Haberler
Altcoin Haberleri
Altcoin ile ilgili tüm makale ve haberlere göz atın. Altcoin hakkında en son haberler, analizler ve görüşler.
AVAX Teknik GörünümüAvalanche 2024 başından bu yana geniş bir düşen kanal yapısı içinde hareket ediyor. Kanalın alt ve üst trendleri net biçimde çalışmış durumda. Bu yapı içerisinde fiyat zaman zaman kanalın dışına sarksa da kalıcılık sağlanamamış ve tekrar yapının içine dönmüş gözüküyor. Düşen Kanal Yapısı An itibarıyla AVAX kanalın orta bandı ve 23,80$ yatay direncinin üzerinde işlem görüyor. Bu bölge hem kanal orta çizgisi hem de geçmişte defalarca direnç/destek bölgesi olarak çalıştığı için kritik bir alan olduğunu söyleyebiliriz. Kalıcılık sağlanırsa bir sonraki hedef bölge, 30,23$ – 32,91$ aralığı olur. Bu bölge hem yatay direnç hem de kanalın üst bandıyla çakıştığı için güçlü bir satış baskısı beklenebilir.Aşağı yönlü senaryoda ise ilk destek bölgesi 21,50$ – 18,74$ aralığı. Bu bölgenin kaybedilmesi durumunda kanal alt bandı ve 13,23$ seviyesi yeniden test edilebilir.Özet:Geniş perspektifte düşen kanal yapısı korunuyor.Fiyat, 23,80$ direncini test ediyor.Üzerinde kalıcılık sağlanırsa hedef:→ 30,23$→ 32,91$ (kanal üst bandı)Aşağı yönlü risklerde destekler:→ 21,50$→ 18,74$→ 13,23$ (kanal alt bandı)Kanal kırılımı gelirse düşüş trendi sonlanabilir, ancak şu an yapı içi hareket devam ediyor.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

Kripto para piyasalarında tarihi bir dönemeçten geçiliyor. XRP, tam yedi yıl sonra 3,40 dolarlık önceki zirvesini aşarak 3,65 dolara yükseldi ve tüm zamanların en yüksek seviyesine (ATH) ulaştı. Bu tarihi kırılım yalnızca fiyat açısından değil, aynı zamanda düzenleyici belirsizliklerin geride bırakılması, kurumsal benimsenme ve gerçek dünya kullanım alanlarıyla birleşen güçlü bir momentumun sonucu olarak görülüyor.Yedi yıllık direncin sonuXRP, 2018 yılının Ocak ayında ulaştığı 3,40 dolarlık zirveyi uzun yıllar boyunca aşmayı başaramadı. SEC ile Ripple arasında devam eden dava süreci, topluluk içinde yayılan FUD (korku, belirsizlik ve şüphe) ve düzenleyici boşluklar, coinin yükselişini sürekli olarak baskıladı. Ancak bu tablo, son birkaç hafta içinde kökten değişti. 5 günlük XRP grafiği ABD Temsilciler Meclisi’nin kripto para piyasasına ilişkin üç kritik yasa tasarısını kabul etmesiyle XRP yeniden ivme kazandı. Özellikle GENIUS Act ve CLARITY Act, sektöre uzun süredir beklenen düzenleyici netliği sağlama yönünde atılmış tarihi adımlar oldu. GENIUS Act, hangi kripto varlıkların menkul kıymet sayılacağını netleştirirken, CLARITY Act ise XRP gibi dijital emtiaları menkul kıymet tanımının dışına çıkarıyor. Bu gelişme, Ripple-SEC davası gibi olayların tekrar yaşanma ihtimalini düşürerek yatırımcı güvenini pekiştirdi.Kurumsal rüzgâr arkasına alındıXRP’deki yükseliş yalnızca bireysel yatırımcıların FOMO’suna dayanmıyor. On-chain veriler, 100 milyon XRP'den fazla varlık tutan balina cüzdanlarının temmuz başından bu yana 2,2 milyar token daha biriktirdiğini gösteriyor. Ayrıca, Grayscale’in XRP’yi büyük sermayeli kripto fonuna dahil etmesi, kurumsal çevrelerde coine yönelik artan ilgiye işaret ediyor.Analistler, bu seviyelerin sadece bir başlangıç olduğunu düşünüyor. Standard Chartered ve Bitget gibi finans kurumları, XRP'nin yıl sonuna kadar 5 ila 7 dolar aralığına ulaşabileceğini öngörüyor. Bu beklentiler, yalnızca fiyat spekülasyonuna değil, Ripple’ın büyüyen ekosistemine ve artan regülasyon netliğine dayanıyor.Ripple ekosisteminde genişlemeXRP'nin fiyat rallisinin arkasında, Ripple’ın teknik yenilikleri ve reel sektörle kurduğu stratejik iş birlikleri de yatıyor. Yakın zamanda piyasaya sürülen RLUSD stablecoini, Ripple’ın ekosistemindeki finansal ürün çeşitliliğini artırdı. BNY Mellon ortaklığıyla piyasaya sürülen bu stablecoin, kısa sürede 500 milyon doları aşkın piyasa değerine ulaştı.Ayrıca, Ripple’ın Dubai Arazi Departmanı ile gerçekleştirdiği gayrimenkul tokenizasyon projesi, XRP Ledger EVM yan zincirinin reel dünya uygulamalarına nasıl entegre edildiğini gösteriyor. Bu EVM zinciri, şu anda 1.300'den fazla akıllı kontrat ve 160’tan fazla token’a ev sahipliği yapıyor.

ETC Teknik Analizi Ethereum Classic günlük grafikte daralan bir üçgen formasyonu içerisinde fiyatlanıyor. Bu yapı içerisinde fiyat üçüncü kez üst trend çizgisine temas etmiş durumda. Ancak henüz bu bölgeyi hacimli şekilde aşabilmiş değil. Bu da bu alanın güçlü bir direnç alanı olarak çalıştığını teyit ediyor.Anlık olarak kırılım gelmemesi halinde fiyatın üçgenin alt bandı olan yaklaşık 17,00$ seviyelerine doğru bir düzeltme yapması mümkün gözüküyor. Bu olası geri çekilmede 16,65$ seviyesi ilk destek olarak öne çıkıyor. Bu seviye üzerinde kalındığı sürece görünüm pozitif kalmaya devam eder. Daha derin bir düşüş durumunda ise 15,79$ seviyesi güçlü bir dip desteği olarak takip edilmeli.Yukarı yönlü senaryoda ise üçgenin yukarı kırılmasıyla birlikte ilk majör hedef bölge 25,79$ – 27,07$ aralığı olur. Bu bölge geçmişte sert satışların geldiği alan olması nedeniyle kar realizasyonları görülebilir. Ancak bu bandın da aşılması durumunda orta vadede 31,00$ seviyesi güçlü bir hedef haline gelir. Üçgen Formasyonu Özet:Daralan üçgen yapısı içinde üçüncü temas gerçekleşti.Kırılım gelmezse fiyat üçgenin alt bandına (yaklaşık 17,00$) sarkabilir.16,65 $ seviyesi üzerinde pozitif yapı korunur.Yukarı kırılım senaryosunda:→ İlk hedef: 25,79$ – 27,07$→ Orta vadeli hedef: 31,00$Aşağı yönlü destek seviyeleri:→ 16,65$→ 15,79$Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

Dogecoin Teknik Analizi: Kurumsal İlgi ve Teknik Sıçrama NASDAQ’da işlem gören Bit Origin, bugün başlattığı 500 milyon dolarlık Dogecoin hazinesi stratejisiyle DOGE yatırımcılarının dikkatini çekti. Şirket, 400 milyon doları hissedar sermayesi ve 100 milyon dolarlık dönüştürülebilir borç ile DOGE’ye büyük bir yatırım sinyali verdi. Bit Origin neden DOGE'ye yatırım yapıyor, teknik olarak neredeyiz ve bu yatırım sonrası neler olabilir birlikte göz atalım. Fincan Kulp Formasyonu Dogecoin grafiğine baktığımızda 0,145–0,160 dolar bandında oluşturduğu güçlü taban bölgesinden aldığı destekle yaptığı yukarı yönlü hareketini görüyoruz. Günlük grafikte göze çarpan fincan-kulp formasyonu, yükselişin daha yeni başladığını düşündürüyor. Son günlerde 0,21 seviyesinde yatay konsolidasyon gözlenirken, formasyonun tamamlanması için fiyatın 0,26–0,27 direnç bandını kırması gerekiyor. Bu yapının tamamlanması halinde, DOGE fiyatı teknik olarak 0,50–0,52 dolar bölgesine kadar bir sıçrama potansiyeline sahip olabilir. Özellikle orta vadeli düşen trendin ve MA200'ün üzerine çıkılması, bu senaryoyu güçlendiriyor.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

