Regülasyon
Bu sayfa Regülasyon haberleri ve piyasa analizlerini listeler. JrKripto'da bu kategorideki makaleleri, uzman görüşlerini ve güncellemeleri inceleyin. Kripto para piyasası trendleri ve gelişmeleri hakkında detaylı içeriklerle güncel kalın.
Bu sayfa Regülasyon haberleri ve piyasa analizlerini listeler. JrKripto'da bu kategorideki makaleleri, uzman görüşlerini ve güncellemeleri inceleyin. Kripto para piyasası trendleri ve gelişmeleri hakkında detaylı içeriklerle güncel kalın.
Haberler
Regülasyon Haberleri
Regülasyon ile ilgili tüm makale ve haberlere göz atın. Regülasyon hakkında en son haberler, analizler ve görüşler.
Rusya Merkez Bankası, nitelikli yatırımcı statüsü bulunmayan kişilerin satın alabileceği kripto paraları belirledi. Bankanın 6 Kasım tarihli açıklamasına göre liste Bitcoin, Ethereum ve Tether’ın USDT’sini kapsıyor. Düzenleme 17 Kasım’da yürürlüğe girecek; bireysel yatırımcılar her bir aracı kurum üzerinden yılda en fazla 300 bin ruble tutarında alım yapabilecek.Bitcoin, Ethereum ve USDT için erişim açılıyorYeni düzenleme, Rusya’da kripto piyasasına bireysel katılımın koşullarını netleştiriyor. Borsalar, 17 Kasım’dan itibaren belirlenen üç varlığı halka açık işlemlere kabul edebilecek.Yatırımcılar alımlarını brokerlar, varlık yöneticileri veya kripto alım satım kuruluşları aracılığıyla gerçekleştirebilecek. Düzenleme hem borsadaki hem de borsa dışındaki işlemleri kapsıyor.Merkez Bankası, listeyi hazırlarken piyasa değeri, ortalama günlük işlem hacmi ve yabancı platformlardaki fiyat geçmişini dikkate aldı. Seçim koşulları arasında en az beş yıllık fiyat geçmişi de bulunuyor. Kurum, likiditesi yüksek varlıklara odaklanarak bireysel yatırımcıların karşılaşabileceği riskleri azaltmayı amaçlıyor.Yıllık alım sınırı her aracı için ayrı uygulanacakNitelikli yatırımcı statüsü bulunmayan kişiler için yıllık alım sınırı, tek bir aracı kurum üzerinden 300 bin ruble olacak. Böylece sınır, yatırımcının ilgili aracı üzerinden gerçekleştirdiği alımlar için uygulanacak.İşlem öncesinde yatırımcıların testten geçmesi ve kripto yatırımlarının riskleri hakkında bilgi edinmesi gerekecek. Bu koşul nitelikli yatırımcılar için de geçerli olacak.Nitelikli yatırımcılar ise kripto varlık türü ve alım tutarı bakımından aynı sınırlamalara tabi olmayacak. Merkez Bankasının açıkladığı çerçeve, bu gruba daha geniş işlem olanağı tanıyor.Ağustostaki taslak uygulamaya geçiyorMerkez Bankası, bireysel yatırımcıların kripto alımlarına ilişkin taslağı 11 Ağustos’ta kamuoyuna sunmuştu. Taslakta da Bitcoin, Ethereum ve USDT yer alıyor, her aracı üzerinden yıllık 300 bin rublelik alım sınırı öngörülüyordu.Kurum, taslak hakkındaki görüş ve önerileri 24 Ağustos’a kadar kabul etmişti. Bugünkü açıklama, daha önce duyurulan listenin yürürlüğe gireceği tarihi netleştirdi. Böylece piyasa katılımcıları için uygulama takvimindeki önemli bir aşama tamamlandı.Daha geniş düzenleyici çerçeve ise eylülde yürürlüğe giren kripto para yasasına dayanıyor. Bu yapı, mevcut finans kuruluşlarının yanında kripto alım satım kuruluşları ve dijital saklama kuruluşlarının da piyasada faaliyet göstermesini öngörüyor.Rusya Merkez Bankası, kripto işlemlerinin brokerlar ve yönetim şirketleri üzerinden gerçekleşebileceğini açıklamıştı. Bununla birlikte, ülke içinde kripto paraların ödeme aracı olarak kullanılmasına yönelik yasak devam ediyor.Moskova Borsası aralıkta işlemlere başlamayı planlıyorDüzenleyici takvim ilerlerken Moskova Borsası da kripto işlemleri için hazırlık yapıyor. Borsa, Bitcoin, Ethereum ve USDT işlemlerini 1 Aralık’ta başlatmayı planlıyor. Haberde, işlemlerin Moskova saatiyle 06.50 ile 23.50 arasında gerçekleşeceği belirtiliyor. Takas sürecini Ulusal Takas Merkezi üstlenecek; aynı gün veya ertesi gün takas seçenekleri sunulacak.Bu nedenle 17 Kasım’daki düzenleyici izin ile Moskova Borsası’nın planladığı işlem başlangıcı farklı tarihlere denk geliyor. İlk tarih varlıkların işleme kabul edilebilmesinin önünü açarken, borsanın açıkladığı takvim aralık ayını işaret ediyor.Piyasanın kurumsal altyapısı da genişliyor. Merkez Bankası, 6 Ekim’de ilk beş dijital saklama kuruluşunu ve dört kripto alım satım kuruluşunu ilgili kayıtlara dahil ettiğini duyurmuştu. Dijital saklama kuruluşları varlıklara ilişkin hakların kaydını ve transferini sağlayabilecek; kripto alım satım kuruluşları ise borsa dışında kendi hesaplarına işlem yapabilecek.

Demokratların 3 Kasım ara seçimlerinde hem Senato’da hem de Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu kazanması, ABD’de kripto piyasasının kurallarını belirleyecek CLARITY Act’in mevcut haliyle yasalaşma ihtimalini azalttı. Tasarı, eylülde Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Senato’da ilerlemek için gereken desteğin 10 oy gerisinde kalmıştı. Seçimlerin ardından sektörün önündeki iki önemli anlaşmazlık, stablecoin sahiplerine ödenen ödüller ve Başkan Donald Trump’ın ailesinin kripto yatırımlarıyla ilgili etik kurallar. Kripto tasarısı Senato’da 10 oy eksik kaldıCLARITY Act, ABD’de hangi dijital varlığın hangi kurumun denetimine gireceğini ve kripto şirketlerinin hangi kurallara uyacağını belirlemeyi amaçlıyor. Temsilciler Meclisi, 17 Temmuz 2025’te tasarıyı 134’e karşı 294 oyla kabul etti. Cumhuriyetçi üyelerin yanı sıra 78 Demokrat da metne destek verdi. Senato’da ise tablo farklıydı. 15 Eylül 2026’daki oylamada senatörler, tasarının görüşülmesine geçmek için oy kullandı. Bu adım için gereken 60 oya karşılık yalnızca 50 destek oyu çıktı. Demokratların yanı sıra dört Cumhuriyetçi senatör de karşı oy verdi. Böylece tasarı nihai oylamaya ulaşamadan takıldı. CoinDesk'e göre, Quantum Economics’in kurucusu Mati Greenspan, yaptığı değerlendirmede, Cumhuriyetçilerin her iki kanatta da çoğunluğa sahipken aşamadığı bu engeli hatırlattı. Greenspan’a göre sektör, yeni Kongre’de müzakerelere baştan başlamak zorunda kalabilir. Blockchain güvenlik şirketi CertiK’in ABD kamu ilişkileri sorumlusu Stefan Muehlbauer de mevcut metnin geçme ihtimalini düşük görüyor.Stablecoin ödülleri bankalarla borsaları karşı karşıya getirdiTartışmanın merkezinde, dolar destekli stablecoin tutan müşterilere kripto borsalarının ödül sunup sunamayacağı var. Bankalar, bu ödemelerin tasarruf sahiplerini mevduatlarının bir bölümünü borsalara taşımaya teşvik edebileceğini savunuyor. Forte yöneticisi Anton Golub’a göre Cumhuriyetçiler, Kongre’yi kontrol ettikleri dönemde bankalarla kripto şirketleri arasındaki anlaşmazlığı gideremedi. Sektör seçim kampanyalarına önemli kaynak ayırdı. Golub’un paylaştığı rakamlara göre kripto bağlantılı siyasi eylem komiteleri yaklaşık 170,5 milyon dolar harcadı. Bunun en az 125,5 milyon doları Cumhuriyetçileri desteklemeye yönelik harcamalardan oluştu. Golub, Trump yönetiminin kripto şirketleri için daha elverişli bir ortam yarattığını düşünüyor. Ancak başkanın ailesinin sektördeki mali çıkarları, Demokratların tasarıya itirazında önemli rol oynadı. Senato’daki görüşmeler sırasında Demokratlar, başkanın ve ailesinin görev süresince kripto faaliyetlerinden kişisel kazanç sağlamasını önleyecek daha güçlü etik hükümler talep etti.Yeni bir metin için Demokratların desteği belirleyici olabilirGirişim sermayesi şirketi TBV’nin kurucu ortağı Brent Fulfer, tasarının geleceğini değerlendirirken seçim sonucundan önceki iki oylamaya dikkat çekiyor. Fulfer’a göre mevcut metin asıl darbeyi eylülde Senato’da aldı. Buna karşılık Temsilciler Meclisi’nde 78 Demokratın verdiği destek, çıkar çatışmalarına karşı daha güçlü önlemler içeren yeni bir metin için iki partinin uzlaşabileceğini gösteriyor. Yeni Kongre’de sektörün gündemi yasa görüşmelerinden daha geniş olabilir. CertiK’ten Muehlbauer, Demokratların kara para aklama, siber güvenlik ve tüketicinin korunması başlıklarında oturumlar düzenlemesini bekliyor. Trump ailesinin kripto faaliyetleri de olası Kongre incelemeleri arasında yer alıyor. AdLunam’ın kurucusu Jason Fernandes ise kripto şirketlerinin bu süreçte Demokratlarla çalışabileceği görüşünde. Fernandes’e göre şirketler, kötüye kullanımları önleyecek kurallara destek verebilir. Sektör açısından önemli ayrım, yasa koyucuların ihlallerden sorumlu kişileri hedef alması ve aynı kısıtlamaları piyasadaki tüm şirketlere yaymaması.

