Haberler
Altcoin Haberleri
Altcoin Haberleri
Altcoin ile ilgili tüm makale ve haberlere göz atın. Altcoin hakkında en son haberler, analizler ve görüşler.
LDO Yorum ve Fiyat Analizi - 25 Aralık 2025
LDO Teknik AnaliziLido DAO bu aralar yeniden yatırımcıların radarında. Popüler yatırım uygulaması Robinhood, LDO tokenini spot işlem listesine ekledi ve bu sayede milyonlarca kullanıcı artık kolayca al‑sat yapabiliyor. Bu adım, LDO’ya daha geniş bir yatırımcı kitlesi çekiyor. Ayrıca Lido topluluğu, 2026 için genişleme planı kapsamında 60 milyon dolar ayırmayı öngören bir teklif sundu. Bu plan, sadece likit staking ile sınırlı kalmayıp yeni gelir araçları ve kurumsal çözümler geliştirmeyi hedefliyor. Düşen Kama Formasyonu LDO tarafında yapı teknik olarak oldukça net bir düşen kama. Fiyat uzun süredir hem üst hem alt trend çizgisine temas ederek ilerliyor ve bu da formasyonun sağlıklı şekilde sıkıştığını gösteriyor.Düşen kamalarda ana beklenti nettir.Kırılım yukarı yönlü gelir.Ancak kırılım gelmeden önce piyasa genelde sabırsız yatırımcıyı yorar, iki trend arasında gezdirir. LDO da şu an tam olarak bunu yapıyor.Mevcut fiyat, kamanın orta bandına yakın ve hâlâ yapı içinde. Yani ne kırılım teyidi var ne de formasyon iptali. Bu nedenle aceleci senaryolar yerine seviyeye dayalı takip gerekiyor.Grafikte çizdiğin teknik bölgeler net şekilde çalışıyor:0,49 – 0,50: Kamanın alt trendine yakın ana destek0,52 – 0,53: Mevcut fiyat bölgesi, kısa vadeli denge alanı0,55 – 0,57: İlk ara direnç, geçmişte sık tepki gösterdi0,59 – 0,60: Kamanın üst bandı, momentum test noktası0,62 – 0,66: Kamanın kırılım teyit bölgesiYukarı yönlü senaryo ise, fiyat 0,59–0,60 bandını hacimli şekilde aşarsa, düşen kama yukarı kırılmış olur. Bu durumda yapı gereği daha rahat, daha hacimli bir yükseliş başlar ve piyasa satış refleksini kaybetmeye başlar.Aşağı yönlü tarafta ise formasyon hâlâ korunuyor. 0,49 altı sarkmalar kamanın alt sınırını zorlar ama tek başına yapıyı bozmaz. Ancak bu bölge altında kalıcı kapanışlar düşen kamanın çalışmadığını gösterir ve senaryo iptal olur.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

INJ Yorum ve Fiyat Analizi - 24 Aralık 2025
INJ/USDT Teknik Görünüm Düşen Kanal Yapısı Protokol, yerel EVM (Ethereum uyumlu) mainnet sürümünü ve geliştirilmiş araç setlerini aktif etti. Bu sayede Ethereum tabanlı uygulamalar daha kolay ve hızlı şekilde Injective üzerinde çalışabiliyor, bu da ekosistem büyümesini destekliyor. Ayrıca, büyük kripto borsası Binance, INJ ağındaki yükseltme ve hard fork sürecini destekleyeceğini açıkladı. Bu gelişmeyle beraber teknik gelişmelerin güvenli şekilde ilerlediğinin bir göstergesi. Bu güncel altyapı güncellemeleri ve entegrasyonlar, INJ’yi yalnızca DeFi odaklı bir token olmaktan çıkarıp farklı blokzincir uygulamalarını çekebilecek bir platform haline getiriyor.Fiyat uzun süredir düşen kanal içinde, hem üst trendden reddedilerek hem de alt trendden tepki alarak ilerliyor. Yani ortada rastgele bir satış değil, kontrollü bir aşağı yönlü salınım var. Bu tarz yapılarda piyasa genelde “acele etmez” seviyeleri çalıştırarak zaman satın alır.Şu an fiyat kanalın alt–orta bandına yakın seyrediyor. Bu da kısa vadede iki senaryoyu masaya koyuyor: ya alt trend bir kez daha çalışacak ya da zayıf da olsa kanal üstüne doğru bir rahatlama denemesi göreceğiz. Ancak önemli nokta şu, henüz yapıyı bozacak bir şey yok.Grafikte görülen seviyeler teknik olarak net:4,42 – 4,49: Mevcut fiyat bölgesi ve kısa vadeli ara destek4,71: İlk ciddi direnç, geçmişte sık çalışmış yatay seviye5,04: Kanal içi tepki yükselişlerinin sınır bölgesi6,09: Kanal üst bandı üzerinde yer alan ve kanalı yukarı yönlü kırılımının teyit edileceği kanal üstü direnci3,82: Alt trendin devamında izlenecek ana destek3,21: Yapının tamamen bozulacağı son savunma hattıYukarı yönlü senaryoda fiyatın 4,71 üzerine atması, sadece kısa vadeli bir nefes anlamına gelir. Asıl kritik eşik 5,00 – 5,10 bandı. Bu bölge hem psikolojik hem de kanal geometrisi açısından güçlü. Üzerinde kapanışlar gelmeden trend dönüşünden bahsetmek erken olur.Aşağı yönlü tarafta ise işler daha açık. 4,42 altı kapanışlar fiyatı tekrar alt trende doğru iter ve bu durumda 3,80’li seviyeler hızlı şekilde test edilebilir. Kanalın bugüne kadarki çalışması düşünüldüğünde bu senaryo da şaşırtıcı olmaz.Özetle INJ şu an ne dipte ne de dönüşte. Kanal kurallarına uyan, sabırlı bir fiyatlama var. Bu tarz yapılarda kazanç, yönü tahmin etmekten değil, kanal sınırlarında yanlış yapan tarafı izlemekten gelir. Kırılım gelene kadar trend hâlâ aşağı.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

Irys (IRYS) Nedir?
Veri, dijital çağın yakıtıysa, Irys (IRYS) bu veriyi sadece depolamakla kalmayıp aynı zamanda işleyebilen bir altyapı sunarak yeni bir standart tanımlıyor. IRYS, Web3 dünyasında ses getiren, programlanabilir veri fikrini hayata geçiren öncü bir Layer-1 blockchain projesi. Irys coin, sadece bir kripto para değil; aynı zamanda büyük veri, yapay zekâ (AI), merkeziyetsiz uygulamalar (dApp) ve NFT gibi alanlarda çalışan projelerin omurgasını oluşturabilecek bir teknoloji vizyonunun yansıması. Geleneksel blockchainlerde veriler genellikle pasif, erişilmesi zor ve işlenemez haldedir. Ancak IRYS, bu yapıyı tersine çeviriyor. Akıllı sözleşmelerle entegre çalışan veri modeli sayesinde, artık zincir üzerindeki veriler doğrudan işlenebilir hale geliyor; bu da veri odaklı uygulamalarda hız, verimlilik ve güvenliği bir araya getiriyor. Irys kripto para birimi olan IRYS token ise bu ağda işlem ücretlerinin ödenmesinde, staking mekanizmalarında ve ağın güvenliğinin sağlanmasında kullanılıyor.IRYS nedir, neden bu kadar konuşuluyor ve gelecekte neler vaat ediyor? Gelin, IRYS’in teknik altyapısından kullanım alanlarına, token ekonomisinden gelecek vizyonuna kadar tüm detayları birlikte inceleyelim.IRYS’nin Tanımı ve Ortaya ÇıkışıIrys, dijital çağda verinin önemini bir üst seviyeye taşıyan ve onu blockchain teknolojisiyle yeniden tanımlayan yenilikçi bir altyapı. Temel amacı, yalnızca veriyi depolamak değil, aynı zamanda bu veriyi aktif ve programlanabilir hale getirmek. Geleneksel blockchain sistemlerinde veri genellikle zincire yazılır, ancak sonrasında çoğunlukla pasif kalır; ne okunabilir ne de anlamlı şekilde işlenebilir. Irys, bu ezberi bozan bir yaklaşımla karşımıza çıkar. Blockchain üzerine yerleştirilen verinin aynı anda akıllı sözleşmeler tarafından kullanılmasına imkân tanıyarak, veriyi sadece kayıt altına alınan bir unsur olmaktan çıkarır, onunla işlem yapılabilen, sorgulanabilen ve doğrulanabilen bir varlık haline getirir. Bu vizyon, Irys’i yalnızca bir veri depolama blockchain değil, aynı zamanda bir “veri işleme altyapısı” haline getiriyor.Projenin kökleri ise Arweave ekosistemine dayanır. Irys, ilk olarak Bundlr Network adıyla geliştirildi. Bundlr, Arweave’in kalıcı veri saklama yeteneklerini daha erişilebilir ve hızlı hale getirmek için tasarlanmış bir içerik yükleme ağıydı (Content Upload Network). Kullanıcıların Arweave’e daha düşük maliyetlerle, daha hızlı ve daha fazla esneklikle veri yazabilmesini sağladı. Bundlr ağı üzerinden 1 milyarın üzerinde işlem gerçekleştirilmesi, bu teknolojinin ne denli güçlü ve ihtiyaç duyulan bir altyapı sunduğunu açıkça ortaya koydu. Bu yüksek işlem hacmi, veri yükleme altyapılarının Web3 içinde merkezi bir rol üstlenmeye başladığının da bir göstergesiydi. Bu deneyim, bugün Irys olarak bildiğimiz projenin temel taşlarını oluşturdu.2023 yılında Bundlr, büyük bir evrim geçirdi. Yalnızca Arweave’e entegre çalışan bir yardımcı ağ olmanın ötesine geçerek, bağımsız bir Layer-1 blockchain haline gelmeye karar verdi. Bu dönüşümle birlikte isim değişikliği yapıldı ve Bundlr resmen Irys’e dönüştü. Artık Irys, kendi sanal makinesi (IrysVM), staking modeli ve yerel token ekonomisiyle birlikte çalışan bağımsız bir zincir konumundaydı. Zira Irys artık kendi başına bir veri ekonomisi inşa edebilecek altyapıyı sunuyordu. IRYSVM'nin whitepaper'daki görüntüsü. Projenin arkasındaki isim olan Josh Benaron, bu dönüşümün öncüsü oldu. Girişimci ve geliştirici kimliğiyle tanınan Benaron, Bundlr’ın kurucusu olarak Arweave ekosistemine katkı sunduktan sonra gözünü daha büyük bir vizyona dikti. Web3 dünyasının yalnızca hesaplama gücüne değil, aynı zamanda erişilebilir, denetlenebilir ve programlanabilir bir veri altyapısına ihtiyaç duyduğunu fark etti. Bu ihtiyacı karşılamak için geliştirilen Irys, artık AI sistemlerinden DeFi uygulamalarına, NFT’lerden IoT cihazlarına kadar birçok alanda kullanılabilecek güçlü bir temel sunuyor. Kısacası Irys, verinin gücünü zincirin merkezine yerleştiriyor.IRYS’nin Tarihçesi: Önemli Dönüm NoktalarıBaşlangıçta yardımcı bir katman olarak Arweave'e hizmet eden Bundlr Network, zamanla Web3'ün ihtiyaç duyduğu daha derin bir veri altyapısını hedefleyen bağımsız bir yapıya dönüştü. Bugün Irys’in ulaştığı noktayı anlamak için, geçmişte attığı bu önemli adımlara birlikte göz atalım. Mayıs 2022: İlk tohum yatırımıIrys’in temelleri Bundlr Network olarak atıldığında, proje henüz Arweave'e içerik yükleme hizmeti sunan bir yardımcı katmandı. Ancak bu dönemde bile büyük potansiyeli fark eden yatırımcılar projeye erken aşamada destek verdi. Mayıs 2022’de, Union Square Ventures (USV), Arweave Team ve Hypersphere Ventures gibi sektörün önde gelen yatırımcılarının katılımıyla Bundlr, 5.2 milyon dolarlık tohum yatırımı topladı. Bu fon, altyapı optimizasyonu, ekip genişletme ve daha sürdürülebilir bir içerik yükleme ağı inşası için kullanıldı. Aynı dönemde Bundlr, milyonlarca işlemi yöneten ve Arweave’in performansını büyük ölçüde artıran bir köprü görevi görüyordu.Ekim 2023: İsim değişikliği ve yeni kimlik, Irys’e geçişWeb3’te ölçeklenebilirlik ve esneklik ihtiyacı hızla artarken, Bundlr yalnızca bir yan hizmet olmaktan çıkıp kendi bağımsız yolunu çizmeye karar verdi. Bu kararın somutlaştığı en önemli adım, Ekim 2023’te atıldı. Bundlr Network, resmen Irys adını aldı. Bu değişiklik yalnızca bir yeniden markalama değildi; aynı zamanda projenin Layer-1 blockchain olma kararlılığını ve Arweave’ten bağımsız, daha geniş bir vizyonla yoluna devam edeceğini simgeliyordu. Irys’in hedefi artık yalnızca veriyi yüklemek değil, aynı zamanda onu zincir üzerinde çalıştırmak, analiz etmek ve akıllı sözleşmelerle entegre hale getirmekti.Haziran 2024: Stratejik finansman turuYeniden markalanma sonrası büyümesini hızlandırmak isteyen Irys, Haziran 2024’te stratejik bir yatırım turuna çıktı. Bu turda ek 3.5 milyon dolarlık yatırım alındı. Bu kaynak, ağ mimarisinin bağımsızlaştırılması, testnet altyapısının hazırlanması ve geliştirici araçlarının genişletilmesi için kullanıldı. Ayrıca bu finansman sayesinde Irys, sadece Web3 dünyasında değil, yapay zekâ ve büyük veri uygulamalarında da kendine sağlam bir yer edinmeye başladı.Ocak 2025: Testnet başlatıldı28 Ocak 2025’te Irys testnet’i başlatıldı. Ancak bu test süreci, sıradan bir teknik lansmandan çok daha fazlasıydı. Kullanıcıları ağı test etmeye teşvik etmek amacıyla IrysArcade isimli retro tarzda bir oyun yayınlandı. Bu oyun aracılığıyla kullanıcılar testnet tokeni kazanabiliyor, zincir üzerindeki veri işlemlerini eğlenceli bir şekilde deneyimleyebiliyordu. Bu süreçte testnet üzerinden 900 milyon işlem kaydedildi; geliştiriciler ve erken kullanıcılar tarafından 4 milyonu aşkın cüzdan oluşturuldu. Bu veri hacmi, Irys’in teknik sağlamlığını ve ölçeklenebilirliğini gözler önüne serdi.Kasım 2025: Ana ağın açılışı ve teknik zirveUzun test sürecinin ardından, 25 Kasım 2025’te Irys ana ağı resmen faaliyete geçti. Layer-1 blockchain altyapısı artık tam kapasiteyle çalışıyordu. Bu dönemde Irys, saniyede 100.000 işlem (TPS) sınırına ulaştı ve blok sürelerini %70 oranında hızlandırdı. Bu teknik başarı, projenin mühendislik kapasitesini gözler önüne serdi. Lansman dönemine kadar toplam 20 milyon dolardan fazla yatırım aldığı ve CoinFund, Hypersphere, Arweave Team gibi önemli fonlar tarafından desteklendiği duyuruldu. Bu destek, Irys’in ana ağ sonrası hızlı büyüme ve benimsenme sürecine girmesinde etkili oldu.25 Kasım 2025: Binance Alpha lansmanıAynı gün içinde IRYS tokenı Binance Alpha platformunda işlem görmeye başladı. 20x kaldıraç desteğiyle açılan alım-satım işlemleri, fiyatın ilk gün içinde %76 oranında artmasına neden oldu. Bu agresif fiyat hareketi, yeni yatırımcı ilgisini tetiklediği kadar kısa vadeli volatiliteyi de artırdı. Binance lansmanı, IRYS için hem likidite hem de piyasa farkındalığı açısından dönüm noktalarından biri haline geldi.Aralık 2025: Mevcut görünümIRYS, Binance etkisiyle 0.0549 dolarlık tüm zamanların en yüksek seviyesine (ATH) ulaştıktan sonra, teknik bir düzeltme sürecine girdi. 