Haberler
Altcoin Haberleri
Altcoin Haberleri
Altcoin ile ilgili tüm makale ve haberlere göz atın. Altcoin hakkında en son haberler, analizler ve görüşler.
CoinShares Verileri: 2025'te Fon Akışı ETH, XRP ve SOL’a Kaydı
CoinShares’in 2025 Dijital Varlık Fon Akımları raporu, kripto yatırım ürünlerinin yılı güçlü ancak karmaşık bir tabloyla kapattığını ortaya koyuyor. Küresel dijital varlık fonlarına giren toplam para 2025’te 47,2 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, 2024’te kaydedilen 48,7 milyar dolarlık rekorun hemen altında kaldı. Yıla güçlü bir başlangıç yapılması, haftanın ortasında görülen dalgalı seyir ve kısa süreli çıkışlara rağmen, yatırımcı ilgisinin genel olarak korunmasını sağladı.Yılın son haftasında küresel fonlara net 582 milyon dolarlık giriş gerçekleşti. Haftanın başında yaşanan çıkışların ardından cuma günü tek başına 671 milyon dolarlık giriş görülmesi, kurumsal talebin hâlâ canlı olduğunu gösterdi. Bölgesel dağılıma bakıldığında ABD açık ara liderliğini korudu. 2025 boyunca ABD kaynaklı girişler 47,2 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, 2024’e kıyasla yüzde 12’lik bir düşüşe işaret etse de, ülkenin küresel dijital varlık fonları içindeki ağırlığını değiştirmedi.Avrupa tarafında ise dikkat çekici bir toparlanma öne çıktı. Almanya, 2024’te 43 milyon dolarlık çıkış yaşamasının ardından 2025’te 2,5 milyar dolarlık net giriş kaydetti. Benzer bir dönüş Kanada’da da görüldü. 2024’te 603 milyon dolarlık çıkış yaşayan Kanada, 2025’i 1,1 milyar dolarlık girişle kapattı. İsviçre’de iştah daha sınırlı ama istikrarlıydı; ülkede dijital varlık fonlarına 775 milyon dolarlık giriş oldu ve bu rakam yıllık bazda yüzde 11,5’lik artış anlamına geliyor. Buna karşılık İsveç, hem haftalık hem de yıllık bazda çıkışların yoğunlaştığı ülkeler arasında yer aldı.Altcoin cephesinde denge değişiyorVarlık bazlı dağılım, 2025’in en önemli eğilimlerinden birini net biçimde ortaya koyuyor: Bitcoin merkezli yapıdan seçili altcoinlere doğru bir rotasyon. Bitcoin, hâlâ en büyük paya sahip olsa da 2025’te fon girişleri yüzde 35 azalarak 26,9 milyar dolara geriledi. Fiyat baskısı ve volatilite, yatırımcıların bir kısmını short Bitcoin ürünlerine yöneltti. Yıl boyunca short Bitcoin fonlarına 105 milyon dolarlık giriş gerçekleşti, ancak bu ürünlerin toplam yönetilen varlığı 139 milyon dolar ile hâlâ niş seviyede kaldı.Ethereum ise yılın açık ara kazananı oldu. 2025’te Ethereum fonlarına 12,7 milyar dolarlık giriş kaydedildi. Bu, yıllık bazda yüzde 138’lik bir artış anlamına geliyor. Ethereum’un hem kurumsal kullanım alanlarının genişlemesi hem de ekosistem içindeki güncellemeler, yatırımcı algısını belirgin şekilde güçlendirdi.Altcoin tarafında en çarpıcı performans XRP ve Solana’dan geldi. XRP, 2025’te 3,7 milyar dolarlık girişle yaklaşık yüzde 500’lük bir büyüme kaydetti. Solana ise 3,6 milyar dolarlık girişle yüzde 1000’e yaklaşan bir artış sergiledi. Bu tablo, yatırımcıların ölçeklenebilirlik, düşük işlem maliyetleri ve belirli kullanım senaryolarına sahip projelere daha fazla yöneldiğini gösteriyor. Görselde yer alan diğer altcoinler daha sınırlı ama dikkat çekici sinyaller veriyor. Sui, 2025’te 152 milyon dolarlık girişle istikrarlı bir ilgi gördü. Chainlink, 22 milyon dolarlık net girişle özellikle oracle altyapısına yönelik kurumsal beklentilerin sürdüğünü gösterdi. Zcash ve Litecoin gibi daha eski projelerde ise girişler oldukça sınırlı kaldı; bu durum, yatırımcıların bu varlıklara temkinli yaklaştığını ortaya koyuyor. Multi-asset ürünlerde ve “diğer” kategorisindeki altcoinlerde ise yıl genelinde talep zayıfladı. CoinShares verilerine göre, Bitcoin, Ethereum, XRP ve Solana dışındaki altcoinlerin toplam girişleri yıllık bazda yüzde 30 geriledi.Genel tablo, 2025’in dijital varlık piyasalarında seçiciliğin öne çıktığı bir yıl olduğunu gösteriyor. Toplam girişler rekor seviyelere yakın seyrederken, sermaye belirli varlıklarda yoğunlaştı. Bitcoin hâlâ merkezde yer alsa da, Ethereum ve bazı büyük altcoinlerin kurumsal portföylerde daha güçlü bir konum kazandığı bir yıl geride kaldı.

Japonya Kriptoda Vites Yükseltti: 2026 “Dijital Yıl” İlan Edildi
Japonya, kripto varlıkları geleneksel finans sistemine entegre etme konusunda şimdiye kadarki en net ve güçlü mesajlarından birini verdi. Ülkenin Maliye Bakanı Satsuki Katayama, yeni yıl kapsamında Tokyo Stock Exchange’de yaptığı konuşmada, dijital varlıkların menkul kıymet ve emtia borsaları aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaştırılmasının kritik önemde olduğunu söyledi. Katayama, 2026 yılını resmen “dijital yıl” ilan ederek, Japon finans sisteminin bu dönüşümde aktif rol üstleneceğini vurguladı. Katayama'nın konuşması. Kaynak: X/Angarou7 Yerel medya ajanslarının aktardığına göre Katayama, blockchain tabanlı dijital varlıkların kamuya yaygın biçimde sunulmasında borsaların merkezi bir rol oynadığını belirtti. Özellikle ABD’de kripto borsa yatırım fonlarının (ETF) bireysel yatırımcılar tarafından enflasyona karşı bir korunma aracı olarak kullanıldığını hatırlatan Katayama, benzer ürünlerin Japonya’da da gündeme gelebileceğine işaret etti. Hâlihazırda ülkede yerel yatırımcılara açık bir kripto ETF bulunmuyor, ancak yapılan açıklamalar bu durumun değişebileceğini gösteriyor.Katayama, devletin yalnızca düzenleyici bir pozisyonda kalmayacağını, aynı zamanda finansal piyasa altyapısının modernizasyonu için borsalara tam destek vereceğini söyledi. Fintech çözümlerinin, dijital varlık ticaretiyle entegre biçimde kullanılmasının önünü açacak bir ortam hedeflediklerini ifade eden Katayama, bu yaklaşımın Japonya’yı küresel finans rekabetinde yeniden öne çıkarabileceğini dile getirdi.Japonya’dan kripto adımları gelmeye devam ediyorKripto varlıklara yönelik bu açılım, Japonya’nın son dönemde hız kazanan düzenleyici reformlarıyla da uyumlu. Ülkenin finansal denetim otoritesi olan Financial Services Agency, geçtiğimiz yıl bankaların kripto varlıkları doğrudan tutmasına ve işlem yapmasına izin verilmesini tartışmaya açmıştı. Aynı dönemde, Japon yeni sabitli ilk stablecoin olan JPYC’ye de onay verildi. Bu adımlar, kriptonun yalnızca bireysel yatırımcılar için değil, kurumsal finans için de meşru bir araç haline gelmesine zemin hazırlıyor.Kasım ayında atılan bir diğer önemli adım ise 105 büyük kripto varlığın, mevcut finansal mevzuat kapsamında “finansal ürün” olarak yeniden sınıflandırılması oldu. Bu listeye Bitcoin ve Ethereum gibi piyasanın en büyük varlıkları da dahil edildi. Söz konusu değişiklik, bu token’ların geleneksel finans ürünleriyle birlikte daha yaygın biçimde kullanılmasının önünü açabilir.Vergi tarafında da dikkat çekici bir dönüşüm söz konusu. Japonya, kripto kazançlarına uygulanan ve yüzde 55’e kadar çıkan vergi oranını yüzde 20’ye düşürmeyi planlıyor. Böylece dijital varlıklar, hisse senetleri ve diğer klasik yatırım araçlarıyla aynı vergi rejimine tabi olacak. Ayrıca yatırımcıların kripto işlemlerinden doğan zararlarını üç yıl boyunca ileriye taşıyabilmesine de olanak tanınacak.Bu düzenlemeler, Japon finans devlerinin de iştahını kabartmış durumda. SBI Holdings’in uzun süredir kripto ETF’ler için uygun bir yasal zemin beklediği biliniyor. Öte yandan Ripple’ın, SBI desteğiyle RLUSD adlı stablecoin’i 2026’nın ilk çeyreğinde piyasaya sürmeye hazırlandığı ifade ediliyor.Katayama, 2026’yı yalnızca dijital varlıklar açısından değil, Japon ekonomisinin kronik sorunları açısından da bir dönüm noktası olarak tanımlıyor. Deflasyonla mücadele, büyüme odaklı yatırımlar ve maliye politikalarıyla desteklenecek bu süreçte, dijital finansın önemli bir kaldıraç görevi üstlenmesi bekleniyor.