ABD’de 3 Kasım’da yapılan ara seçimler, Washington’daki kripto düzenleme gündemini yeniden şekillendirebilir. Seçmenler Kongre’nin yeni üyelerini belirlerken sektör üç konuyu takip ediyor: CLARITY tasarısının geleceği, kritik Senato yarışları ve kripto şirketlerine yönelik olası Kongre incelemeleri. Sonuçlar henüz belli değil. Mevcut beklentilere göre Demokratlar Temsilciler Meclisi’nde avantajlı, Senato yarışı ise daha belirsiz.Başkan Donald Trump’ın görev süresi sürerken Kongre’deki güç dengesi değişebilir. Bu değişim, dijital varlık düzenlemelerinin hangi hızda ve hangi koşullarla ilerleyeceğini etkileyebilir.Kongre’deki çoğunluk kripto sektörü için neden önemli?Seçimde Temsilciler Meclisi’nin 435 sandalyesinin tamamı ve Senato’daki 35 sandalye için oy kullanılıyor. Seçim öncesinde Senato’da Cumhuriyetçiler 53'e karşı 47 sandalyeyle çoğunlukta. Demokratların çoğunluğu alabilmesi için net dört sandalye kazanması gerekiyor.Kongre’yi kontrol eden parti, yasa tekliflerinin yanında komitelerin gündemini de belirliyor. Demokratlar kanatlardan birinde çoğunluğu alırsa yönetim ve sektör temsilcileri üzerindeki denetimi artırabilir. Senato’yu da kazanırlarsa üst düzey atamalarda daha fazla söz sahibi olurlar. Trump’ın veto yetkisi ise yerinde kalacak.Kripto şirketleri için seçimin kazananı tek başına belirleyici olmayacak. Yeni çoğunluğun büyüklüğü, komite başkanlıkları ve partilerin uzlaşma kapasitesi de düzenlemelerin yönünü etkileyecek.CLARITY tasarısı seçim öncesinde Senato’da takıldıSektörün en büyük beklentilerinden biri, dijital varlık piyasası için kapsamlı federal kuralların çıkması. Ancak Senato, 15 Eylül’de CLARITY tasarısını ilerletmek için gereken desteği sağlayamadı. Usul oylamasında 50 senatör tasarıyı desteklerken 49 senatör karşı oy verdi. Tasarı, ilerlemek için gereken 60 oyluk eşiğin altında kaldı. Tüm Demokratların yanı sıra bazı Cumhuriyetçiler de karşı oy kullandı. Sektörün uzun süredir beklediği düzenleme böylece seçim öncesinde askıda kaldı.Kongre Araştırma Servisi’nin eylül taslağına ilişkin incelemesine göre teklif, dijital emtia piyasasında ana rolü CFTC’ye veriyor. SEC ise belirli varlık satışları üzerindeki yetkisini koruyor. Taslak ayrıca kripto aracılarını, borsaları, merkeziyetsiz finansı ve kişisel saklama cüzdanlarını da kapsıyor.Tartışma, hangi kurumun yetkili olacağı sorusuyla sınırlı kalmıyor. Şirketlerin kayıt yükümlülükleri, yatırımcılara yapılacak açıklamalar ve farklı iş modellerine uygulanacak kurallar da masada. Cumhuriyetçiler çoğunluğu korusa bile tasarının yasalaşması garanti değil. Eylüldeki oylama, mevcut Cumhuriyetçi çoğunluğun bile yeterli desteği bulamadığını gösterdi. Demokratlar güçlenirse sektörün yeni bir metin için daha geniş bir uzlaşma araması gerekebilir.Ohio yarışı ve sektörün seçim harcamalarıOhio’daki Senato yarışı, kripto sektörünün yakından takip ettiği mücadelelerden biri. Cumhuriyetçi Senatör Jon Husted, eski Demokrat Senatör Sherrod Brown ile yarışıyor. Brown geçmişte Senato Bankacılık Komitesi’ne başkanlık etti. Bu yüzden olası dönüşü finans ve kripto şirketleri tarafından dikkatle izleniyor.Kripto sektörü bu seçim döneminde 100'ü aşkın yarışta yaklaşık 176 milyon dolar harcadı. Finansmanın başlıca destekçileri arasında Coinbase, Ripple ve Andreessen Horowitz var. Sektör, Trump’tan sonraki dönemde de etkisini koruyacak bir Kongre ağı kurmayı hedefliyor.Destek yalnızca Cumhuriyetçilere gitmiyor. AP’nin ekim başındaki haberine göre Fairshake, Temsilciler Meclisi seçimleri için 19 Cumhuriyetçi ve 13 Demokrat adayı destekleyen bir liste açıkladı. Bu liste, kripto şirketlerinin adayları parti kimliğinin yanında sektör düzenlemelerine bakışlarına göre de değerlendirdiğini gösteriyor.Kongre incelemeleri ve fiyat beklentileriDemokratlar çoğunluğu kazanırsa Trump ve ailesiyle bağlantılı kripto girişimleri daha yakın bir incelemeyle karşılaşabilir. Reuters, Demokratların bu ilişkilerdeki olası çıkar çatışmalarını araştırmaya hazırlandığını aktardı. Böyle bir süreç, ilgili şirketler için yeni hukuki ve siyasi belirsizlikler doğurabilir.Yine de bu ihtimal tüm kripto piyasasını aynı şekilde etkilemeyecek. Analistlere göre seçimin asıl etkisi fiyatlardan çok mevzuatın ilerleme hızında görülebilir. Bu nedenle herhangi bir partinin zaferini Bitcoin için kesin bir yükseliş ya da düşüş sinyali olarak okumak zor.İlk sonuçlar Türkiye saatiyle 4 Kasım’ın ilk saatlerinde gelmeye başlayacak. Ohio’da sandıklar 03.30'da kapanacak. Yakın yarışlarda sayım uzayabilir. ABD Seçim Yardım Komisyonu, seçim gecesi açıklanan sonuçların resmi onay süreci tamamlanana kadar geçici olduğunu hatırlatıyor.Kripto piyasası için ilk bakılacak tablo, iki kanattaki sandalye dağılımı olacak. Ardından komite yönetimleri ve CLARITY için kurulabilecek yeni uzlaşmalar, Washington’daki düzenleme takviminin nasıl şekilleneceğini belirleyecek.

Ripple, ABD Para Birimi Denetleme Ofisi’nden (OCC) ulusal tröst bankası kurmak için nihai onay aldı. Ripple National Trust Bank, şirketin dolar destekli stablecoin’i RLUSD’nin rezervlerini yönetecek ve kurumsal müşterilere dijital varlık saklama hizmetleri sunacak. Karar, Ripple’ın stablecoin ve saklama faaliyetlerinde federal denetimin kapsamını genişletiyor.Şirket, gelişmeyi 26 Ekim'i 27 Ekim'e bağlayan gece duyurdu. Ripple CEO’su Brad Garlinghouse da X hesabından yaptığı açıklamada, yeni bankanın RLUSD’yi destekleyen ve işletmelere hizmet veren federal denetimli bir platform olacağını belirtti. Ripple’ın resmi basın sayfasında da nihai OCC onayına ilişkin duyuru yer aldı. Garlinghouse, kripto şirketleri ile bankaların birlikte daha iyi çalışabileceği görüşünü yineledi. Açıklamasında yenilik, hesap verebilirlik ve federal gözetim vurgusu yaptı.Ripple National Trust Bank hangi hizmetleri sunacak?Ripple National Trust Bank’ın faaliyetleri, RLUSD rezervlerinin yönetimi ve dijital varlıkların saklanması etrafında şekillenecek. Banka, RLUSD’yi destekleyen ve ayrı tutulan rezervleri yönetme yetkisine sahip olacak. Ayrıca RLUSD sahipleri adına bu rezervlerin teminat yöneticisi olarak görev yapacak.Yeni yapı, kurumsal müşterilere güvene dayalı sorumluluklar çerçevesinde dijital varlık saklama hizmetleri de sunacak. Böylece Ripple, stablecoin altyapısı ile kurumsal saklama faaliyetlerini federal gözetim altında geliştirebilecek.Ancak ulusal tröst bankası lisansı, geleneksel ticari bankaların sunduğu bütün hizmetleri kapsamıyor. Bu lisans, Ripple’a mevduat toplama veya kredi verme yetkisi tanımıyor. Yetki alanı, varlıkların korunması, rezerv yönetimi ve ilgili tröst hizmetleriyle sınırlı kalıyor.Bu ayrım, kararın kapsamını anlamak açısından önem taşıyor. Ripple’ın aldığı onay, şirketin bireysel müşterilere mevduat hesabı açacağı veya tüketici kredisi sunacağı anlamına gelmiyor. Yeni bankanın odağında kurumsal dijital varlık hizmetleri ve RLUSD’nin rezerv yapısı bulunuyor.RLUSD’nin ihraççısı değişmeyecekYeni banka, RLUSD’nin rezerv yönetiminde sorumluluk üstlenecek olsa da stablecoin’i ihraç eden kuruluş değişmeyecek. Ripple’ın New York Finansal Hizmetler Departmanı (NYDFS) denetimindeki şirketi Standard Custody & Trust Company, RLUSD ihracına devam edecek.Dolayısıyla yeni yapı, ihraç ile rezerv yönetimini farklı kuruluşlar üzerinden sürdürecek. Standard Custody & Trust Company mevcut ihraç görevini korurken Ripple National Trust Bank, kendisine tanınan yetkiler kapsamında rezerv ve saklama hizmetlerini yürütecek.Ulusal banka lisansı, stablecoin’in mevcut eyalet düzeyindeki denetimine federal OCC gözetimini ekliyor. Ripple böylece RLUSD çevresindeki düzenleyici yapıyı iki denetim katmanıyla sürdürecek.Aralık 2024’te piyasaya çıkan RLUSD’nin piyasa değeri, şirketin açıklamasına göre 2,5 milyar dolara ulaştı. Stablecoin, Ripple’ın ödeme altyapısında kullanılıyor. Ayrıca kullanıcılar, Ripple Prime bünyesinde RLUSD’yi teminat olarak değerlendirebiliyor.Yeni bankanın üstleneceği rezerv yönetimi görevi, bu kullanım alanlarını destekleyen altyapının bir parçasını oluşturacak. Şirketin açıklaması, federal denetim ile kurumsal hizmetlerin aynı yapı altında güçlendirilmesine odaklanıyor.Başvuru süreci Temmuz 2025’te başladıRipple, ABD’de banka lisansı almak için ilk başvurusunu Temmuz 2025’te yaptı. OCC, 12 Aralık 2025’te şirkete koşullu onay verdi. Nihai onay, bu ilk kararın üzerinden bir yıldan kısa süre geçmesinin ardından geldi.Koşullu onay ile nihai onay, lisans sürecinin farklı aşamalarını temsil ediyor. İlk karar, başvuru sahibinin belirlenen koşulları yerine getirmesini gerektiriyor. Son karar ise Ripple’ın ulusal tröst bankası kurma sürecindeki temel düzenleyici eşiği tamamladığını gösteriyor.Ripple’ın kararı, kripto şirketlerinin federal bankacılık denetimine yöneldiği döneme denk geliyor. USDC’nin ihraççısı Circle da temmuz ayında ulusal tröst bankası kurmak için nihai OCC onayı aldığını duyurmuştu. Bununla birlikte kripto şirketlerine verilen tröst bankası lisansları, ABD’de tartışma konusu olmaya devam ediyor. Senatör Elizabeth Warren, bu izinlerin yasal dayanağını ve finansal sistem açısından taşıdığı riskleri eleştiren isimler arasında yer alıyor.Sektör kuruluşu The Digital Chamber ise lisansların sınırlı faaliyet alanına dikkat çekiyor. Kuruluş, tröst bankalarının yetkilerinin varlık yönetimi ve ilgili hizmetlerle sınırlı kaldığını, başvuran şirketlerin de gönüllü olarak federal denetime girdiğini savunuyor.

