Haberler
Altcoin Haberleri
Altcoin Haberleri
Altcoin ile ilgili tüm makale ve haberlere göz atın. Altcoin hakkında en son haberler, analizler ve görüşler.
BROCCOLI(714) Bir Günde %1.200 Yükseldi: Binance İnceleme Başlattı
Kripto piyasası 2026’ya sıra dışı bir fiyat hareketiyle girdi. BNB Chain üzerinde yer alan ve adını CZ’nin köpeğinden alan BROCCOLI(714) adlı meme coin, kısa süre içinde yüzde 1.200’ü aşan bir yükseliş kaydederek piyasada geniş yankı uyandırdı. İlk bakışta ani bir ralli gibi görünen bu hareket, ilerleyen saatlerde olası bir piyasa manipülasyonu ve hack şüphesini beraberinde getirdi. Yaşananlar hem yüksek kazançlara hem de ciddi kayıplara sahne oldu.Verilere göre BROCCOLI(714), birkaç saat içinde yaklaşık 0,012 dolar seviyesinden 0,16 dolara kadar yükseldi. Bu sert fiyat artışıyla birlikte işlem hacmi de adeta patladı. Normal şartlarda oldukça sınırlı bir likiditeye sahip olan token’da hacim yüzde 4.800’e yakın artarak 500 milyon dolar seviyesini aştı. Bu büyüklük, küçük ölçekli bir meme coin için son derece sıra dışı kabul ediliyor.Zincir üstü analiz platformu Lookonchain tarafından paylaşılan bilgilere göre, söz konusu fiyat hareketinin merkezinde Binance ile bağlantılı olduğu iddia edilen bir piyasa yapıcı hesaptaki olağandışı işlemler yer aldı. İddialara göre, bu hesap üzerinden spot piyasada agresif alımlar yapıldı. Token’ın likiditesi düşük olduğu için görece sınırlı bir sermaye bile fiyat üzerinde büyük etki yarattı ve yukarı yönlü sert bir ivme oluştu.Olası senaryoya göre, spot piyasadaki alımlar eş zamanlı olarak vadeli işlemler tarafında açılan long pozisyonlarla desteklendi. Böylece fiyat hızla yukarı çekilirken, fonların farklı hesaplar arasında dolaştırıldığı öne sürüldü. Emir defterinde beliren büyük alış emirleri de piyasa katılımcılarının dikkatini çekti. Vadeli işlemler fiyatının spot piyasaya kıyasla daha sınırlı yükselmesi ise manipülasyon şüphelerini güçlendirdi.Bu kaotik ortamda herkes kaybetmedi. Vida takma adını kullanan bir trader, BROCCOLI(714)’te 30 dakikadan kısa sürede yüzde 30’u aşan yükselişi fark eden otomatik alarm sistemleri sayesinde harekete geçti. Küçük bir token’da yoğun alım baskısının normal görünmediğini belirten Vida, pozisyona erken girerek yükseliş boyunca temkinli şekilde ilerledi. Büyük alış emirlerinin bir anda geri çekilmesiyle birlikte, Vida pozisyonunu kapattı ve yön değiştirerek düşüşten de faydalandı. İddialara göre trader, bu süreçten yaklaşık 1 milyon dolarlık bir kâr elde etti.Gözler Binance’teYaşananların ardından gözler dünyanın en büyük kripto para borsalarından biri olan Binance’e çevrildi. 1 Ocak tarihinde yapılan resmi açıklamada, BROCCOLI714 fiyatında görülen aşırı volatilitenin farkında olunduğu ve durumun kapsamlı bir iç soruşturma kapsamında incelendiği belirtildi. Binance, ilk sistem kontrollerinde risk yönetimi ve güvenlik mekanizmalarının normal şekilde çalıştığını, herhangi bir siber saldırı ya da hack girişimine dair somut bir bulguya rastlanmadığını açıkladı.Borsa yetkilileri, müşteri hizmetleri kanalları veya büyük hesaplara özel iletişim hatları üzerinden hesap ele geçirilmesine ilişkin bir bildirim alınmadığını da vurguladı. Açıklamada, fiyat hareketlerinin nedenini netleştirmek amacıyla BROCCOLI714 paritesine ait emir defteri, işlem geçmişi ve likidite verilerinin ayrıntılı biçimde analiz edildiği ifade edildi. İncelemenin yalnızca teknik unsurları değil, olası piyasa manipülasyonu ve olağandışı işlem davranışlarını da kapsadığı aktarıldı.Tüm bu gelişmelerin ardından BROCCOLI(714) fiyatı hızla geri çekilerek yaklaşık 0,01 dolar seviyelerine düştü