AVAX Yorum ve Fiyat Analizi - 4 Ocak 2026
AVAX Teknik BakışAvalanche , 2026’ya güçlü bir başlangıç yaptı. Yılın ilk günlerinde AVAX fiyatı yaklaşık %11 yükselirken işlem hacmi de önemli ölçüde arttı. Bu artışın arkasında Avalanche için spot ETF ürünleri hazırlığı ve kurumsal ilgi sinyalleri yer alıyor. Grayscale ve VanEck gibi büyük yatırım kurumları Avalanche ETF başvurularını staking ödüllerini kapsayacak şekilde güncelledi ve bu, yatırımcıların AVAX’a olan talebini artırdı. Düşen Kama Kırılımı AVAX tarafında uzun süredir takip edilen düşen kanal yapısı net biçimde yukarı yönlü kırılmış durumda. Fiyat, kanalın üst bandını hacimli bir mumla aşarak bu yapıyı geride bıraktı ve şu an kırılım sonrası fiyatlama sürecine girmiş görünüyor.Kırılımın ardından geri çekilmelerde eski kanal üst bandının aşağıdan destek olarak çalışması teknik açıdan önemli. Bu bölgenin korunması, hareketin bir “fake break” değil, yapısal bir trend değişimi olduğunu destekliyor. Şu anki fiyat davranışı da bu senaryoyla uyumlu ilerliyor.Yukarıda ilk anlamlı hedef olarak 15,5 bölgesi öne çıkıyor. Bu seviye hem daha önce yatayda güçlü bir direnç alanı olması hem de Fibonacci seviyeleriyle örtüşmesi nedeniyle teknik olarak doğal bir hedef konumunda. Fiyat bu bölgeye doğru kademeli ve sindirerek ilerliyor.15,5 bölgesinin aşılması hâlinde yükseliş ivmesi bir üst banda taşınabilir; ancak bu seviyeye yaklaşıldığında kısa vadeli kâr realizasyonları görülmesi de olağan. Buna karşılık, fiyat yeniden 14 bandının altına sarkmadığı sürece genel görünüm pozitif kalmaya devam eder.Özetle AVAX, düşen kanal kırılımını yapmış ve bu kırılımı fiyat davranışıyla teyit etmeye çalışan bir yapıda. Mevcut teknik görünümde ana odak noktası 15,5 seviyesi ve bu bölgedeki fiyat tepkisi olacak.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

Binance’ten Dört Altcoin İçin Yakın Takip Kararı
Kripto para piyasalarında artan dalgalanma ve proje bazlı riskler, borsaların listeleme politikalarını daha sıkı ve dinamik hale getiriyor. Bu kapsamda Binance, yatırımcıları potansiyel riskler konusunda uyarmak amacıyla kullandığı Monitoring Tag listesini güncelledi. Platform, 2 Ocak 2026 itibarıyla dört kripto varlığı daha yakından izleme listesine dahil edeceğini açıkladı.Binance, 4 kripto parayı izlemeye aldıBinance, 2 Ocak 2026 itibarıyla Monitoring Tag kapsamını genişlettiğini duyurarak dört kripto varlığı daha yakından izleme listesine ekledi. Yapılan resmi açıklamaya göre Acala Token (ACA), DAR Open Network (D), Streamr (DATA) ve Flow (FLOW) artık Binance’in risk seviyesi yüksek olarak sınıflandırdığı varlıklar arasında yer alıyor. Bu karar, platformun periyodik proje değerlendirmeleri sonucunda alındı. Dünyanın en büyük kripto para borsalarından biri olan Binance, Monitoring Tag uygulamasını, yatırımcıları yüksek volatilite ve artan riskler konusunda uyarmak amacıyla kullanıyor. Bu etikete sahip token’lar, diğer listelenmiş varlıklara kıyasla daha dalgalı fiyat hareketleri sergileyebiliyor ve proje tarafında belirli risk unsurları barındırabiliyor. Binance, bu varlıkları düzenli aralıklarla inceleyerek listeleme kriterlerine uyumlarını sürdürülebilir biçimde karşılayıp karşılamadıklarını değerlendiriyor.Monitoring Tag kapsamına alınan token’lar, doğrudan işlem yasağı anlamına gelmiyor. Ancak bu varlıklarla işlem yapmak isteyen kullanıcıların, Binance Spot ve/veya Binance Margin platformlarında her 90 günde bir risk farkındalık testini tamamlaması gerekiyor. Buna ek olarak, kullanıcıların ilgili kullanım şartlarını kabul etmesi zorunlu tutuluyor. Binance, bu uygulamayla yatırımcıların söz konusu token’ların taşıdığı riskleri bilinçli şekilde değerlendirmesini hedefliyor. Monitoring Tag bulunan tüm varlıkların işlem sayfalarında ve piyasa genel bakış ekranında risk uyarı banner’ları da görüntüleniyor.Borsanın paylaştığı bilgilere göre, bir token’ın Monitoring Tag listesine eklenip eklenmemesinde çok sayıda kriter dikkate alınıyor. Bu kriterler arasında proje ekibinin çalışmalara olan bağlılığı, geliştirme faaliyetlerinin seviyesi ve kalitesi, işlem hacmi ve likidite durumu öne çıkıyor. Ayrıca ağın saldırılara karşı güvenliği, teknik istikrarı ve projenin kamuoyu ile kurduğu iletişim de değerlendirme sürecinin önemli parçaları arasında yer alıyor.Binance, bununla sınırlı kalmayarak proje ekiplerinin şeffaflığına, toplulukla olan etkileşimine ve düzenli denetim taleplerine verdikleri yanıtlara da dikkat ediyor. Etik dışı veya dolandırıcılık şüphesi doğuran davranışlar, ani ve gerekçesiz token arzı artışları, token ekonomisinde yapılan önemli değişiklikler ya da ekip ve sahiplik yapısındaki köklü dönüşümler de Monitoring Tag kararını etkileyen unsurlar arasında bulunuyor. Bunun yanı sıra, topluluk algısı ve yeni regülasyon gereklilikleri de inceleme sürecinde göz önünde bulunduruluyor.Monitoring Tag listesine eklenen Acala (ACA), Polkadot ekosistemi içinde DeFi çözümleriyle bilinirken; DAR Open Network (D), oyun ve Web3 altyapılarına odaklanan bir proje olarak öne çıkıyor. Streamr (DATA), merkeziyetsiz veri paylaşımı alanında faaliyet gösterirken; Flow (FLOW) ise özellikle NFT ve oyun projeleriyle tanınan bir blockchain ağı olarak biliniyor. Flow’un izleme listesine alınmasında, ağda yaşanan 3,9 milyon dolarlık güvenlik açığı ve sonrasında tespit edilen olağandışı token hareketleri etkili olmuş olabilir. Flow Foundation, saldırının ardından tek bir hesap üzerinden toplam arzın yaklaşık yüzde 10’una denk gelen 150 milyon FLOW’un bir borsaya yatırılarak kısa sürede BTC’ye çevrildiğini açıklamıştı.Son olarak Binance, söz konusu token’larla bağlantılı diğer hizmetlerin bu karardan etkilenmeyeceğini vurguladı. Monitoring Tag güncellemelerinin, duyurunun yayınlanmasının ardından kısa süre içinde platform genelinde yansıtılması bekleniyor. Binance, gelecekte yapılacak incelemeler sonucunda bu etiketin eklenebileceğini ya da kaldırılabileceğini belirtti.