İrlanda Merkez Bankası, Coinbase’in İrlanda birimine müşteri fonlarını koruma yükümlülüklerindeki ihlaller nedeniyle ceza açıkladı. Yaklaşık 3,25 milyon euroluk yaptırım, dış hizmet alımındaki denetim eksikliklerini de kapsıyor. Coinbase ise müşterilerin para kaybetmediğini ve fonlarına erişim sorunu yaşamadığını belirtti.Kurum, 22 Ekim Perşembe günü yaptığı açıklamada şirketle bir gün önce uzlaşmaya vardığını duyurdu. İnceleme, 1 Kasım 2020 ile 19 Ağustos 2025 arasındaki ihlalleri kapsıyor. Coinbase Ireland, elektronik para mevzuatı kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal ettiğini kabul etti.Uzlaşma kapsamında şirket, para cezasının yanı sıra kınama yaptırımını da kabul etti. Ancak yaptırımların yürürlüğe girmesi için İrlanda Yüksek Mahkemesi’nin onayı gerekiyor. Dolayısıyla açıklama, uzlaşma sürecindeki kararı ortaya koyarken mahkeme aşaması henüz tamamlanmadı.Müşteri fonlarını koruyan hesaplarda eksiklik oluştuCoinbase Ireland, grubun elektronik para hizmetlerini yürüten şirketlerinden biri olarak faaliyet gösteriyor. Şirket, müşterilerden aldığı itibari para karşılığında elektronik para ihraç ediyor. Kullanıcılar da bu bakiyelerle Coinbase platformunda kripto varlık satın alabiliyor.Bu faaliyet, müşteri fonlarının korunmasına yönelik özel yükümlülükler getiriyor. Şirketin dışarıdan hizmet alması da ilgili süreçler üzerindeki sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor. İrlanda Merkez Bankası’nın incelemesi, fon koruma düzeniyle dış hizmet denetimini birlikte ele alıyor.Kurumun bulgularına göre Coinbase Ireland, koruma süreçlerinde ABD merkezli grup şirketlerine aşırı bağımlılık gösterdi. Yerel şirketin müşteri fonlarının yönetimini denetleyecek uzmanlığı da yetersiz kaldı. Ayrıca sistem tasarımındaki eksiklikler ve sınırlı kontrol testleri, koruma hesabında uzun süreli açıklar yarattı.Uzlaşma belgesine göre, günlük fon koruma açığı 2024’te 5,2 milyon euroya ulaştı. İnceleme, bazı müşteri paralarının diğer Coinbase şirketlerinin hesaplarına girdiğini de ortaya koydu. Böylece fonların ilgili İrlanda şirketi adına tutulması gereken hesaplardan farklı hesaplara yöneldiği görüldü.Mart 2023 ile Ekim 2024 arasında yaklaşık 30 kurumsal müşteri bu durumdan etkilendi. Bu müşteriler, dolar mevduatlarını Coinbase Ireland yerine Coinbase Inc. adına açılmış hesaplara yatırdı. Ayrıca İngiltere biriminden geçiş yapan bazı müşterilerin fonları, Ağustos 2025’e kadar İngiltere’deki koruma hesabına gitti.Coinbase, müşterilerin zarar görmediğini açıkladıCoinbase, incelemeye konu sorunları giderdiğini ve müşteri fonlarını koruyan kontrolleri güçlendirdiğini bildirdi. Şirket, bazı sorunları Ocak 2024’te kendi girişimiyle İrlanda Merkez Bankası’na ilettiğini de belirtti.Şirketin açıklamasına göre hiçbir müşteri bu sorunlar nedeniyle maddi kayıp yaşamadı. Kullanıcılar, aynı nedenlerle fonlarına erişimlerini de kaybetmedi. Coinbase, eksikliklerin geçmiş dönemlere ait olduğunu vurguladı.Reuters’a konuşan bir şirket sözcüsü, sorunların ortaya çıktığı döneme ilişkin açıklama da yaptı. Sözcü, bunların büyük ölçüde ciddi aksaklık dönemlerinde müşterileri korumaya yönelik adımlar sırasında oluştuğunu söyledi.İrlanda Merkez Bankası ise ödeme ve elektronik para kuruluşlarının fon koruma sorumluluğuna dikkat çekti. Kurumun yaptırımlardan sorumlu direktörü Karen O’Leary, bu alandaki zayıflıklara tolerans göstermediklerini belirtti.Uzlaşma, ceza tutarını yüzde 30 düşürdüMerkez Bankası, ihlaller için başlangıçta 4 milyon 646 bin 597 euro ceza belirledi. Ardından uzlaşma mekanizması kapsamında yüzde 30 indirim uyguladı. Böylece şirketin kabul ettiği tutar 3 milyon 252 bin 618 euroya geriledi.Coinbase grubunun İrlanda’daki başka bir şirketi de geçen yıl para cezasıyla karşılaştı. Merkez Bankası, Kasım 2025’te Coinbase Europe’a yaklaşık 21,46 milyon euro ceza açıkladı. O dosya, kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadelede işlem izleme eksikliklerini kapsıyordu.Önceki incelemede kurum, şirketin 30 milyondan fazla işlemi gerektiği şekilde izlemediğini tespit etmişti. Yeni dosya ise Coinbase Ireland’ın müşteri fonlarını koruma ve dış hizmetleri denetleme süreçlerine odaklanıyor. İki yaptırım, aynı grubun farklı şirketlerini ve farklı yükümlülüklerini ilgilendiriyor.

