Regülasyon
Bu sayfa Regülasyon haberleri ve piyasa analizlerini listeler. JrKripto'da bu kategorideki makaleleri, uzman görüşlerini ve güncellemeleri inceleyin. Kripto para piyasası trendleri ve gelişmeleri hakkında detaylı içeriklerle güncel kalın.
Bu sayfa Regülasyon haberleri ve piyasa analizlerini listeler. JrKripto'da bu kategorideki makaleleri, uzman görüşlerini ve güncellemeleri inceleyin. Kripto para piyasası trendleri ve gelişmeleri hakkında detaylı içeriklerle güncel kalın.
Haberler
Regülasyon Haberleri
Regülasyon ile ilgili tüm makale ve haberlere göz atın. Regülasyon hakkında en son haberler, analizler ve görüşler.
Avrupa Birliği'nin kripto varlık piyasalarını düzenleyen MiCA (Markets in Crypto-Assets) çerçevesinde geçiş süreci 1 Temmuz'da sona eriyor. Aralık 2024'te onaylanan düzenleme, kripto varlık hizmet sağlayıcılarına (CASP) 18 aylık bir uyum süresi tanımıştı. Bu sürenin bitmesiyle birlikte, herhangi bir AB üye ülkesinden MiCA lisansı almayan platformlar kıta genelindeki müşterilerine hizmet veremeyecek.Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Otoritesi'nin (ESMA) verilerine göre 26 Haziran itibarıyla 244 şirket MiCA lisansını aldı. Almanya, BaFin üzerinden verdiği 57 onayla listenin başında yer alıyor; bu rakam toplam lisansların yaklaşık dörtte birine denk geliyor. Fransa'nın AMF'si ve Hollanda'nın AFM'si 26'şar onayla ikinci sırayı paylaşıyor, Malta'nın MFSA'sı ise 17 lisansla onları takip ediyor.Sayılar tek başına tabloyu tam yansıtmıyor. MiCA öncesinde 1.200'ün üzerinde şirket ulusal düzeyde kripto kaydına sahipti, ama bunların yalnızca yaklaşık yüzde 17'si yeni standarda geçiş yapabildi. Polonya tek başına 1.400'den fazla eski VASP kaydına ev sahipliği yapıyordu; bu da daha gevşek ulusal çerçevelerle faaliyet gösteren çok sayıda firmanın AB çapındaki sıkı standartlara uyum sağlayamayacağına işaret ediyordu.Binance'in Yunanistan macerası suya düştüGeçiş sürecinin son haftası, en çok işlem hacmine sahip borsa Binance açısından sorunlu geçti. Reuters'ın 16 Haziran'da yayımladığı habere göre, Yunan düzenleyici makamları Binance'in MiCA başvurusunu reddetmeye hazırlanıyordu. Yunanistan Sermaye Piyasası Komisyonu (HCMC) bu iddiayı doğrulamadı, Binance sözcüsü de kuruma resmi bir ret bildirimi ulaşmadığını söyledi.Binance, geçen Aralık ayında Yunanistan'da bir holding şirketi kurmuş, başvurusunu ise Ocak ayında yapmıştı. Şirketin eş CEO'su Richard Teng, Şubat ayında Reuters'a verdiği demeçte Yunanistan'ı sosyal, yetenek havuzu ve güvenlik gibi faktörleri değerlendirdikten sonra Avrupa'daki genişleme için uygun bir üs olarak seçtiklerini açıklamıştı.24 Haziran'da Binance, Yunanistan'daki MiCA başvurusunu geri çektiğini ve farklı bir üye ülkede lisans arayışına gireceğini duyurdu. Şirket bu kararı, HCMC ile "iyi niyetle" aylarca çalıştıklarını ama süreç hakkında resmi bir karar çıkmamasını gerekçe göstererek açıkladı. Reuters'ın aynı gün yayımladığı haberde ise Binance'in İrlanda ve Letonya'daki düzenleyicilerle de görüştüğü, ancak şirketin geçmişteki kara para aklama cezaları ve karmaşık uluslararası yapısı nedeniyle dirençle karşılaştığı belirtildi.Binance'in AB ve İngiltere birimi başkanı Gillian Lynch, dört beş düzenleyiciyle temas kurduklarını ama resmi başvurunun yalnızca Yunanistan'da yapıldığını doğruladı. Lynch, Yunanistan'ın başvuruyu neden reddetmek isteyebileceğini anlamadığını söylerken, şirketin Avrupa'dan ayrılmadığını, yalnızca yetkilendirme için farklı bir yol arayabileceklerini vurguladı.Financial Times'ın hafta sonu yayımladığı habere göre Binance şimdi MiCA umutlarını Fransa'ya bağladı. Aynı haberde, Fransa, İtalya, Polonya ve İspanya'daki Binance kullanıcılarına varlıklarını nasıl çekecekleri konusunda bilgilendirme e-postaları gönderildiği aktarıldı. Binance kurucusu Changpeng Zhao ise 26 Haziran'da attığı bir paylaşımda, AB'nin kullanıcılarını dünyanın en yüksek likiditesinden kopardığını söyleyerek üzüntüsünü dile getirdi.Rakipler müşteri transferi için kapışıyorBinance'in yaşadığı belirsizlik, rakip borsalara da fırsat doğurdu. Malta üzerinden Ocak 2025'te MiCA onayı alan OKX'in kurucusu Star Xu, Binance'i geçiş döneminden sonra da MiCA gerekliliklerini kasıtlı olarak görmezden gelmekle suçladı. OKX Avrupa CEO'su Erald Ghoos ise Binance ve uyumsuz borsa Bybit'ten gelecek yeni mevduatlara yüzde 8 oranında teşvik sundu. Coinbase CEO'su Brian Armstrong da benzer şekilde, belirli ülkelerdeki Coinbase One abonelerine yüzde 5 teşvik önerisinde bulundu.Mayıs 2025'te Almanya'nın BaFin kurumundan MiCA onayı alan dijital varlık altyapı sağlayıcısı BitGo da boşluktan faydalanmaya çalışıyor. Şirketin CEO'su Mike Belshe, henüz onay bekleyen firmaları BitGo Europe'un düzenlemeye uygun saklama ve işlem altyapısını kullanmaya davet etti.Piyasa zaten uzun süredir zayıf seyrederken, Binance'e yönelik olumsuz haber akışı son bir haftada yaklaşık 967 milyon dolarlık çıkışa yol açtı. Bu rakam, Yunanistan başvurusunun geri çekildiği 24 Haziran'da yaşanan yaklaşık 1,5 milyar dolarlık çıkışa göre bir miktar toparlanmayı gösteriyor. Aynı dönemde OKX'e Binance'in kaybettiğine yakın miktarda giriş oldu.

