ABD merkezli yatırım bankası JPMorgan, ABD Merkez Bankası’nın (Federal Reserve) bir sonraki faiz hamlesine ilişkin beklentilerde piyasa genelinden belirgin şekilde ayrışan bir öngörü paylaştı. Bankaya göre Fed’in sıradaki adımı faiz indirimi değil, faiz artışı olacak ve bu artışın 2027’nin üçüncü çeyreğinden önce gerçekleşmesi düşük bir ihtimal. Bu yaklaşım, özellikle kripto piyasalarında bu yıl faiz indirimi bekleyen analistlerin görüşleriyle net bir tezat oluşturuyor.
JPMorgan’dan “ters” senaryo
Reuters’a yansıyan değerlendirmeye göre JPMorgan, Fed’in 2026 boyunca politika faizini yüzde 3,5–3,75 aralığında sabit tutacağını, ardından 2027’nin üçüncü çeyreğinde 25 baz puanlık bir artışa gideceğini öngörüyor. Bankanın bu tahmini, faizlerin daha erken düşeceğine yönelik piyasa fiyatlamalarıyla uyuşmuyor. Özellikle CME Fed fon vadeli işlemleri, yatırımcıların bu yıl içinde iki adet 25 baz puanlık faiz indirimi beklentisiyle pozisyon aldığını gösteriyor.
Kripto piyasalarında hâkim olan iyimser senaryoda, düşen faizlerin risk iştahını artıracağı ve dijital varlıklara sermaye akışını hızlandıracağı düşünülüyor. Bu çerçevede Bitcoin, geleneksel varlıklara kıyasla faiz beklentilerine daha hassas bir enstrüman olarak öne çıkıyor. Fiat para likiditesiyle doğrudan ilişkilendirilen Bitcoin, borçlanma maliyetlerinin gerilemesi durumunda daha güçlü bir performans sergileyebileceği görüşüyle sıkça gündeme geliyor.
FXTM kıdemli piyasa analisti Lukman Otunuga da bu beklentiyi destekleyen isimler arasında yer alıyor. Otunuga, 2025’in zorlu geçmesine rağmen Bitcoin’in 2026’da toparlanma potansiyeli taşıdığını belirterek, daha düşük faiz oranları ve piyasadaki aktif arzın azalmasının fiyatlar üzerinde destekleyici olabileceğini ifade ediyor. Kripto piyasasındaki birçok iyimser yatırımcı, Fed başkanlığında olası bir değişimin de daha güvercin bir para politikasına kapı aralayabileceğini düşünüyor. Mevcut Fed Başkanı Jerome Powell’ın görev süresi mayıs ayı başında sona erecek.
JPMorgan’ın daha sıkı para politikası beklentisi, ABD 10 yıllık tahvil getirilerine ilişkin teknik görünümlerle de örtüşüyor. Grafik formasyonları, 10 yıllık tahvil faizinin önümüzdeki dönemde yüzde 6 seviyelerine doğru yükselebileceğine işaret ediyor. Halihazırda bu getiri oranı yaklaşık yüzde 4,18 seviyesinde bulunuyor. Bu tablo, finansal koşulların sanılandan daha uzun süre sıkı kalabileceği ihtimalini gündeme taşıyor.
Bununla birlikte JPMorgan, faiz indirimi ihtimalini tamamen göz ardı etmiyor. Banka analistleri, iş gücü piyasasında belirgin bir zayıflama ya da enflasyonda beklenenden daha hızlı bir düşüş görülmesi halinde Fed’in bu yılın ilerleyen dönemlerinde gevşemeye gidebileceğini kabul ediyor. Ancak mevcut veriler, bu senaryonun kısa vadede güçlü olmadığını gösteriyor. JPMorgan’a göre iş gücü piyasasının ikinci çeyrek itibarıyla yeniden sıkılaşması ve dezenflasyon sürecinin oldukça kademeli ilerlemesi bekleniyor.
Son açıklanan ABD istihdam verileri de bu duruşu destekler nitelikte. Aralık ayında işsizlik oranının yüzde 4,4’e gerilemesi, birçok büyük bankanın faiz indirimi takvimini yeniden gözden geçirmesine yol açtı. Goldman Sachs ve Barclays, daha önce mart ve haziran aylarını işaret ettikleri faiz indirim beklentilerini öteleyerek, eylül ve aralık aylarını öne çıkardı. Bu tablo, faiz patikasına ilişkin belirsizliğin sürdüğünü ve kripto piyasalarının yakından izlediği makroekonomik dinamiklerin önemini koruduğunu gösteriyor.



