, Danimarka’nın Greenland’ı ABD’ye satmaması halinde sekiz NATO ülkesinden yapılan ithalata kademeli gümrük tarifeleri uygulama tehdidi bulunuyor. Reuters’ın aktardığına göre Avrupa liderleri bu açıklamaları açıkça “şantaj” olarak nitelendirdi ve transatlantik ilişkilerde tehlikeli bir sürecin başlayabileceği uyarısında bulundu. AB cephesinde ise ABD hizmetlerini kısıtlama, yeni vergiler getirme ya da yatırımları sınırlandırma gibi misilleme seçenekleri masaya yatırılıyor.BTC Markets analisti Rachael Lucas, son manşetlerin piyasaya yeni bir oynaklık dalgası eklediğini ancak mevcut düşüşün tek sebebinin jeopolitik gelişmeler olmadığını vurguluyor. Lucas’a göre kripto piyasasında duyarlılık, ABD’de kripto piyasa yapısını düzenlemeyi amaçlayan yasa tasarısının ertelenmesiyle zaten bozulmuştu. Özellikle Coinbase’in tasarıya verdiği desteği çekmesi sonrası Senato’daki sürecin askıya alınması, belirsizliği derinleştirdi.Lucas ayrıca Bitcoin’in Ekim 2025’te görülen 126.000 dolarlık zirvenin ardından uzun süredir yatay bir konsolidasyon sürecinde olduğunu hatırlatıyor. Kâr realizasyonlarının artması, 50 haftalık hareketli ortalamanın altına sarkılmasıyla birlikte algoritmik satışları tetikledi. Aynı dönemde spot Bitcoin ETF’lerinden milyarlarca dolarlık çıkış yaşanması ve vadeli işlemlerde açık pozisyonların azalması da risk iştahının zayıfladığına işaret etti.Analiste göre makro baskıların sürmesi halinde Bitcoin fiyatı 67.000-74.000 dolar aralığına doğru geri çekilebilir. Buna karşın Lucas, bu sürecin geçmişteki kripto kışlarına benzemediğini, sektörün daha olgun bir yapıya kavuştuğunu ve uzun vadede düzenleyici cepheden daha yapıcı sinyaller gelmeye devam ettiğini de ekliyor.Pazartesi sabahı itibarıyla fiyatların pazar günkü sert düşüş sonrası aynı seviyelerde yatay seyrettiği görülüyor. Bu durum, piyasaların şimdilik yeni bir satış dalgası yerine gelişmeleri sindirmeyi tercih ettiğini düşündürüyor. Ancak hem jeopolitik riskler hem de ABD’deki düzenleyici belirsizlikler, kripto piyasasında dalgalı seyrin bir süre daha gündemde kalabileceğine işaret ediyor.

·
19 Oca 2026
ABD-AB Gerilimi Kriptoyu Sarstı: Bitcoin Sert Düştü

3 Milyar Dolarlık Opsiyon Günü: BTC ve ETH Mercek Altında

Yaklaşık 3 milyar dolarlık Bitcoin ve Ethereum opsiyon sözleşmesinin aynı gün vadesini dolduracak olması, kripto para piyasalarında dikkatleri türev ürünlere çevirdi. Özellikle Bitcoin’in son günlerde kritik teknik seviyelerin üzerine yerleşmesi, bu büyük opsiyon vadesini daha da önemli hale getirdi. Ancak opsiyon piyasasındaki veriler, yükselişin henüz herkes tarafından güçlü bir boğa kırılımı olarak kabul edilmediğini gösteriyor.Deribit verilerine göre 16 Ocak itibarıyla vadesi dolacak toplam opsiyon hacmi yaklaşık 2,84 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Bu tutarın büyük bölümü Bitcoin kaynaklı. Bitcoin opsiyonlarının toplam büyüklüğü 2,4 milyar dolar civarındayken, Ethereum tarafında bu rakam yaklaşık 437 milyon dolar ile sınırlı kalıyor. Ortaya çıkan tablo, piyasa ilgisinin ve risk algısının ağırlıklı olarak Bitcoin üzerinde yoğunlaştığını net biçimde ortaya koyuyor.Bitcoin cephesinde temkinli iyimserlikBitcoin fiyatı yazım sırasında 95 bin doların üzerinde işlem görüyor. Bu seviye, opsiyon piyasasında “maksimum acı” olarak bilinen 92 bin dolar eşiğinin belirgin şekilde üzerinde. Maksimum acı seviyesi, vade sonunda en fazla sözleşmenin değersiz kalacağı fiyat noktası olarak kabul ediliyor ve çoğu zaman fiyatlar bu seviyeye doğru yönelme eğilimi gösterebiliyor. Fiyatın bu eşikten uzaklaşması, vade günü öncesinde volatilitenin artabileceğine işaret ediyor. Buna rağmen opsiyon pozisyon dağılımı, yatırımcıların hâlâ aşağı yönlü riskleri ciddiye aldığını düşündürüyor. Bitcoin tarafında satım (put) sözleşmelerinin sayısı, alım (call) sözleşmelerinin üzerinde seyrediyor. Put/call oranının 1’in üzerinde kalması, yükselişe rağmen koruma amaçlı pozisyonların ağır bastığını gösteriyor.Teknik açıdan bakıldığında, Bitcoin’in 94.300 dolar üzerinde kalıcı bir günlük kapanış yapması hâlinde psikolojik 100 bin dolar seviyesinin yeniden gündeme gelmesi mümkün. Ancak bu desteğin kaybedilmesi durumunda fiyatın yeniden uzun süredir devam eden yatay banda geri dönme riski de masada.Ethereum daha sakin bir görünüm sergiliyorEthereum tarafında ise daha dengeli ve kararsız bir tablo göze çarpıyor. ETH fiyatı 3.300 dolar civarında seyrediyor ve maksimum acı seviyesi olan 3.200 doların yalnızca biraz üzerinde bulunuyor. Opsiyon piyasasında alım ve satım sözleşmeleri neredeyse eşit dağılıyor; bu da piyasanın net bir yön konusunda uzlaşamadığını ortaya koyuyor.Ethereum’un 3.400 dolar direncini aşmakta zorlanması, bu kararsızlığın fiyat hareketlerine de yansıdığını gösteriyor. Yükseliş denemeleri olsa da henüz güçlü ve sürdürülebilir bir trendden söz etmek zor.Kurumsal ilgi Bitcoin’e odaklıTürev piyasalardaki kurumsal hareketler de iki varlık arasındaki farkı belirginleştiriyor. Piyasa analiz platformu Greeks.live tarafından paylaşılan verilere göre, büyük ölçekli işlemlerin önemli kısmı Bitcoin tarafında gerçekleşiyor. Kurumsal nitelikteki blok işlemler, Bitcoin’de toplam hacmin yüzde 40’ından fazlasını oluştururken, Ethereum’da bu oran daha sınırlı kalıyor.Analistler, Bitcoin’de görülen bu hareketliliğe rağmen vadeli işlem hacimlerinin güçlü bir artış göstermediğine dikkat çekiyor. Ayrıca zımni volatilitenin de belirgin şekilde yükselmemesi, türev piyasasında henüz yapısal bir boğa dönemine girilmediği yorumlarını güçlendiriyor.Vade sonrası volatilite ihtimaliBugünkü büyük opsiyon vadesinin ardından fiyatların kısa vadede maksimum acı seviyelerine doğru yönelme ihtimali bulunuyor. Bu süreçte piyasalarda dalgalanma yaşanması sürpriz olmayacak. Ancak geçmiş örneklerde olduğu gibi, vade temizliğinin ardından piyasanın görece sakinleşmesi ve yeni denge arayışına girmesi de olası görünüyor.

