Haberler

Regülasyon Haberleri

Regülasyon Haberleri

Regülasyon ile ilgili tüm makale ve haberlere göz atın. Regülasyon hakkında en son haberler, analizler ve görüşler.

Belarus Kripto Bankalarına Yeşil Işık Yaktı

Belarus, dijital varlıkları finansal sistemine entegre etme yolunda dikkat çekici bir adım attı. Ülke lideri Alexander Lukashenko, kripto bankacılığına yasal bir çerçeve kazandıran yeni bir kararnameyi imzaladı. Belarus devlet haber ajansı BELTA tarafından aktarılan bilgilere göre, 16 Ocak’ta imzalanan ve “Kripto Bankalar ve Dijital Token Alanında Kontrolle İlgili Bazı Hususlar Hakkında” başlığını taşıyan 19 No’lu Kararname, ülkede kripto bankalarının kurulmasına ve faaliyet göstermesine olanak tanıyor.Kripto bankalar için yasal tanım netleştiYeni düzenleme, Belarus’un finansal IT inovasyonu alanındaki konumunu güçlendirmeyi hedeflerken, kripto bankacılığı faaliyetlerinin de denetimli ve kurallı bir yapı içinde yürütülmesini amaçlıyor. Kararnameyle birlikte Belarus hukukunda ilk kez “kripto banka” kavramı açık biçimde tanımlandı. Buna göre kripto bankalar, dijital token işlemlerini geleneksel bankacılık, ödeme ve ilgili finansal hizmetlerle bir arada sunabilen anonim şirketler olarak faaliyet gösterebilecek.Yasal çerçeve, kripto bankaların yalnızca blockchain tabanlı ürünlerle sınırlı kalmayıp klasik finansal araçlarla entegre çalışmasının önünü açıyor. Bu yapı sayesinde bankalar, hem token tabanlı işlemler hem de geleneksel ödeme ve bankacılık hizmetlerini tek çatı altında sunabilecek. Yetkililer, bu modelin dijital varlık ekonomisi ile klasik finans arasında bir köprü işlevi göreceğini vurguluyor.Ancak kripto banka statüsü kazanmak için belirli koşullar bulunuyor. Buna göre söz konusu kuruluşların, Belarus’un teknoloji ve inovasyon odaklı özel ekonomik bölgesi olan High-Tech Park’ta yerleşik statüye sahip olması gerekiyor. Ayrıca bu kurumların, National Bank of Belarus tarafından tutulan özel bir kripto banka siciline dahil edilmesi şart koşuluyor. Bu kriterler, hem sektörün gelişimini teşvik etmeyi hem de kontrol mekanizmalarını güçlendirmeyi amaçlıyor.Yeni sistemde dikkat çeken bir diğer unsur ise çift katmanlı denetim modeli. Kripto bankalar, banka dışı kredi ve finans kuruluşlarına uygulanan mevzuata tabi olmanın yanı sıra, High-Tech Park Denetim Kurulu’nun aldığı kararlara da uymak zorunda olacak. Yetkililer, bu çoklu denetim yapısının yenilikçi finansal hizmetlerin gelişimini engellemeden, geleneksel bankacılık standartlarına yakın bir gözetim sağlamayı hedeflediğini belirtiyor.Belarus yönetimi, bu kararnameyle kripto bankaların müşterilere hibrit bir ürün yelpazesi sunmasını planlıyor. Söz konusu ürünler, klasik bankacılığın görece istikrarlı yapısı ile token tabanlı işlemlerin hız ve verimliliğini bir araya getirecek. Böylece kripto bankalar, dijital varlık işlemlerini kolaylaştırırken aynı zamanda ödeme sistemleri ve bankacılık hizmetlerine erişim sağlayan aracı kurumlar olarak konumlanacak.High-Tech Park’ın kurulmasından bu yana ülke, blockchain ve kripto projelerini çekmek için görece esnek yasal düzenlemeler ve vergi avantajları sunuyor. Öte yandan Belarus yönetimi, kripto madenciliğini de stratejik bir alan olarak görüyor. Kasım ayında yapılan bir hükümet toplantısında Lukashenko, kripto madenciliğini küresel dolar bağımlılığını azaltmanın yollarından biri olarak tanımlamış ve ülkenin nükleer enerjiden doğan fazla kapasitesinin bu alanda değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştu. Minsk’te düzenlenen toplantıda piyasa oynaklığına dair endişeleri geri plana iten Lukashenko, kripto varlıkların uluslararası düzeyde alternatif parasal sistem arayışlarının kaçınılmaz bir parçası olduğunu dile getirmişti.

·
16 Oca 2026
Belarus Kripto Bankalarına Yeşil Işık Yaktı

Rusya’da Kripto İçin Yeni Yasa Hazır: Resmî Açıklama Geldi

Rusya, kripto para piyasasını bireysel yatırımcılara açma yönünde bir adım daha atmaya hazırlanıyor. Devlet haber ajansı TASS tarafından aktarılan bilgilere göre, Rus parlamentosunun alt kanadı olan Devlet Duması bünyesindeki Finansal Piyasalar Komitesi’nin Başkanı Anatoly Aksakov, nitelikli olmayan yatırımcıların kripto varlıklara sınırlı erişimini mümkün kılacak yasa taslağının hazır olduğunu açıkladı. Taslağın, bahar parlamento oturumunda gündeme alınması bekleniyor.Kripto, özel düzenleme kapsamından çıkarılıyorAksakov’un verdiği bilgilere göre yeni düzenleme, kripto paraları “özel finansal düzenleme” kapsamından çıkararak daha sıradan bir finansal araç haline getirmeyi amaçlıyor. Russia-24 televizyon kanalına verdiği röportajda konuşan Aksakov, “Kripto paraları özel düzenleme alanından çıkaran bir yasa taslağı hazırlandı. Bu da dijital varlıkların günlük hayatımızın bir parçası haline gelmesi anlamına geliyor” ifadelerini kullandı. Bu yaklaşım, Rusya’da kripto varlıkların uzun süredir belirsiz olan hukuki statüsünde önemli bir değişime işaret ediyor.Taslak yasaya göre, nitelikli yatırımcı statüsüne sahip olmayan bireyler kripto para piyasasına tamamen serbest şekilde giremeyecek. Bunun yerine, perakende yatırımcılar için üst sınır uygulanacak. Mevcut çerçevede bu sınır, kişi başına 300 bin ruble ile sınırlandırılıyor. Bu tutar, güncel kurla yaklaşık 3.800 dolara karşılık geliyor. Aksakov, profesyonel piyasa katılımcılarının ise bu tür bir sınırlamaya tabi olmayacağını vurguladı.Yeni düzenleme yalnızca yurt içi bireysel işlemlerle sınırlı kalmayacak. Aksakov, yasanın kabul edilmesi halinde kripto paraların uluslararası işlemlerde de daha aktif kullanılabileceğini belirtti. Özellikle sınır ötesi ödemeler ve Rusya merkezli projeler tarafından ihraç edilen token’ların yurt dışında konumlandırılması, düzenlemenin öne çıkan hedefleri arasında yer alıyor. Bu yaklaşım, Rusya’nın geleneksel finansal altyapılara alternatif arayışlarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.Söz konusu açıklamalar, Rus yetkililerin son dönemde kripto paralara yönelik daha kontrollü ancak görece esnek bir tutum benimsediğini gösteriyor. Aralık ayında Rusya Merkez Bankası, nitelikli olmayan yatırımcıların risk farkındalığı testinden geçmeleri koşuluyla kripto alım satımına izin verebilecek bir çerçeve önermişti. Aynı düzenleme kapsamında anonim veya gizlilik odaklı kripto varlıkların ise yasaklı kalması öngörülmüştü.Benzer şekilde Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov, maliye bakanlığı ile merkez bankasının, perakende yatırımcıların kripto piyasasına sınırlı katılımını mümkün kılacak ortak bir yaklaşım üzerinde çalıştığını açıklamıştı. Yetkililer, işlem hacmi ve yatırım tutarlarına getirilecek üst sınırların, olası finansal ve sistemik riskleri azaltmak açısından kritik olduğunu sık sık vurguluyor.Kripto paraların ülkede giderek daha fazla gündeme gelmesi, kamu kurumlarına yönelen sorulara da yansıyor. Rusya Sosyal Fonu’nun 2025 yılı boyunca aldığı milyonlarca çağrı arasında kriptoyla ilgili soruların dikkat çekici bir yer tuttuğu belirtiliyor. Vatandaşlar, emekli maaşlarının kripto ile ödenip ödenemeyeceğini ya da madencilik gelirlerinin sosyal yardımları etkileyip etkilemeyeceğini sorgularken, yetkililer tüm kamu ödemelerinin yalnızca ruble ile yapıldığını hatırlatıyor.Öte yandan kripto madenciliği de siyasi ve ekonomik açıdan daha fazla önem kazanmaya başladı. Bazı üst düzey yetkililer, fiziksel bir sınır ötesi hareket olmasa da madenciliğin döviz girişine katkı sağladığını belirterek bu faaliyetin bir ihracat kalemi olarak tanınması gerektiğini savunuyor. Bu kapsamda, Moskova Borsası ve St. Petersburg Borsası, gerekli yasal çerçevenin yürürlüğe girmesiyle birlikte kripto işlemlerini başlatmaya hazır olduklarını duyurmuş durumda. Mevcut takvime göre, yeni düzenlemelerin 1 Temmuz 2026 itibarıyla hayata geçmesi bekleniyor.

