Blokzincir
Bu sayfa Blokzincir haberleri ve piyasa analizlerini listeler. JrKripto'da bu kategorideki makaleleri, uzman görüşlerini ve güncellemeleri inceleyin. Kripto para piyasası trendleri ve gelişmeleri hakkında detaylı içeriklerle güncel kalın.
Bu sayfa Blokzincir haberleri ve piyasa analizlerini listeler. JrKripto'da bu kategorideki makaleleri, uzman görüşlerini ve güncellemeleri inceleyin. Kripto para piyasası trendleri ve gelişmeleri hakkında detaylı içeriklerle güncel kalın.
Haberler
Blockchain Haberleri
Blockchain ile ilgili tüm makale ve haberlere göz atın. Blockchain hakkında en son haberler, analizler ve görüşler.
Binance, tokenize hisse senedi ürün ailesi bStocks kapsamında dört yeni işlem çiftini Spot piyasasına ekliyor. Borsa, 23 Haziran 2026 tarihinde TSİ 16.30 itibarıyla Advanced Micro Devices (AMDB), iShares MSCI South Korea ETF (EWYB), Intel (INTCB) ve Strategy (MSTRB) bStocks'larının USDT karşılığında işlem görmeye başlayacağını duyurdu. Aynı çiftler için Spot Algo Trading Bots hizmeti de devreye alınacak. bStocks, Binance grubu iştiraki BTech Holdings Limited tarafından ihraç edilen tokenize menkul kıymetler. Bu ürünler, Abu Dabi Küresel Pazarı'nda (ADGM) onaylı bir izahname kapsamında sunuluyor ve başka hiçbir yargı alanında teklif edilmiyor. Önemli bir ayrıntı var: bStocks'lar dayanak hisselerin doğrudan sahipliğini temsil etmiyor. FSMR (Finansal Hizmetler ve Piyasalar Yönetmeliği) Ek 1, 92. paragrafı çerçevesinde "belirli finansal araçları temsil eden sertifikalar" olarak sınıflandırılıyorlar; yani yatırımcı, ihraççı nezdinde tutulan dayanak menkul kıymetlerde bir hak sahibi oluyor, ancak şirketin hissedarı olmuyor.Yeni listelenen dört çift için 1 Eylül TSİ 02.59’a kadar sürecek bir promosyon döneminde maker işlemlerinde sıfır komisyon uygulanacak. Bu da özellikle algoritmik ve yüksek hacimli stratejilerle çalışan kullanıcılar için maliyet avantajı anlamına geliyor.Conversion mekanizması da dikkat çekiyor. Kullanıcılar artık ellerindeki gerçek hisseleri 1:1 oranında ve komisyonsuz şekilde bStocks'a dönüştürebilecek. Yatırımcılar dört token için de yatırma ve çekme işlemlerini 23 Haziran 2026, TSİ 17.40’tan itibaren yapabilecek. Tüm bStocks'lar BNB Smart Chain üzerinde akıllı kontratlarla yönetiliyor; her token için ayrı bir kontrat adresi bulunuyor ve bu adresler BscScan üzerinden doğrulanabiliyor.Binance'in açıklamasında risk uyarıları da öne çıkıyor. bStocks yatırımcıları likidite riski, ihraççı riski, saklama (custody) riski, aracı kurum riski, operasyonel ve teknolojik riskler, düzenleyici risk ile vergi riskine açık durumda. Borsa, işlem yapmadan önce kullanıcıların ilgili izahnameyi (sadece ADGM'de bulunan kullanıcılar için erişilebilir), risk açıklama beyanını, kullanım şartlarını ve menkul kıymet işlem ürün şartlarını incelemesini istiyor.Coğrafi kısıtlamalar konusunda da net bir çizgi var: bStocks, Amerika Birleşik Devletleri'nde veya ABD vatandaşlarının hesabına ya da yararına sunulmuyor. Bu ürünler 1933 tarihli ABD Menkul Kıymetler Kanunu veya herhangi bir eyalet menkul kıymetler kanunu kapsamında kayıtlı değil; ADGM dışında hiçbir yerde halka arz da yapılmıyor. Binance ayrıca, kullanıcının ülke veya bölgesine bağlı olarak işlem yapma uygunluğunun değişebileceğini, kısıtlı ülkeler listesinin yürürlükteki mevzuata göre güncellenebileceğini vurguluyor. Bu çiftlerde işlem yapmak isteyenlerin hesap doğrulamasını tamamlamış olması gerekiyor.Margin tarafında: XLM için iki yeni çiftAynı gün içinde Binance Margin tarafında da bir hareketlilik var. Borsa, XLM/U ve XLM/USD1 çiftlerini 23 Haziran 2026, TSİ 11.00 itibarıyla Cross Margin işlemlerine açtı. Binance, yeni listelenen çiftlerin genellikle oynaklık gösterdiğini belirterek kullanıcıları sıkı risk yönetimi uygulamaya çağırıyor. Marjin verileri, teminat oranları ve güncel oranlarla ilgili ayrıntılar Binance'in Margin Data sayfasında yer alıyor.

Para transferi devi MoneyGram, kripto ekosistemindeki varlığını bir adım daha ileri taşıdı. Şirket, Solana blockchaininde validator olarak faaliyete geçti ve Solana Developer Platform'a katıldı. Bu da MoneyGram'ın aynı anda üç farklı ağda validator işlettiği anlamına geliyor.MoneyGram, Solana’yı seçtiKüresel ödeme şirketi MoneyGram, Solana blockchaininde resmi validator haline geldi ve Solana Developer Platform'a katıldı. Böylece şirket, Tempo ve Midnight Network'ün ardından üçüncü kez bir ağda validator işletiyor.MoneyGram CEO'su ve Yönetim Kurulu Başkanı Anthony Soohoo, yaptığı açıklamada adımın arkasındaki mantığı şöyle özetledi: "Blockchain altyapısı küresel ödemeler için giderek daha önemli hale geliyor. Bu ağlara bağımlı kurumların da güvenliğe ve uzun vadeli gelişime katkı sunması gerektiğini düşünüyoruz."Validator olmak MoneyGram'a SOL stake etme, işlem bloklarını doğrulama ve ağın güvenliğine doğrudan katkı sağlama yetkisi veriyor. Developer Platform üyeliği ise Mastercard gibi kurumların da bulunduğu bir grupla birlikte Solana üzerinde finansal ürün geliştirme araçlarına erişim demek.MoneyGram'ın blockchain geçmişi yeni değil. Şirketin MGUSD stablecoin'i Stripe'ın Bridge'i, Crossmint, Fireblocks, M0 ve Stellar ile birlikte inşa edildi. Soohoo, 2021'den itibaren Stellar ortaklığı kapsamında stablecoin nakit giriş-çıkış noktaları, MoneyGram Ramps API'si ve uygulama içi stablecoin bakiyelerinin devreye alındığını hatırlattı. Kraken ile yapılan son ortaklıkla da off-ramp hizmetleri genişletildi."Beş yılı aşkın süredir blockchain ve stablecoin'lerle gerçek dünya ödeme çözümleri kuruyoruz," dedi Soohoo. "Blockchaini kendi başına bir hedef olarak görmedik hiçbir zaman; para transferini hızlandıran, basitleştiren bir araç olarak gördük."Ripple deneyimi de bu hikâyenin bir parçası. MoneyGram 2019'da Ripple ile anlaşmış, RippleNet üzerinden XRP tabanlı On-Demand Liquidity ürünlerini kullanmıştı. Ripple'a göre iki şirket bu dönemde milyarlarca dolarlık işlem hacmine ulaştı; Ripple ayrıca yeni pazarlara açılma sürecinde MoneyGram'a milyonlarca dolar ücret ödedi.Ortaklık, SEC'in Ripple'a açtığı davanın ardından 2021'de askıya alındı. SEC, şirketin XRP satışlarıyla 1,3 milyar dolarlık kayıt dışı menkul kıymet ihracı yaptığını öne sürüyordu. Dava geçen yıl nihayet kapandı: XRP'nin kendisinin menkul kıymet sayılmadığına ve halka açık borsalardaki satışların yasayı ihlal etmediğine dair 2023 kararı yerinde kaldı, ama Ripple'ın kurumsal yatırımcılara yaptığı doğrudan satışlar yasayı ihlal etmiş bulundu. Ripple geçmişte iki şirketin de ileride yeniden bir araya gelmeye açık olduğunu söylemişti. Soohoo'ya Ripple ile yeni bir ortaklık ihtimali sorulduğunda yanıtı kısaydı: "Gelecekteki olası ortaklıklar hakkında şu an yorum yapamayız."Yazım sırasında Solana'nın yerel tokenı SOL fiyatı 74.34 dolar civarında.

