Haberler
Altcoin Haberleri
Altcoin Haberleri
Altcoin ile ilgili tüm makale ve haberlere göz atın. Altcoin hakkında en son haberler, analizler ve görüşler.
CoinShares Verileri: BTC, ETH, SOL Fonları Güç Kazandı
CoinShares verilerine göre küresel kripto yatırım ürünleri geçtiğimiz hafta 2,17 milyar dolarlık net giriş kaydederek Ekim 2025’ten bu yana en güçlü haftalık performansını sergiledi. Haftanın genelinde güçlü seyreden yatırımcı ilgisi, cuma günü artan jeopolitik ve politik belirsizlikler nedeniyle kısmen zayıflasa da toplam tablo kurumsal talebin canlı kaldığını gösterdi.Haftalık girişlerin büyük bölümü haftanın ilk günlerinde gerçekleşti. Ancak cuma günü, ABD ile Avrupa Birliği arasında Grönland üzerinden tırmanan diplomatik gerilim, yeni gümrük tarifelerine yönelik tehditler ve Washington’daki politika belirsizlikleri piyasa algısını olumsuz etkiledi. Bu gelişmelerin ardından kripto yatırım ürünlerinden yaklaşık 378 milyon dolarlık çıkış yaşandı. CoinShares Araştırma Direktörü James Butterfill, haftanın sonundaki bu geri çekilmenin temel talepte bir bozulmaya değil, makro ve jeopolitik başlıklara verilen kısa vadeli bir tepkiye işaret ettiğini vurguladı.Varlık bazında bakıldığında Bitcoin açık ara liderliğini korudu. Bitcoin yatırım ürünleri haftayı 1,55 milyar dolarlık girişle kapattı. Bu rakam, toplam haftalık girişlerin büyük kısmını oluştururken, ABD merkezli spot Bitcoin ETF’lerinin tek başına yaklaşık 1,4 milyar dolarlık katkı sağladığı belirtildi. Ethereum ürünleri de güçlü bir performans sergileyerek 496 milyon dolarlık net giriş gördü. Solana fonlarına ise 45,5 milyon dolar aktı. ABD Senatosu Bankacılık Komitesi’nde görüşülen ve stablecoin’lerin getiri sunmasını sınırlayabilecek düzenleme taslaklarına rağmen Ethereum ve Solana tarafındaki bu ilgi dikkat çekti.Altcoinler ilgi çektiAltcoin cephesinde de geniş tabanlı bir katılım göze çarptı. XRP yatırım ürünleri 69,5 milyon dolarlık girişle öne çıkarken, Sui, Lido ve Hedera gibi daha küçük ölçekli projelere yönelik fonlarda da pozitif akışlar kaydedildi. CoinShares, bu tabloyu makro belirsizliklere rağmen kurumsal yatırımcıların kripto varlıklara yönelik iştahını koruduğunun bir göstergesi olarak değerlendirdi. Bölgesel dağılımda ise ABD açık ara lider oldu. ABD merkezli kripto yatırım ürünleri haftayı 2,05 milyar dolarlık girişle tamamladı. Avrupa tarafında Almanya 63,9 milyon dolar, İsviçre 41,6 milyon dolar, Kanada 12,3 milyon dolar ve Hollanda 6 milyon dolarlık net girişlerle öne çıktı. Bu veriler, geçici dalgalanmalara rağmen küresel ölçekte yapıcı bir yatırım ortamının sürdüğüne işaret etti.Sadece token bazlı ürünler değil, blockchain odaklı hisse senetleri de haftayı güçlü kapattı. Blockchain şirketlerini izleyen yatırım araçlarına toplam 72,6 milyon dolarlık giriş gerçekleşti. Bu durum, yatırımcı ilgisinin yalnızca kripto paralara değil, daha geniş dijital varlık ekosistemine yayıldığını gösterdi.Piyasa fiyatlamaları ise bu karmaşık tabloyu yansıttı. Bitcoin haftalık bazda yaklaşık yüzde 3 yükselmesine rağmen, haftanın sonuna doğru yüzde 2 civarında geri çekilerek 93 bin doların altına indi. Ethereum da benzer bir seyir izledi; haftalık kazançlarını korusa da günlük bazda belirgin bir düşüş yaşadı.

ABD-AB Gerilimi Kriptoyu Sarstı: Bitcoin Sert Düştü
Bitcoin, Ethereum ve diğer büyük kripto paralar, pazar günü ABD ile Avrupa Birliği arasında tırmanan jeopolitik gerilimlere ilişkin haberlerin ardından sert bir düşüş yaşadı ve bu düşüş Pazartesi sabahına da yansıdı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Greenland üzerinden Avrupa ülkelerine yönelik gümrük tarifesi tehdidinde bulunması, zaten kırılgan olan piyasa algısını daha da zayıflattı. Ancak pazartesi sabahına gelindiğinde fiyatların büyük ölçüde aynı seviyelerde dengelendiği görülüyor.Bitcoin ve altcoinler düşüş yaşadıPazar günü akşam saatlerinde 17.00 sularında 95.500 dolar civarında işlem gören Bitcoin, birkaç saat içinde 92.474 dolara kadar geriledi. Bu yaklaşık yüzde 3’lük ani düşüş, kısa sürede tüm piyasaya yayıldı. Ethereum, XRP ve Solana gibi majör altcoin’ler de Bitcoin’i takip ederek benzer oranlarda değer kaybetti. Sert fiyat hareketi, türev piyasalarda da ciddi bir tasfiyeye yol açtı.Piyasa verilerine göre, yalnızca dört saatlik zaman diliminde 750 milyon doların üzerinde long pozisyon tasfiye edildi. Analistler, bu likidasyon dalgasının temel tetikleyicisinin ABD ile AB arasında olası bir ticaret savaşına yönelik endişeler olduğunu belirtiyor. Zaten zayıflamış olan risk iştahı, bu tür manşetlere karşı son derece hassas bir zemin sunuyordu. Presto Research’te araştırmacı olarak görev yapan Min Jung, kripto piyasalarının diğer riskli varlıklara kıyasla belirgin şekilde zayıf performans gösterdiğine dikkat çekiyor. Jung’a göre ABD-AB gerilimi algı üzerinde önemli bir baskı yaratsa da, Güney Kore borsası gibi bazı geleneksel piyasalarda yatay ya da pozitif seyir görülmesi, kriptoya özgü bir güçsüzlüğün devam ettiğine işaret ediyor. Yatırımcılar, genel piyasa rallisine rağmen kripto varlıklara mesafeli durmayı sürdürüyor.Gerilimin ardında neler var?Gerilimin merkezinde ise Trump’ın, Danimarka’nın Greenland’ı ABD’ye satmaması halinde sekiz NATO ülkesinden yapılan ithalata kademeli gümrük tarifeleri uygulama tehdidi bulunuyor. Reuters’ın aktardığına göre Avrupa liderleri bu açıklamaları açıkça “şantaj” olarak nitelendirdi ve transatlantik ilişkilerde tehlikeli bir sürecin başlayabileceği uyarısında bulundu. AB cephesinde ise ABD hizmetlerini kısıtlama, yeni vergiler getirme ya da yatırımları sınırlandırma gibi misilleme seçenekleri masaya yatırılıyor.BTC Markets analisti Rachael Lucas, son manşetlerin piyasaya yeni bir oynaklık dalgası eklediğini ancak mevcut düşüşün tek sebebinin jeopolitik gelişmeler olmadığını vurguluyor. Lucas’a göre kripto piyasasında duyarlılık, ABD’de kripto piyasa yapısını düzenlemeyi amaçlayan yasa tasarısının ertelenmesiyle zaten bozulmuştu. Özellikle Coinbase’in tasarıya verdiği desteği çekmesi sonrası Senato’daki sürecin askıya alınması, belirsizliği derinleştirdi.Lucas ayrıca Bitcoin’in Ekim 2025’te görülen 126.000 dolarlık zirvenin ardından uzun süredir yatay bir konsolidasyon sürecinde olduğunu hatırlatıyor. Kâr realizasyonlarının artması, 50 haftalık hareketli ortalamanın altına sarkılmasıyla birlikte algoritmik satışları tetikledi. Aynı dönemde spot Bitcoin ETF’lerinden milyarlarca dolarlık çıkış yaşanması ve vadeli işlemlerde açık pozisyonların azalması da risk iştahının zayıfladığına işaret etti.Analiste göre makro baskıların sürmesi halinde Bitcoin fiyatı 67.000-74.000 dolar aralığına doğru geri çekilebilir. Buna karşın Lucas, bu sürecin geçmişteki kripto kışlarına benzemediğini, sektörün daha olgun bir yapıya kavuştuğunu ve uzun vadede düzenleyici cepheden daha yapıcı sinyaller gelmeye devam ettiğini de ekliyor.Pazartesi sabahı itibarıyla fiyatların pazar günkü sert düşüş sonrası aynı seviyelerde yatay seyrettiği görülüyor. Bu durum, piyasaların şimdilik yeni bir satış dalgası yerine gelişmeleri sindirmeyi tercih ettiğini düşündürüyor. Ancak hem jeopolitik riskler hem de ABD’deki düzenleyici belirsizlikler, kripto piyasasında dalgalı seyrin bir süre daha gündemde kalabileceğine işaret ediyor.

