Bitcoin
Bu sayfa Bitcoin haberleri ve piyasa analizlerini listeler. JrKripto'da bu kategorideki makaleleri, uzman görüşlerini ve güncellemeleri inceleyin. Kripto para piyasası trendleri ve gelişmeleri hakkında detaylı içeriklerle güncel kalın.
Bu sayfa Bitcoin haberleri ve piyasa analizlerini listeler. JrKripto'da bu kategorideki makaleleri, uzman görüşlerini ve güncellemeleri inceleyin. Kripto para piyasası trendleri ve gelişmeleri hakkında detaylı içeriklerle güncel kalın.
Haberler
Bitcoin Haberleri
Bitcoin ile ilgili tüm makale ve haberlere göz atın. Bitcoin hakkında en son haberler, analizler ve görüşler.
Bitcoin 65 bin doların üzerinde tutunmaya çalışırken, haftanın ilk saatlerinde yaşanan sert düşüş piyasalarda dalgalanmayı artırdı. Pazartesi gününün Asya işlemlerine girilirken görülen satış baskısı, gece saatlerinde fiyatı 64 bin doların alt sınırlarına kadar çekti; ancak sabah itibarıyla yeniden 65 bin doların üzerine doğru bir toparlanma geldi. Gece saatlerinde sert satış, sabah saatlerinde tepki alımıBitcoin pazar gecesi 67.600 dolar seviyesinden hızla gerileyerek kısa sürede 64.300 dolar civarına kadar indi. Yaklaşık iki saat içinde yüzde 4’ün üzerinde değer kaybı yaşanırken, düşüş özellikle kaldıraçlı işlemlerde zincirleme tasfiyeleri tetikledi. Piyasa verilerine göre yalnızca bir saat içinde yaklaşık 360 milyon dolarlık long pozisyon likide edildi. Günlük toplam tasfiyelerin ise 240 milyon doların üzerine çıktığı görüldü.Son fiyatlamada Bitcoin 65.900 dolar bandında işlem görüyor. Gün içi en düşük seviye 64.400 dolar civarında kaydedilirken, yukarıda 66 bin dolar bölgesi kısa vadeli direnç olarak izleniyor. Gece yaşanan sert satışın ardından gelen tepki alımları, piyasanın tamamen kontrolü kaybetmediğine işaret ediyor.Ethereum da benzer bir seyir izledi. ETH fiyatı yüzde 5’in üzerinde gerileyerek 1.850 dolar bandına indi. XRP yaklaşık yüzde 6 düşüşle 1,33 dolar seviyesine çekilirken, Solana’daki kayıp yüzde 8’i aştı. Büyük altcoin’lerdeki zayıflık, risk iştahındaki daralmayı net biçimde ortaya koydu.Toplam kripto para piyasa değeri 24 saat içinde yaklaşık yüzde 4’ün üzerinde gerileyerek 2,2 trilyon dolar civarına indi. Bu seviye, yıl içinde test edilen dip bölgelere yakın seyrediyor. Analistler 2 trilyon dolar eşiğinin psikolojik açıdan kritik olduğunu vurguluyor.Satışın ardında neler var?Satış baskısının arkasında makro gelişmeler öne çıktı. ABD’de ocak ayı bekleyen konut satışlarının yüzde 0,8 gerileyerek veri setinin tutulmaya başlandığı 2001’den bu yana en düşük seviyeye inmesi, ekonomik görünümle ilgili soru işaretlerini artırdı. Zayıf veri, riskli varlıklarda temkinli duruşu güçlendirdi.Buna ek olarak ABD Başkanı Donald Trump’ın tüm ithalatlara uygulanan genel gümrük vergisini yüzde 10’dan yüzde 15’e çıkaracağını açıklaması küresel piyasalarda belirsizliği artırdı. Kararın 24 Şubat itibarıyla yürürlüğe gireceği belirtilirken, ABD Yüksek Mahkemesi’nin önceki tarifeleri iptal etmesinin ardından yeni hukuki zeminin tartışmalı olması yatırımcıları temkinli kıldı.Japon yeni cephesinde yaşanan sert değer kazanımı da küresel fon akışlarını etkiledi. Japonya Merkez Bankası’nın daha sıkı para politikasına yönelebileceği beklentisi, kaldıraçlı pozisyonların azaltılmasına yol açtı. Bu durum, kripto dahil olmak üzere riskli varlıklarda satış baskısını derinleştirdi.Öte yandan ABD’de işlem gören spot Bitcoin ETF’lerinde beş haftadır süren net çıkış serisi dikkat çekiyor. Son beş haftada toplam 3,8 milyar dolarlık çıkış yaşanırken, yıl başından bu yana net çıkışlar 4,5 milyar dolara ulaştı. Kurumsal talepteki bu zayıflama, fiyat üzerindeki baskıyı artıran unsurlardan biri olarak görülüyor.Bununla birlikte bazı göstergeler tamamen karamsar bir tabloya işaret etmiyor. Son bir ayda büyük yatırımcıların yaklaşık 200 bin BTC biriktirdiği belirtiliyor. Ayrıca kısa vadeli risk göstergelerinin geçmiş döngü diplerine benzer seviyelere gerilemesi, teknik açıdan olası bir denge arayışına işaret ediyor.Kısa vadede 60 bin dolar seviyesi güçlü destek olarak öne çıkarken, 65–66 bin dolar bandının üzerinde kalıcılık sağlanması piyasanın toparlanma isteğini güçlendirebilir. 70 bin doların yeniden gündeme gelmesi ise büyük ölçüde makro belirsizliğin azalmasına ve ETF tarafında yeniden girişlerin başlamasına bağlı görünüyor.

ABD’de Fed’in para politikası açısından kritik öneme sahip olan Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) enflasyon verileri beklentilerin üzerinde açıklandı. Aynı dönemde büyüme tarafında belirgin bir yavaşlama görülmesi, piyasalarda karmaşık bir fiyatlama sürecini tetikledi.Aralık ayına ilişkin verilere göre çekirdek PCE enflasyonu aylık bazda %0,4 artış gösterdi. Piyasa beklentisi %0,3 seviyesindeydi. Bir önceki ay aylık artış %0,2 olarak kaydedilmişti. Yıllık çekirdek PCE ise %2,9 beklentisine karşılık %3,0 seviyesine yükseldi. Önceki veri %2,8 olarak açıklanmıştı.Manşet PCE tarafında da benzer bir tablo ortaya çıktı. Yıllık PCE %2,9 ile beklentilerin hafif üzerinde gelirken, aylık artış %0,4 oldu. Böylece son aylarda gözlenen kademeli yavaşlama eğilimi kesintiye uğradı. Özellikle hizmet kalemlerinde fiyat baskısının canlı kalması, enflasyonun Fed’in %2 hedefiyle uyumlu bir patikaya henüz yerleşmediğini gösteriyor.The Kobeissi Letter’ın değerlendirmesine göre çekirdek PCE enflasyonu Kasım 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine çıkmış durumda. Bu gelişme, dezenflasyon sürecinin lineer ilerlemediğini ve fiyat baskılarının zaman zaman yeniden güç kazanabileceğini ortaya koyuyor.Enflasyondaki yukarı yönlü sürprizle aynı gün açıklanan büyüme verisi ise ekonomide ivme kaybına işaret etti. ABD ekonomisi dördüncü çeyrekte %2,8 büyüme beklentisine karşılık yalnızca %1,4 büyüdü. Bir önceki çeyrekte kaydedilen %4,4’lük güçlü performansın ardından gelen bu sert yavaşlama, iç talep ve kamu harcamalarındaki zayıflamanın etkisini yansıtıyor.Ortaya çıkan tablo klasik bir stagflasyon görünümü sunmasa da, politika yapıcılar açısından zor bir dengeye işaret ediyor. Büyüme yavaşlıyor ancak enflasyon yeniden ivmeleniyor. Bu durum, Fed’in faiz indirimi konusunda elini zayıflatabilecek bir kombinasyon anlamına geliyor.Piyasa son dönemde 2026 yılı içinde iki faiz indirimi beklentisini fiyatlıyordu. Özellikle haziran ayına yönelik gevşeme beklentisi öne çıkmıştı. Ancak aylık %0,4’lük PCE artışı ve yıllık %3,0 seviyesi, “bekle-gör” süresinin uzayabileceğine işaret ediyor. Enflasyonda kalıcı ve güçlü bir düşüş görülmeden erken bir faiz indirimi adımı daha zor hale gelebilir.Küresel piyasalarda jeopolitik riskler de fiyatlamaları etkiliyor. ABD ile İran arasındaki gerilimin tırmanması risk iştahını baskılarken, ABD Başkanı Donald Trump sürecin 10 gün içinde netleşebileceğini ifade etti. Bu açıklamalar, zaten kırılgan olan piyasa psikolojisini daha da hassas hale getirdi.Bitcoin fiyatı nasıl etkilendi?Kripto para piyasası da hem makro veriler hem de jeopolitik gelişmelerin etkisiyle volatil bir görünüm sergiliyor. Açıklanan PCE verisinin ardından Bitcoin’de sert ve yön arayışının öne çıktığı hareketler görüldü.Veri sonrası ilk fiyatlamalarda Bitcoin 68.000 dolar seviyesinin üzerinden geri çekildi. Haber anı itibarıyla BTC fiyatı 66.554 dolar seviyesinde işlem görüyor. Gün içinde en düşük 65.734 dolar, en yüksek ise 68.226 dolar seviyesi test edildi. Son 24 saatte yaklaşık %0,67’lik bir değer kaybı söz konusu. Enflasyon verisinin beklentinin üzerinde gelmesi, doların kısa vadede güçlenmesine zemin hazırlarken riskli varlıklar üzerinde baskı yarattı. Bitcoin’deki geri çekilmede bu makro baskının etkisi hissedildi. Öte yandan büyümedeki sert yavaşlama, orta vadede Fed üzerindeki gevşeme baskısını tamamen ortadan kaldırmış değil.