Kripto sektörü bu hafta sonu üç ayrı protokolde art arda yaşanan güvenlik sorunlarıyla çalkalandı. Secret Network'ün Axelar köprüsü milyonlarca dolarlık sahte basım saldırısına kurban gitti, Ethereum katman 2 ağı Taiko bir açık sonrası blok üretimini tamamen durdurdu, DeFi protokolü Altura da yoğun çekim talepleri yüzünden stablecoin kasasını tasfiye etmek zorunda kaldı.Secret Network'ün Axelar köprüsünden 4,67 milyon dolar çalındıSecret Network'ü Axelar'a bağlayan IBC köprü kontratındaki bir açık, saldırganın karşılıksız Secret-wrapped token basmasına imkân tanıdı. Common Prefix'in incelemesine göre saldırgan bu yolla yaklaşık 4,67 milyon dolar çekti. 10 Haziran'da gerçekleşen saldırı 17 Haziran'a kadar fark edilmedi; o gün başarısız bir zincirler arası transfer emanet hesabının boşaldığını ortaya çıkardı.IBC kanalı açmak izin gerektirmiyor, saldırgan da bunu kullandı: tek doğrulayıcılı bir Cosmos zinciri kurdu, köprü kontratına kanal açtı ve izin listesindeki token tanımlarıyla eşleşen sahte paketleri kendi aktardı. Kontrat bu paketleri gerçek Axelar kanalından gelenlerden ayırt edemediği için karşılıksız token bastı. Açığın kökeni kontratın 2023'teki ilk dağıtımına dayanıyor; 5 Mart'taki bir güncelleme de aynı eksik kontrolleri olduğu gibi taşımış.Axelar, Secret ve Secret-SNIP bağlantılarını devre dışı bıraktı, kendi protokolünün etkilenmediğini açıkladı. Çalınan varlıkların yaklaşık 672.000 dolarlık kısmı hâlâ saldırganın cüzdanında; Secret Network bu varlıkların dondurulmasını istemiş, Axelar ise bu talebi takip etmeme kararı almış.Taiko saldırı sonrası blok üretimini durdurduEthereum tabanlı rollup Taiko, zincir durumu doğrulama mekanizmasının ele geçirildiğini doğruladı, kullanıcılarına ağdaki tüm köprülerden fonlarını çekmelerini söyledi. Tüm proposer'lar inceleme süresince yeni blok üretimini askıya aldı; ekip ayrıca borsalardan native token için para yatırmaları durdurmalarını talep etti. Güvenlik firması Blockaid, sorunun kaynağını Taiko köprüsünün kaynak-sinyal kanıt doğrulamasındaki bir kusura bağladı: sahte mesaj kanıtları, kaynak zincirde karşılık gelen gerçek bir olay olmadan Ethereum ana zincirinde geçerli sayılmış, bu da saldırganın sahte köprü mesajları kaydedip ERC20 kasasından izinsiz varlık çekmesine yol açmış. Blockaid kaybı yaklaşık 1 milyon dolar olarak açıklarken, PeckShield rakamı 1,7 milyon dolara yakın gösterdi; saldırgan ayrıca 1,99 milyon Taiko token'ını (yaklaşık 169.702 dolar) bir borsaya taşımış.Altura "benzeri görülmemiş" çekim talepleri sonrası kasayı tasfiye ediyorDeFi protokolü Altura, hafta sonu yaşanan yoğun çekim taleplerinin ardından yield kasasını düzenli şekilde tasfiye etmeye başladığını duyurdu. CEO Ranveer Arora, son 24 saatte 8,5 milyon dolardan fazla anlık iadenin yapıldığını söyledi. Zirvede 39 milyon dolara ulaşan kasa, fonlama oranı arbitrajı, piyasa yapıcılığı ve gerçek dünya varlığı (RWA) pozisyonları gibi stratejilere dağıtılmış stablecoin tutuyordu. Arora, protokolün doğrudan bir maruziyeti olmadığını ama piyasadaki asılsız söylemlerden etkilendiğini belirtti; bu da Main Street'in yield getiren msUSD stablecoin'inin yüzde 70'in üzerinde değer kaybetmesine atıfta bulunuyordu. Main Street'in token'ı, kanıt sağlayıcısı Accountable'ın hizmet sözleşmesini feshetmesi sonrası çökmüştü. Accountable, Altura'ya da benzer bir doğrulama hizmeti sunuyor, bu ortaklık iki protokol arasında doğrudan bir bağlantı olmasa da piyasada bulaşma korkusu yarattı.

Coinbase'ten çıkan Ethereum katman 2 ağı Base, ikinci büyük güncellemesi Beryl'i perşembe günü Base Sepolia test ağına aktardı. Mainnet aktivasyonu için tarih 25 Haziran olarak belirlendi.Güncellemenin merkezinde B20 var: stablecoin'leri ve diğer varlıkları doğrudan Base'in node yazılımı içinde ihraç etmeye yarayan, yerleşik bir token standardı. Beryl ayrıca Ethereum'a standart çekim süresini yedi günden beşe indiriyor. Token mantığı artık node'un içindeB20, ERC-20 spesifikasyonunun tamamını uyguluyor, ERC-2612 permit özelliği de dahil. Bu sayede kullanıcılar harcama yetkisi vermek için ayrı bir işlem göndermek zorunda kalmıyor, sadece imza atması yetiyor. Sonuç olarak standart, mevcut cüzdanlar, borsalar ve ERC-20 token'lar için yazılmış indeksleyicilerle doğrudan uyumlu çalışıyor.Asıl fark, token'ların nasıl çalıştırıldığında. B20 token'ları klasik bir akıllı kontrat gibi davranmıyor. Önceden derlenmiş bir kontrat olarak işliyorlar; yani mantık Rust dilinde yazılıyor ve zincir üzerinde EVM bytecode'u olarak değil, doğrudan node yazılımının içinde çalışıyor.Standart, rol tabanlı erişim kontrolü, mint ve burn fonksiyonları, isteğe bağlı arz tavanları, ayrıntılı transfer politikaları ve düzenleyici kurumlar için bir dondurma ve müsadere mekanizması içeren bir İhraççı Araç Setiyle geliyor. Lansmanda iki varyant bulunuyor: genel amaçlı bir varlık sürümü ve sabit altı ondalık hassasiyete sahip, ihraççının kendi para birimi kodunu belirleyebildiği bir stablecoin sürümü.Araç seti, Base ve Spearbit tarafından denetlenen kod üzerine inşa edildi. İlerleyen güncellemelerle ihraççıların gas ücretlerini ETH yerine kendi B20 token'larıyla ödeyebilmesi planlanıyor.