LINK Yorum ve Fiyat Analizi - 16 Ocak 2026
LINK Teknik GörünümüChainlink 2026’ya yatırımcı ilgisini yeniden çeken haberlerle başladı. Bitwise’ın LINK için spot ETF’sini NYSE Arca’ya listelemesi, yatırımcıların bu token’e daha kolay ve güvenli şekilde ulaşmasını sağladı. Bu listeleme, LINK’e olan kurumsal ve perakende talebini artırabilir. Ayrıca balinaların LINK biriktirmeye devam etmesi, uzun vadeli yatırımcıların hâlâ projeye güvendiğini gösteriyor. Daralan Üçgen Formasyonu LINK’te daralan üçgen yapısı netliğini koruyor. Fiyat hem alçalan üst trend hem de yükselen alt trend arasında iyice sıkışmış durumda ve formasyonun sonuna yaklaşılmış görünüyor. Mevcut fiyat, üst trendin hemen altında kaldığı için yukarı yönlü senaryo henüz teyit almış değil.Bu yapı içinde üst trendin kırılması halinde 14,30–14,60 bandı ilk güçlü hedef ve aynı zamanda ana direnç bölgesi konumunda. Bu alanın aşılması, formasyonun yukarı tamamlanmasına ve daha rahat bir fiyatlamaya zemin hazırlayabilir.Alt trendin kaybedilmesi durumunda ise 12,50 – 12,00 bölgesi kısa vadede yeniden gündeme gelir ve sıkışma aşağı yönlü çözülmüş olur.Özetle, LINK tarafında yön henüz belli değil. Üçgen dışına gelecek net bir kırılım, fiyatın bir sonraki ana hareketini belirleyecek. Bu bölge geçilmeden yapılan hareketler sıkışmanın doğal salınımları olarak okunmalı.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

Binance Futures, 2 Altcoin için 20x Kaldıraçlı İşlemleri Açacak
Binance Futures, vadeli işlem ürün yelpazesini genişletmeye devam ediyor. Platform, 16 Ocak 2026 itibarıyla USDT teminatlı iki yeni sürekli vadeli işlem sözleşmesini işleme açıyor. Yapılan resmi duyuruya göre SPORTFUNUSDT ve AIAUSDT perpetual kontratları, yatırımcılara 20 kata kadar kaldıraç imkânı sunuyor. Yeni sözleşmelerin eklenmesiyle birlikte Binance Futures, hem spor temalı hem de yapay zekâ odaklı projeleri vadeli işlemler tarafına taşıyarak farklı yatırım temalarını bir araya getirmiş oldu.SPORTFUN ve AIA, USDT teminatlı sürekli vadeli işlemlerle yatırımcıların karşısına çıktıBinance’in paylaştığı bilgilere göre SPORTFUNUSDT perpetual kontratı 16 Ocak TSİ 16.45’te AIAUSDT perpetual kontratı ise aynı gün TSİ 17.00’de işleme açılacak. Her iki sözleşme de USDT ile uzlaşmalı ve 7 gün 24 saat işlem yapılabilecek şekilde tasarlandı. Maksimum kaldıraç oranı 20x olarak belirlenirken, minimum işlem büyüklüğü her iki kontrat için de 1 birim seviyesinde tutuldu. Minimum pozisyon değeri ise 5 USDT olarak açıklandı. SPORTFUNUSDT sözleşmesinin dayanak varlığı olan Sport.Fun, zincir üstü tahmin ekonomisi üzerine odaklanan bir proje olarak öne çıkıyor. Sport.Fun, futbol ve Amerikan futbolu gibi popüler spor dallarında mücadele eden profesyonel sporcuların performanslarını tokenleştirilmiş bir yapıya taşıyor. Kullanıcılar, sporcuların gerçek hayattaki performanslarına dayalı olarak parçalı paylar alıp satabiliyor ve elde edilen sonuçlara göre ödüller kazanabiliyor. Bu model, spor bahislerinden farklı olarak, tahmin ve performans bazlı bir ekonomik yapı kurmayı hedefliyor.AIAUSDT kontratının dayanak varlığı olan DeAgentAI ise blockchain üzerinde çalışan otonom yapay zekâ ajanlarına odaklanan bir altyapı projesi. DeAgentAI, akıllı sözleşmelerle etkileşime girebilen, kendi başına görev alabilen ve zincir üstü ortamlarda koordinasyon kurabilen yapay zekâ ajanlarının oluşturulmasını amaçlıyor. Proje, Web3 ekosisteminde otomasyon, veri analizi ve karar alma süreçlerinin daha verimli hale gelmesini hedefleyen çözümler geliştiriyor.Binance Futures tarafından paylaşılan teknik detaylara göre her iki kontratta da fonlama oranı üst ve alt sınırları +%2 ve -%2 olarak belirlendi. Fonlama ücretleri dört saatte bir hesaplanıp tahsil ediliyor. Ayrıca Multi-Assets Mode desteği sayesinde kullanıcılar, uygun kesintiler (haircut) uygulanmak kaydıyla BTC gibi farklı varlıkları teminat olarak kullanabiliyor. Bu özellik, özellikle portföy çeşitliliğini koruyarak vadeli işlem yapmak isteyen yatırımcılar için esneklik sağlıyor.Platform, söz konusu sözleşmelerin işlem açılışından sonraki 24 saat içinde Futures Copy Trading kapsamında da erişilebilir hale geleceğini belirtti. Böylece kullanıcılar, deneyimli yatırımcıların stratejilerini otomatik olarak kopyalayabilecek. Binance ayrıca piyasa koşullarına bağlı olarak kaldıraç oranı, teminat gereksinimleri, fonlama ücreti ve minimum fiyat adımı gibi teknik parametrelerde değişiklik yapabileceğini de hatırlattı.Son olarak Binance, vadeli işlemler tarafında listelenen bir tokenın spot piyasada listeleneceğine dair herhangi bir garanti anlamına gelmediğinin altını çizdi. Yapılan duyurunun, geçerli Binance Futures Hizmet Sözleşmesi ve kullanım koşulları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

X, Ödüllü Paylaşımı Yasakladı: Özellikle 2 Altcoin Sert Düştü