Temmuz ayına girerken kripto piyasasının gözü beş ayrı başlıkta: Avrupa'nın MiCA düzenlemesi, Robinhood'un yeni ürün lansmanı, ABD ve Avrupa'dan gelecek makro veriler, DeFi tarafındaki governance oylamaları ve token kilit açma takvimi. Bunların en kritiği Avrupa cephesinde yaşanıyor. Avrupa Birliği'nin Kripto Varlık Piyasaları (MiCA) düzenlemesindeki geçiş süreci 1 Temmuz'da sona eriyor.MiCA, Avrupa’daki yatırımcılar için endişe konusuBinance, Yunanistan'daki MiCA lisans başvurusunu geri çekti ve başka bir AB ülkesinden onay arayışına girdi. Bu adım, dünyanın en büyük borsasını AB'de geçici olarak lisanssız bıraktı. Binance konuya ilişkin yaptığı açıklamada, kullanıcılarına yeni kayıt kabul edemeyeceğini ve bazı hizmetleri kısıtlayacağını bildirdi. Coinbase ve OKX ise vakit kaybetmedi. Coinbase CEO'su Brian Armstrong, Almanya, Fransa, İtalya, Belçika, Polonya, İsveç ve İngiltere'deki kullanıcılara 13 Temmuz'a kadar geçerli yüzde 5'lik bir transfer bonusu duyurdu. OKX ise Avrupa Ekonomik Alanı'ndaki uygun kullanıcılara yüzde 8'e kadar yatırım eşleştirmesi sunan, şirket tarihindeki en büyük karşılama kampanyalarından birini başlattı.Binance, kullanıcılarına gönderdiği e-postada varlıklarının güvende olduğunu ve her zaman erişilebilir kalacağını belirtti. Şirket Avrupa'daki hedeflerinin değişmediğini, önümüzdeki aylarda bir MiCA lisansı alacağına güvendiğini söylüyor. Ama bu süre boyunca kaybedilen kullanıcı sayısı, lisansı geri aldığında ne kadarının geri döneceği sorusunu da gündeme getiriyor.Robinhood duyurusuMiCA tek başlık değil tabii. Robinhood, 1 Temmuz'da "The World is Flat" adını verdiği etkinlikte yeni ürünlerini duyuracak; CEO Vlad Tenev'in şirketin kripto genel müdürü Johann Kerbrat ile birlikte sahne alması bekleniyor. 2 Temmuz'da da tokenizasyon firması Securitize, SPAC birleşmesinin ardından NYSE'de işlem görmeye başlayacak.Makroekonomik gelişmelerMakro tarafta hafta yoğun geçecek. 30 Haziran'da ABD konut fiyat endeksi ve JOLTs açık iş sayıları açıklanacak; ikincisi için piyasa beklentisi 7,28 milyon, önceki veri 7,618 milyondu. 1 Temmuz'da Euro Bölgesi'nin Haziran ayı öncü enflasyon verisi geliyor, beklenti yüzde 3 (önceki: yüzde 3,2). Aynı gün ABD'de ADP istihdam verisi, ISM imalat PMI'ı ve Fed Başkanı Warsh'ın Avrupa Merkez Bankası forumundaki konuşması takip edilecek. Haftanın asıl can alıcı verisi ise 2 Temmuz'da: tarım dışı istihdam, işsizlik oranı ve haftalık işsizlik başvuruları aynı gün açıklanacak. Piyasa tarım dışı istihdamda 114 bin, işsizlik oranında yüzde 4,3 bekliyor; önceki tarım dışı istihdam verisi 172 bindi, dolayısıyla beklenen düşüş oldukça keskin.Altcoin piyasasında neler olacak?DeFi cephesinde de gündem sakin değil. Aave DAO, Pendle PT risk oracle altyapısını otomatik bir sisteme yükseltme teklifini oylamaya açtı; oylama 30 Haziran'da kapanıyor. Arbitrum topluluğu, Arbitrum Gaming Ventures'ın yeni yatırım faaliyetlerini durdurup mevcut portföyle sınırlandırılması yönündeki öneriyi tartışıyor; fazla sermayenin hazineye geri aktarılması planlanıyor. Aavegotchi ise protokolün fikri mülkiyetini Pixelcraft Studios'tan AavegotchiDAO Foundation'a devretme teklifini oya sundu. Redbelly Network topluluğu da kendi DAO'sunun faaliyetlerini ekosistem daha olgunlaşana kadar askıya alma teklifini değerlendiriyor.Token kilit açma takviminde EigenCloud, dolaşımdaki arzının yüzde 2,91'ini, yaklaşık 8,44 milyon dolar değerinde piyasaya sürecek. MemeCore'da ise arzın yüzde 0,56'sı, 36,25 milyon dolar değerinde kilitten çıkacak. Bu hafta için planlanmış bir token lansmanı bulunmuyor.Konferans takviminde 29-30 Haziran'da Riyad'da Global Blockchain Show 2026, 1 Temmuz'da ise Londra'da Stablecoins Unblocked etkinliği yer alıyor.

Son günlerde Binance'in Avrupa'daki geleceğiyle ilgili tartışma büyüdü. Sebep, dünyanın en büyük kripto para borsasının Avrupa Birliği'ndeki bazı hizmetlerini sınırlandırdığını müşterilerine bildirmesi. Borsa, 1 Temmuz'a kadar geçerli olması gereken Markets in Crypto-Assets (MiCA) lisansını alamadı.Şirket geçtiğimiz hafta kullanıcılarına gönderdiği e-postada yeni kayıtları artık kabul edemeyeceğini ve bazı hizmetleri kısıtlayacağını duyurmuştu. CoinDesk'e göre, bir Binance sözcüsü, kullanıcı varlıklarının güvende olduğunu ve her zaman erişilebilir kalacağını söylemişti.Süreç nereden başladı?: Yunanistan'dan çekilme, Fransa'ya yönelişGeçtiğimiz hafta Binance, Yunan makamları üzerinden yürüttüğü AB genelinde geçerli lisans başvurusunu geri çektiğini açıklamıştı. Şirket bunun yerine başka bir AB üyesi ülkede yetkilendirme arayacağını duyurmuştu.Financial Times'a göre Binance'in Yunanistan'daki başvurusu reddedildi ve borsa bunun ardından Fransa'ya yönelmeyi planladığını açıkladı. Ancak konuya yakın kaynaklara dayanan habere göre, olası bir onay büyük olasılıkla 1 Temmuz son tarihinden çok sonra gelecek. Yani şu an itibarıyla Binance, AB içinde bir süre lisanssız durumda kalacak.Binance, CNBC'ye yaptığı açıklamada "1 Temmuz'dan önce geçerli gereklilikleri karşılamak için gereken adımları atacağız" demişti. Şirket bazı kullanıcıların bu süreçten etkilenebileceğini kabul etse de, sonraki adımlar konusunda netlik sağlamak için onlarla iletişimde olacağını ve önümüzdeki aylarda lisansı alacağına güvendiğini belirtmişti.MiCA, AB'nin kripto varlık düzenlemesi. Kurallara göre kripto şirketlerinin 27 üye ülkenin tamamında hizmet verebilmesi için en az bir üye devletten MiCA lisansı alması gerekiyor. 1 Temmuz'a kadar lisans alamayan şirketlerin AB'deki faaliyetlerini tasfiye etmesi bekleniyor.Bu geçiş süreci, MiCA'nın kademeli olarak yürürlüğe girmesinin son aşamasını oluşturuyor. AB, düzenlemeyi kripto piyasalarında tek bir kurallar setiyle çalışan bir yapı kurmak amacıyla tasarladı. Şu ana kadar birçok büyük borsa farklı üye ülkelerden lisans almayı başarmıştı. Ancak Binance'in bu süreçte takıldığını görüyoruz.Fransa, İtalya, Polonya ve İspanya'daki kullanıcılara ne oldu?FT'nin haberine göre Binance, yerel lisansa sahip olduğu Fransa, İtalya, Polonya ve İspanya'daki müşterilerine geçtiğimiz hafta e-posta göndererek paralarını borsadan nasıl çekebileceklerini anlattı.Rakipler boş durmadıBinance'in geri adımı, AB lisanslı rakip borsalara kendi hizmetlerini öne çıkarma fırsatı verdi. Bitpanda kurucusu Eric Demuth, X'te yaptığı paylaşımda hızdan ziyade güveni önceliklendirdiklerini söyledi. Avrupa'nın düzenleyici yaklaşımının tartışmaya açık olabileceğini ama bölgenin tüketici korumasına önem verdiğini, kendi şirketlerinin de en başından bunu hesaba katarak kurulduğunu ekledi ve Bitpanda'yı henüz denememiş olanları davet etti. OKX kurucusu Star Xu de X'te benzer bir paylaşım yaparak şirketinin güvenilir kripto ve fintech hizmetlerine dikkat çekti. Binance'in geçmişindeki soruşturmalarBinance, son yıllarda çok sayıda soruşturma ve suç duyurusuyla karşı karşıya kaldı. Borsa, 2021'den bu yana İngiltere'de yasaklı durumda.2023 yılında Binance, kara para aklama ve uluslararası finansal yaptırımları ihlal etmekle ilgili suçlamaları kabul etti ve ABD makamlarına 4,3 milyar dolardan fazla ceza ödedi.Geçen yıl Fransız yetkilileri, Binance'in kara para aklamaya yardım etmiş olabileceğini öne sürerek şirket hakkında adli soruşturma başlattı. Binance iddiaları yalanladı.Bu geçmiş, AB içindeki rakiplerin neden bu fırsatı bu kadar hızlı değerlendirdiğini de açıklıyor. Binance'in MiCA sürecindeki gecikmesi, yıllardır süren düzenleyici sorunlardan bağımsız değil; aksine, borsanın Avrupa'daki itibarını yeniden inşa etme çabasıyla aynı döneme denk geliyor.Binance'i 2017'de Changpeng Zhao kurdu. Zhao, 2024'te kara para aklama ihlalleri nedeniyle hapis cezasına çarptırılmış, 2025'te ABD Başkanı Donald Trump tarafından affedilmişti.