Kripto sektöründen altı kuruluş, dijital emtia sınıflandırmasını bağlayıcı kurallara taşıması için SEC’ye başvurdu. Ortak mektup, bazı kripto varlıkların hukuki statüsüne daha kalıcı bir dayanak sağlamayı amaçlıyor. Kuruluşlar, mevcut yorumların geliştiriciler ve piyasa katılımcıları için yeterli güvence sunmadığını savunuyor.Mektupta Stellar Development Foundation, Hedera, Aptos Labs ve Ava Labs’in imzaları bulunuyor. Cardano Foundation ve Chainlink Labs de ortak talebe katılıyor. Bu kuruluşlar sırasıyla XLM, HBAR, APT, AVAX, ADA ve LINK ekosistemlerinde faaliyet gösteriyor.Başvuru, SEC’nin “Regulation Crypto Assets” adlı düzenleme teklifine odaklanıyor. Altı kuruluş, dijital emtia tanımının düzenlemenin doğrudan uygulamaya esas hükümlerine girmesini istiyor. Böylece sektör, SEC’nin mevcut yaklaşımını daha sağlam bir düzenleyici temele oturtmayı hedefliyor. Dijital emtia tanımı için daha güçlü güvence talebiTartışmanın merkezinde, SEC’nin açıklamaları ile teklifin bağlayıcı hükümleri arasındaki fark yer alıyor. Kuruluşlara göre teklif, dijital emtia sınıflandırmasına açıklayıcı bölümünde yer veriyor. Ancak kural metni, bu sınıflandırmayı aynı açıklıkla düzenlemiyor.Ortak mektup, SEC’nin mart ayında ortaya koyduğu yaklaşımın korunmasını talep ediyor. Kurum, önceki açıklamasında Bitcoin ve Ether’i dijital emtia örnekleri arasında saymıştı. XRP, ADA, LINK, AVAX, HBAR, XLM ve APT de bu örnekler arasında bulunuyordu.İmzacı kuruluşlar, bu yaklaşımın yalnızca düzenleyici yorum düzeyinde kalmasını yeterli bulmuyor. Dijital emtia tanımının resmi kurallara girmesiyle hukuki belirsizliğin azalacağını savunuyorlar. Talep, özellikle uzun vadeli ürün geliştiren ve yatırım planlayan ekipleri ilgilendiriyor.Bununla birlikte mektup, söz konusu varlıklara yeni bir statü kazandıran SEC kararı taşımıyor. Kuruluşlar, mevcut yaklaşımı güçlendirmek amacıyla düzenleme teklifinde değişiklik istiyor. Dolayısıyla başvuru, talebin kabulü veya yeni kuralların yürürlüğe girmesi anlamına gelmiyor.Token satışı ile varlığın statüsü ayrı ele alınmalıAltı kuruluşun öne çıkardığı diğer konu, token ile satış işlemi arasındaki hukuki ayrım. Bir şirketin token satışı, belirli koşullarda yatırım sözleşmesi kapsamında değerlendirilebiliyor. Ancak kuruluşlar, bu durumun tokenın kendisini otomatik olarak menkul kıymete dönüştürmediğini vurguluyor.Bu nedenle mektup, dijital emtiaların menkul kıymet sayılmadığını açıkça belirten bir hüküm istiyor. Aynı hükmün, yatırım sözleşmesine konu olan dijital emtialar için de ayrımı korumasını öneriyor. Böylece varlığın niteliği ile satış sırasında verilen taahhütler ayrı değerlendirme alanları oluşturacak.Kuruluşların yaklaşımı, kripto piyasasındaki düzenleme tartışmasının temel sorularından birine odaklanıyor. Bir tokenın hangi koşullarda satıldığı, işlemin tabi olduğu kuralları etkileyebiliyor. Ortak başvuru, bu değerlendirmenin tokenın sonraki kullanımlarına nasıl yansıyacağını da netleştirmek istiyor.İkincil piyasa işlemleri de mektubun kapsamındaMektup, borsalardaki ikincil piyasa işlemleri için de daha açık bir çerçeve öneriyor. Kuruluşlar, ihraççı dışındaki kişilerin dijital emtia satışlarına ilişkin bir başlangıç varsayımı istiyor. İhraççının temel yönetim faaliyetlerine dair devam eden taahhütleri bulunmadığında, işlemin yatırım sözleşmesi içermediği varsayılsın talebini iletiyorlar.Ayrıca başvuru, teklifin “Rule 400” kapsamındaki koruma mekanizmasının gönüllü niteliğini vurguluyor. Kuruluşlara göre bu mekanizmadan yararlanmak, geçmişte yatırım sözleşmesi bulunduğunun kabulü sayılmamalı. Mekanizmayı kullanmamak da tek başına aksi yönde bir varsayım yaratmamalı. SEC’nin resmi takvimi, teklif için görüş bildirme süresini 20 Ekim 2026 olarak belirlemişti. Ağustosta yayımlanan teklif, kripto varlıklarla bağlantılı yatırım sözleşmeleri için yeni bir çerçeve öngörüyor. Görüş süresinin sona ermesi ise düzenlemeyi kendiliğinden yürürlüğe sokmuyor. Altı kuruluşun ortak talebi, bu süreçte varlık sınıflandırmasına ilişkin belirsizliği azaltmayı amaçlıyor. Sektör temsilcileri, SEC’nin önceki açıklamalarını nihai düzenlemenin açık hükümleriyle desteklemesini bekliyor. Kurumun talebe nasıl yaklaşacağı, düzenleme metninin sonraki aşamasında önem taşıyacak.

ABD’de kripto piyasası, 21 Ekim Çarşamba günü iki önemli gelişmeye odaklandı. Başkan Donald Trump, Beyaz Saray’daki etkinlikte kripto dolandırıcılığıyla mücadele çalışmalarını anlatmaya hazırlanıyor. Aynı gün ABD Para Birimi Denetleme Ofisi (OCC), GENIUS Yasası kapsamındaki nihai düzenlemesini açıkladı.İki gelişme, Washington’ın dijital varlıklara yönelik güvenlik ve denetim gündemini öne çıkarıyor. Beyaz Saray, Amerikalıları hedefleyen yabancı suç ağlarıyla mücadeleye odaklanıyor. OCC ise kendi yetki alanındaki stablecoin ihraççıları için faaliyet koşullarını belirliyor.Trump, kripto dolandırıcılığıyla mücadeleyi anlatacakReuters’a konuşan bir Beyaz Saray yetkilisi, etkinliğin siber suçları önleme çalışmalarını kapsayacağını söyledi. Trump ve kabine üyeleri, sahte kripto yatırım sitelerine yönelik operasyonları gündeme taşıyacak. Ayrıca başkalarının kimliğine bürünerek kullanıcıları kandıran çevrim içi dolandırıcılarla mücadeleyi ele alacaklar.Etkinliğe FBI Direktörü Kash Patel ve Adalet Bakanı Todd Blanche’ın katılması bekleniyor. İç Güvenlik Bakanı Markwayne Mullin ile Savunma Bakanı Pete Hegseth de katılımcılar arasında bulunuyor. Yetkililerin açıklamaları, yönetimin sınır ötesi suç ağlarına yaklaşımına ilişkin ayrıntılar sunabilir.FBI verileri, internet dolandırıcılığına ilişkin şikayetlerde artışa işaret ediyor. Amerikalılar, geçen yıl kuruma bir milyondan fazla şikayet iletti. Bu sayı, 2024’e kıyasla yüzde 17 artış gösterdi.Ancak söz konusu veri, internet dolandırıcılığı şikayetlerinin tamamını kapsıyor. Dolayısıyla toplam başvuru sayısını yalnızca kripto dolandırıcılığına bağlamak doğru olmayacak.Trump, mart ayındaki başkanlık kararnamesinde Adalet Bakanlığına çevrim içi dolandırıcıların soruşturulmasına öncelik verme talimatı vermişti. Daha sonra İç Güvenlik Bakanlığından yabancı siber suç gruplarını izlemek için özel şirketlerle çalışmasını istemişti. Bugünkü etkinlik, yönetimin bu alandaki çalışmalarını kamuoyuna aktarması için yeni bir platform oluşturuyor.OCC, stablecoin kurallarını kesinleştirdiKripto gündeminin düzenleme tarafında ise OCC’nin GENIUS Yasası kararı öne çıktı. Kurum, ödeme stablecoin’leri ve bunlarla bağlantılı belirli faaliyetler için nihai kuralını açıkladı. Düzenleme, OCC’nin denetimindeki ihraççıları ve belirli saklama hizmetlerini kapsıyor.Yeni çerçeve; rezerv varlıkları, geri ödeme süreçleri ve risk yönetimine ilişkin koşullar getiriyor. Ayrıca denetim, raporlama, sermaye, başvuru ve kayıt süreçlerini düzenliyor. Yabancı stablecoin ihraççılarının gözetimi de metindeki başlıklar arasında yer alıyor.Kapsam, belirli banka iştiraklerinin yanı sıra federal düzeyde yetkilendirme isteyen banka dışı kuruluşları içeriyor. OCC’nin düzenleme veya yaptırım yetkisine tabi bazı eyalet lisanslı ihraççılar da kurala uyacak. Böylece kurum, kendi sorumluluk alanındaki farklı ihraççı türleri için uygulama çerçevesini netleştiriyor.Trump’ın 18 Temmuz 2025’te imzaladığı GENIUS Yasası, ödeme stablecoin’lerine yönelik düzenleyici çerçeveyi oluşturdu. Yasa, ABD’de ödeme stablecoin’i ihracını genel olarak yetkili kuruluşlarla sınırlıyor. OCC’nin kararı, bu çerçevenin kurumun yetki alanında nasıl işleyeceğini ayrıntılandırıyor.Yürürlük tarihi 18 Ocak 2027OCC’nin açıklamasına göre nihai kural ve GENIUS Yasası, 18 Ocak 2027’de yürürlüğe girecek. Dolayısıyla bugünkü duyuru, yeni çerçevenin hemen uygulanmaya başladığı anlamına gelmiyor. Kurum, başvuruları ve muafiyet taleplerini kabul etmeye başlayacağı tarihi ayrıca duyuracak.Bununla birlikte nihai metin, kara para aklamayla mücadele ve yaptırım yükümlülüklerinin tamamını kapsamıyor. OCC, Banka Gizliliği Yasası ve OFAC yaptırımlarıyla ilgili hükümleri ayrı bir düzenlemede ele alacak. Bu süreçte Hazine Bakanlığıyla koordinasyon yürütecek.OCC Başkanı Jonathan Gould, rezerv desteği, geri ödeme ve risk yönetimi standartlarını vurguladı. Kurum ayrıca sektörün gelişimini izleyeceğini ve gerektiğinde denetim çerçevesini güncelleyeceğini belirtti.