Dünyanın en büyük türev piyasalarından biri olan CME Group, düzenlenmiş kripto para vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerini haftanın yedi günü, günün 24 saati işleme açacağını duyurdu. PR Newswire üzerinden paylaşılan açıklamaya göre yeni uygulama, düzenleyici onayın ardından 29 Mayıs itibarıyla devreye girecek.Şirketin Hisse Senetleri, Döviz ve Alternatif Ürünler Küresel Başkanı Tim McCourt, dijital varlık piyasasında risk yönetimine yönelik talebin tarihi seviyelere ulaştığını söyledi. McCourt, 2025 yılı boyunca CME bünyesindeki kripto vadeli işlem ve opsiyon ürünlerinde toplam 3 trilyon dolarlık nominal hacme ulaşıldığını belirtti. Bu rakam, kurumsal yatırımcıların regüle ve şeffaf ürünlere yöneliminin güçlendiğini ortaya koyuyor.CME yönetimi, her piyasanın 7/24 işleme uygun olmadığını kabul ediyor; ancak kripto varlıkların doğası gereği kesintisiz işlem gördüğüne dikkat çekiyor. Bu nedenle yatırımcıların maruziyetlerini anlık olarak yönetebilmesi ve hafta sonu oluşabilecek fiyat hareketlerine karşı pozisyon alabilmesi için sürekli erişim sağlanacağı ifade edildi.29 Mayıs’ta başlıyorYeni düzenlemeye göre 29 Mayıs Cuma günü saat 16.00 CT’den itibaren CME Group’un kripto vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri CME Globex platformu üzerinde kesintisiz işlem görecek. Sistem, hafta sonu boyunca en az iki saatlik bir bakım arası dışında açık kalacak.Cuma akşamından pazar akşamına kadar gerçekleşen işlemler bir sonraki iş gününün işlem tarihiyle kaydedilecek. Takas, mutabakat ve düzenleyici raporlamalar da yine takip eden iş gününde gerçekleştirilecek. Bu yapı, sürekli işlem imkânı sunarken regülasyon ve operasyonel çerçevenin korunmasını hedefliyor.Hacimlerde rekor artışCME’nin kripto ürünleri 2026 yılında da güçlü bir ivme yakalamış durumda. Yılbaşından bu yana ortalama günlük işlem hacmi 407.200 sözleşmeye ulaştı; bu da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 46 artış anlamına geliyor. Ortalama günlük açık pozisyon miktarı ise 335.400 sözleşmeyle yıllık bazda yüzde 7 yükseldi.Sadece vadeli işlem tarafında ortalama günlük hacim 403.900 sözleşeye çıktı ve bu kalemdeki yıllık artış yüzde 47 olarak kaydedildi. Rakamlar, kurumsal katılımın giderek arttığını ve kripto türev piyasasının daha olgun bir yapıya evrildiğini gösteriyor.Kurumsal ilgi derinleşiyorCME Group; faiz oranları, hisse senedi endeksleri, döviz, emtia ve kripto varlıklar dahil olmak üzere birçok varlık sınıfında küresel referans ürünler sunuyor. Şirket, vadeli işlem ve opsiyon ticaretini CME Globex üzerinden gerçekleştirirken; sabit getirili ürünlerde BrokerTec, döviz tarafında ise EBS platformlarını işletiyor. Aynı zamanda dünyanın önde gelen merkezi takas kuruluşlarından biri olan CME Clearing’i de bünyesinde barındırıyor.Kripto piyasalarının hafta sonları da yüksek volatilite üretmesi, özellikle kurumsal yatırımcılar için önemli bir risk unsuru oluşturuyor. Spot piyasa 7/24 açıkken, regüle türev ürünlerin belirli saatlerle sınırlı kalması risk yönetimini zorlaştırabiliyordu. CME’nin bu adımı, geleneksel finans altyapısı ile kripto piyasasının işlem dinamikleri arasındaki zaman farkını ortadan kaldırmayı amaçlıyor.Düzenleyici onayın tamamlanması halinde 29 Mayıs itibarıyla devreye girecek olan 7/24 işlem modeli, kripto türev piyasasında yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor. Kurumsal yatırımcıların dijital varlıklara erişimini kolaylaştıran bu adım, aynı zamanda regüle piyasalarda likiditenin daha da derinleşmesine katkı sağlayabilir.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), devlet bağlantılı madencilik faaliyetleri üzerinden yaklaşık 455 milyon dolarlık Bitcoin üretimi gerçekleştirdi. Zincir üstü analiz platformu Arkham’ın paylaştığı verilere göre, Abu Dabi kraliyet ailesiyle bağlantılı yapılar aracılığıyla yürütülen bu operasyonlar, ülkeyi devlet destekli Bitcoin üretiminde öne çıkan aktörlerden biri haline getirdi.Arkham’ın perşembe günü yayımladığı verilere göre BAE Royal Group, Citadel Mining bağlantılı cüzdanlarda toplam 453,6 milyon dolar değerinde Bitcoin tutuyor. Bu varlıklar üzerinden hesaplanan gerçekleşmemiş kâr ise enerji maliyetleri hariç yaklaşık 344 milyon dolar seviyesinde. Başka bir ifadeyle, BAE bugüne kadar ürettiği Bitcoin’leri büyük ölçüde elinde tutmayı tercih etti ve fiyat artışından ciddi bir değer artışı elde etti.Veriler, ülkenin son yedi gün içinde günlük ortalama 4,2 BTC üretim gerçekleştirdiğini gösteriyor. Onchain kayıtlara göre ilgili cüzdanlardan son fon çıkışı dört ay önce yapıldı. Bu da BAE’nin kısa vadeli satış stratejisi yerine birikim odaklı bir yaklaşım benimsediğine işaret ediyor.BAE’nin madencilik hamlesi 2022 yılına kadar uzanıyor. Abu Dabi kraliyet ailesiyle bağlantılı Citadel Mining, Al Reem Adası’nda büyük ölçekli operasyonlar kurarak süreci başlattı. 2023 yılında ise ABD merkezli madencilik şirketi Marathon Digital Holdings, Abu Dabi merkezli Zero Two ile 250 megavat kapasiteli immersion soğutmalı madencilik tesisi geliştirmek üzere ortak girişim duyurdu. Bu adım, Orta Doğu’daki en büyük endüstriyel kripto madenciliği yatırımlarından biri olarak kayda geçti. Toplam değer, fiyat düşüşü ile gerilediArkham, Ağustos 2025’te BAE’ye atfettiği toplam madencilik miktarını daha önce 700 milyon dolar seviyesinde açıklamıştı. O dönemde Bitcoin fiyatlarının daha yüksek olması nedeniyle toplam değer yukarı yönlü görünüyordu. Platform, o tarihte BAE’nin yaklaşık 9.300 BTC ürettiğini ve bunun 6.300 BTC’lik kısmını elinde tuttuğunu bildirmişti. Güncel verilere göre ise BAE Royal Group yaklaşık 6.782 BTC tutuyor. Bu miktar, Bitcoin’in toplam arzının yüzde 0,03’üne karşılık geliyor.BAE, Bitcoin madenciliği yapan tek egemen aktör değil. Bhutan Kraliyet Hükümeti de yatırım kolu Druk Holding & Investments aracılığıyla 2019’dan bu yana hidroelektrik kaynaklarını kullanarak Bitcoin madenciliği yürütüyor. Zirve döneminde 13.000 BTC’nin üzerine çıkan Bhutan, 2026 başından itibaren satış tarafına geçti. Arkham verilerine göre ülke son üç haftada yaklaşık 29 milyon dolarlık satış yaptı; son beş ayda ise toplam satış 100 milyon doları aştı. Bhutan’ın elinde şu anda yaklaşık 5.600 BTC bulunuyor.Öte yandan bazı ülkeler Bitcoin varlıklarını madencilik yerine el koymalar yoluyla biriktirdi. ABD hükümeti, 328.000 BTC ile egemen aktörler arasında ilk sırada yer alıyor. Bu varlıkların önemli bölümü FBI tarafından Bitfinex hack’i, Silk Road operasyonu ve James Zhong dosyası kapsamında ele geçirildi. İngiltere ise yaklaşık 61.000 BTC ile ikinci sırada bulunuyor.