X (eski adıyla Twitter), kullanıcıların paylaşımları karşılığında ödüllendirildiği uygulamaları platformdan men ederek kripto ekosisteminde önemli bir kırılmaya yol açtı. Bu karar özellikle “InfoFi” olarak adlandırılan ve etkileşimleri token, puan ya da airdrop ile teşvik eden projeleri doğrudan etkiledi. Yasak sonrası KAITO ve COOKIE gibi tokenlarda sert düşüşler görüldü.Kararın merkezinde, X yönetiminin son dönemde artan düşük kaliteli içerik, bot faaliyetleri ve “AI slop” olarak adlandırılan otomatik yanıt spam’ine karşı aldığı önlemler yer alıyor. X’in ürünlerden sorumlu yöneticisi Nikita Bier, yaptığı açıklamada kullanıcıları paylaşım yapmaya teşvik eden InfoFi uygulamalarına artık izin verilmeyeceğini, bu kapsamda ilgili uygulamaların API erişimlerinin de iptal edildiğini duyurdu. Bier’e göre bu adım, platformdaki kullanıcı deneyimini iyileştirmeyi ve spam içerik üretimini azaltmayı amaçlıyor.Kaito, Yaps ürününü sonlandırıyorBu karardan en fazla etkilenen projelerin başında, yapay zekâ destekli bir InfoFi platformu olarak öne çıkan Kaito geliyor. Kaito, X API erişimini kaybetmesinin ardından, kullanıcıları paylaşım yapmaya teşvik eden “Yaps” ürününü sonlandıracağını açıkladı. Yaps, özellikle airdrop döneminde X üzerinde aktif paylaşım yapan kullanıcıları ve influencer’ları sıralayan bir liderlik tablosu sunuyor, projelerin topluluk oluşturma sürecinde yoğun şekilde kullanılıyordu.Kaito’nun kurucusu Yu Hu, son bir yılda farklı teşvik modelleri, filtreler ve eşikler denediklerini ancak X algoritmasındaki değişiklikler ve sektördeki kontrolsüz teşvik yapıları nedeniyle düşük kaliteli içerik sorununun aşılamadığını ifade etti. Hu’ya göre, zincirlerin giderek finansal altyapıya dönüşmesiyle birlikte, etkileşimlerin tokenleştirilmesi fikri uzun vadede beklenen verimi sağlamayabilir.Yaps’ın kapanma haberinin ardından KAITO tokenı sert bir satış baskısıyla karşılaştı. Token fiyatı kısa sürede 0,54–0,57 dolar bandına gerileyerek tüm zamanların en düşük seviyelerine yaklaştı. Piyasa verilerine göre KAITO’nun piyasa değeri 185 milyon dolar seviyesine düşerken, InfoFi projelerinin toplam piyasa değeri de 355–360 milyon dolar bandına gerileyerek kripto piyasasındaki en küçük segmentlerden biri hâline geldi. Cookie DAO ve diğer InfoFi projeleri de etkilendiYasaktan etkilenen bir diğer proje ise Cookie DAO oldu. Cookie DAO, kullanıcıları X üzerindeki paylaşımlar için ödüllendiren “Snaps” ürününü kapatacağını açıkladı. Bu gelişme COOKIE tokenında da çift haneli bir düşüşe yol açtı. Her iki platformun da benzer şekilde puan, token ve airdrop mekanizmalarıyla etkileşimi teşvik etmesi, kullanıcıların yoğun biçimde yapay zekâ destekli içerik üretmesine neden olmuştu.X yönetimi, yasaktan etkilenen uygulamaların başka sosyal medya platformlarına taşınmasını destekleyebileceğini belirtse de, kararın zamanlaması dikkat çekti. Zira son dönemde kripto içeriklerine olan ilginin genel olarak zayıfladığı, özellikle YouTube’daki kripto kanallarının izlenme oranlarının son beş yılın en düşük seviyelerine indiği belirtiliyor.Piyasada soru işaretleri Yasak kararı, sadece fiyat düşüşlerini değil, bazı tartışmaları da beraberinde getirdi. X’in açıklamasının ardından, olağan dışı miktarda KAITO tokenının unstake edilmesi dikkat çekti. Yaklaşık 1 milyon KAITO’nun çözülmeye hazırlanması, bazı yatırımcıların karardan önceden haberdar olup olmadığı yönünde spekülasyonlara yol açtı.

CME Group’tan ADA, LINK ve XLM İçin Vadeli İşlem Planı
Dünyanın en büyük türev ürünler borsalarından CME Group, kripto para türev ürünlerindeki yelpazesini genişletmeye hazırlanıyor. Reuters tarafından aktarılan bilgilere ve şirketin resmi duyurusuna göre CME Group, Cardano (ADA), Chainlink (LINK) ve Stellar (XLM) için vadeli işlem sözleşmelerini piyasaya sürmeyi planlıyor. Söz konusu ürünlerin, düzenleyici onayların tamamlanmasının ardından 9 Şubat’ta işleme açılması hedefleniyor.CME Group; Cardano, Chainlink ve Stellar'ı odağına aldıYeni adım, CME Group’un halihazırda sunduğu düzenlenmiş kripto para ürünlerine önemli bir ek anlamı taşıyor. Şirket, bu üç altcoin için hem mikro ölçekli hem de daha büyük hacimli vadeli işlem sözleşmeleri sunacak. Cardano vadeli işlemleri 100.000 ADA’lık standart kontratlar ve 10.000 ADA’lık mikro kontratlar şeklinde yapılandırılırken, Chainlink tarafında 5.000 LINK’lik standart ve 250 LINK’lik mikro sözleşmeler yer alacak. Stellar içinse 250.000 Lumens’lık büyük kontratlar ve 12.500 Lumens’lık mikro kontratlar işlem görecek. CME Group Küresel Kripto Para Ürünleri Başkanı Giovanni Vicioso, kripto piyasasında son bir yılda yaşanan hızlı büyümenin bu adımı kaçınılmaz kıldığını belirtti. Vicioso’ya göre yatırımcılar, fiyat riskini yönetebilecekleri güvenilir ve düzenlenmiş ürünlere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Yeni vadeli işlem sözleşmeleri, piyasa katılımcılarına daha fazla esneklik sağlarken sermaye verimliliğini de artırmayı amaçlıyor.Wedbush Securities yöneticilerinden Bob Fitzsimmons, düzenlenmiş kripto vadeli işlem sözleşmelerinin artmasının hem bireysel hem de kurumsal yatırımcılar açısından önemli bir gelişme olduğunu vurguladı. Benzer şekilde NinjaTrader CEO’su Martin Franchi, dijital varlıkların artık yatırım portföylerinde daha merkezi bir rol üstlendiğini ve CME Group’un bu hamlesinin vadeli işlemler piyasası için bir dönüm noktası niteliği taşıdığını ifade etti.Yeni ürünler, CME Group’un hızla büyüyen kripto para ürün ailesine katılacak. Şirketin mevcut portföyünde Bitcoin, Ether, XRP ve Solana vadeli işlemleri ve bu ürünlere bağlı opsiyonlar bulunuyor. CME Group’un paylaştığı verilere göre 2025 yılı, kripto türevleri açısından rekorlarla geçti. Vadeli işlemler ve opsiyonlarda günlük ortalama işlem hacmi 278.300 kontrata ulaşırken, bu rakam yaklaşık 12 milyar dolarlık nominal değere karşılık geliyor. Açık pozisyon miktarları da 26 milyar doların üzerine çıkarak yeni bir zirveye işaret etti.Cardano, Chainlink ve Stellar vadeli işlemlerinin devreye alınması, özellikle altcoin piyasalarına kurumsal ilginin daha da artmasına zemin hazırlayabilir. Mikro kontratların sunulması ise daha küçük yatırımcıların da düzenlenmiş piyasalarda riskten korunma ve pozisyon alma imkânına kavuşmasını sağlayacak. Önümüzdeki süreçte başvurunun onay alıp almayacağını hep birlikte göreceğiz.

