Haberler

Altcoin Haberleri

Altcoin Haberleri

Altcoin ile ilgili tüm makale ve haberlere göz atın. Altcoin hakkında en son haberler, analizler ve görüşler.

Ödeme Devi Visa, Stablecoin Danışmanlığını Başlattı

Visa, küresel ödeme altyapısındaki ağırlığını bu kez stablecoin alanına taşıyor. Şirket, bankalar, fintech’ler, traderlar ve büyük ölçekli işletmelere yönelik yeni bir “stablecoin danışmanlığı” birimi kurduğunu açıkladı. Visa Consulting & Analytics bünyesinde konumlanan bu yeni yapı, kurumların stablecoin stratejilerini değerlendirmesine, doğru kullanım alanlarını belirlemesine ve teknik uygulama süreçlerini planlamasına yardımcı olmayı amaçlıyor.Visa’nın bu adımı, stablecoin pazarının hızlı büyüme kaydettiği bir döneme denk geliyor. Toplam stablecoin piyasa değeri 300 milyar doların üzerine çıkmış durumda. Şirketin kendi verilerine göre, Visa altyapısı üzerinden gerçekleştirilen stablecoin uzlaşmalarının yıllıklandırılmış hacmi ise 30 Kasım itibarıyla 3,5 milyar dolara ulaşmış durumda. Bu tablo, stablecoin’lerin artık yalnızca kripto ekosistemine özgü bir araç olmaktan çıktığını ve geleneksel finansın da aktif biçimde benimsediği bir ödeme katmanı haline geldiğini gösteriyor.Danışmanlık hizmetinin kapsamı ne?Yeni danışmanlık hizmeti; eğitim programları, pazar analizleri, strateji geliştirme, kullanım senaryosu modelleme ve teknik destek gibi kapsamlı başlıkları kapsıyor. Visa, bu sayede kurumların stablecoin’leri ürünlerine ya da operasyonlarına entegre ederken karşılaşabilecekleri belirsizlikleri azaltmayı hedefliyor. Visa Consulting & Analytics Küresel Başkanı Carl Rutstein, kapsamlı bir stablecoin stratejisine sahip olmanın artık dijital finans dünyasında kritik hale geldiğini vurgularken, müşterilerin bu hızlı dönüşüme uyum sağlamasına destek vermekten memnuniyet duyduklarını ifade etti.Danışmanlık hizmetinin ilk kullanıcıları arasında ABD merkezli Navy Federal Credit Union, Pathward ve VyStar Credit Union yer alıyor. Navy Federal, yaklaşık 15 milyon üyesi için stablecoin’lerin genel ödeme stratejisine nasıl entegre edilebileceğini değerlendiriyor. Pathward cephesinde ise banka yönetimi, Visa’nın sunduğu analiz ve önerilerin somut ve uygulanabilir sonuçlar ürettiğini belirtiyor. Bu geri bildirimler, Visa’nın danışmanlık modelinin yalnızca teorik çerçevelerle sınırlı kalmadığını, doğrudan iş süreçlerine dokunduğunu ortaya koyuyor.Yeni girişim, Visa’nın son yıllarda hız verdiği stablecoin çalışmalarının devamı niteliğinde. Şirket, 2023 yılında Circle’ın USDC stablecoin’i ile uzlaşma denemeleri yapmış ve bugün 40’tan fazla ülkede 130’un üzerinde stablecoin bağlantılı kart programını destekler hale gelmiş durumda. Ayrıca Visa Direct aracılığıyla, stablecoin tabanlı sınır ötesi ödemeler de test ediliyor. Bu sistem, nitelikli işletmelerin önceden fonlama yaparak kullanıcıların stablecoin cüzdanlarına doğrudan transfer gerçekleştirmesine imkân tanıyor.Stablecoin’ler, düşük maliyetli ve hızlı transfer imkânları nedeniyle sıklıkla kriptonun “ilk gerçek kullanım alanı” olarak tanımlanıyor. Son bir yılda hem bireysel kullanıcılar hem de kurumlar tarafından ödeme, ticaret ve para transferi amacıyla daha yoğun şekilde kullanılmaya başlandı. Geleneksel finans kurumları da bu alandaki rekabeti yakından takip ediyor. JPMorgan gibi bankalar tokenlaştırılmış mevduatlarla anlık ve sınır ötesi uzlaşmaları hızlandırırken, Visa ve Stripe gibi ödeme devleri stablecoin’leri daha ucuz ve verimli para transferi için sistemlerine entegre ediyor.Regülasyon tarafında sağlanan netlik de bu ivmeyi destekliyor. ABD’de temmuz ayında yürürlüğe giren GENIUS Act, stablecoin ihraç ve denetimine ilişkin federal bir çerçeve oluşturarak bankalar ve fintech’ler için önemli bir güven zemini yarattı. Analistlere göre pazarın önünde hâlâ ciddi bir büyüme potansiyeli bulunuyor. Citi, stablecoin piyasasının 2030’a kadar 1,9 trilyon dolara ulaşabileceğini öngörürken, daha iyimser senaryolarda bu rakam 4 trilyon dolara kadar çıkabiliyor. Standard Chartered ise 2028 için 2 trilyon dolarlık bir pazar büyüklüğüne işaret ediyor.

·
15 Ara 2025
Ödeme Devi Visa, Stablecoin Danışmanlığını Başlattı

Barclays’ten 2026 Uyarısı: Kripto Piyasası İçin Sönük Geçebilir

İngiliz bankası Barclays, yayımladığı yıl sonu raporunda kripto para piyasaları için 2026’ya dair temkinli bir tablo çizdi. Bankaya göre önümüzdeki yıl, işlem hacimlerinin gerilediği, yatırımcı iştahının zayıfladığı ve yeni bir yükseliş dalgasını tetikleyecek net katalizörlerin eksik kaldığı bir dönem olacak. Bu görünüm özellikle gelirlerinin önemli bölümünü spot piyasa işlemlerinden elde eden Coinbase ve Robinhood gibi bireysel yatırımcı odaklı platformlar açısından baskı yaratıyor.Raporda, kripto piyasalarının geçmişte büyük ölçüde güçlü hikâyeler ve dikkat çekici gelişmelerle hareketlendiği vurgulanıyor. Mart 2024’te spot Bitcoin ETF’lerine gelen yoğun girişler ya da ABD’de kripto dostu söylemleri öne çıkan siyasi gelişmeler, kısa süreli işlem hacmi patlamalarına yol açmıştı. Ancak Barclays analistlerine göre bu tür olayların yokluğunda, piyasanın kendi kendine güçlü bir ivme üretmesi zor görünüyor. Banka, 2026 mali yılında spot kripto işlem hacimlerinin aşağı yönlü bir seyir izlemesini bekliyor ve bu trendi tersine çevirecek açık bir tetikleyici görmediğini ifade ediyor.Spot piyasalardaki bu durgunluk, özellikle Coinbase ve Robinhood gibi platformlar için doğrudan gelir baskısı anlamına geliyor. Analistler, son boğa dönemlerinde bireysel yatırımcı ilgisinden ciddi fayda sağlayan bu şirketlerin artık daha sakin bir piyasa ortamıyla karşı karşıya olduğunu belirtiyor. İşlem hacimlerindeki düşüş, ücret gelirlerini sınırlarken; operasyonel maliyetlerin yüksek seyretmesi kârlılık üzerinde ek baskı oluşturuyor.Regülasyon açısından soru işaretleri varBarclays’in raporunda düzenleyici cephe ise uzun vadeli potansiyel barındıran ancak kısa vadede belirsizlik taşıyan bir alan olarak öne çıkıyor. ABD’de gündemde olan CLARITY Act, dijital varlıkların emtia mı yoksa menkul kıymet mi sayılacağına dair çerçeveyi netleştirmeyi amaçlıyor. Bu yasa tasarısı, hangi varlıkların SEC, hangilerinin CFTC denetiminde olacağını daha açık hale getirebilir. Bankaya göre bu tür bir düzenleme, kripto şirketlerinin operasyonel risklerini azaltabilir ve özellikle tokenize varlıklar gibi yeni ürünlerin önünü açabilir. Ancak tasarının Senato’dan geçmesi, olası hukuki itirazlar ve uygulama süreci göz önüne alındığında, 2026 içinde piyasayı belirgin şekilde hareketlendirmesi garanti değil.Coinbase, Barclays analizinde özel bir yer tutuyor. Şirket, türev ürünler ve tokenize hisse senetleri gibi alanlara açılmaya çalışsa da, bankaya göre kısa vadede spot işlem hacimlerindeki zayıflık bu girişimlerin etkisini gölgeliyor. Bu nedenle Barclays, Coinbase hissesi için hedef fiyatını 291 dolara düşürdü ve daha muhafazakâr bir kâr beklentisini benimsedi.Tokenizasyon tarafında ise ilgi artmaya devam ediyor. BlackRock, Robinhood ve diğer bazı büyük oyuncular bu alanda pilot projeler yürütüyor. Buna rağmen Barclays, tokenizasyonun hâlâ erken aşamada olduğunu ve 2026’da şirket bilançolarına anlamlı bir katkı yapmasının zor olduğunu düşünüyor.Genel tabloya bakıldığında Barclays, 2026’yı kripto piyasaları için bir “geçiş yılı” olarak tanımlıyor. Bireysel yatırımcı faaliyetlerinin zayıfladığı, kısa vadeli rüzgârların sınırlı kaldığı bu dönemde sektör oyuncuları daha çok uzun vadeli stratejilere, regülasyon uyumuna ve yeni ürün altyapılarına odaklanıyor. Bu yatırımların karşılığının ne zaman ve ne ölçüde alınacağı ise şimdilik belirsizliğini koruyor.