Kripto kredi platformu Ledn, Bitcoin teminatlı tahvillere dayalı 188 milyon dolarlık menkul kıymet satışı gerçekleştirerek piyasada dikkat çeken bir finansman adımı attı. Bloomberg’in haberine göre işlem, Bitcoin destekli varlık teminatlı menkul kıymetler (ABS) alanında önemli bir eşik olarak görülüyor. İşlem kapsamında yatırım yapılabilir seviyedeki dilim, gösterge faiz oranının 335 baz puan üzerinde fiyatlandı.Bitcoin teminatlı tahvillerle 188 milyon dolarlık satışLedn’in gerçekleştirdiği bu ihraç, doğrudan Bitcoin teminatlı tüketici kredilerinden oluşan bir havuza dayanıyor. Şirketin verdiği bilgilere göre söz konusu tahviller, 5.400’den fazla bireysel krediyi kapsıyor. Bu kredilerin her biri borçluların Bitcoin varlıklarıyla teminatlandırılmış durumda. Kredilerin ağırlıklı ortalama faiz oranı ise yüzde 11,8 seviyesinde.Varlığa dayalı menkul kıymetler, temelde bir kredi havuzundan doğan nakit akışlarının yatırımcılara aktarılması prensibine dayanıyor. Bu model, geleneksel finans piyasalarında uzun süredir kullanılıyor. Ledn’in işlemi ise bu yapının Bitcoin teminatlı kredilerle uygulanması açısından bir ilk olarak değerlendiriliyor. Gelişme, VanEck'in dijital varlıklar bölümünün başındaki Matthew Sigel'ın da dikkatini çekti. Bloomberg’in aktardığına göre ihraç iki farklı tahvil diliminden oluşuyor. Bunlardan biri yatırım yapılabilir seviyede konumlandırılırken, kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global tahvillerin büyük bölümüne BBB- notu verdi. BBB- seviyesi, yatırım yapılabilir kategorinin en alt basamağına işaret ediyor. Bu durum, ürünün risk profilinin tamamen ortadan kalkmadığını, ancak kurumsal yatırımcılar için belirli bir kabul sınırında kaldığını gösteriyor.Tahvillerin teminatı olarak yaklaşık 4.078,87 adet Bitcoin gösterildi. Bu miktarın piyasa değeri yaklaşık 356,9 milyon dolar olarak hesaplandı. Teminat değerinin ihraç tutarının oldukça üzerinde olması, yatırımcı güvenliğini artırmayı amaçlayan bir unsur olarak öne çıkıyor.İşlemin dikkat çeken bir diğer yönü ise otomatik tasfiye mekanizması. Bitcoin fiyatında sert düşüşler yaşanması halinde, belirlenen eşik seviyelerin altına inilirse teminat olarak gösterilen Bitcoin’ler otomatik şekilde likide ediliyor. Bu yapı, özellikle yüksek volatilite dönemlerinde tahvil yatırımcılarını korumayı hedefliyor.Son aylarda Bitcoin fiyatındaki dalgalanmalar, bu tür yapıların dayanıklılığını daha görünür hale getirdi. Bitcoin, son dört ayda yüzde 50’ye varan düşüşler yaşayarak 60.000 dolar seviyelerine kadar geriledi. Haberin yayımlandığı saatlerde ise 66.329 dolar civarında işlem görüyordu. Fiyattaki bu oynaklık, Bitcoin teminatlı kredi modellerinin risk yönetimini daha kritik hale getiriyor.Ledn, kullanıcılarına Bitcoin’lerini satmadan borçlanma imkânı sunan bir platform olarak biliniyor. Şirket, kuruluşundan bu yana milyarlarca dolarlık kredi hacmine ulaştı. Kasım ayında stablecoin devi Tether’in Ledn’e yatırım yapması da sektörde Bitcoin teminatlı kredi talebinin arttığına işaret eden gelişmeler arasında yer almıştı.Tahvil ihracı süresince Jefferies Financial Group tek yapılandırma aracısı ve talep toplayıcı olarak görev yaptı.

Arizona’da dijital varlıkların kamu hazinesine entegrasyonu yönünde dikkat çekici bir adım atıldı. Arizona Senatosu Finans Komitesi, “Digital Asset Reserve Fund Bill” olarak bilinen SB1649 tasarısını 4’e karşı 2 oyla kabul ederek bir üst aşamaya taşıdı. Tasarı şimdi Senato Kurallar Komitesi’nin gündemine girecek ve yasama sürecinde ilerlemeye devam edecek.SB1649, eyalet tarafından yönetilecek bir “Dijital Varlık Stratejik Rezerv Fonu” kurulmasını öngörüyor. Bu fon, Arizona makamlarının eline geçen belirli kripto varlıkların yapılandırılmış bir rezerv sistemi altında tutulmasını amaçlıyor. Özellikle el konulan, müsadere edilen ya da gönüllü olarak devlete devredilen dijital varlıkların bu yeni fon çatısı altında toplanması planlanıyor.Tasarı, dijital varlıkların devlet kontrolünde nasıl saklanacağı ve yönetileceği konusunda net bir çerçeve sunuyor. Bu yönüyle Arizona, kripto varlıkların yalnızca özel sektör ya da bireysel yatırımcılar nezdinde değil, kamu maliyesi perspektifinden de ele alınabileceğini gösteren bir model üzerinde çalışıyor. XRP rezerv varlık olarak açıkça tanımlandıSB1649’un en dikkat çekici unsurlarından biri, XRP’nin rezerv için uygun varlıklar arasında açıkça sayılması. Tasarı metni, XRP’nin ve diğer uygun dijital enstrümanların, devletin el koyduğu ya da gönüllü olarak devraldığı durumlarda rezerv kapsamında tutulabileceğini net biçimde ifade ediyor.Bu açık atıf, kripto piyasasında özellikle XRP özelinde sembolik bir anlam taşıyor. Zira bir eyalet düzeyinde hazırlanan yasal metinde belirli bir token’ın ismen anılması, dijital varlıkların kurumsal ve kamusal kabulüne dair önemli bir işaret olarak değerlendiriliyor.Ancak tasarı, yeni bir yatırım programı başlatmaktan ziyade, zaten devlet kontrolüne geçmiş varlıkların nasıl yönetileceğine odaklanıyor. Yani Arizona’nın doğrudan piyasadan kripto satın almasını değil, mevcut ve ileride ele geçebilecek dijital varlıkların kurumsal bir çerçeve içinde tutulmasını hedefliyor.Saklama ve yönetim çerçevesi belirlendiTasarıya göre, rezerv fonunun yönetimi Arizona Eyalet Haznedarı’na verilecek. Haznedar, dijital varlıkların güvenli biçimde saklanmasından ve portföyün idaresinden sorumlu olacak. Bununla birlikte, bu yetki sınırsız değil; belirlenmiş bir saklama planına ve düzenlenmiş gözetim çözümlerine uyma zorunluluğu bulunuyor.Metin, düzenlenmiş saklama hizmetleri ve borsa yatırım ürünleri gibi araçların kullanılabileceğini belirtiyor. Böylece dijital varlıkların güvenliğinin, regülasyona tabi çözümler üzerinden sağlanması amaçlanıyor. Kontrolün tamamen özel platformlara bırakılmaması, kamu gözetiminin korunması açısından öne çıkan bir unsur.Tasarı, Arizona’nın mevcut “Revised Uniform Fiduciary Access to Digital Assets Act” düzenlemesini doğrudan değiştirmiyor. Bunun yerine, kamu kurumlarının elindeki dijital varlıkların nasıl saklanacağına dair tamamlayıcı bir yapı kuruyor.Süreç Senato ve Temsilciler Meclisi’nde devam edecekFinans Komitesi’nden 4–2 oyla geçen SB1649, şimdi Senato genel kurulunda görüşülecek. Buradan da çoğunluk desteği alması halinde Arizona Temsilciler Meclisi’ne gönderilecek. Meclis aşamasında tasarı üzerinde değişiklik önerileri gündeme gelebilir.Tasarı mevcut haliyle yasalaşırsa, Arizona el konulan ya da devralınan kripto varlıklar için özel bir rezerv yapısı oluşturan ilk ABD eyaletlerinden biri olabilir. XRP’nin açıkça rezerv varlık olarak tanımlanması ise bu modeli ulusal ölçekte tartışmaya açabilecek bir gelişme olarak görülüyor.