a16z’den 2026 İçin 17 Maddelik Kripto Yol Haritası
Girişim sermayesi şirketi Andreessen Horowitz (a16z), kripto ekibi tarafından yayımlanan yeni araştırma raporunda 2026 yılına damga vurması beklenen temel eğilimleri ortaya koydu. Rapora göre stablecoin’ler, gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonu ve gizlilik odaklı altyapılar, kripto ekosisteminin bir sonraki büyüme fazını şekillendiren en kritik güçler arasında yer alıyor. a16z, sektörün artık deneysel aşamayı geride bırakmaya başladığını ve altyapı seviyesinde gerçek kullanım senaryolarına doğru ilerlediğini vurguluyor.A16z raporu, kripto trendlerini belirlediRaporda stablecoin’lerin artık niş bir kripto ürünü olmaktan çıktığına dikkat çekiliyor. a16z verilerine göre stablecoin’ler geçen yıl yaklaşık 46 trilyon dolarlık işlem hacmine ulaştı. Bu rakam, PayPal gibi büyük ödeme ağlarıyla kıyaslanabilir bir ölçeğe işaret ederken, ABD ACH sistemine de oldukça yaklaşıyor. Stablecoin transferlerinin neredeyse anlık ve çok düşük maliyetli hale gelmesi, dijital dolarların küresel internet ekonomisinde güçlü bir ödeme ve mutabakat aracı olarak konumlanmasını sağladı. Buna karşın rapor, sektörün önündeki en büyük engelin hâlâ “giriş ve çıkış rampaları” olduğunu belirtiyor. Yani kullanıcıların stablecoin’leri geleneksel finansal sistemlerle sorunsuz biçimde buluşturabilmesi hâlâ yeterince kolay değil. a16z, yeni nesil girişimlerin bu boşluğu kapatmaya başladığını ifade ediyor. Yerel ödeme altyapılarına entegre çözümler, QR kod tabanlı ağlar ve kart çıkarma platformları sayesinde stablecoin’lerin geleneksel mağazalarda harcanabilmesi mümkün hale geliyor. Bu gelişmelerin, stablecoin’leri kripto dünyasının ötesine taşıyarak internetin temel uzlaşma katmanlarından biri haline getirebileceği öngörülüyor.Gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonu da raporda önemli bir başlık olarak öne çıkıyor. Bankalar, fintech şirketleri ve varlık yöneticileri; hisse senetleri, emtialar ve borçlanma araçlarını blockchain üzerine taşımaya giderek daha fazla ilgi gösteriyor. Ancak a16z, bugünkü tokenizasyon modellerinin büyük ölçüde “iskelet kopyası” niteliğinde olduğunu savunuyor. Yani birçok proje, geleneksel finans yapılarının dijital bir yansımasını sunuyor ve kriptoya özgü avantajlardan yeterince faydalanmıyor.Bu noktada a16z, kriptoya özgü türev ürünlerin önem kazandığını belirtiyor. Özellikle perpetual vadeli işlemler, daha derin likidite ve daha sade uygulama imkânı sunduğu için öne çıkıyor. Raporda, gelişmekte olan ülke hisse senetlerinin “perpification” olarak adlandırılan bu modele uyarlanmasının önemli bir potansiyel barındırdığı ifade ediliyor. Aynı zamanda borç piyasalarının da, sonradan tokenleştirilen off-chain krediler yerine doğrudan on-chain kaynaklı borçlanma modellerine yönelmesi