·
15 Ara 2025
Barclays’ten 2026 Uyarısı: Kripto Piyasası İçin Sönük Geçebilir

Yıl Sonu Yaklaşırken Bitcoin ve Altcoinler Frene Bastı

Kripto para piyasası, yılın son tam işlem haftasına girilirken küresel risk iştahındaki zayıflıkla birlikte gerileme kaydetti. Yatırımcılar, özellikle teknoloji hisselerindeki yüksek değerlemelere yönelik artan sorgulamalar, ABD hisse senedi piyasalarında ivme kaybı ve ABD Merkez Bankası’ndan (Fed) gelen çelişkili sinyaller nedeniyle temkinli bir duruş sergiliyor. Bu ihtiyatlı hava, geleneksel piyasalardaki dalgalanmanın kripto varlıklara da yansımasına neden oldu.Bitcoin ve altcoinlerde durgunlukPiyasa verilerine göre Bitcoin, Pazartesi sabahı yaklaşık yüzde 0,5 düşüşle 89.600 dolar seviyelerinde işlem gördü ve geçen haftaki dip seviyelerin hemen üzerinde tutunmaya çalıştı. Ethereum ise sınırlı bir kayıpla 3.120 dolar civarına geriledi. XRP, Solana ve Dogecoin gibi büyük altcoin’lerde ise kayıplar yüzde 2’ye kadar ulaştı. Genel tablo, risk iştahının kırılgan kaldığını ve alım yönlü iştahın zayıf seyrettiğini ortaya koydu. Bu hareketlilik, ABD borsa endeks vadeli işlemlerinin geçen haftaki teknoloji hisseleri kaynaklı satış dalgasının ardından sabah saatlerinde sınırlı bir toparlanma göstermesine rağmen yaşandı. S&P 500 ve Nasdaq 100 vadeli işlemleri yüzde 0,2 civarında yükselse de, yatırımcıların teknoloji şirketlerinin mevcut değerlemelerinin 2026’ya taşınıp taşınamayacağı konusundaki şüpheleri devam ediyor. Yapay zekâ yatırımlarına yönelik artan harcamalar ve bu harcamaların kârlılıkla ne ölçüde destekleneceği sorusu, riskli varlıklar üzerinde baskı oluşturuyor.Bu temkinli yaklaşım, kripto para piyasasında ekim ayında yaşanan sert geri çekilmenin ardından toparlanma çabalarını da zorlaştırıyor. Son günlerde işlem hacimlerinde belirgin bir düşüş gözlenirken, düşük likidite fiyat hareketlerini daha oynak hâle getiriyor. Bu durum, piyasada savunmacı bir tonun hâkim olmasına yol açıyor.BTSE kripto borsasının operasyon direktörü Jeff Mei, yatırımcıların kripto varlıklara yönelmekte isteksiz olduğunu belirtiyor. Mei’ye göre ekim ayındaki düşüş, ABD hisse senedi piyasasının aşırı değerli olduğu yönündeki endişeler ve Fed’in net olmayan mesajları, yatırımcıların risk almaktan kaçınmasına neden oluyor. Bununla birlikte Mei, Bitcoin ETF’lerine yönelik net girişlerin devam ettiğini ve Fed’in piyasadan menkul kıymet geri alımlarına başlamasının sisteme likidite sağladığını vurguluyor. Bu likiditenin zamanla hem hisse senetlerine hem de kripto paralara yönelme potansiyeli taşıdığına dikkat çekiyor.Mei ayrıca yıl sonu pozisyon ayarlamalarının mevcut zayıflıkta önemli rol oynadığını ifade ediyor. Yatırımcıların kâr realizasyonuna gitmesi ve yeni pozisyonlar açmak için 2026’nın başını beklemesi, piyasadaki satış baskısını artırıyor.SignalPlus araştırma birimi başkanı Augustine Fan ise düşük likiditenin önümüzdeki haftalarda aşağı yönlü hareketleri daha da belirginleştirebileceği uyarısında bulunuyor. Fan, ekim ayındaki belirli bir piyasa olayından bu yana işlem hacimlerinin ciddi biçimde azaldığını ve genel piyasa algısının olumsuza döndüğünü söylüyor. Bu ortamda Bitcoin ve Ethereum’un, yatırımcıların portföy risklerini ayarlarken bir tür denge unsuru olarak kullanıldığını belirtiyor.Kısa vadeli fiyat hareketlerinin abartılmaması gerektiğini vurgulayan Fan, mevcut koşullarda saatlik ya da günlük dalgalanmaların yanıltıcı olabileceğini ifade ediyor. Ancak genel hissiyatın zayıf kaldığını ve yıl sonuna kadar fiyatlar üzerinde baskının sürebileceğini de ekliyor.

·
15 Ara 2025
Yıl Sonu Yaklaşırken Bitcoin ve Altcoinler Frene Bastı

LINK Yorum ve Fiyat Analizi - 15 Aralık 2025

LINK Teknik GörünümüLINK tarafında fiyat uzun süredir düşen kanal içinde hareket ediyor ve son yapı itibarıyla bu kanal aynı zamanda düşen kama benzeri bir formasyona dönüşmüş durumda. Özellikle son yükseliş denemeleri, kanalın üst bandına yaklaştıkça zayıflıyor ve satışla karşılaşıyor. Bu da henüz net bir kırılım olmadığını, yapının hâlâ baskı altında kaldığını gösteriyor.Kısa vadede 13,1–13,3 bandı önemli bir denge alanı. Fiyat şu an bu bölgenin hemen üzerinde tutunmaya çalışıyor. Bu seviye altına sarkmalar artarsa 12,5 ve devamında 12,0–11,6 bölgesi yeniden gündeme gelir. Burası daha önce güçlü tepki alınan alan olduğu için aşağıda ana destek konumunda.Yukarı tarafta ise gözler net şekilde 13,9–14,2 bandında. Bu bölge hem düşen kanalın hem de kamanın üst trendine denk geliyor. LINK’in bu alanı hacimli şekilde kırabilmesi halinde yapı bozulur ve kısa vadeli düşüş trendi sona ermeye başlar. Böyle bir senaryoda önce 14,8, ardından 15,5–16,0 bandına doğru daha rahat bir fiyatlama görülebilir. Düşen Kanal Yapısı Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

·
15 Ara 2025
LINK Yorum ve Fiyat Analizi - 15 Aralık 2025

ZRO Yorum ve Fiyat Analizi - 15 Aralık 2025

ZRO Teknik AnaliziProje bu yıl Stargate Finance’i ZRO ile satın alarak entegre etti ve bu sayede LayerZero’nun zincirler arası köprü altyapısına daha fazla gelir akışı sağlanması hedefleniyor. Ayrıca vakıf yaklaşık 50 milyon ZRO’yu erken yatırımcılardan geri alarak piyasadaki dolaşımı kontrol altına alma adımları attı. Bu tür hamleler fiyat istikrarı ve ekosistem güveni açısından yatırımcı tarafında olumlu karşılanabilir. Düşen Kama Formasyonu ZRO grafik yapısı düşen bir kama formasyonuna oldukça temiz şekilde oturmuş durumda ve fiyat şu anda formasyonun üst banda temas ettiği bölgede hareket ediyor. Bu tarz yapılarda üst banda gelen temaslar genelde iki ihtimali öne çıkarır: ya formasyon çalışmayıp yeniden alt banda doğru bir sarkma gelir, ya da sıkışmanın son evresine girildiği için yukarı yönlü kırılım hazırlığı yapılır.Şu anki görünümde fiyat 1,46–1,50 bandındaki üst trend çizgisine çarpmış durumda. Bu bölge kırılmadığı sürece kısa vadede satış baskısının devam etmesi normal. Aşağıda 1,42 ve 1,33 seviyeleri ara destek olarak öne çıkıyor. Formasyonun devamı için fiyatın özellikle 1,33 üzerinde tutunması önemli; burası kaybedilirse kama yapısı zayıflar ve fiyat yeniden 1,25–1,18 bandına kadar gevşeyebilir.Öte yandan, eğer fiyat 1,50 üzerini hacimli kırmayı başarırsa düşen kama formasyonu teknik olarak yukarı yönlü çalışmaya başlar. Bu senaryoda ilk tepki bölgesi 1,56, ardından 1,66–1,70 aralığı olur. Formasyon gereği daha geniş hedef bölgesi ise 1,83 seviyesine kadar uzanıyor.Özetle tablo şöyle:Fiyat üst banda temas ettiği için karar bölgesinde.1,50 üzeri kırılım gelirse formasyon yukarı çalışır ve hedefler hızla tetiklenir.Aşağıda 1,42 → 1,33 destekleri korunmalı; 1,33 kaybedilirse yapı bozulur.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

·
15 Ara 2025
ZRO Yorum ve Fiyat Analizi - 15 Aralık 2025

EDU Yorum ve Fiyat Analizi - 14 Aralık 2025

EDU/USDT Teknik Analizi Trend Teması EDU grafiğinde genel yapı net şekilde yükselen kanal içerisinde ilerliyor ve fiyat şu an kanalın alt bandına, trend desteğine temas etmiş durumda. Bu bölge daha önce de birkaç kez çalışmış bir alan olduğu için teknik olarak önemli bir karar noktası. Buradan gelen tepkiler yükselen yapının devam edip etmeyeceğini belirleyecek.Kısa vadede 0,135–0,14 bandı kritik destek konumunda. Fiyat bu bölgenin üzerinde kaldığı sürece mevcut yükselen kanal bozulmuş sayılmaz. Burada tutunma devam ederse önce 0,158–0,165 aralığı, ardından kanalın orta-üst bölgesi olan 0,18–0,20 bandı yeniden hedef haline gelir. Özellikle 0,165 üzeri kapanışlar momentumun yeniden yukarı dönmeye başladığını gösterir.Ancak bu trend desteği net şekilde kaybedilirse iş biraz değişir. Böyle bir senaryoda fiyat kanal dışına çıkar ve 0,127–0,122 bölgesine doğru bir geri çekilme riski oluşur. Bu alan hem yatay destek hem de önceki diplerle örtüştüğü için aşağıda son savunma hattı gibi çalışır.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

·
14 Ara 2025
EDU Yorum ve Fiyat Analizi - 14 Aralık 2025

Monad (MON) Nedir?