CETUS/USDT Teknik AnaliziCETUS, uzun süredir içinde bulunduğu düşen trend yapısını yukarı yönlü test etmeye yaklaşıyor. Bu süreçte özellikle 0,108$ – 0,118$ aralığı, kısa vadede önemli bir destek alanı olarak öne çıkıyor. Fiyat bu bölge üzerinde tutunmayı başarırsa yukarı yönlü momentumun devam etmesi ve üst düşen trend çizgisine doğru hareketin sürmesini bekleyebilirsiniz. Düşen Trend Yapısı Anlık olarak fiyat 0,123$ seviyelerinde ve 0,144$ – 0,155$ bölgesi bir sonraki yatay direnç olarak karşımıza çıkıyor. Bu bölge hem geçmişte güçlü satışların geldiği alan olması hem de trend çizgisiyle kesişmesi açısından kritik öneme sahip. Yani burada bir karar anı oluşması çok yüksek ihtimal olarak gözüküyor. Yukarı yönlü kırılım gelirse, 0,194$, 0,241$, 0,333$ ve nihayetinde 0,493$ seviyeleri kademe kademe hedeflenebilir.Aşağı yönlü senaryoda ise ilk destek olarak tekrar 0,118$ – 0,108$ bölgesi takip edilmeli. Bu alan altında kalıcılık oluşursa önce 0,0858 $, ardından da majör destek olarak çalışan 0,0777 $ seviyesine kadar geri çekilme potansiyeli artar. Bu seviyeler aynı zamanda alt trend çizgileriyle de örtüşen alanlar.Özet:0,108 $ – 0,118 $ bölgesi üzerinde kalındığı sürece yapı pozitif.Üst trend çizgisine doğru hareket devam edebilir.0,144 $ – 0,155 $ bandı güçlü direnç, kırılırsa:→ 0,194 $,→ 0,2419 $,→ 0,3335 $,→ 0,4936 $ seviyeleri hedeflenebilir.Geri çekilmelerde destek seviyeleri:→ 0,118 $,→ 0,108 $,→ 0,0858 $,→ 0,0777 $Üst trend kırılımı kararı belirler, hacimli kırılım aranmalı.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

Geleneksel finans dünyasında altın, yüzyıllardır güvenli liman olarak görülüyor. Enflasyon yükseldiğinde, piyasalar dalgalandığında ya da ekonomik belirsizlikler arttığında, yatırımcıların ilk sığındığı varlıklardan biri genellikle altın olur. Ancak fiziksel altına yatırım yapmanın bazı pratik zorlukları da var: Saklama, sigortalama, taşıma ve likidite sorunları derken bu değerli madenin dijital çağda yatırımcılara tam anlamıyla hizmet etmesi her zaman kolay değil. İşte tam bu noktada Tether Gold (XAUT) devreye giriyor.Tether Gold (XAUT), fiziksel altına bire bir sabitlenmiş bir dijital varlıktır. Yani her bir XAUT tokenı, London Good Delivery standartlarındaki bir troy ons (yaklaşık 31,1 gram) saf altını temsil eder. Bu altınlar, İsviçre’deki yüksek güvenlikli kasalarda saklanır ve yatırımcılar isterlerse bu dijital tokenları gerçek külçe altın karşılığında talep edebilirler. Böylece hem fiziksel altının güvenliğini hem de dijital varlıkların esnekliğini tek bir yapıda birleştirir. Tether Gold, aslında blockchain üzerinde işlem gören bir altın formudur. Bu sayede geleneksel altın alım-satım süreçlerinde karşılaşılan lojistik ve operasyonel zorluklar büyük ölçüde ortadan kalkar. Kullanıcılar bankalara ya da fiziksel altın dükkanlarına gitmeden, internet üzerinden XAUT alabilir, cüzdanlarında saklayabilir ve dünyanın herhangi bir yerine birkaç dakika içinde transfer edebilir.Üstelik Tether XAUT, Ethereum (ERC-20) ve Tron (TRC-20) ağlarında işlem görebildiği için hem kripto ekosisteminde geniş uyumluluk sunar hem de transfer işlemlerini kolaylaştırır. Bu sayede yatırımcılar, dijital cüzdanlarında XAUT tokenlarını rahatlıkla saklayabilir ve ihtiyaç duyduklarında farklı platformlarda hızlıca alım-satım yapabilirler.Gelin, geleneksel finans ile kripto para arasında bir köprü kuran Tether Gold’un detaylarına ve “Tether Gold nedir”, “XAUT coin nedir” gibi soruların cevaplarına bakalım…Tether Gold’un Tanımı ve Ortaya ÇıkışıKripto para piyasasında “stabil coin”, “sabit coin” veya “stablecoin” denince akla ilk gelen projelerden biri olan USDT, yıllardır Tether Limited tarafından yönetiliyor. Finansal istikrarı ve dolara sabitli yapısıyla tanınan bu dijital varlık, Tether’in sağlam teknik altyapısı ve piyasa tecrübesiyle gelişti. Aynı ekip, bu kez yatırımcılara yalnızca dolara değil, gerçek ve elle tutulur bir emtiaya, yani altına sabitlenmiş bir kripto varlık sunmak için yola çıktı. Bu vizyonun sonucu olarak Tether Gold (XAUT), 2020 yılında piyasaya sürüldü.Tether Gold, Tether Limited’in altın işlemleri özelinde oluşturduğu TG Commodities Limited alt şirketi aracılığıyla yönetiliyor. Her bir XAUT tokenı, LBMA (Londra Kıymetli Madenler Piyasası Derneği) tarafından kabul gören, yüksek saflıkta ve kalite standardında bir külçe altının bir troy onsuna (yaklaşık 31,1 gram) bire bir sabitlenmiş durumda. Bu da demek oluyor ki, siz dijital cüzdanınızda 1 XAUT tuttuğunuzda, aslında İsviçre’nin güvenli kasalarında fiziksel olarak saklanan 1 troy ons altına sahip oluyorsunuz.Bu altınlar blockchain’e token hâlinde yansıtılıyor; yani sahipliğiniz tamamen dijital ortamda, şeffaf, izlenebilir ve güvenli bir şekilde belgeleniyor. Üstelik fiziksel altınla bire bir ilişkili bu sistem sayesinde, dijital varlığınız yalnızca sayıdan ibaret değil; gerçek dünyada somut bir karşılığa sahip.Tether Gold’un arkasında yer alan Tether şirketi, kripto dünyasında zaten sağlam bir güven inşa etmiş durumda. USDT ile birlikte milyarlarca dolarlık işlem hacmine ulaşan bu yapı, iFinex çatısı altında faaliyet gösteriyor ve kripto para borsalarından biri olan Bitfinex ile doğrudan bağlantılı. Bu kurumsal arka plan, XAUT’un da yatırımcılar gözünde güvenilir bir varlık olarak konumlanmasına yardımcı oluyor.Tether Gold tokenları, piyasaya sürüldükleri andan itibaren Ethereum (ERC-20) ve Tron (TRC-20) blockchainlerinde işlem görebilecek şekilde tasarlandı. Bu sayede XAUT tokenlarını bu ağları destekleyen herhangi bir dijital cüzdana rahatlıkla transfer etmek mümkün. Yani bir kullanıcı MetaMask, Trust Wallet ya da TronLink gibi popüler cüzdanları kullanarak XAUT’larını güvenli şekilde saklayabilir ve dünyanın herhangi bir yerine birkaç tıklamayla gönderebilir.Bu teknik özellik, Tether Gold’u klasik altın yatırımından çok daha pratik hâle getiriyor. Düşünsenize, geleneksel yolla altın alıp birine göndermek istediğinizde nelerle uğraşmanız gerekirdi? Bankaya gitmek, güvenlik kasası kiralamak, taşıma risklerini göze almak… Oysa XAUT ile bu işlemler artık tamamen dijital ortama taşınmış durumda. Sadece birkaç dakika içinde, dünyanın diğer ucundaki bir kullanıcıya on-chain altın gönderebilir ya da mobil cihazınızdan XAUT alım-satımı gerçekleştirebilirsiniz.XAUT ile normal, bildiğimiz fiziksel altının karşılaştırmasını şöyle bir tabloda paylaşabiliriz:ÖzellikFiziksel AltınTether Gold (XAUT)TeminatGerçek altınGerçek altın (1 XAUT = 1 troy ons)Transfer KolaylığıZor, fiziksel taşıma gerekir7/24 dijital transfer (Ethereum/Tron)SaklamaKasada, evde, banka vs.Dijital cüzdandaParçalara BölünebilirlikKısıtlıYüksek (çok küçük miktarlarda alınabilir)LikiditeKuyumcu/banka saatlerine bağlıMerkezi borsalarda anlık işlemErişimFiziksel konuma bağlıKüresel, internet erişimi yeterliGüvenlik RiskiFiziksel çalınma, kaybolma riskiDijital güvenlik önlemleri (private key)İşlem SaatleriSınırlı (hafta içi, mesai saatleri)Sürekli açık (blockchain üzerinden)Denetim ve ŞeffaflıkKişisel kontrolTether tarafından düzenli denetim Tether Gold’un Tarihçesi: Önemli Dönüm NoktalarıTether Gold (XAUT), piyasaya sürüldüğü 2020 yılından bu yana hem kripto ekosisteminde hem de geleneksel finans dünyasında dikkat çeken bir varlık hâline geldi. Altına dijital formda yatırım yapmayı mümkün kılması, Tether altın coin projesini hem bireysel yatırımcılar hem de kurumsal portföyler için cazip bir seçenek haline getirdi. Lansmanından itibaren çeşitli borsalarda listelenmesi, küresel ekonomik gelişmelere bağlı olarak artan talep görmesi ve ödeme sistemleriyle kurduğu iş birlikleri, Tether