Regülasyon

Bu sayfa Regülasyon haberleri ve piyasa analizlerini listeler. JrKripto'da bu kategorideki makaleleri, uzman görüşlerini ve güncellemeleri inceleyin. Kripto para piyasası trendleri ve gelişmeleri hakkında detaylı içeriklerle güncel kalın.

Haberler

Regülasyon Haberleri

Regülasyon Haberleri

Regülasyon ile ilgili tüm makale ve haberlere göz atın. Regülasyon hakkında en son haberler, analizler ve görüşler.

ABD Senatosu CBDC İçin Frene Bastı: Dijital Dolar 2030’a Kadar Yasaklanabilir

ABD’de kripto düzenlemeleri açısından dikkat çeken gelişmelerden biri bu hafta Senato’da yaşandı. ABD Senatosu, merkez bankası dijital para birimi (CBDC) oluşturulmasını geçici olarak yasaklamayı amaçlayan bir düzenlemeyi kabul etti. Söz konusu değişiklik, “21st Century Road to Housing Act” adlı konut odaklı yasa tasarısına eklenerek Senato’dan geçti.12 Mart’ta yapılan oylamada CBDC yasağı içeren değişiklik, iki partiden de güçlü destek alarak 89’a karşı 10 oyla kabul edildi. Bu sonuç, ABD Kongresi’nde CBDC karşıtı girişimlerin şimdiye kadarki en ileri aşamasını temsil ediyor. Ancak tasarının yasalaşabilmesi için Temsilciler Meclisi’nden de geçmesi gerekiyor ve sürecin bu aşaması daha belirsiz görünüyor.ABD’de CBDC tartışmaları siyasi gündemin üst sıralarındaSenato tarafından kabul edilen düzenleme yürürlüğe girerse, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 2030 yılına kadar doğrudan bir CBDC veya benzeri bir dijital dolar ihraç etmesi yasaklanmış olacak. Başlangıçta bazı senatörler daha sert bir yaklaşım savunarak kalıcı bir yasak getirilmesini talep etmişti. Ancak Senatör Ted Cruz’un CBDC’yi tamamen ve süresiz biçimde yasaklama önerisi yeterli destek bulamadı.Bu nedenle mevcut düzenleme, geçici bir yasak niteliği taşıyor ve 2030 yılına kadar geçerli olacak şekilde tasarlandı.CBDC karşıtlarının temel endişesi, devlet tarafından çıkarılan dijital bir para biriminin bireylerin finansal işlemlerinin doğrudan izlenebilmesine olanak sağlayabileceği yönünde. Eleştirmenler, böyle bir sistemin hükümete vatandaşların harcamaları üzerinde eşi görülmemiş bir görünürlük ve potansiyel kontrol sağlayabileceğini savunuyor.Öte yandan CBDC araştırmalarını destekleyen bazı ekonomi çevreleri ve politika yapıcılar ise Fed’in kısa vadede böyle bir para birimi çıkarmaya zaten yakın olmadığını belirtiyor. Bu kesime göre CBDC araştırmalarını tamamen engellemek, doların küresel rezerv para konumunu korumak açısından gelecekte ihtiyaç duyulabilecek seçenekleri ortadan kaldırabilir.Temsilciler meclisi süreci belirsizTasarı Senato’dan geçmiş olsa da Temsilciler Meclisi’ndeki sürecin daha karmaşık olması bekleniyor. Bunun en önemli nedeni, CBDC yasağının doğrudan kripto para düzenlemesi olarak değil, konut politikalarına yönelik geniş kapsamlı bir yasa paketine eklenmiş olması.Temsilciler Meclisi’nde bazı üyelerin konut düzenlemeleriyle doğrudan ilgili olmayan kripto hükümlerine karşı çıkabileceği ifade ediliyor. Ayrıca Meclis’te dijital varlık düzenlemelerine ilişkin ayrı tartışmaların devam ediyor olması, CBDC konusunun bu yasa paketi üzerinden ilerlemesini daha da zorlaştırabilir.Dolayısıyla Meclis liderliğinin tasarıyı oylamaya sunup sunmayacağı ve hangi değişikliklerle gündeme getireceği henüz netlik kazanmış değil.SEC tokenize menkul kıymetler için daha dar bir yaklaşım benimsiyorABD’de kripto düzenlemelerine ilişkin bir diğer önemli gelişme ise ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’ndan (SEC) geldi. Komisyon üyesi Hester Peirce’in açıklamalarına göre kurum, tokenize menkul kıymetler için daha önce düşünülen geniş kapsamlı yenilik muafiyeti planından geri adım attı.SEC daha önce tokenize menkul kıymetleri bir “deney alanı” olarak değerlendirerek geniş kapsamlı bir muafiyet sunmayı tartışıyordu. Ancak gelen tepkiler üzerine kurum şimdi daha dar kapsamlı bir yaklaşım üzerinde çalışıyor.Yeni plan kapsamında SEC personeli, belirli tokenize menkul kıymetlerin sınırlı ölçekte işlem görmesine izin verecek daha dar bir inovasyon muafiyeti üzerinde çalışıyor. Bu yaklaşım, daha önce tartışılan geniş kapsamlı muafiyete kıyasla oldukça sınırlı bir düzenleme anlamına geliyor.Gelen tepkilerin başında geleneksel finans kurumlarının eleştirileri bulunuyor. Özellikle Citadel Securities gibi büyük piyasa oyuncuları, DeFi platformlarının tokenize menkul kıymet işlemlerinde geleneksel aracı kurumlar gibi tüm düzenleyici yükümlülüklere tabi olması gerektiğini savunmuştu.CLARITY Act için beklentiler geriliyorABD’de kripto piyasası için önemli görülen bir diğer düzenleme olan CLARITY Act’e yönelik beklentiler ise son günlerde gerilemiş durumda.Tahmin piyasası Polymarket verilerine göre, söz konusu piyasa yapısı düzenlemesinin bu yıl yasalaşma ihtimali yüzde 78 seviyesinden yüzde 56’ya geriledi. İki hafta gibi kısa bir sürede yaşanan yüzde 22’lik düşüş, Washington’daki siyasi gerilimlerin kripto düzenlemelerine yönelik süreci zorlaştırdığını gösteriyor.Özellikle Beyaz Saray ile bankacılık sektörü arasında stablecoin getirileri konusunda yaşanan anlaşmazlıkların bu beklenti düşüşünde etkili olduğu belirtiliyor. Ayrıca Senato Çoğunluk Lideri John Thune’un yasa tasarısının Nisan ayından önce ilerlemeyebileceğini söylemesi de piyasa beklentilerini zayıflattı.

·
13 Mar 2026
ABD Senatosu CBDC İçin Frene Bastı: Dijital Dolar 2030’a Kadar Yasaklanabilir

SEC ve CFTC, Kripto Düzenlemeleri İçin Güçlerini Birleştirdi

ABD’de kripto piyasasını yakından ilgilendiren önemli bir gelişme yaşandı. Ülkenin iki büyük finansal düzenleyici kurumu olan ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) ile Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu (CFTC), dijital varlıklar başta olmak üzere finansal piyasalarda daha koordineli hareket etmek amacıyla resmi bir iş birliği anlaşması imzaladı. Kurumlar, 11 Mart’ta yaptıkları açıklamada bir “Mutabakat Zaptı” (Memorandum of Understanding/MOU) üzerinde uzlaştıklarını duyurdu. Söz konusu anlaşma, iki kurum arasındaki koordinasyonu güçlendirmeyi ve özellikle kripto varlık düzenlemeleri ile yeni dijital finans ürünleri konusunda ortak bir yaklaşım geliştirilmesini hedefliyor. SEC ve CFTC’ye göre bu adım, hem yeniliği desteklemek hem de piyasalarda yatırımcı korumasını ve bütünlüğü güçlendirmek açısından kritik bir dönüm noktası olabilir.Kripto düzenlemelerinde yeni dönemAçıklamalara göre imzalanan MOU, iki kurumun “yasal inovasyonu desteklemek, piyasa bütünlüğünü korumak ve yatırımcı ile müşterilerin güvenliğini sağlamak amacıyla koordinasyon ve iş birliğini güçlendirmesine” rehberlik edecek. Özellikle kripto varlıklar ve yeni finansal teknolojiler için “amaca uygun” bir federal düzenleme çerçevesi oluşturulması, anlaşmanın temel önceliklerinden biri olarak öne çıkıyor.Uzun yıllardır SEC ile CFTC arasında dijital varlıkların sınıflandırılması konusunda görüş ayrılıkları bulunuyordu. SEC birçok token’ı menkul kıymet olarak değerlendirme eğilimindeyken, CFTC bazı dijital varlıkların emtia kategorisine girdiğini savunuyordu. Bu farklı yaklaşım, kripto sektöründe düzenleyici belirsizliğe yol açarken birçok büyük yatırımcının piyasaya temkinli yaklaşmasına neden oldu.Yeni anlaşmanın bu tür anlaşmazlıkları azaltması ve iki kurum arasında daha uyumlu bir düzenleme süreci oluşturması bekleniyor. Planlanan adımlar arasında kripto ürünlerinin piyasaya yasal biçimde sunulmasının önündeki engellerin kaldırılması için yakın koordinasyon kurulması da yer alıyor.“Düzenleyici çekişmeler sona ermeli”SEC Başkanı Paul Atkins yaptığı açıklamada, yıllardır süren kurumlar arası rekabetin inovasyonu yavaşlattığını söyledi. Atkins’e göre farklı kurumların uyguladığı çelişkili düzenlemeler ve mükerrer kayıt süreçleri, bazı şirketlerin faaliyetlerini ABD dışındaki ülkelere kaydırmasına yol açtı.Atkins, bu nedenle yeni anlaşmanın önemli bir değişimi temsil ettiğini belirterek düzenleyici kurumların artık daha uyumlu çalışması gerektiğini vurguladı. Ona göre finansal piyasalar hızla değişirken düzenleyici çerçevenin de aynı hızda modernize edilmesi gerekiyor.CFTC Başkanı Michael Selig de benzer bir görüş dile getirdi. Selig, ABD finans piyasalarının küresel ölçekte güçlü bir konuma sahip olduğunu ancak bu avantajın korunabilmesi için düzenleyici yapıların da gelişmesi gerektiğini ifade etti.Selig’e göre imzalanan Mutabakat Zaptı, iki kurumun düzenleyici çerçeveleri uyumlu hale getirme ve finansal piyasalar üzerinde daha bütüncül bir denetim sağlama konusundaki kararlılığını ortaya koyuyor.Ortak uyum girişimiAnlaşma kapsamında SEC ve CFTC ayrıca “Ortak Uyumlaştırma Girişimi” olarak adlandırılan bir program başlatmayı planlıyor. Bu girişim, dijital varlık piyasalarında daha net kurallar oluşturulmasını amaçlıyor.Program çerçevesinde şu başlıklar üzerinde çalışılması öngörülüyor:Dijital varlık ürünlerinin tanımlarının netleştirilmesiTeminat, takas ve marjin düzenlemelerinin güncellenmesiHer iki kurumda da kayıtlı olan borsalar ve aracı kurumlar için düzenleyici yükün azaltılmasıİşlem verileri ve raporlama süreçlerinin sadeleştirilmesiPiyasa gözetimi, risk izleme ve yaptırım süreçlerinde koordinasyon sağlanmasıBu süreçte iki kurum arasında koordinasyonu Robert Teply ve Meghan Tente’nin yöneteceği belirtildi.