Kripto varlıklarını satmadan konut sahibi olmak artık teorik bir fikir olmaktan çıkıyor. ABD merkezli kripto teminatlı mortgage şirketi Milo, bugüne kadar 100 milyon doların üzerinde konut kredisi kullandırdığını ve şimdiye kadarki en büyük işlemini 12 milyon dolarlık tek bir kripto mortgage sözleşmesiyle gerçekleştirdiğini açıkladı.Şirketin modeli basit ama alışılmışın dışında. Bitcoin ya da Ethereum sahibi yatırımcılar, dijital varlıklarını satmadan teminat göstererek 25 milyon dolara kadar kredi kullanabiliyor. Böylece hem peşinat zorunluluğu ortadan kalkıyor hem de varlık satışı nedeniyle oluşabilecek vergi yükü engelleniyor.Milo’nun kurucusu Josip Rupena’ya göre hedef kitle oldukça net. Yaklaşık 10 yıl önce bir arkadaş tavsiyesiyle Bitcoin almış ve sert dalgalanmalara rağmen varlıklarını elinde tutmuş kişiler bugün net servetlerinin büyük bölümünü kripto varlıklarda taşıyor. Bu kişiler genellikle 30–55 yaş aralığında, düzenli gelire ve emeklilik hesabına sahip; ancak yıllık gelirleri, arzu ettikleri evi satın almak için yeterli seviyede değil.Rupena, tipik bir işlemin yaklaşık 1,5 milyon dolarlık bir konut için yapıldığını belirtiyor. Örneğin yıllık 100 bin dolar gelir elde eden, ancak 3 ila 7 milyon dolar arasında kripto serveti bulunan bir yatırımcı düşünün. Bu yatırımcının portföyü Apple hisselerinden oluşsaydı, geleneksel finans sistemi içinde teminat göstererek kredi bulması daha kolay olabilirdi. Ancak kripto varlıkların yaygın kabul görmemesi ve volatilite endişeleri, bu tür özel finansman çözümlerini gerekli kılıyor.Milo, konut değerinin yüzde 100’ü oranında kripto teminat talep ediyor. Bu teminatlar, Coinbase veya BitGo gibi nitelikli saklama kuruluşlarında tutulabiliyor. Dileyen kullanıcılar için self-custody seçeneği de mevcut; yani yatırımcılar varlıklarının kontrolünü tamamen kendi ellerinde tutabiliyor.Faizler %8,25’ten başlıyor, konut dışında da kullanılabiliyorKrediler yüzde 8,25’ten başlayan faiz oranlarıyla sunuluyor. Üstelik kullanım alanı yalnızca konut alımıyla sınırlı değil. Arsa edinimi, ev tadilatı ya da iş yatırımları için de aynı modelle finansman sağlanabiliyor.Kripto kredi piyasasında en büyük risklerden biri “margin call” mekanizması. Geleneksel kripto teminatlı kredilerde varlık fiyatı yüzde 20–25 düştüğünde ek teminat çağrısı yapılabiliyor. Milo ise daha muhafazakâr bir yapı tasarladığını söylüyor. Ürün, yüzde 65’e varan değer kayıplarını tolere edebilecek şekilde kurgulandı.Rupena’ya göre sert düşüş senaryosunda şirket, krediyi tamamen tasfiye etmek yerine risk seviyesini düşürerek kredi tutarını yeniden yapılandırıyor. Teminat oranı yüzde 100’den yüzde 65–70 bandına çekiliyor ve müşteri ödemelerini sürdürdüğü sürece evini kaybetmiyor. Bu yaklaşım, “Bitcoin düştü diye evinizi kaybetmezsiniz” iddiasına dayanıyor.Şirket, şimdiye kadar özellikle Miami başta olmak üzere Florida genelinde birçok işlem gerçekleştirdi. Bunun yanında Teksas, Kaliforniya, Colorado, Connecticut ve Arizona’da da aktif. Basın bülteninde bahsi geçen 12 milyon dolarlık rekor işlem ise Tennessee’de tamamlandı.Milo’nun ürünü, sektörün önde gelen isimlerinden de destek görüyor. Bitcoin öncülerinden ve Blockstream CEO’su Adam Back, bu modeli “Bitcoin temelli kredi alanında oyunun kurallarını değiştiren bir adım” olarak tanımlıyor. Back’e göre yatırımcılar, uzun vadeli Bitcoin pozisyonlarını bozmadan gayrimenkulde özsermaye biriktirme fırsatı yakalıyor.Kripto piyasasının dalgalı doğası göz önüne alındığında bu model risk barındırmaya devam ediyor.

Bitcoin’i bilançosunun merkezine yerleştiren Strategy, alımlarına hız kesmeden devam ediyor. Şirket, 9-16 Şubat tarihleri arasında ortalama 67.710 dolar fiyatla 2.486 BTC daha satın aldı; bu işlem için yaklaşık 168,4 milyon dolar harcandı. Böylece toplam Bitcoin varlığı 717.131 BTC’ye ulaştı.Son alımla birlikte şirketin elindeki Bitcoin’lerin toplam değeri yaklaşık 48,8 milyar dolar seviyesine çıktı. Strategy’nin kurucu ortağı ve yönetim kurulu başkanı Michael Saylor tarafından paylaşılan verilere göre, şirket bugüne kadar ortalama 76.027 dolar maliyetle toplam 54,5 milyar dolar harcayarak bu pozisyonu oluşturdu. Mevcut fiyatlar dikkate alındığında, bilanço üzerinde yaklaşık 5,7 milyar dolarlık gerçekleşmemiş zarar bulunuyor.Strategy’nin elindeki 717 binin üzerindeki BTC, Bitcoin’in 21 milyon adetlik arz sınırının yüzde 3,4’ünden fazlasına karşılık geliyor. Bu oran, şirketi küresel ölçekte en büyük kurumsal Bitcoin yatırımcılarından biri konumuna taşıyor. Şirketin stratejisi ise net: piyasa dalgalanmalarına rağmen düzenli ve ölçekli alımlar yoluyla pozisyonu büyütmek. Hisse ve imtiyazlı pay satışıyla finansmanSon alımlar, şirketin Class A adi hissesi MSTR ile çeşitli imtiyazlı pay programları üzerinden yapılan satışlarla finanse edildi. İlgili dönemde yaklaşık 660 bin adet MSTR hissesi satılarak 90,5 milyon dolar gelir elde edildi. Ayrıca STRC kodlu imtiyazlı paylardan 785.354 adet satıldı ve buradan da yaklaşık 78,4 milyon dolar kaynak sağlandı.Şirketin devam eden “at-the-market” programları kapsamında milyarlarca dolarlık ek ihraç kapasitesi bulunuyor. STRK, STRC, STRF ve STRD gibi farklı özelliklere sahip imtiyazlı pay programlarının yanı sıra, “42/42” planı çerçevesinde 2027’ye kadar toplam 84 milyar dolarlık sermaye artırımı ve dönüştürülebilir borçlanma hedefleniyor. Bu yapı, Bitcoin alımlarının uzun vadeli ve kademeli biçimde sürdürülmesini amaçlıyor.STRD, yüzde 10 oranında ancak kümülatif olmayan temettü sunan ve en yüksek risk-getiri profiline sahip ürün olarak öne çıkıyor. STRK dönüştürülebilir yapısıyla hisseye dönüşüm imkânı tanırken yüzde 8 temettü sağlıyor. STRF daha muhafazakâr bir seçenek olarak kümülatif temettü sunuyor. STRC ise değişken oranlı ve aylık temettü ödemeli yapısıyla farklı bir yatırımcı kitlesine hitap ediyor.“99>98” mesajı ve yeni alım sinyaliMichael Saylor, son alım öncesinde sosyal medya hesabından “99>98” paylaşımı yaparak yeni alımın bir öncekinden daha büyük olacağına işaret etti. Nitekim şirket, bir hafta önce de ortalama 78.815 dolar fiyatla 1.142 BTC satın almıştı. Böylece Strategy, kısa süre içinde iki ayrı işlemle toplam pozisyonunu önemli ölçüde artırmış oldu.Şirket yönetimi, son bilanço toplantısında yaptığı açıklamayı da yineleyerek Bitcoin fiyatının 8.000 dolara kadar gerilemesi durumunda dahi borçlarını karşılayabilecek varlık yapısına sahip olduklarını savundu. Saylor, önümüzdeki üç ila altı yıl içinde dönüştürülebilir borçların özkaynağa çevrilmesini planladıklarını belirtti.Analist yorumu ve piyasa performansıBernstein analistleri, şirketin kaldıraç kullanmasına rağmen borç yapısını uzun vadeli ve temkinli biçimde yapılandırdığını vurguluyor. Büyük bir borç vadesinin 2028’e kadar bulunmaması ve temettü ödemelerini karşılayacak nakit rezervlerinin varlığı, riskleri sınırlayan unsurlar arasında gösteriliyor. TD Cowen analistleri ise Strategy’nin olası bir piyasa toparlanmasına katılmak için güçlü konumda olduğunu ifade ediyor.Öte yandan 2025 yazındaki zirvelere kıyasla şirket hisselerinde ciddi bir geri çekilme yaşandı. Strategy’nin piyasa değeri/net varlık değeri oranı 0,91 seviyesinde; bu da şirketin piyasa değerinin elindeki Bitcoin’lerin toplam değerinin altında işlem gördüğünü gösteriyor. Buna rağmen hisse, geçtiğimiz hafta yüzde 16,5 yükselerek 133,88 dolardan kapanış yaptı. Aynı dönemde Bitcoin fiyatındaki artış ise yüzde 0,5 ile sınırlı kaldı.