Çekim süresi beş güne indiBeryl, Base'den Ethereum'a varlık çekme süresini de kısaltıyor. Çoğu bridge sağlayıcısının kullandığı standart yolda bekleme süresi yedi günden beşe düşüyor.Bu değişiklik, mayıs ayında mainnet'te aktif hale gelen ilk bağımsız güncelleme Azul ile tanıtılan Multiproofs sistemine dayanıyor. Multiproofs, bir TEE ile bir sıfır bilgi kanıtının bir işlemin geçerli olduğu konusunda hemfikir olduğu durumlarda bir günlük hızlı bir kesinleşme yolu oluşturmuştu, ama ZK kanıtı üretmenin maliyeti yüksek olduğu için bu yol pratikte pek kullanılmıyor.Beryl bunun yerine daha yaygın kullanılan, tek kanıta dayanan yavaş yolu hedefliyor. Yedi günlük bekleme süresi, itiraz edenlerin bir çekim işlemine itiraz edebilmesi için uzun gecikmeler içeren Base'in önceki hata kanıtı sistemine dayanıyordu. Multiproofs bu gecikmenin amacını hatalı bir prover'ı tespit edip devre dışı bırakmaya indirgedi, Base'e göre pencerenin küçülmeye devam edebilmesini sağlayan da bu.Arka planda ölçeklenmeGüncelleme Reth V2'yi de getiriyor. Azul'dan beri Base'in tek istemcisi olan bu Rust tabanlı yürütme istemcisinin yeni sürümü, zincirin full, minimal ve arşiv node'larında disk kullanımını azaltıyor. Bu da Base'in sequencer ve RPC node'larını aşırı yüklemeden blok gas hedeflerini yükseltmesine olanak tanıyor, yani geliştiriciler için kullanılabilir blok alanı büyüyor.Güncelleme hızı artıyorBeryl, Azul'un mainnet'te aktif hale gelmesinden yaklaşık dört hafta sonra geliyor. Base bu hızı, şubat ayında Optimism'in OP Stack'ine olan paylaşılan bağımlılıktan ayrılıp kendi birleşik teknoloji yığınına geçmesine bağlıyor.Base'in sıradaki güncellemesi Cobalt, eylül ayı için planlanıyor. Bu güncellemenin yerleşik hesap soyutlamasını getirmesi bekleniyor: akıllı hesaplar protokol seviyesinde bir özellik haline gelecek, gas sponsorluğu ve işlem gruplama gibi yetenekler zincire doğrudan entegre edilecek. Yol haritasında ek B20 özellikleri ile zincirin konsensüs ve yürütme istemcilerini birleştiren tek bir node binary'si de var.

Ethereum üzerinde gizlilik odaklı ölçeklendirme çözümleri geliştiren Aztec Labs, kullanımdan kaldırılmış bir ödeme ürününde gerçekleşen ve yaklaşık 2 milyon dolarlık kayba yol açan bir güvenlik açığını araştırdığını duyurdu. Blockchain güvenlik şirketi PeckShield, saldırının yaklaşık 2,165 milyon dolar değerinde kripto varlık tahliyesine neden olduğunu tahmin ediyor. Tahliye edilen varlıklar arasında 1.158 ETH, 150 bin DAI ve 0,47 renBTC bulunuyor. Şirketin paylaşımına göre saldırı, HitBTC kaynaklı 0,134 ETH ile fonlandı.Dört günde ikinci saldırıBu olay, kullanımdan kaldırılan Aztec altyapısını hedef alan dört gün içindeki ikinci istismar girişimi oldu. Geçtiğimiz pazar günü, değişmez yapıdaki Aztec Connect akıllı kontratına yönelik ayrı bir saldırı gerçekleşmiş ve bu saldırıda da yaklaşık 2,1 milyon dolarlık varlık tahliye edilmişti.Güvenlik araştırma firması BlockSec, son saldırının 14 Haziran'daki istismarla bağlantılı görünmesine karşın farklı bir giriş noktası üzerinden ayrı bir havuzu hedef aldığını belirtti. Firma, saldırganın zincir üstü doğrulama kontrollerini geçerken aynı zamanda varlık çekebilmesine imkân tanıyan bir doğrulama açığına işaret etti. BlockSec'in X platformundaki paylaşımına göre bu açık önceki saldırıdan farklı bir hata olsa da, her ikisi de devre genel girdi bağlama (circuit public input binding) sorunlarıyla ilişkili ve yürütme izleri birbirine benziyor.Aztec Foundation, etkilenen ürün ile mevcut ağa veya AZTEC ERC20 token'ına bağlı akıllı kontratlar arasında herhangi bir bağlantı bulunmadığını vurguladı. İstismara uğrayan ürünün, dört yıl önce kullanımdan kaldırılmış değişmez (immutable) bir stage 2 rollup olduğu belirtildi.Aztec Labs, bu kapsamda ekibin sistem üzerinde herhangi bir yönetici yetkisi veya kontrol mekanizmasına sahip olmadığını da hatırlattı; bu durum, 2022 yılında sonlandırılan söz konusu rollup'ın tamamen değişmez bir yapıda kalmasından kaynaklanıyor.DeFi'de zorlu bir dönemBu son olay, DeFi sektörünün son dönemde yaşadığı en ağır güvenlik krizlerinden birine eklendi. Yapay zeka destekli saldırı tekniklerindeki gelişmelerle birlikte, 30'dan fazla protokol toplamda 600 milyon doları aşan kayıplara uğradı. Bu kayıpların başında, Kelp DAO'da gerçekleşen ve 292 milyon dolarlık zarara yol açan istismar geliyor.Piyasanın zaten akıllı kontrat platformları, köprüler ve merkeziyetsiz finans protokollerine yönelik artan sayıda güvenlik ihlaliyle başa çıkmaya çalıştığı bir dönemde gerçekleşen bu olay, kripto topluluğunda hayal kırıklığı yarattı. Özellikle zincirler arası köprüler ve rollup yapıları, üzerlerinde barındırdıkları yüksek miktarda kilitli likidite nedeniyle saldırganlar için cazip hedefler olmayı sürdürüyor.Bir hafta önce yaşanan saldırının ardından bu yeni olayın gelmesi, kullanıcılar arasında güvenlik açıklarının tesadüfi değil sistemik bir sorun olabileceği yönünde kaygıları artırdı. Tekrarlanan güvenlik ihlalleri, tek seferlik bir istismardan çok daha fazla güven kaybına yol açabiliyor ve bu durum DeFi sektörünün itibarına yeni bir darbe vuruyor.