Kripto para dünyası, her geçen gün yeni çözümlerle büyüyor. Ancak ölçeklenebilirlik, hız ve maliyet gibi temel sorunlar hâlâ pek çok ağın önünde büyük bir engel olarak duruyor. Ethereum gibi köklü blockchainler, merkeziyetsizlikten taviz vermeden yüksek işlem kapasitesine ulaşmakta zorlanıyor. Bu noktada yeni nesil katman-1 projeleri devreye giriyor ve bu projelerin başında da Monad (MON) geliyor.Monad, güçlü mühendislik geçmişi, yüksek işlem kapasitesi ve geliştirici dostu yapısıyla fark yaratmayı hedefliyor. Ethereum ile birebir uyumlu olması, onun üzerine inşa edilen binlerce uygulama ve aracın ekstra bir çaba olmadan bu yeni ağa taşınabileceği anlamına geliyor. Saniyede 10.000 işlem (TPS), 0,8 saniye işlem kesinliği, neredeyse sıfıra yakın işlem ücretleri ve paralel işlem yürütme özelliği ile Monad, “yüksek performanslı blockchain” tanımını yeniden şekillendiriyor.Geliştirici dostu yaklaşımı, merkeziyetsizlikten ödün vermeyen mimarisi ve etkileyici yatırım desteğiyle Monad, 2025 yılı itibarıyla hem bireysel kullanıcıların hem de kurumsal aktörlerin radarında. Peki, bu yükselişin ardındaki teknoloji ne kadar sağlam? Yatırımcılar neden MON coin’e yöneliyor? Ve en temel sorularla başlayalım: Monad nedir, MON coin nedir ve ne işe yarar? Gelin bu rehberde tüm detaylarıyla birlikte inceleyelim.Monad’ın Tanımı ve Ortaya ÇıkışıMonad, akıllı kontrat çalıştırmak için tasarlanmış, Ethereum Sanal Makinesi (EVM) ile tam uyumlu bir blockchain ağı. Bu uyumluluk sayesinde Ethereum ekosisteminde geliştirilen uygulamalar ve araçlar, kodda değişiklik gerektirmeden doğrudan Monad ağına taşınabiliyor. Solidity ile yazılmış sözleşmeler aynı şekilde çalışıyor; Metamask, Foundry, Hardhat gibi popüler araçlar destekleniyor. Bu da geliştiricilerin ekstra bir öğrenme süreciyle uğraşmadan ağa geçebilmesini sağlıyor.Proje 2022’de kuruldu. Arkasında, uzun yıllar Jump Trading bünyesinde yüksek frekanslı işlem (HFT) sistemleri tasarlamış deneyimli bir mühendis ekibi bulunuyor. Finansal altyapılarla ilgili elde ettikleri birikimi blockchain dünyasına taşımak istediler. Ethereum’daki işlem sınırları, ağ tıkanıklıkları ve yüksek gas ücretlerinin DeFi projelerini zorladığını yakından izlediler. Bu durum, performansı daha yüksek, işlem yoğunluğu altında boğulmayan bir altyapı ihtiyacını ortaya çıkardı. Monad bu ihtiyaca cevap vermek için geliştirildi.Blockchain alanında birçok proje ya güvenlikten ya da merkeziyetsizlikten taviz vererek hız kazanmaya çalışıyor. Monad, bu denklemde üçüncü bir yolu tercih etti. İşlem kapasitesi, veritabanı optimizasyonu ve paralel yürütme gibi teknik çözümlerle yüksek performansa ulaşmayı hedefliyor. Amaç, güçlü bir altyapı üzerinde hem geliştiriciler hem de kullanıcılar için daha hızlı ve düşük maliyetli bir deneyim sunmak. Ethereum uyumluluğu, geçiş sürecini kolaylaştırırken, Monad’ın teknik gücü daha ölçeklenebilir bir ekosisteme zemin hazırlıyor. Monad'ın "paralel işlemleri". Kaynak: Monad MONAD’ın Tarihçesi: Önemli Dönüm NoktalarıMonad’ın yolculuğu 2022’de başladı. Aynı yıl içinde Monad Labs resmi olarak kuruldu ve proje geliştirme sürecine geçildi. Bu dönemde ağırlık, fikir geliştirme ve çekirdek ekibin oluşturulmasına verildi. Teknik vizyon netleştirildi; hedef yüksek performanslı, Ethereum uyumlu bir Katman-1 ağı inşa etmekti.İlk büyük finansal adım Şubat 2023’te atıldı. Dragonfly Capital liderliğinde gerçekleşen tohum yatırım turunda Monad Labs, 19 milyon dolarlık fon sağladı. Bu destek, testnet hazırlıkları ve erken geliştirme sürecine ciddi ivme kazandırdı. Proje ekibi bu aşamada daha geniş bir mühendis kadrosuna ulaştı.Nisan 2024’te ise bir dönüm noktası yaşandı. Paradigm’in öncülük ettiği Seri A yatırım turunda 225 milyon dolarlık dev bir fon elde edildi. Bu tur, sadece yılın en büyük kripto yatırımlarından biri olmakla kalmadı; aynı zamanda Monad’ın ciddi bir değerleme ile büyüme potansiyelini ortaya koydu. Turda Electric Capital, Greenoaks ve Coinbase Ventures gibi sektörün önde gelen yatırımcıları da yer aldı. Şirketin değeri bu turun ardından yaklaşık 3 milyar dolar olarak belirlendi.2024 yılının üçüncü çeyreğinde testnet ağı kamuya açıldı. Bu aşama, sadece teknik deneme süreci değil; aynı zamanda topluluk oluşturma hamlesiydi. Test ağına katılım gösteren erken dönem kullanıcılar için retroaktif bir “airdrop” planı duyuruldu. MON token’larının bir bölümü bu süreçte aktif katılım gösteren kullanıcılara dağıtıldı. Böylece proje, henüz ana ağı açılmadan sadık bir topluluk inşa etmeye başladı.Ve nihayet, 24 Kasım 2025’te Monad mainnet yayına girdi. Ana ağ lansmanından hemen önce, Monad Foundation’ın yan kuruluşu aracılığıyla Coinbase’in token satış platformunda halka açık bir satış (ICO) düzenlendi. Sabit 0,025 dolarlık fiyatla yaklaşık 7,5 milyar MON satılarak toplamda 187,5 milyon dolar fon toplandı. Mainnet’in aktif hâle gelmesiyle birlikte 200’den fazla doğrulayıcı node çalışmaya başladı. Bu durum, daha ilk günden yüksek düzeyde merkeziyetsizlik hedefinin yakalandığını gösterdi.Aralık 2025 itibariyle MON coin fiyatı 0.02 dolar seviyelerinde işlem görüyor. Monad Neden Önemli?Blockchain dünyasında çoğu ağ, güvenlik, merkeziyetsizlik ve ölçeklenebilirlik arasında bir denge kurmaya çalışır. Fakat bu üç temel özelliği aynı anda eksiksiz sunabilen çok az örnek vardır. Monad bu problemi merkeze alıyor. Ağın mimarisi, işlem hacmini artırırken aynı anda güvenliği ve dağıtık yapıyı koruyabilecek şekilde tasarlandı. Çoğu Katman-1 zincir sadece ikisinde başarılı olabilirken, Monad üçünü birlikte taşıma iddiasında.Ethereum gibi büyük ağlarda görülen sınırlı işlem kapasitesi, yüksek ücretler ve yavaş onay süreleri, gerçek anlamda ölçeklenebilir uygulamaların önünü tıkıyor. Monad, bu sorunları sistemin temeline müdahale ederek çözüyor. Hem altyapı kodu sıfırdan yazıldı hem de yüksek frekanslı sistem deneyimi bu tasarıma doğrudan yansıtıldı.Monad’ın en belirgin farkı, paralel işlem yürütme (parallel execution) özelliği. Geleneksel EVM tabanlı zincirlerde işlemler tek tek ve sıralı şekilde işlenir. Monad ise bu işlemleri eş zamanlı çalıştırabiliyor. Bu sayede hem işlem hacmi artıyor hem de blok süresi kısalıyor. Ortalama blok süresi yaklaşık 0,4 saniye. Finalite süresi ise 0,8 saniyeye kadar düşüyor. İşlemler anında kesinleşiyor.Ağın konsensüs katmanında özel olarak geliştirilmiş MonadBFT algoritması kullanılıyor. Bu yapı, Proof of Stake temelli bir Bizans Hata Toleranslı (BFT) sistem. Yani ağı çalıştıran doğrulayıcılar stake ettikleri MON token karşılığında blok üretimine ve onayına katılıyor. Bu yapı hem enerji verimli hem de saldırılara karşı dirençli. MonadBFT şeması. Kaynak: Docs.Monad Monad aynı zamanda veritabanı ve durum yönetimi (state management) konusunda da iddialı. MonadDB adlı özel bir veri sistemi kullanıyor. Bu yapı sayesinde ağ, yüz binlerce işlemi verimli biçimde saklayabiliyor ve geriye dönük okuma/yazma işlemlerini gecikmesiz biçimde yapabiliyor. Geleneksel EVM zincirlerinde performansın tıkandığı noktalardan biri olan bu katman, Monad’da baştan tasarlandığı için darboğaz yaratmıyor.Ağın bir diğer öne çıkan noktası da minimum işlem maliyetleri. Yüksek kapasite ve düşük gecikme sayesinde ağda tıkanma yaşanmıyor. Bu da işlem ücretlerinin istikrarlı ve düşük kalmasını sağlıyor. Mikro ödemeler, oyun içi transferler, hızlı ticaret işlemleri gibi uygulamalarda bu özellik büyük önem taşıyor.Monad, sadece teknik olarak değil, geliştirici deneyimi açısından da öne çıkıyor. EVM uyumluluğu sayesinde Ethereum geliştiricileri hiç zorlanmadan projelerini bu ağa taşıyabiliyor. Hardhat, Foundry, Metamask gibi alışıldık araçlarla doğrudan entegre çalışabiliyor. Bu da hem giriş engelini düşürüyor hem de ağın ekosistemini hızla büyütmesine olanak tanıyor.Kullanım alanlarıMonad ağının sunduğu yüksek hız ve verimlilik, çeşitli kullanım alanlarında önemli avantajlar sağlar:Yüksek frekanslı işlemler: Monad’ın yaklaşık 10.000 TPS işlem kapasitesi, büyük ölçekli alım-satım platformları ve merkeziyetsiz borsalarda yüksek frekanslı işlemleri zincir