Kripto para analiz platformu CryptoQuant tarafından paylaşılan son veriler, Bitcoin piyasasında dikkat çeken bir tabloyu ortaya koydu. Zincir üstü metriklere göre Bitcoin’de 7 günlük ortalamada 2,3 milyar dolarlık gerçekleşmiş zarar kaydedildi. Bu seviye, 2021’deki sert düşüşler ve 2022’de FTX ile Terraform Labs bağlantılı çöküş süreci gibi büyük kırılma dönemleriyle benzer ölçekte bir kapitülasyona işaret ediyor.Kısa vadeli yatırımcılar zararına satışta, uzun vadeliler beklemedeGerçekleşmiş zarar (Net Realized Profit/Loss - NRPL) metriği, yatırımcıların Bitcoin’i zincir üzerinde hareket ettirdiklerinde ya da sattıklarında kâr mı yoksa zarar mı kilitlediklerini ölçüyor. Rakamın sert şekilde negatife dönmesi, önemli miktarda BTC’nin alış fiyatının altında el değiştirdiğini gösteriyor. 2,3 milyar dolarlık veri, milyarlarca dolarlık Bitcoin’in zararına satıldığını ve kısa vadeli yatırımcı tarafında ciddi bir panik yaşandığını ortaya koyuyor. Verilere göre satış baskısının ana kaynağı kısa vadeli yatırımcılar oldu. Son birkaç ay içinde daha yüksek seviyelerden alım yapan bu grup, fiyatın geri çekilmesiyle birlikte pozisyonlarını zararına kapatıyor. Bu davranış biçimi, sert düzeltme dönemlerinde sıkça görülüyor. Buna karşılık uzun vadeli yatırımcıların büyük ölçüde pozisyonlarını koruduğu ve zarar artışına anlamlı katkı yapmadığı görülüyor.Zincir üstü analiz şirketi Glassnode, önemli maliyet tabanı seviyelerinin geri alınamamasının piyasayı kırılgan hale getirdiğini belirtiyor. Fiyat, yatırımcı gruplarının ortalama maliyetinin altında kaldıkça daha fazla arz zarar bölgesine giriyor; bu da yeni düşüşlerde ek satış baskısı riskini artırıyor. Dolayısıyla yalnızca zarar miktarına bakmak yeterli olmuyor, hangi yatırımcı grubunun hangi maliyet seviyesinde bulunduğu da kritik önem taşıyor.Günlük NRPL verisinin bazı günlerde yaklaşık eksi 2 milyar dolar seviyesine kadar gerilediği belirtiliyor. Bu büyüklük, 2022’deki Luna çöküşü dönemine kıyaslanabilecek ölçekte. Ancak mevcut tablo ile o dönem arasında önemli bir fark var. 2022’de fiyatlar 20 bin doların altına gerilemiş ve sistemik bir çöküş yaşanmıştı. Bugün ise benzer ölçekte zararlar, çok daha yüksek fiyat seviyelerinde ortaya çıkıyor. Bu durum, piyasa yapısının ve yatırımcı kompozisyonunun geçmişe göre farklılaştığını gösteriyor.Kısa vadeli yatırımcıların zararına satışları artarken, uzun vadeli yatırımcıların görece daha sakin kalması piyasada bir “zayıf ellerin elenmesi” sürecine işaret ediyor. Tarihsel olarak bu tür yoğun zarar dönemleri, çoğu zaman yerel dip seviyelere yakın zamanlarda görülüyor. Nitekim son sert satış dalgasının ardından Bitcoin fiyatı 60 bin dolar civarından 70 bin doların üzerine doğru tepki verdi. Ancak bu tür sıçramalar her zaman kalıcı trend dönüşü anlamına gelmiyor; geniş çaplı bir düşüş trendi içinde geçici rahatlama rallileri de yaşanabiliyor.Önümüzdeki süreçte fiyatın kısa vadeli yatırımcıların maliyet tabanını yeniden kazanıp kazanamayacağı belirleyici olacak. Bu seviyelerin üzerine kalıcı bir yerleşim, zararına satış baskısını azaltabilir ve piyasada denge sürecini başlatabilir. Aksi halde negatif NRPL verileri bir süre daha devam edebilir ve volatilite yüksek kalabilir.