·
14 Oca 2026
Rusya’da Kripto İçin Yeni Yasa Hazır: Resmî Açıklama Geldi

CLARITY Yasası Ocak Sonuna Kaldı: Bitcoin ve 6 Altcoin Listede

ABD’de kripto para piyasasına uzun süredir beklenen netliği getirmeyi hedefleyen CLARITY Yasası (Digital Asset Market Clarity Act) için önemli bir adım atıldı. Tasarı, Wyoming Senatörü Cynthia Lummis tarafından kamuoyuna sunuldu ve Ocak ayının ortasında Senato gündemine gelmesi planlanıyor. H.R. 3633’e ek olarak hazırlanan bu kapsamlı metin, dijital varlıkların hangi kurum tarafından ve nasıl denetleneceğini netleştirmeyi amaçlıyor.Toplam 278 sayfadan oluşan taslak, aylardır hem Cumhuriyetçilerin hem de Demokratların üzerinde çalıştığı “piyasa yapısı” düzenlemelerinin en güncel versiyonu olarak öne çıkıyor. Senato Bankacılık Komitesi tarafından hazırlanan metnin, ABD kripto piyasalarında süregelen yetki karmaşasını azaltması ve daha öngörülebilir bir düzenleme ortamı yaratması hedefleniyor. SEC ve CFTC arasındaki yetki karmaşası giderilmeye çalışılıyorCLARITY Yasası’nın merkezinde, dijital varlıkların denetiminde uzun süredir tartışma konusu olan ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) ve Emtia Vadeli İşlemler Ticaret Komisyonu (CFTC) arasındaki yetki paylaşımı yer alıyor. Tasarı, hangi tür kripto varlığın hangi kurumun denetimine gireceğini daha net tanımlayarak, piyasalarda belirsizlik yaratan çakışmaları azaltmayı amaçlıyor.Destekleyenler, bu yaklaşımın piyasa manipülasyonunu sınırlayabileceğini ve hem bireysel hem de kurumsal yatırımcılar için daha istikrarlı bir zemin oluşturabileceğini savunuyor. Özellikle ani ve öngörülemez yaptırım süreçlerinin azalması, uzun vadeli kurumsal katılım açısından kritik görülüyor.ETF’i olan kripto paralar için yeni statüTaslak metnin dikkat çeken bölümlerinden biri, borsada işlem gören fonları (ETF) bulunan kripto paralarla ilgili düzenlemeler. Eğer bir kripto varlığın ETF’i ABD’de ulusal bir borsada listelenmişse, bu varlık için SEC’ye ek açıklama yapılması gerekmeyecek. Projeyi kimin kontrol ettiği ya da token dağıtım yapısı gibi detaylar ayrıca talep edilmeyecek.Bu kapsamda Bitcoin ve Ethereum ile birlikte XRP, Solana, Litecoin, Hedera, Dogecoin ve Chainlink gibi ETF’i bulunan altcoin’ler de aynı statüde değerlendiriliyor. Bu yaklaşım, altcoin piyasası açısından önemli bir eşik olarak görülüyor.Stablecoin’lere faiz yasağı, ancak istisnalar varStablecoin’ler konusunda da tasarı net bir çerçeve çiziyor. Buna göre kullanıcılar, yalnızca stablecoin tutarak faiz veya getiri elde edemeyecek. Ancak ödeme, transfer, likidite sağlama veya platform içi aktif kullanım gibi faaliyetlere dayalı ödüllere izin veriliyor. Senato Bankacılık Komitesi’nin taslağı, “şartlı getiri” yaklaşımıyla hem tüketiciyi korumayı hem de piyasa faaliyetlerini tamamen kısıtlamamayı hedefliyor.Bu madde, sektörün en tartışmalı başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Stablecoin gelirleri, tasarı üzerindeki en büyük anlaşmazlık noktalarından biri olarak gösteriliyor.DeFi geliştiricilerine korumaTasarı, Blockchain Regulatory Certainty Act’i de içeriyor. Buna göre kullanıcı fonlarını kontrol etmeyen, yalnızca yazılım geliştiren DeFi geliştiricileri finansal aracı olarak değerlendirilmeyecek. Amaç, açık kaynak geliştirmeyi ve yeniliği korurken, kullanıcı varlıklarını yöneten yapılara denetim getirmek.Eleştiriler ve siyasi takvimTasarıya destek verenler, ABD’nin küresel kripto inovasyonunda yeniden merkez olabileceğini savunuyor. Ancak Elizabeth Warren gibi isimler, SEC’nin yetkilerinin zayıflatılabileceği ve emeklilik fonları açısından riskler doğabileceği uyarısında bulunuyor.Öte yandan Senato Tarım Komitesi Başkanı John Boozman, komitenin CLARITY Yasası’na ilişkin görüşmelerini Ocak ayının son haftasına erteledi. Bu karar, iki partiden de yeterli desteğin henüz sağlanamadığı şeklinde yorumlanıyor.CLARITY Yasası, Senato Bankacılık Komitesi’nin nihai metni kısa süre içinde sunmasıyla birlikte, ABD kripto düzenlemelerinde bugüne kadarki en kapsamlı çerçeve olma yolunda ilerliyor. Tasarının son hali ve yapılacak değişiklikler, önümüzdeki haftalarda piyasalar tarafından yakından izlenecek.

CLARITY Yasası Ocak Sonuna Kaldı: Bitcoin ve 6 Altcoin Listede

Dubai’den Kriptoya Sert Çizgi: Gizlilik Token’ları Yasaklandı

Dubai’nin finansal serbest bölgesi Dubai International Financial Centre (DIFC) için geçerli olan kripto varlık düzenlemeleri önemli ölçüde güncellendi. Dubai Financial Services Authority (DFSA) tarafından yürürlüğe alınan yeni Crypto Token Regulatory Framework, 12 Ocak itibarıyla uygulanmaya başladı. Güncellenen çerçeve, gizlilik odaklı kripto varlıklara net bir sınır çizerken, stablecoin tanımını daraltıyor ve token uygunluğuna ilişkin sorumluluğu doğrudan lisanslı şirketlere devrediyor.Yeni düzenlemelerin en dikkat çekici başlığı gizlilik token’ları oldu. DFSA, işlem geçmişini veya cüzdan sahiplerini gizlemeye yönelik olarak tasarlanan kripto varlıkların DIFC genelinde kullanılmasını yasakladı. Bu yasak yalnızca alım satımı değil; pazarlama faaliyetlerini, fonlara maruz kalmayı ve söz konusu varlıklara dayalı türev ürünleri de kapsıyor. Böylece gizlilik token’larıyla ilişkili her türlü finansal faaliyet, DIFC çatısı altındaki kurumlar için erişim dışına çıkarılmış oldu.Bu kararın, gizlilik odaklı kripto paralara yönelik piyasa ilgisinin arttığı bir dönemde gelmesi dikkat çekiyor. Son dönemde Monero (XMR) yeni zirveler görürken, Zcash (ZEC) tarafında da işlem hacimlerinde belirgin bir artış yaşanmıştı. Buna karşın DFSA, bu tür varlıkların küresel uyum yükümlülükleriyle bağdaşmadığı görüşünde. Kurumun yaklaşımı, kripto işlemlerinde gönderici ve alıcı bilgilerinin tespit edilebilmesini zorunlu kılan Mali Eylem Görev Gücü (FATF) standartlarına dayanıyor. Gizlilik token’larının doğası gereği bu şeffaflığı zorlaştırması, düzenleyici açısından kabul edilemez bir risk olarak değerlendiriliyor.Yasak yalnızca token’larla sınırlı kalmıyor. DIFC’de lisanslı kurumların mixer, tumbler veya işlem detaylarını gizleyen diğer araçları kullanması ya da sunması da artık mümkün değil. Bu adım, Dubai’yi gizlilik artırıcı teknolojilere karşı en katı tutumu benimseyen merkezler arasına yaklaştırıyor. Avrupa Birliği’nde MiCA çerçevesi ve anonim kripto faaliyetlere yönelik yaklaşan AML kısıtları da benzer bir yönde ilerlerken, Hong Kong gibi bazı merkezler gizlilik token’larını teoride serbest bıraksa da pratikte ciddi sınırlamalar uyguluyor.Stablecoinler de gündemdeDüzenlemenin bir diğer kritik boyutu stablecoin tanımında yapılan değişiklikler oldu. DFSA, “Fiat Crypto Token” olarak adlandırdığı stablecoin kategorisini yalnızca itibari paraya bire bir sabitlenmiş ve yüksek kaliteli, likit varlıklarla desteklenen token’larla sınırlandırdı. Rezervlerin, piyasa stresinin yüksek olduğu dönemlerde dahi geri ödeme taleplerini karşılayabilecek nitelikte olması şart koşuluyor. Bu kapsamda algoritmik stablecoin’ler stablecoin tanımının dışında bırakıldı. Hızlı büyümesiyle dikkat çeken Ethena gibi projeler yasaklanmıyor; ancak DIFC içinde artık stablecoin olarak değil, standart kripto token’lar olarak değerlendiriliyor.Çerçevede yapılan yapısal değişikliklerden biri de token uygunluğu değerlendirmesinin doğrudan sektöre bırakılması oldu. DFSA, artık onaylı kripto varlıklar listesi tutmayacak. Bunun yerine DIFC’de faaliyet gösteren lisanslı şirketler, sundukları token’ların uygunluğunu kendileri değerlendirecek, bu değerlendirmeleri belgelemekle yükümlü olacak ve düzenli olarak gözden geçirecek. DFSA politika ve hukuk direktörü Charlotte Robins, bu yaklaşımın daha esnek ve ilkelere dayalı bir modele geçişi temsil ettiğini belirtiyor.Dubai genelinde ise tablo parçalı kalmaya devam ediyor. DIFC dışında yetkili olan Dubai Virtual Assets Regulatory Authority (VARA), 2023’te gizlilik artırılmış kripto paralar için açık bir yasak getirmişti. Abu Dabi tarafında ise Abu Dhabi Global Market (ADGM) daha temkinli, risk bazlı bir yaklaşım izliyor.