bekleniyor.Gizlilik ise 2026 için bir diğer kritik rekabet alanı olarak öne çıkıyor. a16z’ye göre gizlilik artık ikincil bir özellik değil, aksine blockchain ağları için güçlü bir rekabet avantajı haline geliyor. Ağlar arası birlikte çalışabilirlik arttıkça, gizlilik odaklı sistemler kullanıcıların başka platformlara geçmesini zorlaştıran ağ etkileri yaratabilir. Ayrıca işlem bazlı gözetimin artmasına karşı daha güçlü bir koruma sunabilir.Raporda yapay zekâ ajanlarıyla kripto altyapısı arasındaki kesişim de dikkat çekici bir başlık olarak ele alınıyor. Otonom sistemlerin insan müdahalesi olmadan işlem yapmaya başlaması, “Know Your Customer” anlayışının ötesine geçilmesini zorunlu kılıyor. a16z bu noktada “Know Your Agent” yaklaşımını gündeme getiriyor ve makineler arası güvenli, anlık değer transferini mümkün kılacak yeni ödeme standartlarına ihtiyaç olduğunu vurguluyor.Sonuç olarak a16z, 2026’nın kripto için bir geçiş yılı olacağını savunuyor. Hype odaklı anlatıların yerini, düzenleme, kurumsal katılım ve kriptoya özgü yeniliklerin kesiştiği daha öngörülebilir bir büyüme döneminin alması bekleniyor. Rapora göre stablecoin’ler, tokenizasyon ve gizlilik altyapıları, daha dayanıklı ve sürdürülebilir bir on-chain ekonominin temel taşlarını oluşturacak.

Flow’da Ağ Durduruldu, NFT Teminatlı Krediler Askıya Alındı
Flow ekosisteminde 27 Aralık’ta yaşanan güvenlik ihlalinin etkileri sürerken, en ciddi sorunlardan biri NFT teminatlı kredilerde ortaya çıktı. Ağın geçici olarak durdurulması, vadesi gelen kredilerin geri ödenememesine ve bazı borçların istem dışı temerrüde düşmesine yol açtı. Yaşananlar, blockchain ağlarındaki teknik duraksamaların yalnızca doğrudan değil, ikinci ve üçüncü dereceden riskler de yaratabildiğini bir kez daha gösterdi.Flow Foundation tarafından yapılan açıklamada, saldırı sırasında kullanıcı bakiyelerinin etkilenmediği vurgulandı. Ancak Cadence yürütme ortamının 29 Aralık sabahına kadar askıya alınması, ağ üzerindeki işlemleri fiilen durma noktasına getirdi. Bu süre boyunca kullanıcılar token transferi yapamadı, borçlarını kapatamadı ve teminatlı NFT’lerini geri alma şansı bulamadı.Bu durumdan doğrudan etkilenen platformların başında Flow tabanlı NFT kredi platformu Flowty geldi. Platformun paylaştığı verilere göre, ağın durdurulduğu süreçte 11 kredi vadesine ulaştı. Bu kredilerden yalnızca biri otomatik ödeme sistemi sayesinde geri ödenebildi. Sekiz kredi temerrüde düştü, iki kredi ise saldırıyla bağlantılı hesap kısıtlamaları nedeniyle teknik olarak sonuçlandırılamadı.Her ne kadar Flow ağı teknik olarak yeniden çevrim içi hale gelmiş olsa da, ekosistemdeki birçok temel işlev hâlâ sınırlı şekilde çalışıyor. Özellikle token takaslarının büyük ölçüde devre dışı kalması, borçluların kredi geri ödemeleri için ihtiyaç duydukları varlıkları edinmesini zorlaştırıyor. Bu nedenle, ağ yeniden açılmış olsa bile kullanıcıların fiilen işlem yapabilmesi mümkün olmadı.Gelişmeler üzerine Flowty, 30 Aralık günü TSİ’ye göre akşam saatlerinde tüm kredi işlemlerinde uzlaşmayı durdurduğunu açıkladı. Bu karar doğrultusunda, söz konusu dönem boyunca vadesi gelen krediler ne geri ödenecek ne de temerrüde düşecek. Platform, bu kredilerin “askıda” kalacağını