BROCCOLI(714) Bir Günde %1.200 Yükseldi: Binance İnceleme Başlattı
Kripto piyasası 2026’ya sıra dışı bir fiyat hareketiyle girdi. BNB Chain üzerinde yer alan ve adını CZ’nin köpeğinden alan BROCCOLI(714) adlı meme coin, kısa süre içinde yüzde 1.200’ü aşan bir yükseliş kaydederek piyasada geniş yankı uyandırdı. İlk bakışta ani bir ralli gibi görünen bu hareket, ilerleyen saatlerde olası bir piyasa manipülasyonu ve hack şüphesini beraberinde getirdi. Yaşananlar hem yüksek kazançlara hem de ciddi kayıplara sahne oldu.Verilere göre BROCCOLI(714), birkaç saat içinde yaklaşık 0,012 dolar seviyesinden 0,16 dolara kadar yükseldi. Bu sert fiyat artışıyla birlikte işlem hacmi de adeta patladı. Normal şartlarda oldukça sınırlı bir likiditeye sahip olan token’da hacim yüzde 4.800’e yakın artarak 500 milyon dolar seviyesini aştı. Bu büyüklük, küçük ölçekli bir meme coin için son derece sıra dışı kabul ediliyor.Zincir üstü analiz platformu Lookonchain tarafından paylaşılan bilgilere göre, söz konusu fiyat hareketinin merkezinde Binance ile bağlantılı olduğu iddia edilen bir piyasa yapıcı hesaptaki olağandışı işlemler yer aldı. İddialara göre, bu hesap üzerinden spot piyasada agresif alımlar yapıldı. Token’ın likiditesi düşük olduğu için görece sınırlı bir sermaye bile fiyat üzerinde büyük etki yarattı ve yukarı yönlü sert bir ivme oluştu.Olası senaryoya göre, spot piyasadaki alımlar eş zamanlı olarak vadeli işlemler tarafında açılan long pozisyonlarla desteklendi. Böylece fiyat hızla yukarı çekilirken, fonların farklı hesaplar arasında dolaştırıldığı öne sürüldü. Emir defterinde beliren büyük alış emirleri de piyasa katılımcılarının dikkatini çekti. Vadeli işlemler fiyatının spot piyasaya kıyasla daha sınırlı yükselmesi ise manipülasyon şüphelerini güçlendirdi.Bu kaotik ortamda herkes kaybetmedi. Vida takma adını kullanan bir trader, BROCCOLI(714)’te 30 dakikadan kısa sürede yüzde 30’u aşan yükselişi fark eden otomatik alarm sistemleri sayesinde harekete geçti. Küçük bir token’da yoğun alım baskısının normal görünmediğini belirten Vida, pozisyona erken girerek yükseliş boyunca temkinli şekilde ilerledi. Büyük alış emirlerinin bir anda geri çekilmesiyle birlikte, Vida pozisyonunu kapattı ve yön değiştirerek düşüşten de faydalandı. İddialara göre trader, bu süreçten yaklaşık 1 milyon dolarlık bir kâr elde etti.Gözler Binance’teYaşananların ardından gözler dünyanın en büyük kripto para borsalarından biri olan Binance’e çevrildi. 1 Ocak tarihinde yapılan resmi açıklamada, BROCCOLI714 fiyatında görülen aşırı volatilitenin farkında olunduğu ve durumun kapsamlı bir iç soruşturma kapsamında incelendiği belirtildi. Binance, ilk sistem kontrollerinde risk yönetimi ve güvenlik mekanizmalarının normal şekilde çalıştığını, herhangi bir siber saldırı ya da hack girişimine dair somut bir bulguya rastlanmadığını açıkladı.Borsa yetkilileri, müşteri hizmetleri kanalları veya büyük hesaplara özel iletişim hatları üzerinden hesap ele geçirilmesine ilişkin bir bildirim alınmadığını da vurguladı. Açıklamada, fiyat hareketlerinin nedenini netleştirmek amacıyla BROCCOLI714 paritesine ait emir defteri, işlem geçmişi ve likidite verilerinin ayrıntılı biçimde analiz edildiği ifade edildi. İncelemenin yalnızca teknik unsurları değil, olası piyasa manipülasyonu ve olağandışı işlem davranışlarını da kapsadığı aktarıldı.Tüm bu gelişmelerin ardından BROCCOLI(714) fiyatı hızla geri çekilerek yaklaşık 0,01 dolar seviyelerine düştü

a16z’den 2026 İçin 17 Maddelik Kripto Yol Haritası
Girişim sermayesi şirketi Andreessen Horowitz (a16z), kripto ekibi tarafından yayımlanan yeni araştırma raporunda 2026 yılına damga vurması beklenen temel eğilimleri ortaya koydu. Rapora göre stablecoin’ler, gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonu ve gizlilik odaklı altyapılar, kripto ekosisteminin bir sonraki büyüme fazını şekillendiren en kritik güçler arasında yer alıyor. a16z, sektörün artık deneysel aşamayı geride bırakmaya başladığını ve altyapı seviyesinde gerçek kullanım senaryolarına doğru ilerlediğini vurguluyor.A16z raporu, kripto trendlerini belirlediRaporda stablecoin’lerin artık niş bir kripto ürünü olmaktan çıktığına dikkat çekiliyor. a16z verilerine göre stablecoin’ler geçen yıl yaklaşık 46 trilyon dolarlık işlem hacmine ulaştı. Bu rakam, PayPal gibi büyük ödeme ağlarıyla kıyaslanabilir bir ölçeğe işaret ederken, ABD ACH sistemine de oldukça yaklaşıyor. Stablecoin transferlerinin neredeyse anlık ve çok düşük maliyetli hale gelmesi, dijital dolarların küresel internet ekonomisinde güçlü bir ödeme ve mutabakat aracı olarak konumlanmasını sağladı. Buna karşın rapor, sektörün önündeki en büyük engelin hâlâ “giriş ve çıkış rampaları” olduğunu belirtiyor. Yani kullanıcıların stablecoin’leri geleneksel finansal sistemlerle sorunsuz biçimde buluşturabilmesi hâlâ yeterince kolay değil. a16z, yeni nesil girişimlerin bu boşluğu kapatmaya başladığını ifade ediyor. Yerel ödeme altyapılarına entegre çözümler, QR kod tabanlı ağlar ve kart çıkarma platformları sayesinde stablecoin’lerin geleneksel mağazalarda harcanabilmesi mümkün hale geliyor. Bu gelişmelerin, stablecoin’leri kripto dünyasının ötesine taşıyarak internetin temel uzlaşma katmanlarından biri haline getirebileceği öngörülüyor.Gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonu da raporda önemli bir başlık olarak öne çıkıyor. Bankalar, fintech şirketleri ve varlık yöneticileri; hisse senetleri, emtialar ve borçlanma araçlarını blockchain üzerine taşımaya giderek daha fazla ilgi gösteriyor. Ancak a16z, bugünkü tokenizasyon modellerinin büyük ölçüde “iskelet kopyası” niteliğinde olduğunu savunuyor. Yani birçok proje, geleneksel finans yapılarının dijital bir yansımasını sunuyor ve kriptoya özgü avantajlardan yeterince faydalanmıyor.Bu noktada a16z, kriptoya özgü türev ürünlerin önem kazandığını belirtiyor. Özellikle perpetual vadeli işlemler, daha derin likidite ve daha sade uygulama imkânı sunduğu için öne çıkıyor. Raporda, gelişmekte olan ülke hisse senetlerinin “perpification” olarak adlandırılan bu modele uyarlanmasının önemli bir potansiyel barındırdığı ifade ediliyor. Aynı zamanda borç piyasalarının da, sonradan tokenleştirilen off-chain krediler yerine doğrudan on-chain kaynaklı borçlanma modellerine yönelmesi bekleniyor.Gizlilik ise 2026 için bir diğer kritik rekabet alanı olarak öne çıkıyor. a16z’ye göre gizlilik artık ikincil bir özellik değil, aksine blockchain ağları için güçlü bir rekabet avantajı haline geliyor. Ağlar arası birlikte çalışabilirlik arttıkça, gizlilik odaklı sistemler kullanıcıların başka platformlara geçmesini zorlaştıran ağ etkileri yaratabilir. Ayrıca işlem bazlı gözetimin artmasına karşı daha güçlü bir koruma sunabilir.Raporda yapay zekâ ajanlarıyla kripto altyapısı arasındaki kesişim de dikkat çekici bir başlık olarak ele alınıyor. Otonom sistemlerin insan müdahalesi olmadan işlem yapmaya başlaması, “Know Your Customer” anlayışının ötesine geçilmesini zorunlu kılıyor. a16z bu noktada “Know Your Agent” yaklaşımını gündeme getiriyor ve makineler arası güvenli, anlık değer transferini mümkün kılacak yeni ödeme standartlarına ihtiyaç olduğunu vurguluyor.Sonuç olarak a16z, 2026’nın kripto için bir geçiş yılı olacağını savunuyor. Hype odaklı anlatıların yerini, düzenleme, kurumsal katılım ve kriptoya özgü yeniliklerin kesiştiği daha öngörülebilir bir büyüme döneminin alması bekleniyor. Rapora göre stablecoin’ler, tokenizasyon ve gizlilik altyapıları, daha dayanıklı ve sürdürülebilir bir on-chain ekonominin temel taşlarını oluşturacak.

Flow’da Ağ Durduruldu, NFT Teminatlı Krediler Askıya Alındı
Flow ekosisteminde 27 Aralık’ta yaşanan güvenlik ihlalinin etkileri sürerken, en ciddi sorunlardan biri NFT teminatlı kredilerde ortaya çıktı. Ağın geçici olarak durdurulması, vadesi gelen kredilerin geri ödenememesine ve bazı borçların istem dışı temerrüde düşmesine yol açtı. Yaşananlar, blockchain ağlarındaki teknik duraksamaların yalnızca doğrudan değil, ikinci ve üçüncü dereceden riskler de yaratabildiğini bir kez daha gösterdi.Flow Foundation tarafından yapılan açıklamada, saldırı sırasında kullanıcı bakiyelerinin etkilenmediği vurgulandı. Ancak Cadence yürütme ortamının 29 Aralık sabahına kadar askıya alınması, ağ üzerindeki işlemleri fiilen durma noktasına getirdi. Bu süre boyunca kullanıcılar token transferi yapamadı, borçlarını kapatamadı ve teminatlı NFT’lerini geri alma şansı bulamadı.Bu durumdan doğrudan etkilenen platformların başında Flow tabanlı NFT kredi platformu Flowty geldi. Platformun paylaştığı verilere göre, ağın durdurulduğu süreçte 11 kredi vadesine ulaştı. Bu kredilerden yalnızca biri otomatik ödeme sistemi sayesinde geri ödenebildi. Sekiz kredi temerrüde düştü, iki kredi ise saldırıyla bağlantılı hesap kısıtlamaları nedeniyle teknik olarak sonuçlandırılamadı.Her ne kadar Flow ağı teknik olarak yeniden çevrim içi hale gelmiş olsa da, ekosistemdeki birçok temel işlev hâlâ sınırlı şekilde çalışıyor. Özellikle token takaslarının büyük ölçüde devre dışı kalması, borçluların kredi geri ödemeleri için ihtiyaç duydukları varlıkları edinmesini zorlaştırıyor. Bu nedenle, ağ yeniden açılmış olsa bile kullanıcıların fiilen işlem yapabilmesi mümkün olmadı.Gelişmeler üzerine Flowty, 30 Aralık günü TSİ’ye göre akşam saatlerinde tüm kredi işlemlerinde uzlaşmayı durdurduğunu açıkladı. Bu karar doğrultusunda, söz konusu dönem boyunca vadesi gelen krediler ne geri ödenecek ne de temerrüde düşecek. Platform, bu kredilerin “askıda” kalacağını ve ekosistemdeki temel işlevler normale döndüğünde belirli bir geri ödeme penceresi açılacağını belirtti. Ancak şu aşamada bu pencerenin ne zaman açılacağına dair net bir takvim bulunmuyor.Alınan karar, piyasanın her iki tarafını da etkiliyor. Kreditörler, durdurulan krediler için ek faiz geliri elde edemeyecek. Borçlular ise gerekli fonlara sahip olsalar bile NFT teminatlarını geri almak için ödeme yapamıyor. Flowty, bu yaklaşımın ağ genelindeki teknik sınırlamalar nedeniyle yaşanabilecek zorunlu temerrütleri ve potansiyel olarak telafisi mümkün olmayan NFT kayıplarını önlemeyi amaçladığını ifade etti.Platform ayrıca yeni kredi listelemelerini tamamen durdurdu ve mevcut tüm ilanları pazar yerinden kaldırdı. Bu adım, belirsizlik ortamında ek risk oluşmasını engellemeyi hedefliyor.FLOW coin fiyatı düşüş yaşadıÖte yandan, yaşanan gelişmeler piyasa fiyatlarına da sert şekilde yansıdı. Flow ağının yerel token’ı FLOW, olayın hemen ardından yaklaşık yüzde 40 değer kaybetti. Düşüş eğilimi sonraki günlerde de devam etti ve token fiyatı haberin yazıldığı sırada 0,085 dolar seviyelerine kadar geriledi.