·
12 Mar 2026
SEC ve CFTC, Kripto Düzenlemeleri İçin Güçlerini Birleştirdi

CFTC Başkanı: ABD Artık Dünyanın Kripto Başkenti

ABD’de kripto para piyasalarına yönelik düzenleyici yaklaşımda yeni bir döneme girilebileceğine işaret eden açıklamalar geldi. ABD Emtia Vadeli İşlemler Ticaret Komisyonu (CFTC) Başkanı Michael Selig, pazartesi günü yaptığı konuşmada ülkenin artık “dünyanın kripto başkenti” haline geldiğini söyledi. Selig’in konuşması, dijital varlık piyasalarına daha net kurallar getirmeyi amaçlayan kapsamlı bir düzenleyici çerçevenin hazırlık aşamasında olduğunu açığa vurdu. Selig, ABD Vadeli İşlemler Birliği’nin (FIA) yıllık sektör konferansında yaptığı konuşmada kripto varlıkların finansal sistemin giderek daha önemli bir parçası haline geldiğini vurguladı. Ona göre blockchain teknolojileri, akıllı sözleşmeler ve dijital varlıklar yalnızca yeni bir yatırım sınıfı yaratmakla kalmıyor; aynı zamanda emtia fiyat riskinin ticareti, takası ve teminatlandırılması gibi finansal süreçleri de yeniden şekillendiriyor.Selig, finansal piyasaların giderek dijitalleştiğini ve bu dönüşümün yeni bir inovasyon dalgasını beraberinde getirdiğini söyledi. Yapay zekâ destekli işlem sistemlerinin insan kapasitesinin çok ötesinde hız ve hacimlerde emir gerçekleştirebildiğini belirten Selig, bu teknolojik gelişmelerin finansal piyasalarda köklü değişimlere yol açtığını ifade etti.Kripto varlıklar için yeni sınıflandırma hazırlanıyorCFTC Başkanı, kurumun kripto piyasaları için daha net bir düzenleyici çerçeve oluşturmak amacıyla yeni bir kripto varlık sınıflandırma sistemi üzerinde çalıştığını açıkladı. Bu sınıflandırma, piyasadaki ürünlerin hangi düzenleyici kurumun yetki alanına girdiğini daha açık şekilde belirlemeyi hedefliyor.Hazırlanan taksonomi sayesinde bir kripto varlığın CFTC’nin mi yoksa ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) mi denetimine girdiği daha net anlaşılabilecek. Bazı varlıkların iki kurumun ortak yetki alanında yer alabileceği de ifade ediliyor.Selig’e göre bu tür bir uyumlaştırma girişimi, kripto sektöründe faaliyet gösteren girişimciler ve şirketler için önemli bir belirsizliği ortadan kaldırabilir. Daha net kuralların oluşturulması, sektörün ABD içinde büyümesini teşvik edebilecek önemli bir adım olarak görülüyor.“Project Crypto” girişimi başlatıldıSelig ayrıca CFTC ile SEC arasında uzun süredir devam eden yetki tartışmalarını sona erdirmeyi amaçlayan yeni bir girişimi de duyurdu. “Project Crypto Initiative” adı verilen bu çalışma, iki kurum arasında koordinasyonu artırmayı ve ortak bir düzenleyici çerçeve geliştirmeyi hedefliyor.Bu girişim kapsamında kripto varlık piyasasına yönelik daha tutarlı ve öngörülebilir düzenlemelerin oluşturulması planlanıyor. Selig, geçmişte kurumlar arasındaki anlaşmazlıkların sektörde belirsizlik yarattığını, yeni dönemde ise iş birliğinin artırılacağını söyledi.DeFi geliştiricileri için rehber hazırlanacakCFTC Başkanı’nın dikkat çektiği bir diğer konu ise merkeziyetsiz finans (DeFi) uygulamaları ve yazılım geliştiricileri oldu. Selig, CFTC personeline saklama hizmeti sunmayan yazılım sistemlerinin geliştiricileri için özel bir rehber hazırlanması talimatı verdiğini açıkladı.Bu kapsamda dijital cüzdanlar veya DeFi uygulamaları geliştiren yazılımcıların hangi durumlarda aracı kurum kaydı yaptırması gerektiği netleştirilecek. Söz konusu adım, kripto sektöründe uzun süredir tartışılan önemli bir hukuki belirsizliği gidermeyi amaçlıyor.Kaldıraçlı işlemler ve kripto perpetual sözleşmeleri inceleniyorSelig’in açıklamalarına göre CFTC ayrıca bireysel yatırımcılara yönelik kaldıraçlı kripto işlemlerine ilişkin kuralları da yeniden değerlendiriyor. Kurum, “gerçek teslimat” istisnasının hangi durumlarda uygulanabileceğine dair daha net standartlar oluşturmayı planlıyor.Bunun yanında kripto piyasalarında oldukça popüler olan perpetual vadeli işlem sözleşmelerinin sınıflandırılması da gündemde. CFTC, bu ürünlerin mevcut emtia türevleri çerçevesinde nasıl düzenleneceğini incelemeye başladı.Tahmin piyasaları için de yeni düzenlemeler gündemdeSelig konuşmasında tahmin piyasalarına da değindi. CFTC’nin bu alandaki yetkisini daha güçlü şekilde kullanacağını belirten Selig, etkinlik sözleşmelerinin nasıl listeleneceği ve işlem göreceği konusunda yeni bir rehber hazırlanacağını söyledi.Ayrıca kurumun, tahmin piyasalarını etkileyen konular hakkında sektör paydaşlarından görüş almak amacıyla yeni bir düzenleme süreci başlatacağı da ifade edildi.Selig’e göre blockchain teknolojisinin tahmin piyasalarıyla birleşmesi, bilgi kirliliği ve yanlış bilgilendirmeye karşı yeni bir güven mekanizması oluşturabilir. Bu nedenle kurum, söz konusu alanı geleceğin finansal inovasyonlarından biri olarak değerlendiriyor.