Ripple, dolar destekli stablecoini RLUSD'yi Japonya'da hizmete açtı. Şirket, Japonya Finansal Hizmetler Ajansı'ndan (JFSA) gelen onayın ardından SBI Holdings ve kripto kolu SBI VC Trade ile yaptığı ortaklık üzerinden token'ı kurumsal ve bireysel kullanıcıların erişimine sundu. Lansman, RLUSD'nin ülkede onaylanan ikinci yabancı dolar stabil koini olma unvanını taşıyor; bu listede ondan önce sadece USDC bulunuyordu. Ripple'ın stablecoinler biriminden sorumlu kıdemli başkan yardımcısı Jack McDonald, SBI Group ile yürütülen iş birliğinin ödemeler, tokenizasyon ve teminat yönetimi alanlarında bir köprü işlevi göreceğini, Japon şirketlerini ve bireyleri küresel likiditeye daha verimli bir şekilde bağlayacağını söyledi.JFSA'nın onayı sıradan bir izinden ibaret değil. Kurum, RLUSD'yi Ödeme Hizmetleri Kanunu kapsamında yeni bir elektronik ödeme aracı türü olarak sınıflandırdı ve token'a ülkede hiçbir başka kripto varlığın taşımadığı "Tip 4" elektronik ödeme aracı statüsünü verdi. JFSA'nın özellikle düzenlenmiş stablecoinler için oluşturduğu bu kategori, RLUSD'ye Japon ödeme hukuku içinde net bir yasal konum sağlıyor. Token artık düzenleyici bir tolerans alanında değil, kanunla tanımlanmış bir çerçevede işliyor.Japonya kapıyı açtı ama dar tuttuJaponya'daki ilk aşamada RLUSD işlemlerine 1 milyon yen, yaklaşık 6.200 dolar tutarında bir tavan getirildi. Bu sınırlama, erken aşamadaki hacmi düşük tutarak izlenebilirliği kolaylaştırmayı hedefliyor. Token, Ripple'ın kendi ağı XRP Ledger üzerinde değil, Ethereum üzerinde çalışıyor. Yani RLUSD'nin Japonya'daki ilk versiyonu, şirketin doğrudan kontrol etmediği bir altyapı üzerinde hayata geçti.Japonya'daki bu gelişme, Ripple'ın Lüksemburg'da MiCA çerçevesi kapsamında ön onay almasının hemen ardından geldi. Bu CASP lisansı, nihai onay tamamlandığında Avrupa Ekonomik Alanı'ndaki 30 ülkede pasaport hakkı tanıyacak. İki gelişme yan yana konduğunda Ripple, bir hafta içinde RLUSD'ye Japonya ve Avrupa'nın büyük bölümünde yasal bir zemin kazandırmış oluyor.Sektörün on yıldır beklediği onay sinyaliStablecoin sektörü son on yılın büyük kısmını düzenleyicilerden kaçarak büyüdü. İhraççılar rezervlerini kıyıdan yönetti, denetimin gevşek olduğu bölgelerde yapılandı ve yaptırımlarla genellikle iş işten geçtikten sonra karşılaştı. RLUSD bu alışkanlığın tersini denedi. Sektörün en önemli iki düzenleyici rejimi içinden lisans aldı; Japonya ve Avrupa Birliği bu listenin başında geliyor.Asıl önemli nokta burada şekilleniyor. Hem JFSA hem de MiCA onayından geçen bir dolar stablecoini, denetimden kaçmak için kurulmuş bir geçici çözüm değil. Bankaların ve düzenlenmiş borsaların hukuki risk almadan elinde tutabileceği bir ürün haline geliyor. Japonya'da dağıtımı SBI'nin üstlenmesi, RLUSD'yi kripto kökenli dar bir kitlenin değil, köklü bir finansal aktörün önüne çıkarıyor. 1 milyon yenlik tavan ve Ethereum altyapısı, Japonya'nın bu adımı ne kadar temkinli attığını gösteriyor; ama yön artık belirlenmiş durumda. Sektör yıllardır kuralların içinde çalışabileceğini savunuyordu. Bir hafta içinde gelen bu denli sıkı iki onay, başka bir kıyı ötesi lansmandan çok daha zor görmezden gelinecek bir veri noktası oluşturuyor.Geriye kalan soru kullanım tarafında. Düzenleyicileri ikna etmek kâğıt üzerinde en zor kısımdı. RLUSD'nin her iki bölgede de gerçek anlamda hacim taşıyıp taşımayacağı ise henüz test edilmemiş bir mesele.

ABD Senatosu, Pazartesi günü 21st Century ROAD to Housing Act adlı kapsamlı konut yasasını 85-5 oyla kabul etti. Tasarı, ülke çapında konut arzını artırmayı ve kurumsal yatırımcıların piyasaya egemen olmasını sınırlamayı hedefliyor. Ancak kripto camiasının asıl ilgisini çeken kısım, yasanın içine gömülü bir başka madde: Merkez bankası dijital parası (CBDC) yasağı. Senato'nun resmi internet sitesindeki oylama kayıtlarına göre H.R. 6644 numaralı tasarı, 85 kabul oyuna karşı sadece 5 ret oyuyla geçti. Bu, yasanın ne kadar geniş bir destek bulduğunu gösteriyor; konut maliyetlerinin yıllardır ABD'de siyasi gündemin başında yer aldığı düşünülürse şaşırtıcı değil.Tasarının arka planıGeçen hafta kilit senatörler ve temsilciler, yasanın güncellenmiş bir versiyonunu birlikte yayımlayarak iki kanat arasında üzerinde uzlaşılmış bir metne ulaşıldığını ortaya koymuştu. Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi Başkanı French Hill, Pazartesi günü oylama sonrasında yaptığı açıklamada konut arzının sorunun temelinde yattığını ve tasarının bu konuda gerçek bir ilerleme sağladığını söyledi.Tasarı şimdi Temsilciler Meclisi'nde oylanmayı bekliyor. Meclis'ten geçerse başkanın onayına gidecek. Politico'nun geçen hafta yaptığı haberde, Cumhuriyetçi Meclis liderliğinin tasarıyı Meclis'in tatilden döndüğü 23 Haziran'da hızlandırılmış bir oylamaya sunmayı planladığı belirtilmişti.CBDC yasağının detayları21st Century ROAD to Housing Act, Federal Rezerv'in 31 Aralık 2030'a kadar bir CBDC ya da CBDC'ye "büyük ölçüde benzer" herhangi bir dijital varlık çıkarmasını yasaklayan bir madde içeriyor. Bir konut tasarısına anti-CBDC maddesi eklemek alışıldık bir uygulama değil, ama bu durum Washington'da sık görülen bir taktiği gözler önüne seriyor: tartışmalı veya bağımsız bir politikayı, geçmesi neredeyse kesin olan büyük bir yasaya iliştirmek. Gazeteci Eleanor Terrett'in daha önce aktardığı bilgiye göre bu maddenin tasarıya girmesi için baskı yapan taraf Cumhuriyetçi temsilcilerdi.Trump yönetimi CBDC konusunda baştan beri net bir tavır izliyor. Hazine Bakanı Scott Bessent geçen ay, CBDC'lerin kesinlikle "masada olmadığını" yinelemiş, yönetimin asıl önceliğinin dijital varlıklara odaklanan Clarity Act'i sonuçlandırmak olduğunu vurgulamıştı.Kripto piyasası için ne anlama geliyor?Yasağın stablecoin'leri kapsam dışında tutması, sektör için kritik bir ayrıntı. Madde metni, "açık, izinsiz ve özel" dolar bazlı varlıkları yasağın istisnası olarak tanımlıyor; bu da hükümet destekli bir dijital dolar yerine özel sektör eliyle çıkarılan stablecoin'lerin önünün açık kalacağı anlamına geliyor. Yasağın süresi 2030'da dolacak ve sonrasında Fed'in CBDC adımı atabilmesi için yine Kongre onayı gerekecek.Tasarı yasalaşırsa ABD, merkez bankasının dijital para çıkarmasını yasal olarak kısıtlayan az sayıdaki ülke arasına katılacak. Bu da küresel CBDC tartışmasında ABD'yi diğer büyük ekonomilerden ayıran bir konuma yerleştirecek; dünyada halen CBDC projelerini araştırma, pilot ya da geliştirme aşamasında ilerleten çok sayıda ülke bulunuyor.