Trump Media, DJT Hissedarlarına Kripto Dağıtacak
Trump Media and Technology Group, hissedarlarına yönelik yeni bir dijital token programı başlatmaya hazırlandığını açıkladı. Şirketten yapılan duyuruya göre, program hayata geçtiğinde DJT hissesi bulunan yatırımcılar, sahip oldukları her tam hisse için bir adet dijital token almaya hak kazanacak. Dağıtım, Crypto.com ile yapılan iş birliği kapsamında, şirketin Cronos blockchaini altyapısı üzerinden gerçekleştirilecek.Trump Media, söz konusu tokenin yalnızca tek seferlik bir dağıtım aracı olarak kalmayacağını, aynı zamanda yıl boyunca çeşitli ödüllerle desteklenebileceğini belirtti. Bu ödüllerin, şirketin dijital ürünleriyle bağlantılı avantajlar ya da indirimler içermesi planlanıyor. Öne çıkan ürünler arasında sosyal medya platformu Truth Social, Truth+ adlı yayın servisi ve tahmin odaklı Truth Predict yer alıyor. Şirket, bu yapının klasik temettü dağıtımından farklı olarak, hissedarlarla dijital ekosistem arasında daha güçlü bir bağ kurmayı hedeflediğini vurguluyor.Tokenin, Cronos blockchaini üzerinde ihraç edilmesi, Crypto.com’un kurumsal ve tüketici odaklı projelerde altyapı sağlayıcı rolünü güçlendiren bir adım olarak değerlendiriliyor. Cronos, özellikle ölçeklenebilirliği ve merkeziyetsiz uygulamalarla uyumluluğu sayesinde son dönemde kurumsal projelerin radarına girmiş durumda. Trump Media’nın tercihi, bu blockchainin daha geniş kitlelere ulaşma potansiyelini de ortaya koyuyor.Şirket yönetimi, açıklamalarında düzenleyici çerçeveye özel bir vurgu yaptı. CEO ve Yönetim Kurulu Başkanı Devin Nunes, Crypto.com’un blockchain teknolojisinden faydalanırken aynı zamanda regülasyon tarafında netlik sağlamayı amaçladıklarını ifade etti. Nunes, bu token dağıtımını “ilk türden” bir uygulama olarak nitelendirirken, hedeflerinin şeffaf ve adil piyasa yapısını desteklemek olduğunu söyledi. Tokenin alınıp satılabilir olup olmayacağına dair ayrıntılar ise henüz paylaşılmadı; bu durum, projenin spekülatif bir araçtan ziyade fayda ve kullanım odaklı kurgulandığı yorumlarına yol açtı.Donald Trump, kriptoya yönelik iyimserGelişmenin arka planında, ABD Başkanı Donald Trump’ın kripto paralara yönelik son dönemde daha olumlu bir tutum sergilemesi bulunuyor. Trump, 2025 yılı boyunca yaptığı açıklamalarda dijital varlıklara dair daha destekleyici bir dil kullandı ve Kasım ayında ABD’nin bir “Bitcoin süper gücü” olmasını istediğini dile getirdi. Trump Media’nın bu hamlesi, şirket stratejisinin de bu söylemle paralel ilerlediğini gösteriyor.Piyasa cephesinde ise haberin ardından sınırlı ama pozitif bir hareket izlendi. DJT hisseleri, piyasa öncesi işlemlerde yüzde 3’ün üzerinde değer kazanarak 12,97 dolara yükseldi. Crypto.com’un yerel tokeni CRO da duyurunun ardından kısa süreli bir yükseliş yaşadı ancak kazançlarının bir kısmını geri verdi. Bu tablo, yatırımcı ilgisinin mevcut olduğunu ancak nihai token yapısına dair belirsizliklerin temkinli bir duruş yarattığını gösteriyor.Trump Media, token dağıtımına ilişkin ek detayların yeni yıl içerisinde açıklanacağını belirtiyor.

Nasdaq Listeli Kripto Hazine Şirketi, ZEC Satın Aldı
Nasdaq’ta işlem gören dijital varlık hazine şirketi Cypherpunk Technologies, gizlilik odaklı kripto para Zcash’e yönelik alımlarını büyüttü. Şirket, yaptığı son açıklamada ortalama 514,02 dolar fiyatla 56.418 ZEC satın aldığını ve toplam Zcash varlığını 290.062 adede çıkardığını duyurdu. Bu miktar, dolaşımdaki toplam ZEC arzının yaklaşık yüzde 1,76’sına karşılık geliyor. Güncel fiyatlar dikkate alındığında Cypherpunk’ın Zcash portföyünün değeri yaklaşık 152 milyon dolar seviyesinde bulunuyor.Cypherpunk, ZEC satın aldıŞirketin bu hamlesi, kripto piyasasında son aylarda yaşanan genel geri çekilmeye rağmen dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Cypherpunk’ın Zcash pozisyonundaki ortalama maliyeti token başına 334,41 dolar seviyesinde. Bu da şirketi, Ekim ayından bu yana süren piyasa düzeltmesine rağmen hâlâ gerçekleşmemiş kâr yazabilen az sayıdaki dijital varlık hazine şirketinden biri hâline getiriyor. Zcash fiyatı, özellikle gizlilik odaklı kripto paralara yönelik ilginin yeniden canlanmasıyla birlikte Eylül ayından bu yana yüzde 1.200’ün üzerinde yükseliş kaydetti. Cypherpunk, uzun süredir Zcash’i stratejik bir varlık olarak konumlandırıyor. Şirket, yalnızca fiyat hareketlerine değil, gizlilik teknolojilerinin gelecekteki rolüne de odaklanıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan şirketin yatırım direktörü Will McEvoy, Zcash ağının yüzde 5’ine kadar varlık biriktirme hedefini sürdürdüklerini belirterek, piyasanın “mahremiyetin toplumsal önemini yeniden fiyatladığı” bir döneme girildiğini vurguladı. McEvoy’a göre gizlilik temelli çözümler, hem bireysel kullanıcılar hem de kurumsal aktörler açısından önümüzdeki yıllarda daha merkezi bir konuma oturabilir.Cypherpunk’ın son alımı, Kasım ayında açıkladığı 18 milyon dolarlık Zcash satın alımının ardından geldi. Bu durum, şirketin alımlarını kısa vadeli fiyat hareketlerinden bağımsız, kademeli ve planlı bir stratejiyle sürdürdüğüne işaret ediyor. Zcash, sıfır bilgi ispatları (zero-knowledge proofs) gibi gelişmiş kriptografik yöntemler sayesinde işlem gizliliği sunmasıyla biliniyor ve bu özellik, regülasyon tartışmalarına rağmen belirli bir yatırımcı kitlesi tarafından güçlü bir değer önerisi olarak görülüyor.Öte yandan Cypherpunk’ın arkasındaki yatırımcı profili de piyasada yakından izleniyor. Şirket, kripto ekosisteminin tanınan isimlerinden Winklevoss kardeşler tarafından destekleniyor. Bu destek, Cypherpunk’ın uzun vadeli vizyonuna ve finansman gücüne yönelik algıyı da güçlendiriyor.Hisse tarafında ise gelişmeler kısa vadede olumlu karşılandı. Cypherpunk hisseleri, alım haberinin ardından yüzde 11 yükselerek 1,31 dolara kadar çıktı. Ancak piyasa öncesi işlemlerde hissede yaklaşık yüzde 1,5’lik sınırlı bir geri çekilme görüldü. Zcash ve benzeri gizlilik coin’leri, son dönemde yeniden gündeme gelirken, Cypherpunk’ın agresif olmayan ama istikrarlı birikim stratejisi sektörde farklı bir örnek oluşturuyor.