Kripto varlık yatırım ürünlerinde çıkış serisi dördüncü haftaya taşındı. CoinShares’in haftalık raporuna göre geçtiğimiz hafta dijital varlık fonlarından toplam 173 milyon dolarlık net çıkış yaşandı. Böylece son dört haftadaki toplam çıkış tutarı 3,74 milyar dolara ulaştı. Ay başında görülen sert satışların ardından hız kesilmiş olsa da, fon akımlarındaki zayıflık henüz sona ermiş değil.Haftanın ilk günlerinde tablo daha iyimserdi. Pazartesi ve salı günleri toplam 575 milyon dolarlık giriş kaydedildi. Ancak devamında 853 milyon dolarlık güçlü bir çıkış yaşandı. Bu dalganın arkasında fiyatlardaki zayıflığın etkili olduğu değerlendiriliyor. Haftanın son işlem gününde ise beklentilerin altında gelen ABD enflasyon verisi sonrası 105 milyon dolarlık sınırlı bir toparlanma görüldü. Buna rağmen genel haftalık tablo negatifte kaldı.İşlem hacimlerinde de dikkat çekici bir düşüş var. Borsa yatırım ürünlerindeki (ETP) toplam hacim 27 milyar dolara geriledi. Bir önceki hafta 63 milyar dolar ile rekor kırılmıştı. Hacimdeki bu sert düşüş, spekülatif iştahın zayıfladığını ve yatırımcıların temkinli bir pozisyona geçtiğini gösteriyor.ABD’de sert çıkış, Avrupa’da seçici alım dalgasıBölgesel dağılım ise belirgin bir ayrışmaya işaret ediyor. ABD merkezli ürünler haftalık bazda 403 milyon dolarlık çıkış gördü. Buna karşılık Avrupa ve Kanada tarafında toplam 230 milyon dolarlık net giriş yaşandı. Almanya 114,8 milyon dolarlık girişle başı çekerken, Kanada 46,3 milyon dolar, İsviçre ise 36,8 milyon dolar ile öne çıktı. ABD’de riskten kaçış sürerken, Avrupa tarafında seçici bir alım iştahı dikkat çekiyor.Varlık bazında bakıldığında en büyük çıkış Bitcoin fonlarında görüldü. Bitcoin yatırım ürünlerinden 133,3 milyon dolar çekildi. İlginç şekilde short-Bitcoin ürünlerinde de son iki haftada toplam 15,4 milyon dolarlık çıkış yaşandı. CoinShares, bu tür eş zamanlı çıkışların tarihsel olarak piyasa diplerine yakın dönemlerde görülebildiğine dikkat çekiyor.Ethereum tarafında da tablo zayıf. Ethereum fonlarından haftalık 85,1 milyon dolarlık çıkış gerçekleşti. Böylece yıl başından bu yana Ethereum ürünlerindeki toplam çıkış 458 milyon dolara ulaştı. Çoklu varlık fonlarında da 14,6 milyon dolarlık sınırlı bir çözülme yaşandı. Buna karşın bazı altcoin’ler pozitif ayrışmayı sürdürüyor. XRP fonları geçtiğimiz hafta 33,4 milyon dolarlık giriş çekti. Solana fonlarında 31 milyon dolarlık net giriş kaydedildi. Chainlink de 1,1 milyon dolarlık girişle artı tarafta yer aldı. Bu tablo, yatırımcıların geniş çaplı risk alımından kaçınırken belirli projelerde pozisyon artırmayı tercih ettiğini gösteriyor.Toplam yönetilen varlık büyüklüğü 132,9 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Bitcoin ürünleri 105,5 milyar dolarlık AUM ile açık ara lider konumda. Ethereum ürünleri ise yaklaşık 15,8 milyar dolarlık büyüklüğe sahip.Özetle, kripto fon akımlarında satış baskısı yavaşlamış olsa da tamamen ortadan kalkmış değil. ABD kaynaklı çıkışlar küresel tabloyu aşağı çekerken, Avrupa ve Kanada’daki girişler dengeleyici bir rol oynuyor. Bitcoin ve Ethereum’da temkinli hava sürerken, XRP ve Solana gibi altcoin’lerdeki görece güçlü akışlar piyasada seçici bir risk iştahının varlığını ortaya koyuyor. Önümüzdeki haftalarda makro veriler ve fiyat hareketleri, bu dengelerin hangi yöne evirileceğini belirleyecek.

Rusya’da kripto para piyasasının büyüklüğüne ilişkin dikkat çekici veriler kamuoyuyla paylaşıldı. Ülkenin günlük kripto para işlem hacminin 50 milyar rubleye, yani yaklaşık 650 milyon dolara ulaştığı; yıllık toplam hacmin ise 10 trilyon rubleyi aştığı açıklandı. Bu da kabaca 130,5 milyar dolarlık dev bir ekonomik aktivite anlamına geliyor.Gözler bahar dönemindeSöz konusu rakamlar, Rusya Maliye Bakan Yardımcısı Ivan Çebeskov tarafından Alfa Talk konferansında dile getirildi. Çebeskov, bu büyüklükteki işlemlerin büyük ölçüde düzenleme dışı alanda gerçekleştiğine dikkat çekerek, mevcut durumun kamu otoritelerinin doğrudan gözetimi dışında kaldığını vurguladı.Yetkililere göre yılda 10 trilyon rubleyi aşan bu hacim, resmi düzenleme çerçevesinin dışında dönüyor. Bu tablo, hükümet ile Rusya Merkez Bankası’nı kripto piyasasını yasal zemine oturtacak kapsamlı bir düzenleme hazırlığına yöneltti. Amaç, bahar döneminde Devlet Duması’ndan yeni kripto yasasının geçirilmesi.Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Vladimir Çistyuhin, hem hükümetin hem de Merkez Bankası’nın kripto piyasasına ilişkin yasa tasarısının bahar oturumunda kabul edilmesini beklediğini söyledi. Hazırlanan çerçeve, lisanslı finansal altyapının kripto varlık alanına girişine kapı aralayacak.Bu kapsamda, halihazırda lisanslı olarak faaliyet gösteren borsalar ve aracı kurumlar kripto hizmetleri sunabilecek. Spot işlemler de dahil olmak üzere kripto alım satımı yasal zemine taşınacak. Özellikle kripto döviz büroları için özel lisans şartı getirilecek; lisanssız aracılara ise yaptırım uygulanması planlanıyor.Rusya’nın en büyük finansal altyapı kurumlarından biri olan Moscow Exchange (MOEX), şimdiden kripto bağlantılı ürünler sunmaya başlamış durumda. Borsa, Bitcoin ve Ethereum için nakit uzlaşılı vadeli işlem sözleşmeleri listeliyor. Önümüzdeki dönemde Solana, XRP ve TRX vadeli işlemlerinin de eklenmesi planlanıyor. Yeni düzenleme yürürlüğe girerse, MOEX ve aracı kurumlar doğrudan spot kripto piyasasında da faaliyet gösterebilecek.Taslak düzenlemeye göre hem nitelikli hem de niteliksiz yatırımcılar kripto işlemlerine katılabilecek; ancak niteliksiz yatırımcılar için belirli sınırlamalar öngörülüyor. Bu yaklaşım, yatırımcı korumasını artırırken piyasayı tamamen kapatmayan dengeli bir model sunmayı hedefliyor.Rusya Merkez Bankası’nın finansal istikrar raporuna göre, 2025 ortası itibarıyla Rus kullanıcıların küresel kripto borsalarında tuttuğu varlıkların toplamı 933 milyar rubleye, yani yaklaşık 11,9 milyar dolara ulaştı. Bu platformların büyük bölümü Rusya içinde düzenlenmiş değil.MOEX Denetim Kurulu Başkanı Sergey Şvetsov ise Rus yatırımcıların küresel kripto platformlarına yılda yaklaşık 15 milyar dolar komisyon ödediğini belirtiyor. Küresel ölçekte kripto borsaları ile geleneksel borsaların kripto işlemlerinden elde ettiği toplam yıllık komisyon gelirinin 50 milyar dolar civarında olduğu, bunun yaklaşık üçte birinin Rusya kaynaklı olabileceği tahmin ediliyor.Uluslararası blockchain analiz şirketi Chainalysis verileri de Rusya’nın Avrupa’daki en büyük kripto pazarı olduğunu ortaya koyuyor. Temmuz 2024 ile Haziran 2025 arasında Rusya’ya 376,3 milyar dolarlık kripto girişi gerçekleşti. Aynı dönemde Birleşik Krallık 273,2 milyar dolarlık hacimle ikinci sırada yer aldı. Almanya ve Ukrayna ise 200 milyar doların üzerinde kripto akışı alan diğer Avrupa ülkeleri oldu.Tüm bu veriler, Rusya’da kripto para piyasasının artık göz ardı edilemeyecek bir büyüklüğe ulaştığını gösteriyor. Hükümetin hedefi, gri alanda dönen bu dev hacmi kayıt altına almak, vergi tabanını genişletmek ve yerel finans kuruluşlarını küresel platformlarla rekabet edebilir hale getirmek. Bahar döneminde çıkması beklenen yasa, Rusya’nın kripto politikasında yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.