·
12 Oca 2026
Dubai’den Kriptoya Sert Çizgi: Gizlilik Token’ları Yasaklandı

Türkiye’de Kripto Şirketleri İçin 31 Mart Kriteri Gündemde

Türkiye’de kripto varlık piyasasına yönelik düzenleyici çerçeve netleşirken, kripto varlık hizmet sağlayıcılarını (KVHS) doğrudan ilgilendiren önemli bir takvim de resmiyet kazandı. Buna göre Türkiye’de faaliyet gösteren kripto varlık hizmet sağlayıcılarının, faaliyetlerini kesintisiz şekilde sürdürebilmeleri için en geç 31 Mart tarihine kadar yetkili bir saklama kuruluşuyla sözleşme imzalaması ve TÜBİTAK Bilgi Sistemleri ve Teknolojik Altyapı Kriterleri’ne uyum sağlaması gerekiyor. İlgili sözleşmelerin de Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) sunulması bekleniyor.Bu adım, kripto varlık piyasasında kullanıcı fonlarının güvenliğini artırmayı ve operasyonel riskleri azaltmayı hedefleyen yeni dönemin en kritik başlıklarından biri olarak görülüyor. Saklama yükümlülüğü, hem borsaların hem de diğer kripto hizmet sağlayıcılarının teknik altyapılarını daha sıkı denetimlere uygun hâle getirmesini zorunlu kılıyor. Böylece Türkiye’de kripto piyasasında faaliyet gösteren şirketlerin uluslararası standartlara daha yakın bir yapıya kavuşması amaçlanıyor.Ziraat Bankası ve TÜBİTAK ortaklığıBu düzenleyici sürecin hemen ardından dikkat çeken bir diğer gelişme ise Ziraat Bankası ile TÜBİTAK arasında imzalanan kapsamlı iş birliği protokolü oldu. İki kurum arasında hayata geçirilen bu protokol, kripto varlık saklama altyapısı başta olmak üzere ileri teknolojiler alanında ortak ürün ve çözümler geliştirilmesini hedefliyor.İş birliği; siber güvenlik, büyük veri, yapay zekâ, blokzincir, dijital varlık teknolojileri ve kuantum bilişim gibi kritik alanları kapsıyor. Ziraat Bankası’nın finansal tecrübesi ile TÜBİTAK’ın araştırma ve teknoloji geliştirme kapasitesinin bir araya getirilmesiyle, Türkiye’nin dijital finans ekosisteminde daha güvenli ve rekabetçi bir konuma ulaşması amaçlanıyor. Özellikle yerli ve milli teknolojilerin geliştirilmesi odağında planlanan çalışmaların, kriptografi ve finansal altyapı tasarımı gibi alanlarda stratejik bir Ar-Ge ekosistemi oluşturması bekleniyor.Protokol kapsamındaki ilk somut adım ise Dijital Varlık Saklama (Custody) Altyapısına yönelik sözleşmenin imzalanması oldu. Fazlar hâlinde yürütülmesi planlanan proje ile Türkiye’de tamamen yerli, milli ve mevcut regülasyonlarla uyumlu bir kripto varlık saklama altyapısının hayata geçirilmesi hedefleniyor. Geliştirilecek mimarinin, Türkiye dijital finans ekosistemi için ulusal ölçekte referans niteliği taşıyan yeni bir standart oluşturması amaçlanıyor.Kripto varlık saklama çözümlerinin yanı sıra, siber güvenlikten yapay zekâya, büyük veriden kuantum teknolojilerine kadar uzanan geniş bir teknoloji yelpazesinde de ortak Ar-Ge çalışmalarının başlatılması planlanıyor. Bu çalışmaların, hem finans sektöründe hem de kamu tarafında ileri teknoloji tabanlı yeni ürünlerin önünü açması bekleniyor.Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, imzalanan protokolün Türkiye’nin finansal teknoloji kapasitesi açısından stratejik bir adım olduğunu vurguladı. Çakar, TÜBİTAK ile yürütülen bu iş birliğinin, blokzincir tabanlı dijital varlık saklama altyapısında ulusal bir standart oluşturma hedefini güçlendirdiğini ifade etti. Siber güvenlik ve yapay zekâ gibi alanlarda geliştirilecek ortak ürünlerin, Ziraat Finans Grubu’nun dijital dönüşüm vizyonuna önemli katkı sağlayacağını dile getirdi.TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın ise bu iş birliğini, kurumlar arası teknolojik paydaşlığın güçlü bir örneği olarak değerlendirdi. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda, dijital varlıkların güvenli şekilde saklanmasını sağlayacak bir sistemin geliştirilmesinin öncelikli hedef olduğunu belirten Aydın, projenin gelecekte blokzincir, yapay zekâ ve büyük veri gibi alanlarda yeni çalışmaların da önünü açacağını ifade etti.