Galaxy Digital'den Avalanche Üzerinde Tokenleştirilmiş Kredi Hamlesi
Galaxy Digital, blockchain tabanlı finansman alanında kurumsal yatırımcıları hedefleyen yeni bir adım attı. Şirket, Avalanche ağı üzerinde yapılandırılan 75 milyon dolarlık tokenleştirilmiş bir teminatlı kredi yükümlülüğü (CLO) işleminin ilk kapanışını gerçekleştirdiğini duyurdu. İşlem, kurumsal kredi protokolü Grove tarafından sağlanan 50 milyon dolarlık ana yatırım ile destekleniyor. Grove, Sky ekosistemi içinde faaliyet gösteren bir yapı olarak öne çıkıyor.CLO yapısı Avalanche üzerinde zincir üstü olarak çalışıyorGalaxy Digital tarafından yapılan açıklamaya göre bu tokenleştirilmiş CLO, şirketin desteklediği Arch Lending tarafından sunulan, kripto varlıklarla aşırı teminatlandırılmış bireysel kredi ürünleri için oluşturulan bir kredi hattını finanse ediyor. Söz konusu krediler, ağırlıklı olarak Bitcoin ve Ether gibi yüksek likiditeye sahip dijital varlıklarla teminatlandırılıyor. Galaxy, şu ana kadar yaklaşık 75 milyon dolarlık kredinin finanse edildiğini, yapının zaman içinde 200 milyon dolara kadar ölçeklenebileceğini belirtiyor.İşlemin finansal yapısına bakıldığında, CLO’nun kıdemli dilimi için SOFR + 570 baz puan seviyesinde bir kupon oranı belirlendiği görülüyor. İlk vade tarihi ise Aralık 2026 olarak açıklandı. Galaxy yönetimi, bu yapının geleneksel kredi piyasaları ile zincir üstü finansal altyapıyı bir araya getirdiğini vurguluyor.Galaxy Başkanı ve Yatırım Direktörü Mike Novogratz liderliğindeki ekip adına konuşan Chris Ferraro, borç sermaye piyasaları, blockchain teknolojisi ve varlık yönetimi alanlarındaki uzmanlıklarını tek bir işlemde birleştirdiklerini ifade etti. Ferraro’ya göre bu yapı, kurumsal yatırımcılar için daha şeffaf, daha verimli ve zincir üstü yürütülen yeni bir kredi piyasası deneyimi sunuyor.CLO kapsamındaki borç dilimleri, Avalanche ağı üzerinde INX tarafından ihraç edilip tokenleştirildi. Tokenlerin, Republic’in tamamına sahip olduğu ATS platformunda işlem görmesi planlanıyor. Bu sayede nitelikli yatırımcılar, düzenlenmiş bir ortamda ikincil piyasa erişimi elde edebilecek.İşlemin saklama ve idari tarafında ise Anchorage Digital Bank rol alıyor. Bankanın Atlas Settlement Network altyapısı, teminatların gerçek zamanlı izlenmesi ve zincir üstü mutabakat süreçlerini yönetiyor. Ayrıca Galaxy, veri doğrulama platformu Accountable ile iş birliği yaparak kredi performansı ve teminat durumunu sürekli izleyen şeffaf bir gösterge paneli oluşturduğunu açıkladı.Bu CLO işlemi, Galaxy Digital’ın son dönemde hızlanan operasyonel çeşitlenme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Şirket, 2024’te gerçekleşen Bitcoin blok ödülü yarılanmasının ardından yüksek performanslı bilgi işlem ve yapay zekâ altyapılarına daha fazla odaklanmaya başladı. Ekim 2025’te Galaxy, Teksas’taki Helios kampüsünü yapay zekâ veri merkezi merkezine dönüştürmek için CoreWeave ile bağlantılı 460 milyon dolarlık stratejik bir yatırım anlaşmasını tamamladı.Öte yandan Bloomberg’in haberine göre Galaxy, tahmin piyasaları alanında faaliyet gösteren Polymarket ve Kalshi ile olası iş birliklerini de değerlendiriyor. Şirket, bu platformlarda sınırlı ölçekte likidite sağlama denemeleri yaptı ve daha geniş çaplı piyasa yapıcılığı faaliyetlerini masaya yatırmış durumda.