üzerinde gerçekleştirmeye imkân tanır. Örneğin, on-chain borsa uygulamaları Nasdaq veya CME gibi geleneksel piyasalara yakın hacimleri Monad üzerinde kaldırabilir duruma gelebilir.Oyun ve gerçek zamanlı uygulamalar: Düşük blok süresi ve neredeyse sıfır işlem ücreti, blockchain tabanlı oyunlar ve etkileşimli uygulamalar için uygun bir zemin hazırlar. Monad üzerindeki işlemler anında finalite kazandığı için, gerçek zamanlı çok oyunculu oyunlar veya anlık veri gerektiren uygulamalar bu ağda sorunsuz çalışabilir.DeFi ve karmaşık DApp’ler: Yüksek throughput ve düşük gecikme süresi, merkeziyetsiz finans (DeFi) protokollerinde kullanıcı deneyimini iyileştirir. Borç verme, türev işlemler veya on-chain sosyal ağlar gibi yoğun işlem gerektiren karmaşık DApp’ler Monad sayesinde ölçeklenebilir hale gelebilir; kullanıcılar takılma veya yüksek ücret sorunları yaşamadan bu hizmetleri kullanabilir.Ethereum uygulamalarının geçişi: Ethereum veya diğer EVM tabanlı ağlar için geliştirilmiş uygulamalar, Monad’ın EVM uyumluluğu sayesinde ek bir uyarlamaya gerek duymadan kolayca taşınabilir. Geliştiriciler mevcut Solidity akıllı kontratlarını Monad ağına dağıtarak, Ethereum ekosistemindeki tüm araçları kullanmaya devam ederken daha yüksek performanstan faydalanabilirler.Token ekonomisiMonad ağının yerel kripto parası olan MON token, hem ağın işleyişi hem de ekosistemin teşvik mekanizmaları için merkezi bir rol oynar:Toplam arz: MON token toplam arzı 100 milyar adet ile sabitlenmiştir. Bu arzın dağıtımı, erken dönem airdrop programlarıyla topluluk lehine geniş tabanlı olacak şekilde planlanmıştır (proje, mainnet öncesinde bir airdrop ile kullanıcılara token dağıtmıştır). Gas ücretleri: MON, Monad üzerindeki işlemler için gas ücreti ödemelerinde kullanılır. Ağın yüksek işlem kapasitesi sayesinde işlemler son derece düşük ücretlerle gerçekleştirilebilir, bu da mikro ödemeler veya sık işlem gerektiren uygulamalar için büyük bir avantajdır.Stake ve güvenlik: Monad ağı, PoS (Proof of Stake) temelli MonadBFT konsensüs algoritmasını kullanır. Doğrulayıcılar (validator’lar) MON tokenlarını stake ederek blok üretimine ve işlem onayına katılır, böylece ağı güvence altına alırlar. Bu stake mekanizması, ağı saldırılara karşı korurken token sahiplerine de ağın işlem ücretlerinden ödül kazanma imkânı sunar.Yönetim ve teşvikler: MON token, ağın büyümesini destekleyen ekosistem katılımcılarına teşvik sağlamak ve gelecekte topluluk yönetişimine olanak vermek amacıyla da kullanılabilir. Geliştiriciler, doğrulayıcılar ve kullanıcılar arasındaki çıkarları hizalamak için MON önemli bir araçtır. Nitekim testnet döneminde aktif katılımcılara MON airdrop’u yapılması da bu teşvik mekanizmasının bir örneği.Monad’ın Kurucuları Kim?Monad projesinin arkasında güçlü bir mühendislik ekibi var. Finans ve teknoloji alanlarında uzun yıllar çalışmış, yüksek performanslı sistemler üzerine uzmanlaşmış isimlerden oluşuyor. Projenin CEO’su ve kurucu ortağı Keone Hon, yaklaşık sekiz yıl boyunca Jump Trading’de yüksek frekanslı işlem sistemleri geliştirdi. Ardından Jump Crypto çatısı altında blockchain araştırmaları yaptı. Yazılım mühendisliği bilgisiyle geleneksel finans ve merkeziyetsiz teknolojiler arasında sağlam bir köprü kurdu.Teknik mimarinin başındaki isim CTO ve kurucu ortak James Hunsaker. O da Hon gibi Jump Trading geçmişine sahip ve Monad’ın çekirdek altyapısını birlikte tasarladılar. Üçüncü kurucu ortak Eunice Giarta ise MIT Media Lab çıkışlı bir araştırmacı. Aynı zamanda finansal ürün yönetimi konusunda deneyimli bir isim. Ekip; finans, yazılım ve araştırma gibi farklı disiplinleri bir araya getirerek 2022’de Monad Labs’i kurdu.Projenin çıkış noktası net: geleneksel piyasalarda kullanılan yüksek hızlı sistemlerin, blockchain'e uygulanabileceğini göstermek. Jump Trading’de kazandıkları teknik becerileri, ölçeklenebilirlik problemi yaşayan mevcut ağlara alternatif sunmak için değerlendirdiler.Teknik geliştirme süreci Category Labs adlı mühendislik ekibi tarafından yürütülüyor. Monad istemcisi C++ ve Rust dillerinde sıfırdan yazıldı. Kodların tamamı açık kaynaklı olarak GitHub üzerinden topluluğa sunuldu. Hem konsensüs algoritması (MonadBFT) hem de yürütme motoru herkes tarafından incelenebilir durumda. Bu şeffaflık, yalnızca güven yaratmıyor; aynı zamanda topluluktan gelen katkılara da kapıyı açık bırakıyor.Ağın genel koordinasyonu Monad Foundation tarafından yürütülüyor. Vakıf, projenin sürdürülebilir gelişimini ve merkeziyetsiz yönetişim süreçlerini organize ediyor. Finansal tarafta da güçlü isimler yer alıyor. Paradigm, Dragonfly Capital, Electric Capital ve Coinbase Ventures gibi önde gelen yatırımcılar projeyi hem maddi kaynak hem stratejik destekle büyütüyor. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)Aşağıda, Monad (MON) hakkında sıkça sorulan bazı sorular ve cevaplarına ulaşabilirsiniz:Monad ağı Ethereum ile uyumlu mu?: Evet, Monad ağı EVM (Ethereum Virtual Machine) ile tam uyumlu olarak çalışıyor. Bu da demek oluyor ki Ethereum üzerinde geliştirilmiş akıllı kontratlar, cüzdanlar ve geliştirici araçları, Monad üzerinde ekstra bir uyarlamaya gerek kalmadan doğrudan kullanılabiliyor. Metamask, Foundry, Hardhat gibi araçlar destekleniyor. Bu uyumluluk sayesinde geliştiriciler var olan projelerini kolayca Monad ağına taşıyabiliyor.Monad ne kadar hızlı ve ölçeklenebilir?: Monad, saniyede yaklaşık 10.000 işlem (TPS) gerçekleştirme kapasitesine sahip. Ortalama blok üretim süresi 0,4 saniye civarında. İşlemlerin ağ tarafından kesinleşme süresi (finalite) ise 0,8 saniyeyi geçmiyor. Bu, Ethereum’un yaklaşık 15 TPS performansına kıyasla çok ciddi bir artış anlamına geliyor. Özellikle DeFi, oyun ve on-chain ticaret gibi alanlarda bu hız büyük fark yaratıyor.MON tokeninin temel işlevi nedir?: MON, ağın yerel kripto parası. İşlem ücretlerinin ödenmesinde ve doğrulayıcıların ağa katılımında kullanılıyor. MON tokenlarını stake eden kullanıcılar doğrulayıcı olabilir, ağın güvenliğini sağlar ve karşılığında ödül kazanabilir. Ayrıca yönetişim süreçlerinde ve teşvik programlarında da MON önemli bir rol üstleniyor.MON token nasıl satın alınabilir?: MON token, büyük kripto para borsalarında listelenmiş durumda. Bybit, Gate.io ve Coinbase gibi platformlardan alım-satım yapılabiliyor. Genellikle USDT veya benzeri stablecoin pariteleri üzerinden işlem görüyor. Token, ayrıca merkeziyetsiz borsalarda da erişilebilir hâle gelebilir.Monad ağı ne kadar güvenli?: Ağın güvenliği, özelleştirilmiş bir Bizans Hata Toleranslı algoritma olan MonadBFT ile sağlanıyor. Bu algoritma, Proof of Stake tabanlı çalışıyor. Ağda yüzlerce bağımsız doğrulayıcı görev yapıyor. Dağıtık yapı sayesinde saldırılara karşı güçlü bir direnç sağlanıyor. Ayrıca paralel yürütme ve MonadDB gibi özel çözümlerle ağ tıkanıklığı ve teknik zafiyetler minimize ediliyor.Monad geliştiriciler için neler sunuyor?: Geliştiriciler, Ethereum üzerinde alışık oldukları tüm araçları Monad üzerinde de kullanabiliyor. Solidity diliyle yazılmış akıllı kontratlar doğrudan entegre edilebiliyor. Ayrıca açık kaynaklı istemci yazılımı sayesinde kod tabanına katkı sunmak, forklamak ya da kendi çözümünü geliştirmek isteyenler için esnek bir ortam sağlanıyor.Monad ile hangi tür projeler geliştirilebilir?: DeFi uygulamaları, NFT platformları, oyunlar, on-chain veri hizmetleri, sosyal uygulamalar ve çok daha fazlası Monad üzerinde çalıştırılabilir. Ağın yüksek işlem kapasitesi ve düşük maliyeti, özellikle işlem yoğunluğu yüksek projeler için ideal altyapı sunuyor.Testnet sürecine katılanlara ne oldu?: 2024 yılındaki testnet döneminde aktif katılım gösteren kullanıcılar için bir “retrodrop” programı uygulandı. Bu program kapsamında MON token’larının belirli bir bölümü topluluğa ücretsiz olarak dağıtıldı. Bu sayede erken destek veren kullanıcılar ödüllendirilmiş oldu. Gelecekte benzer topluluk teşvikleri tekrar gündeme gelebilir.MONAD (MON) ve katman-1 zincirler hakkında en güncel analizleri, araçları ve rehber içerikleri JR Kripto Rehber serisinde bulabilirsiniz.