Binance’ten Delist Kararı: 6 Spot İşlem Çifti Listeden Çıkıyor
Kripto para borsası Binance, spot piyasadaki işlem çiftlerine yönelik düzenli denetimlerini sürdürürken yeni bir delist kararını daha duyurdu. 31 Aralık 2025 tarihinde yayımlanan resmi açıklamaya göre, bazı spot işlem çiftleri 2 Ocak 2026 itibarıyla platformdan kaldırılacak ve bu paritelerde alım-satım işlemleri tamamen durdurulacak.Binance, söz konusu kararın kullanıcıları korumak ve piyasada yüksek kalite standartlarını sürdürmek amacıyla alındığını vurguladı. Borsa, listelediği tüm spot işlem çiftlerini periyodik olarak gözden geçirdiğini; likidite yetersizliği, düşük işlem hacmi ve genel piyasa performansı gibi çeşitli kriterler doğrultusunda bazı paritelerin işlemden kaldırılabildiğini hatırlattı.2 Ocak 2026’da işlemden kaldırılacak paritelerBinance’in paylaştığı bilgilere göre, 2 Ocak 2026 TSİ 06.00 itibarıyla aşağıdaki spot işlem çiftlerinde alım-satım işlemleri sona erecek:ARKM/BNBBARD/BNBEGLD/RONLISTA/FDUSDSCR/FDUSDZKC/BNB Binance duyurusu Bu saatten sonra kullanıcılar, söz konusu pariteler üzerinden emir veremeyecek ve açık emirler otomatik olarak iptal edilecek. Binance, kullanıcıların olası aksaklıklar yaşamaması için bu tarihten önce gerekli düzenlemeleri yapmalarını öneriyor.Token’lar Binance’ten tamamen kaldırılmıyorAçıklamada özellikle altı çizilen noktalardan biri, bir spot işlem çiftinin delist edilmesinin ilgili token’ın Binance Spot piyasasından tamamen çıkarıldığı anlamına gelmediği oldu. Kullanıcılar, bu işlem çiftlerinde yer alan ana ve karşıt varlıkları, Binance üzerinde hâlâ aktif olan diğer pariteler aracılığıyla alıp satmaya devam edebilecek.Örneğin, bir token BNB paritesi üzerinden işlemden kaldırılmış olsa bile, aynı token farklı bir stabil coin ya da başka bir kripto varlık paritesiyle işlem görmeye devam edebilir. Bu nedenle yatırımcıların panik satışları yerine mevcut işlem seçeneklerini kontrol etmeleri önem taşıyor.Spot Trading Bots hizmetleri de sonlandırılacakBinance’in duyurusunda yer alan bir diğer önemli detay ise Spot Trading Bots hizmetleriyle ilgili oldu. İlgili işlem çiftleri için çalışan spot alım-satım botları, 2 Ocak 2026 TSİ 06.00 itibarıyla otomatik olarak durdurulacak. Binance, kullanıcıları bu konuda açık bir şekilde uyararak, olası zararların önüne geçmek için bot ayarlarının güncellenmesini ya da botların tamamen iptal edilmesini tavsiye etti.Özellikle otomatik işlem stratejileri kullanan yatırımcılar açısından bu uyarı kritik önem taşıyor. Zira botların zamanında kapatılmaması, istenmeyen işlemlere ya da beklenmedik kayıplara yol açabiliyor.Bölgesel erişim uyarısıBinance ayrıca, söz konusu duyurunun genel bir açıklama olduğunu ve belirtilen ürün ya da hizmetlerin bazı bölgelerde kullanılamayabileceğini hatırlattı. Spot işlem çiftlerinin delist edilmesi, genellikle ilgili paritelerdeki işlem hacminin düşüklüğüne ya da piyasa ilgisinin azalmasına işaret ediyor. Bu tür kararlar kısa vadede fiyat dalgalanmalarına neden olabilse de, doğrudan token’ın projeye dair temel durumunu yansıttığını söylemek her zaman mümkün olmuyor.

Bitwise, 11 Altcoin İçin ETF Başvurusu Yaptı
Kripto varlık yönetim şirketi Bitwise, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) yaptığı yeni başvurularla altcoin odaklı ETF alanında kapsamı genişletiyor. Şirket, her biri tek bir kripto varlığa odaklanan toplam 11 adet “kripto strateji ETF’i” için resmi başvuruda bulundu. Başvuru belgelerine göre söz konusu ETF’ler klasik spot ETF’lerden farklı bir yapıya sahip. Bitwise, bu ürünleri “Strategy ETF” olarak tanımlıyor. Buna göre her fon, ilgili kripto varlığa doğrudan yatırım yapmanın yanı sıra, o varlığa referans veren borsada işlem gören ürünler (ETP’ler) ve gerektiğinde türev araçlar üzerinden de pozisyon alabilecek. Fonların portföylerinin yüzde 60’ına kadarının doğrudan ilgili tokena yatırılması, kalan en az yüzde 40’lık kısmın ise o varlığı takip eden menkul kıymetler veya finansal araçlar üzerinden yapılandırılması planlanıyor. Hangi altcoinler gündemde?Hedeflenen varlık listesi oldukça geniş. Başvuruda Aave, Uniswap, Zcash, Bittensor, Sui ve NEAR gibi öne çıkan projelerin yanı sıra Ethena, Hyperliquid, Starknet, Tron ve Canton gibi farklı ekosistemlere ait tokenlar da yer alıyor. Böylece merkeziyetsiz finans, yapay zekâ temalı blockchain projeleri, gizlilik odaklı ağlar ve katman-1 platformları tek tek ETF çatısı altında yatırımcılara açılabilecek. Bu alanlar bugüne kadar çoğunlukla kripto borsaları üzerinden erişilebilir durumdaydı; Bitwise’ın teklifi ise bu varlıkları geleneksel piyasa altyapısına taşıma iddiası taşıyor.Bitwise’ın mevcut ürün gamı zaten ABD piyasasında hatırı sayılır bir yer tutuyor. Şirket, spot Bitcoin ve Ethereum ETF’lerinin yanı sıra Solana staking odaklı bir ETF ve XRP’ye dayalı ürünler sunuyor. Bunun yanında kripto sektöründeki halka açık şirketleri kapsayan hisse senedi ETF’leri, çok varlıklı endeks ürünleri ve CME vadeli işlemlerine dayalı stratejiler de portföyde yer alıyor. Yeni başvurusu yapılan tek tokenlı strateji ETF’leri ise bu ürünlerden risk profili açısından ayrışıyor; çünkü her biri yalnızca tek bir kripto varlığa yoğunlaşıyor.Söz konusu girişim, piyasada genel bir ETF başvuru dalgasının parçası olarak da değerlendiriliyor. Son aylarda farklı ihraççılar, Solana, XRP, Dogecoin ve Avalanche gibi altcoin’lere dayalı spot veya tematik ETF’ler için adımlar atmıştı. Grayscale’in Bittensor tröstünü spot ETF’e dönüştürme başvurusu da bu eğilimin bir diğer örneği olarak öne çıkıyor. Bitwise’ın yaklaşımı ise tekil başvurular yerine, ortak bir strateji şablonuna sahip 11 fonluk bütüncül bir seri sunmasıyla dikkat çekiyor.Piyasalardaki dalgalanmalara rağmen Bitwise cephesinde uzun vadeli iyimserlik korunuyor. Şirketin yatırım perspektifine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Matt Hougan, Bitcoin’in geleneksel dört yıllık döngüden kopabileceğini ve 2026’da yeni zirvelerin görülebileceğini savunuyor. Hougan’a göre faiz indirimleri, düzenleyici netlik ve kurumsal talepteki artış bu süreci destekleyen başlıca faktörler arasında yer alıyor.