·
8 Oca 2026
Türkiye’de Kripto Şirketleri İçin 31 Mart Kriteri Gündemde

Washington’da Kripto Alarmı: Kritik Oturum 15 Ocak’ta

ABD’de kripto varlıkları düzenlemeyi amaçlayan kapsamlı yasa çalışmaları, uzun süredir devam eden müzakerelerin ardından yeniden hız kazandı. Washington’da önümüzdeki hafta yapılması planlanan kritik oturumlar, dijital varlık piyasası için yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. Senato’daki iki kilit komitenin aynı gün düzenleyeceği oturumlar, hem düzenleyici yetki paylaşımı hem de stablecoin’ler gibi tartışmalı başlıklar açısından belirleyici olacak.Senato Tarım Komitesi, Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu’ndan (CFTC) sorumlu komite olarak, kripto piyasasına yönelik yasa taslağını 15 Ocak’ta (Türkiye saati ile 16 Ocak'a kayabilir) masaya yatıracak. Komite sözcüsünün verdiği bilgiye göre, bu tarihte bir “markup” oturumu gerçekleştirilecek. Aynı gün Senato Bankacılık Komitesi Başkanı Tim Scott’ın da kendi komitesinde benzer bir oturum düzenlemeyi planlaması, sürecin eş zamanlı ve yoğun ilerleyeceğine işaret ediyor. Aylar süren pazarlıkların ardından gelen bu adım, kripto düzenlemeleri açısından önemli bir eşik olarak görülüyor.Gündemdeki yasa taslaklarının temel amacı, kripto varlıklar üzerindeki yetki paylaşımını netleştirmek. Mevcut durumda CFTC ile ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) arasında süregelen yetki tartışmaları, sektör için belirsizlik yaratıyor. Senato Bankacılık Komitesi’nin taslağı, “yardımcı varlıklar” anlamına gelen yeni bir tanım üzerinden hangi kripto paraların menkul kıymet sayılmayacağını açıklığa kavuşturmayı hedefliyor. Senato Tarım Komitesi’nin taslağı ise CFTC’ye daha geniş yetkiler tanıyor, ancak Kasım ayı itibarıyla metinde çok sayıda köşeli parantez bulunması, kritik başlıklarda henüz uzlaşma sağlanamadığını gösteriyor.Eğer her iki komite de önümüzdeki hafta kendi taslaklarını onaylarsa, metinler birleştirilerek Senato Genel Kurulu’na taşınacak. Bu aşamadan sonra Temsilciler Meclisi’nin yaz aylarında kabul ettiği ve “Digital Asset Market Clarity Act” ya da kısaca “Clarity” olarak bilinen yasa ile uyum sağlanması gerekecek. Her iki kanattan da geçen ortak bir metin ortaya çıkarsa, düzenleme Başkan Donald Trump’ın imzasına sunulabilecek.Ancak süreç sadece teknik düzenlemelerle sınırlı değil. Önümüzdeki oturumlarda siyasi ve ekonomik açıdan tartışmalı başlıkların da gündeme gelmesi bekleniyor. Bunların başında, Trump’ın kripto sektöründeki çıkar çatışmaları geliyor. Bloomberg’e göre Trump, ailesinin kripto girişimleri üzerinden yüz milyonlarca dolar gelir elde etti. Bu durumun yasa görüşmelerinde nasıl ele alınacağı merak konusu.Stablecoinler de gündemdeBir diğer önemli tartışma alanı ise getiri sağlayan stablecoin’ler. Amerikan Bankacılar Birliği’ne bağlı Community Bankers Council, bu hafta Senato’ya gönderdiği mektupta, yaz aylarında kabul edilen ve GENIUS adıyla anılan stablecoin yasasında boşluklar bulunduğunu savundu. Bankacılara göre bu boşluklar, kripto şirketlerinin stablecoin sahiplerine getiri sunmasına imkan tanıyor ve bu durum yerel bankaların mevduat toplama ve kredi verme kapasitesini zayıflatabilir.Kripto sektöründen ise bu eleştirilere sert yanıtlar geldi. Coinbase’in Politika Direktörü Faryar Shirzad, yaptığı açıklamada bankaların asıl itirazının finansal istikrar değil rekabet olduğunu söyledi. Shirzad’a göre, ödül mekanizmalarına karşı çıkılmasının temel nedeni, bankaların korunan gelir alanlarının tehdit altında olması. GENIUS yasasının ve getiri sunan stablecoin modellerinin korunması, daha düşük maliyetler, daha fazla seçenek ve daha rekabetçi bir ödeme sistemi anlamına geliyor.

·
8 Oca 2026
Washington’da Kripto Alarmı: Kritik Oturum 15 Ocak’ta

ABD’de Kripto Düzenlemesi Yavaşlayabilir: TD Cowen’den 2029 Senaryosu

ABD’de kripto varlık piyasasına net kurallar getirmeyi amaçlayan kapsamlı düzenlemenin zamanlaması yeniden tartışma konusu oldu. Yatırım bankası TD Cowen, kripto piyasası yapısına ilişkin yasanın siyasi engeller nedeniyle 2027’ye kadar gecikebileceğini, nihai uygulamanın ise 2029’u bulabileceğini açıkladı. Şirketin Washington Araştırma Grubu tarafından yayımlanan notta, Kongre’deki güç dengeleri ve özellikle çıkar çatışmasına ilişkin maddelerin süreci zorlaştırdığı vurgulandı.TD Cowen kripto düzenlemelerinde frene bastıTD Cowen’in değerlendirmesine göre, teknik açıdan yasa taslağının bu yıl ilerlemesi mümkün olsa da siyasi hesaplar gecikmeyi daha olası kılıyor. Demokratların, 2026 ara seçimlerinde Temsilciler Meclisi’nin kontrolünü yeniden kazanabileceklerine inanması, hızlı bir uzlaşma için motivasyonu azaltıyor. Buna karşın, parti yetkililerinin aylardır taslağın teknik dili üzerinde çalıştığı ve belirsizliğin her zaman uzlaşmaya kapı aralayabileceği de notta yer aldı.Raporun merkezindeki en kritik başlık, çıkar çatışmasına ilişkin düzenlemeler. Demokratların, üst düzey kamu görevlilerinin ve ailelerinin kripto şirketlerine sahip olmasını ya da bu şirketleri işletmesini yasaklayan hükümler talep etmesi bekleniyor. Bu kapsamda Donald Trump ve ailesinin kripto projeleri de tartışmanın odağında bulunuyor. TD Cowen, bu tür bir maddenin Trump açısından kabul edilemez olacağını, ancak yürürlük tarihinin birkaç yıl sonrasına ötelenmesi durumunda masada kalabileceğini belirtiyor.Bu tartışmanın arka planında Trump ailesinin kripto sektöründeki faaliyetleri yer alıyor. Bloomberg’ün geçen yılki tahminine göre Trump, ailesiyle bağlantılı kripto girişimlerinden yaklaşık 620 milyon dolar gelir elde etti. Bunlar arasında DeFi ve stablecoin alanında faaliyet gösteren World Liberty Financial ile bir Bitcoin madencilik şirketindeki ortaklık da bulunuyor. Ayrıca, Trump ve Melania Trump adına çıkarılan memecoin’ler de Kongre’de eleştirilerin hedefi olmuştu.TD Cowen, olası bir uzlaşma formülü olarak çıkar çatışması maddesinin yürürlük tarihinin üç yıl sonrasına bırakılabileceğini, bunun da fiilen Trump’ı kapsam dışı bırakacağını ifade ediyor. Ancak böyle bir senaryoda Demokratların, yasanın tamamının da birkaç yıl ertelenmesini isteyebileceği belirtiliyor. Bu durum, sektörün beklediği hızlı netlik ile siyasi gerçekler arasındaki gerilimi artırıyor.Söz konusu yasa, stablecoin düzenlemesini içeren GENIUS Yasası’ndan sonra ABD kripto regülasyonunda bir sonraki büyük eşik olarak görülüyor. Düzenleme; dijital varlıkların sınıflandırılması, hangi kurumun hangi alanı denetleyeceği ve piyasa katılımcılarının hangi kurallara tabi olacağı gibi temel başlıkları netleştirmeyi hedefliyor. Temsilciler Meclisi geçen yıl kendi taslağını kabul etmiş olsa da Senato’daki süreç yavaş ilerliyor.Senato’da bir engelin aşılması için 60 oy gerekiyor. Bu da Cumhuriyetçilerin, kendi içlerinden çıkabilecek muhalefete ek olarak en az yedi, hatta sekiz ya da dokuz Demokrat senatörün desteğini almasını zorunlu kılıyor. Bu denge, Demokratlara süreci ara seçimlerin sonrasına bırakma konusunda ciddi bir pazarlık gücü sağlıyor.Sonuç olarak TD Cowen’e göre, kripto piyasası yapısı yasasının geleceği teknik hazırlıklardan çok siyasi takvime bağlı. Sektör, düzenlemenin Trump döneminde yürürlüğe girmesini tercih ederken; Demokratlar, olası bir iktidar değişiminde kuralları şekillendirme alanını korumak istiyor.

·
6 Oca 2026
ABD’de Kripto Düzenlemesi Yavaşlayabilir: TD Cowen’den 2029 Senaryosu