Kripto borsaları SpaceX IPO'suna hazırlıklı girdi, ama gün sonunda ellerinde hisse kalmadı. Hyperliquid ise hiç hisse tutmadan 1,4 milyar dolar işlem hacmi kaydetti.Üç büyük borsa aynı anda çöktüBybit, Binance ve Bitget, tarihin en yüksek değerlemeli IPO'larından biri olan SpaceX halka arzına önceden tokenize hisse ürünleriyle hazırlanmıştı. Üçü de Kraken altyapısı üzerine kurulu xStocks sistemini kullanıyordu: gerçek hisselerin blockchainde tokenlara dönüştürüldüğü bir yapı.IPO günü xStocks herhangi bir hisse tahsisi alamayınca üç platform da aynı anda çöktü. Müşteri abonelikleri iptal edildi, iadeler başladı. Tokenize hisse modelinin yapısal kırılganlığı tam da talep zirvesinde ortaya çıktı: gerçek hisseye dayalı her ürün, o hisseyi temin edemediği noktada anında kullanılamaz hale gelir.preStocks kullanıcıları ise farklı ama benzer şekilde sarsıcı bir deneyim yaşadı. Platform, IPO öncesinde SpaceX hisselerine erişim satmıştı; ancak alıcılar 180 günlük kilit süresini ancak işlemler başladıktan sonra fark etti. Hisse o gün yüzde 19 değer kazandı. Hyperliquid'in SPCX sürekli vadeli kontratı farklı bir modele dayanıyor. Sentetik bir enstrüman olarak gerçek hisse bulundurmak yerine fonlama oranlarıyla piyasa fiyatına endeksleniyor. Hisse tahsisi gerekmez, kilit süresi uygulanamaz.IPO günü SPCX kalıcı vadeli işlemleri (perpetual/perp), Hyperliquid'de 1,4 milyar dolar işlem hacmi oluşturdu. Bu rakam o günün tüm HIP-3 ekosistem işlemlerinin yüzde 30'una denk geliyordu. Platformun yerel tokeni HYPE de günde yaklaşık yüzde 10 değer kazandı.Haziran ayının ilk yarısında hisse senetlerine bağlı HIP-3 piyasaları toplamda 18,8 milyar dolar işlem hacmi kaydetti. Aynı dönemde WTI ve Brent ham petrol kalıcı vadeli işlemleri ile birlikte 7,66 milyar dolarda kaldı. Emtia ağırlıklı olan ürün karması bu süreçte hisse senedi ağırlıklı bir yapıya kaydı; bunun arkasında Mayıs sonu ve Haziran başındaki ABD hisse senedi düzeltmesi ve artan volatilite var.1,4 milyar dolarlık işlem hacmiSpaceX'in Nasdaq'taki ilk işlem gününde yaklaşık 500 milyon hisse el değiştirdi. Ortalama 161 dolar fiyattan bu yaklaşık 80 milyar dolar hisse senedi hacmine karşılık geliyor. Hyperliquid'deki 1,4 milyar dolar bunun yüzde 1,7'si.Tek bir merkeziyetsiz ürün için bu küçümsenecek bir rakam değil; ama geleneksel hisse senedi piyasalarıyla rekabet iddiasını da taşımıyor. ICE CEO'su Jeffrey Sprecher'ın bu yıl Hyperliquid'i "Nasdaq'tan büyük" olarak nitelendirmesi gerçeği fazlasıyla abartıyor.Asıl gösterge performanstan çok yapısal dayanıklılık. Tokenize hisse ürünleri IPO günü işlevsiz hale gelirken, hiç hisse tutmaya ihtiyaç duymayan sentetik kalıcı vadeli işlemler kesintisiz çalışmaya devam etti.

LG Electronics, dijital reklam operasyonlarını blockchain altyapısı üzerine taşıyor. Güney Koreli tüketici elektroniği devi, Arbitrum ile iş birliği yaparak kendi özel katman-2 ağını geliştirdi. Platform; dijital reklamların otomatik olarak yerleştirilmesini, alınıp satılmasını ve yönetilmesini aracısız biçimde mümkün kılıyor.Fortune'un haberine göre LG, bu Arbitrum tabanlı ağı reklam verenler ile yayıncılar için ortak bir envanter veri tabanı olarak konumlandırıyor. Sistem, tüketicilerin reklamlarla nasıl etkileşim kurduğunu da takip ediyor. Şirket, platforma ait pilot testini ismi açıklanmayan bir Japon reklam ajansıyla tamamladı ve ürünü yılın ilerleyen dönemlerinde piyasaya sürmeyi değerlendiriyor.LG Electronics'in blockchain araştırma departmanı lideri Samuel Byungsun Park, "Bu yaklaşımın reklam verenler, yayıncılar ve kullanıcılar için anlamlı bir değer yaratıp yaratamayacağını değerlendiriyoruz" dedi.Arbitrum'un kurucu ortağı Steven Goldfeder ise teknolojinin reklam işlemlerinde manuel müdahale ihtiyacını ortadan kaldırdığını söyledi. "Manuel müdahaleye gerek kalmıyor" diyen Goldfeder, platformun reklam satış sürecini yazılım aracılığıyla uçtan uca otomatikleştirebildiğini aktardı.ARB fiyatı sıçradıOrtaklık haberinin ardından Arbitrum'un yerel tokeni ARB önemli bir artış kaydetti. Grafikten alınan verilere göre ARB, 0,0843986 dolar seviyesinde işlem görüyor; 24 saatlik değişim ise yüzde 3,61 artış yönünde. Günlük işlem aralığı 0,079838 ile 0,084876 dolar arasında seyretti. Haftalık bazda da yüzde 3,07'lik bir kazanç göze çarpıyor; ancak 30 günlük tablo hâlâ yüzde 39,10 ile negatif bölgede. LG, daha önce de blockchain ile denemeler yapıyorduBu girişim LG için yeni bir deney değil. Şirketin BT hizmetleri kolu LG CNS, 2018'de Monachain adlı kurumsal blockchain platformunu piyasaya sürmüştü. Ancak LG geçen yıl akıllı TV'lerindeki Art Lab NFT pazaryerini kapattı. Yeni platform ise şirketin reklam birimi LG Ad Solutions üzerine inşa ediliyor. Bu birimin küresel akıllı TV kullanıcı tabanı 216 milyon cihaza ulaşmış durumda; bunların 49 milyonu yalnızca ABD'de.Bu sırada büyük şirketlerin kendi blockchain altyapılarını kurmaya başladığını görüyoruz. Samsung'un tedarik zinciri defteri, JP Morgan'ın JPM Coin mevduat tokeni ve Mastercard'ın stablecoin ödeme altyapısı bu listenin öne çıkan örnekleri. Kurumsal oyuncuların, özel izinli ağlar yerine giderek daha fazla katman-2 zincirlere yöneldiği dikkat çekiyor.CES 2026'da blockchainin yapay zekanın gölgesinde kalmış olması, teknolojinin ilgisiz bırakıldığı izlenimi yaratmış olabilir. Ama sahne arkasında şirketler sistematik biçimde altyapı kuruyor. LG'nin adımı tam olarak bunu gösteriyor; doğrudan tüketiciye ulaşan devasa bir medya ağını blockchaine bağlayan bir kurulum ile bu alanda faaliyetler hız kesmeden devam ediyor.