WLFI Yorum ve Fiyat Analizi - 30 Aralık 2025
WLFI/USDT Teknik AnaliziProjenin stablecoini USD1’in dolaşımdaki arzı 3 milyar doları geçti. Bu, yatırımcı ilgisinin arttığını gösteriyor. Diğer yandan, dövüş sporları sektöründe faaliyet gösteren MMA Inc ile ortaklık duyuruldu. WLFI, bu iş birliğiyle blockchain teknolojisini gerçek dünya kullanımına taşıma hedefinde ilerliyor. Yükselen Kama WLFI tarafında fiyat bir süredir yükselen kama içinde hareket ediyor. Yapı ilk bakışta pozitif gibi dursa da, bu tip kamalar teknik olarak devam değil, dağıtım formasyonu olarak çalışır. Yani yükseldikçe güçlenen değil, aksine yukarı denemelerde hacmi azalan ve aşağı kırılıma zemin hazırlayan bir yapı söz konusu.Şu an fiyat, kamanın üst–orta bölgesinden aşağıya doğru sarkmış durumda. Bu da bize şunu söylüyor, alıcılar yukarıyı zorlamakta isteksiz, fiyat daha çok denge arıyor.Grafikte görülen seviyeler ise bu şekilde;0,147 – 0,153: Kamanın üst bandı ve satışların yoğunlaştığı alan0,143 – 0,145: Kısa vadeli denge bölgesi, şu an fiyatın tutunmaya çalıştığı yer0,135 – 0,128: Kamanın alt bandı ve ana destek alanı0,117 – 0,110: Alt destek bölgesi, kırılım sonrası ilk durak0,10: Yapının tam hedefi, düşüş yönlü senaryoda ana hedef bölgeKısa vadede kritik nokta 0,135 – 0,128 bandı. Fiyat bu bölgenin üzerinde kaldığı sürece, yükselen kama hâlâ teknik olarak çalışıyor sayılır ve yatay–dalgalı bir yapı izlenebilir. Ancak bu tür yapılarda esas hareket, genelde alt bandın kaybıyla gelir.Eğer 0,128 altı kapanışlar gelirse, yükselen kama aşağı yönde çözülmüş olur. Bu senaryoda fiyatın önce 0,117, ardından da 0,10 bölgesine doğru hızlanması şaşırtıcı olmaz. Özellikle bu tarz kırılımlarda geri dönüşler kısa ve zayıf kalır.Yukarı yönlü senaryoda ise tablo daha sınırlı. 0,153 üzeri kalıcı kapanışlar gelmeden, bu yapıyı sağlıklı bir yükseliş trendi olarak okumak zor. O bölge aşılmadıkça her yükseliş, hâlâ tepki olarak kalır.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

Güvenlik Açığı Story Ekosistemine Darbe Vurdu, IP Coin Düştü
Story ekosistemi üzerinde inşa edilen fikri mülkiyet finansmanı platformu Unleash Protocol, ciddi bir güvenlik ihlaliyle gündeme geldi. Blockchain güvenlik firması PeckShield tarafından paylaşılan verilere göre platformdan yaklaşık 3,9 milyon dolar değerinde kripto varlık izinsiz şekilde çekildi. Olayın, doğrudan bir akıllı sözleşme hatasından ziyade Unleash’in yönetişim yapısındaki bir zafiyetten kaynaklandığı ifade ediliyor.Unleash tarafından yapılan ilk açıklamada, platformun akıllı sözleşmelerinde olağandışı bir hareket tespit edildiği ve bunun kullanıcı fonlarının çekilmesiyle sonuçlandığı belirtildi. İncelemelere göre saldırgan, Unleash’in çoklu imza (multisig) yönetişim sistemi üzerinden yönetici yetkilerini ele geçirdi. Bu yetkiyle onaylı yönetişim sürecinin dışına çıkan izinsiz bir sözleşme güncellemesi yapıldı ve fonların çekilmesi mümkün hale geldi.Saldırıdan etkilenen varlıklar arasında WIP, USDC, WETH, stIP ve vIP gibi token’lar yer aldı. Çekilen fonlar daha sonra üçüncü taraf köprü altyapıları kullanılarak Ethereum ağına taşındı. PeckShield’in analizine göre saldırgan, toplamda 1.337,1 ETH’yi Tornado Cash üzerinden transfer ederek işlem geçmişini gizlemeye çalıştı. Tornado Cash, daha önce de birçok saldırı sonrası fonların izini kaybettirmek amacıyla kullanılan bir karıştırma servisi olarak biliniyor.Unleash ve zincir üstü analiz firması LookonChain, yaşanan olayın Story Protocol’ün altyapısında yer alan bir teknik açıktan kaynaklanmadığını özellikle vurguladı. Sorunun, Unleash’in kendi yönetişim mekanizmasında ortaya çıktığı ve Story Protocol’ün çekirdek protokolünün bu saldırıdan etkilenmediği ifade edildi. Buna rağmen Unleash’in, Story ekosistemi içindeki öne çıkan uygulamalardan biri olması, olayın yankılarını büyüttü.Platform, saldırının ardından tüm operasyonlarını durdurduğunu ve bağımsız güvenlik uzmanları ile adli bilişim ekipleriyle birlikte kapsamlı bir inceleme başlattığını duyurdu. Kullanıcılardan, yeni bir duyuru yapılana kadar Unleash akıllı sözleşmeleriyle etkileşime girmemeleri istendi. Ayrıca resmi kanallar dışındaki bilgi ve yönlendirmelere karşı dikkatli olunması çağrısı yapıldı.Unleash Protocol, fikri mülkiyet haklarını blockchain üzerine taşıyarak medya içerikleri, markalar ve yaratıcı eserlerin token’laştırılmasını ve finansal uygulamalarda kullanılmasını hedefliyordu. Ancak nispeten yeni bir platform olan Unleash’in toplam kilitli varlık değeri saldırı öncesinde yaklaşık 4,4 milyon dolar seviyesindeydi ve bu olayla birlikte likiditenin büyük bölümü kısa sürede boşaltıldı.IP coin fiyatı etkilendiSaldırının etkileri Story ekosisteminde de hissedildi. Olayın duyulmasının ardından Story Protocol’ün yerel token’ı IP’nin fiyatı 1,62 dolardan 1,50 dolar seviyelerine geriledi. IP token, son çeyrekte zaten sert bir düşüş yaşamış ve yıl içindeki 13 doların üzerindeki zirvesinden önemli ölçüde uzaklaşmıştı. Bu sırada, 2025 yılı boyunca DeFi platformlarının sürekli olarak saldırı tehdidi yaşadığını belirtmekte fayda var. Zira güvenlik firması SlowMist’e göre yıl içerisinde toplam olarak 200 saldırı kayda geçti. Bu sayı 2024’e kıyasla düşüş gösterse de toplam kayıplar 2,9 milyar doları aşarak önceki yıla göre artış gösterdi. Saldırıların 126’sı doğrudan DeFi protokollerini hedef aldı.