ABD Merkez Bankası (Fed), perşembe günü stablecoin ihraççılarının müşterilerini tanımlamaya yönelik bir program kurmasını zorunlu kılan 130 sayfalık bir kural taslağı yayımladı. Düzenleme, geçtiğimiz yıl yasalaşan GENIUS Act'in (Guiding and Establishing National Innovation for U.S. Stablecoins Act) uygulanmasına yönelik adımların bir parçası.Önerilen kural, finansal kuruluşların bugün tabi olduğu Banka Gizliliği Yasası (Bank Secrecy Act) standartlarını stablecoin sektörüne taşımayı hedefliyor. Düzenleme sürecine Currency Denetleme Ofisi (OCC), Federal Mevduat Sigorta Kurumu (FDIC) ve Ulusal Kredi Birliği İdaresi (NCUA) de dahil oldu.Fed'in beş üyesi kural önerisine onay verdi. Kurumun yeni başkanı Kevin Warsh ise oylamada çekimser kaldı. Fed Guvernörü Michael Barr, önerinin yayımlanmasını desteklediğini söyledi, fakat GENIUS Act'in ikincil piyasa işlemlerindeki kara para aklama risklerini yeterince kapsayıp kapsamadığı konusunda kendi çekincelerini de paylaştı.Barr açıklamasında, bazı kripto varlık hizmet sağlayıcılarının kendi ülkelerinde kara para aklamayla ve terör finansmanıyla mücadele kurallarına tabi olduğunu belirtti. Ancak kötü niyetli aktörler için dijital varlıklarla işlem yaparken bu kısıtlamalardan fark edilmeden kaçmanın hâlâ oldukça kolay olduğunu vurguladı.GENIUS Act'in bir yıllık uygulama takvimiGENIUS Act, Başkan Trump tarafından 18 Temmuz 2025'te imzalanarak yasalaştı ve ABD'de stablecoin'ler için ülkenin ilk kapsamlı federal düzenleme çerçevesini oluşturdu. Yasa "izinli ödeme stablecoin ihraççısı" (permitted payment stablecoin issuer, PPSI) tanımını getirdi; rezerv varlıkları, sermaye yeterliliği ve uyum standartlarına dair kurallar koydu. Buna göre düzenlemelerin büyük kısmının 18 Temmuz 2026'ya kadar tamamlanmış olması gerekiyor. Yasanın kendisi de bu tarihten 120 gün sonra veya en geç 18 Ocak 2027'de fiilen yürürlüğe girecek.Bu sıkışık takvim, federal düzenleyicileri yıl boyunca art arda kural taslakları yayımlamaya itti. OCC, Şubat 2026'da kendi yetki alanındaki ihraççılar için bir çerçeve önerisi sundu. FDIC, Aralık 2025'te başvuru prosedürlerine dair ilk kuralını, Nisan 2026'da da rezerv varlıkları ve mevduat sigortası kapsamına ilişkin ikinci bir taslağı yayımladı. Hazine Bakanlığı'na bağlı FinCEN ve OFAC ise yine Nisan 2026'da, stablecoin ihraççılarını Banka Gizliliği Yasası kapsamında finansal kuruluş sayan ve kara para aklamayla mücadele yükümlülükleri öneren ortak bir taslak yayımladı.Fed, perşembe günkü kural önerisiyle dört birincil federal stablecoin düzenleyicisinden (Fed, OCC, FDIC, NCUA) taslağını en son sunan kurum oldu. Bankacılık sektöründen bazı kuruluşlar daha önce Hazine'ye başvurarak, OCC'nin kendi kuralını tamamlamasını beklemek amacıyla yorum sürelerinin uzatılmasını talep etmiş; üç ayrı GENIUS Act kuralının doğrudan OCC'nin çerçevesine bağımlı olduğunu öne sürmüştü.Sektörün gözü Temmuz'daki son tarihteDüzenleyiciler arasındaki bu eşgüdüm çabası, kripto ve bankacılık sektörlerinin önümüzdeki haftalarda yakından takip edeceği bir sürece işaret ediyor. Kural taslaklarının her biri ayrı yorum süreçlerinden geçiyor olsa da, nihai çerçevenin parçaları birbirine bağlı: bir kurumun rezerv ya da özel saklama kurallarındaki bir değişiklik, diğer kurumların düzenlemelerini de etkileyebiliyor.Fed'in kuralı için yorum süresi henüz başlıyor olacak. Diğer kurumların önerilerinde olduğu gibi, sektör temsilcilerinin önümüzdeki dönemde itirazlarını ve önerilerini iletmesi bekleniyor. Stablecoin ihraççıları ve onlarla çalışan bankalar için asıl mesele, parça parça ilerleyen bu kuralların 18 Temmuz 2026'ya kadar nasıl bir bütüne dönüşeceği. O tarihe kalan süre giderek kısalıyor ve düzenleyicilerin son rötuşları nasıl yapacağı, piyasanın 2027'ye girerken hangi kurallarla çalışacağını büyük ölçüde belirleyecek.

Reuters'ın aktardığına göre Binance'in Yunanistan üzerinden başvurduğu MiCA lisansı reddedilmek üzere. Haber doğruysa, dünyanın en büyük kripto borsası AB'nin 1 Temmuz son tarihinden hemen önce kıtadaki en kritik düzenleyici sınavını kaybedecek.MiCA (Markets in Crypto-Assets), AB'nin kripto varlıklar için oluşturduğu kapsamlı düzenleyici çerçeve. Bloktaki herhangi bir üye ülkeden alınan lisans, teorik olarak tüm AB pazarında geçerli oluyor; bu yüzden hangi ülkeden başvurulduğu şirketler için stratejik bir tercih. Binance bu süreçte Yunanistan'ı, yani Hellenic Capital Market Commission'ı (HCMC) seçmişti. Geçiş dönemi 1 Temmuz'da bitiyor ve o tarihten sonra lisanssız faaliyet gösteren şirketler AB hukukuna aykırı duruma düşecek.Yunanistan’dan ret gelebilirReuters'ın konuya yakın iki kaynağa dayandırdığı haberine göre HCMC, Binance'in başvurusunu reddetmeyi planlıyor. Bu, sadece Yunanistan pazarını değil, borsanın AB genelindeki operasyonlarını doğrudan etkileyecek bir karar olur, çünkü MiCA lisansı pasaportlama mantığıyla çalışıyor: bir ülkeden ret almak, diğer üye ülkelerde de aynı başvuru güzergahının tıkanması anlamına geliyor.Binance tarafı bu tabloyu kabul etmiyor. Şirket sözcüsü, MiCA gerekliliklerini karşıladıklarını düşündüklerini ve 18 aylık başvuru sürecinde düzenleyicilerle birlikte çalıştıklarını söyledi. Başvurunun reddedileceğine dair herhangi bir işaret almadıklarını da ekledi. Ortada iki farklı anlatı var: kaynaklara dayanan bir haber ve buna karşı çıkan resmi bir açıklama. Hangisinin gerçeği yansıttığı, başvurunun resmi sonucu açıklandığında ortaya çıkacak.Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Otoritesi (ESMA) Nisan ayında yayınladığı bir uyarıda, 1 Temmuz'dan sonra gerekli lisansa sahip olmadan AB müşterilerine hizmet veren kripto şirketlerinin yasayı ihlal edeceğini belirtmişti. ESMA, bu durumdaki şirketlerin operasyonlarını sonlandırmaya veya müşterilerini lisanslı platformlara taşımaya hazırlanmaları gerektiğini söylemişti. Binance için olası bir ret, sadece itibar kaybı değil, somut bir operasyonel zorunluluk da yaratacak: ya hızlıca alternatif bir lisans bulmak ya da Avrupalı kullanıcıları başka bir yere yönlendirmek.Bu haber, Binance'in son yıllardaki regülasyon geçmişiyle birlikte okunduğunda daha da ağırlık kazanıyor. Borsa, 2023'te ABD ile yapılan 4,3 milyar dolarlık uzlaşma ve eski CEO Changpeng Zhao'nun dört ay hapis cezasıyla sonuçlanan kara para aklamayı önleme ihlallerinin ardından küresel düzenleyicilerle ilişkilerini onarmaya çalışıyor. Zhao daha sonra Başkan Donald Trump tarafından affedildi.Şu anki CEO Richard Teng, büyük pazarlarda lisans almayı şirketin büyüme stratejisinin merkezine koydu ve bunu sürekli vurguluyor. Teng bu sabah attığı bir tweet'te Avrupa'ya bağlılıklarını yineledi, MiCA lisansı almaya kararlı olduklarını yazdı ve AB'nin düzenleyici çerçevesini kendi tabiriyle "açık, adil ve uyumlu" olarak tanımladı.Binance, sürecin sorunsuz ilerlediğini düşünüyordu; en azından açıklamaları böyle. Reuters'ın kaynakları farklı bir tablo çiziyor. Hangisinin doğru çıkacağı birkaç hafta içinde ortaya çıkacak, çünkü 1 Temmuz çok uzakta değil.Ret gerçekleşirse, AB'deki Binance kullanıcıları doğrudan etkilenecek. Şirket platformu kapatmak veya kullanıcıları lisanslı bir alternatife yönlendirmek zorunda kalabilir. ESMA'nın Nisan uyarısı zaten bu senaryoyu işaret etmişti, ama bunun milyonlarca kullanıcıyı kapsayan gerçek bir geçişe dönüşmesi başka bir şey. Önümüzdeki haftalarda hem HCMC'nin resmi kararı hem de Binance'in buna vereceği yanıt bekleniyor.