Gold’un gelişiminde kritik rol oynadı. Aşağıda, XAUT’un öne çıkan tarihsel dönüm noktalarını ve zaman içindeki büyüme sürecini adım adım inceleyebilirsiniz:2020: Lansman - Tether Gold, Ocak 2020’de Tether şirketi tarafından tanıtıldı. Böylece blockchain dünyasına, fiziksel altın destekli ilk büyük dijital varlıklardan biri girmiş oldu. Lansman sırasında XAUT’un her bir tokenı, LBMA onaylı bir külçe altındaki 1 ons altına karşılık olarak duyuruldu.2021: Merkezi borsalarda işlem - Erken dönemde Bitfinex, Gate.io ve diğer bazı kripto borsaları XAUT’ı listelemeye başladı. Bu adım, Tether Gold’un likiditesini ve erişilebilirliğini artırdı; kullanıcılar artık merkezi borsalar üzerinden kolaylıkla XAUT alıp satabiliyor.2022–2023: Altın için talep artışı başladı - 2022 ve 2023 yılları, küresel ekonomide dalgalanmaların ve belirsizliklerin ön planda olduğu dönemlerdi. ABD ve Avrupa başta olmak üzere pek çok ülkede enflasyon oranları onlarca yılın zirvesine çıktı; yalnızca ABD’de enflasyon, 2022 yazında %9’u aşarak yatırımcıları tedirgin etti. Bu ortamda, merkez bankalarının faiz artırımları hız kazanırken, Rusya-Ukrayna savaşı ve enerji krizleri de piyasalarda risk algısını artırdı. Tüm bu gelişmeler, yatırımcıların geleneksel güvenli liman olan altına yönelmesine neden oldu. Altın, 2022’de 1.800 dolar seviyelerinden hızla yükselerek Mart ayında 2.000 dolar bandına yaklaştı. Dalgalanmalara rağmen 2023’te tekrar toparlanarak 1.900–2.050 dolar aralığında güçlü bir seyir izledi. Bu fiyat artışı, yalnızca fiziksel altın piyasasında değil, altın destekli dijital varlıklar üzerinde de hissedildi.Özellikle Tether Gold (XAUT), hem fiziksel altınla bire bir sabitlenmiş olması hem de blockchain teknolojisiyle erişilebilirliği sayesinde dikkat çekti. Yatırımcılar, hem değerini koruyan bir varlık hem de kripto dünyasının hız ve kolaylığını bir arada sunan bir çözüm ararken XAUT gibi varlıklara yöneldi. Bu dönemde XAUT’a olan talep ciddi şekilde arttı; işlem hacimleri genişledi, borsa listelemeleri çoğaldı ve kurumsal yatırımcılar da bu dijital altını portföylerine eklemeye başladı. Kısacası, altın fiyatlarındaki yukarı yönlü ivme, fiziksel altın destekli kripto para birimleri arasında XAUT’un yıldızını parlatan bir etki yarattı.2024-2025: Kurumsal benimsenme ve entegrasyonlar - Tether Gold, 2023’ten itibaren ödeme sistemleri ve borsa entegrasyonları yoluyla kullanım alanını önemli ölçüde genişletti. Haziran 2023’te Web3 tabanlı e-ticaret platformu Uquid, XAUT tokenlarını doğrudan ödeme yöntemi olarak kabul etti; böylece fiziksel altın destekli dijital varlıkla gerçek ürün satın alma imkânı sunuldu. 2024’te, Alchemy Pay ortaklığı ile Vietnam’daki kullanıcılar için VND/XAUT işlemleri sıfır komisyonla mümkün hâle geldi. 2025 yılına gelindiğinde, XAUT’un uluslararası borsa listeleri de artış gösterdi: FameEX, Maxbit (Tayland) ve UZX gibi borsalar XAUT/USDT paritesinde spot ve marj işlemleri başlattı. Bu stratejik entegrasyonlar sayesinde Tether Gold, yatırım aracı olmasının yanı sıra, ödemelerde ve küresel transferlerde kullanılabilen işlevsel bir dijital altın hâline geldi. Ancak hala Coinbase veya Binance’te listelemediğini belirtmekte fayda var.2025: Altın’da yükseliş devam ediyor - 2025 yılı itibarıyla altın fiyatlarındaki yukarı yönlü trend devam ediyor. ABD ve Avrupa'daki faiz belirsizlikleri, merkez bankalarının temkinli duruşu ve Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler gibi faktörler, yatırımcıların yeniden altına yönelmesine neden oldu. Bu ortamda altının ons fiyatı, Haziran 2025’te itibarıyla 3.433 dolar seviyelerine kadar yükselerek tarihi zirvelerini test etti. Bu artış, Tether Gold ilgisinin devam etmesini sağladı. 5 yıllık altın grafiği. 5 yıllık XAUT grafiği. Tether Gold Neden Değerli?Şimdiye kadar Tether Gold’un tanımından, ortaya çıkışından ve lansmanından bu yana hangi kilometre taşlarını geride bıraktığından bahsettik. Peki XAUT’u diğer dijital varlıklardan ayıran ve onu bu kadar değerli kılan unsurlar neler? Ayrıca XAUT ne işe yarar? Gelin, maddeler hâlinde birlikte inceleyelim.Fiziksel altınla birebir destekleniyorTether Gold’un en temel değeri, fiziksel altınla bire bir destekli olması. Kripto piyasaları genellikle yüksek volatiliteye sahip, ancak XAUT’un altında gerçek altın varlığı bulunduğundan, fiyatını nispeten koruma eğiliminde. Yani XAUT, kripto dünyasında “güvenli liman” özelliği taşıyan bir varlık olarak görülüyor. Yüksek enflasyon dönemlerinde ve ekonomik belirsizliklerde yatırımcılar genellikle altına yönelir; Tether Gold, bu güvenli liman anlayışını blockchain teknolojisine taşıyarak benzer bir rol üstlenir.Tamamen dijital bir varlıkDiğer yandan, Tether Gold’un belki de en büyük farkı, tamamen dijital ve on-chain bir varlık olmasıdır. Yani XAUT, fiziksel bir varlığı temsil etmesine rağmen tüm işlemleri blockchain üzerinde gerçekleşir. Bu, geleneksel altın alım-satım süreçlerine kıyasla ciddi avantajlar sunar. Örneğin, fiziksel altın satın almak için kuyumcuya gitmek, banka transferi yapmak ya da saklama konusunda endişe duymak gerekebilir. Ama XAUT ile bu süreç tamamen değişiyor.7/24 altın işlemi imkânıXAUT tokenları, Ethereum ve Tron blockchainlerinde 7 gün 24 saat kesintisiz işlem görebilir. Geleneksel altın piyasaları hafta sonu ya da tatillerde kapalıyken, XAUT yatırımcıları istedikleri anda alım-satım yapabilir ve fiyat hareketlerine anında tepki verebilir. Bu esneklik, özellikle volatil piyasa koşullarında büyük avantaj sağlar. Örnek bir cüzdanda ERC-20 üzerinden yapılan XAUT işlemi Küçük meblağlarla yatırım imkânıBir diğer önemli özellik ise, XAUT’un kolayca bölünebilir olması. Fiziksel altın alırken genellikle belirli gramajlarda alım yapılması gerekirken, dijital altın olan XAUT sayesinde isterseniz çok küçük miktarlarda bile yatırım yapabilirsiniz. Bu durum, küçük bütçeli yatırımcıların bile altın piyasasına adım atabilmesini mümkün kılar. Bir külçe altın almak zorunda kalmadan, sadece birkaç dolarlık XAUT alarak altın fiyat hareketlerine ortak olabilirsiniz. Yani Tether Gold, yatırımcılara hem likit, hem de coğrafi ve zaman sınırlamasından muaf bir şekilde altın deneyimi sağlıyor.Güçlü Tether markasıTether Gold’un değerli olmasının arkasındaki en önemli unsurlardan biri de, onu geliştiren şirketin kripto dünyasındaki itibarı. XAUT’un arkasında, milyarlarca dolarlık işlem hacmine sahip olan ve USDT ile adını tüm dünyaya duyuran Tether şirketi bulunuyor. Aynı zamanda bu yapı, Bitfinex gibi köklü bir borsayla da bağlantılı. Hal böyle olunca, yatırımcılar XAUT’a teknik özelliklerinin yanı sıra arkasındaki güçlü marka ve altyapı sayesinde de güven duyuyor. Tether ismi, piyasada zaten bir “güvenli liman” algısı yaratmışken, XAUT da bu güvenin altınla birleşmiş versiyonu gibi görülüyor. Yine de, sektörde geçmişte Tether’in rezerv şeffaflığına dair zaman zaman eleştiriler yapıldığını ve her yatırımcının kendi risk değerlendirmesini yapması gerektiğini unutmamak gerekir.Tether Gold’un Kurucusu Kim?Az önce de bahsettiğimiz gibi Tether Gold (XAUT), kripto para ekosisteminin en köklü ve tanınan şirketlerinden biri olan Tether Limited tarafından