Citigroup, varlıklı bireysel ve kurumsal müşterilerinin halka açık olmayan şirketlerin hisselerini blockchain üzerinden alıp satabilmesine olanak tanıyacak yeni bir platform hayata geçiriyor. Wall Street Journal'ın haberine göre sistem, başlangıçta yalnızca yabancı yatırımcılara açık olacak.Bankanın bu adımı, tam da Wall Street'in SpaceX, Anthropic ve benzeri özel dev şirketlerin beklenen halka arzıyla gündem oluşturduğu bir döneme denk geldi. Şirketler uzun süredir halka açılmayı erteliyor; bu durum da kurumsal yatırımcılar arasında özel piyasa hisselerine erişim talebini artırıyor. Geleneksel piyasaların bu talebi karşılamakta zorlandığı açık.Citigroup henüz platforma dahil olmayı düşündüğü şirket isimlerini açıklamadı, ancak sektörün önde gelen bazı özel şirketlerle görüşmelerin sürdüğünü belirtti.Citigroup'un tokenizasyon yolculuğuBu hamle, bankanın yıllardır sürdürdüğü tokenizasyon stratejisinin bir parçası. Citigroup, 2023 yılında tokenize menkul kıymetler pazarının 2030'a kadar 4 trilyon dolara ulaşabileceğini öngörmüştü. Banka aynı yıl Token Services adını verdiği pilot uygulamayı başlattı; bu uygulama, müşteri mevduatlarını özel bir blockchain üzerinde dijital tokenlara dönüştürerek sınır ötesi transferleri neredeyse anlık hale getirmeyi amaçlıyordu.Geçtiğimiz aylarda ise Citigroup, JPMorgan'ın öncülük ettiği bir konsorsiyuma dahil oldu. Söz konusu konsorsiyum, büyük küresel müşteriler için yedi gün yirmi dört saat mutabakat imkanı sunmayı hedefleyen tokenize mevduat ağını 2027'nin ilk yarısında devreye almayı planlıyor.Wall Street'te özel hisse tokenizasyonu hız kazanıyorCiti bu alana giriş yaparken şirket tek başına değil. Geçen yıl Republic, SpaceX, OpenAI ve Anthropic gibi şirketlerin hisselerini temsil eden blockchain tabanlı tokenları yatırımcılara sunacağını duyurdu; minimum yatırım tutarı 50 dolar olarak belirlendi.Robinhood da yaklaşık aynı dönemde Avrupa kullanıcılarına OpenAI ve SpaceX'in tokenize hisselerini sunmaya başladı. Tokenlar Arbitrum ağı üzerinde oluşturuldu. Ancak OpenAI'ın bu girişimi onaylamadığını açıklaması fazla gecikmedi: Şirket, söz konusu tokenları yetkilendirmediğini ve onaylamadığını kamuoyuyla paylaştı.Bernstein analistleri Temmuz 2025'te bu gelişmelerin tamamını bir "hisse tokenizasyonu dalgası" olarak nitelendirdi ve Robinhood'un hamlelerini kurumsal momentumun erken sinyalleri olarak değerlendirdi.Neden şimdi?Özel şirketlerin halka açılmayı ertelemesi artık yapısal bir sorun olmaya başladı. SpaceX ve Anthropic gibi isimler, piyasa değerleri itibarıyla büyük borsalarda işlem gören birçok şirketi geride bırakmış durumda; ama hisselerine erişim hâlâ seçilmiş bir kesimin ayrıcalığı. Tokenizasyon bu tabloyu değiştirme potansiyeli taşıyor: Hisseleri daha küçük birimlere bölmek, likiditeyi artırmak ve yatırımcı tabanını genişletmek mümkün hale gelebilir.Yine de dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var. Citigroup'un platformunun başlangıçta yalnızca yabancı yatırımcılara açık tutulması, ABD düzenleyici çerçevesinin henüz bu modele tam uyum sağlamamış olduğuna işaret ediyor. Özel şirket hisselerinin tokenize edilerek geniş kitlelere sunulması, özellikle ABD'de ciddi menkul kıymet düzenlemelerini de beraberinde getiriyor.

Botanix Labs, Bitcoin tabanlı merkeziyetsiz finans (DeFi) ekosistemi için geliştirdiği Layer 2 ağını kapatıyor. Proje, dört yıla yakın süren çalışmanın ardından "talep yeterince olmadı" kararıyla operasyonlarını sonlandırıyor. Kullanıcılara 9 Temmuz'a kadar varlıklarını çekmeleri çağrısında bulunuldu."Dürüst cevap: İşe yaramadı"Botanix, kapanış kararını X üzerinden duyurdu. Projenin temel iddiası şuydu: Native token teşvikine ya da enflasyona dayanmadan Bitcoin üzerinde bir uygulama katmanı inşa etmek. Ama organik işlem talebi, altyapı maliyetlerini karşılamaya yetmedi. Ekibin resmi açıklamasındaki ifade oldukça sert: "Her gün içinde yaşayarak ulaştığımız dürüst cevap şu: Bu piyasada, bu zaman diliminde işe yaramadı." Teknik açıdan bakıldığında, Botanix'in başarısız olduğunu söylemek mümkün değil. Spiderchain altyapısı, mainnet'teki bir yıllık operasyon boyunca yüzde yüz çalışma süresiyle ayakta kaldı; tek bir güvenlik ihlali yaşanmadı. Ağ, 200 bin cüzdan arasında 25 milyon işlem gerçekleştirdi ve onlarca milyon dolar değerinde varlık aktardı. Proje ayrıca statik bir çoklu imza setini dönen merkeziyetsiz bir sisteme dönüştüren Dynafed mekanizmasını da hayata geçirdi. Chainlink, Morpho ve OKX Wallet gibi isimlerle entegrasyonlar sağlandı. Sorun teknik değildi. Sorun, kullanıcıların Bitcoin'i nasıl gördüğüydü.Bitcoin'i DeFi için kullanan pek çıkmadıEkip, kapanış sürecinden çıkardığı beş temel dersi paylaştı. Bunların başında şu gerçek geliyor: Kullanıcıların büyük çoğunluğu için Bitcoin, birincil bir değer saklama aracı olmaya devam ediyor. Yüksek frekanslı işlem yapmak ya da DeFi protokollerine katılmak için Bitcoin kullanmak, geniş kitlelerin alışkanlıkları arasında değil.Buna ek olarak ekip, Bitcoin tabanlı DeFi talebinin ağırlıklı olarak Ethereum tabanlı ağlardaki wrapped Bitcoin üzerinden karşılandığını vurguladı. Başka bir deyişle insanlar Bitcoin'e dayalı DeFi istiyorsa bunu zaten başka yoldan yapıyor.Token lansmanlarının genel olarak beklentilerin altında kaldığı da açıklamada yer aldı. Merkeziyetsizliğin arka plana düştüğü bir dönemde, kullanıcıların merkezi borsalara, Robinhood ve Hyperliquid gibi platformlara ve geleneksel finans kurumlarına yöneldiği de not edildi. Botanix'e göre kolaylık ve kurumsal erişim, merkeziyetsizliğin önüne geçiyor.Bitcoin L2 sorusu yanıtsız kalmaya devam ediyorBotanix'in kapanması, sektörde sürüp giden tartışmayı biraz daha besledi: Lightning Network dışındaki Bitcoin Layer 2 projeleri, token teşviki olmadan kendi kendine yetebilir mi? Bu sorunun henüz net bir yanıtı yok. Ama Botanix, en azından kendi deneyiminin yanıtını verdi.9 Temmuz son tarihBotanix, kullanıcılarına bitcoin ve diğer varlıklarını en geç 9 Temmuz'a kadar çekmeleri gerektiğini hatırlattı. Bu tarihten sonra ağdaki kalan fonlar, federasyon tarafından toplanacak.