·
12 Ara 2025
Monad (MON) Nedir?

YouTube’dan ABD’li Üreticilere Stablecoin Seçeneği

YouTube, ABD merkezli içerik üreticileri için ödeme seçeneklerine dikkat çekici bir yenilik ekledi. Fortune’un aktardığına göre platform, artık uygun koşulları sağlayan ABD’li içerik üreticilerinin kazançlarını PayPal’ın dolar sabitli stablecoin’i PYUSD üzerinden almasına izin veriyor. Bu adım, hem YouTube’un ödeme altyapısında kripto tabanlı çözümlere daha fazla alan açtığını hem de stablecoin’lerin ana akım dijital platformlara entegrasyonunun hızlandığını gösteriyor.Yeni özellik, YouTube ile PayPal arasındaki mevcut iş birliğinin genişletilmesi niteliğinde. PayPal, 2025’in üçüncü çeyreğinden itibaren toplu ödeme alan bazı kullanıcı gruplarına, özellikle bağımsız çalışanlara, stablecoin ile ödeme alma seçeneği sunmaya başlamıştı. YouTube içerik üreticileri için açılan bu kanal da aynı altyapı üzerine inşa edilmiş durumda. Şimdilik yalnızca ABD’deki üreticilerle sınırlı olan uygulamanın, ilerleyen dönemde başka pazarlara açılıp açılmayacağı ise belirsizliğini koruyor.PYUSD nedir?2023 yılında piyasaya sürülen PYUSD, ABD dolarına bire bir sabitlenmiş bir stablecoin olarak konumlanıyor. Güncel verilere göre PYUSD’nin piyasa değeri yaklaşık 3,9 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Son 24 saatteki işlem hacmi ise 113 milyon dolar civarında. Bu rakamlarla PYUSD, küresel ölçekte en büyük sekizinci stablecoin konumunda yer alıyor. YouTube gibi aylık 2,7 milyardan fazla aktif kullanıcıya sahip dev bir platformla entegre edilmesi, PYUSD’nin benimsenme oranını ciddi biçimde artırabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. YouTube’un daha önce paylaştığı verilere göre platform, son dört yıl içinde içerik üreticilerine toplamda 100 milyar doların üzerinde ödeme yaptı. Bu büyüklükte bir ödeme hacminin küçük bir bölümünün dahi stablecoin’lere yönelmesi, dijital varlık ekosistemi açısından önemli bir kırılma noktası anlamına geliyor. Google ve PayPal cephesinden konuya ilişkin resmi bir açıklama henüz gelmiş değil; ancak sektör temsilcileri bu entegrasyonu, geleneksel ödeme sistemleri ile kripto altyapıları arasındaki sınırların giderek silikleştiğinin bir işareti olarak yorumluyor.YouTube dışındaki alanlarda da PayPal, PYUSD’nin kullanım alanını genişletmeye devam ediyor. Stablecoin, Venmo dijital cüzdanı üzerinden tutulabiliyor. Temmuz ayında yapılan bir açıklamada ise PayPal, kullanıcıların küçük işletmelere onlarca farklı kripto para ile ödeme yapabildiğini, bu ödemelerin ödeme anında PYUSD’ye dönüştürüldüğünü duyurmuştu. Bu yapı, kripto ile ödeme deneyimini teknik detaylardan arındırarak daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştırmayı hedefliyor.Daha geniş perspektiften bakıldığında, stablecoin piyasası küresel ölçekte hızlı bir büyüme sürecinden geçiyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın stablecoin’lere yönelik güçlü desteği ve ardından yürürlüğe giren GENIUS Act, bu alandaki regülasyonların netleşmesinde önemli rol oynadı. ABD’deki bu düzenleyici ivme, Birleşik Krallık, Güney Kore ve Japonya gibi ülkeleri de kendi yerel para birimlerine endeksli stablecoin’ler için yeni kurallar geliştirmeye yöneltti.Piyasa verilerine göre küresel stablecoin piyasasının toplam değeri yaklaşık 300 milyar dolar seviyesinde. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise bu pazarın 2030 yılına kadar 3 trilyon dolara ulaşabileceğini öngörüyor.

·
12 Ara 2025
YouTube’dan ABD’li Üreticilere Stablecoin Seçeneği

Terra LUNA Çöküşünün Arkasındaki İsim Do Kwon’a 15 Yıl Hapis

Terraform Labs’ın kurucusu Do Kwon, 2022 yılında kripto piyasasında yaklaşık 40 milyar dolarlık yıkıma yol açan Terra ekosistemi çöküşündeki rolü nedeniyle ABD’de 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde görülen davada karar, Perşembe günü açıklandı. Böylece savcıların talep ettiği 12 yıllık cezanın da üzerine çıkılmış oldu.Do Kwon’un cezası belli olduABD Bölge Yargıcı Paul A. Engelmayer, duruşma sırasında Do Kwon’un yatırımcılara karşı bilinçli şekilde yanlış beyanda bulunduğunu vurguladı. Mahkeme salonundan aktarılan bilgilere göre Engelmayer, Kwon’un “yalan söylemeyi seçtiğini” ve bu tercihin sonuçlarının ağır olduğunu ifade etti. Savcılık makamı, hem dolandırıcılığın ölçeğini hem de Kwon’un geçmişteki davranışlarını gerekçe göstererek uzun süreli bir hapis cezası talep etmişti. Kwon’un avukatları ise cezanın en fazla beş yıl ile sınırlandırılması gerektiğini savundu.Do Kwon, Mart 2023’te; elektronik dolandırıcılık, menkul kıymet dolandırıcılığı, emtia dolandırıcılığı, piyasa manipülasyonu ve kara para aklama komplosu gibi çok sayıda suçlamayla karşı karşıya kalmıştı. Ağustos ayında ise savcılıkla anlaşarak yalnızca iki suçlamayı, yani elektronik dolandırıcılık ve dolandırıcılık komplosunu kabul etti. Bu anlaşma olmasaydı, Kwon toplam dokuz suçlamadan mahkûm edilmesi halinde teorik olarak 135 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilirdi. Anlaşma sonrası üst sınır 25 yıl olarak belirlenmişti.Davaya konu olan süreç, TerraUSD (UST) adlı algoritmik stablecoin’in çöküşüyle başladı. UST, fiyat istikrarını algoritmalar ve piyasa teşvikleri yoluyla korumayı hedefliyor, bu yapı Terra’nın yerel token’ı LUNA ile birlikte çalışıyordu. Ancak mekanizmanın sürdürülebilir olmadığı ortaya çıktı ve 2022’de UST’nin dolar sabitini kaybetmesi, LUNA’nın da hızla değer sıfırlamasına yol açtı. Bu çöküş, birçok kripto şirketinin iflas ettiği zincirleme bir krizi tetikledi. Savcılık, Kwon’un bu süreçte sistemin riskleri hakkında yatırımcıları yanıltıcı açıklamalar yaptığını savundu.Kwon’un hukuki mücadelesi yalnızca ABD ile sınırlı kalmadı. Mart 2024’te Karadağ’da sahte seyahat belgeleriyle yakalanan Kwon hakkında hem ABD hem de Güney Kore yakalama kararı çıkarmıştı. İki ülke arasında süren iade tartışmalarının ardından Kwon, Aralık 2024’te ABD’ye iade edildi. Mahkeme kararına göre Kwon, cezasının en az yarısını ABD’de çektikten sonra Güney Kore’ye transfer başvurusunda bulunabilecek. Karadağ’da geçirdiği yaklaşık 17 aylık tutukluluk süresi ise cezasından düşülecek.Öte yandan Terraform Labs cephesi de ciddi mali yaptırımlarla karşı karşıya kaldı. Şirket daha önce ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) ile 4,55 milyar dolarlık bir uzlaşmaya varırken, ek olarak 80 milyon dolarlık bir sivil para cezasını kabul etmişti.Kararın ardından piyasa tepkisi de gecikmedi. Terra LUNA ve Terra Classic (LUNC) token’ları yüzde 10’un üzerinde değer kaybederken, TerraClassicUSD (USTC) ise yüzde 20’den fazla düşüş yaşadı.

·
12 Ara 2025
Terra LUNA Çöküşünün Arkasındaki İsim Do Kwon’a 15 Yıl Hapis

UNI Yorum ve Fiyat Analizi - 11 Aralık 2025

UNI/USDT Teknik GörünümüProje ekibi, uzun süredir konuşulan “UNIfication” adlı yeni yönetişim ve ücret modeli teklifini ortaya koydu. Bu teklif işlem ücretlerinin bir kısmını UNI yakımına yönlendirerek token arzını azaltmayı ve böylece değer yakalamayı hedefliyor. Bu haberin ardından UNI fiyatında güçlü tepkiler görüldü ve işlem hacmi yükseldi, bu da yatırımcıların Uniswap’in geleceğine hâlâ önem verdiğini gösteriyor. Daralan Üçgen Yapısı UNI’nin uzun vadeli grafiği oldukça net bir yapıya işaret ediyor. Aşağıdan gelen güçlü bir yükselen ana trend var ve bu trend yıllardır fiyatı toparlayan ana omurga görevi görüyor. Üst tarafta ise daha kısa vadede başlayan bir alçalan trend fiyatı baskılamaya devam ediyor. Bu iki yapının birleşimi, grafikte belirgin bir daralan üçgen formasyonu oluşturmuş durumda.Fiyat şu an üçgenin alt bandı olan 5,30–5,50 bölgesinde tutunmaya çalışıyor. Burası hem yatay destek hem de uzun vadeli yükselen trend çizgisinin geçtiği alan olduğu için kritik. Bu bölge korunduğu sürece UNI’nin orta vadede yeniden yukarı denemesi son derece olası. İlk hedef olarak 6,18 ve ardından 7,43–7,88 bandı öne çıkıyor.Üstteki alçalan trend ise üç farklı temasla güç kazanmış durumda. Fiyat yukarı kırılım yapana kadar bu trend baskısı sürecek. Üçgenin üst sınırı bölgesel olarak 9,30–9,70 aralığına denk geliyor ve UNI için büyük resimde asıl kırılım alanı burası. Bu bölge aşılırsa uzun vadeli yükseliş trendi geniş bir ivme kazanabilir.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