·
10 Mar 2026
CFTC Başkanı: ABD Artık Dünyanın Kripto Başkenti

ABD Hazine Bakanlığı’ndan Kripto “Karıştırıcıları” İçin Dikkat Çeken Rapor

ABD Hazine Bakanlığı’nın Kongre’ye sunduğu yeni bir rapor, kripto para sektöründe uzun süredir tartışma konusu olan “mixing” yani kripto karıştırma hizmetleri konusunda dikkat çekici bir yaklaşım değişimine işaret etti. 32 sayfalık raporda, kripto karıştırıcıların yalnızca yasa dışı faaliyetlerle ilişkilendirilemeyeceği ve bazı durumlarda finansal gizliliği korumak için meşru amaçlarla da kullanılabileceği ifade edildi.Bu değerlendirme, ABD yönetiminin 2022 yılında Tornado Cash’i yaptırım listesine almasının ardından dikkat çeken bir politika ton değişimi olarak yorumlanıyor. Hazine Bakanlığı daha önce bazı karıştırma servislerini kara para aklama faaliyetleri için kullanılan merkezler olarak nitelendirmişti.Raporda, blockchain doğası gereği tüm işlemlerin herkese açık olması nedeniyle kullanıcıların zaman zaman finansal gizlilik ihtiyacı duyabileceği vurgulandı. Buna göre bireyler, servetlerine ilişkin hassas bilgileri korumak, ticari ödemelerin detaylarını gizli tutmak veya bağış işlemlerini anonim şekilde gerçekleştirmek için karıştırma hizmetlerinden yararlanabiliyor.Ancak Hazine Bakanlığı, bu araçların yasa dışı faaliyetlerde kullanımının hâlâ ciddi bir endişe kaynağı olduğunu da açıkça dile getirdi. Rapora göre Kuzey Kore bağlantılı siber suç grupları, Ocak 2024 ile Eylül 2025 arasında en az 2,8 milyar dolar değerinde dijital varlık çaldı. Bu süreçte gerçekleşen en büyük saldırılardan biri, yaklaşık 1,5 milyar dolarlık Bybit hack’i olarak kayıtlara geçti. Çalınan fonların aklanmasında ise karıştırma servislerinin çok aşamalı işlem zincirlerinin önemli bir parçası olarak kullanıldığı belirtildi.Stablecoin ve köprüler üzerinden aklama trafiğiRaporda dikkat çeken bir diğer bölüm ise stablecoin’ler ve blockchain köprüleri üzerinden gerçekleşen para aklama faaliyetlerine ilişkin veriler oldu. Hazine Bakanlığı’nın analizine göre Mayıs 2020’den bu yana 50’den fazla blockchain köprüsünden gerçekleştirilen toplam çekim işlemlerinin 37,4 milyar doları, piyasa değeri en yüksek iki stablecoin cinsinden gerçekleşti.Aynı dönemde karıştırma servislerinden köprülere yaklaşık 1,6 milyar dolarlık giriş yapıldığı tespit edildi. Bu miktarın 900 milyon dolardan fazlasının ise Kuzey Kore bağlantılı aklama faaliyetleri nedeniyle inceleme altına alınan tek bir köprüde yoğunlaştığı ifade edildi.Raporda ayrıca yasa dışı faaliyetlerde stablecoin’lerin doğrudan karıştırıcılara yatırılmasının görece düşük seviyede olduğu belirtiliyor. Buna karşın suç aktörlerinin sıklıkla önce farklı kripto varlıkları karıştırıcılar üzerinden geçirip daha sonra stablecoin’e dönüştürdüğü, böylece işlemlerin izini zorlaştırdığı vurgulanıyor.Custodial ve non-custodial karıştırıcı ayrımıHazine Bakanlığı raporu, karıştırma hizmetlerini iki farklı kategoriye ayırıyor: custodial ve non-custodial servisler. Custodial yani saklama hizmeti sunan karıştırıcıların ABD’de FinCEN’e para hizmeti işletmesi (MSB) olarak kayıt yaptırması gerekiyor.Rapora göre bu tür platformlar düzenlemelere uyum sağladıkları takdirde müşteri kimlik bilgileri, zincir dışı işlem verileri ve kullanıcı davranışlarına ilişkin önemli bilgiler sağlayabiliyor. Bu nedenle uyumlu custodial servislerin finansal suçlarla mücadelede belirli bir rol oynayabileceği değerlendiriliyor.Öte yandan rapor, non-custodial yani merkeziyetsiz karıştırıcılar için yeni bir kısıtlama önerisi getirmiyor. Bunun yerine politika yapıcıların finansal suç riskleri ile kullanıcı gizliliği arasında denge kurması gerektiği ifade ediliyor.Kongre’ye yeni yasa çağrısıRapor aynı zamanda ABD Kongresi’ne yönelik bazı önemli düzenleme önerileri de içeriyor. Bunlardan biri, şüpheli dijital varlık işlemlerinin geçici olarak dondurulmasına imkân tanıyacak bir “hold law” yani bekletme yasası oluşturulması. Hazine Bakanlığı’na göre böyle bir düzenleme özellikle ödeme amaçlı kullanılan stablecoin’lerle bağlantılı yasa dışı finans faaliyetleriyle mücadelede etkili olabilir.Bunun yanı sıra DeFi ekosisteminde hangi aktörlerin kara para aklama ve terör finansmanı karşıtı (AML/CFT) yükümlülüklere tabi olması gerektiğinin açık şekilde tanımlanması gerektiği vurgulandı. Raporda ayrıca ABD Patriot Act’in 311. maddesine yeni bir “altıncı özel önlem” eklenmesi önerilerek belirli dijital varlık transferlerine ek koşullar getirilmesinin önü açılmak isteniyor.Kripto gizliliği tartışmasında yeni dönemHazine Bakanlığı’nın raporu, ABD’nin kripto gizliliği konusundaki yaklaşımının kritik bir dönemeçten geçtiği bir dönemde yayımlandı. 2025 yılında bir federal temyiz mahkemesi, Tornado Cash yaptırımlarında yetki aşımı olduğuna hükmetmiş ve bunun ardından Hazine Bakanlığı yaptırımları kaldırmıştı.Öte yandan Tornado Cash’in kurucularından Roman Storm, 2025 yılında lisanssız para transferi hizmeti yürütmekten suçlu bulunmuştu. ABD Adalet Bakanlığı ise daha sonra yaptığı açıklamalarda yalnızca kod yazmanın ve kötü niyetli bir faaliyet olmadan yazılım geliştirmenin cezai kovuşturmaya konu olmaması gerektiğini belirtti.Temmuz 2025’te kabul edilen GENIUS Act kapsamında hazırlanan rapor için Hazine Bakanlığı 220’den fazla kamu yorumunu inceledi.

·
9 Mar 2026
ABD Hazine Bakanlığı’ndan Kripto “Karıştırıcıları” İçin Dikkat Çeken Rapor

SEC ve CFTC Kriptoya İlişkin Yeni Belgeler Sundu

ABD’de kripto para piyasalarının hukuki çerçevesini netleştirmeye yönelik yeni adımlar gündeme geldi. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), kripto varlıkların mevcut menkul kıymet yasaları kapsamında nasıl değerlendirilebileceğine ilişkin yorumlayıcı bir rehber hazırlayarak Beyaz Saray’a sundu. Aynı dönemde ABD Emtia Vadeli İşlemler Ticaret Komisyonu (CFTC) da tahmin piyasalarına ilişkin yeni bir düzenleme sürecini başlattı.SEC’ten kripto varlıklar için yorumlayıcı rehberSEC tarafından hazırlanan ve Beyaz Saray’a iletilen belge, “Belirli Kripto Varlık Türlerine ve Bu Varlıklarla İlgili İşlemlere Federal Menkul Kıymet Yasalarının Uygulanmasına İlişkin Komisyon Yorumu” başlığını taşıyor. 3 Mart tarihinde sunulan bu rehber, şu anda düzenleme öncesi değerlendirme aşamasında bulunuyor ve kurumlar arası inceleme sürecinden geçiyor.Beyaz Saray bünyesindeki Bilgi ve Düzenleyici İşler Ofisi (OIRA), söz konusu yorumlayıcı rehber hakkında sınırlı bilgi paylaşsa da Bloomberg’in haberine göre çalışmanın merkezinde “token sınıflandırması” olarak bilinen bir çerçeve yer alıyor. Bu çerçeve, kripto varlıkların hangi koşullarda menkul kıymet olarak değerlendirileceğini ve hangi durumlarda farklı bir kategoriye girebileceğini belirlemeyi amaçlıyor.Böyle bir sınıflandırma sistemi, kripto şirketlerinin düzenleyicilere nasıl kayıt yaptıracağı, hangi açıklama yükümlülüklerini yerine getireceği ve yatırımcılarla nasıl etkileşim kuracağı gibi birçok kritik başlığı doğrudan etkileyebilir. Ayrıca sektörde uzun süredir tartışılan “hangi varlık SEC’in yetki alanına giriyor?” sorusuna da daha net yanıtlar verilmesi hedefleniyor.Komisyon düzeyinde hazırlanan bu tür yorumlayıcı rehberlerin, kurum personeli tarafından yayımlanan görüşlere kıyasla daha güçlü bir uygulama etkisi olduğu kabul ediliyor. Bununla birlikte bu tür belgeler için genellikle komisyon üyelerinin resmi oylamasına da gerek duyulmuyor.SEC Başkanı’ndan düzenleme vurgusuSEC Başkanı Paul Atkins, görev süresinin başından bu yana dijital varlık düzenlemelerini kurumun öncelikleri arasında gösteriyor. Atkins daha önce yaptığı açıklamalarda, kripto piyasaları için en ideal çözümün Kongre tarafından hazırlanacak kapsamlı bir yasa olduğunu ifade etmişti. Ancak gerekli düzenleme çıkmadığı takdirde SEC’in kendi yetkileri çerçevesinde adım atabileceğini de belirtmişti.ABD’de kripto piyasalarına yönelik kapsamlı bir “piyasa yapısı” yasası hazırlanması planlanıyordu. Ancak bu tasarı yıl içinde Senato’da ilerleme kaydedemedi. Tasarının önündeki en büyük engellerden biri ise bankacılık sektörü ile kripto şirketleri arasında özellikle stablecoin’lerin sunduğu getiri modelleri konusunda yaşanan anlaşmazlık oldu.Beyaz Saray’ın son dönemde bankacılık ve kripto sektöründen temsilcileri bir araya getirerek bu görüş ayrılıklarını gidermeye çalıştığı da biliniyor.CFTC tahmin piyasalarına odaklandıÖte yandan ABD’de finansal düzenleyici kurumlar yalnızca kripto varlıklarla sınırlı kalmayan yeni alanlara da yöneliyor. CFTC, tahmin piyasalarına yönelik bir düzenleme çalışmasını OIRA’ya sundu.Bu adım, CFTC Başkanı Michael Selig’in Milken Institute tarafından düzenlenen Future of Finance etkinliğinde yaptığı konuşmayla da paralellik gösteriyor. Selig, kurumun yakın zamanda tahmin piyasalarına yönelik kapsamlı bir düzenleme süreci başlatacağını duyurdu.Selig’e göre CFTC, hangi ürünlerin piyasada kendi kendine sertifikalandırılabileceğini ve hangilerinin daha sıkı incelemeye tabi tutulması gerektiğini açık biçimde tanımlamayı hedefliyor. Kurum ayrıca tahmin piyasalarında sunulan farklı ürünlerin nasıl değerlendirileceğine dair standartlar oluşturmayı planlıyor.Bu düzenleme girişiminin önemli bir nedeni ise federal ve eyalet düzeyindeki yorum farklılıkları. Özellikle spor karşılaşmaları gibi olaylara dayalı sözleşmeler sunan tahmin piyasaları, bazı eyaletlerde kumar yasaları kapsamında değerlendiriliyor. Kalshi ve Polymarket gibi platformlar bu nedenle çeşitli eyaletlerde yaptırım ve hukuki süreçlerle karşı karşıya kalmış durumda.CFTC, yeni düzenlemeyle bu belirsizlikleri azaltmayı ve piyasaya daha net kurallar getirmeyi amaçlıyor. Selig, kurumun çok yakında yeni bir rehber yayımlayacağını belirterek sektörün bu gelişmeleri yakından takip etmesi gerektiğini ifade etti.