Harvard Üniversitesi’nin 50 milyar doları aşan vakıf fonunu yöneten Harvard Management Company (HMC), 2025’in dördüncü çeyreğine ilişkin SEC bildiriminde kripto varlık stratejisinde dikkat çeken bir değişikliğe gittiğini ortaya koydu. Kurum, Bitcoin ETF pozisyonunu önemli ölçüde azaltırken ilk kez Ethereum ETF yatırımı gerçekleştirdi.Bitcoin ETF pozisyonu %21 azaldıSEC’ye sunulan 13F raporuna göre HMC, BlackRock tarafından ihraç edilen iShares Bitcoin Trust (IBIT) fonundaki payını bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 21’den fazla düşürdü. Üçüncü çeyrek sonunda 6,81 milyon adet hisseye sahip olan fon, dördüncü çeyrek sonunda bu miktarı 5,35 milyon adede indirdi. Söz konusu pozisyonun 31 Aralık itibarıyla piyasa değeri 265,8 milyon dolar olarak kaydedildi. Bir önceki çeyrekte IBIT pozisyonunun değeri 442,8 milyon dolar seviyesindeydi. Hem hisse sayısındaki azalış hem de Bitcoin fiyatındaki geri çekilme, toplam değerdeki düşüşte etkili oldu. Buna rağmen Bitcoin, Harvard’ın kamuya açık şekilde beyan ettiği en büyük tekil yatırımı olmayı sürdürdü.Ethereum tarafında ise yeni bir sayfa açıldı. HMC, yine BlackRock’ın çıkardığı iShares Ethereum Trust (IETH) fonundan 3,87 milyon adet hisse satın aldı. Bu yatırım için ödenen tutar 86,8 milyon dolar olarak açıklandı. Böylece Harvard vakıf fonu, ilk kez Ethereum’a dayalı bir borsa yatırım fonunda pozisyon almış oldu.Yapılan işlemler sonucunda Harvard’ın Bitcoin ve Ethereum ETF’leri üzerinden sahip olduğu toplam kripto varlık maruziyeti 352,6 milyon dolara ulaştı. Bu tablo, üniversitenin dijital varlıkları tamamen terk etmediğini, ancak portföy dağılımında ayarlamaya gittiğini gösteriyor.Söz konusu çeyrek, kripto piyasaları açısından oldukça dalgalı geçti. Bitcoin 2025 Ekim ayında yaklaşık 126 bin dolarla zirve yaptıktan sonra yıl sonuna doğru sert bir geri çekilme yaşadı ve 31 Aralık’ta 88.429 dolar seviyesine indi. Ethereum ise aynı dönemde yaklaşık yüzde 28 değer kaybetti. Güncel fiyatlamalarda Bitcoin 68.600 dolar, Ethereum ise 1.900 dolar civarında işlem görüyor.Bitcoin pozisyonundaki küçülmeye rağmen 265,8 milyon dolarlık IBIT yatırımı, Harvard’ın Alphabet, Microsoft ve Amazon gibi teknoloji devlerindeki hisselerini geride bırakmış durumda. Bu da üniversitenin dijital varlıklara yönelik iştahının hâlâ güçlü olduğuna işaret ediyor.Öte yandan Harvard’ın kripto stratejisi akademik çevrelerde tartışma yaratmış durumda. Washington Üniversitesi’nden emekli finans profesörü Andrew F. Siegel, Bitcoin yatırımını “riskli” olarak nitelendirdi ve yıl başından bu yana yaşanan yaklaşık yüzde 22,8’lik değer kaybına dikkat çekti. Siegel, Bitcoin’in risk profilinin kısmen “içsel bir değere sahip olmamasından” kaynaklandığını savundu.UCLA’dan finans profesörü Avanidhar Subrahmanyam ise Ethereum pozisyonunun eklenmesinin, dijital varlıklara yönelik çekincelerini artırdığını ifade etti. Kripto paraları henüz değerleme metodolojisi netleşmemiş, kanıtlanmamış bir varlık sınıfı olarak gördüğünü belirten Subrahmanyam, Harvard’ın önceki Bitcoin yatırımına yönelik şüphelerinin son performansla birlikte güçlendiğini dile getirdi.

Kripto para piyasaları haftaya sert satışlarla başladı. Haftanın ilerleyen günlerinde açıklanacak yoğun makroekonomik veri takvimi öncesinde yatırımcılar riskten kaçınırken, lider kripto varlık Bitcoin başta olmak üzere geniş çaplı düşüşler dikkat çekti.Bitcoin, yazım sırasında 68.400 dolar seviyesinde işlem görerek son 24 saatte yaklaşık yüzde 3 değer kaybetti. Piyasanın genelinde ise tablo daha da zayıf. XRP, Ethereum ve Dogecoin gibi büyük hacimli altcoin’lerde kayıplar Bitcoin’in üzerinde seyretti. Piyasa değeri en yüksek 100 kripto varlığın 85’inde düşüş yaşanırken, gizlilik odaklı projeler Monero ve Zcash sırasıyla yüzde 10 ve yüzde 8 geriledi. Makro veriler öncesi kriptoda sert satışABD’de Tüketici Fiyat Endeksi (CPI) ocak ayında yıllık bazda yüzde 2,7’den yüzde 2,4’e geriledi. Bu veri, enflasyonda kademeli bir yavaşlamaya işaret ederken, Fed’in bu yıl içinde en az iki kez 25 baz puanlık faiz indirimi yapabileceği beklentisini güçlendirdi. Nitekim ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,05 seviyesine kadar gerileyerek Aralık başından bu yana en düşük düzeyine indi.Enflasyon verisinin ardından Bitcoin hafta sonunda 66.800 dolar seviyesinden 70.000 doların üzerine kadar yükseldi. Ancak bu seviyede kalıcılık sağlanamadı ve fiyat yeniden 68.000 dolar bandına geri çekildi. Bu durum, piyasadaki yükseliş denemelerinin henüz güçlü bir talep desteği bulamadığını gösteriyor.Uzmanlar neler diyor?Hindistan merkezli kripto para borsası Giottus’un CEO’su Vikram Subburaj’a göre, piyasada seçici talep öne çıkıyor. Subburaj, risk iştahının sınırlı kaldığını ve makro belirsizliklerin yatırımcıları temkinli olmaya ittiğini belirtti. Türev piyasalarda ise kaldıraç azaltma eğiliminin sürdüğünü, yatırımcıların önce pozisyon küçültüp sonra yön arayışına girdiğini ifade etti. Yükselişlerin kalıcı olamaması ve düşüşlerin yalnızca belirgin destek seviyelerinde sınırlı alımlarla karşılanması, bu temkinli havayı destekliyor.Piyasadaki zayıf görünüm yalnızca kısa vadeli fiyat hareketleriyle sınırlı değil. Analiz şirketleri, Bitcoin’in 2025 ortasından bu yana ivme kaybettiğine ve teknik göstergelerde ayı eğiliminin güç kazandığına dikkat çekiyor. Özellikle momentum tarafındaki zayıflama ve hacim düşüşü, yükseliş denemelerinin kalıcı olmasını zorlaştırıyor.Matrixport tarafından paylaşılan son değerlendirmede ise daha temkinli bir tablo çizildi. Şirket, zincir içi verilerin kısa vadeli yatırımcıların önemli ölçüde zararda olduğunu gösterdiğini, bunun da piyasada ek satış baskısı yaratabileceğini belirtti. Aynı zamanda büyük cüzdan hareketlerinde artış gözlemlendiği, bazı balinaların kâr realizasyonu veya risk azaltma amacıyla satış tarafında konumlandığı ifade edildi.İşlem hacimlerindeki gerileme de dikkat çekiyor. Analistlere göre 68.000 dolar bandında yoğunlaşan fiyat baskısı, henüz güçlü bir dip oluşmadığı yönündeki endişeleri artırıyor. Likiditenin zayıf kaldığı bir ortamda aşağı yönlü kırılmaların daha sert olabileceği, bu nedenle yatırımcıların temkinli pozisyonlanmaya devam ettiği vurgulanıyor.Önümüzdeki günlerde gözler Fed’in ocak ayı toplantı tutanaklarında ve Fed’in enflasyon göstergesi olarak yakından takip ettiği çekirdek Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) fiyat endeksinde olacak. Nexo analisti Dessislava Laneva, özellikle PCE verisinin fiyat baskılarının gerçekten zayıflayıp zayıflamadığı konusunda belirleyici olacağını vurguladı. Aylık momentum ve yıllık eğilim, para politikasının yönüne dair yeni sinyaller verebilir.Yen hareketi Bitcoin için kritik sinyal verebilirGeleneksel piyasalarda da dikkat çekici gelişmeler yaşanıyor. Jupiter Asset Management’tan Mark Nash, uzun süredir Japon yeni karşısında negatif pozisyonda bilinirken, son dönemde görüşünü değiştirerek yenin güçlenebileceğini öngördü. Nash, özellikle İsviçre frangına karşı yüzde 8–9 civarında bir değer artışı bekliyor.Son aylarda Japon yeni ile BTC arasında pozitif korelasyonun rekor seviyelere ulaşması, yen tarafındaki olası bir güçlenmeyi kripto piyasası açısından önemli bir katalizör haline getiriyor. Bu nedenle yalnızca ABD verileri değil, döviz piyasalarındaki hareketler de Bitcoin’in yönü üzerinde belirleyici olabilir.Özetle, enflasyondaki yavaşlama ve faiz indirimi beklentilerine rağmen kripto piyasasında temkinli hava sürüyor.