Binance Futures, 8 Haziran 2026'dan itibaren sekiz yeni USDS-marjinli sürekli vadeli işlem sözleşmesini kademeli olarak listeye ekledi. Sözleşmeler saatler içinde birer birer devreye alındı; ilki olan BXUSDT bugün 12.00'de (TSİ) açıldı, ardından beşer dakika arayla diğerleri sıraya girdi.Listelenen sözleşmeler şunlar: BXUSDT, HPEUSDT, AMATUSDT, CRWDUSDT, CRDOUSDT, AAOIUSDT, IWMUSDT ve AXTIUSDT. Tüm sözleşmeler USDT cinsinden takas ediliyor.Hangi varlıkları takip ediyor?Her sözleşme, geleneksel finans piyasalarında işlem gören farklı bir hisse senedi ya da fona bağlı:BXUSDT: Blackstone Inc. (NYSE: BX)HPEUSDT: Hewlett Packard Enterprise (NYSE: HPE)AMATUSDT: Applied Materials (Nasdaq: AMAT)CRWDUSDT: CrowdStrike Holdings (Nasdaq: CRWD)CRDOUSDT: Credo Technology Group (Nasdaq: CRDO)AAOIUSDT: Applied Optoelectronics (Nasdaq: AAOI)IWMUSDT: iShares Russell 2000 ETF (NYSE Arca: IWM)AXTIUSDT: AXT Inc. (Nasdaq: AXTI) Liste oldukça geniş bir yelpazeyi kapsıyor: büyük ölçekli özel sermayeden siber güvenliğe, yarı iletken ekipmanlardan küçük şirket endeksine uzanan bir çeşitlilik söz konusu.Sözleşme koşullarıBinance, sekiz sözleşme için tek tip parametreler belirledi. Minimum işlem miktarı ilgili varlığın 0,01 birimi, minimum işlem değeri 5 USDT. Tick boyutu 0,01. Fonlama oranı her sekiz saatte bir hesaplanıyor, tavan ise yüzde artı iki ile eksi iki arasında sınırlı tutulmuş. Fonlama faiz oranı sıfır. Maksimum kaldıraç 20 kat.İşlemler 7/24 açık, Multi-Assets Modu da destekleniyor.TradFi sözleşmeleri çoğalıyorBinance, bu hamleyle TradFi varlıklarına kripto altyapısı üzerinden erişim sağlayan ürün gamını genişletmeye devam ediyor. Benzer sözleşmeleri daha önce de listelemiş olan borsa, bu kez teknoloji ağırlıklı bir seçimle geldi: CrowdStrike ve Applied Materials gibi isimler son dönemde hem kurumsal hem bireysel yatırımcıların gündeminde sıkça yer alıyor.TradFi (Traditional Finance / Geleneksel Finans), hisse senetleri, tahviller ve ETF'ler gibi klasik finansal araçların işlem gördüğü geleneksel bankacılık ve borsa sistemlerini ifade eder. Kripto dünyasında bu terim, merkeziyetsiz finans (DeFi) ve dijital varlık piyasalarından ayırt etmek amacıyla kullanılır.IWM sözleşmesinin listeye girmesi ayrıca dikkat çekici. Russell 2000 endeksini takip eden bu ETF, ABD'deki küçük sermayeli şirketlerin performansını ölçen temel göstergelerden biri olarak kabul görüyor. Kripto yatırımcılarının bu endekse kaldıraçlı erişim imkânı bulması, piyasalar arası pozisyon çeşitlendirmesi açısından yeni bir kapı aralıyor.Dikkat edilmesi gerekenlerKaldıraçlı işlemler, özellikle yüksek oynaklık dönemlerinde ciddi kayıplara yol açabilir. 20 kata kadar çıkan kaldıraç oranı, olası kazançları büyütürken riskleri de aynı ölçüde artırıyor. Binance'in bu sözleşmeleri hisse senedi ve ETF fiyat hareketlerine dayandırması, yatırımcıların yalnızca kripto piyasasına değil, aynı zamanda ilgili şirketlerin ve makroekonomik koşulların seyrine de dikkat etmesi gerektiği anlamına geliyor.Borsa, ürün çeşitliliğini artırmayı sürdürüyor. Kurumsal yatırımcıların kripto türev piyasalarına ilgisi arttıkça, TradFi tabanlı sözleşmelere yönelik talep de buna paralel büyüyor.

Küresel para transferi şirketi MoneyGram, ABD dolarına endeksli stablecoin’i MGUSD’yi piyasaya sürdü. Stellar blockchaini üzerinde çalışan yeni dijital dolar, şirketin 60 milyonu aşkın aktif müşterisini ve dünya genelindeki yaklaşık 500 bin fiziksel hizmet noktasını hedefliyor.MGUSD ilk aşamada ABD’de kullanıma açıldıŞirketin salı günü yaptığı açıklamaya göre MGUSD, ilk etapta ABD’deki kullanıcılar için devreye alındı. MoneyGram, ürünün ilerleyen dönemde küresel ölçekte yaygınlaştırılmasını planlıyor. Stablecoin, MoneyGram uygulaması içinde dijital dolar bakiyesi gibi çalışacak. MGUSD'nin konsept görseli. Kaynak: BusinessWire Bu yapı sayesinde kullanıcılar dolar değerinde dijital varlık tutabilecek, transfer edebilecek ve gerektiğinde MoneyGram’in fiziksel noktaları üzerinden nakde dönüşüm yapabilecek. Böylece şirket, dijital varlık altyapısını doğrudan mevcut para transferi ağına bağlamış oldu.Bridge, M0 ve Fireblocks altyapıda yer alıyorMGUSD’nin teknik ve düzenleyici altyapısında üç önemli ortak bulunuyor. Stablecoin’in ihraççısı, Stripe bünyesindeki Bridge olacak. M0, MGUSD’nin basım ve yakım süreçlerini yöneten akıllı kontrat altyapısını sağlayacak.Fireblocks ise saklama ve cüzdan dağıtımı tarafında görev alacak. MoneyGram, MGUSD’yi Fireblocks cüzdanlarında tutacak ve ardından fonları MoneyGram uygulamasına entegre edilen müşteri cüzdanlarına aktaracak.MoneyGram Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Anthony Soohoo, MGUSD’nin özellikle sınır ötesi para gönderimi yapan müşteriler için geliştirildiğini belirtti. Soohoo’ya göre bu stablecoin, ailelerine para gönderen kullanıcılar ve finansal hizmetlere sınırlı erişimi olan geniş kitleler için tasarlandı.Stellar ortaklığı yeni aşamaya taşındıMoneyGram’in Stellar blockchainini tercih etmesi yeni bir iş birliğinin sonucu değil. Şirket, Stellar Development Foundation ile yaklaşık beş yıldır stablecoin destekli para transferi çözümleri üzerinde çalışıyor. Bu süreçte MoneyGram, Circle’ın USDC stablecoin’i üzerinden para hareketi ve nakde dönüşüm hizmetleri sundu.MGUSD ile birlikte MoneyGram, üçüncü taraf bir stablecoin kullanmanın ötesine geçerek kendi dijital dolarını devreye aldı. Stellar Development Foundation CEO’su Denelle Dixon da lansmanı, amaca yönelik tasarlanmış bir blockchain altyapısının güvenilir bir ödeme ağıyla birleştiğinde neler sunabileceğini gösteren yeni bir eşik olarak değerlendirdi.Stablecoin yarışı hızlanıyorMoneyGram’in hamlesi, ödeme sektöründe giderek büyüyen stablecoin rekabeti ile paralel. Zira PayPal, PYUSD ile bu alana daha önce adım atmıştı. Western Union da Solana üzerinde USDPT adlı stablecoin çıkaracağını duyurdu.SoFi, SoFiUSD ile benzer bir strateji izlerken Visa gibi ödeme devleri de stablecoin altyapısını sınır ötesi mutabakat süreçlerine entegre ediyor. Geleneksel ödeme şirketleri için bu alanın cazibesi oldukça açık. Stablecoin’ler, 7 gün 24 saat çalışabilen, daha hızlı ve potansiyel olarak daha düşük maliyetli bir transfer altyapısı sunuyor.MoneyGram’in bu yarıştaki en güçlü tarafı, geniş fiziksel hizmet ağı. Tamamen dijital stablecoin ürünleri çoğu zaman banka hesabı, kripto cüzdanı veya çevrim içi platform erişimi gerektiriyor. MoneyGram ise yüz binlerce fiziksel noktası sayesinde kullanıcıların dijital dolar ile nakit arasında daha kolay geçiş yapmasını sağlayabilir.Bu model özellikle bankacılık hizmetlerine erişimin sınırlı olduğu bölgelerde dikkat çekici bir avantaj yaratabilir. Şirket, stablecoin’i yalnızca kripto piyasasına yönelik bir ürün olarak değil, küresel para transferi ağının yeni yapı taşı olarak konumlandırıyor.Şirket stablecoin hazırlıklarını hızlandırmıştıMoneyGram son aylarda bu alandaki hazırlıklarını adım adım güçlendirdi. Aralık ayında Fireblocks ile stablecoin mutabakatları için iş birliği yapan şirket, geçen ay Stripe ve Paradigm destekli Tempo blockchaininde ana para transferi doğrulayıcılarından biri olarak duyuruldu. Mayıs ayında ise Kraken kullanıcıları için kriptodan nakde çekim hizmetlerini genişletti.