İsviçre Finansal Piyasalar Denetleme Kurumu (FINMA), bireysel yatırımcılara yönelik ilk spot Bitcoin ETF’sini onayladı. Karar, İsviçre yatırım fonu kuralları kapsamında doğrudan Bitcoin yatırımı yapan bir fonun önünü açıyor. Böylece ülkedeki kripto yatırım ürünlerine yeni bir seçenek katılıyor.FINMA, kararı 20 Ekim Salı günü duyurdu. Kurum, Bitcoin’in işlem geçmişini ve yüksek işlem hacmini değerlendirerek portföy çeşitlendirme kurallarında istisna tanıdı. Diğer fon sağlayıcıları da benzer ürünler için başvuru yaptı veya başvuru planlarını açıkladı.Ancak onay alan fonun adı ve ihraççısı henüz netlik kazanmadı. The Block’a göre bir FINMA sözcüsü, kurumun şirketlere özel bilgi paylaşmadığını belirtti. Bu nedenle açıklama, ürünün hangi sağlayıcı üzerinden yatırımcılara ulaşacağını göstermiyor.FINMA, Bitcoin için çeşitlendirme istisnası tanıdıYeni ETF, İsviçre hukukunda özel risk taşıyan “alternatif yatırımlar için diğer fonlar” kategorisine giriyor. Bu sınıflandırma, ürünün tabi olduğu yatırım fonu çerçevesini belirliyor. Fon, varlıklarını doğrudan Bitcoin’e yönlendirebilecek.Yatırım fonlarında çeşitlendirme kuralları, portföyün tek bir varlığa yoğunlaşmasını sınırlamayı amaçlıyor. FINMA ise Bitcoin ETF’si için bu kurallara istisna getirdi. Kurum, gerekçesinde Bitcoin’in diğer kripto varlıkların çoğuna kıyasla daha uzun işlem geçmişini vurguladı.Bitcoin’in yüksek işlem hacmi de değerlendirmede önemli rol oynadı. Böylece FINMA, tek varlığa odaklanan bu fon yapısına izin verdi. Bununla birlikte kurum, kararın Bitcoin yatırımlarındaki riskleri ortadan kaldırmadığını özellikle belirtti.Diğer sağlayıcıların başvuruları, İsviçre’de spot Bitcoin ETF’lerine yönelik ürün geliştirme çalışmalarının sürdüğünü gösteriyor. Ancak açıklama, bu başvurular için herhangi bir onay takvimi sunmuyor. İlk karar da diğer ürünlerin otomatik olarak onay alacağı anlamına gelmiyor.Mevcut Bitcoin ürünlerinden farkı ne?İsviçreli yatırımcılar, borsada işlem gören kripto ürünlerine uzun süredir erişebiliyor. SIX İsviçre Borsası, yıllardır Bitcoin bağlantılı borsa yatırım ürünlerine (ETP) ev sahipliği yapıyor. Bitcoin ve Ether içeren bir ürün de 2019’da borsaya katılmıştı.Yeni onayın önemi, yatırım aracının hukuki yapısından kaynaklanıyor. Mevcut İsviçre Bitcoin ETP’leri, borçlanma aracı niteliği taşıyor. FINMA’nın onayladığı yeni ETF ise İsviçre yatırım fonu mevzuatı kapsamında yer alıyor.Dolayısıyla iki ürün grubu, Bitcoin’e borsa üzerinden erişim sağlasa da farklı hukuki yapılara sahip. Yeni ETF’nin fon statüsü, saklama, operasyonel riskler ve yatırımcı bilgilendirmesine ilişkin kuralları beraberinde getiriyor. Bu ayrım, yatırımcıların ürünleri değerlendirirken incelemesi gereken temel başlıklar arasında bulunuyor.FINMA, 2021’de de bir kripto yatırım fonuna izin vermişti. Ancak o fon, nitelikli yatırımcıları hedefliyordu. Son karar ise bireysel yatırımcılara yönelik doğrudan Bitcoin yatırımı yapan ETF yapısını kapsıyor.Saklama ve yatırımcı bilgilendirmesi öne çıkıyorFINMA, yeni ürünle birlikte kripto yatırımlarının operasyonel risklerine de dikkat çekti. Kurumun ocak ayında yayımladığı rehber, kripto varlıkların saklanmasına ilişkin riskleri ele alıyordu. Denetime tabi kuruluşların bu riskleri azaltacak önlemler alması gerekiyor.Fon belgelerinin de yatırımcılara riskleri açık biçimde anlatması şart. Böylece yatırımcılar, ürünün yapısını ve karşılaşabilecekleri kayıpları yatırım öncesinde değerlendirebilecek. ETF’nin satışı sırasında İsviçre Finansal Hizmetler Yasası’nın davranış kuralları da geçerli olacak.Bu çerçeve, yalnızca Bitcoin fiyatındaki değişimleri kapsamıyor. Varlıkların saklanması ve fon faaliyetlerinin yürütülmesi de düzenleyici değerlendirmenin parçasını oluşturuyor. FINMA, kuruluşlardan bu alanlardaki riskleri yönetmelerini ve yatırımcılarla açıkça paylaşmalarını istiyor.Kurum ayrıca Bitcoin’in yüksek fiyat volatilitesini koruduğunu hatırlattı. Yatırımcılar, ETF üzerinden yatırım yaptıklarında da paralarının önemli bölümünü kaybedebilir. Düzenleyici onay, ürünün belirli koşulları karşıladığını gösterirken getiri veya sermaye koruması sağlamıyor.Yeni karar, İsviçre’de bireysel yatırımcılara yönelik Bitcoin fonlarının gelişiminde yeni bir aşama açıyor. Piyasadaki diğer başvurular da benzer ürünlerin gündemde kalacağını gösteriyor. Bununla birlikte ilk fonun sağlayıcısı ve yatırımcılara sunuluşuna ilişkin ayrıntılar belirsizliğini koruyor.

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) kripto varlık teklifinde görüş bildirme süresi bugün doluyor. “Regulation Crypto Assets” adlı taslak, token projelerinin sermaye toplama koşullarını değiştirmeyi hedefliyor. Teklif, belirli şartları karşılayan ihraççılara yıllık 75 milyon dolara kadar kayıt muafiyeti öngörüyor.SEC’nin resmî takvimi, kamuoyu görüşleri için son tarihi 20 Ekim 2026 olarak gösteriyor. Ancak bu tarih, kuralların yürürlüğe girdiği anlamına gelmiyor. Kurum, düzenlemeyi hâlâ teklif aşamasında listeliyor.Süreç, ABD’de token satışı yoluyla finansman arayan girişimler açısından önem taşıyor. Taslağın merkezinde, kripto varlık içeren belirli yatırım sözleşmelerine özel bir ihraç çerçevesi bulunuyor. Dolayısıyla teklifin kapsamı, bütün kripto işlemlerine yönelik genel bir serbestlikten daha sınırlı kalıyor.Kripto projeleri için iki ayrı finansman yoluSEC, mevcut kayıt yükümlülüklerine alternatif olarak iki muafiyet öneriyor. İlk seçenek, uygun girişimlere dört yıllık dönemde toplam 5 milyon dolarlık ihraç imkânı tanıyor. İkinci seçenek ise her 12 aylık dönemde 75 milyon dolara kadar kaynak toplamayı kapsıyor.Bu iki sınır, farklı büyüklükteki projeler için ayrı finansman yolları oluşturuyor. Bununla birlikte şirketlerin ilgili koşulları karşılaması ve yatırımcılara gerekli açıklamaları sunması gerekiyor. Teklif, muafiyetlerden yararlanan ihraççılar için dolandırıcılık ve piyasa manipülasyonu yasaklarını koruyor.Daha yüksek tutarlı finansman seçeneği ayrıca mali tablo ve devam eden raporlama yükümlülükleri getiriyor. Böylece SEC, sermayeye erişimi kolaylaştırırken yatırımcıların projeleri değerlendirmesine yardımcı olacak bilgileri de talep ediyor.Kurum, taslağın gerekçesinde mevcut kuralların kripto projelerinin özelliklerini yeterince karşılamadığını savunuyor. Özellikle ağların gelişimi ve token kullanımının yaygınlaşması, geleneksel finansman modellerinden farklı ihtiyaçlar yaratıyor. SEC’ye göre bu uyumsuzluk, şirketlerin işlem planlamasını zorlaştırabiliyor ve yenilikleri sınırlayabiliyor.Tokenların hukuki statüsü de teklifin merkezindeTaslak, finansman muafiyetlerinin yanında koşullu bir “güvenli liman” mekanizması içeriyor. Bu mekanizma, belirli şartlarda bir kripto varlığın yatırım sözleşmesine tabi olmaktan çıkmasını ele alıyor.SEC’nin yaklaşımı, bir projenin ilk satış dönemiyle sonraki gelişim aşamalarını ayrı değerlendiriyor. Kurum, başlangıçta yatırım sözleşmesine tabi olan bir varlığın zamanla bu kapsamdan çıkabileceğini belirtiyor. Ancak taslak, bu geçişi belirli koşullara bağlıyor.Bu ayrım, token ihraç eden ekiplerin sonraki yükümlülüklerini anlamaları açısından önem taşıyor. Aynı zamanda yatırımcıların satın aldıkları varlığın hukuki konumunu değerlendirmesine yardımcı olmayı amaçlıyor. Teklifin şartları, her token için otomatik muafiyet sonucu doğurmuyor.Akademisyenlerden yatırımcı koruması eleştirisiBuna karşılık, bazı hukuk akademisyenleri SEC’nin önerdiği çerçeveye itiraz ediyor. John Coates, John Coffee ve diğer imzacıların sunduğu görüş, ayrı bir kripto düzenlemesinin gerekliliğini sorguluyor.Akademisyenler, mevcut sermaye toplama muafiyetlerinin zaten çeşitli seçenekler sunduğunu savunuyor. Ayrıca şirketlere açıklama içeriklerinde daha fazla esneklik tanımanın yatırımcı korumasını zayıflatabileceğini belirtiyor.İtirazın odağında, yatırımcıların projeler arasında karşılaştırma yapabilmesi de bulunuyor. İmzacılara göre ihraççıların hangi bilgilerin önemli olduğunu belirlerken geniş takdir kullanması risk yaratıyor. Bu nedenle akademisyenler, SEC’den temel eksiklikleri gidererek teklifi yeniden sunmasını istiyor.SEC’nin görüş dosyası, sürece farklı piyasa katılımcılarının da dahil olduğunu gösteriyor. Dosyada Bitwise, Hyperliquid Policy Center, Chainalysis ve AIMA temsilcilerinin başvuruları yer alıyor. Bu katılım, tartışmanın token geliştiren ekiplerin ötesine uzandığını ortaya koyuyor.Bugünkü takvim eşiği, teklifin kamuoyu görüşü aşaması açısından önem taşıyor. Ancak şirketlerin kullanabileceği kesin muafiyetleri, SEC’nin tamamlayacağı düzenleme belirleyecek. Mevcut resmî sayfa, nihai onay veya yürürlük tarihi açıklamıyor.