Küresel piyasalarda yön arayışı sürerken, makroekonomik veriler süreci daha da karmaşık hale getiriyor. ABD’de açıklanan son enflasyon verileri, bu belirsiz tabloya yenilik eklerken; hisse senetlerinden tahvillere, emtiadan kripto paralara kadar geniş bir yelpazede fiyatlamalar yeniden şekillendi.ABD enflasyon verisi açıklandıABD’de ocak ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri beklentilerin bir miktar altında gerçekleşti. Yıllık TÜFE yüzde 2,4 ile yüzde 2,5’lik beklentinin hafif altında kalırken, aylık artış yüzde 0,2 olarak açıklandı. Çekirdek TÜFE tarafında ise yıllık oran yüzde 2,5 ile beklentiye paralel gelirken, aylık artış yüzde 0,3 oldu. Özellikle çekirdek enflasyonun Mart 2021’den bu yana en düşük seviyesine gerilemesi, piyasalarda faiz indirimi ihtimalini yeniden gündeme taşıdı.Buna karşın, ABD’de daha önce açıklanan tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin üzerinde gelmesi, iş gücü piyasasının halen dirençli olduğuna işaret etti. İstihdam artışının ağırlıklı olarak sağlık sektöründe yoğunlaşması ve imalat tarafındaki sınırlı toparlanma, ekonomik büyümenin kalitesine yönelik soru işaretlerini tamamen ortadan kaldırmadı. Bu tablo, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz patikasına ilişkin beklentilerde temkinli bir duruşun korunmasına neden oldu.Para piyasalarındaki fiyatlamalara bakıldığında, Fed’in mart ayında politika faizini sabit tutacağı beklentisi güçlü kalmaya devam ediyor. Haziran ayında olası bir faiz indirimi ihtimali ise önceki haftalara kıyasla bir miktar geriledi. Analistler, enflasyon verilerindeki yavaşlamaya rağmen Fed’in aceleci davranmayabileceğini, özellikle iş gücü piyasasındaki gelişmelerin yakından izleneceğini belirtiyor.Bu gelişmelerin etkisiyle ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,09 seviyesine kadar gerileyerek son haftaların en düşük düzeyini test etti. Dolar endeksi ise 96,9 seviyelerinde yatay bir seyir izledi. Güvenli liman talebinin etkisiyle altının ons fiyatı önceki günkü sert düşüşün ardından toparlanarak 4.965 dolar seviyesine yükselirken, gümüş de kayıplarının bir kısmını telafi etti.Teknoloji hisseleri tarafında ise kırılganlık dikkat çekti. Apple’ın Siri güncellemesinde yaşanabileceği belirtilen gecikme ve Meta’ya ilişkin muhasebe iddiaları, zaten “yüksek değerleme” tartışmalarının gölgesinde bulunan teknoloji sektöründe satış baskısını artırdı. Apple hisseleri günü yüzde 5’e yakın düşüşle tamamlarken, Meta, Nvidia ve Palantir gibi önde gelen şirketlerde de değer kayıpları görüldü. Bu gelişmelerle S&P 500 ve Nasdaq endeksleri belirgin şekilde geriledi.Kripto para piyasaları nasıl etkilendi?Kripto para piyasası da bu küresel dalgalanmadan payını aldı. Lider kripto para birimi Bitcoin (BTC), 67 bin dolar civarında dengelenmişken verilerin açıklanmasına kısa bir süre kala 67.700 dolar seviyesine kadar çıktı. Verilerin açıklanmasının hemen ardından 66 bin dolara geriledi. Enflasyon verilerinin beklentilerin altında kalması, kısa vadede risk iştahını desteklese de yatırımcıların temkinli duruşu volatilitenin sürmesine neden oldu.

Kripto türev piyasalarında dikkatler bugün Deribit’te gerçekleşecek büyük opsiyon vadesine çevrildi. Toplamda yaklaşık 3 milyar dolarlık Bitcoin ve Ethereum opsiyon sözleşmesi TSİ 11.00’de (08:00 UTC) sona ererken, piyasada kısa vadeli volatilite beklentisi yeniden yükseldi.Vade sonrası kritik eşikVerilere göre yaklaşık 2,5 milyar dolarlık Bitcoin ve 400 milyon doların üzerinde Ethereum opsiyonu bugün vadesini dolduruyor. Bu büyüklükteki kapanışlar, özellikle fiyatların belirli kullanım (strike) seviyelerine yakın seyrettiği dönemlerde, spot piyasada kısa süreli dalgalanmalara zemin hazırlayabiliyor. Bitcoin yazım sırasında 66.372 dolar seviyesinde işlem görürken, maksimum acı (max pain) noktası 74.000 dolar civarında bulunuyor. Toplam açık pozisyon büyüklüğü ise 2,53 milyar doları aşıyor. Ethereum tarafında fiyat 1.950 dolar seviyesine yakın; yaklaşık 425 milyon dolarlık açık pozisyon bulunurken max pain seviyesi 2.100 dolar olarak öne çıkıyor.Max pain seviyesi, en fazla sayıda opsiyon sözleşmesinin değersiz şekilde sona erdiği fiyat noktasını ifade ediyor. Teorik olarak bu seviye, opsiyon satıcılarının en avantajlı çıktığı bölge anlamına geliyor. Piyasa her zaman bu noktaya gitmek zorunda değil; ancak yoğun açık pozisyon kümelenmesi, hedge işlemleri ve piyasa yapıcıların gamma pozisyonları nedeniyle fiyatların bu alanlara doğru “çekim” etkisi göstermesi mümkün.Son haftadaki sert satış dalgası ve 70.000 dolar altına yaşanan hızlı sarkma, türev piyasasında ciddi likidasyonlara yol açmıştı. Bu hareket, özellikle put (satım) opsiyonlarına olan talebi keskin biçimde artırdı. Risk reversal (RR) göstergeleri hâlâ belirgin şekilde negatif bölgede seyrediyor. 1 haftalık ve 1 aylık 25-delta risk reversal değerlerinin eksi seviyelerde kalması, yatırımcıların aşağı yönlü korunma talebinin sürdüğünü gösteriyor.Risk reversal metriği, alım ve satım opsiyonları arasındaki prim farkını ölçerek piyasa duyarlılığına ışık tutuyor. Negatif değerler, yatırımcıların düşüşe karşı korunmak için daha yüksek prim ödediğini ve aşağı yönlü riskleri fiyatladığını gösteriyor.Greeks.live analistlerine göre bugün Bitcoin tarafında 1 milyar doları aşan put opsiyonu işlemi gerçekleşti ve bu hacim toplamın yüzde 37’sine denk geliyor. Dikkat çekici nokta ise bu pozisyonların büyük kısmının 60.000-65.000 dolar aralığında, para dışı (out-of-the-money) seviyelerde yoğunlaşması. Bu tablo, özellikle kurumsal oyuncuların orta vadeye dair temkinli kaldığına işaret ediyor.Buna karşın, son günlerde volatilitenin panik seviyelerinden gerilemesiyle birlikte bazı yatırımcıların yeniden call (alım) opsiyonlarına yönelmeye başladığı görülüyor. Bu durum piyasada kırılgan bir denge oluştuğunu gösteriyor. Bir yanda aşağı yönlü korunma talebi sürerken, diğer yanda kısa vadeli toparlanma beklentisi güç kazanmaya çalışıyor.Büyük opsiyon vadeleri genellikle iki farklı senaryoya kapı aralar. İlk senaryoda, sözleşmelerin kapanmasıyla birlikte hedge baskısı azalır ve piyasa geçici bir rahatlama yaşayabilir. İkinci senaryoda ise yoğun açık pozisyon kümelenmesi nedeniyle fiyatlar kritik seviyelere doğru sert hareketler sergileyebilir.Bitcoin ve Ethereum’un mevcut fiyatları, max pain seviyelerine görece yakın seyrediyor. Bu da gün içi fiyat “pinlenmesi”, ani volatilite artışları ve likidite odaklı hareket ihtimalini artırıyor. Ancak vade sonrası yön tayininde makro akışlar, spot talep ve genel risk iştahı belirleyici olmaya devam edecek.Sonuç olarak, bugünkü yaklaşık 3 milyar dolarlık opsiyon vadesi piyasada kısa vadeli bir stres testi anlamına geliyor. Likidasyon şokunun ardından hâlâ savunmacı kalan türev yatırımcıları, yön konusunda net bir uzlaşıya varmış değil. Bu nedenle gün içi fiyat hareketlerinde sert ve hızlı dalgalanmalar görmek şaşırtıcı olmayacak.