·
16 Oca 2026
3 Milyar Dolarlık Opsiyon Günü: BTC ve ETH Mercek Altında

JPMorgan: Kriptoya Kurumsal Para Akışı 2026’da Hızlanabilir

Wall Street’in en büyük bankalarından JPMorgan, kripto para piyasalarına yönelik kurumsal ilginin 2026 yılında daha da güçleneceğini öngörüyor. Bankanın analistlerine göre, 2025’te neredeyse 130 milyar dolara ulaşan rekor sermaye girişi, önümüzdeki dönemde ağırlıklı olarak kurumsal yatırımcılar tarafından desteklenecek. JPMorgan, bu ivmenin özellikle ABD’de netleşen düzenleyici çerçevenin etkisiyle hız kazanacağını vurguluyor.Kurumsal yatırımcılar 2026’da kripto piyasasında daha belirleyici olabilirJPMorgan’ın yayımladığı son rapora göre, kripto piyasalarına giren toplam sermaye 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yaklaşık üçte bir oranında artış gösterdi. Bu artış, dijital varlıkların artık yalnızca spekülatif araçlar olarak değil, kurumsal portföylerin kalıcı bir parçası olarak görülmeye başlandığına işaret ediyor. Banka analistleri, bu eğilimin 2026’da da devam edeceğini ve hatta daha dengeli bir yapıya kavuşacağını düşünüyor.Raporun başyazarı olan JPMorgan Küresel Piyasa Stratejisi Genel Müdürü Nikolaos Panigirtzoglou, kurumsal yatırımcıların geri dönüşünün özellikle yeni düzenlemeler sayesinde kolaylaştığını belirtiyor. ABD’de gündeme gelen ve kripto varlıklar için daha net kurallar getirmeyi amaçlayan Clarity Act gibi düzenlemelerin, dijital varlıklara yönelik belirsizliği azalttığı ifade ediliyor. JPMorgan’a göre bu gelişmeler, sadece doğrudan yatırım iştahını değil; birleşme ve satın almaları, halka arzları ve kripto odaklı girişim yatırımlarını da canlandırabilir.Banka, kripto piyasalarına giren sermayeyi hesaplarken farklı kanalları birlikte değerlendiriyor. Bunlar arasında borsa yatırım fonları (ETF) aracılığıyla gerçekleşen girişler, CME vadeli işlem piyasalarından gelen sinyaller, kripto girişim sermayesi yatırımları ve dijital varlık hazinesi (DAT) olarak adlandırılan şirket alımları yer alıyor. Bu bütüncül yaklaşım, sermaye akışlarının hangi kaynaklardan beslendiğini daha net ortaya koyuyor.2025 yılındaki güçlü artışın önemli bir bölümü Bitcoin ve Ethereum ETF’lerine yönelen fonlardan kaynaklandı. JPMorgan analistleri, bu ETF girişlerinin büyük ölçüde bireysel yatırımcılar tarafından sürüklendiğini düşünüyor. Buna karşın, vadeli işlemler cephesinde tablo daha zayıf. Bitcoin ve Ethereum vadeli işlemlerinde 2024’e kıyasla belirgin bir yavaşlama yaşandığı, bunun da hedge fonlar ve büyük kurumsal oyuncuların temkinli davrandığını gösterdiği belirtiliyor. Geçtiğimiz yıl toplam dijital varlık girişlerinin yarısından fazlası, yani yaklaşık 68 milyar doları DAT’ler üzerinden gerçekleşti. Strategy gibi büyük oyuncuların bu alımlarda önemli payı bulunurken, diğer şirketlerin de 2024’e kıyasla çok daha agresif şekilde dijital varlık biriktirdiği görülüyor. Ancak bu alımların büyük kısmı yılın ilk aylarında yoğunlaştı; ekim ayından itibaren hem Strategy hem de BitMine gibi büyük isimlerin alımlarında belirgin bir yavaşlama dikkat çekti.Kripto girişim sermayesi tarafında ise tablo daha karmaşık. 2025’te toplam yatırım hacmi sınırlı da olsa artış gösterdi, ancak işlem sayısı ciddi biçimde düştü. Yatırımların daha çok ileri aşama projelere yöneldiği, erken aşama girişimlerin ise fon bulmakta zorlandığı ifade ediliyor. JPMorgan analistlerine göre, erken aşama yatırımlardaki bu durgunluk, düzenleyici ortamın iyileşmesine rağmen sermayenin daha likit ve kısa vadeli stratejilere kaymasından kaynaklanıyor.Banka, 2026’ya bakıldığında kripto piyasalarına giren sermayenin artmaya devam edeceğini, ancak bu kez başrolü bireysel yatırımcılar ya da DAT’lerden ziyade büyük kurumsal aktörlerin oynayacağını öngörüyor. Analistlere göre, 2025’in son çeyreğinde hem bireysel hem de kurumsal yatırımcılar cephesinde görülen risk azaltma süreci büyük ölçüde geride kaldı. ETF akışları ve diğer göstergelerdeki istikrar sinyalleri, kripto piyasalarında yeni bir kurumsal dalganın zeminini hazırlıyor.