Binance, ABD dışındaki kullanıcıların 7.000'den fazla hisse senedi ve ETF'e doğrudan kripto varlıklarıyla yatırım yapabilmesini sağlayan yeni bir ürünü devreye aldı. Borsa, Pazartesi günü ABD dışındaki müşterilere 7.000'den fazla ABD borsasına kayıtlı hisse senedi ve borsa yatırım fonunu (ETF) işlem imkânı sunmaya başladı. Platform, sıfır komisyon ve minimum 5 dolar ile kısmi pay alımı seçeneği sunuyor.Borsanın resmi duyurusuna göre kullanıcılar pozisyonlarını USDC, USDT, BNB ve birkaç farklı dijital varlıkla finanse edebilecek. Hisse alımlarını aracı kurum Nest Trading gerçekleştirecek; saklama, temettü ödemeleri ve şirket aksiyonları ise New York merkezli Alpaca üstlenecek. Eş CEO Richard Teng, Fortune'a yaptığı açıklamada ABD hisse senetlerinin küresel piyasanın yarısından fazlasını oluşturduğunu, ancak pek çok ülkedeki yatırımcı için bu piyasalara erişimin hem maliyetli hem de karmaşık olduğunu söyledi. Binance bu ürünü tam olarak bu boşluğa yanıt olarak konumlandırıyor.bStocks: Hisseler zincire geliyorBinance aynı gün bStocks adlı yeni bir özelliği de duyurdu. Henüz yayında olmayan bu araç, kullanıcıların ellerindeki hisse senetlerini BNB Chain üzerinde tokenize edilmiş varlıklara dönüştürmesine olanak tanıyacak.Borsa, bStocks'un geleneksel hisse takasının bir günü bulan takas sürelerine kıyasla neredeyse anlık bir uzlaşma sağlayacağını belirtti. Buna ek olarak oluşturulan tokenlar, borç verme ve likidite sağlama gibi DeFi uygulamalarında da kullanılabilecek. Binance, özelliğin önümüzdeki haftalarda erişime açılacağını açıkladı.Tokenize hisseler büyümeye devam ediyorBu hamle, tokenize hisse senetleri pazarının hızlı büyümesinin tam ortasında geliyor. Piyasa verilerine göre 19 Mayıs'ta tokenize hisse ve ETF'lerde günlük işlem hacmi 3,57 milyar dolarla rekor kırdı; bu işlem hacminde Binance ve Hyperliquid ön plana çıktı.Sektörün genelinde de benzer bir ivme görünüyor. Kraken ve Robinhood geçtiğimiz yıl boyunca kendi tokenize hisse ürünlerini piyasaya sürdü. Binance'in versiyonunu ayıran özellik şu: tokenizasyon sürecini kullanıcıların bizzat başlatabilmesi.Bu alanda Binance için her şey sorunsuz gitmedi. Borsa, 2021'de Almanya, Hong Kong ve diğer birkaç piyasadan gelen düzenleyici baskı üzerine önceki tokenize hisse programını kapatmak zorunda kalmıştı. Yeniden giriş Şubat'ta geldi; o dönemde Ondo Finance ile kurduğu ortaklık aracılığıyla on tokenize ABD hissesi ve ETF'i listelediği bildirildi.Öte yandan hisse senedi işlem lansmanı, CEO Richard Teng'in Nisan ayında verdiği kapsamlı röportajda ortaya koyduğu "süper uygulama" vizyonuyla örtüşüyor. Teng o konuşmada Binance'i kripto alım satımının ötesine geçerek küresel bir finansal platforma dönüştürme hedefinden söz etmişti.

Paxos'un iştiraki Paxos Securities Settlement Company (PSSC), ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu'ndan (SEC) takas kurumu olarak resmi tescilini aldı. Şirket, yedi yıl süren düzenleyici bir sürecin sonunda bu onayı alan ilk ve tek blockchain altyapı firması oldu.Tescil, 1934 tarihli Menkul Kıymetler Borsası Kanunu'nun 17A Maddesi kapsamında verildi. PSSC, bu statüyle ABD'de merkezi menkul kıymet saklama kuruluşu olarak faaliyet gösterme yetkisi kazandı. Onay, devam eden düzenleyici gerekliliklerin karşılanması koşuluyla geçici tescil niteliği taşıyor.Paxos CEO'su ve kurucu ortağı Charles Cascarilla, konuya ilişkin açıklamasında şirketin bu noktaya nasıl geldiğini özetledi: "Yedi yıllık bir sürecin ürünü bu tescil. 2019'daki No-Action mektubumuzla başladık, ardından dünyanın en büyük ve en sofistike finansal kurumlarıyla yürüttüğümüz pilot programı hayata geçirdik. En önemlisi, ortaklarımıza piyasayla ve blockchain teknolojisiyle birlikte gelişmeye devam edebilecekleri en kapsamlı altyapıyı sunma imkânı sağlıyor."2020'den bu yana sürdürülen pilot programPSSC, 2020 yılının Şubat ayından itibaren SEC'in no-action muafiyeti kapsamında ABD hisse senetlerinde takas ve mutabakat hizmetleri sunuyor. Pilot program, "küresel ölçekteki önde gelen finansal kurumların" katılımıyla yürütüldü. 2022'de ise State Street ile ortaklaşa başlatılan blockchain tabanlı bir deneme, hisse senedi işlemlerinde aynı gün mutabakatı, yani "T+0" modelini hayata geçirdi.Şirket, bu süreçte elde edilen bulgulara dayanarak blockchain altyapısının geleneksel post-trade süreçlere kıyasla hem maliyet hem de hız açısından somut avantajlar sunduğunu savunuyor.Geleneksel finans ile blockchain'in kesişim noktasıBu adım, geleneksel sermaye piyasaları ile blockchain teknolojisinin giderek iç içe geçtiği bir döneme denk geldi. Depository Trust & Clearing Corporation (DTCC) da yakın zamanda büyük Wall Street firmalarının desteğiyle kendi tokenizasyon hizmetini duyurmuştu. Paxos'un SEC tescili, bu yakınlaşmayı somut bir düzenleyici çerçeveye oturtması bakımından dikkat çekiyor.Paxos, PayPal, Interactive Brokers, Mastercard ve Mercado Libre gibi büyük isimlerle iş ortaklıkları kurmuş durumda. Şirket aynı zamanda PayPal'ın PYUSD stabilcoinini ve Pax Gold (PAXG) tokenini ihraç ediyor. Geçen yıl Ekim ayında yaşanan teknik bir hata nedeniyle şirket yanlışlıkla 300 trilyon PYUSD bastı ve ardından bu miktarı imha etti. Bu olayın ardından Paxos, OCC ulusal güven bankasına dönüşmek için koşullu onay aldı; bu statü, şirketin eyalet eyalet düzenleme patchwork'ü yerine tek bir federal çerçeve altında faaliyet göstermesini mümkün kılacak.Paxos'un bu tescili, blockchain altyapısının kurumsal finans dünyasında artık görmezden gelinemeyeceğinin bir göstergesi. Yedi yıl boyunca SEC ile yürütülen müzakereler ve pilot programlar, yalnızca Paxos için değil, bu alanda ilerlemeye çalışan diğer şirketler için de bir referans noktası oluşturabilir. Takas ve mutabakat gibi altyapı katmanlarının blockchain üzerine taşınması, şu ana kadar çoğunlukla teoride kalan bir tartışmaydı. PSSC'nin resmi tescili, bu tartışmayı gerçek bir düzenleyici zemine taşıdı.