·
5 Mar 2026
SEC ve CFTC Kriptoya İlişkin Yeni Belgeler Sundu

Türkiye’de Kriptoya Yeni Çerçeve: İşlem Vergisi Netleşti, 46 Platforma Erişim Engeli

Türkiye’de kripto varlık işlemlerine yönelik vergi düzenlemesiyle ilgili günlerdir süren tartışmaların ardından önemli bir gelişme yaşandı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer İleri’nin yaptığı açıklamaya göre, kripto işlemlerinde gündeme gelen yüzde 10’luk kazanç vergisi uygulanmayacak. Yeni düzenleme kapsamında Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) denetimine tabi platformlarda gerçekleştirilen işlemlerden yalnızca on binde 3 oranında işlem vergisi alınması planlanıyor.Bu gelişme, özellikle kripto yatırımcıları arasında yoğun şekilde tartışılan vergi modeline ilişkin belirsizlikleri önemli ölçüde giderdi. Daha önce kamuoyuna yansıyan taslak metinde hem işlem vergisi hem de kazanç üzerinden yüzde 10 oranında tevkifat öngörülüyordu. Ancak son açıklamalar, bu ikinci verginin düzenleme kapsamından çıkarıldığını ortaya koydu.Yalnızca işlem vergisi uygulanacakÖmer İleri, akşam saatlerinde sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen kanun teklifinin kripto varlıklarla ilgili maddelerinin kabul edildiğini duyurdu. İleri’nin verdiği bilgilere göre SPK düzenlemesine tabi platformlarda yapılan alım, satım ve transfer işlemlerinden on binde 3 oranında işlem vergisi alınacak. İleri, söz konusu verginin nihai vergi olacağını ve bunun dışında ek bir vergi uygulanmayacağını vurguladı. Ayrıca kripto işlemlerinin Katma Değer Vergisi’nden (KDV) de istisna tutulacağı ifade edildi.Bu çerçevede Türkiye’de faaliyet gösteren ve SPK tarafından yetkilendirilen platformlar üzerinden işlem yapan yatırımcıların yalnızca işlem vergisine tabi olması bekleniyor. Böylece yatırımcıların kazançları üzerinden ek bir stopaj ya da gelir vergisi kesintisi yapılmayacak.SPK’ya tabi platformlar hangileri?Yeni düzenleme sonrası yatırımcıların en çok merak ettiği konulardan biri de SPK denetimine tabi platformların hangileri olduğu oldu. Çünkü vergi düzenlemesi yalnızca bu platformlar üzerinden yapılan işlemleri kapsıyor.SPK’nın resmi internet sitesinde yer alan “Faaliyette Bulunanlar Listesi”ne göre Türkiye’de faaliyet gösteren ve düzenlemeye tabi olan platformlar arasında Binance TR, BtcTurk, Paribu, OKX TR, Bybit TR gibi şirketler bulunuyor. Liste toplamda 58 farklı şirketi kapsıyor. Tam liste şu şekilde: Bu platformlarda gerçekleştirilen işlemlerde yatırımcılar için uygulanacak tek vergi %0,003 oranındaki işlem vergisi olacak. Başka bir deyişle, kazanç üzerinden ayrıca bir vergi kesintisi yapılmayacak.Yurt dışı platformlar için farklı uygulamaDüzenleme kapsamında dikkat çeken bir diğer nokta ise yurt dışı merkezli kripto para platformlarının durumu. Açıklamalara göre SPK denetimine tabi olmayan platformlarda yapılan işlemler bu kapsamın dışında kalıyor.Dolayısıyla Binance Global gibi Türkiye’de resmi olarak kayıtlı olmayan platformları kullanan yatırımcıların elde ettikleri kazançları yıllık gelir vergisi beyannamesi ile bildirmesi gerekebilecek. Bu gelirler genel gelir vergisi hükümleri kapsamında değerlendirilecek. SPK’dan izinsiz platformlara erişim engeliÖte yandan Sermaye Piyasası Kurulu da yatırımcı güvenliğini artırmaya yönelik adımlar atmayı sürdürüyor. Kurum, Türkiye’de yerleşik yatırımcılara internet üzerinden izinsiz şekilde kaldıraçlı işlem ve kripto varlık alım satımı yaptırdığı belirlenen 46 internet sitesi için erişim engeli sürecini başlattığını açıkladı.Sermaye Piyasası Kanunu’nun 99. maddesi kapsamında alınan karar doğrultusunda, söz konusu siteler hakkında hukuki süreç başlatıldı. Kurul, yatırımcıların mağduriyet yaşamaması için izinsiz faaliyet gösteren platformlara karşı denetimlerin devam edeceğini vurguladı.

·
5 Mar 2026
Türkiye’de Kriptoya Yeni Çerçeve: İşlem Vergisi Netleşti, 46 Platforma Erişim Engeli

ABD’de Kripto Gerilimi: Trump, Bankaları Hedef Aldı

ABD’de kripto para piyasasını köklü biçimde şekillendirmesi beklenen düzenlemeler, bankacılık sektörü ile kripto endüstrisi arasındaki gerilim nedeniyle ilerlemekte zorlanıyor. ABD Başkanı Donald Trump ise tartışmaya doğrudan müdahil olarak bankaları sert sözlerle eleştirdi ve Kongre’ye kripto piyasa yapısını düzenleyen yasayı hızla geçirme çağrısı yaptı.Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda özellikle stablecoin getirileri (yield) konusundaki tartışmalara dikkat çekti. Bankaların kripto yasalarını geciktirdiğini savunan Trump, “ABD piyasa yapısı düzenlemesini mümkün olan en kısa sürede tamamlamalı. Amerikalılar paralarından daha fazla kazanç elde edebilmeli” ifadelerini kullandı.Başkan ayrıca bankaların rekor kârlar elde ettiğini vurgulayarak, kripto sektörüne yönelik düzenlemelerin geciktirilmesine izin vermeyeceklerini söyledi. Trump’a göre bu gecikme, ABD’nin kripto alanındaki rekabet gücünü zayıflatabilir ve sektörün Çin gibi başka ülkelere kaymasına yol açabilir.GENIUS Act ve CLARITY Act tartışmanın merkezindeABD’de kripto düzenlemeleri iki önemli yasa tasarısı etrafında şekilleniyor. Bunlardan ilki olan GENIUS Act, stablecoin şirketleri için düzenleyici bir yol haritası oluşturmayı amaçlıyor. Kongre tarafından kabul edilen bu yasa, stablecoin piyasasını daha şeffaf ve denetlenebilir bir yapıya kavuşturmayı hedefliyor.Ancak yasa, stablecoin şirketlerinin doğrudan kullanıcılara faiz veya getiri ödemesi yapmasını yasaklıyor. Buna karşın kripto borsaları gibi üçüncü taraf platformların stablecoin sahiplerine getiri sunabilmesi mümkün. İşte bankacılık sektörü tam olarak bu noktada devreye giriyor.Bankacılık lobileri, bu durumun bir “yasal boşluk” oluşturduğunu savunuyor. Bankalara göre stablecoin’lerin getiri sağlaması, mevduatların geleneksel bankacılık sisteminden kripto platformlarına kaymasına neden olabilir. Bu nedenle bankalar, Senato’da görüşülen daha geniş kapsamlı kripto piyasa yapısı yasasında stablecoin getirilerinin tamamen yasaklanmasını talep ediyor.Kripto sektörü ise bu öneriye karşı çıkıyor. Sektör temsilcileri, stablecoin getirilerinin DeFi ve dijital finans ekosisteminin önemli bir parçası olduğunu savunuyor. Ayrıca böyle bir yasağın inovasyonu yavaşlatacağını ve ABD’yi küresel rekabette geride bırakabileceğini düşünüyor.Trump: Bankalar kripto yasalarını rehin almamalıTrump, Truth Social’daki paylaşımında bankaların bu taleplerine sert tepki gösterdi. Bankaların GENIUS Act’i zayıflatmaya çalıştığını savunan Trump, şu ifadeleri kullandı:“Bankalar GENIUS Act’i baltalamaya veya CLARITY Act’i rehin almaya çalışmamalı. Kripto endüstrisiyle iyi bir anlaşma yapmaları gerekiyor. Bu Amerikan halkının çıkarına.”Trump’ın mesajı, Washington’daki tartışmaları daha da alevlendirdi. Özellikle stablecoin getirileri konusunun Senato’daki kripto yasasının ilerlemesini durdurduğu biliniyor. Ocak ayında büyük kripto şirketlerinden Coinbase’in yasa tasarısına verdiği desteği çekmesi de süreci daha karmaşık hale getirmişti.Beyaz Saray görüşmeleri sonuç vermediSon aylarda Beyaz Saray, bankacılık sektörü ile kripto şirketlerini bir araya getiren çeşitli toplantılar düzenledi. Amaç, yasa tasarısının ilerlemesini sağlayacak ortak bir dil bulmaktı. Ancak şimdiye kadar taraflar arasında bir uzlaşma sağlanamadı.JPMorgan CEO’su Jamie Dimon da yakın zamanda yaptığı açıklamada stablecoin getirilerinin bankacılık kurallarına benzer şekilde düzenlenmesi gerektiğini savundu. Dimon’a göre finansal sistemde “eşit rekabet koşulları” oluşturulması gerekiyor.Öte yandan bazı Kongre üyeleri sürecin hızlandırılabileceğini düşünüyor. Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi Başkanı French Hill, Senato’nun kendi tasarısında ilerleme sağlayamaması halinde Temsilciler Meclisi’nde kabul edilen CLARITY Act metnini doğrudan ele alabileceğini söyledi.Cumhuriyetçi Senatör Cynthia Lummis de Trump’ın mesajını destekleyerek Kongre’nin hızlı hareket etmesi gerektiğini belirtti. Lummis’e göre ABD’nin kripto alanındaki liderliğini koruması için düzenlemelerin gecikmeden yürürlüğe girmesi kritik önem taşıyor.