·
15 Oca 2026
JPMorgan: Kriptoya Kurumsal Para Akışı 2026’da Hızlanabilir

Almanya’nın İkinci Büyük Bankası, Kripto Onayı Aldı: İlk Aşamada Ether, Litecoin ve Cardano Var

Almanya’nın ikinci büyük bankası olan DZ Bank, Avrupa Birliği’nin kripto varlıklar için oluşturduğu MiCA çerçevesi kapsamında önemli bir eşiği aştı. Banka, Almanya’nın finansal düzenleyicisi BaFin tarafından verilen onayla birlikte, “meinKrypto” adlı dijital varlık platformu üzerinden kripto hizmetleri sunmaya hazırlanıyor. Bu adım, kripto varlıkların Almanya’da perakende bankacılık sistemine entegre edilmesi açısından kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor.MeinKrypto, VR Banking uygulamasına entegre ediliyorDZ Bank tarafından yapılan açıklamaya göre meinKrypto, VR Banking uygulamasına entegre bir cüzdan yapısı sunuyor ve özellikle kendi kararlarını kendi vermek isteyen, yönlendirme ya da yatırım danışmanlığı talep etmeyen bireysel yatırımcılara hitap ediyor. Platformun teknik altyapısı, kooperatif bankacılık grubunun BT hizmet sağlayıcısı Atruvia tarafından geliştirildi. Böylece kripto işlemleri, kullanıcıların zaten aşina olduğu mobil bankacılık ortamı içinde gerçekleştirilebiliyor.Platformun operasyonel yapısında birden fazla düzenlenmiş kurum rol alıyor. Kripto varlıkların saklama hizmeti Stuttgart Stock Exchange Digital tarafından sağlanırken, işlemlerin yürütülmesi EUWAX AG üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu yapı, risk yönetimi ve uyum süreçlerinin merkezi şekilde yürütülmesine olanak tanıyor. MeinKrypto’nun, perakende müşterilere sunulan klasik yatırım danışmanlığı hizmetlerinin bir parçası olmadığı da özellikle vurgulanıyor.İlk aşamada Bitcoin, Ether, Litecoin ve Cardano işlemlerine izin verilecek. Ancak her Volksbank ve Raiffeisenbank, bu hizmeti sunup sunmama konusunda bağımsız karar alabilecek. Yani MiCA onayı DZ Bank için geçerli olsa da, kooperatif bankaların her birinin ayrıca BaFin’e bildirimde bulunması ve sisteme dahil olmayı tercih etmesi gerekiyor. Bu yapı, bankalara kendi risk profillerine ve müşteri stratejilerine göre hareket etme esnekliği sağlıyor.DZ Bank’ın kriptoya ilgisi yeni değil. Banka, 2023 yılında kurumsal müşterilere yönelik bir kripto saklama platformu başlatmış, 2024’ün Aralık ayında ise meinKrypto için pilot uygulamaları devreye almıştı. Yönetim kurulu üyesi Souad Benkredda, daha önce yaptığı açıklamalarda bankanın zamanla daha geniş bir kripto varlık yelpazesi sunmayı hedeflediğini ifade etmişti. Bu genişlemenin, düzenleyici gerekliliklere bağlı olarak kademeli şekilde ilerlemesi planlanıyor.Sektör genelinde de benzer bir eğilim dikkat çekiyor. Sparkassen grubunun bir parçası olan DekaBank, geçtiğimiz yıl kurumsal müşterilerle sınırlı kalmak kaydıyla dijital varlık hizmetlerini devreye aldı. Aynı ağ içinde yer alan LBBW ise 2024’ün ikinci çeyreğinde kripto saklama hizmetleri için Bitpanda ile iş birliğine gitti. Bu örnekler, Almanya’da geleneksel finans kuruluşlarının kriptoya temkinli ama istikrarlı şekilde yaklaştığını gösteriyor.DZ Bank’ın hamlesini farklı kılan nokta ise odağını doğrudan bireysel müşterilere çevirmesi. Banka, özel anahtar yönetimi ya da harici kripto borsalarıyla uğraşma zorunluluğunu ortadan kaldırarak, kripto işlemlerini klasik online bankacılık deneyimine benzetmeyi amaçlıyor. Bu yaklaşım, MiCA düzenlemelerinin öne çıkardığı şeffaflık ve yatırımcı sorumluluğu ilkeleriyle de örtüşüyor.Alman Kooperatif Bankalar Birliği tarafından Eylül 2025’te yayımlanan bir araştırmaya göre, ülkedeki kooperatif bankaların üçte birinden fazlası meinKrypto çözümünü önümüzdeki dönemde devreye almayı planlıyor. Bu ilgi, düzenlenmiş ve bankacılık sistemi içine gömülü kripto erişimine yönelik talebin giderek arttığını ortaya koyuyor. DZ Bank ise bu süreçte, altyapıyı, düzenleyici çerçeveyi ve teknik temeli sağlayan merkezi aktör olmayı hedefliyor.