28 Kasım’da %23’lük bir düşüş yaşandı ve fiyat, önemli destek seviyelerini test etmeye başladı. Aralık 2025’in son günlerinde ise IRYS coin fiyatı 0.03 dolar civarında seyrediyor. IRYS Neden Önemli?IRYS, blockchain teknolojisinde hesaplama ile depolama arasındaki boşluğu dolduruyor. Geleneksel blockchainler büyük ölçekli veriyi saklamakta zorlanırken derin analizler yapamıyor. Irys her ikisini bir arada sunarak bu sorunu çözer. Örneğin Irys, Ethereum benzeri bir EVM katmanını doğrudan blockchaindeki veriye bağlayarak veriyi aktif bir kaynak haline getirir. Bu sayede veriler üzerinde yapay zekâ iş akışları oluşturulabilir, NFT’ler dinamik hâle gelebilir ve merkeziyetsiz uygulamalar (dApp’ler) birbirlerinin verisinden faydalanarak yeni deneyimler sunabilir. Irys, bulut ve diğer Web3 depolama çözümlerine kıyasla düşük maliyetli ve öngörülebilir fiyatlarla Web3 veri çözümü sunmasıyla da önemli hale gelmiştir.Kullanım AlanlarıYapay zekâ ve veri bilimi: Büyük veri setleri Irys üzerinde saklanabilir; veriye gömülü kurallar sayesinde AI modelleri bu verilerle doğrudan etkileşime geçip telif ücretleri otomatik olarak yönetilebilir.Dinamik NFT ve oyun uygulamaları: NFT meta verileri Irys’te depolanır ve blockchain olaylarına göre değiştirilebilir. Oyun içi varlıklar ve dijital koleksiyonlar, veri bütünlüğü ile anında doğrulanabilir; bu, sanal koleksiyonların programlanabilir hale gelmesini sağlar.Merkeziyetsiz veri ağları (DePIN) ve IoT: Irys, sensörlerden gelen verilerin doğrulanmasında ve fiziksel altyapı ağlarında güvenilir veri transferinde kullanılır. Ayrıca DeFi ve gerçek dünya varlıklarında (RWA) finansal işlemlerin güvenliği için onaylanabilir veri altyapısı sunar.Kalıcı depolama ve içerik yükleme ağı: Irys, kalıcı veri depolamada Arweave alternatifi olarak öne çıkar. Bundlr projesinin mirasını devam ettirerek içerik yükleme ağı işlevi görür; verinin sonsuza kadar saklanması ve hızlı erişimi için verimli bir altyapı oluşturur.Token EkonomisiIRYS tokeni toplamda 10 milyar adet ve başlangıçta bunun %20’si dolaşıma sürüldü. Bu tokenler, ağdaki depolama ve işlem ücretlerinin ödenmesinde kullanılır; geçici ve kalıcı depolama için ayrı ücret mekanizmaları vardır. Ücretlerin büyük kısmı yakılarak dolaşımdaki arz azaltılır: Örneğin işlem ücretlerinin %50’si, depolama ücretlerinin ise %95’i yakılmaktadır. Böylece IRYS ekonomisi başta enflasyonlu ve zamanla deflasyonlu bir modele dönüşür, arz artışı ilk yıllarda yavaşlayarak nihai sabit orana (%0.25) yaklaşır. Doğrulayıcılar (miner ve validatorler) IRYS stake ederek ağa katılırlar ve yaptıkları işleme göre ödül alırlar; kötü niyetli davranışlar ise slashing ile caydırılır. Bu model, ağ güvenliği ile ekonomi arasında dengeli bir ilişki kurmayı amaçlar. IRYS token dağılımı Token dağıtım planı. Irys’in Geleceği ve Yol HaritasıResmî bir yol haritası sıkça güncellenmese de Irys’in gelecekteki odak noktaları netleşiyor. 2025 itibarıyla proje, altyapısını ölçeklendirmeye, geliştiricilere veriye gömülü kod yazma imkanı sunmaya ve depolamayı hem Web2 hem Web3 çözümlerinden daha ucuz hale getirmeye odaklandı. IrysVM’in yetenekleri geliştikçe yeni dApp’ler ortaya çıkacak ve çoklu gelir modeline sahip işlem ücretleri altyapısıyla daha fazla uygulama desteklenecek. 2024-2025’te sağlanan yatırımlar sayesinde Irys, yeni entegrasyonlar ve ortaklıklar için güçlü bir zemine sahip; ekosistemin büyümesiyle birlikte daha fazla blockchain ve AI projesi Irys’i tercih edebilir. Gelecekte veri odaklı ikinci katman çözümlerinin (L2) ve ek depolama seçeneklerinin geliştirilebileceği, ayrıca Irys’ın S3 uyumlu API gibi kurumsal iş akışlarını destekleyen teknolojilerinin genişletileceği öngörülüyor. Irys’in Geliştiricileri Kim?Irys’in arkasındaki ekip, veri ve blockchain teknolojilerinde deneyimli isimlerden oluşuyor. CEO Josh Benaron, Irys’in kurucusudur ve daha önce Arweave için geliştirilen Bundlr network’ü hayata geçirmiştir. Benaron’ın vizyonuyla Irys, veri ağırlıklı blockchain altyapısı sunmayı hedefler. İşi geliştirme tarafında Connor King yer alır; King daha önce Social Capital ve Arca gibi firmalarda çalışmıştır. Proje, Framework Ventures, Hypersphere Ventures ve CoinFund gibi yatırımcılardan aldığı destekle büyümekte ve yönetici kadrosuna finansal güç kazandırmakta.Sıkça Sorulan Sorular (SSS)Aşağıda, Irys (IRYS) hakkında sıkça sorulan bazı sorular ve cevaplarını bulabilirsiniz:Irys (IRYS) nedir? Irys, veriyi blockchainde saklayan ve aynı zamanda bu veriyi işleten programlanabilir bir katman-1 blockchaindir. Irys coin ise bu ağda ücret ödemek, staking yapmak ve ağ güvenliğini sağlamak için kullanılır. Arweave’in Bundlr ağı olarak başlayıp 2023’te yeniden markalanan Irys, merkeziyetsiz bir veri altyapısı sunarak büyük veri ve AI uygulamalarına yeni olanaklar sağlar.Irys’in kullanım alanları nelerdir? Irys, özellikle Yapay Zekâ, NFT/oyun uygulamaları, DeFi/DePIN ve kalıcı veri depolama alanlarında kullanılır. Örneğin, blockchain üzerinde depolanan veri ile AI modelleri veriyi anında kullanıp otomatik işlem yapabilir. NFT’ler ise meta verileri değişken hale getirerek canlı dijital varlıklar oluşturabilir. Ayrıca IoT cihazlarından gelen verilerin doğrulanması, sensör ağları (DePIN) ve finansal uygulamalarda veri güvenliği gibi Web3 çözümlerine altyapı sağlar.IRYS token ekonomisi nasıl işler? IRYS ağı, 10 milyar sabit arzlı IRYS tokenine sahiptir. Depolama ve işlem ücretleri IRYS ile ödenir; ücretlerin önemli bir kısmı yakılarak dolaşımdaki arzı azaltır (işlem ücretlerinin %50’si, depolama ücretlerinin %95’i yakılır). Her blokta yeni token basımı (mining ödülü) yapılır ve başlangıçta yıllık yaklaşık %2 enflasyonla teşvik sağlanır; bu oran her dört yılda yarı yarıya azalarak %0.25 seviyesine iner. Kullanıcılar ağa katılarak IRYS stake edebilir, doğru davranışları ödüllendirilir ve suistimal durumunda stake’leri kesilebilir (slashing). Böylece ağ hem ekonomik hem de teknik olarak güvenli ve sürdürülebilir kalır.Irys tokenı nereden alınır? 2025 sonu itibarıyla IRYS, ana piyasada sınırlı sayıda işlem borsasında bulunur. Örneğin IRYS tokeni şu anda Phemex borsasında işlem görmektedir. Diğer büyük borsalarda ise henüz listelenmemiştir; ilerleyen dönemde yeni borsalara açılması beklenebilir. Token henüz genel satışa sunulmamış olup, resmi duyuruları takip ederek erişim sağlanabilir.IRYS staking nasıl yapılır? IRYS ağında staking yapmak için ağa doğrulayıcı olarak katılmak gerekir. Doğrulayıcılar IRYS tokenlarını teminat (stake) olarak kilitleyip blok üretimine ve depolama doğrulamasına katılır. Bu sayede ağ güvenliği sağlanır ve katılımcılar ödül kazanır; kötü niyetli davranışta bulunan doğrulayıcıların stake’leri ise kesilir (slashing). IRYS staking, ağın sürekliliğini garanti ederek ekosisteme katkı sağlar.IRYS ile Arweave arasındaki fark nedir? IRYS, başlangıçta Bundlr adıyla Arweave için içerik yükleme ağı iken, bağımsız bir blockchain olarak gelişti. Bundlr, Arweave üzerine veri yazmak için kullanılırken Irys, üzerine akıllı sözleşmelerin de çalıştığı tam bir programlanabilir veri zinciridir. Arweave veriyi kalıcı saklama odaklıyken, Irys hem depolama hem de verinin akıllı kurallarla işlenmesini sağlar. Bu nedenle Irys, Arweave’e alternatif bir Web3 veri çözümü olarak değerlendirilebilir; hem kalıcı depolama hem de programlanabilirlik sunar.IRYS token ekonomisi nedir? IRYS tokeni toplam 10 milyar adettir ve başlangıçta yaklaşık 2 milyarlık kısmı dolaşımdadır. Tokenlar, verinin saklanması ve işlenmesi sırasında ortaya çıkan ücretleri ödemek için kullanılır; bu ücretlerin önemli bölümü yakılarak dolaşımdan çıkarılır, böylece deflasyonist bir baskı oluşturulur. Ayrıca doğrulayıcılar (validator ve miner’lar) ağa katılmak için IRYS stake eder ve ağ güvenliğini sağlarken ödül kazanırlar. Token ekonomisi, başlangıçtaki enflasyonlu dönemden zamanla dengeye geçen bir yapıya sahiptir; staking ve yakma mekanizmaları uzun vadeli sürdürülebilirlik hedefler.IRYS’nin geleceği nasıl görünüyor? Irys’in 2025 ve sonrası planları arasında ağın ölçeklendirilmesi, düşük maliyetli depolamanın yaygınlaştırılması ve geliştirici araçlarının geliştirilmesi bulunuyor. Proje, IrysVM yeteneklerini artırarak daha fazla dApp’in veriyi doğrudan blockchainde işlemesine izin verecek; ayrıca sabit ve tahmin edilebilir depolama ücretleri sunarak Web2 ve Web3 alternatifleri geride bırakmayı hedefliyor. Sağlanan büyük yatırımlar ve yeni ortaklıklar sayesinde Irys, ekosistemini genişletmeye devam edecek; Web3 dünyasında güvenilir bir veri altyapısı olarak rolünü güçlendirmesi bekleniyor. IRYS ve veri odaklı blockchain teknolojileri hakkında en güncel analizleri, kullanım rehberlerini ve proje değerlendirmelerini JR Kripto Rehber serisinde takip etmeyi unutmayın.

Trump Bağlantılı USD1, Binance Hamlesiyle 150 Milyon Dolar Büyüdü
ABD Başkanı Donald Trump’ın ailesiyle bağlantılı olduğu belirtilen World Liberty Financial USD (USD1) stablecoini, Binance’in token odaklı yeni getiri programını duyurmasının ardından dikkat çekici bir büyüme kaydetti. Çarşamba günü yapılan açıklama sonrasında USD1’in piyasa değeri yaklaşık 150 milyon dolar artarak 2,74 milyar dolardan 2,89 milyar dolara yükseldi. Bu artış, stablecoin piyasasında son dönemde hızlanan rekabeti ve büyük borsaların ürün stratejilerinin token talebi üzerindeki doğrudan etkisini bir kez daha gündeme taşıdı.Binance kampanyası USD1’a yaradıBinance tarafından “booster program” adıyla duyurulan yeni kampanya kapsamında, USD1 için esnek (flexible) getiri ürünlerinde yıllık yüzde 20’ye kadar getiri (APR) sunuluyor. Program, 50 bin doların üzerindeki USD1 yatırımları için geçerli olacak şekilde kurgulandı. Borsanın açıklamasına göre bu ilk promosyon, USD1 sahiplerinin pasif gelirlerini artırmayı hedefliyor ve 23 Ocak 2026 tarihine kadar devam edecek. Bonus kapsamındaki getiriler, Binance Earn hesaplarına günlük olarak otomatik biçimde yansıtılıyor. USD1, Trump ailesinin son yıllarda büyüttüğü kripto girişimlerinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Paylaşılan verilere göre, söz konusu kripto projeleri 2025’in ilk yarısında toplamda yaklaşık 802 milyon dolarlık gelir üretti. Bu tablo, stablecoinin yalnızca bir ödeme aracı değil, aynı zamanda daha geniş bir finansal ve politik ekosistemin parçası olarak konumlandırıldığını gösteriyor.Piyasa verilerine göre USD1, son yükselişiyle birlikte dünyanın en büyük yedinci stablecoini konumuna ulaştı. Coin verileri, bu yükselişin özellikle Binance’in ekosistem entegrasyonları sayesinde hız kazandığını ortaya koyuyor. Piyasa verilerine göre USD1, piyasa değeri bakımından PayPal USD’nin hemen arkasında yer alıyor.Binance, USD1’i ekosisteminin daha merkezi bir parçası haline getirmek için son aylarda peş peşe adımlar attı. 11 Aralık’ta borsa, USD1 için önde gelen kripto paralarla işlem yapılabilen ve işlem ücreti alınmayan yeni pariteler ekledi. Aynı açıklamada, Binance USD (BUSD) stablecoinini destekleyen tüm teminat varlıklarının 1:1 oranında USD1’e dönüştürüleceği de belirtildi. Bu hamle, USD1’in Binance içindeki rolünü güçlendiren önemli bir karar olarak değerlendirildi.Öte yandan USD1, yalnızca borsa içi kullanım alanlarıyla sınırlı kalmadı. Mayıs ayında, MGX’in Binance’e yaptığı 2 milyar dolarlık yatırımın USD1 kullanılarak sonuçlandırıldığı açıklandı. Bu bilgi, Dubai’de düzenlenen Token2049 etkinliğinde Eric Trump tarafından kamuoyuyla paylaşıldı ve stablecoinin kurumsal işlemlerde de kullanılmaya başlandığını gösterdi.Ancak tüm bu büyümeye rağmen, Binance ile World Liberty Financial arasındaki ilişkilere dair bazı soru işaretleri de gündemde. Temmuz ayında yayımlanan bir Bloomberg haberinde, USD1’in arkasındaki teknik altyapının bir kısmının Binance tarafından geliştirildiği öne sürüldü. Haberde, konuya yakın anonim kaynaklara atıf yapıldı. Buna karşılık Binance’in kurucusu Changpeng Zhao, söz konusu haberde maddi hatalar bulunduğunu savundu ve Bloomberg’e karşı yeniden iftira davası açabileceğini ima etti.Siyasi cephede de tartışmalar sürüyor. Ekim ayında Connecticut Senatörü Chris Murphy, Binance.US’in Trump bağlantılı kripto projelerini tanıttığını iddia etti. Bu açıklama, Trump’ın Binance’in sahibiyle ilgili bir affın ardından gelmesi nedeniyle ABD’de kripto, siyaset ve düzenleyici ilişkilerinin yeniden sorgulanmasına yol açtı.