JPMorgan: Kriptoya Kurumsal Para Akışı 2026’da Hızlanabilir
Wall Street’in en büyük bankalarından JPMorgan, kripto para piyasalarına yönelik kurumsal ilginin 2026 yılında daha da güçleneceğini öngörüyor. Bankanın analistlerine göre, 2025’te neredeyse 130 milyar dolara ulaşan rekor sermaye girişi, önümüzdeki dönemde ağırlıklı olarak kurumsal yatırımcılar tarafından desteklenecek. JPMorgan, bu ivmenin özellikle ABD’de netleşen düzenleyici çerçevenin etkisiyle hız kazanacağını vurguluyor.Kurumsal yatırımcılar 2026’da kripto piyasasında daha belirleyici olabilirJPMorgan’ın yayımladığı son rapora göre, kripto piyasalarına giren toplam sermaye 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yaklaşık üçte bir oranında artış gösterdi. Bu artış, dijital varlıkların artık yalnızca spekülatif araçlar olarak değil, kurumsal portföylerin kalıcı bir parçası olarak görülmeye başlandığına işaret ediyor. Banka analistleri, bu eğilimin 2026’da da devam edeceğini ve hatta daha dengeli bir yapıya kavuşacağını düşünüyor.Raporun başyazarı olan JPMorgan Küresel Piyasa Stratejisi Genel Müdürü Nikolaos Panigirtzoglou, kurumsal yatırımcıların geri dönüşünün özellikle yeni düzenlemeler sayesinde kolaylaştığını belirtiyor. ABD’de gündeme gelen ve kripto varlıklar için daha net kurallar getirmeyi amaçlayan Clarity Act gibi düzenlemelerin, dijital varlıklara yönelik belirsizliği azalttığı ifade ediliyor. JPMorgan’a göre bu gelişmeler, sadece doğrudan yatırım iştahını değil; birleşme ve satın almaları, halka arzları ve kripto odaklı girişim yatırımlarını da canlandırabilir.Banka, kripto piyasalarına giren sermayeyi hesaplarken farklı kanalları birlikte değerlendiriyor. Bunlar arasında borsa yatırım fonları (ETF) aracılığıyla gerçekleşen girişler, CME vadeli işlem piyasalarından gelen sinyaller, kripto girişim sermayesi yatırımları ve dijital varlık hazinesi (DAT) olarak adlandırılan şirket alımları yer alıyor. Bu bütüncül yaklaşım, sermaye akışlarının hangi kaynaklardan beslendiğini daha net ortaya koyuyor.2025 yılındaki güçlü artışın önemli bir bölümü Bitcoin ve Ethereum ETF’lerine yönelen fonlardan kaynaklandı. JPMorgan analistleri, bu ETF girişlerinin büyük ölçüde bireysel yatırımcılar tarafından sürüklendiğini düşünüyor. Buna karşın, vadeli işlemler cephesinde tablo daha zayıf. Bitcoin ve Ethereum vadeli işlemlerinde 2024’e kıyasla belirgin bir yavaşlama yaşandığı, bunun da hedge fonlar ve büyük kurumsal oyuncuların temkinli davrandığını gösterdiği belirtiliyor. Geçtiğimiz yıl toplam dijital varlık girişlerinin yarısından fazlası, yani yaklaşık 68 milyar doları DAT’ler üzerinden gerçekleşti. Strategy gibi büyük oyuncuların bu alımlarda önemli payı bulunurken, diğer şirketlerin de 2024’e kıyasla çok daha agresif şekilde dijital varlık biriktirdiği görülüyor. Ancak bu alımların büyük kısmı yılın ilk aylarında yoğunlaştı; ekim ayından itibaren hem Strategy hem de BitMine gibi büyük isimlerin alımlarında belirgin bir yavaşlama dikkat çekti.Kripto girişim sermayesi tarafında ise tablo daha karmaşık. 2025’te toplam yatırım hacmi sınırlı da olsa artış gösterdi, ancak işlem sayısı ciddi biçimde düştü. Yatırımların daha çok ileri aşama projelere yöneldiği, erken aşama girişimlerin ise fon bulmakta zorlandığı ifade ediliyor. JPMorgan analistlerine göre, erken aşama yatırımlardaki bu durgunluk, düzenleyici ortamın iyileşmesine rağmen sermayenin daha likit ve kısa vadeli stratejilere kaymasından kaynaklanıyor.Banka, 2026’ya bakıldığında kripto piyasalarına giren sermayenin artmaya devam edeceğini, ancak bu kez başrolü bireysel yatırımcılar ya da DAT’lerden ziyade büyük kurumsal aktörlerin oynayacağını öngörüyor. Analistlere göre, 2025’in son çeyreğinde hem bireysel hem de kurumsal yatırımcılar cephesinde görülen risk azaltma süreci büyük ölçüde geride kaldı. ETF akışları ve diğer göstergelerdeki istikrar sinyalleri, kripto piyasalarında yeni bir kurumsal dalganın zeminini hazırlıyor.

ADA Yorum ve Fiyat Analizi - 14 Ocak 2026
ADA/USDT Teknik AnaliziADA, 2026’ya daha pozitif bir havayla başladı. 2025’in zorlu sürecinden çıkan Cardano, yılın ilk günlerinde yeniden toparlanma sinyalleri veriyor. Geliştirici ekip, ağda hız ve güvenliği artıran yeni güncellemeler üzerinde çalışıyor. Özellikle “Protocol V11” yükseltmesi, sistemin daha verimli çalışmasını hedefliyor.Ayrıca, zincir üzerindeki aktivitede artış var. Bu da ağın sadece yatırım için değil, kullanım açısından da hareketlenmeye başladığını gösteriyor. ADA, teknik olarak da daha güçlü görünmeye başladı. Bu yüzden piyasada yeniden dikkat çekiyor. Düşen Kama Formasyonu ADA tarafında genel yapı hâlâ düşen kama formasyonu içinde kalmaya devam ediyor. Son yükseliş denemesinde fiyatın kamanın üst trendine temas edip buradan geri çevrildiği görülüyor. Bu bölge, yapının doğal satış alanı olduğu için gelen red teknik olarak şaşırtıcı değil.Üst trendden gelen bu reddin ardından fiyat yeniden kamanın orta bandına doğru sarkmış durumda. Burada dikkat edilmesi gereken ana nokta, düşüşün hızlanıp hızlanmayacağı değil; alt trendle nasıl bir etkileşim kurulacağı. Kamanın alt bandı korunabildiği sürece bu yapı teknik olarak bozulmuş sayılmaz.Yukarı yönlü senaryoda, kamanın üst trendinin net ve hacimli şekilde aşılması gerekiyor. Bu gerçekleşmeden gelen her yükseliş, mevcut tabloda sadece tepki hareketi olarak kalır. Üst trend üzerindeki kapanışlar ise düşen kama formasyonunu aktif hâle getirir ve fiyatın daha geniş bir toparlanma sürecine girmesinin önünü açar.Aşağı yönlü tarafta ise alt trend bölgesi ana referans konumunda. Bu bölgenin kaybedilmesi, düşen kama yapısını geçersiz kılar ve satış baskısının derinleşmesine neden olabilir.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

Almanya’nın İkinci Büyük Bankası, Kripto Onayı Aldı: İlk Aşamada Ether, Litecoin ve Cardano Var