geliştirildi. Tether, dünyanın en büyük ABD dolarına sabitli stablecoin’i olan USDT ile adını tüm dünyaya duyurdu. Milyarlarca dolarlık piyasa değerine ulaşan USDT'nin başarısından sonra, şirket bu kez dolara değil, fiziksel altına sabitli bir varlık üretmek üzere yeni bir adım attı. Bu vizyonun sonucu olarak, 2020 yılında Tether Gold (XAUT) piyasaya sürüldü.Tether Gold'un operasyonel süreçleri, Tether’in altın varlıklarını yöneten özel iştiraki olan TG Commodities Limited üzerinden yürütülmekte. Tether'in kendisi ise, Hong Kong merkezli iFinex Inc. bünyesinde faaliyet gösteriyor ve aynı çatı altında yer alan Bitfinex borsasıyla doğrudan bağlantılı.Tether’in baş teknoloji sorumlusu (CTO) ve 2023 itibarıyla CEO’su olan Paolo Ardoino, Tether Gold’un geliştirilme sürecinde de önemli bir rol oynadı. Kripto dünyasında birçok söylemleriyle tanınan Ardoino, Tether’in yalnızca stablecoin alanında değil, aynı zamanda fiziksel varlıklara dayalı dijital çözümler üretme konusunda da öncülük ettiğini sık sık vurgulamaktadır. Onun liderliğinde Tether, geleneksel finans dünyasını blockchain ile birleştirme vizyonunu daha da ileri taşıyarak XAUT gibi projeleri hayata geçirdi.Peki bu dijital altın gerçekten arkasında fiziksel bir değer taşıyor mu? Şirketin açıklamalarına ve rezerv raporlarına göre, evet. Her bir XAUT tokenı, İsviçre’deki güvenlik önlemleri yüksek kasalarda saklanan London Good Delivery standartlarında bir troy ons (yaklaşık 31,1 gram) saf altına bire bir denk gelecek şekilde teminatlandırılmıştır. Yani dijital ortamda tuttuğunuz XAUT’lar, gerçek hayatta elle tutulur altınla karşılanıyor.Tether, bu rezervlerin varlığını ve güvenliğini düzenli olarak bağımsız denetçiler aracılığıyla raporluyor. Şirketin Nisan 2025’te yayımladığı en son verilere göre, XAUT’un toplam rezerv değeri 770 milyon doların üzerinde. Ancak Temmuz 2025’te Bloomberg’e yapılan açıklamalara göre bu miktar, 8 milyar dolar civarında. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)Tether Gold (XAUT) hakkında şimdiye kadar kapsamlı bilgiler sunduk. Ancak özellikle kripto dünyasına yeni adım atan yatırımcıların aklında hâlâ bazı temel sorular olabilir. Bu bölümde, Tether Gold hakkında sıkça sorulan bazı sorular ve cevaplarına erişebilirsiniz:Tether Gold (XAUT) nedir, nasıl çalışır? Tether Gold, fiziksel altın tarafından desteklenen bir kripto varlıktır. Her bir XAUT tokenı, güvenli İsviçre kasalarında saklanan bir troy ons altını temsil eder. Bu tokenlar, Ethereum ve Tron blockchainlerinde (sırasıyla ERC-20 ve TRC-20) çalışır ve sahipleri bu dijital altını diledikleri zaman alıp satabilir.XAUT gerçekten altınla mı destekleniyor? Evet. Tether firması, elindeki her XAUT tokenı karşılığında bir troy ons fiziksel altını kasalarında tutmaktadır. Yatırımcılar, şirketin yayımladığı raporlarla bu altın rezervlerinin varlığını ve miktarını takip edebilir. Böylece XAUT tokeninin değeri, arkasındaki gerçek altına dayanır.Hangi ağlarda transfer edilebilir? XAUT tokenları Ethereum ağı (ERC-20 standardı) ve Tron ağı (TRC-20 standardı) üzerinde transfer edilebilir. Yani bir XAUT sahibi, tokenlarını hem bir Ethereum cüzdanına hem de bir Tron cüzdanına kolayca taşıyabilir.XAUT nereden alınır? XAUT token nasıl alınır? Tether Gold, pek çok büyük kripto para borsasında listelenmiştir. Gate.io, Bitfinex, Coinbase gibi borsalardan XAUT satın alınabilir; bazılarında USDT veya diğer kripto paralarla direkt işlem çiftleri bulunur. Alım sonrası token’larınızı Ethereum veya Tron cüzdanına çekebilir, blockchain üzerinde güvenle tutabilirsiniz.Fiziksel altın teslimi mümkün mü? Evet, eğer İsviçre’deyseniz. İsviçre’deki XAUT token sahipleri, ellerindeki tokenları gerçek altın külçelere çevirebilir. Tether’in resmî web sitesinde şu ifadeler yer alıyor: “XAUt token'larınızı fiziksel altına çevirmek isterseniz, bunu yapabilirsiniz. Fiziksel altın külçelerini İsviçre'deki herhangi bir adrese teslim ediyoruz.”USDT ile XAUT arasındaki fark nedir? USDT (Tether USD), 1:1 oranında Amerikan Doları’na sabitlenmiş bir stablecoindir. Oysa XAUT, fiziksel altınla desteklenir. Yani USDT sahipleri sabit olarak dolara erişirken, XAUT sahipleri gerçek altına yatırım yapmış olur. USDT doların dijital formu iken, XAUT “dijital altın” gibidir ve değeri arkasındaki altının fiyatına bağlıdır.Dijital dünyada altına yatırım yapmanın modern yolu olan Tether Gold hakkında detaylı bilgi için JR Kripto rehber serisini inceleyin.

Kripto para piyasasında spot ETF’lerin ardından şimdi de “stake” odaklı ETF’ler gündeme oturuyor. Varlık yönetimi şirketi Canary Capital, Injective (INJ) token'ını temel alan ve stake getirisi sunan yeni bir borsa yatırım fonu (ETF) başvurusunu ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) iletti. Şirketin "Canary Staked INJ ETF" adlı ürünü, hem Injective fiyatını izleyecek hem de staking yoluyla ek getiri sağlamayı hedefleyecek. Injective için ETF başvurusuBu hamle, ABD'de stake tabanlı ETF’lerin önünü açabilecek bir adım olarak değerlendiriliyor. Zira daha önce yalnızca spot kripto ETF’lerine odaklanan düzenleyici çerçeve, Başkan Donald Trump’ın kripto yanlısı yönetimi altında yumuşamaya başladı. SEC yetkilileri, staking faaliyetlerinin büyük çoğunluğunun menkul kıymet yasaları kapsamına girmediğini ve bu nedenle kayda tabi olmayabileceğini dile getirdi. SEC Komiseri Hester Peirce de konuyla ilgili kamuoyundan geri bildirim çağrısında bulunmuştu.Canary’nin yeni ürünü, ABD’de staking odaklı ETF girişimlerinin arttığı bir dönemde geliyor. Hatırlanacağı üzere, bu ayın başında REX-Osprey tarafından Solana tabanlı staking ETF’i piyasaya sürülmüştü. SEC ayrıca geçtiğimiz ay Grayscale’in çok varlıklı bir kripto fonunu onaylamış ancak bu karar daha sonra askıya alınmıştı.Canary Capital, INJ ETF hamlesiyle sınırlı kalmıyor. Şirket daha önce Tron (TRX), Cronos (CRO), Sei (SEI), Litecoin (LTC), Sui (SUI), Hedera (HBAR) ve hatta Pudgy Penguins temalı PENGU token ve NFT içeren ETF ürünleri için de başvuruda bulunmuştu. Bu kapsamlı başvurular, şirketin kripto varlık çeşitliliğini genişletme stratejisini yansıtıyor.Şirket, Injective ETF başvurusu hakkında şu açıklamayı yaptı: “Stake tabanlı ürünlere yönelik hem bireysel hem de kurumsal yatırımcılardan gelen yoğun talebe yanıt olarak bu başvuruyu gerçekleştirdik. Bu ETF, teknik engelleri ortadan kaldırmayı ve daha geniş bir yatırımcı kitlesine regüle edilmiş, güvenli bir giriş kapısı sunmayı hedefliyor.”Injective Labs ise SEC’e gönderdiği son mektubunda, düzenleyici netlik sağlanmasının DeFi ve reel dünya varlıkları (RWA) için büyük bir potansiyel yaratacağını savundu. Injective CEO’su Eric Chen, Kongre’de görüşülen CLARITY yasasının belirsizlikleri ortadan kaldıracağını ve blokzincir üzerinde daha hızlı inovasyona imkân tanıyacağını ifade etti.INJ token’ı ise bu gelişmeler eşliğinde %3,94 oranında değer kazanarak 13,92 dolardan işlem görüyor. Token, Mart 2024’te 52,62 dolarlık tüm zamanların en yüksek seviyesini kaydetmişti. CoinGecko verilerine göre Injective’in toplam piyasa değeri yaklaşık 1,3 milyar dolar seviyesinde ve bu da onu piyasa değeri bakımından 89. sıraya yerleştiriyor.