ARB Yorum ve Fiyat Analizi - 23 Aralık 2025
ARB/USDT Teknik AnaliziArbitrum, 2025’te Ethereum ölçeklendirme çözümleri arasında en aktif ağlardan biri olmaya devam ediyor. Arbitrum üzerinde bugün toplamda 1.000’den fazla proje çalışıyor ve ağ, 20 milyar doları aşkın TVS (Toplam Kilitli Varlık) ile büyük bir likidite merkezine dönüştü. Bu da ekosistemde yoğun kullanım olduğunu gösteriyor. Ayrıca PayPal USD gibi önemli stablecoin’ler Arbitrum’a entegre edildi ve bu, ağın DeFi ve multi‑chain uygulamalarda daha geniş bir rol oynamasını sağladı. Düşen Kama Formasyonu ARB tarafında yapı geniş zamanlı bir düşen kama olarak okunuyor ve fiyat şu an bu yapının alt bandında sıkışmış durumda. Uzun süredir gelen düşüşlere rağmen son diplerde momentumun zayıflaması, formasyon gereği satış baskısının yavaş yavaş tükendiğine işaret ediyor. Yani yapı hâlâ aşağı eğimli ama düşüş eskisi kadar agresif değil.Kısa vadede fiyatın tutunduğu ana bölge:0,19 – 0,18 bandıBu alan hem son diplerin oluştuğu yer hem de kamanın alt çizgisine yakın olduğu için kritik bir denge bölgesi. Bu seviye üzerinde kalındığı sürece düşen kama formasyonu geçerliliğini korur ve yukarı yönlü bir çözülme ihtimali masada kalır.Yukarı tarafta izlenecek ilk önemli alan:0,21 – 0,22Burası kısa vadeli yatay direnç ve aynı zamanda ilk rahatlama bölgesi. Bu seviyenin aşılması hâlinde fiyatın kamanın orta bandına doğru hareket etmesi beklenir. Devamında ana karar noktası:0,32 – 0,34Bu bölge düşen kamanın üst trendine denk geliyor. Fiyat buraya ulaştığında hem formasyon hedefi hem de yapı kırılımı açısından kritik bir eşikte olacak. Hacimli bir kırılım gelirse düşen kama yukarı çözülür ve fiyatın 0,31 – 0,34 bandına doğru daha rahat bir alan bulması mümkün olur.Aşağı senaryoda ise dikkat edilmesi gereken seviye net:0,15 altı kapanışlarBu durumda düşen kama aşağı yönlü bozulur ve fiyatın 0,12 – 0,11 bandına doğru sarkma riski artar. Bu bölge kaybedilirse yapı ciddi şekilde zayıflar.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

SOL Yorum ve Fiyat Analizi - 23 Aralık 2025
SOL Teknik AnalizSolana, Bitcoin ve Ethereum’daki satış baskısına rağmen yatırım fonları arasında ilgi görmeye devam ediyor. Raporlara göre, Bitcoin ve ETH ürünlerinden sermaye çıkışı yaşanırken, Solana ürünlerine haftalık bazda yaklaşık 48,5 milyon dolar net giriş oldu, bu da yatırımcıların SOL’a yönelik güvenini koruduğunu gösteriyor. Kısa Vade Düşen Kanal SOL tarafında kısa vadeli yapı düşen kanal formunda ilerlemeye devam ediyor. Son fiyatlama kanalın alt–orta bandı arasında sıkışmış durumda ve yükseliş denemeleri şimdilik sınırlı kalıyor. Ancak bu yapı içinde önemli olan nokta, olası bir tepkinin kanal kırılımıyla aynı anda gelme ihtimali. Yani burada hedef sadece bir seviye değil, aynı zamanda yapının değişip değişmeyeceği.Kısa vadede fiyatın tutunduğu ana bölge 122–120 bandı. Bu alan hem yatay destek hem de kanal içi denge noktası. Bu bölge üzerinde kalındığı sürece yukarı yönlü denemeler teknik olarak geçerliliğini korur. Aşağı sarkmalar kalıcı olmadıkça yapı bozulmuş sayılmaz.Yukarı tarafta asıl kritik bölge net:134–135 bandı (Fibo 0,618 – 0,66)Bu bölgeye doğru gelecek bir yükseliş, aynı zamanda düşen kanalın üst trendinin kırılması anlamına geliyor. Yani fiyat 135’e ulaştığında sadece bir hedefe gelmiş olmayacak, yapısal olarak da düşen kanaldan çıkmış olacak. Bu yüzden burası kısa vadede hem hedef hem karar noktası.135 bölgesinin hacimli şekilde aşılması halinde fiyatın:140–146 bandına doğru daha rahat bir alan bulması mümkünBu bölge bir sonraki güçlü direnç ve önceki satışların yoğunlaştığı alan.Aşağı senaryoda ise izlenecek seviye net:120 altı kapanışlarBu durumda düşen kanal çalışmaya devam eder ve fiyat 116–112 bandına doğru yeniden baskı altına girer. Bu senaryoda kısa vadeli yükseliş beklentisi zayıflar.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

Apro (AT) Nedir?
Kripto dünyasında işler hızla değişiyor, her gün yeni bir çözüm, yeni bir vizyon ortaya çıkıyor. Bu kalabalık içinde bazı projeler var ki, gerçekten dikkat çekiyor. Apro da onlardan biri. Yapay zekâ destekli, merkeziyetsiz bir veri oracle ağı olarak geliştirilen APRO, blockchain uygulamalarının dış dünyadan güvenilir veri almasını mümkün hale getiriyor. Yani zincirin dışındaki fiyat verileri, hava durumu bilgileri, gerçek dünya olayları… hepsi doğru kaynaklardan toplanıyor, doğrulanıyor ve akıllı kontratlara ulaşıyor. Tüm bunlar, merkeziyetsiz finans (DeFi) projelerinden gerçek varlıkların tokenizasyonuna kadar uzanan geniş bir kullanım alanı yaratıyor.Apro, Web3 ekosisteminde uzun süredir konuşulan “oracle problemi”ne yeni nesil, yapay zekâ odaklı bir çözüm getirmeyi hedefliyor. Veriye dayalı her işin temelinde sağlam bir oracle sistemi gerekiyor; işte Apro da tam bu noktada devreye giriyor.Haydi gelin, AT token ne işe yarıyor, APRO tam olarak nedir, beraber inceleyelim.Apro’nun Tanımı ve Ortaya ÇıkışıApro (AT), blockchain tabanlı akıllı kontratların zincir dışı (off-chain) veriye güvenle ulaşabilmesi için geliştirilen merkeziyetsiz bir oracle protokolü. 2024 yılında ortaya çıktı; Web3 dünyasının uzun süredir boğuştuğu “oracle problemi”ne çözüm üretmek için yola başladı. Bu sorun, blockchainlerin dış dünyadaki verilere erişememesi ve gelen verinin güvenilirliğinin sorgulanması üzerine kurulu. İşte APRO, tam da bu noktada devreye girdi.Kurucu ekip, fiyat bilgisi, gerçek zamanlı piyasa verileri ya da dünya genelindeki olayların sonucu gibi zincir dışı bilgileri güvenli bir şekilde blockchaine taşımayı hedefliyor. Bu sayede, DeFi protokolleri güncel fiyat verileriyle çalışabiliyor, tahmin piyasaları doğru sonuçlara ulaşabiliyor. Akıllı kontratlar, artık dış dünyadan gelen bilgilere güvenip otomatik şekilde aksiyon alabiliyor. Apro'nun sunduğu şey yalnızca klasik oracle hizmeti değil. Zira Chainlink gibi sistemlerin sağladığı temel işlevleri alıyor ve bir adım öteye taşıyor. Yapay zekâ ile zenginleştirilmiş, çok daha kapsamlı bir veri akış altyapısı sunuyor.Teknik altyapısına bakarsak: Apro, hibrit bir yapıyla çalışıyor. Zincir dışı veri önce makine öğrenimi algoritmalarıyla işleniyor, doğrulanıyor. Ardından bu bilgiler blockchain üzerinde, kriptografik imzalarla yayınlanıyor. Yani hem hız hem güvenlik el ele ilerliyor.AT token, Binance Smart Chain (BSC) ağı üzerinde yer alıyor ve BEP-20 standardını kullanıyor. Ancak Apro sadece BSC ile sınırlı değil. Zira Ethereum dahil 40’tan fazla blockchainle entegre çalışacak şekilde tasarlanmış durumda. Şu anda bile 15’ten fazla büyük ağda 1000’den fazla veri akışı aktif şekilde kullanılıyor. Bu çapraz zincir uyumluluğu sayesinde APRO, DeFi’den RWA tokenizasyonuna kadar birçok farklı ekosistemde kendine yer buluyor.Apro’nun Tarihçesi: Önemli Dönüm NoktalarıHer projede bazı anlar vardır; yönü belirleyen, hız kazandıran, güveni pekiştiren… Apro'nun yolculuğu da tam olarak böyle anlarla şekillenmiş bir hikâye. İlk lansmanından itibaren hızlı adımlar atan ekip, yalnızca teknolojik bir çözüm sunmakla kalmamış, aynı zamanda topluluğun ve yatırımcıların dikkatini çekecek birçok stratejik hamleye de imza atmış. Erken dönem fonlamadan teknik entegrasyonlara, AI Oracle duyurusundan büyük borsalardaki listelemelere kadar APRO’nun gelişimini belirleyen tüm bu dönüm noktalarına gelin birlikte göz atalım.2024: Projenin lansmanı ve ilk adımlarAPRO, 2024’te sahneye çıktı. Ekim ayında, Polychain Capital ve Franklin Templeton gibi önemli yatırım fonlarının öncülüğünde düzenlenen tohum yatırım turunda 3 milyon dolar toplandı. Bu erken aşama yatırım, projenin “Oracle 3.0” vizyonunu geliştirmesini hızlandırdı.APRO, yalnızca Ethereum gibi akıllı kontrat ağlarına değil, Bitcoin gibi UTXO tabanlı yapılara da veri sağlayabilen bir oracle ağı oluşturma hedefiyle yola çıktı.Yılın ilk çeyreğinde ilk ürün piyasaya sürüldü: Price Feed adı verilen temel fiyat veri akışı hizmeti devreye alındı. İkinci çeyrekte bu hizmete Data Pull özelliği eklendi; böylece veriler ihtiyaç anında çağrılabilir hale geldi.2024 sonunda, projenin whitepaper’ı yayımlandı. Ardından önemli bir dönüm noktası olarak AI Oracle ve Bitcoin entegrasyonu resmen duyuruldu. Dördüncü çeyrek itibarıyla APRO, yapay zekâ destekli oracle modülünü hayata geçirdi ve Bitcoin dahil UTXO tabanlı ağlarla uyumlu veri hizmetini başlattı.2025: Büyüme, iş birlikleri ve derinleşme2025 yılı, APRO’nun teknik gelişimi ve ekosistem büyümesi açısından oldukça hareketli geçti. Yılın ilk yarısında proje, 15’ten fazla blockchain ağına entegre oldu ve çoklu ağ desteğini aktif hale getirdi. Bu süreçte, aktif veri akışı sayısı 1400’ü geçti. Özellikle DeFi tarafında pek çok platform, oracle hizmeti için APRO altyapısını kullanmaya başladı.Token tarafında da önemli adımlar atıldı. Haziran ayında Phemex borsasında listelenen AT token, kısa süre sonra WEEX gibi platformlarda da işlem görmeye başladı. Bu gelişmeler, likiditenin artmasına ve topluluğun daha geniş bir tabana yayılmasına katkı sağladı.Ekim ayında ekip, ikinci stratejik yatırım turunu duyurdu. Bu tur YZi Labs liderliğinde gerçekleşti; Gate Ventures, Wagmi VC ve TPC Ventures gibi isimler katılım gösterdi. Bu yatırımla birlikte, APRO’nun toplam fonlaması 6 ila 8 milyon dolar arasına ulaştı.Teknik cephede ise yılın üçüncü çeyreği, yeniliklerle doluydu. AI Oracle modülü daha da geliştirildi; sistem artık görsel dosyaları, PDF belgeleri ve diğer yapılandırılmamış verileri de analiz edip zincire aktarabilecek hale geldi. Bu, APRO’nun sadece finansal veriyle sınırlı kalmadan daha geniş bir veri ekosistemine hitap etmeye başladığını gösterdi.Yılın sonlarına doğru, APRO ekibi tahmin piyasaları için özel oracle çözümleri sundu. Bu sistem sayesinde merkeziyetsiz bahis ve öngörü platformları, ihtiyaç duydukları sonuç verisini APRO üzerinden güvenli biçimde alabilir hale geldi.Ve Aralık 2025 itibarıyla, Binance Araştırma Ekibi, APRO üzerine kapsamlı bir analiz raporu yayımladı. Bu rapor, projenin genel kripto ekosisteminin de yakından takip ettiği bir yapı haline geldiğini görmesine sebep oldu.Yılın son günlerinde AT coin fiyatı 0.09 dolar civarında işlem görüyor. Apro (AT) Neden Önemli?Apro'yu öne çıkaran birçok madde var. En önemlisi ise sunduğu kullanım alanlarının çeşitliliğiyle de blockchain dünyasına sağladığı katkı. Yapay zekâyla entegre çalışan oracle altyapısı, pek çok sektöre uyum sağlayan esnek yapısı ve merkeziyetsiz yapısıyla APRO, klasik oracle projelerinin arasından kolayca sıyrılıyor.Kullanım AlanlarıAI Oracle teknolojisi: Apro , yapay zekâyla desteklenen ilk oracle çözümlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Protokolün içinde yer alan AI Oracle modülü, özellikle büyük dil modelleri (LLM) gibi sistemlere doğrulanmış ve gerçek zamanlı veri sağlamayı hedefliyor. Böylece bu modellerin sıkça düştüğü “halüsinasyon” yani uydurma bilgi üretme sorunu azaltılmış oluyor. Mesela bir yapay zekâ destekli işlem (trading) botu, APRO oraclesıyla entegre çalıştığında fiyat verilerini güvenilir şekilde anlık olarak alabiliyor. Bu da analizlerin daha sağlam ve gerçekçi olmasını sağlıyor. Veri paylaşımı ve merkeziyetsiz uygulamalar: Apro’nun oracle ağı oldukça geniş bir kullanım yelpazesi sunuyor. Özellikle DeFi projeleri için kritik olan fiyat verilerini zincir üstünde güvenle sunabiliyor. Örneğin bir kredi protokolü, likidasyon veya teminat hesaplamaları için APRO’nun sağladığı fiyat akışlarını doğrudan kullanabiliyor. Tahmin piyasalarında da durum farklı değil. Apro sayesinde bir olayın sonucu (örneğin bir seçim sonucu veya spor karşılaşması) doğru ve bağımsız kaynaklardan alınıp akıllı kontratlara taşınıyor. Bahis ya da öngörü sözleşmeleri bu verilere göre güvenle sonlanıyor. Ayrıca rezerv kanıtı gerektiren stablecoin projeleri, sigorta uygulamaları, oyun platformları gibi çok farklı projeler APRO’nun oracle altyapısına kolayca entegre olabiliyor. Örneğin sigorta