·
4 Mar 2026
ABD’de Kripto Gerilimi: Trump, Bankaları Hedef Aldı

Türkiye’de Kripto İşlemlerine Vergi Düzenlemesi: Yeni Çerçeve Gündemde

AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan yeni kanun teklifi, kripto varlıklara yönelik vergilendirme rejimini baştan aşağı yeniden şekillendirmeyi hedefliyor. Teklif ile hem işlem bazlı bir vergi getiriliyor hem de kripto varlıklardan elde edilen kazançlar için stopaj uygulaması devreye alınıyor.AA’ya göre düzenlemenin en dikkat çekici başlığı, “kripto varlık işlem vergisi”nin ihdas edilmesi. Buna göre, kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından yapılan ya da aracılık edilen kripto varlık satış ve transfer işlemleri yeni bir vergiye tabi olacak. Vergiyi doğuran olay, kripto varlığın satışı veya transferi anında gerçekleşecek; verginin mükellefi ise doğrudan platformlar olacak.Kripto işlemlerine on binde 3 vergiİşlem vergisi, satış tutarı ya da transfer anındaki rayiç değer üzerinden on binde 3 oranında hesaplanacak. Vergi matrahından herhangi bir gider ya da vergi indirimi yapılmasına izin verilmeyecek. Bir aya ait işlem vergisi, izleyen ayın 15’inci günü akşamına kadar ilgili vergi dairesine beyan edilerek aynı süre içinde ödenecek.Uygulamada kripto varlık, cüzdan ve platform kavramları açısından Sermaye Piyasası Kanunu’ndaki tanımlar esas alınacak. Cumhurbaşkanı, belirlenen oranı işlem türleri itibarıyla ayrı ayrı ya da birlikte sıfıra kadar indirme veya beş katına kadar artırma yetkisine sahip olacak. Düzenlemenin usul ve esaslarını belirleme yetkisi ise Hazine ve Maliye Bakanlığı’na verilecek. Söz konusu hükümler, düzenlemenin Resmî Gazete’de yayımlanmasını takip eden ikinci ayın başında yürürlüğe girecek.Teklif yalnızca işlem vergisiyle sınırlı kalmıyor. Gelir Vergisi Kanunu’na eklenecek “Kripto varlıkların vergilendirilmesi” başlıklı madde ile, Sermaye Piyasası Kanunu’na tabi platformlarda gerçekleştirilen işlemlerden elde edilen kazanç ve iratlar üzerinden yüzde 10 oranında vergi tevkifatı yapılması öngörülüyor. Bu tevkifat, platformlar tarafından üçer aylık dönemler itibarıyla uygulanacak.Yatırımcının gerçek ya da tüzel kişi olması, tam veya dar mükellef statüsünde bulunması ya da vergiden muaf olması tevkifat uygulamasını değiştirmeyecek. Aynı kripto varlıktan farklı tarihlerde alım yapılması ve bir kısmının elden çıkarılması durumunda “ilk giren ilk çıkar” yöntemi esas alınarak maliyet bedeli belirlenecek. Alım-satım sırasında ödenen komisyonlar ile işlem vergisi de tevkifat matrahının hesaplanmasında dikkate alınacak.Aynı tür kripto varlık için tevkifat dönemi içinde birden fazla işlem yapılması halinde, bu işlemler tek bir işlem olarak değerlendirilecek. Zararlar ise takvim yılı aşılmamak kaydıyla izleyen dönemlerin tevkifat matrahından mahsup edilebilecek. Platformlar arası transferlerde alış bedeli ve alış tarihi bilgisi yeni platforma bildirilecek; varlığın ilk kez platforma transfer edilmesi durumunda ise, tevsik edilmesi şartıyla yatırımcının beyanı esas alınacak.Tevkifata tabi tutulan kazançlar için gerçek kişiler ayrıca yıllık ya da münferit beyanname vermeyecek. Bu gelirler, diğer gelirler nedeniyle verilecek yıllık beyannameye de dahil edilmeyecek. Ancak ticari faaliyet kapsamında elde edilen kazançlar ticari kazanç hükümlerine göre değerlendirilecek ve tevkif yoluyla ödenmiş vergiler, yıllık beyannamede hesaplanan vergiden mahsup edilebilecek.Yurt dışı platformlara beyan zorunluluğuSermaye Piyasası Kanunu’na tabi platformlar dışında yapılan işlemlerden elde edilen gelirler ise yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyan edilecek. Kripto varlık işlemlerinden doğan zararlar yalnızca bu varlıklardan elde edilen kazançlardan mahsup edilebilecek.Teklifte ayrıca, kripto varlıkların elden çıkarılmasından doğan kazançların değer artışı kazancı kapsamına alınması; ticari işletmeye dahil kripto varlıkların satışından doğan kazançların ise ticari kazanç sayılması yönünde hükümler de yer alıyor. Öte yandan Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılacak bir başka değişiklikle, her türlü şans ve bahis oyunlarına ilişkin ilan ve reklam giderleri ticari kazancın tespitinde gider olarak kabul edilmeyecek.Yeni düzenleme, kripto ekosisteminde hem işlem maliyetlerini hem de vergi uyum süreçlerini doğrudan etkileyecek bir çerçeve ortaya koyuyor. Teklifin Meclis komisyonlarındaki görüşmelerinin ardından nihai halini alması ve yasalaşma sürecinin tamamlanması bekleniyor.

·
2 Mar 2026
Türkiye’de Kripto İşlemlerine Vergi Düzenlemesi: Yeni Çerçeve Gündemde

JPMorgan'dan Kripto Yasası Analizi: 8 Başlıkta Piyasaları Dönüştürecek

ABD'de kripto para piyasalarını köklü biçimde dönüştürmesi beklenen CLARITY Act, sektörün gündemine bir kez daha oturdu. JPMorgan'ın son raporu, Ripple ve Coinbase'in CEO'larının açıklamaları ve önde gelen analistlerin tahminleriyle birlikte değerlendirildiğinde, yıl ortasına kadar yasalaşması beklenen bu düzenlemenin kripto piyasaları için gerçek bir dönüm noktası olabileceği görülüyor.Peki CLARITY Act tam olarak ne getiriyor?CLARITY Act, dijital varlıklar için kapsamlı ve tutarlı bir hukuki çerçeve oluşturmayı hedefliyor. Yasanın en temel amacı, SEC (Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu) ile CFTC (Emtia Vadeli İşlemler Ticaret Komisyonu) arasındaki yetki sınırlarını net biçimde çizmek. Bugüne kadar kripto şirketleri, hangi kurumun hangi varlığı denetleyeceğini bilemeden belirsizlik içinde faaliyet göstermek zorunda kaldı. Bu yasa, söz konusu gri alanı ortadan kaldırmayı vadediyor.JPMorgan analistleri, yasa geçerse piyasa yapısının köklü biçimde yeniden şekilleneceğini vurguluyor. Uzun yıllar boyunca eleştiri konusu olan "uygulama yoluyla düzenleme" döneminin sona ermesi, tokenizasyonun teşvik edilmesi ve kurumsal yatırımcıların sektöre daha aktif katılımının önünün açılması bu dönüşümün başlıca ayakları olacak.Sektör liderleri yasanın geçeceğinden eminRipple CEO'su Brad Garlinghouse, Kongre'nin yasayı Nisan ayına kadar onaylama olasılığını yüzde seksen ile doksan arasında gösteriyor. Coinbase CEO'su Brian Armstrong da benzer bir iyimserlik içinde. ABD'li Senatör Bernie Moreno ise yasanın en geç Nisan'a kadar geçmesini umduğunu dile getirdi. Milyarder yatırımcı Kevin O'Leary de yasanın onaylanacağına inandığını açıklayarak net düzenlemelerin Bitcoin'i zamanla 200.000 dolara taşıyabileceğini öngörüyor.JPMorgan'ın sekiz olumlu katalizörüJPMorgan analistleri, yasa geçtiği takdirde devreye girecek sekiz kritik olumlu gelişmeye dikkat çekiyor.Birincisi, token sınıflandırması meselesi netleşecek. Tokenlar dijital emtia ya da dijital menkul kıymet olarak ayrıştırılacak; XRP, Solana, Litecoin, Hedera, Dogecoin ve Chainlink gibi ETF bağlantılı varlıklar ise daha hafif bir denetim rejimine tabi olacak.İkincisi, yeni projelere kolaylık sağlanacak. Yılda 75 milyon dolara kadar fon toplayan girişimler, tam SEC kaydı olmaksızın belirli bir muafiyet süresinden yararlanabilecek. Bu düzenleme, yenilikleri kıyıya kaçmak yerine ABD topraklarında tutabilir.Üçüncüsü, tokenların menkul kıymet statüsünden emtia statüsüne geçiş yolu açılacak. "Yeterince merkeziyetsizleşmiş" sayılan projeler, daha geniş bir ikincil piyasada işlem görebilecek.Dördüncüsü, BNY Mellon ve State Street gibi kurumların kripto varlıklarını doğrudan saklayabilmesinin önü açılacak.Beşincisi, gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonu hız kazanacak.Altıncısı, madenciler ve yazılım geliştiriciler aracı raporlama yükümlülüklerinden muaf tutulacak.Yedincisi, günlük kripto ödemeleri için vergi istisnaları tanınacak ve staking gelirleri netleştirilecek.Sekizincisi, stablecoin'lere yönelik düzenlemeler kurumsal ilgiyi tokenize mevduatlara yönlendirebilir.Bitcoin 150.000-200.000 dolar hedefinde mi?Standard Chartered, yükselen ETF talebiyle birlikte Bitcoin'in 2026'da 150.000 dolara ulaşabileceğini öngörüyor. Uzun vadeli tahminlerde ise JPMorgan altınla volatilite bazlı karşılaştırmasına dayanarak Bitcoin için 266.000 dolarlık hedef fiyat belirlemiş durumda. Bitcoin şu an yaklaşık 65.000-66.500 dolar bandında işlem görüyor.