·
14 Oca 2026
Almanya’nın İkinci Büyük Bankası, Kripto Onayı Aldı: İlk Aşamada Ether, Litecoin ve Cardano Var

Londra Borsası’nda Bitcoin ve Altın Bir Araya Geldi: İşleme Açıldı

21Shares tarafından geliştirilen ve Bitcoin ile altını tek bir üründe birleştiren BOLD adlı borsa yatırım ürünü, 13 Ocak itibarıyla London Stock Exchange’te işlem görmeye başladı. Ürün, yatırımcılara Bitcoin’e benzer getiri potansiyeli sunarken, altının dengeleyici etkisi sayesinde daha düşük oynaklık hedefiyle yapılandırıldı. Bu yönüyle BOLD, Birleşik Krallık’ta hem kripto hem de geleneksel bir varlığı tek bir borsada işlem gören araç altında sunan ilk ürün olma özelliğini taşıyor.Bitcoin ve altın bir araya geliyorBOLD’un piyasaya sürülmesi, Birleşik Krallık’ta kripto bağlantılı borsa yatırım ürünlerine yönelik düzenleyici yaklaşımın yumuşamasının hemen ardından geldi. Financial Conduct Authority’nin Ekim ayında perakende yatırımcılara yönelik kripto ETN yasağını kaldırmasıyla birlikte, düzenlenmiş dijital varlık ürünlerine olan ilgi hızla arttı. Söz konusu yasağın kaldırılmasının ardından yalnızca ilk ayda 280 milyon dolarlık işlem hacmine ulaşıldığı belirtiliyor. Bu rakam, İngiltere’yi Almanya’daki Xetra ve İsviçre’deki SIX Swiss Exchange’in ardından Avrupa’nın en aktif kripto ETP pazarlarından biri haline getirdi.BOLD, 21Shares ile ByteTree Asset Management iş birliğiyle geliştirildi. Ürün, Bitcoin’in büyüme potansiyelini altının “değer saklama” rolüyle bir araya getiriyor. Ancak klasik portföylerden farklı olarak, varlıklar eşit sermaye ağırlığıyla değil, risk bazlı bir yaklaşımla dağıtılıyor. Bu modelde Bitcoin ve altının portföye katkıda bulunduğu risk seviyesi eşitlenmeye çalışılıyor. Aylık olarak yapılan yeniden dengeleme sürecinde, daha güçlü performans gösteren varlıktaki ağırlık azaltılırken, geride kalan varlığa ekleme yapılıyor. Amaç, zaman içinde getirileri daha istikrarlı hale getirmek.Ürünün fiziki teminatlı olması da dikkat çeken unsurlar arasında yer alıyor. BOLD kapsamındaki Bitcoin ve altın, kurumsal düzeyde saklama hizmeti sunan kuruluşlar nezdinde tutuluyor. Gün içi alım satıma açık olan ürün, yüzde 0,65’lik toplam gider oranıyla işlem görüyor. Sterlin bazında kote edilen BOLD, Birleşik Krallık’taki bireysel yatırımcıların standart aracı kurum hesapları üzerinden erişebileceği şekilde yapılandırıldı.BOLD’un geçmiş performansı da ürünün pazarlama anlatısında önemli bir yer tutuyor. İlk olarak Nisan 2022’de İsviçre’de piyasaya sürülen ürün, 2025 sonu itibarıyla sterlin bazında yüzde 122,5 getiri sağladı. Bu performans, aynı dönemde yalnızca Bitcoin veya yalnızca altın tutan yatırımları geride bıraktı. Ayrıca ürünün üç yıllık Sharpe oranının 1,79 seviyesinde olduğu ve 12 Ocak 2026 itibarıyla 40,1 milyon dolarlık varlık büyüklüğüne ulaştığı paylaşıldı.21Shares CEO’su Russell Barlow, BOLD’un özellikle enflasyon ve para politikası belirsizliğinin öne çıktığı bir dönemde tasarlandığını vurguladı. Barlow’a göre ürün, yatırımcılara hem Bitcoin’in uzun vadeli büyüme potansiyeline erişim hem de altının sunduğu görece istikrarı aynı anda sunmayı hedefliyor. ByteTree Asset Management kurucusu Charles Morris ise Bitcoin ve altının giderek daha tamamlayıcı varlıklar haline geldiğini, kurallara dayalı bu yapının şeffaf ve disiplinli bir çeşitlendirme imkânı sunduğunu ifade ediyor.Birleşik Krallık’ta düzenleyici çerçevenin netleşmesiyle birlikte, 21Shares’in yanı sıra Bitwise, WisdomTree ve BlackRock gibi büyük varlık yöneticilerinin de Londra’da kripto ETP’lerini perakende yatırımcılara açması dikkat çekiyor.