tarafında, bir uçuş iptali ya da hava durumu verisi, APRO aracılığıyla zincire aktarılabiliyor. Bu sayede işlem güvenliği artıyor, otomasyon hız kazanıyor. Kurumsal ve bireysel kullanım senaryoları: APRO sadece geliştiricilere ya da protokollere değil; hem kurumsal aktörlere hem de bireysel kullanıcılara hitap eden bir yapı sunuyor. Örneğin, MyStonks gibi tokenleştirilmiş hisse senedi platformları, zincir üstü hisse fiyatı verisini APRO sayesinde doğru ve doğrulanabilir şekilde alabiliyor. Bu, blockchain üzerinde temsil edilen gerçek dünya varlıklarının güvenilirliğini artırıyor. Benzer şekilde, Opinion Labs gibi merkeziyetsiz tahmin platformları da karmaşık veri analizlerinde APRO’nun yapay zekâ destekli modülünü kullanıyor. Böylece piyasa sonuçları daha doğru şekilde değerlendiriliyor. Bireysel kullanıcılar açısından ise işler oldukça pratik. APRO entegrasyonu olan bir DeFi uygulamasını kullanan biri, yaptığı işlemin altında yatan verilerin doğru olduğundan emin olabiliyor. Ayrıca isteyen herkes AT token satın alıp projeye yatırım yapabiliyor, bu tokeni stake ederek ödül kazanabiliyor ya da yönetişim oylamalarında söz sahibi olabiliyor. Token EkonomisiAşağıda, APRO'nun token ekonomisine yönelik kritik bilgiler yer almakta:Token arzı ve dağıtımıAPRO’nun yerel tokeni AT, toplamda 1 milyar adetle sınırlı. Maksimum arz sabit tutulmuş; yani yeni token basımı yapılmıyor. Bu da tokenin uzun vadede enflasyonist değil, deflasyonist bir değer potansiyeline sahip olmasını sağlıyor.Ekip, dağıtım planını dengeli şekilde oluşturmuş. Toplam arzın:%25’i ekosistem geliştirme ve büyüme fonuna,%20’si oracle node operatörlerine dağıtılacak stake ödüllerine,%20’si ise erken dönem yatırımcılara ayrılmış durumda.Bunun dışında %15’lik bir kısım, topluluğa yönelik halka açık satışlar ve airdrop’larla dağıtılıyor. Geri kalan tokenler şöyle bölünüyor:%10 kurucu ekip ve çekirdek geliştiricilere,%5 APRO Vakfı’na (rezerv ve operasyonel destek için),%3 başlangıç likiditesi için,%2 ise ileride yapılacak özel etkinlik ve kampanyalar için ayrılmış. Stake sistemi, ödüller ve topluluk katılımıAT token, sistemin tam merkezinde yer alıyor. Hem oracle hizmeti için yakıt görevi görüyor hem de yönetişim süreçlerine katılım aracı oluyor.Protokolü kullanan uygulamalar (yani dış veri akışı almak isteyen projeler) yaptıkları her oracle isteği için AT token ile ödeme yapıyor. Bu sayede sistemin sürekliliği destekleniyor; hem kaliteli veri akışı teşvik ediliyor hem de ağ gereksiz veri taleplerinden korunuyor.Ağda node operatörü olmak isteyenler, belirli miktarda AT token stake etmek zorunda. Bu stake edilen tokenler, operatörlerin davranışlarını dengeleyen bir güven mekanizması işlevi görüyor. Doğru veri sağlayanlar, sistemden ödül kazanıyor. Yanlış ya da kötü niyetli veri iletenler ise stake ettikleri tokenin bir kısmını kaybedebiliyor, yani slashing uygulanıyor.Ayrıca AT token, protokol yönetişimi için de aktif olarak kullanılıyor. Token sahipleri, örneğin yeni veri kaynaklarının eklenmesi veya sistem parametrelerinin güncellenmesi gibi konularda oy kullanabiliyor. Böylece sadece yatırımcı değil, aynı zamanda karar verici haline geliyorlar.Şeffaflık ve yönetim yapısıAPRO’nun token ekonomisinde şeffaflık ön planda. Tüm dağıtım planı toplulukla açık açık paylaşılmış durumda. AT, Binance Smart Chain gibi herkese açık bir ağda çalıştığı için tüm token hareketleri blockchain gezginleri üzerinden anlık olarak izlenebiliyor. Yani sistemde ne olup bittiğini takip etmek isteyen herkes veriye ulaşabiliyor.Projenin ilk dönem yönetimi, APRO Vakfı ve çekirdek geliştirici ekip arasında paylaşılmış. Ayrıca BP Market Makers gibi destek veren bir piyasa yapıcı ortak da süreçte yer almış. Apro ağında "onay" süreci Kurucu ekip, bireysel kimliğini öne çıkarmak yerine topluluk temelli bir anlayışı benimsemiş. Bilinçli şekilde anonim kalmışlar. Amaçları, projenin bir kişiye değil; fikir, teknoloji ve topluluğa dayalı olarak ilerlemesi.Erken dönemde Polychain Capital, Franklin Templeton gibi büyük yatırımcıların verdiği destek de, yönetime dışarıdan gelen bir güven faktörü olarak öne çıkmış.APRO’nun planlarına göre ilerleyen zamanlarda tamamen topluluk odaklı bir yönetime, yani DAO modeline geçilmesi hedefleniyor. APRO’nun Geliştiricileri Kim?APRO’nun arkasındaki ekip, kimliklerini kamuoyuyla paylaşmamayı tercih ediyor. Yani ekip üyeleri anonim kalıyor. Bu durum, kripto dünyasında çok da yabancı olduğumuz bir şey değil. Özellikle merkeziyetsizlik ilkesini ön planda tutan projeler, kişilere değil teknolojiye ve topluluğa odaklanmayı seçiyor.APRO’nun geliştiricileri kendilerini dağıtık bir uzman topluluğu olarak tanımlıyor. Aralarında veri mühendisleri, blockchain geliştiricileri ve makine öğrenimi konusunda uzman isimler yer alıyor. Proje, farklı ülkelerden ve disiplinlerden gelen bu insanların ortak emeğiyle şekilleniyor. Teknik bilgiler, güncellemeler ve resmî duyurular da doğrudan bu anonim ekip tarafından hazırlanıyor. Web sitesi, whitepaper ve sosyal medya hesapları üzerinden düzenli olarak topluluğa açık şekilde paylaşılıyor.Ayrıca, APRO ekibinde görevler belli rollere ayrılmış. Bir grup çekirdek protokol ve akıllı kontratlar üzerinde çalışırken, diğerleri oracle düğümleri, veri entegrasyonu ya da makine öğrenimi algoritmalarına odaklanıyor. Böylece proje sadece yazılım değil, veri kalitesi ve altyapı güvenliği açısından da kapsamlı şekilde yönetiliyor. Başlangıçta karar alma süreçleri çekirdek ekip ile APRO Vakfı arasında yürütülmüş. Ancak zamanla topluluğun da sürece katıldığı daha geniş kapsamlı bir yönetişim yapısına doğru geçiliyor. Hedef, uzun vadede tamamen topluluk tarafından yönetilen merkeziyetsiz bir yapıya evrilmek.APRO ekibi, uzun vadeli düşünen ve sağlam bir vizyona sahip bir ekip izlenimi veriyor. Amaçları net: Web3 dünyasında güvene dayanmayan (trustless) ve ölçeklenebilir bir veri altyapısı kurmak. Bu vizyon, özellikle yapay zekâ ve blockchain uygulamalarının daha verimli ve sağlıklı çalışabilmesi için güçlü bir temel oluşturmayı hedefliyor.Sıkça Sorulan Sorular (SSS)Aşağıda, Apro (AT) hakkında sıkça sorulan bazı sorular ve cevaplarına ulaşabilirsiniz:APRO hangi ağlarda çalışır?: APRO’nun AT tokeni öncelikle Binance Smart Chain (BSC) üzerinde çalışır (BEP-20 standartlıdır). Oracle altyapısı ise Ethereum başta olmak üzere yaklaşık 15 farklı blockchain ağına entegre durumdadır; APRO, çapraz zincir uyumluluğu sayesinde Web3 ekosisteminin geniş bir bölümüne veri beslemeleri sağlayabilir.Kullanıcılar nasıl erişebilir?: Kullanıcılar APRO ekosistemine hem yatırımcı hem de kullanıcı olarak erişebilir. AT tokeni, hali hazırda birçok kripto para borsasında (örneğin WEEX’te) listelenmiştir ve bu borsalardan temin edilebilir. Geliştiriciler veya proje ekipleri ise APRO’nun akıllı kontrat arayüzlerini ve API’larını kullanarak oracle verilerini kendi uygulamalarına entegre edebilir. APRO’nun resmi dokümantasyonu, farklı blockchainlerde entegrasyon ve kullanım için kılavuzlar sunarak bu süreci kolaylaştırır.Token ekonomisinde şeffaflık nasıl sağlanır?: APRO’nun token ekonomisi tamamen şeffaf bir yapıya sahiptir. AT tokenin toplam arzı (1 milyar) ve dağıtım oranları (ekip, yatırımcı, topluluk payları vb.) başlangıçta belirlenmiş ve toplulukla açıkça paylaşılmıştır. AT, halka açık bir blockchainde çalıştığı için tüm token hareketleri ve akıllı kontrat işlemleri herkes tarafından izlenebilir durumdadır. Ayrıca APRO, yönetim kararlarını ileride on-chain oylama ile topluluk katılımına açmayı planlamakta ve böylece ekosistemin yönetiminde de şeffaflık ve hesap verebilirlik sağlamaktadır.Hedeflenen kullanıcı kitlesi kimlerdir?: APRO protokolünün hedef kitlesi öncelikli olarak blockchain geliştiricileri ve Web3 proje ekipleridir. DeFi protokolleri, tahmin (prediction) platformları, yapay zekâ uygulamaları veya gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonu gibi dış veri ihtiyacı duyan tüm projeler, APRO’nun oracle hizmetini kullanabilir. Bunun yanında finans kuruluşları gibi geleneksel oyuncular da zincir dışı verilerini blockchain üzerinde güvence altına almak için APRO’yu tercih edebilir. Bireysel kripto meraklıları ise APRO entegre uygulamaları kullanarak dolaylı olarak fayda sağlayabilir ve AT tokenine sahip olarak projenin yönetim ve staking programlarına katılabilir.APRO’nun teknolojisini, token modelini ve merkeziyetsiz veri akışı ekosistemini daha yakından incelemek için JR Kripto Rehber serimizi takip etmeye devam edin.

Binance Margin’de Temizlik: 18 Parite İçin Delist Kararı
Binance, marjin işlem piyasasında kapsamlı bir düzenlemeye gittiğini duyurarak bazı işlem çiftlerini platformdan kaldırma kararı aldı. Kullanıcı güvenliğini ve piyasa kalitesini önceleyen bu adım, hem cross hem de isolated marjin paritelerini kapsıyor ve 30 Aralık 2025 itibarıyla yürürlüğe girecek. Açıklama, marjin işlemlerle aktif şekilde ilgilenen yatırımcılar için önemli tarihleri ve kritik uyarıları da beraberinde getiriyor.Binance, marjin işlemlerde birçok kripto paritesi için delist duyurduKripto para borsası Binance, marjin işlem piyasasında önemli bir güncellemeye gittiğini duyurdu. Platform tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, kullanıcı güvenliğini artırmak ve piyasa kalitesini korumak amacıyla bazı marjin işlem çiftleri 30 Aralık 2025 tarihinde Binance Margin’den tamamen kaldırılacak. Karar, hem cross hem de isolated marjin paritelerini kapsıyor ve belirli bir takvim doğrultusunda aşamalı olarak uygulanacak.Binance’in duyurusuna göre, 30 Aralık 2025 TSİ 09:00 itibarıyla cross marjin tarafında EIGEN/FDUSD, ARB/FDUSD, TRUMP/FDUSD, POL/FDUSD, ATOM/FDUSD, LDO/FDUSD, SHIB/FDUSD, RAY/FDUSD, GALA/FDUSD ve PEPE/FDUSD işlem çiftleri platformdan kaldırılacak. Isolated marjin işlemlerinde ise EIGEN/FDUSD, ARB/FDUSD, POL/FDUSD, ATOM/FDUSD, LDO/FDUSD, SHIB/FDUSD, GALA/FDUSD ve PEPE/FDUSD pariteleri delist edilecek. Bu tarihten sonra söz konusu çiftlerde marjin işlemi yapmak mümkün olmayacak. Süreç yalnızca nihai delist ile sınırlı değil. Binance, bazı kısıtlamaların daha erken devreye gireceğini de açıkladı. Buna göre, isolated marjin hesaplarına ilgili pariteler için manuel veya otomatik transferler hemen durduruldu. Kullanıcıların açık borçları bulunması halinde, yalnızca mevcut yükümlülükleri kadar varlığı manuel olarak hesaplarına aktarmalarına izin verilecek. Ayrıca 24 Aralık 2025 TS; 09:00 itibarıyla bu isolated marjin paritelerinde yeni borçlanma işlemleri askıya alınacak.Delist tarihinde ise Binance Margin, kullanıcıların açık pozisyonlarını otomatik olarak kapatacak, uzlaşma işlemlerini gerçekleştirecek ve tüm bekleyen emirleri iptal edecek. Bu işlem sürecinin yaklaşık üç saat sürebileceği belirtilirken, bu zaman dilimi içinde kullanıcıların pozisyonlarını güncelleyemeyeceği özellikle vurgulandı. Binance, olası kayıpların önüne geçilmesi için yatırımcıların belirtilen tarihten önce marjin pozisyonlarını kapatmalarını veya varlıklarını spot cüzdanlara taşımalarını güçlü şekilde tavsiye ediyor.Borsa tarafından yapılan açıklamada, bu kararın arkasında likidite koşulları, işlem hacimleri ve genel risk değerlendirmelerinin yer aldığı ifade edildi. Binance, marjin piyasasında düzenli olarak yaptığı incelemeler sonucunda, düşük likiditeye sahip veya artan risk barındıran işlem çiftleri için benzer adımlar atılabileceğini belirtti. Amaç, hem bireysel yatırımcıları korumak hem de marjin piyasasında daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir işlem ortamı oluşturmak.Öte yandan, delist edilen paritelerde yer alan kripto varlıkların Binance platformundan tamamen kaldırılmadığı da ifade edildi. Kullanıcılar, söz konusu token’ları Binance üzerindeki diğer mevcut işlem çiftleri üzerinden alım satıma devam edebilecek. Bu nedenle karar, ilgili varlıkların spot veya farklı marjin paritelerindeki işlemlerini doğrudan etkilemiyor.