·
11 Ara 2025
UNI Yorum ve Fiyat Analizi - 11 Aralık 2025

Butan, Altın Destekli Solana Tokenını Tanıttı

Bhutan, ulusal blockchain stratejisinin kapsamını genişleterek altın destekli yeni dijital varlığı TER’i resmen duyurdu. Solana ağı üzerinde çalışan TER, ülkenin yenilikçi kalkınma projesi olan Gelephu Mindfulness City tarafından geliştirildi ve Bhutan’ın ilk lisanslı dijital bankası DK Bank tarafından saklanacak. Bu yapı, tokenın tamamen denetlenmiş fiziksel altın rezervleriyle 1:1 desteklendiğini garanti ediyor.Bhutan, altın tokenizasyonunu tercih ettiBhutan yönetimi, TER’i tanıtırken projenin ana hedefinin geleneksel değer saklama araçlarını, özellikle de altını, modern blockchain altyapısıyla birleştirmek olduğunu vurguladı. Bu yaklaşım, ülkenin son yıllarda hız kazanan dijital dönüşüm vizyonunun önemli bir parçası. Bitcoin madenciliğinden dijital kimlik projelerine kadar geniş bir teknoloji stratejisi yürüten Bhutan, TER ile bu vizyonu somutlaştıran yeni bir adım daha atıyor. Tokenın Solana ağında çalışması tesadüf değil. Solana, düşük işlem ücretleri, saniyeler içinde doğrulanan işlemler ve yüksek ölçeklenebilirlik sunuyor. Bhutan yetkilileri, şeffaflık ve hızın özellikle uluslararası yatırımcılar için kritik olduğunu, bu nedenle Solana’nın tercih edildiğini belirtiyor. Bu yapı sayesinde TER, altın alımının geleneksel prosedürlerini dijital ortama taşıyor; yatırımcılar hem gerçek altın varlığına sahip oluyor hem de bunu küresel ölçekte saniyeler içinde transfer edebiliyor.TER’i piyasaya süren Gelephu Mindfulness City, ülkenin “farkındalık temelli kalkınma modeli” kapsamında özel bir bölge olarak kurulmuş durumda. Bölge, küresel sermayeyi çekmeyi, dijital ekonomiyi güçlendirmeyi ve Bhutan’ın uzun vadeli sürdürülebilir büyüme hedeflerine hizmet etmeyi amaçlıyor. Yetkililer, ilk aşamada TER’in yatırımcılarla DK Bank üzerinden buluşacağını, talep arttıkça kullanım alanlarının genişletileceğini belirtiyor.Bhutan’ın bu hamlesi yalnız değil. Geçtiğimiz günlerde Kırgızistan da ABD dolarına sabitlenmiş, altın destekli USDKG adlı dijital tokenını duyurmuştu. USDKG’nin ilk ihraç miktarı 50 milyon dolar oldu ve Orta Asya’da devlet gözetimli ilk tokenizasyon örneklerinden biri olarak kayda geçti. Bhutan’ın TER’i ve Kırgızistan’ın USDKG’si, küçük ülkelerin geleneksel varlık rezervlerini dijital altyapıya taşıyarak finansal sistemlerini çeşitlendirmeye çalıştığını gösteriyor.Uzmanlara göre bu eğilim hızlanıyor. Altının tokenizasyonu, hem portföy çeşitlendirme hem de reel varlıkları zincir üzerinde tutulabilir hale getirme açısından giderek daha cazip bir seçenek olarak görülüyor. Bhutan’ın TER’i, bu yeni modelin devlet destekli bir örneği olarak dikkat çekiyor; üstelik tamamen denetlenmiş altın rezervlerine dayanması, projeye güvenilirlik kazandırıyor.Bhutan’ın yıllardır sessiz fakat istikrarlı biçimde yürüttüğü dijitalleşme adımları (hidroelektrik gücüyle Bitcoin madenciliği, ulusal dijital kimlik projeleri, Binance Pay entegrasyonu ve yerel fintech çalışmalarının desteklenmesi) TER’in altyapısını güçlendiren unsurlar olarak öne çıkıyor. Bu nedenle ülke, dijital altın fikrini yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda teknolojik bir hamle olarak da konumlandırıyor.TER’in 17 Aralık’ta piyasaya çıkmasıyla Bhutan, ulusal rezervlerine dayalı dijital varlık üretimi konusunda yeni bir sayfa açmış olacak. Küçük ülkeler arasında başlayan bu yeni dijital varlık yarışı, önümüzdeki dönemde daha fazla devletin altın ve benzeri somut rezervleri blockchain’e taşımasıyla ivme kazanabilir.

·
11 Ara 2025
Butan, Altın Destekli Solana Tokenını Tanıttı

Fed Kararı Kripto Piyasasında Dalgalanmayı Tetikledi: Bitcoin ve Altcoinler Sarsıldı

Kripto piyasası, Federal Reserve’ün çeyrek puanlık faiz indirimini açıklamasının ardından yön arayışına girdi. İlk anda olumlu karşılanan karar, komite içindeki görüş ayrılıkları ve daha fazla gevşemeye dair net bir işaret çıkmaması nedeniyle hızla sindirildi; risk iştahı zayıfladı, fiyatlar tekrar aşağı döndü. Vadeli işlem verileri ise trader’ların çoktan yeni beklentilere kaydığını, mart ayına kadar bir indirim ihtimalini yüzde 40’a yakın fiyatladığını gösteriyor. Bu tablo, piyasayı yılın son haftalarına belirsiz bir zeminde taşıdı.FOMC toplantısında federal fonlama aralığı 3,5-3,75 seviyesine çekildi. Oylama 9-3 ile geçti; iki bölgesel başkan indirime karşı çıkarken, Fed Guvernörü Stephen Miran yarım puanlık daha agresif bir adımı savundu. Metne eklenen “gelen verilerin dikkatle değerlendirileceği” vurgusu, geçmişte faiz indirim döngülerinin yavaşladığı dönemlerde kullanılan bir dil olduğu için yakından takip edildi. Bu ton, ek gevşeme umudunu törpüledi.Bitcoin karar sonrasında 93.200 ile 91.700 dolar arasında sert salındı; Ethereum da 3.340-3.440 bandında benzer bir volatilite sergiledi. Solana, XRP ve BNB de aynı dalgalanmaya kapıldı. Fed’in 12 Aralık’ta başlayacak 40 milyar dolarlık hazine bonosu alımları ise “parasal genişleme” tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. 2019’daki benzer program, rezerv yönetimi amacıyla yapılmıştı; bugün de etkisinin sınırlı ancak yön belirleyici olabileceği konuşuluyor.Uzmanlar ne diyor?Analist yorumları piyasadaki kafa karışıklığını yansıtıyor. CryptoQuant ekibine göre BTC, Fed’in daha net “güvercinleşmesi” halinde 99.000 ve 102.000 dolar dirençlerini kırarak 112.000 dolara yönelme potansiyeli taşıyor. Ancak bunun için yalnızca daha fazla indirim değil, Fed’in 2026’ya kadar çizdiği enflasyon patikasına dair daha tutarlı bir rehber gerekiyor. Coin Bureau’dan Nic Puckrin ise günün kararının beklenenden daha az şahin olmasının piyasaya kısa süreli bir nefes aldırdığını, fakat öngörülerde yalnızca tek indirim görünmesinin bu rahatlamayı bastırdığını aktarıyor.Bir başka görüş 21Shares’ten David Hernandez’den geldi; Hernandez’e göre indirimin kendisi risk iştahını artırabilecek ilk işaret. “Bugünkü indirim, batmakta olan Bitcoin’e atılmış bir can simidi” diyor; ucuzlayan likiditenin tarihsel olarak kriptoya akma eğilimini hatırlatıyor.Yine de piyasadaki fiyat hareketi Hernandez’in iyimserliğini hemen doğrulamadı. Bitcoin, kararın ertesi sabahı 90.000 doların eşiğine kadar çekildi. Salı günü 94.500 doların üzerine kısa süreli bir sıçrama yapan BTC, bu direnci kıramayınca yeniden orta banda döndü. Son 24 saatte 514 milyon doların üzerinde kaldıraçlı pozisyon tasfiye edildi; long pozisyonlardan gelen kayıplar short’ların yaklaşık üç katı.

Fed Kararı Kripto Piyasasında Dalgalanmayı Tetikledi: Bitcoin ve Altcoinler Sarsıldı

TON Yorum ve Fiyat Analizi - 10 Aralık 2025

TON/USDT Teknik Analiz TON Güncel Durum TON kısa vadede toparlanma eğilimini koruyor ve grafikteki yapı fiyatın adım adım üst dirençlere doğru tırmandığını gösteriyor. Son hareketle birlikte 1,67–1,70 bandı üzerinde kalıcılık sağlamaya çalışan bir TON görüyoruz. Bu bölge ara direnç konumunda olduğu için kırılması yukarı yönlü ivmeyi güçlendirir.Kısa vadede fiyatın hedefi teknik olarak 1,86 bölgesi. Hem yatay direnç hem de Fibonacci projeksiyonunun kesişim alanı olması nedeniyle fiyatın ilk ciddi testini burada yapması beklenir. 1,86’nın aşılması ise hareketi 1,89–1,99 bandına kadar genişletebilecek bir alan oluşturur.Aşağı tarafta 1,61 desteği çalışmaya devam ediyor. TON bu bölgenin üzerinde kaldığı sürece trend pozitif kalır ve yaşanan geri çekilmeler sadece ara düzeltme olarak okunur.Özetle kısa vadeli resim net: 1,67–1,70 üzerinde tutunan TON için 1,86 ilk ana hedef. Bu bölgeye kadar olan yol teknik olarak temiz, hacim artışıyla birlikte test edilmesi beklenebilir.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

·
10 Ara 2025
TON Yorum ve Fiyat Analizi - 10 Aralık 2025

Pitbull (PIT) Nedir?