XRP Teknik GörünümXRP günlük grafikte kritik bir bölgeye yakın bir noktada işlem görüyor. Yükselen bir yapı içerisinde, üst trende temas gerçekleşmek üzere. Aynı bölgede 3,10$ - 3,20$ alanında hem yatay hem de trend direnci kesişmiş durumda. Bu durum bize bulunduğu bölgenin güçlü bir satıcılı bölge olduğunu gösteriyor. Güncel Trend Teması Anlık olarak bu bölge test ediliyor. XRP bulunduğu alanın üzerine hacimli net bir kırılım gerçekleştirebilirse ilk etapta 3,40$ bölgesi, ardından da orta vadede 4$ ve 6$ seviyeleri potansiyel hedef konumuna gelebilir. Ancak bu bölgede yaşanabilecek düzeltmelerde 2,90$, 2,63$ ve 2,55$ destekleri yakından takip edilmeli. Bu alanlar kısa vadede bu bölgedeki alıcıların durumunu bize gösterecek. Genel olarak, hem yatay hem de trend bazlı dirençlerin test edildiği bu fiyat aralığında XRP' nin karar aşamasında olduğunu söyleyebiliriz.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

Kripto dünyasında XRP için heyecan verici bir gelişme kapıda. Ripple’ın yerel token’ı XRP, 18 Temmuz itibarıyla borsada işlem görecek ilk kaldıraçlı XRP ETF’ine kavuşuyor. ProShares tarafından başlatılacak olan Ultra XRP ETF (UXRP), ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’ndan (SEC) onay aldı ve New York Borsası NYSE Arca’da listelenmeye hazırlanıyor. Bu adım, XRP ekosistemi için potansiyel bir dönüm noktası olabilir.İlk kaldıraçlı XRP ETF’i görücüye çıkıyorProShares’in UXRP ETF’i, yatırımcılara XRP’nin günlük fiyat hareketlerinin iki katını hedefleyen kaldıraçlı bir yatırım ürünü sunmayı amaçlıyor. Bu, XRP fiyatının kısa vadeli dalgalanmalarından faydalanmak isteyen yatırımcılar için doğrudan token sahibi olmadan pozisyon alma imkânı yaratıyor. Elbette günlük bazda yeniden ayarlanan bu tür kaldıraçlı ürünler ekstra risk taşıyor; ancak XRP’nin özellikle sınır ötesi ödemelerde artan benimsenmesi, uzun vadeli beklentileri güçlü kılıyor.ProShares aynı zamanda Solana (SOL) için de benzer bir ürün olan Ultra Solana ETF (SLON)’u piyasaya sürüyor. Şirketin CEO’su Michael L. Sapir, “Kripto paralar daha geniş kitleler tarafından benimsendikçe, yatırımcılar Solana ve XRP gibi yeni nesil blockchain teknolojilerine yöneliyor. SLON ve UXRP, yatırımcıların bu varlıklara kaldıraçlı şekilde erişmesini sağlayarak, teknik zorlukları aşmalarına yardımcı olacak,” dedi. Kurumsal yatırımcılar için yeni bir kapıProShares, daha önce Bitcoin ve Ethereum vadeli işlemleri ETF’leriyle edindiği tecrübeyi şimdi de XRP’ye taşıyor. UXRP ETF’i, kurumsal yatırımcıların doğrudan kripto saklaması gibi karmaşık süreçlere girmeden, regüle edilmiş bir şekilde XRP’ye maruz kalmasını sağlıyor. Bu durum, XRP’nin ana akım finansal piyasalarda daha geniş kabul görmesini kolaylaştırabilir.ETF lansmanı öncesi dikkat çeken bir diğer gelişme ise zincir üzerindeki balina hareketleri. 1 milyon XRP ve üzeri bakiyeye sahip cüzdan sayısı rekor seviyeye ulaşmış durumda. Bu artan birikim, yatırımcı güveninin önemli ölçüde arttığını ve ETF ile birlikte piyasaya ciddi bir sermaye akışı olabileceğini gösteriyor.Ripple davası ve fiyat beklentileriTüm bu gelişmelerin yanı sıra, Ripple ile SEC arasında süregelen dava da sona yaklaşmış durumda. Olası bir uzlaşma ve ETF’in resmi olarak işleme açılması, XRP fiyatı üzerinde ciddi bir yukarı yönlü baskı yaratabilir. Yani UXRP ETF sadece yeni bir yatırım ürünü değil; aynı zamanda XRP ekosistemi için potansiyel bir katalizör olabilir.ProShares’in bu hamlesi, sadece XRP için değil, genel kripto piyasası için de kaldıraçlı ETF’lerin önünü açabilecek nitelikte. 18 Temmuz’dan itibaren hem kurumsal hem de bireysel yatırımcılar, XRP’ye yeni bir perspektiften erişebilecek.

ARB Teknik AnaliziSon günlerde Arbitrum (ARB) tarafında önemli gelişmeler yaşanıyor. En dikkat çekici haberlerden biri, bugün PayPal’ın kendi stablecoin’i olan PYUSD’yi Arbitrum (ARB) ağına genişleteceğini duyurması oldu. Bu haber, hem Arbitrum’un kullanım alanlarını artırması açısından, hem de kurumsalların bu ekosisteme olan güvenini göstermesi bakımından oldukça anlamlı. Kurumsal katılımların artmasıyla birlikte Arbitrum ağındaki toplam kilitli değer (TVL) de 2.5 milyar doları aşmış durumda. Öte yandan, bugün Arbitrum’da yaklaşık 92.6 milyon ARB token’ın kilidi açıldı. Bu da yaklaşık 37 milyon dolarlık yeni bir arzın piyasaya sürülmesi anlamına geliyor. Kurumsal ilgideki artış ve kilit açılımının fiyat üzerindeki etkisi yatırımcılar tarafından yakından takip ediliyor. Şimdi teknik tarafta grafikler bize ne söylüyor, birlikte bakalım. İkili Dip Yapısı Grafik üzerinde gördüğümüz ve daha önceki ARB analizinde belirttiğimiz ikili dipten dönüşün habercisi olarak çalıştığını görüyoruz.Fiyat, mavi kanal ile belirttiğimiz order block'tan (0,26–0,25 bölgesi) iki kez tepki aldıktan sonra yönünü yukarı çevirdi. Özellikle 0,34 direnç bölgesinin hacimli şekilde aşılması, teknik olarak düşüşün sona ermiş olabileceği anlamına geliyor. Aynı zamanda MA200'ün üzerine çıkılması, yükselişin sürdürülebilirliğini destekliyor.Fiyat kısa vadeli düşen trendi kırdıktan sonra 0.4233-0.4532 kritik direnç bandına kadar yükselmiş durumda. Eğer fiyat bu direnci kırıp üzerinde günlük kapanışlar yaparsa, bir sonraki hedef sırasıyla 0.54, 0.70 ve 1,00 (psikolojik direnç) dolar seviyesi olabilir. Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

ABD Başkanı Donald Trump’ın destek verdiği kripto para projesi World Liberty Financial (WLFI), bugüne kadar yalnızca “akredite yatırımcıların” erişebildiği bir platformdu. Ancak çarşamba günü yapılan oylama sonrası bu durum değişti. Artık sıradan kullanıcılar da WLFI token’ını borsalardan satın alabilecek.Ethereum tabanlı bu proje, merkeziyetsiz finans (DeFi) alanında faaliyet göstermeyi amaçlıyor. Özünde, kripto para ile borç alma ve borç verme gibi hizmetler sunmayı hedefliyor. WLFI ise bu ekosistemin yerel yönetişim token’ı olarak tanımlanıyor. Yani token sahipleri, platformun geleceğiyle ilgili kararlarda oy kullanabiliyor. Aynı zamanda bu token, tıpkı diğer kripto paralar gibi borsalarda alınıp satılabiliyor. World Liberty Financial’ın internet sitesinde yayımlanan açıklamaya göre, bu oylama “projenin gelişiminde önemli bir dönüm noktası” olarak görülüyor. Açıklamada, “Topluluk üyelerinden ve iş ortaklarımızdan gelen yoğun talep doğrultusunda, WLFI’nin işlem görebilir hâle gelmesi ve yeni bir katılım dönemine geçilmesi için doğru zamanın geldiği düşünülüyor,” ifadelerine yer verildi.Henüz hangi kripto para borsalarında işlem göreceği belirtilmemiş olsa da, projenin resmi kaynakları, token’ın yakın zamanda erişime açılacağını belirtiyor. Daha önce yalnızca büyük yatırımcılara özel olarak sunulan bu token’ların bir kısmı artık kilitten çıkarılıyor. Diğer kısmı ise daha uzun vadeli kilit açılım takvimlerine tabi olacak.Trump, WLFI projesine direkt olarak dahilProjeyi dikkat çekici kılan bir diğer unsur ise Trump ailesinin doğrudan projeye dahil olması. WLFI ilk olarak 2024 yılında, Donald Trump’ın oğlu Eric Trump tarafından duyurulmuştu. Projenin kurucuları arasında Chase Herro ve Zak Folkman gibi DeFi alanında tecrübeli isimlerin yanı sıra Trump ve Witkoff aileleri de yer alıyor.Ancak projenin içerdiği siyasi bağlantılar, Washington’da bazı tartışmaları da beraberinde getirdi. Özellikle Demokrat Partili bazı yasa yapıcılar, Trump’ın görev süresi sonrası başlattığı bu girişimin etik açıdan ciddi bir çıkar çatışması doğurduğunu savunuyor. Bu eleştirilerde, Trump ailesinin token satışlarından milyonlarca dolarlık gelir elde etmiş olması önemli bir argüman olarak öne çıkıyor.Nitekim, kısa süre önce yapılan bir mali bildirimde, Donald Trump’ın bu projedeki token satışlarından tam 57,3 milyon dolarlık kazanç sağladığı açıklanmıştı. Buna ek olarak, TRON kurucusu Justin Sun, 100 milyon dolarlık TRUMP alacağını belirtmişti. Şimdiye kadar, 26.4 milyon dolarlık miktarda coin satın aldı.World Liberty Financial henüz resmi olarak faaliyete geçmiş değil. Kripto kredilendirme ve borçlanma servislerinin ne zaman başlayacağı da belirsizliğini koruyor. Ancak WLFI token’ının halka açılması, bu sürecin hızlanacağına işaret edebilir.