Güney Kore, kayıt yükümlülüğünü yerine getirmeden faaliyet gösteren kripto varlık hizmet sağlayıcılarına ait 27 internet sitesi için erişim engeli kararı aldı. KuCoin ve MEXC’nin de yer aldığı karar, mobil uygulamalara yönelik kısıtlamaları web sitelerine genişletiyor. Güney Kore Finansal İstihbarat Birimi (FIU), gelişmeyi 13 Ekim tarihli açıklamasıyla duyurdu.Finansal Hizmetler Komisyonu’na (FSC) bağlı FIU’nun açıklamasına göre ilgili kurul, 6 ve 7 Ekim’deki iki değerlendirmede kararı kabul etti. Uygulama, sunucusu veya işletmecisi ülke içinde bulunan hizmetlerin sonlandırılmasını, yurt dışındaki sitelere ise ülke içinden erişimin engellenmesini kapsıyor.Erişim engelinde zarar oluşması beklenmeyecekFIU, kayıt dışı kripto faaliyetlerinin tek başına mevzuata aykırılık oluşturduğunu belirtti. Bu nedenle yetkililer, somut kullanıcı zararı veya soruşturma sonucunu beklemeden, tespit edilen faaliyetler için inceleme yoluyla erişim engeli uygulamayı hedefliyor.Kurum ayrıca, engellenen işletmelerin farklı alan adlarıyla faaliyetlerini sürdürme girişimlerini izleyecek. Yeni siteler için ek inceleme talepleri sunacak. Açıklamaya göre FIU’nun bugüne kadar soruşturma makamlarına bildirdiği kayıt dışı işletme sayısı 44’e ulaştı.KuCoin ve MEXC için süreç 2022’ye uzanıyorGüney Kore’nin bu platformlara yönelik denetimleri birkaç yıldır sürüyor. FIU, 18 Ağustos 2022’de yayımladığı resmi açıklamada KuCoin ve MEXC dahil 16 yabancı kripto hizmet sağlayıcısını, bildirim yükümlülüğünü ihlal ettikleri şüphesiyle soruşturma makamlarına ilettiğini duyurmuştu.O dönemki listede Phemex, XT.com, Bitrue, CoinW, Poloniex, BTCC, DigiFinex ve Pionex gibi platformlar da bulunuyordu. Kurum, söz konusu işletmelerin Korece internet sayfaları ve yerel müşterileri hedefleyen kampanyalar üzerinden ülkede faaliyet yürüttüğünü belirtmişti.FIU, yabancı işletmelere kayıt zorunluluğunu Temmuz 2021’de bildirdiğini de aynı açıklamada hatırlatmıştı. Buna rağmen kayıt dışı faaliyetlerin sürdüğünü belirterek ilgili kurumlara internet erişiminin engellenmesi talebini iletmişti.2022’de açıklanan tedbirler, kayıtlı yerel kripto hizmet sağlayıcılarının bu işletmelerle ticari ilişkilerinin sınırlandırılmasını da içeriyordu. Ayrıca yetkililer, kredi kartıyla kripto satın alma hizmetlerinin kontrol edilmesini ve ilgili yabancı ülkelerin mali istihbarat birimlerinin bilgilendirilmesini planlamıştı.Google ve Apple kısıtlamalarını web engeli izlediMobil uygulamalara yönelik tedbirler ise 2025’te somutlaştı. FSC’nin 14 Nisan 2025 tarihli duyurusuna göre Google Play, 25 Mart’tan itibaren 17 kayıt dışı yabancı kripto platformunun uygulamasına kısıtlama getirdi.Apple da 11 Nisan’dan itibaren KuCoin ve MEXC dahil 14 uygulama için benzer tedbirler uyguladı. Bu kararlar kapsamında Güney Kore’deki kullanıcılar ilgili uygulamaları yeniden indiremiyor, mevcut kullanıcılar ise güncellemeleri alamıyordu.Aynı duyuru, yabancı şirketlerin Güney Kore pazarını hedefleyip hedeflemediğinin nasıl değerlendirildiğini de açıklıyordu. Yetkililer; Korece hizmet sunulmasını, Güney Koreli müşterilere yönelik pazarlama faaliyetlerini ve won cinsinden ödeme desteğini birlikte dikkate alıyordu.FIU, kayıt dışı işletmelerin yerel denetim ve kullanıcı koruma mekanizmalarının dışında kaldığına dikkat çekmişti. Kurum, kişisel veri sızıntısı, siber saldırılar ve müşteri varlıklarının korunmasına ilişkin riskleri sıralayarak yatırımcıları platformların kayıt durumunu kontrol etmeye çağırmıştı. Kayıtlı işletmelerin listesini de kendi internet sitesinde yayımlıyordu.Para çekme işlemleri için destek hazırlanıyorYeni web engeli, mevcut kullanıcıların varlıklarına erişimini de etkileyebilir. FIU, para çekme işlemlerinde oluşabilecek aksaklıkları kabul ederek işletmelerin iş birliğiyle Dijital Varlık Borsaları Birliği (DAXA) üzerinden çekim yöntemleri ve prosedürleri konusunda rehberlik sağlayacağını açıkladı.Böylece yetkililer, kayıt dışı platformlara erişimi sınırlandırırken mevcut kullanıcıların çekim sürecinde yaşayabileceği sorunları azaltmayı amaçlıyor.

Yunanistan, kripto para kazançlarına yüzde 10 vergi getirmeye hazırlanıyor. Kamuoyu görüşüne açılan yasa taslağı, yıllık 500 euroya kadar değer artış kazancını vergiden muaf tutmayı öngörüyor. Düzenleme henüz yasalaşmazken taslağın kasım ayında parlamentoya sunulması bekleniyor.Yeni çerçeve, kripto varlıkların satışından elde edilen kazançların yanı sıra staking ve borç verme gibi faaliyetleri de kapsıyor. Kripto varlıkların birbirleriyle takası ve geçmiş kazançların beyanı için ise ayrı hükümler bulunuyor.Kripto paralar arasındaki dönüşümlerde vergi doğmayacakYunanistan Ekonomi ve Maliye Bakanlığı’nın 7 Ekim tarihli açıklamasına göre bireysel yatırımcıların değer artış kazancı, genel olarak alış ve satış fiyatları arasındaki fark üzerinden hesaplanacak. Birden fazla alımda ortalama maliyet ve işlemlerin belgelenmesine ilişkin kurallar uygulanacak.Taslak, bir kripto varlığın başka bir kripto varlıkla değiştirilmesini vergilendirilebilir değer artışı olarak kabul etmiyor. Staking, borç verme ve likidite sağlama getirileri ise faiz geliri kapsamında yüzde 10 vergiye tabi olacak.Önceki planda yüzde 15 oranı gündemdeydiYunanistan’ın kripto vergilendirmesine ilişkin hazırlıkları daha önce de gündeme gelmişti. 5 Haziran'da iki hükümet yetkilisine dayanarak yüzde 15 oranında bir vergi üzerinde çalışıldığı aktarılmıştı.Haziran ayındaki hazırlıklarda da 500 euroluk bir istisna yer alıyordu. Son taslakta önerilen oranın yüzde 10 olması, daha önce kamuoyuna yansıyan seviyeden 5 puan daha düşük bir vergi planlandığını gösteriyor. Bu değişiklik, yürürlükteki bir kripto vergisinin indirildiği anlamına gelmiyor; karşılaştırma, önceki hazırlıklarla güncel teklif arasındaki farkı ortaya koyuyor.Geçmiş kazançlar için beyan imkanıTaslak, geçmiş kripto işlemlerinden elde edilen değer artışlarının gönüllü beyanına da imkan tanıyor. Öngörülen koşulları karşılayan kişiler, yasanın yayımlanmasından itibaren 12 ay içinde ceza ve faiz olmadan beyanda bulunabilecek.Ayrıca kripto satışlarında dijital işlem harcı uygulanmaması planlanıyor. Kamuoyu görüş süreci 22 Ekim’de sona erecek; bakanlık, taslağın kasım ayının ilk haftasında parlamentoya sunulmasını ve kabul edilmesini hedefliyor.Avrupa’da vergi şeffaflığı artıyorYunanistan’ın hazırlığı, Avrupa Birliği’nin kripto işlemlerindeki vergi şeffaflığını artırdığı bir döneme denk geliyor. Avrupa Komisyonu’na göre 1 Ocak 2026’da uygulanmaya başlayan DAC8 kuralları, ülkeler arasındaki otomatik bilgi paylaşımının kapsamını kripto varlıklara genişletiyor.Bu çerçeve, kripto işlemlerine ilişkin bilgilerin vergi idarelerine ulaşmasını ve üye ülkeler arasında paylaşılmasını amaçlıyor. Böylece sınır ötesi işlemlerden kaynaklanan gelirlerin takibi için daha geniş bir idari işbirliği zemini oluşuyor.DAC8 kapsamında hizmet sağlayıcılarının, Avrupa Birliği’nde yaşayan müşterilerin işlemleri hakkında raporlama yapması öngörülüyor. Avrupa Komisyonu, bu yükümlülüklerin vergi kaçakçılığı ve vergiden kaçınmayla mücadelede ülkelerin kapasitesini güçlendirmeyi hedeflediğini belirtiyor.Söz konusu bilgi paylaşımı çerçevesi, MiCA olarak bilinen kripto varlık piyasaları düzenlemesini de tamamlıyor. MiCA piyasa faaliyetlerine ilişkin kuralları şekillendirirken DAC8, vergi idarelerinin işlem bilgilerine erişimini genişletiyor.Buna karşın Avrupa Birliği genelinde kripto kazançlarına uygulanan ortak bir vergi sistemi bulunmuyor. Yunanistan’daki teklif, ülkenin kendi vergi çerçevesini oluşturma sürecinin parçası.Reuters’a göre Yunan yetkililer, yatırımcıların büyük bölümünün yurt dışındaki platformları kullanmasının yerel pazarın büyüklüğünü hesaplamayı zorlaştırdığını belirtiyor. Yeni vergiden beklenen kamu gelirine ilişkin henüz somut bir tahmin de bulunmuyor.