Türkmenistan Kapılarını Kriptoya Açtı: Madencilik ve Alım Satım Resmen Yasal

Orta Asya’nın en kapalı ekonomilerinden biri olarak bilinen Türkmenistan, kripto varlıklara yönelik yaklaşımında dikkat çekici bir değişime gitti. Ülkede kripto para madenciliği ve alım satımı, 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni “Sanal Varlıklar Yasası” kapsamında resmen yasal hale geldi. Bu adım, uzun süredir doğal gaz gelirlerine dayalı bir ekonomik model izleyen Türkmenistan’ın dijitalleşme ve çeşitlenme arayışının somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.Yasa, Kasım ayında imzalanmıştıKasım ayı sonunda Cumhurbaşkanı Serdar Berdimuhamedov tarafından imzalanan yasa, kripto borsaları ile madencilik şirketlerini lisanslı bir çerçeveye dahil ediyor. Düzenleme, Merkez Bankası ve yetkilendirilmiş kamu kurumları tarafından denetlenen bir sistem öngörürken, kripto varlıkların hukuki ve ekonomik statüsünü de açık biçimde tanımlıyor. Buna göre kripto paralar, medeni hukuk kapsamında “dijital mülk” olarak kabul ediliyor; ancak ulusal para birimi manatın yerine geçebilecek bir ödeme aracı olarak tanınmıyor.Bu yaklaşım, Türkmenistan’ın kriptoya kapı aralarken temkinli davranmayı tercih ettiğini gösteriyor. Yeni yasa, serbest bir kripto piyasasından ziyade, devlet gözetiminde ve sınırlı bir açılım sunuyor. Madencilik yapmak ya da kripto borsası işletmek isteyen yerli ve yabancı şirketler ile girişimcilerin, ilgili kurumlardan lisans alması zorunlu. Lisanslı faaliyetler ise sürekli denetime tabi tutuluyor; kayıt dışı veya izinsiz madencilik açık şekilde yasaklanmış durumda.Düzenlemenin en dikkat çekici yönlerinden biri, sıkı uyum ve şeffaflık kuralları. Lisans alan tüm kuruluşlar için KYC (müşterini tanı) ve AML (kara para aklamayla mücadele) yükümlülükleri zorunlu tutuluyor. Anonim cüzdanların ve gizlilik odaklı işlem yöntemlerinin kullanımı yasaklanarak, tüm işlemlerin izlenebilir olması hedefleniyor. Bu çerçeve, Türkmenistan’ı daha liberal kripto merkezlerinden ayırırken, muhafazakâr finansal düzenlemelere sahip ülkelerle aynı çizgiye yaklaştırıyor.Kripto madenciliğine izin verilmesi, ülkenin enerji stratejisiyle de yakından ilişkili. Türkmenistan, dünyanın en büyük dördüncü doğal gaz rezervine sahip ülkeler arasında yer alıyor. Devlet, düşük maliyetli enerji avantajını kullanarak enerji yoğun madencilik faaliyetlerini kontrollü biçimde ekonomiye kazandırmayı amaçlıyor. Madencilik tesislerinin teknik ve güvenlik standartlarını karşılaması, ekipmanların kayıt altına alınması ve ulusal elektrik şebekesine zarar vermeyecek şekilde faaliyet göstermesi şart koşuluyor. Bu sayede hem fazla enerji kapasitesinin değerlendirilmesi hem de altyapı risklerinin sınırlandırılması hedefleniyor.Yasa, yatırımcıyı korumaya yönelik reklam ve tanıtım sınırlamaları da içeriyor. Kriptoyla ilgili reklamlarda açık risk uyarıları zorunlu hale gelirken, garanti kazanç vaat edilmesi yasaklanıyor. Ayrıca devlet isimleri, semboller veya resmi çağrışımlar içeren marka ve tanıtımların kullanımı engellenerek, kripto projelerinin devlet güvencesi altında olduğu algısının önüne geçilmeye çalışılıyor.Uzmanlara göre Türkmenistan’ın attığı bu adım, merkeziyetsiz finansı teşvik etmeyi değil, devlet kontrolünde yeni bir ekonomik alan yaratmayı hedefliyor. Kripto paraların ödeme aracı olarak kabul edilmemesi ve internet erişiminin hâlâ sıkı biçimde denetlenmesi, bu açılımın sınırlarını net biçimde ortaya koyuyor. Yine de lisanslı ve öngörülebilir bir çerçevenin sunulması, özellikle madencilik ve kurumsal yatırım tarafında yabancı sermayenin ilgisini çekebilir.

·
2 Oca 2026
Türkmenistan Kapılarını Kriptoya Açtı: Madencilik ve Alım Satım Resmen Yasal

1 Ocak’ta Başlıyor: Çin, Dijital Yuan İçin Kritik Adım Atıyor

Çin, dijital yuan projesinde şimdiye kadar atılmış en kritik adımlardan birine hazırlanıyor. Ülkenin merkez bankası, ticari bankaların dijital yuan bakiyelerine faiz ödemesine izin verecek yeni bir çerçevenin 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe gireceğini açıkladı. Bu değişiklikle birlikte e-CNY, yalnızca “dijital nakit” olmaktan çıkarak fiilen “dijital mevduat parası” niteliği kazanmaya başlayacak.Açıklama, People’s Bank of China (Çin Halk Bankası) Başkan Yardımcısı Lu Lei’nin devlet gazetesi Financial News’te yayımlanan makalesiyle kamuoyuna duyuruldu. Lu’ya göre bu düzenleme, yaklaşık on yıldır devam eden pilot çalışmaların ve son beş yılda hızlanan test sürecinin doğal bir sonucu. Çin, CBDC alanında teknik kapasite ve uygulama ölçeği açısından dünyanın en ileri ülkelerinden biri olarak görülse de, benimsenme oranları beklenen seviyeye ulaşmış değil.Yeni çerçeve kapsamında, doğrulanmış dijital yuan cüzdanlarında tutulan bakiyelere, mevcut mevduat fiyatlama anlaşmalarıyla uyumlu şekilde faiz ödenebilecek. Ayrıca dijital yuan bakiyeleri, Çin’in mevduat sigorta sistemi kapsamında geleneksel banka mevduatlarıyla aynı korumaya sahip olacak. Bu da e-CNY’nin bankacılık sistemi içindeki statüsünü önemli ölçüde güçlendiren bir unsur olarak öne çıkıyor.Düzenleme, bankalara bilanço ve likidite yönetimi açısından da daha geniş bir hareket alanı sağlıyor. Dijital yuan bakiyeleri, bankaların varlık-yükümlülük yönetiminde aktif biçimde değerlendirilebilecek. Banka dışı ödeme kuruluşları için ise dijital yuan rezervleri, mevcut müşteri rezervleriyle aynı muameleye tabi tutulacak ve yüzde 100 zorunlu karşılık oranı uygulanacak.Dijital yuan kullanımı oldukça genişResmi verilere göre Çin’de dijital yuan kullanımı hacim olarak ciddi boyutlara ulaşmış durumda. Kasım 2025 sonu itibarıyla toplam 3,48 milyar işlem gerçekleştirilirken, işlem hacmi kümülatif olarak 16,7 trilyon yuan seviyesine çıktı. Bu rakamlar, e-CNY’nin altyapısının yaygın biçimde çalıştığını gösterse de, günlük hayatta tercih edilme oranının hâlâ sınırlı kaldığına işaret ediyor.Bunun temel nedenlerinden biri, Çin’de uzun süredir hakim konumda olan mobil ödeme platformları. WeChat Pay ve Alipay, kullanıcı alışkanlıklarını büyük ölçüde belirlemiş durumda. Dijital yuan, bu yerleşik ekosistemle rekabet etmekte zorlanıyor. Ayrıca merkezi izleme endişeleri ve sosyal kredi sistemiyle ilişkilendirilen kaygılar, bazı kesimlerin e-CNY’ye mesafeli yaklaşmasına yol açıyor. Bu nedenle kağıt para kullanımının tamamen ortadan kalkmadığı görülüyor.Öte yandan Pekin yönetimi, dijital yuanın uluslararası kullanımını genişletme konusunda da adımlar atıyor. Merkez bankası, sınır ötesi ödemelerde e-CNY’nin kullanımını artırmak amacıyla Singapur ile pilot çalışmalar planlıyor. Bunun yanı sıra Tayland, Hong Kong, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi pazarlarla CBDC tabanlı ödeme sistemleri gündemde. Şanghay’da kurulan e-CNY Uluslararası Operasyon Merkezi de bu küresel açılımın önemli bir parçası olarak görülüyor.Tüm bu gelişmelere rağmen Çin, kripto paralar konusunda katı tutumunu sürdürüyor. Ülkede kripto para alım satımı ve madencilik faaliyetleri 2021’den bu yana yasaklı durumda. Çin yönetimi blockchain teknolojisini stratejik bir altyapı olarak benimserken, kontrolü tamamen merkez bankasında olan dijital yuan modelini önceliklendiriyor.