Japonya'nın alt meclisi, kripto varlıkları finansal araç olarak sınıflandıracak bir yasayı ilerletmeye karar verdi. 10 Haziran'da Temsilciler Meclisi Maliye ve Finansal İşler Komitesi'nin onayıyla bir adım daha ilerleyen yasa, üst meclis olan Danışmanlar Meclisi'nin de onayını alırsa 2027'de yürürlüğe girecek.Nisan ayında hükümet tarafından sunulan tasarıya göre kripto varlıklar, hisse senetleriyle benzer bir düzenleyici çerçeve altında değerlendirilecek. Bu, sektör için daha sıkı işlem kuralları anlamına geliyor. Öte yandan kripto kazançları üzerindeki vergi oranının yüzde 55'lik maksimum seviyeden hisse senedi ve tahvillerle aynı olan sabit yüzde 20'ye indirilmesi de gündemde.Şu an itibarıyla Japonya'nın üst finansal denetim otoritesi olan Finansal Hizmetler Ajansı (FSA), kripto varlıkları ağırlıklı olarak Ödeme Hizmetleri Yasası çerçevesinde düzenliyor ve onları bir ödeme aracı olarak ele alıyor. Yeni düzenleme bu yaklaşımı köklü biçimde değiştirecek; kripto ile ilgili işletmeler çok daha geniş kapsamlı bir denetime tabi olacak.Japonya'da kripto ivme kazanıyorDüzenleyici taraftaki bu gelişme, Japonya'da kripto sektörünün özellikle stabilcoin alanında hız kazandığı bir döneme denk geliyor.Ülke, 2023 yılında Ödeme Hizmetleri Yasası'nda yaptığı değişikliklerle stabilcoin mevzuatını netleştirmişti. Söz konusu değişiklikler "elektronik ödeme araçları" kavramını mevzuata sokarak kayıtlı hizmet sağlayıcılarının ve bankaların stabilcoin ihraç edip yönetmesine olanak tanıdı.Bu düzenleyici zemin oluşturulduktan sonra sektörden çeşitli adımlar geldi. Fintek şirketi JPYC Inc., Ekim 2025'te yasal olarak tanınan ilk yen bazlı stabilcoin JPYC'yi piyasaya sürdüğünü duyurdu. Şubat 2026'da ise SBI Holdings ve Startale Group, kurumsal ve sınır ötesi kullanım senaryoları için tasarlanmış, güven bankası destekli bir yen stabilcoini olan JPYSC'yi tanıttı.Japonya'nın üç büyük bankası olan MUFG Bank, Mizuho Bank ve SMBC de ortaklaşa ihraç edecekleri bir stabilcoinle Mart 2027'de sona erecek mali yıl içinde canlı ticari işlemlere başlamayı planlıyor. SBI Shinsei Bank ise Nikkei'ye göre mevduat müşterilerine yönelik bir kripto ödülleri programını bu güz döneminde hayata geçirmeyi düşünüyor.Vergi reformu: Sektörün en uzun süredir beklediği adımKripto yatırımcıları açısından bakıldığında, bu düzenleyici geçişin en somut etkisi vergi tarafında hissedilecek. Japonya'da kripto gelirleri şu anda "çeşitli gelir" kategorisinde değerlendiriliyor ve yüzde 55'e kadar çıkan marjinal vergi oranlarına tabi. Bu durum, ülkenin kripto yatırımcıları için caydırıcı bir etken olarak uzun süredir gündemde.Yeni çerçeve kabul edilirse kripto kazançları, hisse senetleri ve tahvillerle aynı yüzde 20'lik sabit vergi oranına tabi tutulacak. Bu değişiklik hem bireysel yatırımcılar hem de kripto varlıklarını portföylerine dahil etmek isteyen kurumsal oyuncular için önemli bir teşvik niteliği taşıyor.Japonya, bu adımla ABD'nin kripto varlıkları menkul kıymet olarak ele alıp almayacağı tartışmalarının sürdüğü bir dönemde kendi çerçevesini netleştiriyor. Avrupa'nın MiCA düzenlemesi yürürlüğe girmiş, Hong Kong lisanslama süreçlerini hızlandırmış durumda. Bu bağlamda Japonya'nın attığı adım, küresel ölçekte düzenleyici netliğin kripto sektörü için giderek daha belirleyici bir rekabet faktörü haline geldiğinin bir yansıması olarak okunabilir.Yasa, üst meclisin onayına sunulacak. Kabul edilirse 2027 itibarıyla Japonya'nın kripto düzenleme mimarisi önemli ölçüde yeniden şekillenmiş olacak.

Rusya Maliye Bakan Yardımcısı İvan Çebeskov, Batı bağlantılı kripto para birimlerine işlem ücreti ve kısıtlama getirmeyi planladıklarını açıkladı. 9 Haziran'da St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu'nda (SPIEF 2026) gazetecilerle konuşan Çebeskov, söz konusu düzenlemelerin Rus yatırımcıları "düşmanca" kabul edilen varlıklardan uzaklaştırmayı hedeflediğini ifade etti.Tasarıya göre ekonomik teşvikler, teknik kısıtlamalar ve tavsiye mekanizmalarından oluşan bir çerçeve oluşturulacak. Çebeskov, "Vatandaşları başka varlıklar tutmaya teşvik eden ekonomik teşvikler, komisyonlar ya da tavsiyeler gibi hem teknik koruma önlemleri hem de çeşitli uygulamalar söz konusu olabilir" dedi.Hangi kripto paralar hedefte?Tasarı, Batılı yaptırım listesindeki ülkelerin yargı yetkisi altındaki kuruluşlarca ihraç edilen token'ları "düşmanca" olarak tanımlıyor. Bu sınıflandırmaya giren varlıkların başında USDT, USDC ve BNB geliyor.Ortak payda açık: bu üç varlığın ihraççıları olan Tether, Circle ve Binance, yabancı makamların talebi üzerine daha önce cüzdanları dondurmuş ya da Rus kullanıcılara erişimi kısıtlamış kuruluşlar. Rusya bu durumu doğrudan bir egemenlik sorunu olarak çerçeveliyor.Freedom Global analisti Vladimir Çernov, olası ücretlerin "düşmanca" token işlemleri için yüzde 0,5 ile 2 arasında, dolar bağlantılı stablecoin'ler için ise yüzde 3'e kadar çıkabileceğini tahmin ediyor. Çernov, aşırı yüksek ücretlerin kullanıcıları kayıt dışı kanallara yöneltme riskini de taşıdığını vurguladı.Perakende yatırımcılar ne alabilecek?Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Vladimir Çistukhin'in açıklamalarına göre, 1 Temmuz 2026 itibarıyla nitelikli yatırımcı statüsü bulunmayan Rus vatandaşları yalnızca üç token ile işlem yapabilecek: Bitcoin, Ethereum ve USDT.USDC ve BNB, ihraççılarının yabancı makamların talebiyle varlıkları dondurabilmesi gerekçesiyle perakende yatırımcı listesinin dışında tutuldu. Tether de aynı riski taşımakta; nitekim Rus yetkililer başlangıçta USDT'yi de tamamen yasaklamayı değerlendirdi. Sektörün itirazları üzerine bu karar geri adım attı, ancak yeni koruma mekanizmaları eklenerek erişim kısıtlı biçimde açık bırakıldı.Ruble bağlantılı stablecoin'lerin ise listeye alınmada öncelik kazanması bekleniyor.Yasa tasarısı nerede?Çebeskov'un açıkladığı önlemler henüz yasalaşmadı. "Dijital Para Birimi ve Dijital Haklar Hakkında Kanun" başlıklı tasarı, 21 Nisan 2026'da Devlet Duması'nın birinci okuma oylamasında 327'ye karşı 13 oyla kabul edildi.Birinci okumada iskelet oluşturuldu: kripto operatörleri için beş lisans kategorisi, Rusya Merkez Bankası'na kapsamlı denetim yetkisi, yurt içi kripto ödemelerinde süregelen yasak ve yaptırımları aşmak için kullanılan sınır ötesi kripto takaslarına açık kapı.Asıl tartışmalı zemin ikinci okumada şekillenecek. Duma Mali Piyasalar Komitesi Başkanı Anatoly Aksakov, ana çerçevenin Temmuz 2026'ya yetiştirilmesini, uygulama kurallarının ise Temmuz 2027'ye kadar devreye alınmasını hedefliyor. Düşmanca varlıklara uygulanacak ücret yapısı, müzakerelerin tam ortasında duruyor.Rakamların boyutuChainalysis verilerine göre Rusya, Temmuz 2024'ten Haziran 2025'e uzanan dönemde yaklaşık 376 milyar dolar değerinde kripto para işlemi gerçekleştirdi. Bu rakam, Avrupa genelinde kayıtlara geçen en yüksek hacim.Hukuk uzmanı Yuriy Brisov'a göre Rus yatırımcılar, yurt dışı kripto borsalarına her yıl yaklaşık 15 milyar dolar komisyon ödüyor. Yasa, bu gelirin lisanslı yerli platformlara yönlendirilmesini hedefliyor.Bağlamı tamamlayan bir diğer veri: Rusya Merkez Bankası'nın 1 Haziran tarihli Finansal İstikrar Raporu'na göre perakende kripto yatırımları yalnızca 3,8 milyar ruble yani yaklaşık 44 milyon dolar seviyesinde. 376 milyar dolarlık işlem hacmiyle 44 milyon dolarlık yatırım büyüklüğü arasındaki derin uçurum, Rusya'nın kripto ağırlığının yerli portföylerde değil, sınır ötesi hacimlerde yattığını ortaya koyuyor.Yabancı borsalar için iki seçenekDüzenleme çerçevesi yalnızca bireyleri değil, uluslararası borsaları da doğrudan etkiliyor. Temmuz 2026'dan itibaren Rusya'da faaliyet izni olmayan ve fiziki ofisi bulunmayan yabancı platformlar tamamen engellenebilecek. Roskomnadzor'un, YouTube'a uygulananlarla benzer DNS düzeyinde filtreleme araçları hazırladığı belirtiliyor.Rus kullanıcılarını hizmet kapsamı dışında bırakan Binance ve geçtiğimiz ay İngiltere'nin yaptırım listesine giren HTX en doğrudan baskıyla yüz yüze gelenler arasında. Seçenekler net: Rusya'nın belirlediği lisanslama kurallarına uymak ya da milyonlarca kullanıcıya erişimi yitirmek.

Coinbase, Kraken, Uniswap ve Andreessen Horowitz dahil onlarca önde gelen kripto şirketi, ABD Kongresi'ne ortak bir mektup göndererek CLARITY Act kapsamında yazılım geliştiricilere yönelik yasal güvenceler eklenmesi çağrısında bulundu. Mektup, açık kaynaklı blockchain altyapısı üzerine çalışan geliştiricilerin üçüncü tarafların yasadışı eylemlerinden ötürü hukuki sorumluluk altına girmemesi gerektiğini savunuyor.İmzacılar arasında Aave, 1inch, Block, BitGo, Aptos Labs, Zcash, Solana Labs, Galaxy Digital, Ledger ve Hyperliquid de yer alıyor. Tıkanma noktası: Geliştirici sorumluluğuŞu an Senato'da görüşülen CLARITY Act, dijital varlıkların hukuki statüsünü ve düzenleyici yetki alanını netleştirmeyi amaçlıyor. Ancak yasa, kritik birkaç noktada hâlâ çözüme kavuşturulamadı. Geliştirici korumasının kapsamı ve stablecoinlerin faiz ödemesine izin verilip verilmeyeceği, müzakerelerin son aşamasındaki başlıca anlaşmazlık konuları arasında sayılıyor.Kripto şirketleri, mektuplarında somut bir kaygıyı dile getiriyor: Açık kaynaklı yazılım geliştirenlerin ya da blokzincir altyapısı inşa edenlerin, kendi kontrollerinin dışındaki kullanıcı davranışları veya üçüncü taraf suistimalleri nedeniyle aşırı hukuki yük altına girmesi. Bu risk, sektörün görüşüne göre, ABD'de DeFi geliştirme ortamını ciddi ölçüde zayıflatıyor.Beyaz Saray devredeKonuya ilişkin görüşmeler yalnızca Capitol Hill'le sınırlı değil. Fox Business muhabiri Eleanor Terrett'in aktardığına göre yönetim yetkilileri Çarşamba günü Beyaz Saray'da kolluk kuvveti temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantının gündeminde CLARITY Act'ın yasadışı finansmanla mücadele çabalarını sekteye urup vurmayacağına dair endişeler yer alıyor.Bu endişe, yasanın Senato genel kuruluna taşınmasının önündeki en büyük engellerden biri olmayı sürdürüyor. Bazı Demokrat senatörler, kolluk kaygılarının yeterince karşılanmadığını düşündükleri sürece yasayı desteklemeyeceklerini açıkça belirtti.Söz konusu toplantılar, geniş çaplı bir sektör baskı kampanyasının hemen ardından gerçekleşti. Bu kampanya; eski kolluk kuvveti yetkililerinin katıldığı halka açık bir toplantıyı ve kripto endüstrisi destekçilerinin katıldığı özel bir etkinliği kapsıyor.Sektörün beklentisiŞirketlerin mektubunda dile getirilen talep özünde şu: Yasal belirsizlik giderilmeden blockchain geliştirme faaliyetleri ABD'de büyüyemez. Geliştirici koruması hükümleri yasaya girerse, açık kaynaklı DeFi altyapısı üzerine çalışanlar için hukuki risk önemli ölçüde azalacak.Yasa ne zaman oylamaya geleceği henüz netlik kazanmamış olsa da Kongre'deki müzakereler, hem Beyaz Saray düzeyindeki görüşmeler hem de sektörün yoğun lobi faaliyetiyle birlikte sürdürülüyor.