·
13 Oca 2026
Londra Borsası’nda Bitcoin ve Altın Bir Araya Geldi: İşleme Açıldı

Kripto Boğaları İndirim Beklerken JPMorgan Faiz Artışı Bekliyor

ABD merkezli yatırım bankası JPMorgan, ABD Merkez Bankası’nın (Federal Reserve) bir sonraki faiz hamlesine ilişkin beklentilerde piyasa genelinden belirgin şekilde ayrışan bir öngörü paylaştı. Bankaya göre Fed’in sıradaki adımı faiz indirimi değil, faiz artışı olacak ve bu artışın 2027’nin üçüncü çeyreğinden önce gerçekleşmesi düşük bir ihtimal. Bu yaklaşım, özellikle kripto piyasalarında bu yıl faiz indirimi bekleyen analistlerin görüşleriyle net bir tezat oluşturuyor.JPMorgan’dan “ters” senaryoReuters’a yansıyan değerlendirmeye göre JPMorgan, Fed’in 2026 boyunca politika faizini yüzde 3,5–3,75 aralığında sabit tutacağını, ardından 2027’nin üçüncü çeyreğinde 25 baz puanlık bir artışa gideceğini öngörüyor. Bankanın bu tahmini, faizlerin daha erken düşeceğine yönelik piyasa fiyatlamalarıyla uyuşmuyor. Özellikle CME Fed fon vadeli işlemleri, yatırımcıların bu yıl içinde iki adet 25 baz puanlık faiz indirimi beklentisiyle pozisyon aldığını gösteriyor.Kripto piyasalarında hâkim olan iyimser senaryoda, düşen faizlerin risk iştahını artıracağı ve dijital varlıklara sermaye akışını hızlandıracağı düşünülüyor. Bu çerçevede Bitcoin, geleneksel varlıklara kıyasla faiz beklentilerine daha hassas bir enstrüman olarak öne çıkıyor. Fiat para likiditesiyle doğrudan ilişkilendirilen Bitcoin, borçlanma maliyetlerinin gerilemesi durumunda daha güçlü bir performans sergileyebileceği görüşüyle sıkça gündeme geliyor.FXTM kıdemli piyasa analisti Lukman Otunuga da bu beklentiyi destekleyen isimler arasında yer alıyor. Otunuga, 2025’in zorlu geçmesine rağmen Bitcoin’in 2026’da toparlanma potansiyeli taşıdığını belirterek, daha düşük faiz oranları ve piyasadaki aktif arzın azalmasının fiyatlar üzerinde destekleyici olabileceğini ifade ediyor. Kripto piyasasındaki birçok iyimser yatırımcı, Fed başkanlığında olası bir değişimin de daha güvercin bir para politikasına kapı aralayabileceğini düşünüyor. Mevcut Fed Başkanı Jerome Powell’ın görev süresi mayıs ayı başında sona erecek.JPMorgan’ın daha sıkı para politikası beklentisi, ABD 10 yıllık tahvil getirilerine ilişkin teknik görünümlerle de örtüşüyor. Grafik formasyonları, 10 yıllık tahvil faizinin önümüzdeki dönemde yüzde 6 seviyelerine doğru yükselebileceğine işaret ediyor. Halihazırda bu getiri oranı yaklaşık yüzde 4,18 seviyesinde bulunuyor. Bu tablo, finansal koşulların sanılandan daha uzun süre sıkı kalabileceği ihtimalini gündeme taşıyor.Bununla birlikte JPMorgan, faiz indirimi ihtimalini tamamen göz ardı etmiyor. Banka analistleri, iş gücü piyasasında belirgin bir zayıflama ya da enflasyonda beklenenden daha hızlı bir düşüş görülmesi halinde Fed’in bu yılın ilerleyen dönemlerinde gevşemeye gidebileceğini kabul ediyor. Ancak mevcut veriler, bu senaryonun kısa vadede güçlü olmadığını gösteriyor. JPMorgan’a göre iş gücü piyasasının ikinci çeyrek itibarıyla yeniden sıkılaşması ve dezenflasyon sürecinin oldukça kademeli ilerlemesi bekleniyor.Son açıklanan ABD istihdam verileri de bu duruşu destekler nitelikte. Aralık ayında işsizlik oranının yüzde 4,4’e gerilemesi, birçok büyük bankanın faiz indirimi takvimini yeniden gözden geçirmesine yol açtı. Goldman Sachs ve Barclays, daha önce mart ve haziran aylarını işaret ettikleri faiz indirim beklentilerini öteleyerek, eylül ve aralık aylarını öne çıkardı. Bu tablo, faiz patikasına ilişkin belirsizliğin sürdüğünü ve kripto piyasalarının yakından izlediği makroekonomik dinamiklerin önemini koruduğunu gösteriyor.