1 Ocak’ta Başlıyor: Çin, Dijital Yuan İçin Kritik Adım Atıyor

AB’de Yeni Kripto Vergi Kuralları 1 Ocak’ta Yürürlükte

Avrupa Birliği, kripto varlık piyasasına yönelik denetimini önemli ölçüde sıkılaştıran yeni bir adımı hayata geçirmeye hazırlanıyor. Birlik tarafından kabul edilen ve uzun süredir tartışılan Avrupa Birliği Dijital Vergi Şeffaflığı düzenlemesi (DAC8), 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek. Bu düzenleme ile birlikte kripto borsaları, aracı kurumlar ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları, kullanıcılarına ve işlemlerine dair kapsamlı verileri ulusal vergi otoritelerine bildirmekle yükümlü olacak.24 Aralık’ta yapılan resmi açıklamada, yeni şeffaflık kurallarının yalnızca dijital varlıkları kapsadığı ve mevcut kripto inceleme yöntemlerinde köklü bir değişim yarattığı vurgulandı. DAC8, hali hazırda üye ülkeler arasında vergi konularında bilgi paylaşımını düzenleyen Direktifin kapsamını genişleterek kripto varlıkları da sisteme dahil ediyor. Böylece kripto işlemleri, banka hesapları ve menkul kıymetler gibi geleneksel finansal araçlarla benzer bir raporlama çerçevesine oturtulmuş olacak.AB'deki yeni kurallar neleri kapsıyor?Yeni kurallara göre kripto borsaları ve brokerlar; kullanıcı kimlik bilgileri, işlem geçmişleri, transferler ve cüzdan hareketleri gibi detayları toplamak ve kendi ülkelerindeki vergi makamlarına iletmek zorunda kalacak. Bu veriler daha sonra AB üyesi diğer ülkelerle paylaşılacak. Amaç, sınır ötesi kripto faaliyetlerinin daha şeffaf şekilde izlenmesi ve vergi kaçakçılığı riskinin azaltılması.DAC8, kripto ekosisteminde önemli tartışmaları da beraberinde getirdi. Sektör temsilcilerinin bir bölümü düzenlemeyi ağır bulurken, AB kaynakları bu adımın uzun süredir var olan bir boşluğu doldurduğunu savunuyor. Daha önce bazı kripto faaliyetlerinin standart vergi raporlama sistemleri dışında kaldığına dikkat çekilirken, yeni düzenleme ile dijital varlık işlemlerinin de net şekilde izlenebilir hale gelmesi hedefleniyor.Öte yandan DAC8, AB’nin kriptoya yönelik bir diğer temel düzenlemesi olan MiCA ile birlikte çalışıyor ancak farklı alanlara odaklanıyor. Nisan 2023’te onaylanan MiCA, kripto şirketlerinin lisanslanması, müşteri varlıklarının korunması ve piyasa davranışları gibi konuları düzenlerken; DAC8 esas olarak vergi uyumu ve raporlama yükümlülüklerini kapsıyor. Kısacası MiCA piyasa düzenini, DAC8 ise mali şeffaflığı hedefliyor.Yeni rejime geçiş süreci de netleşmiş durumda. Kripto şirketlerinin, raporlama altyapılarından iç kontrol mekanizmalarına ve müşteri doğrulama süreçlerine kadar tüm sistemlerini 1 Temmuz 2026’ya kadar güncellemesi gerekiyor. Bu tarihten sonra yükümlülüklerini yerine getirmeyen firmalara, ilgili ülkenin ulusal mevzuatına göre cezalar uygulanacak.Bireysel yatırımcılar açısından da tablo oldukça net. Vergi otoriteleri, olası vergi kaçırma veya eksik beyan durumlarında diğer AB ülkelerindeki muhataplarıyla iş birliği yapabilecek. DAC8, ödenmemiş vergilerle bağlantılı kripto varlıkların dondurulmasına ya da el konulmasına izin veriyor. Üstelik bu yetki, varlıkların yatırımcının ikamet ettiği ülke dışında tutulması halinde bile geçerli olacak.DAC8’in hukuki temeli, 16 Mayıs 2023’te AB’ye üye 27 ülkenin maliye bakanlarından oluşan Konsey tarafından onaylanan İdari İş Birliği Direktifi’ne dayanıyor. Bu çerçeve, kripto varlık hizmet sağlayıcılarını mevcut vergi raporlama sistemine entegre etmeyi amaçlıyor. Düzenleme aynı zamanda, OECD tarafından geliştirilen Kripto Varlık Raporlama Çerçevesi (CARF) ve Ortak Raporlama Standardı (CRS) ile uyumlu şekilde tasarlandı.Yetkililere göre kontrolsüz büyüyen kripto piyasası, küresel vergi şeffaflığı önünde ciddi bir engel oluşturuyordu. DAC8 ve CARF ile birlikte bu alanın daha sıkı denetim altına alınması planlanıyor. Vergi yılları 2026’dan itibaren raporlama kapsamına girerken, bireysel yatırımcıların ilk beyanlarını 31 Ocak 2027’ye kadar sunmaları gerekecek. Bu tarihler, AB’de kripto vergilendirmesi açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor.

·
25 Ara 2025
AB’de Yeni Kripto Vergi Kuralları 1 Ocak’ta Yürürlükte

Rusya’da Kripto Dönemi Başlıyor: Dev Borsalar Hazır

Rusya, kripto para piyasasına yönelik uzun süredir devam eden temkinli ve kısıtlayıcı yaklaşımında dikkat çekici bir değişime hazırlanıyor. Ülkenin en büyük iki borsası olan Moscow Exchange (MOEX) ve St. Petersburg Exchange (SPB), kripto varlık işlemlerini başlatmak için teknik olarak hazır olduklarını açıkladı. Her iki borsa da, yasal çerçevenin netleşmesiyle birlikte dijital varlık hizmetlerini devreye alabileceklerini belirtiyor. Rusya’da önemli kripto adımıHazırlanan düzenleyici çerçevenin merkezinde, Rusya Merkez Bankası tarafından tasarlanan iki kademeli bir piyasa modeli yer alıyor. Bank of Russia öncülüğünde oluşturulan bu yapı, bir yandan kripto varlıkların yasal olarak tanınmasını hedeflerken, diğer yandan yatırımcı erişimini sıkı kurallarla kontrol altında tutmayı amaçlıyor. Model, nitelikli olmayan bireysel yatırımcılar ile profesyonel ve yüksek net değere sahip yatırımcılar arasında net bir ayrım yapıyor.Bireysel yatırımcılar için öngörülen kurallar oldukça katı. Buna göre, nitelikli olmayan yatırımcılar yıllık en fazla 300 bin rublelik (yaklaşık 3.300–3.800 dolar) kripto yatırımı yapabilecek. Ayrıca, bu yatırımcıların kripto piyasalarına girmeden önce bilgi ve risk farkındalığını ölçen zorunlu bir sınavdan geçmesi gerekecek. İşlemler yalnızca tek bir lisanslı aracı kurum üzerinden yapılabilecek ve erişim, Bitcoin ve Ethereum gibi en likit kripto paralarla sınırlı tutulacak.Nitelikli yatırımcılar cephesinde ise daha geniş bir serbesti söz konusu. Profesyonel yatırımcılar ve yüksek varlığa sahip bireyler için herhangi bir işlem limiti öngörülmezken, daha geniş bir kripto varlık yelpazesine erişim sağlanacak. Buna karşın, gizlilik odaklı kripto paralar bu grubun dahi erişimine kapalı olacak. Ayrıca, statüleri ne olursa olsun tüm yatırımcıların risk farkındalığı testlerinden geçmesi zorunlu tutulacak.Düzenlemeye ilişkin zaman çizelgesi de netleşmeye başladı. Planlanan takvime göre, 1 Temmuz 2026’ya kadar gerekli tüm yasal düzenlemelerin tamamlanması hedefleniyor. 2026 yılı boyunca MOEX ve SPB’nin kripto alım satım işlemlerini başlatması beklenirken, Temmuz 2027 itibarıyla sistemin tam anlamıyla yürürlüğe girmesi ve lisanssız faaliyetlere yönelik yaptırımların uygulanması öngörülüyor. Pilot uygulamaların ise Mart 2025 gibi daha erken bir tarihte başlaması gündemde.Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov’un açıklamaları da bu dönüşümün siyasi düzeyde destek gördüğünü ortaya koyuyor. Siluanov, Merkez Bankası ile birlikte “süper nitelikli yatırımcılar” için bir kripto borsası kurulacağını ve kripto varlık işlemlerinin yasal çerçeveye alınarak kayıt dışılığın azaltılacağını ifade ediyor. Ancak bu işlemlerin, ülke içinde günlük ödemelerde kullanılmasına izin verilmeyeceği de özellikle vurgulanıyor.Yeni düzenleme kapsamında kripto paralar “ticarete konu parasal varlıklar” olarak tanınacak. Buna rağmen, Rusya içinde mal ve hizmet ödemelerinde kullanılmaları yasak olmaya devam edecek.