Amerika Birleşik Devletleri'nde kripto türev ürünlerine erişim bugüne kadar ciddi biçimde kısıtlıydı. Yıllardır küresel piyasaların büyük bölümü yurt dışına taşınmış, ABD'li yatırımcılar bu işlemler için offshore platformlara yönelmek zorunda kalmıştı. Bu tablo değişiyor.Emtia Vadeli İşlem Ticaret Komisyonu (CFTC), süresiz/kalıcı vadeli işlem sözleşmelerinin (yaygın adıyla "perps”) yurt içinde sunulmasının önünü açtı. Komisyon'un bu kararı doğrultusunda Kalshi ve Coinbase, söz konusu ürünleri ABD'deki kullanıcılara sunabilecek.Süresiz vadeli işlem sözleşmeleri nedir, neden önemlidir?Süresiz vadeli işlem sözleşmeleri, yatırımcılara bir varlığı doğrudan satın almadan fiyat hareketine göre pozisyon alma imkânı tanıyan türev araçlardır. Standart vadeli işlemlerden farkı son derece basit: vade tarihi yoktur. Pozisyon, yatırımcı kapatmaya karar verene kadar açık kalır.Bu özellik, perps'i kripto türev piyasasının en likit ve en çok kullanılan ürünlerinden biri hâline getirdi. Ancak bu işlemlerin büyük çoğunluğu yıllardır yurt dışı borsalarda gerçekleşiyordu. ABD'li kullanıcılar bu piyasaya erişemiyordu.Coinbase CEO'su Brian Armstrong konuya ilişkin açıklamasında rakamı net biçimde ortaya koydu: ABD kullanıcıları bugüne kadar küresel kripto piyasasının yaklaşık yüzde seksenine erişemiyordu. Süresiz vadeli işlemler ve opsiyonlar bu yüzde seksenin önemli bir bölümünü oluşturuyordu. Armstrong, "Bu durum artık geride kalıyor" dedi.CFTC ne yaptı?Komisyon'un Takas ve Risk Bölümü, Piyasa Denetim Bölümü ve Piyasa Katılımcıları Bölümü Cuma günü ortak bir personel tavsiyesi yayımladı. Bu tavsiye, resmi bir düzenleme değil; yani kalıcı yasal statü taşımıyor. Ancak CFTC bünyesinde kayıtlı borsaların süresiz vadeli işlem sözleşmesi listeleyebileceğini açıkça ortaya koyuyor.Tavsiye belgesinde komisyon personeli, blok zinciri teknolojisi ve merkeziyetsiz altyapının etkisiyle 7/24 işlem talebinin arttığını vurguladı. Bu ortamda personelin amacı, sürekli ticarete ilişkin riskleri ve mevcut düzenlemelerin bu riskleri nasıl ele aldığını anlatmak. Bir anlamda piyasaya "yol haritası" sunmak.CFTC Başkanı Brian Quintenz, X üzerinden yaptığı açıklamada kararı şu sözlerle nitelendirdi: "Bugün CFTC, bitcoin süresiz sözleşmesinin CFTC'ye kayıtlı bir borsa tarafından listelenmesine olanak tanıyan tarihi bir adım attı. Bu karar, en likit kripto varlık piyasalarından birinin ABD düzenleyici çerçevesi içinde faaliyet göstermesinin yolunu açıyor."Kalshi ve Coinbase'e yeşil ışıkCFTC, KalshiEX LLC'ye Bitcoin fiyatına bağlı bir süresiz sözleşme olan BTCPERP'i listeleme yetkisi verdi. Coinbase Financial Markets Inc. için ise dijital emtia türev ürünleri sunma planına ilişkin "itiraz yok" tutumu benimsedi.Coinbase'in bu gelişmeye verdiği tepki, açıkça coşkuluydu. Armstrong, "ABD merkezli işlemciler ve Coinbase için büyük bir gün" ifadesini kullandı. Piyasa için ne anlam taşıyor?Perps piyasası uzun süredir kripto türevlerinin ağırlık merkeziydi. Günlük işlem hacimleri açısından spot piyasayı geride bırakması bile sık rastlanan bir durumdu. Bu hacmin büyük bölümü Binance, Bybit ve OKX gibi offshore borsalarda dönüyordu. ABD'li kullanıcılar ise ya VPN yoluyla bu platformlara bağlanıyor ya da bu piyasayı tamamen atlıyordu.CFTC'nin bu adımı, düzenleyici çerçeve içinde çalışan yerli borsaların bu likiditeyi kendi platformlarına çekme fırsatı doğuruyor. Öte yandan kararın tavsiye niteliğinde olduğu, resmi bir mevzuat değişikliği içermediği hatırlatılmalı. Yeni yönetim ya da Kongre düzeyinde bir adım tablonun yeniden değişmesine yol açabilir. Ama şimdilik CFTC'nin mesajı açık: ABD, kripto türev piyasasında daha fazla yer almak istiyor.

Merkeziyetsiz finans alanının en büyük isimlerinden Aave Labs, İngiltere'de önemli bir düzenleyici eşiği geçti. Şirketin İngiltere bağlı kuruluşları Push Labs Ltd. ve Push Virtual Assets Ltd., Finansal Yürütme Kurumu'ndan (FCA) kripto varlık borsası sağlayıcısı olarak tescil onayı aldı.İkisi birden "Push" markası altında faaliyet gösteren bu iki şirket, artık İngiltere'nin kara para aklamayla mücadele kuralları çerçevesinde kayıtlı. Buna ek olarak şirket, 2011 tarihli Elektronik Para Yönetmelikleri kapsamında aldığı Elektronik Para Kurumu (EMI) yetkisini de elinde bulunduruyor. Bu iki onayın bir arada olması, Aave Labs'a İngiltere'de uçtan uca fiat-kripto altyapısı kurma imkânı tanıyor.Pratik hedef şimdilik şu: kullanıcıların banka hesaplarından doğrudan Aave'ye sıfır komisyonla para aktarabilmesi. Uygulama dışına çıkmadan.Aave Labs'ın kurucusu ve CEO'su Stani Kulechov, FCA EMI yetkilendirmesi ve kripto varlık tescillerinin, İngiltere'de sıfır ücretli zincir üstü tüketici finansal ürünleri sunmak için gereken düzenleyici temeli oluşturduğunu söyledi.Avrupa'da büyüyen lisans haritasıBu onaylar, Aave Labs'ın son aylarda Avrupa'da yürüttüğü düzenleyici genişlemenin devamı. Kasım 2025'te şirketin İrlanda bağlı kuruluşu, Merkez Bankası'ndan MiCA kapsamında Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcısı lisansı almıştı; bu lisans Avrupa Ekonomik Alanı'nın tamamında pasaportlama hakkı getiriyor.Brexit sonrasında AB çerçevesinin dışında kalan İngiltere için ayrı bir lisans gerekiyordu ve Aave Labs bunu da tamamladı. Şirket artık hem kıta Avrupa'sında hem de İngiltere'de düzenleyici kapsamda faaliyet gösterebilecek konumda.Aave, toplam kilitli değer açısından zincir üstü kredi piyasasının en büyüğü olmayı sürdürüyor.Fon, ürün, düzenlemeBu onaylar geliş zamanlaması açısından da dikkat çekici. Aave DAO, Nisan ayında şirkete 25 milyon dolarlık hibe onayladı. Aynı dönemde Aave V4 ve GHO stablecoin geliştirme çalışmaları da ivme kazandı. Tablo bir bütün olarak ele alındığında, Aave Labs'ın DeFi protokolü kimliğinin ötesine geçip lisanslı tüketici finansmanı alanına girme yönünde sistematik bir yol izlediği görülüyor.FCA cephesinde de hareketlilik sürüyor. Düzenleyici, Nisan ayında stablecoin ihraç kuralları, işlem platformları ve saklama hizmetlerine ilişkin danışma sürecini başlattı. Resmi lisanslama başvurusunun Eylül 2026'da açılması, genel çerçevenin ise Ekim 2027'de yürürlüğe girmesi bekleniyor.Aave Labs bu takvim henüz kesinleşmeden onaylarını güvence altına almış oldu. Sektörün büyük bölümü kuyruğu beklerken şirket İngiltere'deki yerini çoktan aldı.Yazım sırasında AAVE fiyatı 82.81 dolar civarında.

Paxos'un iştiraki Paxos Securities Settlement Company (PSSC), ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu'ndan (SEC) takas kurumu olarak resmi tescilini aldı. Şirket, yedi yıl süren düzenleyici bir sürecin sonunda bu onayı alan ilk ve tek blockchain altyapı firması oldu.Tescil, 1934 tarihli Menkul Kıymetler Borsası Kanunu'nun 17A Maddesi kapsamında verildi. PSSC, bu statüyle ABD'de merkezi menkul kıymet saklama kuruluşu olarak faaliyet gösterme yetkisi kazandı. Onay, devam eden düzenleyici gerekliliklerin karşılanması koşuluyla geçici tescil niteliği taşıyor.Paxos CEO'su ve kurucu ortağı Charles Cascarilla, konuya ilişkin açıklamasında şirketin bu noktaya nasıl geldiğini özetledi: "Yedi yıllık bir sürecin ürünü bu tescil. 2019'daki No-Action mektubumuzla başladık, ardından dünyanın en büyük ve en sofistike finansal kurumlarıyla yürüttüğümüz pilot programı hayata geçirdik. En önemlisi, ortaklarımıza piyasayla ve blockchain teknolojisiyle birlikte gelişmeye devam edebilecekleri en kapsamlı altyapıyı sunma imkânı sağlıyor."2020'den bu yana sürdürülen pilot programPSSC, 2020 yılının Şubat ayından itibaren SEC'in no-action muafiyeti kapsamında ABD hisse senetlerinde takas ve mutabakat hizmetleri sunuyor. Pilot program, "küresel ölçekteki önde gelen finansal kurumların" katılımıyla yürütüldü. 2022'de ise State Street ile ortaklaşa başlatılan blockchain tabanlı bir deneme, hisse senedi işlemlerinde aynı gün mutabakatı, yani "T+0" modelini hayata geçirdi.Şirket, bu süreçte elde edilen bulgulara dayanarak blockchain altyapısının geleneksel post-trade süreçlere kıyasla hem maliyet hem de hız açısından somut avantajlar sunduğunu savunuyor.Geleneksel finans ile blockchain'in kesişim noktasıBu adım, geleneksel sermaye piyasaları ile blockchain teknolojisinin giderek iç içe geçtiği bir döneme denk geldi. Depository Trust & Clearing Corporation (DTCC) da yakın zamanda büyük Wall Street firmalarının desteğiyle kendi tokenizasyon hizmetini duyurmuştu. Paxos'un SEC tescili, bu yakınlaşmayı somut bir düzenleyici çerçeveye oturtması bakımından dikkat çekiyor.Paxos, PayPal, Interactive Brokers, Mastercard ve Mercado Libre gibi büyük isimlerle iş ortaklıkları kurmuş durumda. Şirket aynı zamanda PayPal'ın PYUSD stabilcoinini ve Pax Gold (PAXG) tokenini ihraç ediyor. Geçen yıl Ekim ayında yaşanan teknik bir hata nedeniyle şirket yanlışlıkla 300 trilyon PYUSD bastı ve ardından bu miktarı imha etti. Bu olayın ardından Paxos, OCC ulusal güven bankasına dönüşmek için koşullu onay aldı; bu statü, şirketin eyalet eyalet düzenleme patchwork'ü yerine tek bir federal çerçeve altında faaliyet göstermesini mümkün kılacak.Paxos'un bu tescili, blockchain altyapısının kurumsal finans dünyasında artık görmezden gelinemeyeceğinin bir göstergesi. Yedi yıl boyunca SEC ile yürütülen müzakereler ve pilot programlar, yalnızca Paxos için değil, bu alanda ilerlemeye çalışan diğer şirketler için de bir referans noktası oluşturabilir. Takas ve mutabakat gibi altyapı katmanlarının blockchain üzerine taşınması, şu ana kadar çoğunlukla teoride kalan bir tartışmaydı. PSSC'nin resmi tescili, bu tartışmayı gerçek bir düzenleyici zemine taşıdı.