Almanya’nın ikinci büyük bankası olan DZ Bank, Avrupa Birliği’nin kripto varlıklar için oluşturduğu MiCA çerçevesi kapsamında önemli bir eşiği aştı. Banka, Almanya’nın finansal düzenleyicisi BaFin tarafından verilen onayla birlikte, “meinKrypto” adlı dijital varlık platformu üzerinden kripto hizmetleri sunmaya hazırlanıyor. Bu adım, kripto varlıkların Almanya’da perakende bankacılık sistemine entegre edilmesi açısından kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor.MeinKrypto, VR Banking uygulamasına entegre ediliyorDZ Bank tarafından yapılan açıklamaya göre meinKrypto, VR Banking uygulamasına entegre bir cüzdan yapısı sunuyor ve özellikle kendi kararlarını kendi vermek isteyen, yönlendirme ya da yatırım danışmanlığı talep etmeyen bireysel yatırımcılara hitap ediyor. Platformun teknik altyapısı, kooperatif bankacılık grubunun BT hizmet sağlayıcısı Atruvia tarafından geliştirildi. Böylece kripto işlemleri, kullanıcıların zaten aşina olduğu mobil bankacılık ortamı içinde gerçekleştirilebiliyor.Platformun operasyonel yapısında birden fazla düzenlenmiş kurum rol alıyor. Kripto varlıkların saklama hizmeti Stuttgart Stock Exchange Digital tarafından sağlanırken, işlemlerin yürütülmesi EUWAX AG üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu yapı, risk yönetimi ve uyum süreçlerinin merkezi şekilde yürütülmesine olanak tanıyor. MeinKrypto’nun, perakende müşterilere sunulan klasik yatırım danışmanlığı hizmetlerinin bir parçası olmadığı da özellikle vurgulanıyor.İlk aşamada Bitcoin, Ether, Litecoin ve Cardano işlemlerine izin verilecek. Ancak her Volksbank ve Raiffeisenbank, bu hizmeti sunup sunmama konusunda bağımsız karar alabilecek. Yani MiCA onayı DZ Bank için geçerli olsa da, kooperatif bankaların her birinin ayrıca BaFin’e bildirimde bulunması ve sisteme dahil olmayı tercih etmesi gerekiyor. Bu yapı, bankalara kendi risk profillerine ve müşteri stratejilerine göre hareket etme esnekliği sağlıyor.DZ Bank’ın kriptoya ilgisi yeni değil. Banka, 2023 yılında kurumsal müşterilere yönelik bir kripto saklama platformu başlatmış, 2024’ün Aralık ayında ise meinKrypto için pilot uygulamaları devreye almıştı. Yönetim kurulu üyesi Souad Benkredda, daha önce yaptığı açıklamalarda bankanın zamanla daha geniş bir kripto varlık yelpazesi sunmayı hedeflediğini ifade etmişti. Bu genişlemenin, düzenleyici gerekliliklere bağlı olarak kademeli şekilde ilerlemesi planlanıyor.Sektör genelinde de benzer bir eğilim dikkat çekiyor. Sparkassen grubunun bir parçası olan DekaBank, geçtiğimiz yıl kurumsal müşterilerle sınırlı kalmak kaydıyla dijital varlık hizmetlerini devreye aldı. Aynı ağ içinde yer alan LBBW ise 2024’ün ikinci çeyreğinde kripto saklama hizmetleri için Bitpanda ile iş birliğine gitti. Bu örnekler, Almanya’da geleneksel finans kuruluşlarının kriptoya temkinli ama istikrarlı şekilde yaklaştığını gösteriyor.DZ Bank’ın hamlesini farklı kılan nokta ise odağını doğrudan bireysel müşterilere çevirmesi. Banka, özel anahtar yönetimi ya da harici kripto borsalarıyla uğraşma zorunluluğunu ortadan kaldırarak, kripto işlemlerini klasik online bankacılık deneyimine benzetmeyi amaçlıyor. Bu yaklaşım, MiCA düzenlemelerinin öne çıkardığı şeffaflık ve yatırımcı sorumluluğu ilkeleriyle de örtüşüyor.Alman Kooperatif Bankalar Birliği tarafından Eylül 2025’te yayımlanan bir araştırmaya göre, ülkedeki kooperatif bankaların üçte birinden fazlası meinKrypto çözümünü önümüzdeki dönemde devreye almayı planlıyor. Bu ilgi, düzenlenmiş ve bankacılık sistemi içine gömülü kripto erişimine yönelik talebin giderek arttığını ortaya koyuyor. DZ Bank ise bu süreçte, altyapıyı, düzenleyici çerçeveyi ve teknik temeli sağlayan merkezi aktör olmayı hedefliyor.

World Liberty Financial, Pakistan ile Stablecoin Görüşmelerine Başladı
Pakistan, küresel ödeme sistemlerinde yaşanan dönüşüme ayak uydurmak adına önemli bir adım attı. Ülke, World Liberty Financial tarafından geliştirilen USD1 adlı stablecoin’in sınır ötesi ödemelerde kullanımını değerlendirmek üzere resmi bir mutabakat zaptı (MoU) imzaladı. Anlaşma, Pakistan’ın dijital finans altyapısını güçlendirme ve uluslararası para transferlerini daha hızlı, şeffaf ve düşük maliyetli hale getirme hedefinin bir parçası olarak görülüyor.World Liberty Financial ile dijital ödeme altyapısı gündemdePakistan Sanal Varlıklar Düzenleme Kurumu (PVARA) tarafından yapılan açıklamaya göre, anlaşma Maliye Bakanlığı ile World Liberty Financial arasında imzalandı. Kurum, iş birliğinin özellikle stablecoin’lerin sınır ötesi işlemlerdeki rolüne odaklanacağını ve dijital ödeme mimarileri konusunda teknik diyalog ve bilgi paylaşımını amaçladığını belirtti. Bu çerçevede USD1’in, Pakistan’ın halihazırda üzerinde çalıştığı düzenlenmiş dijital ödeme altyapısıyla entegre edilmesi ihtimali masaya yatırılacak. Anlaşma kapsamında World Liberty Financial’ın, Pakistan Merkez Bankası ile birlikte çalışarak USD1’i ülkenin resmi ödeme sistemleriyle uyumlu bir yapıya kavuşturması planlanıyor. Reuters’a yansıyan bilgilere göre bu entegrasyon, Pakistan’ın kendi dijital para projeleriyle paralel şekilde ilerleyecek. Böylece stablecoin tabanlı ödemeler, mevcut bankacılık ve dijital para altyapısını tamamlayıcı bir unsur olarak konumlanabilir.USD1, World Liberty Financial’ın internet sitesinde yer alan bilgilere göre bire bir oranında ABD doları ve kısa vadeli ABD Hazine tahvilleriyle destekleniyor. Şirket, rezervlerin düzenli olarak bağımsız üçüncü taraflarca denetlendiğini vurguluyor. Mart 2025’te piyasaya sürülen stablecoin, Ethereum, Solana ve Tron dahil olmak üzere 10 farklı blockchain ağı üzerinde kullanılabiliyor. Aralık 2025’te ise dünyanın en büyük kripto para borsası olan Binance, USD1 için işlem çiftlerini platformuna eklemişti.Pakistan ile yapılan bu anlaşma, World Liberty Financial açısından da dikkat çekici bir döneme denk geliyor. Şirketin bağlı kuruluşu WLTC Holdings LLC, kısa süre önce ABD Para Birimi Denetleme Ofisi’ne (OCC) başvurarak USD1 operasyonlarına odaklanan ulusal bir trust bankası kurmak istediğini duyurdu. Bu adım, stablecoin ihracı, saklama ve dönüşüm süreçlerini tek bir federal denetime tabi yapı altında toplama hedefi taşıyor. Ayrıca şirket, World Liberty Markets adıyla borç verme ve borç alma odaklı yeni bir DeFi platformunu da hayata geçirdi. Platformun, kısa sürede 50 milyon doları aşan kilitli varlığa ulaştığı ifade ediliyor.Pakistan cephesinde ise bu iş birliği, ülkenin dijital finans vizyonunu güçlendiren daha geniş bir stratejinin parçası olarak değerlendiriliyor. Yıllık 38 milyar doları aşan havale gelirleri, hızla büyüyen dijital ekonomi ve milyonlarca kripto kullanıcısı, Pakistan’ı bölgesel bir dijital ödeme merkezi haline getirme potansiyeli taşıyor. Maliye Bakanı Muhammad Aurangzeb, yenilikçi finansal modellerin ancak düzenleme, istikrar ve ulusal çıkarlarla uyumlu olduğu sürece değerlendirileceğini vurguladı.