·
25 Ara 2025
Rusya’da Kripto Dönemi Başlıyor: Dev Borsalar Hazır

Coinbase Dahil 50 Kripto Platformuna Asya Ülkesinden Erişim Engeli

Filipinler’de kripto para piyasasına yönelik denetimler yeni bir aşamaya geçti. Ülkedeki internet servis sağlayıcıları (ISP), yerel lisans kurallarını uygulamaya koyan düzenleyici kurumların talimatları doğrultusunda bazı büyük küresel kripto borsalarına erişimi engellemeye başladı. Örneğin Coinbase ve Gemini platformlarına Filipinler genelinde erişim sağlanamıyor.Filipinler’den 50 kripto platformuna kısıtlamaManila Bulletin’da yer alan habere göre bu engellemeler, Filipinler Ulusal Telekomünikasyon Komisyonu’nun (NTC) internet servis sağlayıcılarına gönderdiği resmi bir talimatın ardından uygulamaya alındı. NTC, Filipinler Merkez Bankası olarak görev yapan Bangko Sentral ng Pilipinas (BSP) tarafından yetkisiz olarak faaliyet gösterdiği tespit edilen yaklaşık 50 çevrim içi kripto işlem platformuna erişimin kısıtlanmasını istedi.BSP, engellenen platformların tamamını içeren resmi bir liste paylaşmadı. Ancak bu adımla birlikte ülkede uzun süredir fiili toleransla yürütülen uygulamaların yerini, artık doğrudan denetim ve yaptırımlar almaya başlamış durumda. Mevcut tabloda, Filipinler pazarına erişimin ana kriteri yerel lisans şartlarına uyum olarak öne çıkıyor.Coinbase ve Gemini’nin erişime kapatılması, ülkede daha önce atılan benzer adımların devamı niteliğinde görülüyor. Filipinler, lisanssız faaliyet gösteren kripto borsalarına karşı ilk ciddi hamlesini 2023’ün Aralık ayında yaptı. Bu dönemde Binance için 90 günlük bir süre tanındı ve platformdan yerel mevzuata uyum sağlaması istendi. Filipinler Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (Philippines Securities and Exchange Commission/SEC), bu sürenin yatırımcıların fonlarını çekebilmeleri için verildiğini açıklamıştı.Süre dolduktan sonra, 25 Mart 2024’te NTC, yerel internet sağlayıcılarına Binance’e erişimi engelleme talimatı verdi. Yaklaşık bir ay sonra ise SEC, Apple ve Google’dan Binance uygulamasını uygulama mağazalarından kaldırmalarını istedi. Yasakların yürürlüğe girmesinin ardından SEC, kullanıcıların fonlarını geri almasına yönelik herhangi bir yöntemi resmi olarak destekleyemeyeceğini de duyurdu.Son dönemde Filipinler SEC, lisanssız şekilde faaliyet gösterdiğini belirttiği 10 kripto borsasını daha kamuoyuna açıkladı. Bu listede OKX, Bybit ve KuCoin gibi küresel ölçekte bilinen platformlar da yer aldı. Bu gelişmeler, ülkede kriptoya erişimin giderek daha sıkı bir düzenleyici çerçeveye bağlandığını ortaya koyuyor.Öte yandan Filipinler, lisanssız platformlara karşı sertleşirken, düzenlemelere uyumlu şirketler için kapıları tamamen kapatmıyor. Aksine, regülasyonlara uygun çalışan yerel ve uluslararası oyuncular yeni kripto ürünlerini devreye almaya devam ediyor. 19 Kasım’da lisanslı kripto borsası PDAX, bordro hizmetleri sağlayıcısı Toku ile iş birliği yaparak uzaktan çalışanların maaşlarını stablecoin cinsinden alabilmesine olanak tanıdı. Bu sistem, kazançların doğrudan Filipin pesosuna dönüştürülmesini ve havale ücretleri ile gecikmelerin azaltılmasını hedefliyor.Ayrıca 8 Aralık’ta dijital banka GoTyme, ABD merkezli fintech şirketi Alpaca ile yaptığı ortaklık kapsamında ülkede kripto hizmetlerini kullanıma sundu. Bu adım sayesinde kullanıcılar, bankanın mobil uygulaması üzerinden 11 farklı kripto varlığı satın alabiliyor ve saklayabiliyor.

·
24 Ara 2025
Coinbase Dahil 50 Kripto Platformuna Asya Ülkesinden Erişim Engeli

SEC, 7 Kripto Platformuna Dava Açtı: 14 Milyon Dolarlık Vurgun İddiası

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu, perakende yatırımcıları hedef alan geniş kapsamlı bir kripto dolandırıcılığı iddiasıyla yedi farklı oluşum hakkında dava açtı. ABD SEC, söz konusu yapıların sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden yürütülen organize bir yatırım dolandırıcılığıyla yatırımcılardan 14 milyon doların üzerinde para topladığını ileri sürdü.Üç kripto platformu ile dört yatırım “kulübü” gündemdeColorado Bölge Mahkemesi’ne pazartesi günü sunulan dava dilekçesinde, üç sözde kripto varlık alım-satım platformu ile dört yatırım kulübünün birlikte hareket ederek “yatırım güveni dolandırıcılığı” olarak tanımlanan bir şemayı hayata geçirdiği iddia edildi. SEC’e göre bu yapı, özellikle sosyal medya reklamları ve kapalı mesajlaşma grupları üzerinden yatırımcıların güvenini kazanmayı amaçladı. Dava kapsamında adı geçen sözde işlem platformları Morocoin Tech Corp., Berge Blockchain Technology Co., Ltd. ve Cirkor Inc. olurken; yatırım kulüpleri tarafında AI Wealth Inc., Lane Wealth Inc., AI Investment Education Foundation Ltd. ve Zenith Asset Tech Foundation yer aldı. Düzenleyici kurum, bu yapıların gerçekte herhangi bir meşru faaliyeti bulunmadığını savundu.SEC’in iddialarına göre dolandırıcılık faaliyeti Ocak 2024 ile Ocak 2025 arasında yürütüldü. Sürecin ilk aşamasında, popüler sosyal medya platformlarında verilen reklamlarla kullanıcılar “yatırım kulübü” adı altında gruplara davet edildi. Bu gruplar ağırlıklı olarak WhatsApp üzerinden yönetildi. Grup yöneticileri, kendilerini finansal uzman ya da profesyonel yatırım danışmanı olarak tanıtarak katılımcılarla birebir ve grup sohbetleri yoluyla güven ilişkisi kurdu.Yatırımcılar bu sohbet odalarında, SEC’in ifadesine göre yapay zekâ destekli olduğu izlenimi verilen yatırım tavsiyeleriyle karşılaştı. Bu içeriklerin amacı, düzenli ve istikrarlı kazanç algısı oluşturarak kulüplerin güvenilirliğini artırmaktı. Ardından yatırımcılardan Morocoin, Berge ve Cirkor adlı platformlarda hesap açmaları ve bu hesaplara fon aktarmaları istendi.Ancak düzenleyici kuruma göre bu platformlar tamamen sahtiydi ve herhangi bir gerçek alım-satım işlemi gerçekleşmedi. Platformların, devlet lisanslı ve yasal kripto işlem hizmetleri sunduğu yönündeki iddialarının da gerçeği yansıtmadığı öne sürüldü. Dolandırıcılık sürecinin ilerleyen aşamalarında ise yatırımcılara sahte “menkul kıymet token” arzları sunuldu. SEC, hem bu token’ların hem de onları ihraç ettiği iddia edilen şirketlerin kurgusal olduğunu belirtti.Yatırımcılar paralarını çekmek istediklerinde ise yeni bir engelle karşılaştı. İddialara göre şüpheliler, para çekme işlemleri için ek ve peşin ücretler talep ederek zararı daha da büyüttü. SEC, toplamda en az 14 milyon doların bu yöntemlerle kötüye kullanıldığını, söz konusu fonların ise yurt dışındaki banka hesapları ve kripto cüzdanlar üzerinden yönlendirildiğini açıkladı.SEC Siber ve Gelişen Teknolojiler Birimi Başkanı Laura D’Allaird, yaptığı açıklamada bu davanın perakende yatırımcıları hedef alan yaygın bir dolandırıcılık modeline dikkat çektiğini vurguladı. Aynı gün içinde kurum ayrıca bir yatırımcı uyarısı yayımlayarak, sosyal medya ve grup sohbetleri üzerinden sunulan yatırım tekliflerine karşı temkinli olunması gerektiğini hatırlattı. SEC, yatırımcıların kendilerine ulaşan teklifleri ve kişileri Investor.gov üzerinden doğrulamalarını tavsiye etti.

·
24 Ara 2025
SEC, 7 Kripto Platformuna Dava Açtı: 14 Milyon Dolarlık Vurgun İddiası