New York Eyaleti Mali Hizmetler Departmanı (NYDFS), Mastercard'a dijital varlık faaliyetleri yürütme yetkisi veren BitLicense lisansını onayladı. Lisans, Amerika'nın en katı kripto düzenleyici rejimlerinden biri kapsamında geçerli.Şirket Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Mastercard Transaction Services (U.S.) LLC'nin söz konusu lisansı aldığını duyurdu. Bu adım, şirketin blockchain tabanlı ödeme ve takas altyapısına yönelik kapsamlı stratejisi ile paralel.Şirketler, 2015’ten beri BitLicense’a tabiNew York'un 2015'te hayata geçirdiği BitLicense çerçevesi, kripto şirketlerine sermaye yeterliliği, siber güvenlik, uyum ve tüketici koruma alanlarında sıkı standartlar getiriyor. Lisans sahibi firmalar aynı zamanda NYDFS'in süregelen denetimi altında faaliyet göstermek zorunda. Yüksek uyum maliyetleri ve uzun onay süreçleri nedeniyle sektörden eleştiri almış olsa da destekçiler, çerçevenin kurumsal oyunculara dijital varlık işletmeciliği için net bir zemin sunduğunu savunuyor.Mastercard bu kararla, son dönemde lisans almış görece kısa bir listeye dahil oldu. Kripto finansal hizmetleri şirketi Galaxy bu ayın başında BitLicense aldı. Bitcoin ödeme uygulaması Strike ise Mart'ta onay almıştı. Rejiminın başlatılmasından bu yana toplam iki düzine civarında firma sanal para birimi lisansı için yeşil ışık gördü.Şirketin Baş Ürün Sorumlusu Jorn Lambert, konuya ilişkin şunları söyledi: "Net düzenleyici çerçeveler, dijital değerin yeni biçimleri deneysellikten pratik uygulamaya geçerken güven inşa etmekte kritik bir işlev görüyor."Mastercard'ın stable coin altyapısına yönelimi son aylarda somut adımlar attı. Şirket Mart'ta stable coin ödeme firması BVNK'yi 1,8 milyar dolara satın almayı kabul etti. Analistler bu anlaşmayı, stable coinlerin artık niş bir kripto ürünü olmaktan çıkıp ana akım finansal altyapının bir parçasına dönüştüğünün işareti olarak yorumladı. Dolar gibi itibari para birimlerine sabitlenmiş bu dijital tokenlar, sınır ötesi ödemeler, hazine yönetimi ve kurumlar arası mutabakatlarda giderek daha yaygın kullanılıyor. Blockchain transferleri günün her saatinde gerçekleşebiliyor ve çoğu durumda geleneksel bankacılık sistemine kıyasla çok daha hızlı sonuçlanıyor.Mastercard, BitLicense onayının dijital para birimlerine (stable coinler ve tokenize mevduatlar dahil) yönelik stratejisini desteklediğini belirtti. Şirket, bu süreçte küresel ödeme ağında benimsenen uyum ve operasyonel standartların korunacağını vurguladı.Büyük ödeme ağlarının blockchain altyapısına yatırım yapması, sektörün daha geniş bir dönüşümünün parçası. Geleneksel bankacılık ve blockchain tabanlı ödeme sistemleri, birbiriyle rekabet eden yapılar olarak değil; birlikte işleyen bir ekosistem olarak şekillenmeye başlıyor. Mastercard bu hamleyle, söz konusu dönüşümde erken konumlanan kurumlar arasına girmiş oldu.

İtalya merkezli Banca Sella, ülkenin merkez bankası Banca d'Italia'ya yönelik zorunlu bildirim sürecini tamamladığını duyurdu. Bu adımla birlikte banka, İtalya'da kripto para hizmetleri sunmaya yasal zemine kavuşan ilk banka unvanını aldı. Grup, 2026 yılı sonuna kadar dijital varlıkların saklanması ve transferine yönelik hizmetleri belirli müşteri segmentlerine açmayı planlıyor.Yıl sonuna kadar aktifBanca Sella'nın açıklamasına göre banka, dijital varlık saklama ve transfer hizmetlerini bu yıl içinde devreye almayı hedefliyor. Söz konusu hizmetler yalnızca belirli müşteri kategorilerine sunulacak olmakla birlikte banka, kripto alanındaki tekliflerini bu iki ürünle sınırlı tutmayacağının da sinyalini verdi.Grubun Dijital Bankacılık Direktörü Andrea Tessera konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: Anlık, birlikte çalışabilir ve programlanabilir ödeme modellerine geçiş, para ve varlıkların tokenizasyonuyla birlikte Avrupa'da ve küresel ölçekte finansal altyapıları kökten dönüştürüyor. Banca Sella'nın yeni hizmetleri tam da bu dönüşümün içine yerleşiyor.Banka, bu adımı sıfırdan atmıyor. Grup, dağıtık defter teknolojisi, blok zinciri ve dijital varlıklar alanında hem teknolojik altyapıya hem de insan kaynağına uzun süredir yatırım yapıyor. 2022'den bu yana Banca d'Italia'nın Fintech Milano Hub bünyesinde yürütülen pilot çalışmalara katılan banka, bugün 37 Avrupa bankasını bünyesinde toplayan ve euro'ya bağlı bir stabilcoin çıkarmayı hedefleyen Qivalis konsorsiyumunun kurucu üyeleri arasında yer alıyor.MiCA uyumunun mihenk taşıBanca d'Italia'ya yapılan bildirimin tamamlanması, Banca Sella'yı Avrupa'nın kripto düzenleyici çerçevesi MiCA kapsamında hizmet sunmaya başlayabilecek İtalya'nın ilk bankası konumuna getiriyor. MiCA, kripto varlıklar ve sektör oyuncularına yönelik kapsamlı bir AB tüzüğü olarak öne çıkıyor.Grubun odağı yalnızca mevcut hizmetlerle sınırlı değil. Banca Sella, Avrupa Merkez Bankası koordinasyonunda Eurosistema çatısı altında yürütülen Pontes ve Appia projeleri başta olmak üzere tokenizasyon alanındaki diğer gelişmeleri de yakından takip ettiğini belirtiyor.Avrupa, ABD'nin önündeBu tablo, Avrupa ile ABD arasındaki düzenleyici uçurumu bir kez daha gözler önüne seriyor. Yatırım bankacılığı segmentinde bazı istisnalar dışında ABD bankacılık sektörünün büyük bölümü, kripto alanında sınırları ve imkânları netleştirecek kapsamlı bir mevzuatı hâlâ bekliyor. Clarity Act, Kongre'de ilerleme kaydedemeden askıda kalmış durumda; yıl içinde yasalaşıp yasalaşmayacağı konusunda ciddi soru işaretleri var.Buna karşın Avrupa, MiCA gibi kapsamlı ve işler bir düzenleyici çerçeveyi hayata geçirerek bankaların kripto hizmetlerine adım atmasının önünü açtı. Banca Sella'nın attığı bu adım, söz konusu çerçevenin geleneksel finans dünyasında nasıl karşılık bulduğunun somut bir örneği.