Birleşik Krallık Finansal Yürütme Kurumu (FCA), kripto şirketleri için yeni faaliyet izni başvurularını 30 Eylül’de almaya başladı. Kurum, ülkede faaliyetlerini sürdürmek isteyen şirketleri, 25 Ekim 2027’de yürürlüğe girecek düzenleme öncesinde 28 Şubat 2027’ye kadar başvurmaya çağırdı.FCA’nın açıklamasına göre şirketler; tüketicilerin korunması, müşteri varlıklarının güvenliği, piyasa bütünlüğü ve finansal dayanıklılık açısından değerlendirmeden geçecek. Başvuru yapmak onay garantisi sağlamayacak; gerekli standartları karşılayamayan şirketler yeni rejim kapsamında faaliyet izni alamayacak.FCA kripto şirketlerini dört temel alanda inceleyecekYeni süreç, Birleşik Krallık’ın kripto sektörünü daha kapsamlı bir denetim çerçevesine taşıma planında uygulama aşamasını başlatıyor. FCA, şirketlerin belirlenen koşulları karşıladıklarını açık biçimde göstermelerini istiyor.Kurumun yetkilendirmeden sorumlu direktörü Dominic Cashman, yeni rejimin tüketicilere daha güçlü koruma, şirketlere ise faaliyetlerini sürdürebilecekleri açık bir çerçeve sunacağını belirtti. FCA ayrıca başvuru öncesi görüşmeler ve çevrim içi seminerlerle şirketlerin hazırlıklarına destek veriyor.Başvuru döneminde dosyasını sunan mevcut şirketler, yeni kurallar yürürlüğe girdiğinde değerlendirme tamamlanmamışsa ilgili koşullar altında hizmetlerini sürdürebilecek. Bu imkan, başvurunun incelendiği dönemde yeni iş kabulünü de kapsayacak.Mevcut kayıtlar otomatik olarak faaliyet iznine dönüşmeyecekFCA’nın başvuru rehberi, kara para aklamayla mücadele düzenlemeleri kapsamında kayıtlı şirketler için ayrı bir yükümlülük getiriyor. Mevcut MLR kaydı, yeni sistemde otomatik faaliyet iznine dönüşmeyecek.Bu şirketlerin, Finansal Hizmetler ve Piyasalar Yasası kapsamında gerekli yetkilendirmeyi alması gerekecek. Başka finansal faaliyetler için zaten izin sahibi olan kuruluşlar ise kripto hizmetlerini kapsayacak şekilde mevcut izinlerini genişletmek zorunda kalacak.Şirketler başvurularını FCA’nın Connect sistemi üzerinden sunacak. Böylece düzenleyici kurumla mevcut bir kayıt veya izin ilişkisinin bulunması, kripto faaliyetleri için yeni başvuru gerekliliğini ortadan kaldırmayacak.Başvuru penceresini kaçıran şirketlere kısıtlama gelecek28 Şubat 2027, başvuru imkanının tamamen sona erdiği tarih anlamına gelmiyor. Ancak bu tarihten sonra başvuran şirketler, değerlendirmeyi hızlandıracak özel bir uygulamadan yararlanamayacak.Geç başvuran ve rejim başladığında henüz izin alamayan şirketler, geçiş hükümleri kapsamında yalnızca mevcut sözleşmelerini yerine getirmek için gerekli faaliyetleri sürdürebilecek. Bu dönemde mevcut veya yeni Birleşik Krallık müşterileriyle yeni sözleşmeler yapamayacaklar.Yeni rejim başlamadan hiç başvurmayan şirketlerin ise ülkedeki ilgili kripto faaliyetlerini bu tarihe kadar sonlandırması gerekecek. Dolayısıyla başvuru takvimi, şirketlerin müşteri kabulünü ve hizmet devamlılığını doğrudan etkileyecek.Borsalar, saklama ve staking hizmetleri kapsamdaFCA’nın 16 Eylül’de yayımladığı kapsam rehberi, düzenlemenin hangi faaliyetlere uygulanacağını açıklıyor. Rehber; belirli stablecoin ihraçlarını, kripto işlem platformlarını, alım satım ve aracılık faaliyetlerini, varlık saklamayı ve staking düzenleme hizmetlerini kapsıyor.Şirketlerin, sundukları ürün ve hizmetlerin hangi izinleri gerektirdiğini iş modellerine göre belirlemesi gerekiyor. FCA, mevzuattaki sınırlı istisnalar ve bazı teknik hizmet sağlayıcılarına ilişkin açıklamalar nedeniyle ekim ayında rehberde hedefli güncellemeleri de görüşe açacak.Kurumun 30 Haziran’da açıkladığı nihai kurallar, sermaye gereklilikleri ve stres testleri gibi finansal dayanıklılık koşulları içeriyor. İçeriden öğrenenlerin ticareti ve piyasa manipülasyonuna yönelik hükümler de yeni çerçevede yer alıyor.FCA, benzer risklerin bulunduğu alanlarda yerleşik finansal hizmet standartlarını kripto şirketlerine uygulayacağını belirtiyor. Bu yaklaşım, şirketlerin tüketicilere karşı yükümlülüklerini belirleyen Consumer Duty kurallarını da içeriyor.Yeni kuralların yürürlüğe gireceği Ekim 2027’ye kadar FCA’nın bu alandaki denetimi ağırlıklı olarak finansal tanıtımlar ve kara para aklamayla mücadele kontrolleriyle sınırlı kalacak. Kurum ayrıca daha kapsamlı düzenlemenin, kripto yatırımlarındaki riskleri tamamen ortadan kaldırmayacağını vurguluyor.

Coinbase, kendi türev takas kuruluşu Coinbase Clearing LLC için ABD Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu’ndan (CFTC) onay aldı. Şirket, 28 Eylül tarihli açıklamasında yeni yapının USDC teminatı ve haftanın her günü, günün her saati mutabakat imkanı sunacak şekilde tasarlandığını belirtti.Onay, Coinbase’in ABD’deki türev işlem altyapısına yeni bir halka ekliyor. Şirket, mevcut aracı kurumu ve türev borsasının yanında artık kayıtlı bir takas kuruluşuna da sahip.Coinbase türev işlemlerde takas yetkisi kazandıCoinbase Clearing LLC, “Derivatives Clearing Organization” olarak adlandırılan türev takas kuruluşu statüsünü aldı. Böylece Coinbase, tamamen teminatlandırılmış sözleşmelerin oluşturulması ve mutabakatını doğrudan gerçekleştirme kapasitesi kazandı.Şirketin türev faaliyetlerinde Coinbase Financial Markets aracılık, Coinbase Derivatives ise borsa işlevini üstleniyor. Coinbase Clearing’in katılımıyla bu yapıya takas hizmeti de ekleniyor.Coinbase, yeni altyapının ürün geliştirme süreçlerini hızlandırmasını ve operasyonel verimliliği artırmasını bekliyor. Şirket ayrıca zaman içinde yeni düzenlemeye tabi ürünler sunmak için daha fazla esneklik kazanacağını belirtiyor.Takas kuruluşları, türev işlemlerde alıcı ve satıcı arasındaki yükümlülüklerin yerine getirilmesini destekliyor. Taraflardan birinin yükümlülüğünü karşılayamaması dahil olmak üzere karşı taraf riskinin yönetiminde rol oynuyor.Bu nedenle takas altyapısı, bir emrin borsada eşleşmesinin ardından başlayan sürecin önemli bir parçasını oluşturuyor. Coinbase’in aldığı onay, şirketin finansal piyasa altyapısı sağlayıcısı olarak faaliyetlerini genişletmesine de katkı sunuyor.USDC teminatı ve kesintisiz mutabakat öne çıkıyorCoinbase, yeni kuruluşu doğrudan USDC kullanımı etrafında tasarlanan ilk takas merkezi olarak tanımlıyor. Yapının temel özellikleri arasında USDC’nin teminat olarak kullanılması ve 7/24 mutabakat yer alıyor.Coinbase hukuk yöneticisi Molly Abraham, onayın şirketin uçtan uca türev altyapısını tamamladığını belirtti. Abraham’a göre bu yapı, USDC teminatıyla daha fazla düzenlemeye tabi türev ürünün piyasaya sunulmasını destekleyecek.Onay tamamen teminatlandırılmış ürünleri kapsıyorTakas yetkisinin kapsamı, tamamen teminatlandırılmış vadeli işlem sözleşmeleri, vadeli işlemler üzerine opsiyonlar ve swaplarla sınırlı. Coinbase Clearing’in aldığı kayıt, kaldıraçlı ürünlerin takasını kapsamıyor.Tamamen teminatlandırılmış model, sözleşmeden doğan yükümlülüklerin tam teminatla karşılanmasını esas alıyor. Bu kapsam, Coinbase’in yeni kuruluş üzerinden hangi ürünlere hizmet verebileceği açısından belirleyici önem taşıyor.Dolayısıyla Coinbase’in türev altyapısını tamamlaması, tüm mevcut ürünlerin takasını yeni kuruluşa aktaracağı anlamına gelmiyor. Şirket, belirli ürünlerde dış takas ortaklarıyla çalışmayı sürdürecek.Kaldıraçlı ürünlerde mevcut ortaklar devam edecekCoinbase, marjinli türev faaliyetleri için mevcut ortaklarından destek almaya devam edeceğini açıkladı. Yakında sunmayı planladığı tekil hisse senetlerine dayalı sürekli vadeli işlemler de bu kapsamda yer alıyor.Bu ayrım, yeni takas kuruluşunun görev alanını netleştiriyor. Tamamen teminatlandırılmış ürünler Coinbase Clearing’in yetki alanına girerken diğer bazı ürünler mevcut ortaklık yapısından yararlanmayı sürdürecek.