·
2 Mar 2026
JPMorgan'dan Kripto Yasası Analizi: 8 Başlıkta Piyasaları Dönüştürecek

Hong Kong Stablecoin İçin Düğmeye Bastı

Hong Kong, kripto varlık piyasasında küresel rekabette öne geçme hedefi doğrultusunda 2026–27 bütçesinde dikkat çeken adımlar açıkladı. Mali Sekreter Paul Chan, Çarşamba günü yaptığı bütçe konuşmasında, mart ayında itibari paraya endeksli stablecoin ihraççılarına yönelik ilk lisansların verileceğini duyurdu. Aynı zamanda dijital varlık alım-satım hizmeti sunan şirketler ile saklama kuruluşlarını kapsayan yeni bir yasa tasarısının da bu yıl içinde Meclis’e sunulacağını açıkladı. Hong Kong yönetimi halihazırda stablecoin ihraççıları için bir lisans rejimini devreye almış durumda. Chan, düzenleyicilerin lisanslı kuruluşların farklı kullanım senaryolarını “uyumlu ve risk kontrollü” bir çerçevede geliştirmesini desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mart ayında verilmesi beklenen ilk lisansların sınırlı sayıda olması öngörülüyor.HKMA'dan açıklamalar gelmiştiHong Kong Para Otoritesi’nin (HKMA) İcra Kurulu Başkanı Eddie Yue de ay başında yaptığı açıklamada, başvuruların kullanım alanı, risk yönetimi, kara para aklamayla mücadele (AML) kontrolleri ve varlık teminatı gibi başlıklarda detaylı şekilde incelendiğini belirtmişti. Bu yaklaşım, hızlı genişleme yerine sağlam altyapı ve güven inşasına odaklanan bir stratejiye işaret ediyor.Bütçede öne çıkan bir diğer başlık ise dijital varlık piyasasında likiditenin artırılması oldu. Securities and Futures Commission (SFC), kripto varlık piyasasında derinliği artırmak ve fiyat keşfini güçlendirmek için yeni adımlar atacak. SFC’nin profesyonel yatırımcılara yönelik kripto marjin finansmanı ve türev ürünlere izin verme planı da bu stratejinin parçası. Kurum, piyasa kalitesini artırmayı, yatırımcı güvenini güçlendirmeyi ve ürün inovasyonunu kontrollü şekilde genişletmeyi öncelik olarak belirlemiş durumda.Hong Kong’un dijital varlık vizyonunun merkezinde tokenizasyon yer alıyor. Chan, geleneksel finans araçlarının blockchain üzerinde kaydedilmesine yönelik hukuki netliğin artırılacağını söyledi. Özellikle tahvil sahipleri kayıtlarının blockchain üzerinde tutulabilmesine ilişkin rehberlik yayımlanacak. Ayrıca tokenleştirilmiş tahvil ihracında elektronik imza kullanımının da değerlendirildiği belirtildi.HKMA bünyesindeki CMU OmniClear Holdings tarafından bu yıl yeni bir dijital varlık platformu kurulacak. Söz konusu platform, tokenleştirilmiş tahvillerin ihracı ve takası için altyapı sağlayacak ve zamanla diğer dijital varlıklara da genişletilecek. Platformun bölgedeki diğer tokenizasyon sistemleriyle entegre edilmesi planlanıyor; bu da Hong Kong’un bölgesel bir dijital finans merkezi olma hedefini destekliyor.Hong Kong hükümeti 2025’in son çeyreğinde üçüncü parti tokenleştirilmiş devlet tahvil ihracını gerçekleştirdi ve toplam 10 milyar Hong Kong doları (yaklaşık 1,28 milyar dolar) tutarında satış yaptı. Yönetim, bu tür ihraçların düzenli hale getirileceğini açıkladı. Bu adım, pilot uygulamalardan kalıcı piyasa altyapısına geçiş anlamına geliyor.Öte yandan vergi tarafında da küresel standartlarla uyum sağlanacak. Hong Kong, önümüzdeki iki yıl içinde Gelir Vergisi Mevzuatı’nda değişiklik yaparak OECD’nin Kripto Varlık Raporlama Çerçevesi’ni (CARF) ve güncellenmiş Ortak Raporlama Standardı’nı uygulamaya alacak. Böylece şehir, kripto varlıklarda artan uluslararası vergi şeffaflığı kurallarına uyum sağlayacak.

·
25 Şub 2026
Hong Kong Stablecoin İçin Düğmeye Bastı

Kriptoya Banka Kapısı Aralanıyor: FED’den Müdahale

ABD Merkez Bankası olarak bilinen Federal Reserve (Fed), kripto para sektörü ile geleneksel finans arasındaki gerilimi azaltabilecek kritik bir adım attı. Kurum, banka denetim çerçevesinden “itibar riski” kavramını kalıcı olarak çıkarmaya yönelik resmi bir teklif için kamuoyu görüş sürecini başlattı.Fed’in önerisi, bankaların yasal faaliyet gösteren müşterilere yalnızca “itibar” gerekçesiyle mesafeli yaklaşmasının önüne geçmeyi hedefliyor. Bu değişiklik özellikle son yıllarda bankacılık hizmetlerine erişimde zorluk yaşadığını savunan kripto şirketleri açısından önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.60 günlük görüş süreci başladı23 Şubat 2026 tarihinde duyurulan teklif kapsamında, düzenlemenin kesinleşmesi öncesinde 60 günlük bir kamuoyu yorum süreci işletilecek. Görüşler Federal Register’da yayımlanmasının ardından toplanacak ve nihai karar bu değerlendirmeler ışığında verilecek.Fed aslında bu yöndeki politika değişiminin sinyalini 2025 Haziran ayında vermişti. O dönemde yapılan açıklamada, “itibar riski”nin denetim programlarında artık dikkate alınmayacağı belirtilmişti. Şimdi atılan adım ise bu yaklaşımın geçici bir yönlendirme olmaktan çıkarılıp bağlayıcı bir düzenleme haline getirilmesini amaçlıyor.Yeni çerçeveye göre banka denetimleri; sermaye yeterliliği, likidite, finansal sağlamlık, risk yönetimi ve mevcut yasalara uyum gibi ölçülebilir finansal kriterlere dayanacak. Kamuoyu algısı, siyasi hassasiyetler veya toplumsal tartışmalar denetim sürecinin parçası olmayacak.Bowman: Ayrımcılığın denetimde yeri yokFed Denetimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Michelle W. Bowman, konuya ilişkin açıklamasında dikkat çekici ifadeler kullandı. Bowman, bazı denetçilerin “itibar riski” endişelerini gerekçe göstererek bankalara, müşterilerinin siyasi görüşleri, dini inançları ya da yasal ancak tartışmalı sektörlerde faaliyet göstermeleri nedeniyle baskı uyguladığına dair rahatsız edici örnekler duyduklarını söyledi.Bowman’a göre, yasal faaliyet gösteren kişi ve kurumlara karşı bu tür bir ayrımcılığın Fed’in denetim çerçevesinde yeri yok. Denetimin temel amacı finansal istikrarı sağlamak; belirli sektörleri dolaylı yoldan sistem dışına itmek değil.“Operation Choke Point 2.0” tartışmasıKripto sektörü temsilcileri ve bazı Cumhuriyetçi siyasetçiler, son yıllardaki uygulamaları “Operation Choke Point 2.0” olarak adlandırıyordu. Bu ifade, bankaların dijital varlık şirketleriyle çalışmaktan caydırıldığı iddialarına gönderme yapıyor.Senatör Cynthia Lummis, Fed’in teklifini memnuniyetle karşıladı. Lummis, Fed’in dijital varlık şirketleri için hem hakim hem jüri rolü üstlenmemesi gerektiğini belirterek, “itibar riski”nin kalıcı olarak kaldırılmasının ABD’yi dijital varlık alanında küresel merkez yapma hedefi açısından önemli olduğunu ifade etti.ABD Başkanı Donald Trump da daha önce “Operation Choke Point 2.0” olarak anılan uygulamaları sona erdirme sözü vermişti. Tartışmaların siyasi boyutu, bankacılık sistemine erişim meselesini yalnızca finansal değil, aynı zamanda politik bir gündem maddesi haline getirdi.Bankalar ve kripto şirketleri için ne anlama geliyor?Teklif yasalaşırsa, bankalar kripto şirketleriyle çalışırken düzenleyici baskı görme endişesini daha az hissedebilir. Bu da kripto firmalarının hesap açma, ödeme sistemlerine erişim, bordro ve vergi işlemleri gibi temel bankacılık hizmetlerine daha rahat ulaşmasını sağlayabilir.Daha net kurallar, büyük finans kuruluşlarının dijital varlık saklama, takas ve ETF hizmetleri gibi alanlarda daha aktif rol almasının da önünü açabilir. Böylece geleneksel finans ile kripto ekosistemi arasındaki entegrasyon hız kazanabilir.Sonuç olarak Fed’in “itibar riski”ni denetim çerçevesinden çıkarmaya yönelik bu adımı, yalnızca teknik bir düzenleme değişikliği değil; kripto sektörünün finansal sistem içindeki konumunu yeniden tanımlayabilecek stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. 60 günlük görüş sürecinin ardından verilecek nihai karar, hem bankacılık sektörü hem de dijital varlık piyasası için belirleyici olacak.