Visa, Yeni İş Birliğiyle Stablecoin’lere Kapı Açtı
Visa, stablecoin tabanlı ödemeleri küresel ödeme ağına entegre ederek dijital varlıkların günlük finansal işlemlerdeki rolünü genişletmeye hazırlanıyor. Şirket, BVNK ile kurduğu stratejik ortaklık kapsamında, stablecoin ile fonlama ve ödeme işlemlerini Visa Direct ağı üzerinden mümkün hale getireceğini duyurdu. İlk etapta belirli pazarlarda devreye alınacak bu entegrasyon, Visa’nın yıllık yaklaşık 1,7 trilyon dolarlık gerçek zamanlı para transferi hacmine sahip ağında önemli bir dönüşüme işaret ediyor.Visa Direct ağına stablecoin entegrasyonuVisa Direct, halihazırda maaş ödemeleri, gig ekonomisi kazançları ve sınır ötesi transferler gibi alanlarda şirketlerin bireylere hızlı ödeme yapmasını sağlayan bir altyapı sunuyor. Yeni adımla birlikte işletmeler, ödemelerini geleneksel itibari para bakiyeleri yerine stablecoin’ler ile önceden fonlayabilecek. Böylece alıcılar, ödemelerini doğrudan dijital cüzdanlarına, neredeyse anlık şekilde alabilecek. Banka çalışma saatleri, muhabir bankalar veya günler sürebilen mutabakat süreçleri büyük ölçüde devre dışı kalacak.Visa’nın küresel ürünlerden sorumlu yöneticisi Mark Nelsen, stablecoin’lerin küresel ödemeler açısından ciddi bir potansiyel taşıdığını vurguladı. Nelsen’e göre bu varlıklar, sürtünmeyi azaltma ve daha hızlı, verimli ödeme seçeneklerine erişimi genişletme konusunda güçlü bir araç sunuyor. Özellikle 7/24 çalışan bir yapı sunmaları, geleneksel finans sistemlerinin zaman kısıtlarına takılan transferler için önemli bir avantaj sağlıyor.Bu entegrasyonun teknik altyapısını ise BVNK sağlayacak. İngiltere merkezli fintech şirketi, halihazırda yıllık 30 milyar doların üzerinde stablecoin ödeme hacmini yönetiyor. Visa, BVNK’ye ilk yatırımını girişim sermayesi kolu aracılığıyla Mayıs 2025’te yapmıştı. Beş ay sonra Citigroup’un da şirkete stratejik yatırım gerçekleştirmesi, kurumsal tarafın stablecoin altyapılarına olan güveninin arttığını gösteren önemli bir sinyal olarak öne çıkıyor.Yeni sistem kapsamında işletmeler, USDC gibi değeri sabit dijital varlıklarla ödemelerini finanse edebilecek. Bu yaklaşım, özellikle sınır ötesi işlemlerde döviz dönüşümleri, gecikmeler ve ek maliyetler gibi sorunları azaltmayı hedefliyor. Gig ekonomisi çalışanları, içerik üreticileri ve uluslararası ekiplerle çalışan şirketler için hızlı ve öngörülebilir ödeme almak giderek daha kritik hale gelirken, stablecoin tabanlı çözümler bu ihtiyaca doğrudan yanıt veriyor.Visa ve BVNK, hizmeti öncelikle dijital varlık ödemelerine yoğun talep olan pazarlarda başlatmayı planlıyor. Genişleme süreci ise müşteri talebine ve kullanım oranlarına bağlı olarak şekillenecek. Şirketler, uzun vadede amaçlarının geleneksel ödeme ağları ile blok zinciri tabanlı likidite arasında bir köprü kurmak olduğunu belirtiyor. Bu yaklaşım, mevcut finansal sistemi tamamen ikame etmek yerine, onu daha esnek ve erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor.Visa’nın bu hamlesi, stablecoin’lerin artık niş bir kripto ürünü olmaktan çıkıp küresel ödeme altyapısının kalıcı bir parçası haline gelmeye başladığını gösteriyor. Geleneksel finans ile zincir üstü çözümler arasındaki sınırların giderek silikleştiği bu dönemde, Visa gibi devlerin attığı adımlar sektörün yönünü belirleme potansiyeli taşıyor.

Grayscale Değerlendirme Listesini Yeniledi: 7 Altcoin Listeye Girdi
Dünyanın en büyük dijital varlık yatırım platformlarından Grayscale, gelecekte çıkarılması muhtemel yatırım ürünleri için değerlendirme altında tuttuğu kripto para listesini güncelledi. 12 Ocak 2026 tarihli açıklamaya göre şirket, farklı sektörleri kapsayan toplam 27 dijital varlığı potansiyel ürün adayları arasına aldı. Bu güncelleme, Grayscale’in yaklaşık 35 milyar dolarlık ürün platformu için yürüttüğü rutin inceleme sürecinin bir parçası olarak paylaşıldı.Grayscale’in listesi yenilendiŞirket tarafından yayımlanan son listede; merkeziyetsiz finans (DeFi), yapay zeka, tüketici odaklı projeler ve altyapı çözümleri öne çıktı. Açıklamada yer alan varlıkların hiçbirinin şu an Grayscale’in mevcut yatırım araçları içinde yer almadığı, ancak şirket içi değerlendirme kapsamında olası ürün geliştirme adayları olarak izlendiği vurgulandı. Grayscale, bu listenin yatırımcılara yönelik bir taahhüt anlamı taşımadığını ve her değerlendirilen varlığın mutlaka bir ürüne dönüşmeyebileceğini de özellikle belirtti. Connecticut merkezli şirket, yönetimi altındaki varlık büyüklüğüyle sektörde lider konumunu koruyor. Eylül 2025 sonu itibarıyla Grayscale’in toplam yönetilen varlık büyüklüğü yaklaşık 35 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Şirketin amiral gemisi ürünü olan Bitcoin odaklı fonu ise 15,3 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmış durumda. Bu tablo, kurumsal yatırımcıların kripto varlıklara ilgisinin sürdüğünü de ortaya koyuyor.Yeni açıklamayla birlikte, Grayscale’in sektör çerçevesinde daha önce yer almayan yedi yeni kripto varlık listeye eklendi. 2026 için öne çıkan bu eklemeler arasında; akıllı kontrat platformları kategorisinde MegaETH ve Horizen, kültür ve tüketici kategorisinde ARIA Protocol ile Playtron, yapay zeka ve hizmetler alanında ise Nous Research, Poseidon ve Geodnet bulunuyor. Bu projeler, özellikle zincir üstü uygulamalar ve veri odaklı çözümlerle dikkat çekiyor.Değerlendirme listesinde yer alan diğer 20 varlık ise Grayscale’in 2025 yılı sonu itibarıyla zaten sınıflandırdığı projelerden oluşuyor. Bu grupta; Polkadot ve Binance Coin gibi önde gelen akıllı kontrat platformları, Pendle ve Jupiter dahil olmak üzere 11 farklı DeFi projesi ile Worldcoin ve Virtuals Protocol gibi yapay zeka odaklı token’lar yer alıyor. Bu çeşitlilik, Grayscale’in yalnızca büyük ölçekli projelere değil, yeni büyüme alanlarına da odaklandığını gösteriyor.Şirket, söz konusu listenin kendi “Kripto Sektörü” çerçevesine göre hazırlandığını ve sürekli olarak gözden geçirildiğini aktardı. Grayscale’in açıklamasında, listenin çeyrek içerisinde değişebileceği ve çok varlıklı fonların yeniden yapılandırılması ya da yeni tek varlıklı ürünlerin devreye alınmasıyla güncellemelerin çeyrek bitiminden itibaren 15 gün gibi kısa sürelerde yapılabileceği ifade edildi.Öte yandan Grayscale’in mevcut ürün portföyünde halihazırda 28 farklı dijital varlık bulunuyor. Bunlar arasında Bitcoin ve XRP gibi para birimi kategorisinde yer alan altı varlık, Ethereum ve Solana’nın da dahil olduğu on akıllı kontrat platformu ile TAO ve Render gibi yapay zeka odaklı token’lar öne çıkıyor.Şirket, değerlendirme listesine girmenin otomatik olarak bir yatırım ürününe dönüşme anlamı taşımadığını yineledi. Bir ürünün hayata geçirilmesi için saklama altyapısı, düzenleyici uygunluk ve kapsamlı iç değerlendirme süreçlerinin tamamlanması gerektiği hatırlatıldı. Grayscale’in bir sonraki rutin liste güncellemesini ise 15 Nisan 2026 civarında paylaşması bekleniyor.