SOL Teknik AnaliziSolana, 2023 sonundan bu yana oluşan yükselen kanal içinde hareket etmeye devam ediyor. Geniş perspektiften bakıldığında kanalın alt ve üst trendleri hâlâ geçerliliğini koruyor. Son günlerde ise fiyat daha dar bir alana sıkışmış durumda. Yükselen Kanal Yapısı Özellikle 140$ – 170$ aralığında gelişen bu yatay yapı, üçgen formasyonuna benzer bir görünümü karşımıza çıkarıyor. Bu bölgede 167,87$ seviyesinde önemli bir yatay direnç bulunuyor ve aynı zamanda düşen bir minör trend çizgisiyle de kesişiyor. Yani fiyat, kritik bir kırılım eşiğinde.Şu an 163$ seviyelerinde olan fiyat, bu alanın üzerine çıkmak için mücadele veriyor. 167$ üzerindeki kapanışlar sağlanırsa Fibonacci analizimizdeki seviyelere göre sırasıyla;201,24$233,18$300$seviyeleri potansiyel hedef olarak izlenebilir. Bu seviyelerin tamamı geçmişte de güçlü direnç olarak çalışmış bölgeler.Öte yandan olası bir geri çekilme durumunda 146,86$ ve 140,03$ destek seviyeleri ilk etapta takip edilmeli. Bu seviyelerin altında ise önce 128$ ardından güçlü dip seviyesi olan 119$ – 122$ bandı kritik destek konumunda.Kanal yapısı bozulmadığı sürece Solana’da orta vadede yukarı yönlü beklenti korunuyor. Özellikle dirençlerin aşıldığı senaryoda kanalın üst bandı, yani ortalama 300$ bölgesi teknik olarak ulaşılabilir hale gelir.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

İnternetin evrimiyle birlikte hikâye anlatıcılığı da dönüşüyor. Artık yalnızca kitaplarda, dizilerde ya da oyunlarda değil, dijital topluluklar, blockchain altyapısı ve merkeziyetsiz teknolojiler üzerinden şekillenen yeni bir anlatım biçimiyle karşı karşıyayız. İşte tam bu noktada karşımıza çıkan Story (IP), yaratıcı içerik üreticilerine hem fikir haklarını koruma hem de bu içerikleri Web3 dünyasında daha özgürce geliştirme imkânı sunuyor. Basitçe söylemek gerekirse: Story (IP), bir hikâyenin yalnızca anlatılmakla kalmayıp toplulukla birlikte sahiplenilmesini, geliştirilmesini ve hatta birlikte gelir elde edilmesini mümkün kılıyor. Peki bu ne anlama geliyor? Hikaye tokenizasyonu nasıl oluyor? Neden önemli? Üstelik, bir hikâye nasıl olur da zincir üstünde yaşar? Bu rehberde, Story (IP)’nin tam olarak ne olduğunu, nasıl çalıştığını, hangi blockchain altyapısını kullandığını ve yaratıcılar için neden önemli bir model sunduğunu tüm detaylarıyla ele alacağız. Story (IP), dijital içerik üreticilerinin fikrî mülkiyet haklarını blockchain üzerinde yönetebilmelerini sağlayan bir Web3 protokolüdür. Bu protokol, hikâye, karakter, görsel, metin, müzik gibi yaratıcı eserleri zincir üzerinde ERC-721 standardında NFT’lere dönüştürerek (tokenizasyon), eser sahibinin mülkiyetini ve kullanım koşullarını programlanabilir hâle getirir. Kullanıcılar, Story aracılığıyla eserlerini kaydederken, otomatik lisanslama ve telif hakları kuralları belirleyebilir; böylece herkes eserlerin üzerinde kimin ne haklara sahip olduğunu şeffaf biçimde görebilir. Sonuçta Story, içerik fikri mülkiyeti blockchain üstünde güvence altına alarak, telif haklarını günümüzün Web3 içerik yönetimi ve sahipliği dünyasına uyarlamayı hedefler.Story (IP)’nin Tanımı ve Ortaya ÇıkışıStory Protocol (kısaca Story IP), açık IP altyapısı sunan bir Web3 projesi. Amacı, dijital içerikleri blockchain üzerinde programlanabilir IP varlıkları haline getirmek. Story, yaratıcılık sürecinin her aşamasını kaydederek eserlerin evrimini izlemek için bir IP deposu sağlar. Tıpkı GitHub’ın yazılım sürümlerini takip etmesi gibi, Story da öykülerin, görsellerin ve seslerin türevlerini (fork) izler ve eserler arası bağlantıları şeffaf bir şekilde kaydeder. Bu sayede telif hakları blockchain üzerine taşınır; eser sahipleri yaratımlarını fikrî mülkiyet olarak kaydettirir, koşullarını (ticari kullanım, türev izinleri, gelir paylaşımı vb.) önceden belirler ve kod üzerinden güvence altına alır.Story’nin en çok dikkat çeken tanımlarından biri, kendisini “IP’nin GitHub’ı” olarak konumlandırması. Peki bu tam olarak ne anlama geliyor? Yazılım geliştiricilerin yakından tanıdığı GitHub, bir kodun tüm geçmişini, değişimlerini ve versiyonlarını takip etmeye yarayan bir platformdur. Kodlar burada herkesin erişimine açık olabilir, başkaları katkıda bulunabilir, bir kodun farklı versiyonları bir arada tutulabilir. İşte Story de aynı mantığı yaratıcı içeriklere, yani fikrî mülkiyet (IP) varlıklarına uyguluyor. Bir hikâye, karakter, evren ya da senaryo, hangi içerik olursa olsun, Story üzerinde bir token olarak temsil ediliyor ve tıpkı GitHub’daki kodlar gibi versiyonları değişebiliyor. Böylece içerikler zaman içinde nasıl evrim geçirmiş, kim ne katkıda bulunmuş, hangi topluluk hangi sürümü daha çok sahiplenmiş gibi detaylar şeffaf bir şekilde takip edilebiliyor. Kısacası, “IP’nin GitHub’ı” olmak, yaratıcı işlerin merkeziyetsiz ve topluluk odaklı şekilde yönetilmesini mümkün kılıyor 2023 yılında duyurulan Story, a16z Crypto liderliğindeki yatırım turuyla 140 milyon doların üzerinde fon sağladı. Story projesi ilk duyurulduğunda, yaratıcı dünyada kulağa oldukça heyecan verici gelen bir denge vaadiyle ortaya çıktı: Hem telif haklarını korumak hem de “remiks” kültürünü teşvik etmek. Genelde bu iki şey birbiriyle çelişir gibi görünür. Telif hakları, bir eserin izinsiz kullanımını engellemeye odaklanırken; remiks kültürü, var olan işleri alıp dönüştürme, üzerine bir şeyler katma ve yeni anlamlar üretme fikrine dayanır. İşte Story bu ikisini bir araya getiren hibrit bir sistem öneriyor.Protokol, yaratıcı içerikleri blockchain üzerinde tokenize ederek, her bir eserin orijinal halinin şeffaf ve değiştirilemez şekilde belgelenmesini sağlıyor – NFT gibi. Bu sayede bir hikâyeyi ya da karakteri ilk kimin oluşturduğuna dair kayıt zincir üstünde sabitleniyor. Diğer yandan, bu içeriklerin remikslenmesine yani yeniden yorumlanmasına da açık kapı bırakılıyor. Remiks yapan kullanıcılar, orijinal eserin hak sahiplerini tamamen dışlamadan, belirlenen kurallar ve lisanslar çerçevesinde içerikleri yeniden kullanabiliyor. Hatta bu süreçler sadece yaratıcı değil, ekonomik de: Remikslerden içeriklerden doğan gelir, sistemde tanımlanan şekilde orijinal yaratıcılara da pay olarak geri dönebiliyor. Böylece Story, içerik üreticilere sadece "bu benim eserim" deme hakkı değil, aynı zamanda "bu benim eserim ve toplulukla birlikte gelişmesini istiyorum" deme alanı da açıyor.Story (IP)’nin Tarihçesi: Önemli Dönüm Noktalarıİçerik üretiminin geleceğini yeniden kurgulamayı hedefleyen bir vizyonun ürünü olan Story, 2023’ten bu yana dikkat çekici bir yolculuğa başladı. Story’nin temelleri 2023’te atılsa da, mainnet lansmanını gerçekleştirmesi yaklaşık iki yıl sürdü. Gelin, Story protokolünün kilometre taşlarına hep beraber bakalım:Story protokolü duyuruldu. 