ONDO Yorum ve Fiyat Analizi - 22 Aralık 2025
ONDO Teknik AnaliziOndo, son dönemde önemli bir adım attı. Avrupa’da tokenleştirilmiş ABD hisse senetleri ve ETF’leri sunmak için Liechtenstein Finansal Piyasalar Otoritesi’nden onay aldı. Bu onay sayesinde 30 Avrupa ülkesinde 500 milyondan fazla yatırımcı, blockchain üzerinden hisse ve ETF alım‑satımı yapabilecek bir yapıya erişebilecek.Bu gelişme Ondo’yu sadece bir kripto projesi olmaktan çıkarıp geleneksel finans ürünlerini blockchain’e taşıma hedefiyle gerçek dünya yatırım araçlarını kriptoyla buluşturan bir platform olarak öne çıkarıyor. Düşen Kanal Yapısı ONDO tarafında yapı hâlâ net bir düşen kanal içinde ilerliyor. Son sert satıştan sonra fiyat kanalın alt bandından tepki aldı ve şu an kısa vadeli bir toparlanma denemesi var. Ancak bu hareket henüz trend dönüşü değil, daha çok kanal içi tepki yükselişi olarak okunmalı. Ana resimde satıcı baskısı tamamen kalkmış değil.Kısa vadede ana denge alanı 0,39 – 0,38 bandı. Fiyat bu bölge üzerinde tutunabildiği sürece tepki denemeleri devam edebilir. Bu alan aynı zamanda son düşüşün tabanı olduğu için aşağı kırılmadıkça satıcılar da temkinli kalacaktır.Yukarı tarafta tüm gözler kanalın üst trendine çevrilmiş durumda. Bu bölge yaklaşık olarak 0,45 – 0,47 aralığına denk geliyor ve kısa vadede ana hedef / karar alanı burası.Fiyat bu bölgeye kadar yükselirse tepkinin doğal hedefi tamamlanmış olur.Bu noktada ya net bir reddedilme gelir ve fiyat yeniden alt banda döner.Ya da hacimli bir kırılım gelirse yapı bozulur ve düşen kanal sona ermeye başlar.Kırılım senaryosunda 0,49 – 0,52 bandı hızlı şekilde gündeme gelir. Bu bölge hem yatay direnç hem de önceki satışların yoğunlaştığı alan olduğu için kolay geçilmez, ancak trend değişimi açısından kritik eşiktir.Aşağı senaryoda ise 0,38 altı kapanışlar, son tepkinin de başarısız kaldığını gösterir ve fiyatı 0,36 – 0,35 bandına doğru yeniden baskı altına sokar. Bu bölge kaybedilirse düşen kanal aşağı yönlü genişler.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

Superfortune (GUA) Nedir?
Superfortune (GUA), yapay zekâyı (AI) ve blockchain teknolojisini geleneksel Çin metafiziğiyle harmanlayan ilk Web3 mistik uygulaması. Manta Network ekosisteminde kuluçkalanan bu proje, kripto piyasalarında kadim bilgelikten güç alan öngörüler sunmayı hedefliyor. Kullanıcılar, Superfortune platformu üzerinden günlük şans (fal) yorumları alabiliyor, kripto varlıkları için metafizik analizler yaptırabiliyor ve eğlenceli ve etkileşimli oyunlarla kazançlı deneyimler yaşayabiliyor. Geliştiriciler platformu “InfoFi” (Information Finance) olarak tanımlıyor. Bu terim, finansal bilgiyi ve öngörüleri eğlenceli bir biçimde sunan bir bilgi-finans hizmeti anlamına geliyor. Kısacası Superfortune, sadece geleneksel fiyat grafikleri ve teknik analizlerle yetinmek istemeyen kripto meraklılarına, kadim astroloji ve kehanet teknikleriyle desteklenmiş alternatif bir bakış açısı sunuyor. Gelin, Superfortune’un sunduğu dünyayı ve GUA token’ın ne işe yaradığını yakından inceleyelim.GUA’nın Tanımı ve Ortaya ÇıkışıGUA, Superfortune platformunun resmi token’ı. Binance Smart Chain (BNB Chain) üzerinde BEP-20 standardında çalışıyor ve platformun ekonomik altyapısını oluşturuyor. Superfortune’un temelleri 2023 yılında atıldı. Proje, Polkadot tabanlı gizliliğe odaklanan Manta Network’ün laboratuvar ekibi Manta Labs tarafından geliştirildi ve Manta’nın ilk kuluçka projelerinden biri olarak ortaya çıktı. Manta Network, sıfır bilgi ispatları (ZKP) gibi ileri gizlilik teknolojilerinde uzmanlaşmış bir ekip. Superfortune da bu yetkinliğin bir uzantısı olarak, Web3 uygulamalarında çeşitlilik yaratma vizyonuyla doğdu.Projenin ana fikri, kripto piyasasındaki belirsizlik ve dalgalanmalara karşı kullanıcılara psikolojik destek sağlayacak farklı bir öngörü aracı sunmaktı. Kurucu ekip, teknik analiz ve temel analize ek olarak insanların kadim inanç sistemlerinden de faydalanabileceğine inanıyordu. Bu nedenle platformda, Çin astrolojisinin Bazi (Dört Sütun Falı) ve I Ching (Değişimler Kitabı) gibi binlerce yıllık yöntemlerini yapay zekâ destekli veri analiziyle birleştirdiler. Bu yaklaşımın temelinde, “kripto yatırımcılarına evrenin ritimlerinden ilham alan bir yol gösterici sunma” fikri yatıyordu.İlk aşamada, Superfortune sosyal medya botlarıyla kendini gösterdi. Kullanıcılar Twitter’da @SuperFortuneP hesabını etiketleyerek herhangi bir token’ın “falını” okuyabiliyor ya da Telegram botu üzerinden günlük şans yorumlarına ulaşabiliyor. Bu yenilikçi yöntem kısa sürede ilgi gördü. Üstelik herhangi bir reklam harcaması yapılmadan, tamamen organik yollarla 20 binden fazla günlük aktif kullanıcıya ulaşmayı başardılar. GUA’nın Tarihçesi: Önemli Dönüm NoktalarıSuperfortune (GUA) projesinin gelişim sürecinde öne çıkan bazı önemli adımlar ve dönüm noktaları şöyle sıralanabilir:2023: Projenin temelleri atıldı, geliştirme çalışmaları başladı. Manta Network ekibi, Superfortune’u kendi ekosisteminde kuluçkaya aldığını duyurdu.Temmuz 2025: Manta Network, Wello PayFi adlı fiat ödeme protokolüyle entegrasyon kurduğunu açıkladı. Superfortune da bu sistemi ilk uygulayan proje oldu. Böylece kullanıcıların kredi kartı, Apple Pay ya da yerel banka yöntemleriyle uygulama içinde ödeme yapmasının yolu açıldı.Kasım 2025 başı: Superfortune platformunda Apple Pay ile doğrudan ödeme yapılabilir hale geldi. Bu gelişme, Web3 uygulamalarında sık görülen kullanıcı giriş engellerini azaltarak günlük aktif kullanıcı sayısının 21.000’i aşmasına katkı sağladı. Aynı dönemde, Superfortune BNB Chain üzerindeki DappBay AI kataloğunda en popüler ilk iki uygulama arasında yer aldı.25 Kasım 2025: Proje ekibi, $GUA token’ın ilk dağıtımı için bir airdrop kampanyası başlattı. Özellikle Manta token’ını stake eden kullanıcılar, toplam arzın belirli bir kısmını ödül olarak kazandı. Ayrıca uygulama içinde fiat ile işlem yapan kullanıcıların da GUA ödüllerinden yararlanabileceği açıklandı.27 Kasım 2025: GUA’nın Token Generation Event (TGE) süreci tamamlandı ve GUA ilk kez piyasada işlem görmeye başladı. Binance’in deneysel platformu Binance Alpha, GUA/USDT paritesini listeleyen ilk borsa oldu. Lansmanla eş zamanlı olarak 750 GUA ödüllü bir airdrop kampanyası da düzenlendi. Bu tarih, Superfortune için ilk resmi borsa çıkışı anlamına geldi.28 Kasım 2025: Binance Alpha’da işlem görmeye başlayan GUA, piyasadaki genel tedirginliğe rağmen haftalık bazda %205 gibi etkileyici bir artış yaşadı. Bu yükseliş, platformun “kötü şans yakma” temalı anlatısının özellikle Asya topluluklarında karşılık bulduğunu ortaya koydu.30 Kasım – 4 Aralık 2025: GUA, Poloniex ve XT.COM’un ardından Aster DEX ve MEXC gibi merkezi borsalarda da listelendi. Aster DEX ile birlikte 50.000 dolarlık ödül havuzuna sahip bir ticaret yarışması başlatıldı. Bu dönemde yaklaşık 45 milyon GUA dolaşıma girdi; bu rakam toplam arzın yalnızca %4,5’iydi. Bu düşük arz, fiyat hareketlerinin daha dalgalı seyretmesine neden oldu.6 Aralık 2025: Platformun en dikkat çekici güncellemelerinden biri olan Karmic Vault v2 hayata geçti. Bu güncellemeyle birlikte iki yeni özellik geldi: Guardian Invocation ve Burn Away Bad Luck. İlki, kullanıcıların Çin ve Japon kültürlerine ait dijital muska NFT’lerini edinerek manevi koruma elde etmesini sağladı. İkincisi ise cüzdanlarda kalan değersiz token’ların yakılması karşılığında GUA ödülü kazandırdı. Her iki özellik de hem etkileşimi artırdı hem de GUA’nın deflasyonist yapısına katkı sağladı.16 Aralık 2025: Superfortune’un mobil uygulaması Android için yayınlandı. Uygulama; günlük fal bakma, cüzdan arındırma (Qi temizliği) ve uygulama içi ödülleri tek çatı altında topladı. iOS sürümünün ise 2026 başında çıkması planlandı. Mobil açılım sayesinde platform, yalnızca kripto topluluğuna değil, metafizikle ilgilenen daha geniş kitlelere de hitap etmeye başladı.Aralık 2025 sonu: GUA, Gate.io, MEXC ve LBank gibi önde gelen uluslararası borsalarda listelendi. Toplam arz 1 milyar olarak sabit fakat dolaşımdaki miktar hâlâ sınırlı. Proje ekibi, likiditeyi kademeli şekilde artırmayı ve arzı dengeli biçimde genişletmeyi planladığını açıkladı. Aralık sonu itibariye GUA coin fiyatı 0.13 dolar seviyelerinden işlem görüyor. GUA Neden Önemli?Superfortune projesinin ve GUA token’ın önemi, hem sunduğu özgün kullanım alanlarından hem de arkasındaki farklı token ekonomisinden kaynaklandı. Platform, sadece bir oyun ya da finansal araç olmanın ötesine geçerek kullanıcılarına hem eğlenceli hem de anlamlı bir deneyim sunmayı başardı. Aşağıda, Superfortune’un neden bu kadar dikkat çektiğini kullanım alanları özelinde inceleyelim.Kullanım AlanlarıSuperfortune, sıradan bir kripto uygulaması değil. Kullanıcılarına mistik temalı, etkileşimli ve çoğu zaman ödüllendirici bir deneyim sunuyor. Öne çıkan özellikleri şunlar:Günlük Kişisel Fal: Kullanıcılar her gün cüzdan adreslerine veya doğum bilgilerine göre hazırlanan kişisel bir şans tahmini alabiliyor. Bu fal; o günkü enerji, fırsat ve riskler üzerine bir genel bakış sunuyor ve kullanıcıya 20.000 Fortune Puanı kazandırıyor. Ücretsiz sunulan bu özellik, özellikle gün içinde motivasyon ve yön arayan yatırımcılara duygusal destek sağlamayı amaçlıyor.Token İçin Metafizik Analiz: Kullanıcılar, istedikleri bir kripto varlığın sembolünü ya da kontrat adresini girerek, o varlığa dair “talih” analizi alabiliyor. Yapay zekâ destekli bu özellik, kadim Çin astrolojisini kullanarak ilgili token’ın çevresindeki enerji ve duygu durumunu yorumluyor. Tabii ki bu bir fiyat tahmini değil; daha çok sembolik bir bakış sunuyor.Kişi Uyum Analizi: İki farklı Twitter hesabını girerek aralarındaki geçmiş bağları, karmatik uyumu ve sosyal etkileşim potansiyelini analiz etmek mümkün. Bu eğlenceli özellik, topluluk içi bağları güçlendirmenin yanı sıra işbirlikleri ve etkileşim stratejilerine farklı bir pencere açıyor.“Kötü Karakteri Patakla” Oyunu: Kullanıcılar özelleştirdikleri kötü karakter avatarlarına her gün sınırlı sayıda vuruş yapıyor. Her vuruş, puan kazandırıyor. Oyuncular başlangıçta bir terlikle 5.000 vuruş hakkına sahip, ancak QIAN harcayarak daha güçlü ekipmanlar edinebilir ve bu sınırı 10.000’e çıkarabilir. Hem stres atıp hem de kazandıkları puanlarla platformda ilerleyebilirler. Dijital Tütsü Yakma: Superfortune, geleneksel dua ve arınma ritüellerini dijital dünyaya taşıyor. Kullanıcılar farklı tütsü türlerini “Karmic Vault” üzerinden yakarak ellerindeki Fortune Charm’ların verimliliğini artırıyor. NFT Muska ve Tılsımlar: Çin ve Japon kültürlerinden esinlenilen dijital muskalar (amulet) platformun önemli parçalarından biri. Kullanıcılar, şans artırma, nazardan korunma, başarı getirme gibi etkilere sahip NFT muska koleksiyonları oluşturuyor. Bu muskalar QIAN harcanarak satın alınıyor ve doğrudan cüzdanlara aktarılıyor.