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) Kurumsal Finansman Bölümü, kripto varlıklara menkul kıymetler yasalarının uygulanmasına ilişkin yeni bir rehber yayımladı. 25 Eylül tarihli sıkça sorulan sorular metni; token geri alımlarını, likit staking tokenlarını, protokol geliştirme faaliyetlerini ve projelerin tanıtım mesajlarını ele alıyor.Açıklamalar, protokolün işlevsel olup olmadığına ve yatırımcılara verilen taahhütlere odaklanıyor. Bölüm uzmanlarının görüşlerini yansıtan metin, bağlayıcı bir SEC kararı veya yeni düzenleme niteliği taşımıyor.Token geri alımlarında protokolün durumu belirleyiciRehbere göre işlevsel bir kripto sisteminde, menkul kıymet niteliği taşımayan token için geri alım programı duyurmak, tek başına temel yönetsel çaba taahhüdü oluşturmuyor. İlgili açıklama; hazine yönetimi, dolaşımdaki arzı azaltma ve protokol kaynaklarıyla token yakımı gibi amaçlarla yapılan geri alımları ele alıyor.Buna karşılık henüz işlevsel olmayan sistemlerde değerlendirme değişebiliyor. İhraççı, geri alımı token sahiplerine getiri sağlayacak bir mekanizma olarak sunarsa duyuru, temel yönetsel çaba taahhüdü niteliği taşıyabiliyor.Bu ayrım, yatırım sözleşmelerini belirlemek için kullanılan Howey testi açısından önem taşıyor. Testin unsurları arasında, yatırımcıların başkalarının yönetsel çabalarından kar elde etme beklentisi bulunuyor. Dolayısıyla geri alımın hangi aşamada ve hangi vaatlerle duyurulduğu değerlendirmeyi etkiliyor.Likit staking tokenlarında koşullar öne çıkıyorRehber, stake edilen varlık üzerindeki sahipliği temsil eden “staking makbuz tokenlarının” sınıflandırmasına da açıklık getiriyor. Belirtilen koşullar altında, yatırım sözleşmesine konu olmayan bir dijital emtiayı temsil eden bu tokenlar, sahipliği kanıtlayan işlevleri nedeniyle “dijital araç” kapsamında değerlendirilebiliyor.Protokol tabanlı bir likit staking sağlayıcısının çıkardığı tokenlar ise “dijital emtia” sınıfına girebiliyor. Bu durumda tokenın, işlevsel bir kripto sisteminin programlanmış işleyişiyle doğrudan bağlantı taşıması gerekiyor. Değerinin de bu işleyiş ile arz-talep dinamiklerinden kaynaklanması önem taşıyor.Metin, makbuz niteliğinin sınırlarını ayrıca açıklıyor. Böyle bir araç, dayanak varlığın haklarını ve yükümlülüklerini değiştirmemeli veya sahibine bunların ötesinde ek finansal teşvikler sağlamamalı.Staking makbuz tokenı, dayanak varlığa bağlı ödülleri kendi başına garanti etmiyor ve ödül miktarını belirlemiyor. Bu nedenle rehber, bütün likit staking ürünlerine koşulsuz bir menkul kıymet muafiyeti sağlamıyor.En büyük likit staking tokenları arasında şunlar yer alıyor: Bakım ve geliştirme çalışmaları nasıl değerlendiriliyor?Açıklamalara göre bir kripto sistemi işlevsel hale geldikten sonra güvenlik, bakım ve iyileştirme çalışmaları temel yönetsel çaba kapsamında değerlendirilmiyor. Ağın kullanımını ve katılımını artırmaya yönelik faaliyetler de bu kapsamda yer alıyor.Geliştirme projelerine sponsor olmak veya finansman sağlamak, rehberdeki örnekler arasında bulunuyor. Buna göre bir ekibin çalışan protokol üzerinde geliştirmeyi sürdürmesi, tek başına Howey testindeki ilgili unsuru karşılamıyor.Ancak bu değerlendirme, işlevsel sistemler için geçerli. Henüz çalışır hale gelmeyen bir projeyi tamamlamak üzere verilen taahhütler aynı açıklamanın kapsamına otomatik olarak girmiyor.Tanıtımlarda kar vaadine dikkat çekiliyorKurumsal Finansman Bölümü, projelerin pazarlama mesajlarını da ele alıyor. Bir kripto sisteminin mevcut kullanım alanlarını ve kabiliyetlerini tanıtmak, başka unsurlar bulunmadığında temel yönetsel çaba taahhüdü olarak görülmüyor.Gelecekteki özelliklere ilişkin belirsiz ve genel hedef açıklamaları da benzer şekilde değerlendirilebiliyor. Ancak bu ifadelerin kar potansiyelini öne çıkarmaması gerekiyor.Bu yaklaşım, her tanıtım faaliyetini yatırım sözleşmesi incelemesinin dışında bırakmıyor. Somut vaatler, projenin koşulları ve mesajların bütünü değerlendirmede önemini koruyor.İşlem platformları için de açıklama varRehbere göre kripto varlıklar için ikincil piyasa sağlayan platformlar, yalnızca alım satıma aracılık ettikleri için otomatik olarak “promoter” sayılmıyor. Bu sıfat için platformun, Menkul Kıymetler Yasası kapsamındaki Rule 405 tanımını karşılaması gerekiyor.Metin ayrıca işlevsel ve merkezi kontrolü bulunmayan sistemlerde, ihraççının sonraki açıklamalarının yeni bir yatırım sözleşmesi oluşturmasının genellikle beklenmediğini belirtiyor. Burada belirleyici nokta, ihraççının veya başka bir tarafın sistemin başarısını ya da başarısızlığını etkileyebilecek kontrolü elinde tutup tutmadığı.SEC’nin 17 Mart 2026 tarihli kripto varlık yorumunu temel alan SSS metni, mevcut yasaları değiştirmiyor veya yeni yükümlülükler getirmiyor. Komisyonun içeriği onaylamadığını ya da reddetmediğini belirten rehber, bölüm uzmanlarının mevcut çerçeveyi nasıl yorumladığını açıklıyor.

ABD Emtia Vadeli İşlemler Ticaret Komisyonu (CFTC), perşembe günü kripto ticaret araçları geliştiren yazılım şirketlerine bir muafiyet tanıdı. Belirli koşullar sağlandığında, geliştiriciler "introducing broker" olarak kayıt yaptırmadıkları için yaptırımla karşılaşmayacak.Phantom kararının genişletilmiş haliBu, CFTC'nin mart ayında kripto cüzdan sağlayıcısı Phantom'a verdiği "no-action" mektubunun devamı. Phantom o dönem yazılımına türev ürün ticareti eklemeye çalışıyordu. Perşembe günkü karar aynı korumayı Phantom'a özel olmaktan çıkarıp, kullanıcıları düzenlenmiş türev piyasalarına yönlendiren tüm geliştiricilere açtı. Yararlanmak isteyenlerin belirli açıklamalar sunması, iç politika ve prosedürler oluşturması gerekiyor.Açıklamadaki bir dipnot, muafiyetin sadece "kripto varlıklarla ilgili yazılımla" sınırlı kalmayabileceğini gösteriyor. Kapsam ileride genişleyebilir.Solana Policy Institute Genel Danışmanı Patrick Wilson, Phantom'a özgü korumanın artık diğer yazılım sağlayıcılarının da kullanabileceği bir çerçeveye dönüştüğünü söyledi. Geliştiriciler artık kullanıcıları aracı komisyoncu statüsüne girmeden düzenlenmiş türev piyasalarına bağlayabileceklerini biliyor.Digital Chamber CEO'su Cody Carbone da X'te kararı olumlu karşıladı. Ona göre bu adım, türev piyasalarındaki yazılım gelişimini caydıran belirsizliği ortadan kaldırıyor.Aynı gün SEC'den de hamle geldiKarar, SEC'in tokenize edilmiş hisse senetlerinin zincir üzerinde ticaretine yol açacak "innovation exemption" kararını duyurmasından birkaç saat sonra geldi. Senato geçen hafta Clarity Act'in ön oylamasında yetersiz kalınca, hem SEC hem CFTC kendi gündemleriyle ilerleyeceğini söylemişti. Clarity Act, dijital varlık sektörünü federal düzeyde kapsamlı düzenleyecek ilk yasa olacaktı.Sektör bu yasayı istiyordu çünkü düzenleyicilerin tek başına veremeyeceği bir kalıcılık sunuyordu.Kalıcılık endişesi sürüyorBir kripto sektörü kaynağı, no-action mektuplarının gelecekte bir yönetim tarafından geri alınabileceğini hatırlattı. Kaynağa göre bu genişleme iyi haber ama risk hâlâ masada durumda. Kaynak, bu çerçeveyi benimseyen kişi sayısı arttıkça sistemin geri dönülmesi zor bir hal alacağını düşünüyor.CFTC Başkanı Michael Selig, mayıs ayında Phantom mektubunu bir düzenlemeye dönüştürme fikrine değinmişti ama bu adım henüz atılmadı.