2023 yılı, Story protokolünün ilk kez kamuoyuna tanıtıldığı dönem oldu. Daha proje yolun başındayken, 2024 yılında, Silikon Vadisi’nin en etkili yatırım şirketlerinden biri olan Andreessen Horowitz (a16z Crypto), protokolün potansiyeline erken inananlar arasında yer aldı. a16z liderliğinde gerçekleştirilen yatırım turunda Story, PIP Labs adı altında 80 milyon dolarlık bir fon topladı. Bu yatırım, projeye daha piyasaya çıkmadan 2,25 milyar dolarlık bir değerleme kazandırdı ki bu, içerik tabanlı Web3 projeleri için oldukça dikkat çekici bir rakam. Bu dönemde Story ekibi boş durmadı. Temelleri sağlam atmak adına, Layer 1 (L1) blockchain mimarisi üzerine çalışıldı. Ayrıca, protokolün en ayırt edici özelliklerinden biri olan “lisans modülleri” de bu süreçte geliştirilmeye başlandı. Bu modüller, içeriklerin remiks edilmesini, gelir paylaşımını ve kullanım koşullarını blockchain üzerinde tanımlamaya olanak tanıyacak şekilde tasarlandı. Kısacası, 2023 yılı Story için hem teknik hem de stratejik altyapının atıldığı bir başlangıç yılıydı.Halka açık testnet’in faaliyete geçmesi: Hikâye oluşturucu toplulukları ve oyun/stüdyo iş birlikleri ile test süreçleri başlatıldı. Story ekibi, içerik yaratıcılarını ve geliştiricileri protokole davet ederek erken deneme çalışmalarına başladı. Örneğin Ağustos 2024’te “Iliad” adlı halka açık testnet faaliyete geçerek, projeye katılanların IP varlıklarını mint edip lisanslarını denemesine imkân verdiAna ağ lansmanı: Şubat 2025’te Story ana ağı (Homer) resmen yayınlandı. Bu lansmanla birlikte protokolün lisanslama modülü aktif edildi ve IP tokenizasyonu için altyapı hazır hale geldi. Toplam 1 milyar adet olarak belirlenen IP token arzının %25’i ana ağa açılırken, geri kalan tokenlar zamana yayılı olarak kilit açma programıyla piyasaya sürülüyor. Bu tarihten itibaren oyun stüdyoları, film prodüksiyon projeleri ve yazar kolektifleri gibi birçok paydaş ekosisteme katıldı, kendi IP varlıklarını Story’ye taşıyarak telif haklarını blockchain üzerinde yönetmeye başladı.Story (IP) Neden Değerli?Story (IP), içerik yaratıcılarının ve sahiplerinin haklarını geleneksel yollardan çok daha güçlü şekilde korur. Story’un L1 blockchaini sayesinde fikri mülkiyet zincir üstünde izlenebilir ve programlanabilir hâle gelir. Örneğin eser sahipleri, yaptıkları bir hikâyeyi ya da karakteri ERC-721 NFT olarak kaydederek, bu varlık üzerinde kimlerin ne şekilde kullanım hakkına sahip olduğunu önceden belirleyebilir. Böylece telif blockchain ile otomatikleşir; çalışmanın izinsiz kullanımına karşı şeffaf bir koruma ve hak savunma mekanizması tesis edilir. Story mainnet'indeki bazı projeler. Sanatçılar ve içerik üreticileri, Story protokolüyle remix ve gelir paylaşımı sistemlerine doğrudan dahil olurlar. Story’ün Lisans Modülü ve Telif (Royalty) Modülü, eser sahibi ile eserinden türetilen yeni eserleri ilişkilendirir. İlgili lisans şartları (örneğin, türev eserde atıf zorunluluğu veya elde edilen gelirden belirli bir payın eser sahibine aktarılması) akıllı sözleşme (smart contract) olarak protokole kodlanır. Böylece bir kullanıcı eseri remix’lediğinde, tüm bu koşullar otomatik olarak uygulanır ve sanatçı telif geliri elde eder. Dijital ortamda hak ihlallerinin tespiti zor olsa da, Story ile eserler blockchainlerde tanımlandığından kimin nerede katkısı olduğu netleşir, dolayısıyla hak iddiaları blockchain kanıtlarına dayanarak korunur.Ayrıca Story, DAO tabanlı yönetişimle topluluk temelli IP yönetimini mümkün kılar. Story’nin yönetiminde hem merkeziyetsiz bir yapının (DAO) hem de Story Foundation gibi kuruluşların rolü var. IP token sahipleri, stake ettikleri token sayısına göre oy hakkı kazanarak protokol güncellemeleri ve parametrelerine karar verebilir. Bu model, telif hakları üzerindeki kontrolün topluluğa yayılmasını sağlar. Günümüz Web3 dünyasında telif ve üretici desteği sorunları yaygınken, Story blockchain odaklı çözümleriyle bu sorunların üstesinden gelir. Sonuç olarak Story (IP), yaratıcılara adil telif dağıtımı, esnek lisanslama ve dijital hak yönetimi (DHM) imkânı vererek yaratıcı ekonomide DeFi benzeri yenilikçi çözümler sunar.IP token, Story'nin Layer‑1 blockchain ağında merkezi bir rol oynar. Hem ağ işlemleri, hem yönetişim, hem de güvenlik/staking için kullanılır. Tüm içerik altyapısı işlemleri (IP varlığı kaydı, lisanslama, telif dağıtımı) için gaz ücreti yerine IP tokenı ödenir ve yoğun kullanımda bir kısmı yakılarak (burn) dolaşımdan çıkar. Bu mekanizma, Ethereum’daki EIP‑1559 yakma modeline benzer şekilde deflasyonist bir tedarik sağlama potansiyeline sahiptir. Toplam arz 1 milyar IP token ile sınırlandırılmıştır ve başlangıçta %25’i açılırken geri kalan tokenlar kilitli kalır, zamanla aşamalı olarak serbest bırakılır.Story, PoS (Proof‑of‑Stake) ve PoC (Proof-of-Creativity) konsensüs mekanizması kullanır. IP token sahipleri, doğrulayıcı (validator) veya delegator olarak stake ederek ağ güvenliğine katkıda bulunuyor. Doğrulayıcılar minimum 1024 IP stake’le sisteme katılır ve her stake/delegate/unstake işleminde küçük, yakılan bir ücret uygulanır. Tokenlar stake edildiğinde hem ağ güvenliği sağlanır hem de doğrulayıcılar ödüllendirilir. Ayrıca, IP token sahipleri, bağlı oldukları stake miktarına göre DAO üzerinden yönetişim oylamalarına katılabilir. Yani token başına bir oy veya stake yapılmış token başına 1.25 oy gibi hâle getirilebilir ağırlıklı bir model uygulanabilir.Ayrıca protokolün kalbinde yer alan “Proof-of-Creativity” mekanizması, eserlerin izinsiz kullanımını önlemekle kalmaz, aynı zamanda otomatik lisanslama ve telif ödemeleri gibi süreçleri de mümkün kılar. Kullanıcılar, kendi yaratıcı içeriklerini “IP Asset” olarak blockchain'e kaydedebilir; bu varlıklar sadece temsilî bir token değil, aynı zamanda eyleme geçebilen modüllerle donatılmış dijital özneler hâline gelir. Modüller, örneğin izinsiz lisanslama, telif paylaşımı veya anlaşmazlık çözümü gibi işlevleri otomatikleştiren küçük uygulama bloklarıdır. Bu yapı, geliştiricilerin kendi modüllerini yazmasına da olanak tanır ve Story’yi genişletilebilir bir IP altyapısı haline getirir. Lisanslama süreci ise, Story’nin sunduğu hazır sözleşme şablonları ve "license token"lar sayesinde basitleştirilmiştirStory (IP)’nin Kurucusu Kim?Story Protocol, iki temel yapı olan Story Foundation (ve DAO) ile PIP Labs tarafından geliştirilir. Projenin arkasında akademisyen ve girişimciler bulunuyor. Örneğin Harvard ve MIT gibi akademilerden gelen Scott Kominers ve Siqi Chen, PIP Labs çatısı altında çalışır; Story Foundation’ın kurucuları arasında ise Jason Zhao ve Seung-yoon “SY” Lee gibi içerik ve teknoloji alanında deneyimli isimler yer alır. Story, ilk aşamasından itibaren önemli sermaye firmalarının desteğini çekti. Andreessen Horowitz (a16z Crypto) ve Polychain Capital liderliğindeki B Serisi yatırım turunda 80 milyon dolar sağlandı. Bu da PIP Labs’ın toplamda 140 milyon doları aşan bir finansman elde etmesine yol açtı. Yatırımcılar arasında ayrıca Hashed, Foresight Ventures, Samsung Next ve SparkLabs Global gibi büyük fonlar bulunuyor. Ek olarak, Story Foundation’a ilk aşamada Endeavor Group gibi yatırımcılar destek verdiği biliniyor.Proje ekibi, yaratıcı ekonomi, dijital içerik teknolojisi ve blockchaini geliştirme konularında uzman kişilerden oluşur. Hikâye anlatımı ve IP yönetimi alanında deneyimli isimler, teknoloji mimarları ve hukuk danışmanları bir araya gelerek Story’ü şekillendirir. Story’ün tüm bileşenleri açık kaynaklı olarak geliştiriliyor; protokol kodları GitHub’da herkesin erişimine açık. Ayrıca yönetim süreci DAO tabanlıdır; IP token sahipleri topluluk oylamalarıyla yönetişim kararlarına katılarak protokole yön verirler.Sıkça Sorulan SorularŞidmiye kadar Story’nin ortaya çıkışından, tarihçesinden, kurucularından ve değerinden bahsettik. Ancak Story protokolü, hem teknik yönleri hem de sunduğu yaratıcı olanaklar açısından oldukça yeni ve kapsamlı bir yapı. Dolayısıyla aklınızda hâlâ bazı soru işaretlerinin kalmış olması gayet doğal. “Bir hikâyeyi blokzincir üzerinde nasıl temsil ederim?”, “Remix edilen içeriklerden gerçekten gelir elde edilebilir mi?”, “Peki ya telif hakkı ihlalleri?” gibi sorular, bu alana adım atmak isteyen çoğu içerik üreticisinin aklına gelen temel konular arasında. Bu bölümde, Story’yi daha yakından anlamanıza yardımcı olacak pratik bilgileri bulabilirsiniz. Protokolün çalışma mantığı, lisanslama süreci, IP token’larının ne işe yaradığı ve remiks kültürünün nasıl korunduğu gibi merak edilen başlıkları kısa ve net yanıtlarla ele aldık. Eğer siz de Story ile tanışma aşamasındaysanız ya