·
13 Oca 2026
Kripto Boğaları İndirim Beklerken JPMorgan Faiz Artışı Bekliyor

CLARITY Yasası Ocak Sonuna Kaldı: Bitcoin ve 6 Altcoin Listede

ABD’de kripto para piyasasına uzun süredir beklenen netliği getirmeyi hedefleyen CLARITY Yasası (Digital Asset Market Clarity Act) için önemli bir adım atıldı. Tasarı, Wyoming Senatörü Cynthia Lummis tarafından kamuoyuna sunuldu ve Ocak ayının ortasında Senato gündemine gelmesi planlanıyor. H.R. 3633’e ek olarak hazırlanan bu kapsamlı metin, dijital varlıkların hangi kurum tarafından ve nasıl denetleneceğini netleştirmeyi amaçlıyor.Toplam 278 sayfadan oluşan taslak, aylardır hem Cumhuriyetçilerin hem de Demokratların üzerinde çalıştığı “piyasa yapısı” düzenlemelerinin en güncel versiyonu olarak öne çıkıyor. Senato Bankacılık Komitesi tarafından hazırlanan metnin, ABD kripto piyasalarında süregelen yetki karmaşasını azaltması ve daha öngörülebilir bir düzenleme ortamı yaratması hedefleniyor. SEC ve CFTC arasındaki yetki karmaşası giderilmeye çalışılıyorCLARITY Yasası’nın merkezinde, dijital varlıkların denetiminde uzun süredir tartışma konusu olan ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) ve Emtia Vadeli İşlemler Ticaret Komisyonu (CFTC) arasındaki yetki paylaşımı yer alıyor. Tasarı, hangi tür kripto varlığın hangi kurumun denetimine gireceğini daha net tanımlayarak, piyasalarda belirsizlik yaratan çakışmaları azaltmayı amaçlıyor.Destekleyenler, bu yaklaşımın piyasa manipülasyonunu sınırlayabileceğini ve hem bireysel hem de kurumsal yatırımcılar için daha istikrarlı bir zemin oluşturabileceğini savunuyor. Özellikle ani ve öngörülemez yaptırım süreçlerinin azalması, uzun vadeli kurumsal katılım açısından kritik görülüyor.ETF’i olan kripto paralar için yeni statüTaslak metnin dikkat çeken bölümlerinden biri, borsada işlem gören fonları (ETF) bulunan kripto paralarla ilgili düzenlemeler. Eğer bir kripto varlığın ETF’i ABD’de ulusal bir borsada listelenmişse, bu varlık için SEC’ye ek açıklama yapılması gerekmeyecek. Projeyi kimin kontrol ettiği ya da token dağıtım yapısı gibi detaylar ayrıca talep edilmeyecek.Bu kapsamda Bitcoin ve Ethereum ile birlikte XRP, Solana, Litecoin, Hedera, Dogecoin ve Chainlink gibi ETF’i bulunan altcoin’ler de aynı statüde değerlendiriliyor. Bu yaklaşım, altcoin piyasası açısından önemli bir eşik olarak görülüyor.Stablecoin’lere faiz yasağı, ancak istisnalar varStablecoin’ler konusunda da tasarı net bir çerçeve çiziyor. Buna göre kullanıcılar, yalnızca stablecoin tutarak faiz veya getiri elde edemeyecek. Ancak ödeme, transfer, likidite sağlama veya platform içi aktif kullanım gibi faaliyetlere dayalı ödüllere izin veriliyor. Senato Bankacılık Komitesi’nin taslağı, “şartlı getiri” yaklaşımıyla hem tüketiciyi korumayı hem de piyasa faaliyetlerini tamamen kısıtlamamayı hedefliyor.Bu madde, sektörün en tartışmalı başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Stablecoin gelirleri, tasarı üzerindeki en büyük anlaşmazlık noktalarından biri olarak gösteriliyor.DeFi geliştiricilerine korumaTasarı, Blockchain Regulatory Certainty Act’i de içeriyor. Buna göre kullanıcı fonlarını kontrol etmeyen, yalnızca yazılım geliştiren DeFi geliştiricileri finansal aracı olarak değerlendirilmeyecek. Amaç, açık kaynak geliştirmeyi ve yeniliği korurken, kullanıcı varlıklarını yöneten yapılara denetim getirmek.Eleştiriler ve siyasi takvimTasarıya destek verenler, ABD’nin küresel kripto inovasyonunda yeniden merkez olabileceğini savunuyor. Ancak Elizabeth Warren gibi isimler, SEC’nin yetkilerinin zayıflatılabileceği ve emeklilik fonları açısından riskler doğabileceği uyarısında bulunuyor.Öte yandan Senato Tarım Komitesi Başkanı John Boozman, komitenin CLARITY Yasası’na ilişkin görüşmelerini Ocak ayının son haftasına erteledi. Bu karar, iki partiden de yeterli desteğin henüz sağlanamadığı şeklinde yorumlanıyor.CLARITY Yasası, Senato Bankacılık Komitesi’nin nihai metni kısa süre içinde sunmasıyla birlikte, ABD kripto düzenlemelerinde bugüne kadarki en kapsamlı çerçeve olma yolunda ilerliyor. Tasarının son hali ve yapılacak değişiklikler, önümüzdeki haftalarda piyasalar tarafından yakından izlenecek.

CLARITY Yasası Ocak Sonuna Kaldı: Bitcoin ve 6 Altcoin Listede

Standard Chartered’dan Kripto Piyasasına Yeni Yapı

Londra merkezli küresel bankacılık devi Standard Chartered, kripto varlıklara yönelik kurumsal talebin hızla artmasıyla birlikte yeni bir adım atmaya hazırlanıyor. Bloomberg’e konuşan konuya yakın kaynaklara göre banka, hedge fonlar ve varlık yönetim şirketlerini hedefleyen bir kripto prime brokerage hizmeti kurmayı planlıyor. Söz konusu yapının, bankanın tamamen kendisine ait girişim ve inovasyon kolu olan SC Ventures bünyesinde konumlandırılması bekleniyor. Görüşmeler henüz erken aşamada ve şu an için net bir lansman tarihi bulunmuyor.Bu stratejik hamle, Standard Chartered’ın kripto faaliyetlerini büyütürken aynı zamanda düzenleyici sermaye baskılarından kaçınmasını sağlayabilir. Bankaların bilançolarında doğrudan kripto varlık tutmasını zorlaştıran Basel III kuralları, izinsiz blockchainler üzerinde çalışan Bitcoin ve Ether gibi varlıklara yüzde 1.250 gibi oldukça yüksek bir risk ağırlığı uygulanmasını zorunlu kılıyor. Buna karşılık bazı girişim sermayesi yatırımları için bu oran yüzde 400 seviyesinde. Yeni yapının ana banka dışında, SC Ventures çatısı altında kurulması, bu ağır sermaye yükünden kaçınmanın en pratik yolu olarak görülüyor.Standard Chartered, kripto alanında yeni bir oyuncu değil. Banka daha önce kurumsal saklama hizmetleri sunan Zodia Custody ve kurumsal işlem platformu Zodia Markets gibi girişimlere destek verdi. Yaklaşık altı ay önce ise, sistemik öneme sahip büyük bir küresel banka olarak kurumsal müşterilere spot kripto alım satım hizmeti sunduğunu açıklamıştı. Aralık ayında SC Ventures tarafından LinkedIn üzerinden paylaşılan “Project37C” adlı ortak girişim duyurusu da bu genişlemenin sinyallerini vermişti. Söz konusu proje; saklama, tokenizasyon ve dijital piyasalara erişim gibi hizmetleri içeren “hafif finansman ve piyasa platformu” olarak tanımlanmıştı.Prime brokerage’ın anlamı ne?Prime brokerage modelleri, kurumsal yatırımcılara finansman, saklama ve işlem hizmetlerini tek çatı altında sunarak özellikle hedge fonlar için kritik bir altyapı oluşturuyor. Kurumsal ilginin hızla artmasıyla bu alan küresel ölçekte büyüyor. Nisan ayında Ripple, büyük aracı kurumlardan Hidden Road’u 1,25 milyar dolara satın aldı. Ekim ayında ise FalconX, ETF ihraççıları arasında yer alan 21Shares ile satın alma anlaşması yaptığını duyurdu.Bu gelişmeler yalnızca Avrupa ile sınırlı değil. ABD’de de büyük bankalar kriptoya daha derinlemesine giriyor. JPMorgan Chase, kurumsal müşterileri için kripto alım satım hizmetlerini değerlendirdiğini açıklarken, Morgan Stanley Bitcoin, Ether ve Solana’ya dayalı ETF’ler için başvuruda bulundu. Bu hamleler, BlackRock ve ARK Invest gibi devlerin hâlihazırda aktif olduğu spot kripto ETF pazarında rekabeti daha da kızıştırıyor. ABD’deki spot kripto ETF’lerinin toplam büyüklüğü, yalnızca iki yıl içinde yaklaşık 140 milyar dolara ulaşmış durumda.Piyasa cephesinde ise Bitcoin 2026 yılına 92 bin doların hemen üzerinde başladı. Kısa süreli olarak 90 bin dolara gerileyen fiyat, yıllık bazda sınırlı bir düşüş gösteriyor. Siebert Financial’dan Brian Vieten’a göre bu yatay seyir, vergi optimizasyonu amaçlı satışlar ve MSCI’nin dijital varlık hazinelerini endekslerden çıkarabileceğine yönelik endişelerle bağlantılıydı. MSCI’nin bu fikirden geri adım atması ise piyasa üzerindeki belirsizliklerden birini ortadan kaldırmış durumda.