Kripto Platformu Lighter, LIT Token’ını Airdrop ile Piyasaya Sürdü
2025 yılında öne çıkan yeni nesil perpetual (kalıcı) vadeli işlem platformlarından Lighter, ekosistemini büyütme hedefi doğrultusunda yerel kripto varlığı Lighter Infrastructure Token (LIT)’i resmen piyasaya sürdü. Ethereum tabanlı Layer-2 mimarisi üzerinde faaliyet gösteren platform, LIT ile hem geleneksel finans piyasaları hem de merkeziyetsiz finans (DeFi) arasında daha güçlü bir köprü kurmayı amaçlıyor.LIT arzının yüzde 25’i airdrop yoluyla dağıtıldıLighter tarafından yapılan açıklamaya göre LIT arzı iki ana gruba eşit şekilde bölündü. Toplam arzın yüzde 50’si ekosistem büyümesi için ayrılırken, kalan yüzde 50 ekip ve yatırımcılara tahsis edildi. Ekosistem payının önemli bir kısmı, 2025 boyunca platformu erken dönemde kullanan katılımcılara airdrop yoluyla dağıtıldı. Yaklaşık 12,5 milyon puanın doğrudan LIT tokenlara dönüştürülmesiyle gerçekleşen bu dağıtım, projenin tam seyreltilmiş değerinin yüzde 25’ine karşılık geliyor. Ekip ve yatırımcı payları için ise daha uzun vadeli bir plan benimsendi. Bu tokenlar bir yıl boyunca kilitli kalacak, ardından üç yıla yayılan lineer bir hak ediş süreci başlayacak. LIT tokenlarının, ABD’de kayıtlı bir C-Corporation statüsündeki şirket tarafından ihraç edilmesi de dikkat çeken bir diğer unsur oldu.Lighter, LIT’i yalnızca bir yönetişim aracı olarak konumlandırmıyor. Token, platformun işlem yürütme ve veri doğrulama altyapısının merkezinde yer alıyor. Kullanıcılar, farklı seviyelerde işlem yürütme ve piyasa verisi hizmetlerine erişebilmek için LIT stake etmek zorunda kalıyor. Ağ daha merkeziyetsiz hale geldikçe, bu staking gereksinimleri de artıyor. Böylece hem veri sağlayıcıların hem de trader’ların sisteme uzun vadeli bağlılığı teşvik ediliyor.Platformda piyasa verisi talep eden veya fiyat doğrulaması yapan kullanıcılar, ücretlerini LIT cinsinden ödüyor. Stake edilen tokenlar, sağlanan verinin güvenilirliğini artırmayı ve risk yönetimini desteklemeyi hedefliyor. Lighter ekibi, bu yapının DeFi tarafında şeffaflık sağlarken, geleneksel finans dünyasına da doğrulanabilirlik ve izlenebilirlik sunduğunu vurguluyor.LIT’in lansmanıyla birlikte fiyat keşfi süreci de başladı. İlk işlemlerde token yaklaşık 2,30–2,80 dolar bandında dalgalandı. Şu aşamada işlemlerin büyük bölümü merkezi borsalar üzerinden gerçekleşirken, Lighter üzerindeki yerel paritelerin de kademeli olarak devreye alınması bekleniyor.Öte yandan Lighter’ın işlem hacmi verileri dikkat çekici seviyelere ulaştı. Son yedi günde platformda ortalama 2,7 milyar dolarlık hacim oluştu. Günlük hacmin ise 4,7 milyar dolara kadar çıktığı belirtiliyor. Bu rakamlar, Lighter’ı 2025’te yükselen perpetual DEX’ler arasında üst sıralara taşıdı. Hacim açısından Hyperliquid ve Aster gibi güçlü rakiplerle aynı ligde yer alması, LIT lansmanının neden bu kadar yakından takip edildiğini de açıklıyor.Lighter ayrıca gelir modeline ilişkin şeffaflık vaadiyle öne çıkıyor. Platformdan ve ileride sunulacak ürünlerden elde edilen gelirlerin tamamı blockchain üzerinde izlenebilir olacak. Ekip, bu gelirlerin bir kısmının ekosistem büyümesine, bir kısmının ise piyasa koşullarına bağlı olarak LIT geri alımlarına yönlendirilebileceğini belirtiyor. Geri alımlar için sabit bir takvim bulunmuyor; kararlar piyasa dinamikleri ve uzun vadeli stratejiye göre şekillenecek.

Binance, 7 Marjin İşlem Çiftini Listeden Çıkarıyor
Kripto para borsası Binance, marjin işlem piyasasında yürüttüğü düzenli risk ve likidite değerlendirmeleri kapsamında önemli bir değişikliğe gideceğini açıkladı. Yapılan resmi duyuruya göre, bazı FDUSD bazlı marjin işlem çiftleri 6 Ocak 2026 itibarıyla platformdan kaldırılacak ve bu paritelerde marjin alım-satım tamamen durdurulacak.Hangi marjin işlem çiftleri kaldırılıyor?Binance’in paylaştığı bilgilere göre, söz konusu delist kararı hem Cross Margin hem de Isolated Margin piyasalarını kapsıyor. Buna göre BCH/FDUSD, TAO/FDUSD, AVAX/FDUSD, LTC/FDUSD, SUI/FDUSD, ADA/FDUSD ve LINK/FDUSD işlem çiftleri, belirtilen tarihte marjin işlem seçenekleri arasından çıkarılacak. Aynı pariteler için hem çapraz marjin hem de izole marjin işlemleri sona erecek. Borsa tarafından yapılan açıklamada, bu adımın kullanıcı güvenliğini artırmak ve marjin piyasasında daha sağlıklı bir işlem ortamı oluşturmak amacıyla atıldığı vurgulandı. Binance, marjin piyasasında işlem gören pariteleri düzenli olarak gözden geçirdiğini ve likidite koşulları, piyasa derinliği ve genel risk seviyesine göre bu tür kararlar alabildiğini hatırlattı.Listeden çıkarma süreci yalnızca işlem kapanışını değil, kullanıcıların hesap hareketlerini de yakından ilgilendiriyor. Açıklamaya göre kararın duyurulmasıyla birlikte, ilgili paritelerdeki varlıkların izole marjin hesaplarına manuel ya da otomatik transfer yoluyla aktarılması durduruldu. Ancak açık borcu bulunan kullanıcılar için sınırlı bir istisna uygulanacak. Mevcut teminatlar düşüldükten sonra, yalnızca borç tutarı kadar varlığın manuel olarak izole marjin hesaplarına aktarılmasına izin verilecek.Takvim açısından bakıldığında, süreç aşamalı şekilde ilerleyecek. 31 Aralık 2025 tarihinde, ilgili izole marjin işlem çiftlerinde borçlanma işlemleri askıya alınacak. Bu tarihten sonra kullanıcılar yeni borç açamayacak. Asıl kritik tarih ise 6 Ocak 2026 olacak. TSİ 09.00 itibarıyla Binance, söz konusu paritelerdeki tüm açık marjin pozisyonlarını otomatik olarak kapatacak, hesaplar arasında mutabakat sağlayacak ve bekleyen tüm emirleri iptal edecek. Bu işlemlerin ardından ilgili işlem çiftleri marjin piyasasından tamamen kaldırılacak.Binance, listeden çıkarma sürecinin yaklaşık üç saat sürebileceğini ve bu süre boyunca kullanıcıların pozisyonlarını güncelleyemeyeceğini de özellikle belirtti. Bu nedenle borsa, olası kayıpların önüne geçebilmek için kullanıcıların marjin işlemleri durdurulmadan önce pozisyonlarını manuel olarak kapatmalarını ya da varlıklarını marjin hesaplarından spot hesaplara aktarmalarını güçlü şekilde tavsiye ediyor. Binance ayrıca, bu süreçte yaşanabilecek olası kayıplardan sorumlu olmayacağını da açıkça ifade etti.Öte yandan, marjin piyasasından çıkarılacak bu paritelerin ilgili kripto varlıkları için Binance üzerindeki spot ve diğer uygun işlem çiftlerinde alım-satımın devam edeceği hatırlatıldı. Yani karar, söz konusu varlıkların tamamen listeden kaldırılması anlamına gelmiyor; yalnızca marjin işlem seçeneklerini etkiliyor.Uzmanlara göre bu tür adımlar, özellikle marjin işlem yapan yatırımcılar için yakından takip edilmesi gereken gelişmeler arasında yer alıyor. Marjin piyasasındaki değişiklikler, kaldıraçlı pozisyon taşıyan kullanıcılar açısından hem risk yönetimi hem de portföy planlaması açısından doğrudan etkiler yaratabiliyor. Bu nedenle yatırımcıların, Binance’in paylaştığı takvimi ve uyarıları dikkate alarak hareket etmesi önem taşıyor.