Ethereum ve Solana'ya rakip olarak konumlanan Sui, 2023'teki lansmanından bu yana yüksek işlem hızı ve düşük ücretleriyle dikkat çeken katman 1 blockchainlerinden biri. Meta'nın iptal edilen Diem projesinden ayrılan ekip tarafından kurulan Mysten Labs'ın geliştirdiği ağ, özellikle DeFi ve blockchain tabanlı oyun uygulamaları için cazip bir altyapı olarak öne çıkıyor. Ancak Perşembe günü Sui’de ana ağ çöktü, işlemler durdu.Sui’de ağ durduMysten Labs tarafından geliştirilen katman 1 blockchain Sui'nin ana ağı Perşembe günü çöktü. Ağ yaklaşık iki saat boyunca yeni blok üretemedi; tüm işlemler bu süre zarfında askıya alındı. Sui ekibi, yaşanan kesintiye ilişkin resmî açıklamasını X üzerinden yaptı: "Sui Mainnet şu anda bir ağ duraklaması yaşıyor. Sui Core ekibi aktif olarak bir çözüm üzerinde çalışıyor. İşlemlerin şu an duraklamış olabileceğini unutmayın." Blok gezgini SuiScan'in verileri, ağın uzun süre boyunca yeni blok üretemediğini doğruladı. Durum sayfasındaki güncellemeler ise 19.36'da sorunun tespit edildiğini ve düzeltmenin hayata geçirilme aşamasına geldiğini duyurdu.Bu ilk sefer değilSui için bu tablo aşina bir tablo. Hatta ağın yaşadığı üçüncü kayda değer kesinti. Önceki iki olay Kasım 2024 ve Ocak 2026'da yaşanmıştı. Ocak'taki kesintide de geliştiriciler ağı yeniden çevrimiçi hale getirmek için saatler harcamıştı.2023'te faaliyete giren Sui, Ethereum ve Solana'ya rakip olarak konumlandırılan yeni nesil katman 1 ağlardan biri. Yüksek işlem hızı ve düşük ücretler temel satış argümanları. Ağ, Meta'nın iptal edilen Diem stablecoin projesinden ayrılarak kurulan ekip tarafından geliştirildi.Kesinti haberinin yayılmasının ardından ağın yerel tokeni SUI son 24 saatte yüzde 8 değer kaybetti. Ancak bu düşüşün doğrudan kesintiden mi kaynaklandığını, yoksa genel piyasa koşullarıyla mı örtüştüğünü söylemek güç; zira aynı süreçte kripto piyasaları genel olarak karışık bir seyir izledi. Kullanıcı fonlarının etkilendiğine dair herhangi bir bilgi şu an için bulunmuyor.Blockchain kesintileri, DeFi ve oyun uygulamaları için altyapı sunan ağlar söz konusu olduğunda özellikle kritik bir sorun haline geliyor. Bir protokol kendini yüksek performanslı altyapı olarak tanımlıyorsa, saatler süren bir ağ durması bu imajla açıkça çelişiyor. Geliştiriciler ve yatırımcılar bu tür olayları takip etmek için ciddi bir gerekçeye sahip: ekosistem güvenilirliği, özellikle kurumsal entegrasyonlar ve büyük ölçekli uygulamalar için belirleyici bir etken.Sui ekibi, araştırma sürdükçe ek güncellemeleri paylaşacaklarını duyurdu.

Tahmin piyasası platformu Polymarket, özel şirketlerin performansına ve önemli dönüm noktalarına bağlı ilk tahmin piyasalarını başlattığını duyurdu. Şirketin Nasdaq Private Market ile yaptığı özel anlaşma, bu alanda dikkat çekici bir adım olarak öne çıkıyor. Yeni ürünlerle kullanıcılar, halka açık olmayan şirketlerin değerleme süreçleri, olası halka arz tarihleri ve ikincil piyasa hareketleri gibi konular üzerine işlem yapabilecek.Bu gelişme, özel şirketlere yönelik yatırım ilgisinin arttığı bir dönemde geldi. Son yıllarda birçok teknoloji ve girişim şirketi halka arz sürecini geciktirirken, özel piyasalarda oluşan değer de hızla büyüdü. Polymarket’in paylaştığı verilere göre dünya genelinde yaklaşık 1.600 unicorn, yani değeri 1 milyar doların üzerinde olan özel şirket bulunuyor. Bu şirketlerin toplam değeri ise 5 trilyon doları aşmış durumda. Ancak bu değer artışına erişim uzun süre büyük ölçüde kurumsal yatırımcılar ve yüksek servet sahibi kişilerle sınırlı kaldı.Özel piyasalara erişim genişliyorPolymarket, yeni tahmin piyasalarıyla bu alandaki bilgi akışını daha geniş bir kullanıcı kitlesine açmayı hedefliyor. Platformun kurucusu ve CEO’su Shayne Coplan, tahmin piyasalarının finansal bilgiye ve fırsatlara erişimi demokratikleştirmek için güçlü araçlardan biri olduğunu belirtti. Coplan’a göre bu lansman, bireysel kullanıcıların daha önce erişemediği özel şirket piyasalarıyla etkileşime girmesinin önünü açıyor.Yeni sistemde Nasdaq Private Market, Polymarket üzerindeki özel şirket piyasaları için çözümleme verisi sağlayıcısı olarak görev alacak. Bu, kullanıcıların işlem yaptığı piyasalarda sonuçların güvenilir ve doğrulanabilir verilere dayanması anlamına geliyor. Nasdaq Private Market, özel şirketler ve yatırımcılar için likidite, sermaye ve yatırım altyapısı sunan önemli kurumlardan biri olarak biliniyor.Nasdaq Private Market CEO’su Tom Callahan, perakende kullanıcıların herhangi bir piyasaya girdiği noktada yüksek bütünlüklü verinin kritik hale geldiğini söyledi. Callahan, Polymarket’in daha geniş bir kitleye erişim sağlayabilecek bir platform kurduğunu, Nasdaq Private Market’in ise bu piyasalarda sonuçların doğru şekilde belirlenmesi için gerekli veriyi sağlayacağını ifade etti.Polymarket’in yeni hamlesi yalnızca bireysel kullanıcıları hedeflemiyor. Şirket, bu ürünlerin kurumsal yatırımcılar için de ek bir fiyat keşfi aracı oluşturabileceğini belirtiyor. Özel şirketler hakkında işlem gören tahmin piyasaları, yatırımcı duyarlılığını gerçek zamanlı şekilde yansıtan yeni bir sinyal olarak değerlendirilebilir. Bu sinyal, Nasdaq Private Market’in halihazırda sunduğu işlem bazlı fiyatlama verilerini tamamlayıcı bir rol oynayabilir.Nasdaq Private Market Veri Başkan Yardımcısı Rodolfo Sanchez de veri akışının iki yönlü çalıştığını vurguladı. Sanchez’e göre Nasdaq Private Market, piyasaları kurumsal kaliteye sahip verilerle desteklerken, Polymarket üzerindeki işlem hareketliliği de özel şirketlerin performansına dair daha geniş katılımlı ve anlık bir gösterge sunuyor.Tahmin piyasaları son dönemde seçimlerden kripto paralara, ekonomiden teknolojiye kadar birçok alanda daha fazla ilgi görmeye başladı. Bu piyasalarda kullanıcılar, gelecekte gerçekleşebilecek olayların sonucuna göre işlem yapıyor. Fiyatlar ise genellikle ilgili olayın gerçekleşme olasılığına dair piyasa beklentisini yansıtıyor.Polymarket’in özel şirketlere odaklanan yeni ürünleri, özel piyasaların daha şeffaf ve izlenebilir hale gelmesi açısından önemli bir adım olarak yorumlanıyor. Şirketlerin daha uzun süre özel kalması, halka arz öncesi dönemde oluşan değeri daha görünür hale getirirken, bu alana yönelik veri ihtiyacını da artırıyor. Polymarket ve Nasdaq Private Market iş birliği, tam da bu boşluğu hedefliyor.İlk özel şirket tahmin piyasaları Polymarket üzerinde kullanıma açılırken, ilerleyen dönemde yeni piyasaların düzenli şekilde eklenmesi planlanıyor. Bu adım, hem tahmin piyasalarının kapsamını genişletiyor hem de özel şirket ekosistemine yönelik yeni bir bilgi ve fiyatlama katmanı oluşturuyor.