CLARITY Yasası Ocak Sonuna Kaldı: Bitcoin ve 6 Altcoin Listede
ABD’de kripto para piyasasına uzun süredir beklenen netliği getirmeyi hedefleyen CLARITY Yasası (Digital Asset Market Clarity Act) için önemli bir adım atıldı. Tasarı, Wyoming Senatörü Cynthia Lummis tarafından kamuoyuna sunuldu ve Ocak ayının ortasında Senato gündemine gelmesi planlanıyor. H.R. 3633’e ek olarak hazırlanan bu kapsamlı metin, dijital varlıkların hangi kurum tarafından ve nasıl denetleneceğini netleştirmeyi amaçlıyor.Toplam 278 sayfadan oluşan taslak, aylardır hem Cumhuriyetçilerin hem de Demokratların üzerinde çalıştığı “piyasa yapısı” düzenlemelerinin en güncel versiyonu olarak öne çıkıyor. Senato Bankacılık Komitesi tarafından hazırlanan metnin, ABD kripto piyasalarında süregelen yetki karmaşasını azaltması ve daha öngörülebilir bir düzenleme ortamı yaratması hedefleniyor. SEC ve CFTC arasındaki yetki karmaşası giderilmeye çalışılıyorCLARITY Yasası’nın merkezinde, dijital varlıkların denetiminde uzun süredir tartışma konusu olan ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) ve Emtia Vadeli İşlemler Ticaret Komisyonu (CFTC) arasındaki yetki paylaşımı yer alıyor. Tasarı, hangi tür kripto varlığın hangi kurumun denetimine gireceğini daha net tanımlayarak, piyasalarda belirsizlik yaratan çakışmaları azaltmayı amaçlıyor.Destekleyenler, bu yaklaşımın piyasa manipülasyonunu sınırlayabileceğini ve hem bireysel hem de kurumsal yatırımcılar için daha istikrarlı bir zemin oluşturabileceğini savunuyor. Özellikle ani ve öngörülemez yaptırım süreçlerinin azalması, uzun vadeli kurumsal katılım açısından kritik görülüyor.ETF’i olan kripto paralar için yeni statüTaslak metnin dikkat çeken bölümlerinden biri, borsada işlem gören fonları (ETF) bulunan kripto paralarla ilgili düzenlemeler. Eğer bir kripto varlığın ETF’i ABD’de ulusal bir borsada listelenmişse, bu varlık için SEC’ye ek açıklama yapılması gerekmeyecek. Projeyi kimin kontrol ettiği ya da token dağıtım yapısı gibi detaylar ayrıca talep edilmeyecek.Bu kapsamda Bitcoin ve Ethereum ile birlikte XRP, Solana, Litecoin, Hedera, Dogecoin ve Chainlink gibi ETF’i bulunan altcoin’ler de aynı statüde değerlendiriliyor. Bu yaklaşım, altcoin piyasası açısından önemli bir eşik olarak görülüyor.Stablecoin’lere faiz yasağı, ancak istisnalar varStablecoin’ler konusunda da tasarı net bir çerçeve çiziyor. Buna göre kullanıcılar, yalnızca stablecoin tutarak faiz veya getiri elde edemeyecek. Ancak ödeme, transfer, likidite sağlama veya platform içi aktif kullanım gibi faaliyetlere dayalı ödüllere izin veriliyor. Senato Bankacılık Komitesi’nin taslağı, “şartlı getiri” yaklaşımıyla hem tüketiciyi korumayı hem de piyasa faaliyetlerini tamamen kısıtlamamayı hedefliyor.Bu madde, sektörün en tartışmalı başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Stablecoin gelirleri, tasarı üzerindeki en büyük anlaşmazlık noktalarından biri olarak gösteriliyor.DeFi geliştiricilerine korumaTasarı, Blockchain Regulatory Certainty Act’i de içeriyor. Buna göre kullanıcı fonlarını kontrol etmeyen, yalnızca yazılım geliştiren DeFi geliştiricileri finansal aracı olarak değerlendirilmeyecek. Amaç, açık kaynak geliştirmeyi ve yeniliği korurken, kullanıcı varlıklarını yöneten yapılara denetim getirmek.Eleştiriler ve siyasi takvimTasarıya destek verenler, ABD’nin küresel kripto inovasyonunda yeniden merkez olabileceğini savunuyor. Ancak Elizabeth Warren gibi isimler, SEC’nin yetkilerinin zayıflatılabileceği ve emeklilik fonları açısından riskler doğabileceği uyarısında bulunuyor.Öte yandan Senato Tarım Komitesi Başkanı John Boozman, komitenin CLARITY Yasası’na ilişkin görüşmelerini Ocak ayının son haftasına erteledi. Bu karar, iki partiden de yeterli desteğin henüz sağlanamadığı şeklinde yorumlanıyor.CLARITY Yasası, Senato Bankacılık Komitesi’nin nihai metni kısa süre içinde sunmasıyla birlikte, ABD kripto düzenlemelerinde bugüne kadarki en kapsamlı çerçeve olma yolunda ilerliyor. Tasarının son hali ve yapılacak değişiklikler, önümüzdeki haftalarda piyasalar tarafından yakından izlenecek.

SUI Yorum ve Fiyat Analizi - 12 Ocak 2026
SUI Teknik GörünümüSUI, 2026’ya güçlü bir çıkışla başladı. Geliştirici ekip, gizlilik odaklı işlemleri destekleyecek yeni bir güncelleme üzerinde çalışıyor. Bu yenilik, özellikle büyük kurumsal kullanıcılar için Sui'yi daha cazip hale getirebilir. Ayrıca SUI fiyatı, son haftalarda Bitcoin ve Ethereum'dan daha iyi performans gösterdi. Hızlı ve düşük maliyetli işlem altyapısı da projeye olan ilgiyi artırıyor. Fibonacci 618 Bölgesi SUI tarafında düşüş sonrası gelen hareketin teknik açıdan anlamlı bir yerde durduğu görülüyor. Fiyat, Fibonacci 0,618 seviyesinin üzerinde kalmayı başardı ve bu bölgeden net bir tepki üretildi. Bu durum, son düşüş dalgasının şimdilik sindirildiğine işaret ediyor.0,618 bölgesi (yaklaşık 1,28–1,30 bandı) bu yapı içinde ana dip referansı konumunda. Bu alanın korunması, tepkinin sadece kısa vadeli bir sıçrama değil, daha geniş bir toparlanma denemesine dönüşebilmesi açısından önemliydi ve şu an için bu şart sağlanmış durumda.Yukarıda ilk dikkat çeken bölge 0,5 Fibonacci seviyesi olan 1,70 civarı. Fiyat şu an bu alanın hemen üzerinde dengeleniyor. Bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlanması hâlinde, hareketin bir sonraki aşamasında 0,382 bölgesi olan 2,20–2,25 bandı gündeme gelir. Burası aynı zamanda geçmişte güçlü tepki ve dağılımın yaşandığı bir alan.Aşağı yönlü senaryoda ise 0,618’in altına yeniden sarkma, bu tepkiyi zayıflatır ve fiyatı tekrar 1,30 bandına doğru baskılayabilir. Bu nedenle mevcut yapı, tamamen bu seviyenin korunup korunmamasına bağlı ilerliyor.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.