·
24 Şub 2026
Kriptoya Banka Kapısı Aralanıyor: FED’den Müdahale

Kripto Borsasına ABD’den Banka İzni: Resmi Süreç Başladı

Kripto para borsası Crypto.com, ABD’de federal düzeyde denetlenen bir ulusal trust bankası kurmak için önemli bir eşiği geride bıraktı. Şirket, ABD Para Birimi Denetleme Ofisi Office of the Comptroller of the Currency (OCC) tarafından ulusal trust bankası lisansı için koşullu onay aldığını duyurdu.Söz konusu onay, “Foris Dax National Trust Bank” adıyla faaliyet gösterecek ve kamuoyunda “Crypto.com National Trust Bank” olarak bilinecek yapının kurulmasının önünü açıyor. Ancak bu aşama nihai lisans anlamına gelmiyor. Şirketin tam onay alabilmesi için OCC’nin belirlediği operasyonel ve düzenleyici gereklilikleri eksiksiz yerine getirmesi gerekiyor.Yeni banka, federal gözetim altında sınırlı amaçlı bir ulusal trust bankası olarak faaliyet gösterecek. Mevduat kabul etmeyecek ve kredi vermeyecek. Bunun yerine dijital varlık saklama, staking ve işlem takas (trade settlement) hizmetleri sunacak. Bu hizmetler, şirketin kendi blockchaini olan Cronos dahil olmak üzere birden fazla blockchain ve protokolü kapsayacak. Bu sırada, Cronos zincirinin CRO tokenı gelişmelerden pek etkilenmiş gibi durmuyor: Kurumsal müşterilere federal çatıBu adım, Crypto.com’un özellikle kurumsal yatırımcılara yönelik stratejisinde kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor. Şirket halihazırda New Hampshire Bankacılık Departmanı tarafından düzenlenen Crypto.com Custody Trust Company üzerinden “nitelikli saklama hizmeti” sunuyor. Ancak bu yapı eyalet düzeyinde denetleniyor.OCC lisansı ise faaliyetleri tek bir federal çatı altında toplama imkânı sağlayacak. Bu durum, özellikle ETF ihraççıları, varlık yönetim şirketleri ve büyük finansal kurumlar açısından önemli. Kurumsal oyuncular, genellikle ulusal düzeyde denetime tabi saklama kuruluşlarını tercih ediyor. Federal gözetim, uyum ve güvenlik standartları açısından “altın standart” olarak kabul ediliyor.Crypto.com CEO’su Kris Marszalek, yaptığı açıklamada koşullu onayın şirketin uyum konusundaki kararlılığını yansıttığını belirtti. Marszalek, bu gelişmenin kurumsal müşterilere federal denetim altında “tek noktadan” saklama hizmeti sunma hedeflerine önemli ölçüde yaklaştırdığını ifade etti.Başvurudan onaya uzanan süreçCrypto.com, ulusal trust bankası lisansı için başvurusunu Ekim 2025’te yapmıştı. Şubat 2026’da gelen koşullu onay, şirketin ABD pazarındaki varlığını güçlendirme planlarının merkezinde yer alıyor. Şirket, bu onayın mevcut New Hampshire merkezli saklama faaliyetlerini etkilemeyeceğini, ilgili yapının çalışmalarına aynı şekilde devam edeceğini de vurguladı.Crypto.com, son dönemde benzer adımlar atan kripto şirketlerinin arasına katıldı. Aralık 2025’te Ripple, Circle, Paxos ve Fidelity Investments gibi firmalar da ulusal trust bankası lisansları için koşullu onay almıştı. BitGo ise bir adım daha ileri giderek eyalet düzeyindeki trust şirketini ulusal trust bankasına dönüştürmek için tam onay almayı başarmıştı.Buna ek olarak, eski ABD Başkanı Donald Trump tarafından desteklenen kripto girişimi World Liberty Financial de OCC’ye benzer bir başvuruda bulundu. Ancak bu girişim, siyasi bağlantıları nedeniyle Kongre’de bazı Demokrat üyelerin ulusal güvenlik kaygılarını gündeme getirmesine yol açtı.Düzenleyici iklimde değişimKripto şirketlerinin federal bankacılık lisanslarına yönelmesinde iki önemli gelişme etkili oldu. Bunlardan ilki, OCC’nin Mayıs ayında bankaların kripto varlıkları saklayabileceğini net biçimde teyit eden kararı. İkincisi ise Temmuz ayında imzalanan ve dijital varlık piyasasına yönelik çerçeveyi netleştirmeyi amaçlayan GENIUS Act oldu.Bununla birlikte, geleneksel bankacılık çevrelerinden temkinli mesajlar geliyor. Amerikan Bankacılar Birliği (ABA) ve Bağımsız Topluluk Bankacıları Birliği (ICBA), OCC’nin kripto şirketlerine yönelik onay süreçlerinde daha dikkatli olması gerektiğini savunuyor. Bu kurumlara göre, bankacılık sisteminin güvenlik standartlarının korunması öncelik olmaya devam etmeli.

·
24 Şub 2026
Kripto Borsasına ABD’den Banka İzni: Resmi Süreç Başladı

SEC’den Çifte Mesaj: Fiyat Paniği Yok, Tokenizasyon İçin Netlik Geliyor

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) Başkanı Paul Atkins ile Komisyon Üyesi Hester Peirce, kripto para piyasalarındaki son düşüşe rağmen düzenleyici gündemin fiyat hareketlerine göre şekillenmeyeceğini net bir dille ortaya koydu. ETHDenver konferansında konuşan iki isim, özellikle tokenleştirilmiş menkul kıymetlerin mevcut federal yasalar içindeki konumunun netleştirilmesi gerektiğini vurguladı.Son 30 günde Bitcoin’in yüzde 28’den fazla, Ethereum’un ise yüzde 40’a yakın değer kaybetmesi piyasada baskı yaratmıştı. Bitcoin 66 bin dolar seviyelerine gerilerken, Ethereum 2.000 doların altını test etti. XRP tarafında da yaklaşık yüzde 5’lik düşüş görüldü. Buna rağmen Atkins, düzenleyicilerin günlük fiyat dalgalanmalarına tepki vermesinin doğru olmadığını söyledi. “Atılması gereken en doğru adım, düzenlediğimiz varlık sınıflarına ilişkin kuralların yatırımcılara ihtiyaç duydukları bilgiyi sağlamasıdır,” diyen Atkins, yatırımcıların alım, satım ya da elde tutma kararlarını sağlıklı veriyle verebilmesi gerektiğini belirtti. Ona göre düzenleyicinin görevi fiyatların yönüyle ilgilenmek değil; şeffaf ve öngörülebilir bir çerçeve sunmak.Tokenleştirilmiş menkul kıymetler için netlik mesajıAtkins ve Peirce, tokenleştirilmiş menkul kıymetlerin mevcut menkul kıymetler yasalarına nasıl entegre edileceği konusunda daha açık kurallara ihtiyaç olduğunu savundu. Bu netliğin hem geliştiricilere hem de yatırımcılara daha fazla hukuki güven sağlayacağını ifade ettiler.SEC’in Kongre’de görüşülen piyasa yapısı tasarısına doğrudan değinmemesi dikkat çekti. Ancak Peirce, kurumun teknik destek sunduğunu açıkladı. Temsilciler Meclisi’nden Temmuz ayında geçen ve Senato’da “CLARITY Act” adıyla ilerleyen tasarı, dijital varlıklar üzerindeki yetkinin önemli bir kısmını Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu’na (CFTC) kaydırabilir.Bu noktada CFTC’nin kurumsal yapısı da tartışma konusu. Aralık ayında başkan ve komiser olarak onaylanan Michael Selig, beş üyeli olması gereken komisyonda şu an tek isim konumunda. Senato’daki bazı yasa yapıcılar, piyasa yapısı yasasının yürürlüğe girmesi için en az dört komiserin onaylanmasını şart koşan maddeler üzerinde duruyor.“Fiyat düşüyor diye panik yapılmaz”18 Şubat’ta ETHDenver’da konuşan Atkins, düzenleyicilerin piyasa düşüşlerine karşı acil müdahale çağrılarına kapılmaması gerektiğini söyledi. “Sadece fiyatın sürekli yükselmesine odaklananlar hayal kırıklığı yaşayabilir,” ifadesini kullanan Atkins, günlük oynaklığın kurumun temel misyonunun dışında kaldığını belirtti.SEC Başkanı, kurumun son dönemde daha yapısal bir yaklaşım benimsediğini de aktardı. “Project Crypto” adı verilen ve CFTC ile birlikte yürütülen çalışma kapsamında; kripto varlıkların sınıflandırılmasına yönelik çerçeveler, otomatik piyasa yapıcılar üzerinde işlem gören tokenleştirilmiş menkul kıymetler için kurallar ve menkul kıymet niteliği taşımayan varlıkların saklanmasına ilişkin rehberler üzerinde çalışılıyor.Atkins, SEC’in geçmiş dönemde yoğun eleştiri alan “yaptırım yoluyla düzenleme” yaklaşımından uzaklaştığını; çok sayıda kripto davasının düşürüldüğünü ve madencilik, staking ile meme coin’lere ilişkin personel rehberlerinin yayımlandığını hatırlattı.İnnovasyon istisnası gündemdeKonuşmada öne çıkan başlıklardan biri de “inovasyon istisnası” oldu. Atkins, merkeziyetsiz platformlarda tokenleştirilmiş menkul kıymetlerin sınırlı hacimle işlem görmesine imkân tanıyacak geçici bir muafiyet planladıklarını duyurdu. Bu istisna, kalıcı kurallar oluşturulurken piyasa katılımcılarına kontrollü bir deneme alanı sunmayı amaçlıyor.Hester Peirce ise mevcut düşüş ortamını geliştiriciler için bir fırsat olarak değerlendirdi. Kripto piyasasındaki gerilemeye yönelik bazı çevrelerde “Schadenfreude” olarak tanımlanan memnuniyet havasına değinen Peirce, düzenleyici netliğin tek başına değer üretmeyeceğini söyledi. Asıl belirleyici unsurun, kullanıcıların gerçekten ihtiyaç duyduğu ürünlerin geliştirilmesi olduğunu vurguladı.