da hâlihazırda bir içerik üreticisi olarak bu yeni modeli keşfetmeyi düşünüyorsanız, aşağıdaki SSS bölümü ilk adımlarınızı çok kolaylaştıracaktır. Hazırsanız, en çok sorulanlardan başlayalım.Story IP nedir, nasıl çalışır? Story Protocol nedir?: Story (IP), fikrî mülkiyet haklarını blockchaine taşıyan bir Web3 protokolüdür. İçerikleri ERC-721 NFT olarak kaydeder ve programlanabilir lisanslar ekleyerek telif haklarını otomatikleştirir. Böylece eserler blokzincirde güvence altında olur; izin verilen her kullanım, belirlenen koşullar çerçevesinde şeffaf şekilde takip edilir.IP tokenizasyonu ne demektir?: IP tokenizasyonu, bir fikrî mülkiyeti (örneğin bir hikâye, müzik parçası veya sanat eserini) blockchain üzerinde benzersiz bir tokena dönüştürme sürecidir. Bu işleme eser sahibinin mülkiyeti kayıt altına alınır ve ilgili haklar bir akıllı kontrata işlenir. Tokenlaştırılan IP, tıpkı diğer NFT’ler gibi alınıp satılabilir, lisanslanabilir veya gelir elde etme araçlarına çevrilebilir.Story IP ile eserler nasıl korunur?: Story’de eserler önce ERC-721 NFT olarak mint edilir, ardından “IP Hesabı” adlı akıllı kontratla ilişkilendirilir. Bu sayede eser sahibinin belirlediği lisans ve telif kuralları zincir üstünde güvence altına alınır. Örneğin, bir eser paylaşılır veya remiks yapıldığında, önceden tanımlanmış Programmable IP License (PIL) koşulları otomatik uygulanır. Bu yöntemle eser sahibinin hakları sürekli izlenir ve gerçekleştirilen her kullanım blockchain kayıtlarıyla kanıtlanabilir.Remix lisansları nasıl işler?: Story’de remiks lisansları, modüler akıllı kontratlar üzerinden işler. Eser sahibi bir IP varlığına lisans şablonları (PIL örneği) tanımlar; bu şablonda türev eserde atıf gerekliliği, gelir paylaşım oranları gibi koşullar kodlanır. Başka kullanıcılar bu koşulları kabul ederek eseri remikslediğinde, protokol otomatik olarak lisans sözleşmesini uygular. Sonuçta, telif geliri akıllı kontratlar aracılığıyla belirlenen şekilde eser sahibine aktarılır, atıf hakları korunur ve her şey açık bir kayıt altında gerçekleşir. Böylece remiks kültürü desteklenirken, orijinal yaratıcılar emeklerinin karşılığını alır.Story (IP) token olacak mı?: Evet. Story’ün kendi IP tokenı (kısaltması IP) mevcut ve ana ağ ile birlikte faaliyete geçti. Story IP coin arzı 1 milyar adet olarak belirlenmişti. IP token, ağ ücretlerini ödeme, staking ile yönetime katılma ve özel teşviklerden yararlanma gibi işlevler için kullanılır. Ana ağa geçildiğinde arzın %25’i açılırken kalan tokenlar zaman içinde lineer olarak piyasaya sürülmektedir. Bu tokena, merkeziyetsiz yönetim oylamalarında veya içerik lisanslarında oy hakkı olarak da başvurulur.Proje kimlere hitap ediyor?: Story (IP), başta dijital içerik yaratıcıları olmak üzere geniş bir kullanıcı kitlesini hedefler. Roman yazarları, çizgi romancı ve sanatçılar, film ve oyun stüdyoları, müzik prodüktörleri gibi herkes eserlerini kayıt altına alıp monetizasyon için Story’yü kullanabilir. Ayrıca yapay zekâ temelli içerik geliştiren platformlar (AI ajanlar, veri seti sağlayıcıları) ve DeFi projeleri, IP varlıklarını kullandırarak gelir elde etmek için Story ekosisteminden yararlanır. Story’ün amacı, yaratıcılara Web3 tabanlı dijital hak yönetimi sunarak IP korumasını her alana yaymaktır. Yazarlık, çizim, ses ve hikâye üretimi gibi yaratıcı alanlarda blokzincir tabanlı hak yönetimini keşfetmek için JR Kripto’nun Story (IP) rehberine göz atın

Dijital ödeme devi PayPal, stablecoin’i PYUSD’nin desteklendiği blokzinciri ağları arasına Arbitrum’u da ekledi. Şirketin 16 Temmuz 2025 tarihli güncellenmiş kripto para kullanım koşullarına göre, PYUSD artık Ethereum ve Solana’nın yanı sıra Arbitrum üzerinde de faaliyet gösterecek. Bu gelişme, henüz PayPal tarafından resmi olarak duyurulmamış olsa da, internet sitesindeki şartlar ve koşullarda yapılan değişikliklerle ortaya çıktı.PayPal, artık Arbitrum ağını da destekliyorPayPal’ın resmi internet sitesinde yer alan ve 16 Temmuz’da güncellenen “PYUSD Stablecoin” bölümünde, artık PYUSD’nin Ethereum, Solana ve Arbitrum ağlarında desteklendiği açıkça belirtiliyor. Arbitrum’un bu listeye yeni eklendiği, Wayback Machine arşivine göre 11 Temmuz tarihli önceki sürümde adının yer almamasından anlaşılıyor. Aynı şekilde “İşlem Limitleri” bölümünde de artık PYUSD’nin Arbitrum üzerindeki kullanımına dair ibareler bulunuyor. Resmî duyuru henüz gelmediPayPal, bu entegrasyonu henüz kamuoyuna duyurmuş değil. Ancak şirketin dijital para stratejisi göz önünde bulundurulduğunda, Arbitrum gibi Ethereum uyumlu Layer 2 çözümlerine yönelmesi sürpriz değil. PayPal USD (PYUSD), ilk olarak Ağustos 2023’te Ethereum ağı üzerinde piyasaya sürülmüştü. Paxos tarafından çıkarılan bu sabit kripto para, ABD doları rezervleri, kısa vadeli hazine bonoları ve benzeri nakit varlıklarla tamamen destekleniyor. PYUSD’nin temel hedefi, dijital ödeme sistemlerine entegre edilebilecek sabit değerli bir dijital para birimi oluşturmak.PayPal CEO’su Dan Schulman, lansman sırasında yaptığı açıklamada, “Kripto para birimlerine geçiş, hem dijital olarak yerel hem de ABD doları gibi fiat para birimleriyle kolayca entegre olabilen istikrarlı bir aracı gerektiriyor” ifadelerini kullanmıştı.Stablecoin, daha sonra Mayıs 2024’te Solana ağına genişletildi. Bu hamle, PayPal’ın ticaret ve ödemelerde kullanılabilecek, hızlı ve düşük maliyetli işlemleri destekleyen bir dijital dolar yaratma hedefine yönelik önemli bir adım olarak yorumlandı.Paxos hâlihazırda Arbitrum’da vardıPYUSD’nin arkasındaki şirket olan Paxos, Arbitrum ağına entegrasyonunu Eylül 2024’te tamamlamıştı. Şirket, tokenizasyon platformunu Arbitrum üzerine taşıyarak hem kurumsal hem de bireysel kullanıcılar için yeni olanaklar sunmayı hedefliyordu. Dolayısıyla PYUSD’nin de bu ekosisteme dahil olması, teknik açıdan beklenen bir gelişmeydi.Arbitrum entegrasyonu, PYUSD’nin erişim alanını daha da genişleterek farklı kullanıcı segmentlerine hitap etmesini sağlayacak. Özellikle Arbitrum’un sunduğu düşük işlem ücretleri ve yüksek hız, PYUSD'nin ticari işlemler için daha elverişli hale gelmesine katkı sağlayabilir.

BNB/USDT Teknik Analizi BNB tarafında fiyat hareketlerini çevreleyen iki farklı yükselen kanal dikkat çekiyor. Bunlardan biri daha geniş ve fitillerin uçlarına dayalı majör kanal (mavi), diğeri ise mum gövdelerine göre oluşturulmuş daha dar bir minör kanal (turuncu). Her iki kanal da fiyatın yönünü belirlemek açısından kritik öneme sahip olduğunu söyleyelim.Şu an BNB, hem minör yükselen kanalın hem de yatay direnç seviyesinin kesiştiği bir bölgede işlem görüyor. 688$ - 699$ bandı daha önce defalarca test edilmiş güçlü bir direnç alanı. Bu bölgenin yukarı yönlü kırılması durumunda ilk hedef olarak 734$ seviyesi öne çıkıyor. Bu seviyenin aşılması durumunda ise majör kanalın üst bandı teknik olarak hedeflenebilir. Yükselen Trend Yapısı Eğer fiyat bu direnç bölgesinden ret yerse ilk etapta 658$ seviyesi ara destek olarak çalışabilir. Bunun altında 630$ ve daha güçlü olan 620$ destek seviyeleri takip edilmeli. Bu seviyelerin altına sarkılması durumunda minör kanal bozulmuş olur ve fiyat majör kanalın alt bandına kadar geri çekilme yaşayabilir.Genel yapı pozitif olsa da hem kanal hem de yatay dirençlerin birleştiği bu bölgedeki fiyat hareketi kısa ve orta vadeli yön için belirleyici olacak.Özet:Hem majör hem de minör yükselen kanal aktif.Fiyat 688$ - 699$ direnç bandını test ediyor.Bu bandın kırılması durumunda ilk hedef 734$, ardından majör kanalın üst bandı.Geri çekilmelerde destek seviyeleri: 658$ → 630$ → 620$Kanal yapıları pozitif yönlü beklentiyi destekliyor.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.