“Ölü” Token Yakma – Cüzdan Arındırma: Kullanıcılar, cüzdanlarında kalan değersiz veya işe yaramayan token’ları sistem üzerinden yakıyor ve karşılığında QIAN puanı kazanıyor. Solana’daki Junk.Fun altyapısından ilham alan bu özellik, hem cüzdan hijyenini sağlıyor hem de “çöpü altına çevirme” gibi eğlenceli bir fayda sunuyor. Referans Programı: Superfortune, kullanıcılarına başkalarını davet ettikçe kazandıran iki kademeli bir "referral" sistemi sunuyor. Bir kullanıcı ücretli Fortune Charm satın aldığında, onu davet eden kişi harcamasından %35, onun davet ettiği kişiden ise ek %10 kazanç sağlıyor. Toplamda %45’e varan geri ödeme oranı, hem kullanıcı sayısını artırıyor hem de sadık bir topluluk oluşmasına katkı sağlıyor. Token EkonomisiGeleneksel GameFi projelerinde sıkça karşılaşılan en büyük sorunlardan biri, oyuncuların kazandıkları token’ları sürekli piyasada satarak sistem üzerinde ciddi bir baskı oluşturmasıydı. Bu durumda, oyuncuların elde ettiği kazanç harcamalarının çok üzerine çıktığında token fiyatı hızla eridi ve sistem sürdürülemez hâle geliyordu. Superfortune ise bu kısır döngüyü kırmak için alışılmışın dışında bir ekonomik modelle yola çıktı.Platformda iki ayrı dijital varlık yer alıyor: QIAN ve $GUA. QIAN, tamamen oyun içi ekonomi için tasarlandı. Merkezî olarak üretildi, arzı sınırsız ve hiçbir borsada alınıp satılamıyor. Bu nedenle kullanıcılar kazandıkları QIAN’ı dışarıda satamıyorve böylece piyasada topluca satış (dump) baskısı oluşmuyor. QIAN, oyunculara ödül olarak veriliyor; oyun içi yükseltmeler, bazı ritüel işlemleri ve airdrop koşullarında kullanılıyor. GUA ise işin zincir üstü ve ekonomik boyutu. Platformun resmi token’ı olan GUA, BEP-20 standardında çalışıyor ve toplam arzı 1 milyar adetle sınırlı. Oyuncuların oyun oynayarak doğrudan GUA kazanmaları mümkün değil. Bunun yerine GUA, platformda daha fazla özellikten faydalanmak isteyen kullanıcılar tarafından kullanılıyor. Gelişmiş analizler, özel “şans” NFT’leri, tılsım yükseltmeleri gibi özellikler yalnızca GUA ile açılabiliyor. Ayrıca platform içindeki bazı sistemlerde “yakıt” gibi kullanılıyor. Bu model, GUA’ya olan talebin platform büyüdükçe artmasını sağlıyor. Yani GUA’nın değeri sadece piyasa hareketlerinden değil, Superfortune’un ne kadar benimsendiğinden besleniyor.Ekosistemde QIAN ve GUA arasındaki iş bölümü oldukça net. Günlük görevleri yapan ve etkileşimde bulunan oyuncular QIAN kazanıyor, bu puanları oyun içi ilerleme için harcıyor. Daha fazla özellik ve ayrıcalık isteyen kullanıcılar ise GUA edinerek ödeme yapıyor. Superfortune ayrıca, her kullanıcının platforma maksimum 100 USDT yatırım yapabileceği sınırını koydu. İlk bakışta kısıtlayıcı gibi görünen bu kural aslında erken dönemde spekülasyon yapılmasını, airdrop avcılarının sistemden aşırı yararlanmasını ve büyük oyuncuların (balinaların) fiyatları manipüle etmesini engelliyor. Bu sayede daha adil bir başlangıç ortamı yaratıldı ve topluluk tabanlı büyüme desteklendi.GUA’nın dağıtım stratejisi de oldukça ilgi çekici. Zira lansman döneminde arzın sadece %4,5’i dolaşıma girdi, geri kalanı kilitli kaldı. Bu strateji, ani satış baskılarını önlerken kontrollü bir likidite yönetimi sağladı. Ayrıca erken destekçilere yönelik yapılan airdroplar, özellikle Manta Network topluluğunu hedef aldı. Özellikle, MANTA token’ını belirli bir süre stake eden kullanıcılar, GUA kazanma hakkı elde etti.Superfortune’un ekonomi modelinde geri alım (buyback) ve yakım (burn) mekanizmaları da önemli yer tutuyor. Platform kazançlarının bir bölümüyle piyasadan GUA token’ı geri alıp yakma planları devreye girdi. Böylece zamanla dolaşımdaki arz azalıyorve mevcut token sahipleri için değer birikimi sağlanıyor. Ayrıca kullanıcıların cüzdanlarında biriken değersiz token’ları yakmaları karşılığında ödül olarak GUA verilmesi de dolaşımdaki GUA miktarını dengede tutuyor. GUA’nın Geliştiricileri Kim?Superfortune’un arkasındaki ekip, kripto ve blockchain dünyasında deneyimli, uluslararası bir geliştirici kadroyla yola çıktı. Proje daha ilk günlerinden itibaren Manta Network tarafından desteklendi. Bu nedenle hem teknik mimaride hem de vizyon tarafında Manta’nın etkisi net biçimde hissedildi. Manta Labs, Superfortune’u doğrudan inşa eden çekirdek ekip olarak öne çıktı. Manta’nın kurucu mühendisleri, gizliliğe odaklanan blockchain çözümlerindeki uzmanlıklarını bu projeye taşıyarak sağlam bir altyapı kurdu.Ekip kendisini her zaman “küresel bir takım” olarak tanımlıyor. Farklı ülkelerden geliştiriciler, tasarımcılar ve stratejistler bir araya gelerek ortak bir ürün geliştirdi. Sosyal medya paylaşımlarında özellikle “bu sadece bir Çin projesi değil” vurgusu yapıldı; 8’den fazla ülkeden insanların katkı sunduğu belirtildi. Superfortune’un geliştirici kadrosunda, sektörde tanınan bazı isimler de aktif. Örneğin, toplulukta öne çıkan WolfyXBT ve Min H. Kim gibi figürler, projeyi sık sık gündeme taşıyor. Bu kişilerin doğrudan ekip içinde yer alıp almadığı bilinmese de, projenin tanıtımına katkı sağladıkları açık. Resmî açıklamalarda bireysel isimlerden çok, ekip çalışmasına ve kolektif emeğe vurgu yapıldı.Manta Network’ün projedeki rolü oldukça merkeziydi. Sadece Superfortune’u kuluçkaya almakla kalmadı, aynı zamanda doğrudan ekosistemine entegre etti. Örneğin, Manta token’larını stake eden kullanıcıların GUA airdrop’larından faydalanabilmesi, iki proje arasında güçlü bir bağ kurdu. Bu sinerji sayesinde, Manta topluluğundan gelen kullanıcılar Superfortune’u erkenden tanıdı ve destek verdi. Manta kurucularından Kenny Li gibi isimler de zaman zaman sosyal medya üzerinden Superfortune ile ilgili paylaşımlar yaparak projeye güven aşılıyor.Sıkça Sorulan Sorular (SSS)Aşağıda, Superfortune hakkında sıkça sorulan bazı sorular ve cevapları yer alıyor:Superfortune (GUA) nedir?: Superfortune, Çin metafiziğini yapay zekâ ve blockchainle birleştiren bir Web3 platformu. Günlük fal, token analizi ve dijital tılsımlar gibi özellikler sunuyor; yerel token’ı GUA.GUA token hangi blockchainde çalışıyor?: GUA, Binance Smart Chain (BNB Chain) üzerinde çalışıyor ve BEP-20 standardında. Hızlı ve düşük maliyetli transfer imkânı sağlıyor.GUA ne zaman piyasaya sürüldü?: 27 Kasım 2025’te piyasaya çıktı. İlk olarak Binance Alpha’da listelendi, ardından MEXC, Gate.io ve LBank gibi borsalarda işlem görmeye başladı.GUA token nasıl satın alınır?: MEXC, Gate.io ve LBank gibi kripto borsaları üzerinden GUA alım-satımı yapılabiliyor. Bu platformlarda hesap açmak yeterli.GUA ile QIAN arasındaki fark nedir?: GUA zincir üstü ve alınıp satılabilen resmi tokendir. QIAN ise sadece oyun içinde kazanılan ve harcanan, dışa kapalı bir puan sistemidir.Superfortune ücretli mi?: Temel özellikler ücretsiz sunuluyor. Gelişmiş içeriklere erişim için yaklaşık 10 USD’ye Fortune Charm almak gerekiyor.GUA token’ın arzı ve enflasyonu nasıl?: Toplam arz 1 milyar adetle sınırlı. Ekip, kontrollü dağıtım ve yakım mekanizmalarıyla enflasyonu düşük tutmayı hedefliyor.Projeyi kim geliştiriyor?: Proje, Manta Network tarafından desteklenen çok uluslu bir ekip tarafından geliştiriliyor. Ekipte geliştiriciler, tasarımcılar ve strateji uzmanları yer alıyor. Superfortune (GUA) gibi sınırları zorlayan Web3 projelerini, arka planları ve gerçek kullanım alanlarıyla JR Kripto Rehber’de yakından inceleyin.

CoinShares: Bitcoin ve Ethereum Satış Baskısında, SOL ve XRP Öne Çıktı
CoinShares’in yayımladığı Volume 265: Digital Asset Fund Flows Weekly Report verilerine göre dijital varlık yatırım ürünleri, dört haftalık aralıksız giriş serisinin ardından yeniden çıkışa geçti. Geçtiğimiz hafta toplam 952 milyon dolarlık net çıkış kaydedildi. Raporda bu tersine dönüşün temel nedenleri arasında ABD’de beklenen US Clarity Act düzenlemesinin gecikmesiyle uzayan regülasyon belirsizliği ve büyük ölçekli yatırımcıların satışlarına dair artan endişeler öne çıkarıldı.Fon çıkışlarının neredeyse tamamı ABD kaynaklı oldu. ABD merkezli yatırım ürünlerinden haftalık bazda 990 milyon dolarlık net çıkış yaşandı. Buna karşın Kanada ve Almanya’dan gelen sınırlı girişler, küresel ölçekte risk iştahının tamamen kaybolmadığını gösterdi. Kanada’da 15,6 milyon dolar, Almanya’da ise 46,2 milyon dolarlık haftalık giriş kaydedildi. Ancak bu pozitif akımlar, ABD kaynaklı sert çıkışları dengelemek için yeterli olmadı.Varlık bazında bakıldığında en güçlü satış baskısı Ethereum tarafında görüldü. Ethereum yatırım ürünleri haftayı 555 milyon dolarlık net çıkışla kapattı. CoinShares, Ethereum’un Clarity Act’ten doğrudan etkilenecek başlıca varlıklardan biri olması nedeniyle bu tepkinin anlaşılabilir olduğunu belirtti. Buna rağmen Ethereum, yıl geneline yayıldığında hâlâ güçlü bir tablo sunuyor. 2025 başından bu yana Ethereum ürünlerine 12,7 milyar dolarlık net giriş gerçekleşti. Bu rakam, 2024’te kaydedilen 5,3 milyar doların oldukça üzerinde.Bitcoin tarafında da haftalık bazda 460 milyon dolarlık çıkış dikkat çekti. Bitcoin ürünleri yıl başından bu yana 27,2 milyar dolarlık net girişle pozitif bölgede kalmayı başarsa da, bu performans geçen yılın aynı dönemindeki 41,6 milyar dolarlık girişin gerisinde bulunuyor. Bu durum, özellikle ABD spot ETF’lerine olan ilginin yılın son bölümüne girilirken zayıfladığına işaret ediyor.Altcoin cephesinde ise tablo daha dengeli ve seçici bir görünüm sunuyor. Solana ürünleri haftayı 48,5 milyon dolarlık net girişle tamamlarken, XRP ürünlerine olan ilgi daha da güçlüydü ve 62,9 milyon dolarlık giriş kaydedildi. Bu iki varlık, yatırımcıların regülasyon belirsizliğine rağmen belirli ağlara yönelik güvenini koruduğunu gösteriyor.Diğer altcoinler nasıl hareket etti?Diğer altcoin ve ürünlerde ise daha sınırlı hareketler izlendi. Chainlink yatırım ürünleri haftalık bazda 3,3 milyon dolarlık giriş görürken, Sui tarafında 0,4 milyon dolarlık sınırlı bir çıkış kaydedildi. Litecoin ve Zcash ürünlerinde haftalık bazda anlamlı bir fon hareketi yaşanmazken, yıl geneli rakamları bu varlıklarda ilginin daha düşük seviyelerde seyrettiğini ortaya koydu. Multi-asset yatırım ürünleri ise haftayı 55,7 milyon dolarlık net çıkışla kapattı. Öte yandan Short Bitcoin ürünlerine 4,6 milyon dolarlık giriş olması, bazı yatırımcıların Bitcoin’de kısa vadeli aşağı yönlü beklentilerini koruduğunu gösterdi. Fon sağlayıcıları tarafında da ABD merkezli büyük ihraççıların ön plana çıktığı bir tablo oluştu. iShares ETF’lerinde 798 milyon dolarlık, Grayscale ürünlerinde ise 76 milyon dolarlık haftalık çıkış dikkat çekti. Buna karşın Fidelity ve Volatility Shares gibi bazı sağlayıcıların aylık bazda hâlâ pozitif akım yakalayabildiği görüldü. Ay başından bu yana toplam fon akımı 588 milyon dolar artıda kalmayı sürdürüyor.CoinShares verilerine göre dijital varlık yatırım ürünlerinin toplam yönetilen varlık büyüklüğü 176 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Ancak ETP’lerin toplam varlıkları, geçen yılın aynı dönemine kıyasla daha düşük bir noktada. 2024 sonunda 48,7 milyar dolar olan toplam ETP varlıkları, şu anda 46,7 milyar dolar seviyesinde.

Binance’ten Yıl Sonu Güncellemesi: 5 Yeni Parite Listeleniyor
Kripto para piyasasının en büyük borsalarından Binance, spot piyasadaki işlem seçeneklerini genişletmeye devam ediyor. Şirket tarafından yapılan resmi açıklamaya göre Binance, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve likiditeyi artırmak amacıyla beş yeni işlem çiftini spot piyasada işleme açacağını duyurdu. Buna göre 24 Aralık 2025 tarihinde, TSİ 11:00 itibarıyla ADA/USD1, ASTER/USD1, LUNA/USDC, LUNC/USDC ve ZEC/USD1 paritelerinde alım-satım işlemleri başlayacak. Yeni işlem çiftleriyle birlikte yatırımcılar, farklı blockchain ekosistemlerinin öne çıkan kripto varlıklarını stabil paralar karşısında doğrudan işlem yapma imkânı elde edecek. Bu kapsamda Cardano (ADA), Aster (ASTER), Terra (LUNA), Terra Classic (LUNC) ve Zcash (ZEC) gibi projeler, USD1 ve USDC gibi stabil paralarla eşleştirilmiş şekilde işlem görebilecek. Bu adım, özellikle fiyat dalgalanmalarından korunmak isteyen ve stabil paralar üzerinden pozisyon almak isteyen yatırımcılar için daha esnek bir işlem ortamı sunmayı amaçlıyor.Trading Bots hizmeti de aktif hale gelecekBinance, yalnızca yeni pariteleri listelemekle kalmayacak. Aynı tarih ve saatte söz konusu işlem çiftleri için Trading Bots hizmetleri de devreye alınacak. Spot Algo Orders kapsamında ADA/USD1, ASTER/USD1, LUNA/USDC, LUNC/USDC ve ZEC/USD1 paritelerinde otomatik alım-satım emirleri kullanılabilecek. Bu özellik sayesinde kullanıcılar, önceden belirledikleri stratejilere göre piyasada otomatik olarak işlem yapabilecek ve fiyat hareketlerine manuel müdahale ihtiyacını azaltabilecek.Otomatik işlem botları, özellikle yoğun piyasa koşullarında zaman yönetimi açısından önemli bir avantaj sağlıyor. Kullanıcılar, belirli fiyat aralıkları, hacim kriterleri veya teknik göstergelere dayalı stratejiler oluşturarak işlemlerini algoritmalar üzerinden gerçekleştirebiliyor. Binance, bu hizmetlerin hem bireysel yatırımcılar hem de profesyonel trader’lar tarafından aktif şekilde kullanıldığını ve piyasa dalgalanmalarına karşı daha disiplinli bir yaklaşım sunduğunu vurguluyor.Öte yandan Binance, USDC paritelerine yönelik teşviklerini de sürdürüyor. Yapılan açıklamada, tüm mevcut ve yeni USDC spot ve marjin işlem çiftlerinde indirimli “taker” ücretlerinin geçerli olmaya devam edeceği belirtildi. Bu durum, USDC bazlı işlemlerin borsa genelinde daha cazip hale gelmesini sağlarken, likiditeyi de destekleyen bir unsur olarak öne çıkıyor.Ancak yeni işlem çiftleri tüm kullanıcılar için erişilebilir olmayacak. Binance, yasal ve düzenleyici gereklilikler doğrultusunda bazı ülkelerde bu paritelerde işlem yapılmasına izin vermiyor. Kanada, ABD ve bağlı bölgeleri, Hollanda, İran, Kuzey Kore, Suriye, Küba, Kırım Bölgesi ve Ukrayna’daki hükümet kontrolü dışındaki bölgeler şu an için kısıtlı bölgeler arasında yer alıyor. Kullanıcıların bu paritelerde işlem yapabilmesi için hesap doğrulama süreçlerini tamamlaması da zorunlu tutuluyor.