·
12 Oca 2026
Standard Chartered’dan Kripto Piyasasına Yeni Yapı

Bitcoin ve Ethereum’da 2,2 Milyar Dolarlık Opsiyon Baskısı

Kripto türev piyasalarında bugün kritik bir eşik geride bırakılıyor. Bitcoin ve Ethereum, Deribit borsasında vadesi dolan toplam 2,2 milyar doları aşan opsiyon sözleşmeleri öncesinde “maksimum acı” (max pain) seviyelerine sıkışmış durumda. Aynı saatlerde ABD’den gelecek makroekonomik kararlar ve veriler, piyasada yön arayışını daha da hassas hale getiriyor.2,2 milyar dolarlık opsiyon vadesi piyasayı kilitlediVerilere göre Bitcoin, yazının hazırlandığı sırada yaklaşık 90.000 dolar civarında işlem görüyor. Bu seviye, BTC opsiyonları için belirlenen 90.000 dolarlık max pain noktasına neredeyse birebir denk geliyor. Ethereum tarafında ise fiyat 3.100 dolar çevresinde dengelenmiş durumda; bu da ETH opsiyonları için hesaplanan maksimum acı seviyesine oldukça yakın.Toplam tabloya bakıldığında, Bitcoin opsiyonlarının büyüklüğü yaklaşık 1,84–1,89 milyar dolar, Ethereum opsiyonlarının büyüklüğü ise 380–396 milyon dolar bandında. Bu yoğunlaşma, vade öncesinde fiyatların dar bir aralıkta tutulmasına yol açıyor. Özellikle piyasa yapıcıların hedge pozisyonları, spot fiyat üzerinde baskı kurarak volatiliteyi bastırıyor. Bitcoin opsiyon piyasasında dikkat çeken bir diğer unsur, call ve put pozisyonları arasındaki denge. Call açık pozisyonları ile put açık pozisyonları neredeyse başa baş seyrediyor. Bu tablo, yatırımcıların hem yukarı hem aşağı yönlü senaryolara karşı temkinli olduğunu, güçlü bir yönlü beklentinin henüz oluşmadığını gösteriyor.Ethereum cephesinde ise tablo biraz daha asimetrik. ETH opsiyonlarında call sözleşmelerinin putlara göre daha baskın olduğu görülüyor. Özellikle 3.000 dolar üzerindeki call yoğunlaşması, Ethereum’un vade sonrasında yukarı yönlü hareketlere daha hassas hale gelebileceğine işaret ediyor. Analistlere göre, ETH fiyatının max pain seviyesinin üzerinde kalması durumunda piyasa yapıcılar yükseliş yönünde pozisyon kovalamak zorunda kalabilir. Makro gündem kriptoyu sıkıştırıyorOpsiyon vadesi tek başına risk yaratmıyor. Asıl baskı, ABD’den aynı gün içinde gelecek iki kritik gelişmeden kaynaklanıyor. İlki, Aralık ayına ilişkin ABD tarım dışı istihdam verisi (NFP). Piyasa beklentisi, istihdam artışının önceki aya kıyasla hız kazanması yönünde. Özellikle ortalama saatlik kazançlar verisi, enflasyon görünümü açısından yakından izleniyor.Ücret artışlarının yüksek seyretmesi, Federal Reserve’in faiz politikasını daha uzun süre sıkı tutabileceği beklentisini güçlendirebilir. Bu senaryo, faiz getirisi olmayan varlıklar üzerinde baskı yaratıyor ve Bitcoin ile altın gibi enstrümanları olumsuz etkileyebiliyor. Nitekim son günlerde dolar endeksindeki güçlenme, kripto piyasasında yukarı yönlü denemeleri sınırladı.İkinci önemli başlık ise United States Supreme Court’un, Trump döneminde uygulamaya alınan gümrük tarifelerine ilişkin vereceği karar. Mahkemenin, başkanlık yetkileri kapsamında uygulanan tarifeleri sınırlayıcı bir karar alması ihtimali, kısa vadede ticaret ve büyüme beklentilerini etkileyebilir. Kripto piyasalarının geçmişte tarife haberlerine duyarlı tepki verdiği biliniyor.Açık pozisyondaki sert düşüş “reset” sinyali veriyorOpsiyon vadesine ek olarak, türev piyasalardaki açık pozisyon (open interest) verileri de dikkat çekici. Bitcoin açık pozisyonları, 2022’den bu yana görülen en düşük seviyelere gerilemiş durumda. Binance, Bybit ve OKX gibi büyük borsalarda belirgin düşüşler yaşanması, piyasa genelinde kaldıraçlı pozisyonların temizlendiğini gösteriyor.Tarihsel olarak bu tür dönemler, piyasanın “reset” yaşadığı evrelere işaret ediyor. Aşırı kaldıraç ortadan kalktığında, fiyatlar genellikle daha istikrarlı bir zemine oturuyor. Bu süreç bazen yatay bir konsolidasyonla sonuçlanırken, bazı durumlarda yeni bir yükseliş dalgasının da önünü açabiliyor.

