ABD Hazine Bakanlığı’nın Kongre’ye sunduğu yeni bir rapor, kripto para sektöründe uzun süredir tartışma konusu olan “mixing” yani kripto karıştırma hizmetleri konusunda dikkat çekici bir yaklaşım değişimine işaret etti. 32 sayfalık raporda, kripto karıştırıcıların yalnızca yasa dışı faaliyetlerle ilişkilendirilemeyeceği ve bazı durumlarda finansal gizliliği korumak için meşru amaçlarla da kullanılabileceği ifade edildi.
Bu değerlendirme, ABD yönetiminin 2022 yılında Tornado Cash’i yaptırım listesine almasının ardından dikkat çeken bir politika ton değişimi olarak yorumlanıyor. Hazine Bakanlığı daha önce bazı karıştırma servislerini kara para aklama faaliyetleri için kullanılan merkezler olarak nitelendirmişti.
Raporda, blockchain doğası gereği tüm işlemlerin herkese açık olması nedeniyle kullanıcıların zaman zaman finansal gizlilik ihtiyacı duyabileceği vurgulandı. Buna göre bireyler, servetlerine ilişkin hassas bilgileri korumak, ticari ödemelerin detaylarını gizli tutmak veya bağış işlemlerini anonim şekilde gerçekleştirmek için karıştırma hizmetlerinden yararlanabiliyor.
Ancak Hazine Bakanlığı, bu araçların yasa dışı faaliyetlerde kullanımının hâlâ ciddi bir endişe kaynağı olduğunu da açıkça dile getirdi. Rapora göre Kuzey Kore bağlantılı siber suç grupları, Ocak 2024 ile Eylül 2025 arasında en az 2,8 milyar dolar değerinde dijital varlık çaldı. Bu süreçte gerçekleşen en büyük saldırılardan biri, yaklaşık 1,5 milyar dolarlık Bybit hack’i olarak kayıtlara geçti. Çalınan fonların aklanmasında ise karıştırma servislerinin çok aşamalı işlem zincirlerinin önemli bir parçası olarak kullanıldığı belirtildi.
Stablecoin ve köprüler üzerinden aklama trafiği
Raporda dikkat çeken bir diğer bölüm ise stablecoin’ler ve blockchain köprüleri üzerinden gerçekleşen para aklama faaliyetlerine ilişkin veriler oldu. Hazine Bakanlığı’nın analizine göre Mayıs 2020’den bu yana 50’den fazla blockchain köprüsünden gerçekleştirilen toplam çekim işlemlerinin 37,4 milyar doları, piyasa değeri en yüksek iki stablecoin cinsinden gerçekleşti.
Aynı dönemde karıştırma servislerinden köprülere yaklaşık 1,6 milyar dolarlık giriş yapıldığı tespit edildi. Bu miktarın 900 milyon dolardan fazlasının ise Kuzey Kore bağlantılı aklama faaliyetleri nedeniyle inceleme altına alınan tek bir köprüde yoğunlaştığı ifade edildi.
Raporda ayrıca yasa dışı faaliyetlerde stablecoin’lerin doğrudan karıştırıcılara yatırılmasının görece düşük seviyede olduğu belirtiliyor. Buna karşın suç aktörlerinin sıklıkla önce farklı kripto varlıkları karıştırıcılar üzerinden geçirip daha sonra stablecoin’e dönüştürdüğü, böylece işlemlerin izini zorlaştırdığı vurgulanıyor.
Custodial ve non-custodial karıştırıcı ayrımı
Hazine Bakanlığı raporu, karıştırma hizmetlerini iki farklı kategoriye ayırıyor: custodial ve non-custodial servisler. Custodial yani saklama hizmeti sunan karıştırıcıların ABD’de FinCEN’e para hizmeti işletmesi (MSB) olarak kayıt yaptırması gerekiyor.
Rapora göre bu tür platformlar düzenlemelere uyum sağladıkları takdirde müşteri kimlik bilgileri, zincir dışı işlem verileri ve kullanıcı davranışlarına ilişkin önemli bilgiler sağlayabiliyor. Bu nedenle uyumlu custodial servislerin finansal suçlarla mücadelede belirli bir rol oynayabileceği değerlendiriliyor.
Öte yandan rapor, non-custodial yani merkeziyetsiz karıştırıcılar için yeni bir kısıtlama önerisi getirmiyor. Bunun yerine politika yapıcıların finansal suç riskleri ile kullanıcı gizliliği arasında denge kurması gerektiği ifade ediliyor.
Kongre’ye yeni yasa çağrısı
Rapor aynı zamanda ABD Kongresi’ne yönelik bazı önemli düzenleme önerileri de içeriyor. Bunlardan biri, şüpheli dijital varlık işlemlerinin geçici olarak dondurulmasına imkân tanıyacak bir “hold law” yani bekletme yasası oluşturulması. Hazine Bakanlığı’na göre böyle bir düzenleme özellikle ödeme amaçlı kullanılan stablecoin’lerle bağlantılı yasa dışı finans faaliyetleriyle mücadelede etkili olabilir.
Bunun yanı sıra DeFi ekosisteminde hangi aktörlerin kara para aklama ve terör finansmanı karşıtı (AML/CFT) yükümlülüklere tabi olması gerektiğinin açık şekilde tanımlanması gerektiği vurgulandı. Raporda ayrıca ABD Patriot Act’in 311. maddesine yeni bir “altıncı özel önlem” eklenmesi önerilerek belirli dijital varlık transferlerine ek koşullar getirilmesinin önü açılmak isteniyor.
Kripto gizliliği tartışmasında yeni dönem
Hazine Bakanlığı’nın raporu, ABD’nin kripto gizliliği konusundaki yaklaşımının kritik bir dönemeçten geçtiği bir dönemde yayımlandı. 2025 yılında bir federal temyiz mahkemesi, Tornado Cash yaptırımlarında yetki aşımı olduğuna hükmetmiş ve bunun ardından Hazine Bakanlığı yaptırımları kaldırmıştı.
Öte yandan Tornado Cash’in kurucularından Roman Storm, 2025 yılında lisanssız para transferi hizmeti yürütmekten suçlu bulunmuştu. ABD Adalet Bakanlığı ise daha sonra yaptığı açıklamalarda yalnızca kod yazmanın ve kötü niyetli bir faaliyet olmadan yazılım geliştirmenin cezai kovuşturmaya konu olmaması gerektiğini belirtti.
Temmuz 2025’te kabul edilen GENIUS Act kapsamında hazırlanan rapor için Hazine Bakanlığı 220’den fazla kamu yorumunu inceledi.