Pitbull (PIT), Binance Smart Chain üzerinde yaşayan, tamamen topluluk odaklı bir meme coin. Herhangi bir merkezi otoriteye ya da kurucu ekibe bağlı olmadan, gönüllü katkılarla büyüyen bir dijital varlık. 17 Mart 2021’de piyasaya çıktığında toplam 100 katrilyon token basıldı; bu devasa miktarın yarısı lansman anında “kara delik” denilen yakım adresine gönderilerek kalıcı biçimde dolaşımdan çıkarıldı.Projeye yön veren slogan “All for One, One for All”; yani herkes birbiri için, bir kişi herkes için. Bu bakış açısı, Pitbull topluluğunun doğasını da özetliyor. Her yapılan işlemde, elde edilen ücretin bir kısmı doğrudan mevcut token sahiplerine yansıyor. Sözleşme değiştirilemiyor, likidite kilitli; bu da güven hissi yaratıyor. Kısacası, Pitbull pasif gelir sağlayan, merkeziyetsiz bir topluluk girişimi olarak varlığını sürdürüyor.Gelin, Pitbull’un ortaya çıkış hikayesini ve neyi hedeflediğini biraz daha yakından inceleyelim.Pitbull’un Tanımı ve Ortaya ÇıkışıPitbull (PIT), akıllı sözleşme sayesinde otomatik olarak ödül dağıtan, “reflection” mekanizmasıyla çalışan bir token. Token sahipleri sadece cüzdanlarında PIT tutarak işlem ücretlerinden otomatik pay alıyor; ekstra bir staking, farming ya da platform bağlantısına ihtiyaç yok. Bu özellik, birçok kullanıcı için erişilebilir ve pasif gelir sağlayan bir yapı sunuyor.Projenin dikkat çeken yanı, başlangıçtan itibaren herhangi bir merkezi kontrol noktasına sahip olmaması. Geliştirici ekip, lansmandan hemen sonra sözleşmenin sahipliğini bırakıyor; yani kimsenin sözleşme üzerinde artık kontrol yetkisi kalmıyor. Bu adım, Pitbull’u gerçek anlamda “topluluk tokeni” yapan önemli bir kırılma noktası oluyor. Aynı şekilde proje cüzdanı ya da geliştirici payı gibi dağılımlar da yapılmıyor. İlk günden itibaren tüm kararları, projeye katkı sunan gönüllüler ve kullanıcılar alıyor.Katılımcılar, grafik tasarımdan web geliştiriciliğine, çevirilerden sosyal medya kampanyalarına kadar birçok alanda gönüllü olarak katkı sunuyor. Platformun logosundan resmi internet sitesine kadar birçok unsur, bu katkılarla şekilleniyor. Kullanıcılar sadece yatırımcı değil; aynı zamanda projenin gerçek sahipleri oluyor.Pitbull’un doğuş amacı oldukça net: şeffaf, merkeziyetsiz ve tamamen topluluğun yönettiği bir kripto deneyimi yaşatmak. Bunun yanında hayvan hakları konusuna da özel bir yer ayrılıyor. Her işlemden ayrılan paylarla, hayvan barınaklarına ve kar amacı gütmeyen hayvan koruma kuruluşlarına destek sağlanıyor. Bu yönüyle Pitbull, sadece bir kripto para değil; aynı zamanda toplumsal fayda yaratmayı hedefleyen bir hareket olarak da kendini gösteriyor.Pitbull’un Tarihçesi: Önemli Dönüm NoktalarıPitbull’da lansmandan bu yana geçen süreçte, hem teknik hem sosyal alanda dikkat çekici gelişmeler yaşandı. Token arzı, yakım stratejileri, borsa listelenmeleri ve gelişen ekosistem, projenin bugünkü kimliğini şekillendirdi. İşte Pitbull’un kısa ama yoğun geçen tarihine dair öne çıkan başlıklar:İlk adım 17 Mart 2021’de atıldı. Pitbull, Binance Smart Chain üzerinde hayata geçtiğinde toplam 100 katrilyon token üretildi. Bu miktarın tam yarısı (50 katrilyonu) ilk dakikada “burn” adresine gönderilerek tamamen yok edildi. Bu hareket, maksimum arzı sabitlemekle kalmadı; aynı zamanda arzın şeffaf ve geri döndürülemez şekilde azaltılacağı yönünde güçlü bir mesaj verdi. Aynı günlerde proje sözleşmesinin sahipliği de bırakıldı ve sözleşme değiştirilemez hale geldi. Lansmanın ardından kısa süre içinde, Pitbull token başta PancakeSwap olmak üzere çeşitli merkeziyetsiz borsalarda işlem görmeye başladı. Sonrasında CoinTiger, ZT, IndoEx, BKEX gibi merkezi borsalar da PIT’i listeledi. CoinMarketCap verilerine göre token şu anda 60’tan fazla borsada işlem görüyor. Bu yaygın erişim, yatırımcıların projeye daha kolay ulaşmasını sağladı ve likiditeyi ciddi ölçüde artırdı.Proje topluluk yapısıyla da dikkat çekti. Pitbull, lansmandan sonraki ilk yıl içinde 500.000’den fazla cüzdana ulaştı. 2023 itibarıyla bu sayı 528.000’i aştı. Sosyal medya etkinlikleri, topluluk tarafından düzenlenen yarışmalar ve gönüllü çabalar, sadece tokenin değil; arkasındaki fikir birliğinin de büyümesini sağladı. Pitbull’un deflasyonist modeli, token ekonomisinin temel yapı taşlarından biri oldu. İlk yakım dışında, her işlemden otomatik olarak alınan %2’lik vergi doğrudan “ölü” adrese gönderiliyor. Bu da token arzının zamanla azalmasına yol açıyor. Deflasyonist strateji, token tutanlar için uzun vadeli değer kazanımı hedefliyor. Azalan arz sayesinde, dolaşımdaki tokenların kıymeti teorik olarak artma potansiyeline sahip.Teknik anlamda da boş durulmuyor. Projenin resmi yol haritasında PitDAO (yönetişim), PitArcade (oyunlaştırma), PitNFT (dijital koleksiyonlar), PitMedia (içerik üretimi), PitPay (ödeme çözümleri) ve PitBurn (otomatik yakım mekanizması) gibi çok sayıda alt proje bulunuyor. Bu projeler hâlâ geliştirme aşamasında olsa da, her biri Pitbull’un sadece bir meme coin değil; çok yönlü bir ekosistem haline dönüşeceğinin işareti. Özellikle PitBurn ile, ileride dolaşımdaki tokenların %70’inin yok edilmesi hedefleniyor.Aralık 2025 itibariyle PIT coin fiyatı $0.0000000002523 seviyelerinde işlem görüyor. Pitbull Neden Önemli?Pitbull, kurumsal yatırımcıları değil, doğrudan topluluğu merkeze alan bir deneyim sunuyor. Sahiplik devredilmiş, likidite kilitlenmiş ve kararlar gönüllü katılımla alınıyor. Bu haliyle kripto dünyasında ender görülen bir “tam merkeziyetsizlik” örneği olarak dikkat çekiyor. Teknik altyapısıyla pasif gelir modeli sunarken, sosyal sorumluluk tarafını da ihmal etmiyor. Finansal araçlar, oyunlaştırma ve yardım projeleriyle birleşince ortaya sadece bir token değil, kapsamlı bir topluluk hareketi çıkıyor.Aşağıda, Pitbull’un neden önemli olduğunu daha iyi anlayabilmek için kullanım alanları ve token ekonomisini ayrı ayrı ele alıyoruz:Kullanım AlanlarıPitbull’un en güçlü yönlerinden biri, topluluk merkezli geliştirilen uygulama ve araçları. Bunların büyük bölümü hâlâ aktif geliştirme aşamasında olsa da, şimdiden topluluğun ciddi katkısıyla şekillenmiş durumda.DeFi AltyapılarıTopluluk, merkeziyetsiz finans araçları üretmek için farklı projeler geliştirdi. Örneğin PitSwap, Pitbull ekosistemine ait bir DEX olarak öne çıkıyor. Kullanıcılar bu platformda token takası yapabiliyor. PitSafe adlı başka bir proje ise varlık güvenliği üzerine odaklanıyor. Ayrıca, PitCharts ve PitTracker gibi araçlarla, kullanıcılar tokenın fiyat hareketlerini, likidite durumunu ve işlem hacimlerini kolayca takip edebiliyor. Bunlara ek olarak PitMag (topluluk dergisi) ve PitMusic gibi içerik odaklı projeler, eğlence ve bilgilendirme tarafını üstleniyor.Oyunlaştırma ve NFTPitbull’un yol haritasında yer alan projelerden bazıları, NFT ve oyunlaştırma odaklı. Örneğin PitFarm, NFT tabanlı bir çiftlik oyunu olarak planlanıyor. PitArcade, çok oyunculu mini oyunlar sunmayı hedefliyor. PitNFT ise koleksiyon ürünlerinin ticareti için bir pazar yeri görevi görecek. Bu projeler, sadece token tutmakla kalmayıp interaktif ve eğlenceli bir deneyim yaşamak isteyen kullanıcıları hedefliyor. Özellikle genç topluluklar için bu tür uygulamalar, projenin benimsenmesini hızlandıran etkenlerden biri olabilir. Hayır ve Sosyal ProjelerPitbull’un en farklı yönlerinden biri, sosyal sorumlulukla olan yakın ilişkisi. Proje, her yapılan işlemdeki vergilerden ayrılan paylarla kar amacı gütmeyen hayvan koruma derneklerine bağış yapıyor. Şimdiye kadar Kennel to Couch, Rolda ve Bullies in Need gibi organizasyonlara destek verildiği biliniyor. Yani bir kullanıcı her PIT transfer ettiğinde, sistem otomatik olarak bir kısmını hayır işlerine yönlendiriyor. Bu da yatırımın bir yandan da bağış anlamına gelmesini sağlıyor. Kripto ekosisteminde bu kadar doğrudan sosyal fayda sağlayan projeler oldukça nadir.Token EkonomisiPitbull’un token yapısı, ilk bakışta sade gibi görünse de içinde birkaç akıllıca tasarlanmış mekanizma barındırıyor. Arz sınırlaması, otomatik yakım ve pasif gelir modeli; hem uzun vadeli sahipler için teşvik sunuyor hem de fiyat dengesi açısından önemli roller üstleniyor.Arz ve Yakım MekanizmasıPitbull’un toplam arzı 100 katrilyon olarak belirlendi. Lansman sırasında bu arzın yarısı —50 katrilyon token— geri dönülmez biçimde “kara delik” adresine gönderilerek yakıldı. Bu başlangıç hamlesi, ilk günden itibaren arzı ciddi şekilde daralttı. Yakım süreci burada bitmedi; sistem, her işlemde %2 oranında otomatik yakım gerçekleştiriyor. Böylece zamanla dolaşımdaki token miktarı düşerken, arz kıtlığı yaratılması hedefleniyor. Bu strateji, fiyat tabanının korunmasına yardımcı olurken, hodl (tutma) yapan kullanıcılar için daha güçlü bir pozisyon sağlıyor.Akıllı Sözleşme ve GüvenlikPitbull’un güvenlik anlayışı, “kodu yaz ve bırak” şeklinde çalışıyor. Lansmandan sonra geliştirici sözleşme üzerindeki sahipliğini bırakmış durumda. Bu da akıllı kontratın artık dışarıdan değiştirilemeyeceği anlamına geliyor. Ek olarak, likidite havuzu kalıcı olarak kilitlenmiş; yani herhangi biri bu fonları çekemez. Tüm bu önlemler, rug pull (proje kurucularının kaçması) gibi dolandırıcılık senaryolarını büyük ölçüde imkânsız kılıyor. Safe by Design adı verilen bu yaklaşımla, Pitbull yalnızca teknik açıdan değil, psikolojik olarak da yatırımcısına güven veriyor.Transfer Vergisi ve Dağıtım ModeliPIT token alım veya satım işlemlerinde %4’lük sabit bir vergi uygulanıyor. Bu oranın yarısı (%2), otomatik olarak token sahiplerine dağıtılıyor. Yani cüzdanınızda PIT tuttuğunuz sürece, yapılan işlemlerden sürekli pay alıyorsunuz. Geri kalan %2’lik kısım ise doğrudan yakım adresine gidiyor. Böylece her işlem, bir yandan pasif gelir getiriyor, diğer yandan da token arzını düşürüyor. Bu modelde staking, farming veya üçüncü taraf uygulamalar kullanmaya gerek yok; kazanç doğrudan cüzdanınıza yansıyor. Kullanıcı dostu bu sistem, özellikle teknik bilgiye sahip olmayan yatırımcılar için büyük kolaylık sağlıyor. Pitbull websitesindeki token ekonomisi açıklaması. Pitbull’un Kurucuları Kim?Pitbull’un arkasında, yüzünü göstermeyen ama katkısını eksik etmeyen gönüllü bir ekip var. Projenin geliştiricisi, token piyasaya sürüldükten kısa bir süre sonra sözleşme üzerindeki sahipliği tamamen bırakıyor. Bu da şu anlama geliyor: sözleşme üzerinde kimsenin tek taraflı müdahale yetkisi yok. “Renounced ownership” yani sahiplikten feragat etme, Pitbull’un temel ilkelerinden biri olan gerçek merkeziyetsizliğin teknik zeminini oluşturuyor.Projenin bilinen, sabit bir kurucu ekibi bulunmuyor. Bunun yerine, topluluk içerisinden çıkan gönüllüler projeye omuz veriyor. Resmi kaynaklara göre, Jack, Jari, Faab, Max, Mer ve Cameron gibi isimler topluluk içerisinde aktif roller üstleniyor. Kimileri yazılım geliştirme alanında katkı sağlarken, kimileri sosyal medya yönetimi, organizasyon ya da tasarım gibi işlerle ilgileniyor. Ancak bu kişiler, bir hiyerarşinin parçası değil. Herkes katkı sunduğu kadar söz sahibi. Pitbull whitepaper'ına göre, projenin arkasındaki isimler Kararlar, merkezi bir yapıdan değil, topluluğun ortak aklından çıkıyor. Her önemli adım, topluluğun tartışmalarına ve geri bildirimlerine dayanıyor. Gelecekte bu süreci daha kurumsallaştırmak adına bir DAO (Merkeziyetsiz Otonom Organizasyon) yapısı olan PitDAO devreye alınmak isteniyor. Bu sistemle birlikte oylamalar, yönetişim teklifleri ve soru-cevap oturumları daha düzenli şekilde yürütülecek. Böylece yatırımcılar sadece token tutmakla kalmayıp, projeyi yönlendiren aktörler hâline gelecek.Sonuç olarak Pitbull’un liderlik anlayışı, klasik anlamda bir “takım” modeli değil. Burada herkesin katkısı değerli, herkesin sesi duyulabilir. Proje; kodla, tasarımla, fikirle ve gönüllülükle inşa edilen bir dayanışma örneği olarak öne çıkıyor.Sıkça Sorulan Sorular (SSS)Yazının sonuna gelirken, Pitbull (PIT) hakkında toplulukta en sık dile getirilen bazı soruları toparlayalım. Özellikle ilk kez araştırma yapanlar ya da yatırım kararı vermeden önce bazı teknik noktaları netleştirmek isteyenler için bu bölüm faydalı olabilir. Şimdi gelin, akıllardaki o temel sorulara birlikte göz atalım.PIT güvenilir mi? Pitbull token, güvenlik odaklı bir tasarıma sahiptir. Proje başında kontrat sahipliği merkezi geliştiriciden alınarak topluluğa verildi (ownership renounced) ve likidite havuzu sonsuza dek kilitlendi. Bu, hiçbir bireysel kişinin kontratı değiştirmesine veya likidite fonlarını çekmesine olanak tanımıyor. Dolayısıyla uzaktan bakıldığında riskleri azaltılmış bir yapıya sahiptir. Ancak tüm kripto paralar gibi PIT de yüksek volatilite ve piyasa riskine açıktır. Dolayısıyla yatırım yapmadan önce proje detaylarını araştırmak ve risk toleransınızı değerlendirmek önemlidir.PIT nereden alınır? Pitbull (PIT), BEP-20 token olduğu için Binance Smart Chain uyumlu tüm DEX’lerde (örneğin PancakeSwap) işlem görebilir. Aynı zamanda birkaç merkezi borsada listelenmiştir. CoinMarketCap verilerine göre en aktif ticaret hacmi PancakeSwap (V2)’de görülürken, CoinTiger, ZT, IndoEx ve BKEX gibi borsalarda da alım-satımı yapılmaktadır. Ek olarak Gate.io, KuCoin, MEXC gibi büyük borsalarda da PIT listelenmiş durumdadır. Alım yaparken kullanacağınız platformun güvenli olduğuna ve doğru token sözleşme adresini kullandığınıza dikkat edin. (Resmi adres için BscScan sayfasına bakabilirsiniz; örneğin BscScan’da 0xa57ac35c…2c2e50 adresi Pitbull token’a aittir.)Cüzdan uyumluluğu nasıl? Pitbull (PIT) token’ı BNBChain (eski adıyla BSC) üzerinde çalışır, bu yüzden Trust Wallet, MetaMask, Binance Web3 Wallet gibi BNBChain uyumlu herhangi bir cüzdanda saklanabilir. Binance’in rehberine göre, Binance Web3 Wallet kullanılarak Pitbull token kolayca takas edilebilir. Kullandığınız cüzdanın BNBChain ağını desteklediğinden emin olun. Örneğin MetaMask cüzdanınıza BSC ağı ekleyebilir ve PIT sözleşmesini yükleyerek token bakiyenizi görebilirsiniz.Vergi oranı ve dağıtım neye göre yapılıyor? Pitbull işlemlerinden sabit %4 işlem ücreti (vergi) kesilir. Bu tutarın %2’si tüm PIT tutan cüzdanlara yansıtılır (holder yansıtma ödülü olarak) ve %2’si yakım adresine gönderilerek dolaşımdaki arz azaltılır. Yani her alım/satım işleminde toplam %4 kesinti olur: yarısı topluluk üyelerine ödül, diğer yarısı ise token yakımı için harcanır. Bu sayede hem mevcut tutanlar pasif gelir kazanır hem de arz artışı yerine azalışı desteklenir. Vergi mekanizması akıllı sözleşme ile otomatik yürütülür; yatırımcının manuel bir işlem yapmasına gerek yoktur.Uzun vadede yatırım potansiyeli nedir? Pitbull, yüksek toplam arza sahip bir meme coindir, bu yüzden büyük fiyat hedeflerine ulaşması kolay değildir. CoinMarketCap analizine göre, mevcut arz boyutu nedeniyle örneğin $0.01 gibi değerler pek mümkün görünmüyor; ancak yol haritasında planlanan güncellemeler ve güçlü topluluk desteği, uzun vadede fiyatın artmasına olanak sağlayabilir. Elbette her kripto yatırımında olduğu gibi riskler mevcuttur. Eğer topluluk projeleri başarıyla hayata geçirir ve benimsenme artarsa, Pitbull’un da değeri zamana yayılarak yükselebilir. Topluluğa katkıda bulunan aktif üyeler için topluluk içi teşvikler olduğu kadar, potansiyel ödüller de bulunmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki kripto piyasalarında herhangi bir varlığa yatırım yaparken her zaman dikkatli olmak gereklidir.PIT token ve topluluk odaklı meme coin ekosistemi hakkında en güncel analizleri, araçları ve gelişmeleri JR Kripto Rehber serisinde keşfet.