Meteora (MET) Nedir?
Meteora (MET), Solana blockchaininde çalışan dinamik bir likidite protokolünün yerel tokenıdır. DeFi ekosisteminde likiditeyi daha akıllı, verimli ve sürdürülebilir hale getirmek için tasarlanmış bir platformun parçasıdır. Bu rehberde Meteora protokolünü ve MET tokenını detaylıca inceleyerek tanımından tarihçesine, kullanım alanlarından token ekonomisine kadar tüm önemli noktaları ele alacağız.MET’in Tanımı ve Ortaya ÇıkışıMeteora, Solana ağı üzerinde kurulu merkeziyetsiz bir borsa (DEX) ve likidite protokolü olarak geliştirildi. Projenin temel amacı, merkeziyetsiz finans (DeFi) uygulamaları için verimli, birleştirilebilir ve uzun vadede sürdürülebilir bir likidite altyapısı sunmak oldu. Aslında bu hikâye 2021 yılında Mercurial Finance adıyla başladı. 2023 yılına gelindiğinde ise ekip, projeyi yeniden konumlandırarak Meteora markasına geçti. Bu dönüşümle birlikte Meteora, Solana ekosisteminin en önemli DEX toplayıcılarından biri olan Jupiter başta olmak üzere birçok platform için temel bir likidite katmanı haline geldi.Meteora protokolü, klasik DeFi modellerinde sıkça karşılaşılan bazı yapısal sorunlara doğrudan çözüm üretmeyi hedefledi. Likiditenin farklı havuzlara dağılması, sermayenin büyük kısmının atıl kalması, volatil piyasalarda artan slippage oranları ve botların öne çıktığı adaletsiz token lansmanları bu sorunların başında geliyordu. Ekip, bu problemleri aşmak için DLMM (Dynamic Liquidity Market Maker) adı verilen dinamik piyasa yapıcı modelini, otomatik vault yapıları ve daha adil bir launchpad yaklaşımını devreye aldı. Böylece hem likidite sağlayıcılar hem de trader’lar için daha derin, daha dengeli ve işlem maliyeti düşük bir likidite ortamı oluşturmayı amaçladı. Meteora'daki bazı launchpad'ler. MET token ise bu ekosistemin merkezine yerleştirilen yönetişim ve yardımcı (utility) token olarak tasarlandı. Solana ağı üzerinde SPL token standardında çalışan MET, Meteora protokolünde teşviklerin dağıtılmasında ve yönetişim süreçlerinde aktif rol üstlendi. Proje ekibi, FTX borsasının çöküşünün ardından Mercurial Finance’in eski tokenı MER üzerinde yaşanan yapısal sorunlar nedeniyle net bir karar aldı ve temiz bir sayfa açtı. Bu süreçte Mercurial platformu kapatıldı, yerine MET token etrafında şekillenen Meteora protokolü hayata geçirildi. Kısacası Meteora, Mercurial’ın deneyimlerinden beslenen ama hatalarından ders alan, Solana üzerindeki dinamik likidite katmanı vizyonunu MET token ile ileri taşımayı hedefleyen yeni bir yapı olarak yoluna devam etti.MET’in Tarihçesi: Önemli Dönüm NoktalarıMeteora’nın yolculuğu, Solana ekosisteminde likiditeyi yeniden düşünme fikriyle başladı ve kısa sürede önemli dönüm noktalarıyla şekillendi. Proje, sadece bir DEX olarak kalmak yerine, zaman içinde Solana’nın temel likidite katmanlarından biri olmayı hedefledi. Bu süreçte yeniden markalaşma, teknik mimari değişiklikleri, yeni ortaklıklar ve nihayetinde MET token lansmanı gibi kritik adımlar atıldı. Aşağıda, Meteora protokolünün bugüne kadar geçtiği başlıca kilometre taşlarını kronolojik olarak bulabilirsiniz:Şubat 2023, protokol lansmanı: Meteora protokolü, Mercurial Finance’in halefi olarak Şubat 2023’te Solana mainnet üzerinde yayına girdi. Bu lansman, Solana’nın en büyük DEX toplayıcısı Jupiter’in arkasındaki ekip tarafından gerçekleştirildi. Mercurial platformu ve MER token resmi olarak durdurulurken, Meteora yeni özelliklerle sıfırdan başlatıldı.2023 ortası, ilk entegrasyonlar: Lansman sonrası Meteora, Solana ekosisteminde hızla entegrasyonlar kazandı. Özellikle Jupiter DEX toplayıcısı Meteora’nın likidite havuzlarını desteklemeye başladı ve kullanıcılar Jupiter arayüzü üzerinden Meteora havuzlarına yönlendirildi. Bu sayede Meteora, daha ilk aşamalarda ekosistemin önemli bir parçası haline geldi. (Not: Bu dönemde platformun kullanımı artarken, Mercurial döneminden kalan kullanıcı tabanı da Meteora’ya aktarıldı.)Aralık 2023, V2 ve DLMM’in tanıtımı: Meteora ekibi, 2023 sonunda protokolün V2 sürümünü duyurdu ve Dinamik Likidite Piyasa Yapıcı (DLMM) konseptini tanıttı. Aralık 2023’te başlatılan DLMM beta havuzları, yalnızca yaklaşık 12 milyon dolar TVL ile yaklaşık 1 milyar dolarlık işlem hacmi üreterek sistemin yüksek sermaye verimliliğini ispatladı. DLMM modeli, likiditeyi konsantre eden sıfır kaymalı fiyat aralıkları (bin’ler) ve piyasa volatilitesine göre ayarlanan dinamik ücret mekanizmaları sayesinde büyük ilgi gördü.2024, platform gelişimi ve launchpad ortaklıkları: 2024 yılı boyunca Meteora protokolü sürekli gelişti. Özellikle Launchpad alanında önemli adımlar atıldı: Ağustos 2024’te Moonshot launchpad’iyle ortaklık kurularak yeni token projelerinin Meteora DLMM havuzları üzerinden adil ve likit biçimde piyasaya çıkması sağlandı. Zaman içinde Believe, BAGS, Jup Studio gibi launchpad’ler de Meteora ekosistemine dahil olup haftalık yüz binlerce dolarlık ek hacim ve gelir getirdi. Bu entegrasyonlar, Meteora’yı Solana üzerinde yeni projeler için likidite sağlama konusunda tercih edilen platformlardan biri haline getirdi.Eylül 2024, Phoenix Rising planı (MET duyurusu): Meteora, uzun süre tokesuz çalıştıktan sonra 2024’ün ikinci yarısında MET tokenının duyurusunu gerçekleştirdi. “Phoenix Rising” adı verilen plan ile MET’in token ekonomisi (tokenomics) detayları toplulukla paylaşıldı. Yapılan açıklamalarda, toplam MET arzının %20’sinin eski Mercurial destekçilerine ayrılacağı, %15’inin Meteora kullanıcılarına verileceği ve lansman anında toplam arzın yaklaşık %48’inin dolaşıma gireceği belirtildi. Bu oldukça yüksek başlangıç dolaşım oranı, Solana ekosistemindeki önceki token lansmanlarından (ör. Jupiter’in JUP tokenı %13,5) farklı olarak daha geniş bir topluluk dağılımı sağlama hedefini gösteriyordu.23 Ekim 2025, MET token lansmanı (TGE): Uzun bir hazırlık sürecinin ardından Meteora’nın Token Generation Event (TGE) etkinliği 23 Ekim 2025 tarihinde gerçekleştirildi. MET tokenı bu tarihte Solana blockchaini üzerinde oluşturuldu ve önceden hak kazanmış kullanıcılara airdrop olarak dağıtıldı. Hak sahipleri, Meteora’nın resmi sitesindeki talep (claim) arayüzünü kullanarak MET tokenlarını cüzdanlarına çektiler. Aynı anda, toplam arzın %10’una kadar MET token tek taraflı bir likidite havuzunda kilitlenerek, kullanıcıların USDC karşılığında MET alabileceği bir başlangıç likidite havuzu oluşturuldu. Bu yenilikçi dağıtım modeli sayesinde erken dönem fiyat keşfi ve likidite sağlanmış oldu. TGE sonrası Kasım 2025’te, MET token önde gelen borsalarda listelenmeye başladı. Örneğin, Binance borsası 13 Kasım 2025’te MET/USDT, MET/USDC ve MET/TRY işlem çiftlerini listeleyerek MET alım satımını kullanıcılara açtı.Aralık 2025: Aralık 2025 itibariyle MET token fiyatı 0.21 dolar civarında seyrediyor. MET Neden Önemli?MET token, Meteora protokolünün merkezinde yer alır ve hem ekosistem içindeki fonksiyonelliği hem de değer modeli ile önem taşır. Aşağıda, MET tokenın neden bu kadar kritik olduğunu kullanım alanları ve token ekonomisi başlıkları altında adım adım ele alıyoruz.Kullanım AlanlarıDLMM havuzlarında kullanım: MET tokenı, Meteora’nın sunduğu dinamik likidite havuzları içinde çeşitli şekillerde rol oynar. Özellikle Meteora protokolü, yeni token lansmanlarında tek taraflı likidite havuzu oluşturma imkanı sunmuştur. MET token’ın kendi lansmanında da görüldüğü gibi, airdrop kazanan kullanıcılar isterlerse MET’lerini Meteora’nın başlangıç havuzuna koyarak karşılığında Likidite Dağıtıcı NFT pozisyonları aldılar ve havuz işlem ücretlerinden pay kazandılar. Bu sayede MET, sadece bir yönetişim tokenı olmanın ötesine geçip likidite sağlama süreçlerinde de kullanılabilecek bir varlık haline gelmiştir. İlerleyen dönemde, Meteora DLMM havuzlarında MET’in farklı token çiftlerinde likidite sağlamak veya ücret gelirlerinden pay almak için değerlendirilmesi mümkün olacaktır.Stake etme ve oylama (yönetişim): MET tokenının en önemli kullanım alanlarından biri, yönetişim mekanizmasıdır. MET sahipleri tokenlarını stake ederek Meteora protokolünün geleceğine dair karar alma süreçlerine katılabilirler. Staking yapan kullanıcılar, Meteora DAO’nun oylamalarında oy hakkı elde eder ve protokol üzerindeki değişiklik tekliflerine katılım sağlayabilir. Örneğin, MET sahipleri protokol parametrelerinin (ücret oranları, yeni havuz onayları vb.) güncellenmesi gibi konularda oy kullanabilirler. Bunun yanında, stake edilen MET’ler karşılığında protokolün gelirlerinden pay alma imkanı da bulunmaktadır. Meteora ekibi, MET staker’larına platformdaki işlem ücretlerinin bir kısmını paylaşmayı planlamıştır. Bu ücret paylaşımı modeli, hem MET tokenına uzun vadeli talep oluşturmayı hem de likidite sağlayıcıları ile token sahiplerini aynı doğrultuda teşvik etmeyi amaçlar. Kısaca, MET stake etmek kullanıcıya yönetişim gücü verirken, pasif gelir elde etme fırsatı da sunar.Protokol içi teşvik ve ödüller: Meteora ekosisteminde MET token, çeşitli ekosistem teşvikleri için kullanılan bir araçtır. Meteora’nın büyümesini ve kullanıcı katılımını teşvik etmek amacıyla MET ödülleri ve programları devreye alınmıştır. Örneğin, Meteora protokolü 2024 yılı boyunca bir puan programı yürüttü ve aktif kullanıcılarına puanlar dağıttı; TGE zamanı bu puanlar karşılığında kullanıcılara MET airdrop’u yapıldı (toplam arzın %15’i bu programa ayrıldı). Ayrıca, stratejik ortaklıklar kapsamında da MET kullanılmıştır: Jupiter platformunda JUP tokenını stake edenlere MET airdrop hakkı tanınması buna bir örnektir (toplam MET arzının %3’ü Jupiter staker’larına ayrıldı). İlerleyen süreçte, likidite madenciliği programları veya diğer işbirlikleri dahilinde MET token dağıtımlarıyla ekosistem büyümesinin desteklenmesi planlanmaktadır. Bu sayede MET, protokol kullanıcılarını ödüllendirme ve yeni katılımcıları çekme konusunda merkezi bir teşvik unsuru rolü görür.Token EkonomisiArz yapısı: MET tokeninin toplam arzı 1 milyar adet olarak sabitlenmiştir. Bu, tokenın maksimum miktarını önceden belirlenmiş tutarak enflasyonist olmayan bir model benimsendiği anlamına gelir. Yeni MET basımları yoluyla dolaşımdaki arz artırılmayacak, böylece zaman içinde talep artarsa arzın sabit oluşu token değerine olumlu yansıyabilecektir. Toplam arzın belirli bir kısmı başlangıçta dolaşıma girerken (airdrop ve likidite havuzu yoluyla), geri kalan kısmı gelecekteki kullanımlar için kilitlenmiştir.Dağıtım ve dolaşım: Meteora, MET token dağılımını mümkün olduğunca topluluk odaklı ve adil olacak şekilde tasarlamıştır. Lansman anında (TGE) toplam arzın yaklaşık %48’i dolaşıma sokulmuştur. Bu yüksek başlangıç dolaşımı, kullanıcıların ve erken destekçilerin projeye ortak olmasını sağlamayı amaçlamıştır. Dağıtılan tokenlerin kırılımı incelendiğinde, %20’si eski Mercurial token sahipleri ve stake edenlerine, %15’i Meteora platformunu kullanan topluluk üyelerine ayrılmıştır. Ayrıca %3’ü launchpad ortaklıkları ekosistemine, %3’ü Jupiter platformunda JUP staking yapanlara teşvik olarak, %2’si çeşitli off-chain katkı sunanlara, %3’ü operasyonel likidite ihtiyaçlarına ve %2’si M3M3 isimli özel bir staking katılımcı grubuna tahsis edilmiştir. Bu dağıtım planı sayesinde Meteora, MET tokenının neredeyse yarısını anında gerçek kullanıcıların eline vererek merkeziyetsiz bir sahiplik yapısı oluşturmuştur. Kalan ~%52’lik arz ise kilitli durumdadır ve uzun vadeli planlar dahilinde kullanılacaktır. Ekip ve rezerv tahsisleri: Toplam MET arzının dağıtılan kısmı dışında kalan %52, ekip ve protokol rezervlerine ayrılmıştır. Resmi açıklamalara göre %18’lik kısım çekirdek ekip için, %34’lük kısım ise Meteora protokol rezervi olarak belirlenmiştir. Ancak bu tokenlar hemen dolaşıma girmemekte, uzun vadeli bir kilit açılma (vesting) takvimine tabi tutulmaktadır. Ekip ve rezerv tokenları, 6 yıl boyunca lineer (düz bir oranla) şekilde yavaş yavaş açılacaktır. Bu da her yıl belirli bir oranın serbest kalması anlamına gelir. Böylelikle ekip tokenlarının piyasaya yük oluşturacak şekilde toplu satılması engellenmiş ve proje ekibinin uzun vadeli başarısına odaklanması teşvik edilmiş olur. 6 yıllık vesting süreci, Meteora’nın sürdürülebilir bir şekilde gelişmesi ve MET token değerinin ani arz şoklarından korunması için tasarlanmıştır. Staking ve ödül mekanizmaları: Meteora’nın token ekonomisi, sürekli enflasyon yerine protokol gelir paylaşımı ve teşvik rezervleri üzerinden ödül dağıtımına dayanır. Yani MET