SEC, Kripto Saklama Şartlarını Açıkladı: 5 Kritik Kural

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) Trading and Markets Bölümü, kripto varlık menkul kıymetlerinin saklanmasına ilişkin belirsizlikleri azaltmayı amaçlayan yeni bir rehber yayımladı. Açıklama, broker-dealer’ların müşteri varlıkları için geçerli olan “fiziksel zilyetlik veya kontrol” yükümlülüğünün, blockchain üzerinde yaşayan tokenleştirilmiş varlıklara nasıl uygulanacağını netleştiriyor. Özellikle Rule 15c3-3 kapsamında yer alan fiziksel zilyetlik şartlarına odaklanan rehber, kripto varlıklarla çalışan aracı kurumların hangi koşullar altında uyumlu sayılabileceğini ayrıntılı biçimde ortaya koyuyor. SEC’in açıklamasında “kripto varlık menkul kıymetleri”, dağıtık defter teknolojisi üzerinde kaydedilen, hisse veya borçlanma araçlarının tokenleştirilmiş temsilleri olarak tanımlanıyor. Bu tanım, son dönemde geleneksel finans ürünlerinin blockchaine taşınmasıyla hızla büyüyen bir alanı kapsıyor. Trading and Markets Bölümü, yayımlanan rehberin mevcut federal menkul kıymetler yasalarının kripto varlıklara uygulanmasına yönelik daha fazla netlik sağlama amacı taşıdığını vurguluyor. Rehber, piyasa katılımcılarından gelen talepler doğrultusunda, geçici bir adım olarak hazırlandığını da açıkça ifade ediyor.Yeni açıklama, 1934 tarihli Securities Exchange Act kapsamında yer alan Rule 15c3-3’ün (b)(1) paragrafını hedef alıyor. Bu madde, broker-dealer’ların müşteri hesaplarında tutulan tam ödenmiş ve fazla teminatlı menkul kıymetler için derhal fiziksel zilyetlik veya kontrol sağlamasını zorunlu kılıyor. SEC, yayımlanan rehberin kontrol kavramını genel anlamda yeniden tanımlamadığını, yalnızca fiziksel zilyetlik boyutuna ilişkin görüş sunduğunu belirtiyor. Ayrıca açıklamanın bağlayıcı bir düzenleme olmadığı, yeni yükümlülükler getirmediği ve hukuki yaptırım niteliği taşımadığı özellikle vurgulanıyor.Beş özel durum sıralandıSEC’in rehberinde dikkat çeken en önemli unsur, kripto varlıkların fiziksel zilyetlik kapsamında değerlendirilebileceği beş özel durumun sıralanması oldu. Buna göre, bir broker-dealer’ın doğrudan saklama hizmeti sunabilmesi için öncelikle ilgili kripto varlığa anında erişim sağlayabilmesi ve teknik olarak blockchain üzerinde transfer yapabilecek yetkinliğe sahip olması gerekiyor. Bu koşul, özel anahtarlar üzerinde münhasır kontrol anlamına geliyor.İkinci koşul, aracı kurumların saklama hizmetine başlamadan önce ve sonrasında makul aralıklarla blockchain ağına ilişkin kapsamlı değerlendirmeler yapmasını şart koşuyor. Bu değerlendirmelerde ağın güvenilirliği, işlem hızı ve kapasitesi, ölçeklenebilirliği, olası arızalara karşı dayanıklılığı ve güvenlik özellikleri gibi unsurlar öne çıkıyor. Ayrıca konsensüs mekanizması, kodun şeffaflığı, bakım karmaşıklığı ve dokümantasyon kalitesi de dikkate alınması gereken başlıklar arasında yer alıyor. Protokol güncellemeleri, hard fork’lar, airdrop’lar ve token değişimleri gibi yönetişim süreçlerinin de yakından izlenmesi bekleniyor.Üçüncü koşul, broker-dealer’ın saklama yaptığı blockchainde ciddi güvenlik açıkları veya operasyonel zafiyetler olduğunun farkında olması durumunda fiziksel zilyetlik iddiasında bulunamamasını öngörüyor. Dördüncü koşul ise özel anahtarların hırsızlık, kayıp veya yetkisiz kullanım risklerine karşı korunmasına yönelik, sektörün en iyi uygulamalarıyla uyumlu güçlü politika ve kontrollerin uygulanmasını gerektiriyor. Beşinci ve son koşulda, blockchain arızaları, ağ saldırıları veya benzeri kesintiler karşısında devreye alınacak önceden planlanmış prosedürlerin bulunması isteniyor. Bu planlar, mahkeme kararları doğrultusunda varlıkların dondurulması, el konulması ya da token yakımı gibi hukuki taleplere uyumu da kapsıyor.SEC yetkilisi Hester M. Peirce, ayrı bir açıklamayla yayımlanan rehberi olumlu karşıladı. Peirce, metnin özellikle kripto varlık saklama hizmeti sunmak isteyen broker-dealer’lar için önemli bir netlik sağladığını belirtti. Özel anahtarların korunmasına yönelik vurgunun, sektörün yerleşik en iyi uygulamalarıyla uyumlu olduğuna dikkat çeken Peirce, Trading and Markets Bölümü’nü Rule 15c3-3’ün kripto varlık saklamayı tam anlamıyla kapsayacak şekilde güncellenmesi için Komisyon’a hızlıca öneriler sunmaya davet etti.

·
18 Ara 2025
SEC, Kripto Saklama Şartlarını Açıkladı: 5 Kritik Kural

Fed’den Kriptoya Yeşil Işık: 2023 Kısıtlaması Geri Çekildi

ABD Merkez Bankası (Fed), kripto varlıklarla etkileşimi sınırlayan 2023 tarihli rehberini geri çekerek bankacılık sisteminde inovasyona yönelik yaklaşımında önemli bir değişikliğe gitti. Karar, Fed denetimi altındaki bankaların, özellikle de sigortasız eyalet bankalarının, kripto para ve benzeri dijital finansal ürünlerle daha esnek biçimde çalışabilmesinin önünü açıyor. ABD’li düzenleyicilerin son dönemde dijital varlıklara karşı daha olumlu bir tutum benimsemesiyle birlikte bu adım, sektör açısından dikkatle izlenen bir gelişme olarak öne çıkıyor.2023’teki rehber neyi kapsıyordu?2023’te yayımlanan söz konusu rehber, sigortasız bankaların da federal mevduat sigortasına sahip bankalarla aynı kurallara tabi tutulmasını öngörüyordu. “Benzer faaliyetler benzer riskler doğurur” ilkesine dayanan bu yaklaşım, kripto hizmetleri gibi ulusal bankalar için izin verilmeyen faaliyetlerin sigortasız bankalar tarafından da yürütülmesini fiilen engelliyordu. Bu durum, özellikle kripto odaklı bankaların Fed üyeliği ve merkez bankası sistemlerine erişimi açısından ciddi kısıtlar yaratmıştı. Fed, rehberin geri çekilmesine gerekçe olarak finansal sistemin son iki yılda önemli ölçüde değişmesini ve kurumun yenilikçi ürünlere ilişkin anlayışının gelişmesini gösterdi. Yapılan açıklamada, “2023 politika beyanı artık uygun değil ve bu nedenle geri çekilmiştir” ifadesine yer verildi. Fed’e göre mevcut çerçeve, hızla evrilen finansal teknolojiler karşısında güncelliğini yitirmiş durumda.Karara sektörden gelen ilk tepkilerden biri, kripto dostu Custodia Bank’ın CEO’su Caitlin Long’dan geldi. Long, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, 2023 rehberinin kendi bankalarının Fed’de bir “master account” açma başvurusunun reddedilmesinde temel gerekçe olarak kullanıldığını hatırlattı. Master account, bir finansal kuruluşun Fed nezdinde doğrudan hesap tutabilmesini ve merkez bankasının ödeme sistemlerine aracıya ihtiyaç duymadan erişmesini sağlıyor. Long, Fed’in söz konusu rehberi resmi olarak yürürlüğe girmeden önce bile Custodia kararında dayanak olarak kullandığını savunarak, bu durumun hukuka aykırı olduğunu ileri sürdü.Fed’in yeni adımı yalnızca eski rehberin iptaliyle sınırlı kalmadı. Kurum aynı zamanda, hem sigortalı hem de sigortasız Fed denetimindeki eyalet bankaları için “yenilikçi faaliyetlere” yönelik yeni bir politika çerçevesi yayımladı. Bu çerçeve, bankaların kripto paralar gibi yeni teknolojilere dayalı ürün ve hizmetleri, belirlenen risk yönetimi ve uyum standartlarını karşılamaları şartıyla hayata geçirebilmelerine olanak tanıyor.Fed Denetimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Michelle Bowman, yeni yaklaşımın amacının bankacılık sektörünü hem güvenli hem de modern tutmak olduğunu vurguladı. Bowman’a göre, sorumlu şekilde uygulandığında yeni teknolojiler bankalara verimlilik kazandırıyor ve müşterilere daha iyi ürünler sunulmasını sağlıyor. Fed’in hedefi, inovasyonu teşvik ederken finansal istikrar ve sağlamlık ilkelerinden ödün vermemek.Ancak karar Fed içinde oybirliğiyle alınmadı. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michael Barr, karara karşı çıkarak muhalefet şerhi koydu. Barr, bankalar arasında eşit muamele ilkesinin korunmasının düzenleyici arbitrajı önlemek açısından kritik olduğunu savundu. Yeni politikanın, bankaları daha gevşek düzenlemelere yönelmeye teşvik edebileceğini ve bunun finansal istikrarla uyumsuz teşvikler yaratabileceğini ifade etti.Barr, geçmişte kripto şirketlerinin bankacılık sisteminden dışlanmasına yönelik “Operation Chokepoint 2.0” tartışmalarıyla ilişkilendirilmiş olsa da, aynı zamanda Ripple’da danışmanlık yapmış ve sorumlu stablecoin düzenlemelerini destekleyen bir isim olarak biliniyor.

Fed’den Kriptoya Yeşil Işık: 2023 Kısıtlaması Geri Çekildi

Yükselenler

Düşenler

Light mode logo
Herhangi bir sorunuz var mı?Eğer herhangi bir sorunuz varsa, bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.
© 2026 JrKripto. Tüm hakları saklıdır.