·
20 Şub 2026
SEC’den Çifte Mesaj: Fiyat Paniği Yok, Tokenizasyon İçin Netlik Geliyor

Beyaz Saray’da Üçüncü Stablecoin Toplantısı: 1 Mart Kritik Eşik

ABD’de kripto piyasalarına net bir çerçeve kazandırmayı amaçlayan Senato kaynaklı Dijital Varlık Piyasa Netliği Yasası (Digital Asset Market Clarity Act) kapsamında yürütülen temaslarda kritik bir takvim devreye girdi. Beyaz Saray’ın, stablecoin ödül programlarına ilişkin anlaşmazlığın 1 Mart’a kadar çözülmesini istediği ve bu tarihe kadar uzlaşma sağlanmaması halinde sürecin tıkanabileceği mesajını verdiği belirtiliyor. Beyaz Saray’dan net mesaj: Tam yasak yokPerşembe günü gerçekleştirilen ve tarafların üçüncü kez bir araya geldiği kapalı oturumda, Beyaz Saray temsilcileri pozisyonunu netleştirdi. Buna göre, belirli işlem ve faaliyetlere bağlı sınırlı stablecoin ödüllerine izin verilecek; ancak yalnızca stablecoin tutmaya dayalı, mevduat hesabını andıran faiz benzeri getiriler engellenecek.Toplantıya katılan kaynaklara göre bu yaklaşım, bankalar üzerinde uzlaşma baskısını artırdı. Daha önce stablecoin ödüllerinin tamamen yasaklanmasını savunan bankacılık temsilcileri, bu kez sınırlı ödüllere imkan tanıyacak yeni bir düzenleme dili üzerinde çalışmaya başladı.Bankaların endişesi: Mevduat tabanı zayıflar mı?Bankacılık sektörü açısından mesele oldukça kritik. Stablecoin ihraççılarının sunduğu ödül programları, geleneksel bankalardaki faizli mevduat hesaplarına alternatif oluşturabilir. Bu durum, bankaların kredi verme kapasitesini ve temel gelir modelini doğrudan etkileyebilir.Bankalar, müşterilerin fonlarını stablecoin platformlarına kaydırmasının mevduat tabanını aşındırabileceğini düşünüyor. Bu nedenle ilk aşamada tam yasak talep etmişlerdi. Ancak son toplantıda, sınırlı ve işlem bazlı ödüllerle mevduat benzeri getirilerin ayrıştırılabileceği bir formül üzerinde durulduğu ifade ediliyor.Tartışmanın merkezinde 404. maddeTasarıdaki stablecoin bölümü, özellikle 404. madde, düzenlemenin en kritik kırılma noktası haline geldi. İlginç olan ise bu kısmın doğrudan piyasa yapısına ilişkin olmaması. Buna rağmen yasa tasarısının kaderi büyük ölçüde bu başlığa bağlı görünüyor.Ayrıca üzerinde çalışılan değişiklikler, geçen yıl yürürlüğe giren ve stablecoin çerçevesini belirleyen GENIUS Yasası’nı fiilen yeniden şekillendirebilir. Mevcut yasa, kripto platformlarına ödül programları konusunda daha geniş bir alan tanırken; yeni öneri bu alanı daraltıyor fakat tamamen ortadan kaldırmıyor.Beyaz Saray süreci hızlandırmak istiyorToplantıya Beyaz Saray adına Başkan Donald Trump’ın kripto danışmanı Patrick Witt liderlik etti. Witt ve ekibi, tarafları hızlı hareket etmeye çağırdı. Amaç, stablecoin başlığındaki kilidi açarak daha geniş kapsamlı piyasa yapısı düzenlemesinin Senato’da ilerlemesini sağlamak.Beyaz Saray’ın güncellenmiş taslak metni hazırlayıp bankalara iletmesi bekleniyor. Bankaların bu metni inceleyip geri bildirim vermesinin ardından nihai dil netleşecek.Demokratların talepleri süreci zorlaştırabilirStablecoin ödülleri konusunda ilerleme sağlansa da tasarıdaki diğer başlıklar hâlâ tartışmalı. Demokrat senatörler, özellikle merkeziyetsiz finans (DeFi) alanında daha güçlü yatırımcı korumaları talep ediyor. Ayrıca üst düzey kamu görevlilerinin kripto sektöründe doğrudan rol almasının yasaklanması ve düzenleyici kurumlara eksiksiz atama yapılması gibi siyasi boyutu yüksek maddeler de gündemde.Bu konular henüz çözüme kavuşmuş değil. Dolayısıyla stablecoin ödüllerine ilişkin uzlaşma, süreci hızlandırsa da tasarının nihai onay alabilmesi için iki partinin desteği şart görünüyor.

·
20 Şub 2026
Beyaz Saray’da Üçüncü Stablecoin Toplantısı: 1 Mart Kritik Eşik

Arizona’dan Kripto Hamlesi: XRP, BTC'yi İçeren Yasa Tasarısı İlk Engeli Aştı

Arizona’da dijital varlıkların kamu hazinesine entegrasyonu yönünde dikkat çekici bir adım atıldı. Arizona Senatosu Finans Komitesi, “Digital Asset Reserve Fund Bill” olarak bilinen SB1649 tasarısını 4’e karşı 2 oyla kabul ederek bir üst aşamaya taşıdı. Tasarı şimdi Senato Kurallar Komitesi’nin gündemine girecek ve yasama sürecinde ilerlemeye devam edecek.SB1649, eyalet tarafından yönetilecek bir “Dijital Varlık Stratejik Rezerv Fonu” kurulmasını öngörüyor. Bu fon, Arizona makamlarının eline geçen belirli kripto varlıkların yapılandırılmış bir rezerv sistemi altında tutulmasını amaçlıyor. Özellikle el konulan, müsadere edilen ya da gönüllü olarak devlete devredilen dijital varlıkların bu yeni fon çatısı altında toplanması planlanıyor.Tasarı, dijital varlıkların devlet kontrolünde nasıl saklanacağı ve yönetileceği konusunda net bir çerçeve sunuyor. Bu yönüyle Arizona, kripto varlıkların yalnızca özel sektör ya da bireysel yatırımcılar nezdinde değil, kamu maliyesi perspektifinden de ele alınabileceğini gösteren bir model üzerinde çalışıyor. XRP rezerv varlık olarak açıkça tanımlandıSB1649’un en dikkat çekici unsurlarından biri, XRP’nin rezerv için uygun varlıklar arasında açıkça sayılması. Tasarı metni, XRP’nin ve diğer uygun dijital enstrümanların, devletin el koyduğu ya da gönüllü olarak devraldığı durumlarda rezerv kapsamında tutulabileceğini net biçimde ifade ediyor.Bu açık atıf, kripto piyasasında özellikle XRP özelinde sembolik bir anlam taşıyor. Zira bir eyalet düzeyinde hazırlanan yasal metinde belirli bir token’ın ismen anılması, dijital varlıkların kurumsal ve kamusal kabulüne dair önemli bir işaret olarak değerlendiriliyor.Ancak tasarı, yeni bir yatırım programı başlatmaktan ziyade, zaten devlet kontrolüne geçmiş varlıkların nasıl yönetileceğine odaklanıyor. Yani Arizona’nın doğrudan piyasadan kripto satın almasını değil, mevcut ve ileride ele geçebilecek dijital varlıkların kurumsal bir çerçeve içinde tutulmasını hedefliyor.Saklama ve yönetim çerçevesi belirlendiTasarıya göre, rezerv fonunun yönetimi Arizona Eyalet Haznedarı’na verilecek. Haznedar, dijital varlıkların güvenli biçimde saklanmasından ve portföyün idaresinden sorumlu olacak. Bununla birlikte, bu yetki sınırsız değil; belirlenmiş bir saklama planına ve düzenlenmiş gözetim çözümlerine uyma zorunluluğu bulunuyor.Metin, düzenlenmiş saklama hizmetleri ve borsa yatırım ürünleri gibi araçların kullanılabileceğini belirtiyor. Böylece dijital varlıkların güvenliğinin, regülasyona tabi çözümler üzerinden sağlanması amaçlanıyor. Kontrolün tamamen özel platformlara bırakılmaması, kamu gözetiminin korunması açısından öne çıkan bir unsur.Tasarı, Arizona’nın mevcut “Revised Uniform Fiduciary Access to Digital Assets Act” düzenlemesini doğrudan değiştirmiyor. Bunun yerine, kamu kurumlarının elindeki dijital varlıkların nasıl saklanacağına dair tamamlayıcı bir yapı kuruyor.Süreç Senato ve Temsilciler Meclisi’nde devam edecekFinans Komitesi’nden 4–2 oyla geçen SB1649, şimdi Senato genel kurulunda görüşülecek. Buradan da çoğunluk desteği alması halinde Arizona Temsilciler Meclisi’ne gönderilecek. Meclis aşamasında tasarı üzerinde değişiklik önerileri gündeme gelebilir.Tasarı mevcut haliyle yasalaşırsa, Arizona el konulan ya da devralınan kripto varlıklar için özel bir rezerv yapısı oluşturan ilk ABD eyaletlerinden biri olabilir. XRP’nin açıkça rezerv varlık olarak tanımlanması ise bu modeli ulusal ölçekte tartışmaya açabilecek bir gelişme olarak görülüyor.

Arizona’dan Kripto Hamlesi: XRP, BTC'yi İçeren Yasa Tasarısı İlk Engeli Aştı

Yükselenler

Düşenler

Light mode logo
Herhangi bir sorunuz var mı?Eğer herhangi bir sorunuz varsa, bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.
© 2026 JrKripto. Tüm hakları saklıdır.