token sahiplerini ödüllendirmek için sürekli yeni token basmak yerine, önceden ayrılmış topluluk rezervleri ve protokolün yarattığı gelirler kullanılır. Örneğin, ileride MET stake edenlere protokolün DEX işlem ücretlerinden belirli bir oranda pay verilmesi planlanmaktadır. Bu yaklaşım, MET için uzun vadeli teşvik modelleri yaratır: Token sahipleri protokol büyüdükçe kazanır, aynı zamanda toplam arz sabit kaldığı için elde tutma (HODL) yönünde motivasyon artar. Meteora’nın Phoenix Rising planında da vurgulandığı üzere, ekip ve rezerv harici tüm tahsisler lansmanda erişilebilir olup sonrasında enflasyonist bir token salınımı planlanmamıştır. Bu da MET piyasasında uzun vadede ani arz artışlarıyla gelen satış baskılarının olmayacağı, teşviklerin daha çok protokol gelirleri ve işbirlikleri yoluyla sağlanacağı anlamına gelir. Özetle, MET token ekonomisi kullanıcıları ödüllendirirken token değerini korumayı gözeten dengeli bir model üzerine kuruludur.MET’in Geliştiricileri ve LiderlikMeteora Labs, Meteora protokolünü geliştiren ekip/şirket olarak bilinmektedir. Bu ekip, Solana DeFi ekosisteminde deneyimli ve tanınmış geliştiricilerden oluşur. Meteora projesinin temelleri, Solana’nın ilk dönem DeFi uygulamalarından biri olan Mercurial Finance ile atılmıştır. Mercurial’in kurucu ekibi, Meteora’yı hayata geçirerek Solana’daki likidite sorunlarına yeni çözümler getirmeyi amaçlamıştır. Projenin arkasındaki ekip 2021 yılında DeFiance Capital, Huobi (HTX) Ventures ve Signum Capital gibi önemli yatırımcılardan 3,5 milyon dolarlık tohum yatırımı almıştır. Bu erken destek, Meteora’nın gelişimi için finansman sağlamış ve projenin potansiyeline duyulan güveni göstermiştir.Meteora’nın kurucusu ve ilk CEO’su, Solana topluluğunda tanınan bir isim olan Ben Chow’dur. Ben Chow, aynı zamanda Solana’nın en büyük DEX toplayıcısı Jupiter’in de eş-kurucularından biri olarak bilinir. Meteora’nın ürün mimarisi ve lansman stratejisinin arkasındaki lider olarak, DLMM ve DAMM gibi yeniliklerin geliştirilmesinde önemli rol oynadı. Ancak Ben Chow, 2025 yılının Şubat ayında bir topluluk tartışması (Libra isimli memecoin olayı) sonrasında Meteora’daki aktif görevinden ayrılmıştır. Bu ayrılığın ardından, proje liderliği Meteora’nın diğer kurucu üyeleri tarafından devralınmıştır. Özellikle “Meow” takma adıyla bilinen ve Jupiter’in kurucularından olan diğer bir çekirdek ekip üyesi, 2025 itibarıyla Meteora’nın operasyonlarını ve stratejik yönünü yönetmektedir. Meow, Solana ekosisteminde anonim fakat saygın bir geliştirici olarak, topluluğu yönlendirme ve protokolü büyütme görevini üstlenmiştir.Meteora’nın çekirdek ekibinde ayrıca M3M3 gibi önemli geliştiriciler bulunmaktadır. M3M3, Meteora’nın otomatik piyasa yapıcı altyapısının erken dönem teknik katkıcılarından biri olup, özellikle Alpha Vault’lar ve dinamik ücret modülleri gibi özelliklerin geliştirilmesinde aktif rol almıştır. Protokolün teknik evriminde ve topluluk yönetişiminde sürekli katkı sağlayan M3M3, MET DAO içerisindeki etkin üyelerden biridir.Meteora projesi, geliştirme ekibinin yanı sıra güçlü bir topluluk odaklı yönetim anlayışına sahiptir. LP Army adı verilen ve likidite sağlayıcıların bir araya geldiği bir topluluk hareketi, Meteora etrafında oluşmuştur. Meteora’nın uzun vadeli destekçileri ve teknik topluluk üyeleri, MET DAO (merkeziyetsiz otonom organizasyon) yapısı altında bir araya gelerek protokolün yönetişimine katkıda bulunmaktadır. Bu topluluk, ekosistem önerilerini tartışmak, likidite teşviklerinin dağılımını planlamak ve ürün yol haritasına dair geri bildirimler sunmak gibi alanlarda etkindir. Örneğin, Meteora’nın “Rising Incubator” programı ile topluluk içinden yeni likidite araçları geliştirenler desteklenmekte, DAO hazinesinden bu tür girişimlere hibeler ayrılmaktadır.Sıkça Sorulan Sorular (SSS)Aşağıda, MET hakkında sıkça sorulan bazı sorular ve cevaplarını bulabilirsiniz:MET hangi ağda çalışır?: MET token, Solana blockchaini üzerinde çalışır. Bir SPL token standardına sahiptir, yani Solana ekosistemindeki cüzdanlar ve platformlar ile uyumludur. Kısaca, MET’i Phantom, Solflare gibi Solana cüzdanlarında saklayabilir ve Solana ağındaki uygulamalarda kullanabilirsiniz.DLMM nedir ve ne işe yarar?: DLMM (Dynamic Liquidity Market Maker), Meteora’nın likiditeyi belirli fiyat aralıklarında yoğunlaştıran gelişmiş havuz modelidir. Bu yapı, dar fiyat aralıklarında çok düşük slippage ile işlem yapılmasını sağlarken, piyasa volatilitesine göre dinamik işlem ücretleri uygulayarak likidite sağlayıcıların getirisini dengelemeyi hedefler.MET token arzı ne kadar?: MET tokeninin toplam arzı 1 milyar (1.000.000.000) adettir. Bu maksimum arz sabit olup, Meteora protokolü daha fazla MET oluşturmayacaktır. Başlangıçta bu arzın yaklaşık %48’i dolaşıma girmiş, kalanı ekip ve protokol hazinesi için kilitli kalacak şekilde planlanmıştır. Arz sabit olduğu için zamanla talep arttıkça MET tokenında kıtlık etkisi oluşabilir.MET nasıl stake edilir?: MET stake etmek için bir Solana cüzdanı ve işlem ücretleri için küçük miktarda SOL gerekir. Cüzdan Meteora’nın resmi uygulamasına bağlanır, MET tokenlar kilitlenir ve karşılığında yönetişim hakkı ile ileride protokol gelirlerinden pay kazanma imkânı elde edilir.Bireysel yatırımcılar MET alabilir mi?: Evet, MET token bireysel yatırımcılara açıktır ve hem Solana üzerindeki DEX’lerde hem de merkezi borsalarda alınıp satılabilir. Kasım 2025 itibarıyla Binance başta olmak üzere birçok borsa MET/USDT, MET/USDC ve MET/TRY gibi işlem çiftlerini kullanıma açtı.MET token ve Meteora protokolü hakkında en güncel analizleri, rehberleri ve gelişmeleri JR Kripto Rehber serisinde takip edebilirsiniz.

Terra Çöküşünde Yeni Perde: Jump Trading’e 4 Milyar Dolarlık Dava Açıldı
Terraform Labs’in iflas sürecini yöneten mahkeme tarafından atanmış kayyum, kripto piyasalarının en yıkıcı çöküşlerinden biri olarak kayıtlara geçen Terra ekosistemi krizine ilişkin yeni bir dava açtı. Kayyum Todd Snyder, yüksek frekanslı işlem şirketi Jump Trading’i, TerraUSD (UST) çöküşünden yasa dışı şekilde kazanç sağlamakla ve bu sürece aktif biçimde katkıda bulunmakla suçlayarak yaklaşık 4 milyar dolarlık tazminat talep ediyor.“Gizli anlaşma” iddiasıWall Street Journal’ın aktardığına göre dava, ABD Illinois Kuzey Bölgesi Federal Mahkemesi’nde açıldı. Dava dilekçesinde Jump Trading’in yanı sıra şirketin kurucu ortaklarından William DiSomma ve kripto alım-satım biriminin başkanı Kanav Kariya da sanıklar arasında yer alıyor. Snyder, Jump’ın Terraform Labs ekosistemini “manipülasyon, gizleme ve çıkar çatışması yoluyla istismar ettiğini” savunurken, bu faaliyetlerin binlerce yatırımcının ciddi mali kayıplar yaşamasına yol açtığını belirtiyor.Terraform Labs, 2022 yılında algoritmik stablecoin’i TerraUSD’nin dolar sabitini kaybetmesiyle birlikte birkaç gün içinde çökmüş, ekosistemin yerel token’ı Luna ise neredeyse sıfıra inmişti. Yaklaşık 40 milyar dolarlık piyasa değerinin silinmesi, yalnızca bireysel yatırımcıları değil, kripto sektörünün geneline yayılan bir güven krizini de tetiklemişti. Bu süreç, aynı yılın sonunda FTX borsasının çöküşüyle daha da derinleşen zincirleme iflasların önünü açmıştı.Dava dosyasına göre Jump Trading ile Terraform Labs arasında 2019’dan itibaren gizli anlaşmalar yapıldı. Bu anlaşmalar kapsamında Jump’ın Luna token’larını piyasa fiyatının çok altında, bazı durumlarda token başına 40 cent gibi seviyelerden satın aldığı ve fiyatlar 100 doların üzerine çıktığında bu varlıkları serbestçe sattığı iddia ediliyor. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) daha önceki dosyalarına atıf yapan Snyder, Jump’ın yalnızca Luna satışlarından yaklaşık 1 milyar dolar kazanç elde ettiğini öne sürüyor.Davada ayrıca Jump’ın, TerraUSD’nin dolar sabitini korumak amacıyla “centilmenlik anlaşması” olarak nitelendirilen gizli bir mutabakata taraf olduğu iddia ediliyor. Buna göre Jump, Mayıs 2021’de UST kısa süreliğine 1 doların altına düştüğünde piyasadan stablecoin satın alarak fiyatı yukarı çekti; ancak bu müdahale kamuoyuna Terraform’un algoritmik yapısının başarısı olarak yansıtıldı. Snyder, bu durumun yatırımcıları yanıltarak sistemin gerçekte olduğundan daha sağlam algılanmasına neden olduğunu savunuyor.Dava dilekçesinde dikkat çeken bir diğer iddia ise, Mayıs 2022’deki kriz sırasında yaklaşık 50.000 Bitcoin’in, herhangi bir yazılı sözleşme olmaksızın Jump’a aktarılmış olması. Ayrıca DiSomma’nın, krizin derinleştiği dönemde başka işlem şirketleriyle temasa geçerek acil finansman arayışına girdiği, bu hamlelerin ise çöküşü hızlandırdığı ileri sürülüyor.Jump Trading ise suçlamaları kesin bir dille reddediyor. Şirket sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, davanın Terraform Labs’in ve kurucusu Do Kwon’un işlediği suçların sorumluluğunu başkalarına yükleme girişimi olduğu savunuldu. Jump, iddiaların temelsiz olduğunu ve mahkemede kendini savunacağını belirtti.Terraform Labs, Ocak 2024’te iflas başvurusunda bulunmuş, kısa süre sonra SEC ile yaklaşık 4,5 milyar dolarlık bir uzlaşmaya varmıştı. Şirketin kurucusu Do Kwon ise suçlamaları kabul etmiş ve geçtiğimiz hafta 15 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Binance Alpha’da Delist Kararı: 9 Altcoin Vitrinden Çıkarılıyor
Binance ekosisteminde yer alan deneysel projeleri öne çıkarmayı amaçlayan Binance Alpha platformu, 19 Aralık 2025 itibarıyla önemli bir liste güncellemesine gitti. Binance tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, BUZZ, DARK, FROG, GORK, MIRAI, PERRY, RFC, SNAI ve TERMINUS token’ları Binance Alpha vitrini listesinden çıkarılıyor. Karar, platformda yer alan projelerin düzenli olarak yapılan incelemeleri sonucunda alındı.Binance Alpha, 9 altcoin için duyuru yaptıBinance, Alpha platformunun doğası gereği daha yüksek risk barındıran, erken aşama veya deneysel projelere ev sahipliği yaptığını hatırlatırken, bu projelerin belirli kalite, şeffaflık ve kullanıcı güvenliği standartlarını karşılamasının beklendiğini vurguladı. Yapılan değerlendirmelerde söz konusu token’ların Binance Alpha kriterleriyle uyumlu bulunmadığı ifade edildi. Ancak bu kararın, token’ların tamamen Binance ekosisteminden kaldırıldığı anlamına gelmediğinin de altı çizildi. Açıklamaya göre, ilgili token’ların Binance Alpha’daki “öne çıkarılan varlıklar” listesinden çıkarılması 19 Aralık 2025 TSİ 10:00 itibarıyla yürürlüğe girdi. Buna rağmen kullanıcılar, bu varlıkları satmaya devam edebilecek. Satış işlemleri Binance Wallet üzerinden Market sekmesi aracılığıyla ya da Binance Alpha içinde Asset > Alpha yolunu izleyerek gerçekleştirilebiliyor. Yani erişim kısıtlanmıyor, yalnızca Alpha vitrininde görünürlük sona eriyor.Listeden çıkarılan token’lara bakıldığında, çoğunun topluluk odaklı, meme temelli veya erken aşama deneysel projeler olduğu görülüyor. BUZZ ve FROG gibi token’lar, sosyal medya etkileşimi ve kısa vadeli hype üzerine inşa edilen yapılarıyla dikkat çekmişti. DARK ve GORK ise daha çok anonim ekip yapıları ve sınırlı teknik dokümantasyonlarıyla öne çıkıyordu. MIRAI ve TERMINUS gibi projeler, yapay zekâ ya da gelecek teknolojileri temasıyla ilgi görse de, sürdürülebilir ürün geliştirme ve şeffaf yol haritası konularında soru işaretleri barındırıyordu.PERRY, RFC ve SNAI tarafında ise düşük likidite, sınırlı kullanıcı tabanı ve düzensiz proje güncellemeleri gibi faktörlerin etkili olduğu değerlendiriliyor. Binance, bu tür projelerde fiyat oynaklığının çok yüksek olabileceğini ve kullanıcıların ani değer kayıplarıyla karşılaşabileceğini daha önce de defalarca vurgulamıştı. Alpha listesinden çıkarma kararının, doğrudan bu riskleri azaltmaya yönelik bir adım olduğu ifade ediliyor.Binance açıklamasında, kullanıcı korumasının öncelikli olduğu bir kez daha hatırlatıldı. Alpha platformunda yer alan token’ların “normalden daha yüksek risk” taşıdığı ve sert fiyat dalgalanmalarına açık olduğu belirtildi. Bu nedenle yatırımcıların işlem yapmadan önce mutlaka kendi araştırmalarını yapması, proje ekiplerini, token ekonomisini ve kullanım alanlarını detaylı şekilde incelemesi gerektiği vurgulandı.Öte yandan Binance, inovasyonu desteklemeye devam edeceğini ve Alpha platformunun yeni, potansiyel vadeden projelere kapısını açık tutacağını da ekledi. Güncellemeler ve yeni listelemelerle ilgili duyurular için kullanıcıların Binance Wallet’ın resmi X hesabını takip etmesi öneriliyor.