·
10 Ara 2025
Pitbull (PIT) Nedir?

Binance Vadeli İşlemleri Genişletiyor: Üç Altcoin İçin Yeni Duyuru Geldi

Binance Futures, 10 Aralık 2025 tarihli duyurularıyla iki yeni vadeli işlem sözleşmesini piyasaya alırken, çoklu varlık moduna yönelik bir güncellemeyi de açıkladı. Platform hem token çeşitliliğini genişletti hem de marj seçeneklerini artırarak profesyonel yatırımcıların kaldıraçlı işlem alanındaki esnekliğini güçlendirdi.WET vadeli işlem sözleşmesi geliyorGünün ilk duyurusu, Solana ekosisteminin en büyük DEX’i olarak tanımlanan Humidifi’nin yerel varlığı olan WET için geldi. WETUSDT vadeli işlem sözleşmesi, 10 Aralık 07:00 UTC’de (TSİ 10:00) işleme açıldı ve 50 kata kadar kaldıraç sunuyor. Binance’in açıklamasına göre sözleşme; USDT ile teminatlandırılıyor, dört saatte bir fonlama ücreti hesaplanıyor ve tick size 0.00001 olarak belirlenmiş durumda. WET’in kontrat adresi ve teknik bilgileri de paylaşıldı; özellikle prop AMM mimarisiyle öne çıkan Humidifi’nin hacim tarafında Solana ağında güçlü bir konuma sahip olması dikkat çekti. Sözleşme, yeni listeleme ücret kampanyasına dahil edildi ve kopya trade için de 24 saat içinde aktif hale getirilecek.USD1, marj olarak ekleniyorBinance’in ikinci hamlesi, Multi-Assets Mode’a yapılan bir ekleme oldu. 11 Aralık 2025 saat 09:00 UTC (TSİ 12:00) itibarıyla World Liberty Financial USD (USD1), vadeli işlemlerde marj varlığı olarak kullanılabilecek. Kullanıcılar, USD1 bakiyelerini çoklu varlık modunda teminat olarak göstererek farklı sözleşmelerde pozisyon açabilecek. Duyuruda, VIP seviyelerine göre değişen transfer limitleri ve USD1 için belirlenen %1 haircut oranı da paylaşıldı. Binance, piyasa koşullarına bağlı olarak limitler ve oranlar üzerinde değişiklik yapabileceğini belirterek esnek bir çerçeve bıraktı. USD1 fiyat endeksinin gerçek zamanlı olarak teminat hesaplamalarına yansıması, kurumsal kullanıcılara daha dengeli bir risk yönetimi sunacak.NIGHT için de duyuru varGünün son duyurusu ise Cardano kurucusu Charles Hoskinson’ın liderliğini üstlendiği Midnight Network’ün yerel tokenı NIGHT için yapıldı. NIGHTUSDT perpetual sözleşmesi, 10 Aralık 11:00 UTC’de (TSİ 14:00) 50 kata kadar kaldıraçla işlem görmeye başladı. Midnight, gizlilik odaklı yeni bir L1 olarak konumlanıyor ve NIGHT token hem yönetişim hem de ağ içi kullanım açısından merkezde yer alıyor. Sözleşmenin fonlama mekanizması, marjin gereksinimleri ve 24/7 işlem takvimi WET ile benzer şekilde yapılandırıldı. Bu kontrat da kampanyaya dahil olurken Copy Trading desteğinin kısa süre içinde ekleneceği duyuruldu. Binance, tüm açıklamalarında şu önemli hatırlatmayı da yineledi: Vadeli işlem sözleşmelerinin listelenmesi, ilgili tokenın Binance Spot’a eklenmesi anlamına gelmiyor. Ayrıca platform, piyasa riskine göre fonlama oranı üst sınırları, kaldıraç seviyeleri ve marjin gereksinimleri üzerinde zaman zaman güncelleme yapabileceğini belirtti.Borsada hem likiditesi yüksek büyük ekosistem tokenları hem de yeni nesil L1 projeleri vadeli işlemlerde yer bulurken, USD1 gibi alternatif marj varlıklarının sisteme eklenmesi profesyonel yatırımcıların portföy yönetimini daha modüler hale getiriyor.

·
10 Ara 2025
Binance Vadeli İşlemleri Genişletiyor: Üç Altcoin İçin Yeni Duyuru Geldi

Yükselenler

Düşenler

Light mode logo
Herhangi bir sorunuz var mı?Eğer herhangi bir sorunuz varsa, bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.
© 2026 JrKripto. Tüm hakları saklıdır.