ABD’de kripto para düzenlemelerine yönelik belirsizlik, Washington kulislerinde tansiyonu yeniden yükseltmiş durumda. Beyaz Saray’da hükümet yetkilileri, Wall Street temsilcileri ve kripto sektörünün önde gelen isimleri 10 Şubat’ta bir araya gelmeye hazırlanırken, uzun süredir çözülemeyen CLARITY Act çıkmazının artık kritik bir dönemece girdiği değerlendiriliyor. Görüşmelerin merkezinde ise, tartışmaların en keskin başlığı hâline gelen faiz getiren stablecoin’ler yer alıyor.
Stablecoin faizi neden bu kadar tartışmalı?
Kripto şirketleri, stablecoin’lerin faiz sunabilmesinin modern ve verimli bir finansal sistemin doğal bir uzantısı olduğunu savunuyor. Bu yaklaşımın hem bireysel kullanıcılar için ek gelir imkânı yarattığı hem de finansal inovasyonu desteklediği görüşü öne çıkıyor. Sektörün en büyük oyuncularından Coinbase, yalnızca 2025’in üçüncü çeyreğinde stablecoin faaliyetlerinden 355 milyon dolar gelir elde etmişti. Şirketler, bu tür getirilerin iş modellerinin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini ve yasaklanmasının ABD’nin küresel rekabette geri düşmesine yol açacağını dile getiriyor.
Geleneksel bankalar cephesinde ise tablo oldukça farklı. Bankalar, faiz ödeyen stablecoin’lerin yaygınlaşması hâlinde mevduat hesaplarından yaklaşık 6,6 trilyon dolarlık bir çıkış yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. Bu senaryo, bankacılık sistemi için ciddi bir risk olarak görülüyor. Banka lobileri, söz konusu ürünlerin mevduatları aşındırarak kredi mekanizmasını zayıflatabileceğini ve finansal istikrarı tehdit edebileceğini savunuyor.
Tartışmaları daha da karmaşık hâle getiren bir diğer başlık ise Federal Reserve tarafından önerilen “dar kapsamlı” (skinny) ana hesap sistemi. Bu sistem, bazı kripto şirketlerine merkez bankası hizmetlerine sınırlı erişim tanımayı öngörüyor. Kripto firmaları, bu erişimin gerçek büyüme ve istikrar için yetersiz olduğunu düşünürken; bankalar, sınırlı dahi olsa böyle bir adımın kapıyı fazla hızlı aralayabileceğini savunuyor. Sonuç olarak teklif, iki tarafı da tatmin edemiyor ve uzlaşmayı zorlaştırıyor.
Geçmiş deneyimler, düzenleme süreçlerindeki gecikmelerin piyasa üzerinde sert etkiler yarattığını gösteriyor. 2 Şubat’taki toplantının ardından toplam kripto para piyasası değeri kısa sürede 2,64 trilyon dolardan 2,54 trilyon dolara gerilemişti. Daha büyük bir şok ise 15 Ocak’ta yaşanmış, Senato Bankacılık Komitesi’nin CLARITY Act oylamasını ani şekilde iptal etmesiyle kripto fiyatları dakikalar içinde yaklaşık yüzde 7,5 düşmüş ve milyarlarca dolarlık değer silinmişti.
Öte yandan, anlaşmaya varılan dönemlerde piyasanın hızla toparlandığı da biliniyor. 18 Temmuz 2025’te imzalanan GENIUS Act, yalnızca bir hafta içinde birçok altcoin’de yaklaşık yüzde 12’lik yükselişi tetiklemişti. Bu örnek, düzenleyici netliğin piyasalar için ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Bugün gelinen noktada piyasa yeniden bekle-gör modunda. Toplantı sonuçlanmadan önce dahi stres işaretleri belirginleşmiş durumda. Stablecoin faizlerinin yasaklanabileceğine yönelik endişeler yatırımcı güvenini zayıflatırken, toplam kripto piyasa değeri bir günde yüzde 1,65 düşerek 2,36 trilyon dolara geriledi. Bitcoin 69.000 dolar seviyelerinde tutunmaya çalışırken, Ethereum 2.040 dolar civarına çekildi.