·
9 Oca 2026
Bitcoin ve Ethereum’da 2,2 Milyar Dolarlık Opsiyon Baskısı

Güney Kore, Spot Bitcoin ETF’lerine Yeşil Işık Yakıyor

Güney Kore, dijital varlık piyasasında uzun süredir beklenen bir adımı atmaya hazırlanıyor. Ülkenin finansal düzenleyici kurumu olan Financial Services Commission (FSC), 2026 ekonomik büyüme stratejisi kapsamında bu yıl spot Bitcoin ETF’lerine kapıyı açmayı planlıyor. Böylece Güney Kore, ABD ve Hong Kong’un ardından spot Bitcoin ETF’lerine izin veren yeni büyük piyasalardan biri olmaya hazırlanıyor.Spot Bitcoin ETF’leri Güney Kore’de gündemdeBugüne kadar Bitcoin gibi kripto varlıklar, ülkede ETF’ler için geçerli bir dayanak varlık olarak tanınmıyordu. Bu durum, spot Bitcoin ETF’lerinin oluşturulmasını fiilen engelliyordu. FSC’nin planladığı düzenleme değişikliğiyle birlikte bu engelin kaldırılması ve kurumsal yatırımcıların kripto piyasasına daha doğrudan erişim sağlaması hedefleniyor. Yetkililer, bu adımın sermaye piyasalarını derinleştireceğini ve Güney Kore’nin küresel finans rekabetindeki konumunu güçlendireceğini savunuyor.Düzenleyici kurum, bu süreçte diğer ülkelerdeki deneyimleri yakından izliyor. Özellikle ABD’de spot Bitcoin ETF’lerinin gördüğü yoğun ilgi, Güney Kore için önemli bir referans noktası oluşturuyor. Dünyanın en büyük varlık yöneticilerinden BlackRock, ABD’de sunduğu spot Bitcoin ETF ürünlerinin şirket için en yüksek gelir kalemlerinden biri haline geldiğini daha önce kamuoyuyla paylaşmıştı. Bu tablo, Güney Kore’de de benzer ürünlere güçlü bir talep oluşabileceğine işaret ediyor.Ülkenin kripto piyasasındaki mevcut büyüklük de bu beklentiyi destekliyor. Korea Financial Intelligence Unit (KoFIU) verilerine göre, geçen yılın ilk yarısında kripto varlık alım satımı yapmaya uygun kullanıcı sayısı 10,7 milyona ulaştı. Aynı dönemde ortalama günlük işlem hacmi 6,4 trilyon Güney Kore wonu seviyesinde gerçekleşti. Bu rakamlar, Güney Kore’nin Asya’daki en aktif bireysel yatırımcı tabanlarından birine sahip olduğunu gösteriyor.Spot Bitcoin ETF planlarının yanı sıra hükümet, kapsamlı bir Dijital Varlık Yasası üzerinde de çalışıyor. Yerel medyada yer alan bilgilere göre bu yasa, özellikle stabil kripto paraları (stablecoin) düzenlemeyi hedefliyor. Taslak düzenleme, stablecoin ihraççıları için lisans zorunluluğu getirilmesini, yüzde 100 rezerv karşılığı tutulmasını ve kullanıcıların istedikleri anda itfa hakkına sahip olmasını öngörüyor. Ayrıca stablecoin’lerin sınır ötesi transferlerine ilişkin çerçevenin de netleştirilmesi planlanıyor.Güney Kore’nin dijital dönüşüm ajandası yalnızca özel sektörle sınırlı değil. Hükümet, kamu fonlarını dijitalleştirmek amacıyla mevduat token’ları olarak adlandırılan, devlet tarafından çıkarılan dijital token’lar üzerinde de çalışıyor. Stablecoin’lerden farklı olarak bu token’ların doğrudan kamu maliyesiyle bağlantılı olması hedefleniyor. Yetkililer, 2030 yılına kadar hazine işlemlerinin yüzde 25’inin blokzincir tabanlı ödeme sistemlerine taşınmasını amaçlıyor.Bu kapsamda pilot uygulamaların halihazırda başlatıldığı ve merkez bankası ile hazineyi ilgilendiren bazı yasal düzenlemelerin yıl içinde gündeme gelmesinin beklendiği belirtiliyor.

·
9 Oca 2026
Güney Kore, Spot Bitcoin ETF’lerine Yeşil Işık Yakıyor

Yükselenler

Düşenler

Light mode logo
Herhangi bir sorunuz var mı?Eğer herhangi bir sorunuz varsa, bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.
© 2026 JrKripto. Tüm hakları saklıdır.