ve ekosistemdeki temel işlevler normale döndüğünde belirli bir geri ödeme penceresi açılacağını belirtti. Ancak şu aşamada bu pencerenin ne zaman açılacağına dair net bir takvim bulunmuyor.Alınan karar, piyasanın her iki tarafını da etkiliyor. Kreditörler, durdurulan krediler için ek faiz geliri elde edemeyecek. Borçlular ise gerekli fonlara sahip olsalar bile NFT teminatlarını geri almak için ödeme yapamıyor. Flowty, bu yaklaşımın ağ genelindeki teknik sınırlamalar nedeniyle yaşanabilecek zorunlu temerrütleri ve potansiyel olarak telafisi mümkün olmayan NFT kayıplarını önlemeyi amaçladığını ifade etti.Platform ayrıca yeni kredi listelemelerini tamamen durdurdu ve mevcut tüm ilanları pazar yerinden kaldırdı. Bu adım, belirsizlik ortamında ek risk oluşmasını engellemeyi hedefliyor.FLOW coin fiyatı düşüş yaşadıÖte yandan, yaşanan gelişmeler piyasa fiyatlarına da sert şekilde yansıdı. Flow ağının yerel token’ı FLOW, olayın hemen ardından yaklaşık yüzde 40 değer kaybetti. Düşüş eğilimi sonraki günlerde de devam etti ve token fiyatı haberin yazıldığı sırada 0,085 dolar seviyelerine kadar geriledi.

Trump Media, DJT Hissedarlarına Kripto Dağıtacak
Trump Media and Technology Group, hissedarlarına yönelik yeni bir dijital token programı başlatmaya hazırlandığını açıkladı. Şirketten yapılan duyuruya göre, program hayata geçtiğinde DJT hissesi bulunan yatırımcılar, sahip oldukları her tam hisse için bir adet dijital token almaya hak kazanacak. Dağıtım, Crypto.com ile yapılan iş birliği kapsamında, şirketin Cronos blockchaini altyapısı üzerinden gerçekleştirilecek.Trump Media, söz konusu tokenin yalnızca tek seferlik bir dağıtım aracı olarak kalmayacağını, aynı zamanda yıl boyunca çeşitli ödüllerle desteklenebileceğini belirtti. Bu ödüllerin, şirketin dijital ürünleriyle bağlantılı avantajlar ya da indirimler içermesi planlanıyor. Öne çıkan ürünler arasında sosyal medya platformu Truth Social, Truth+ adlı yayın servisi ve tahmin odaklı Truth Predict yer alıyor. Şirket, bu yapının klasik temettü dağıtımından farklı olarak, hissedarlarla dijital ekosistem arasında daha güçlü bir bağ kurmayı hedeflediğini vurguluyor.Tokenin, Cronos blockchaini üzerinde ihraç edilmesi, Crypto.com’un kurumsal ve tüketici odaklı projelerde altyapı sağlayıcı rolünü güçlendiren bir adım olarak değerlendiriliyor. Cronos, özellikle ölçeklenebilirliği ve merkeziyetsiz uygulamalarla uyumluluğu sayesinde son dönemde kurumsal projelerin radarına girmiş durumda. Trump Media’nın tercihi, bu blockchainin daha geniş kitlelere ulaşma potansiyelini de ortaya koyuyor.Şirket yönetimi, açıklamalarında düzenleyici çerçeveye özel bir vurgu yaptı. CEO ve Yönetim Kurulu Başkanı Devin Nunes, Crypto.com’un blockchain teknolojisinden faydalanırken aynı zamanda regülasyon tarafında netlik sağlamayı amaçladıklarını ifade etti. Nunes, bu token dağıtımını “ilk türden” bir uygulama olarak nitelendirirken, hedeflerinin şeffaf ve adil piyasa yapısını desteklemek olduğunu söyledi. Tokenin alınıp satılabilir olup olmayacağına dair ayrıntılar ise henüz paylaşılmadı; bu durum, projenin spekülatif bir araçtan ziyade fayda ve kullanım odaklı kurgulandığı yorumlarına yol açtı.Donald Trump, kriptoya yönelik iyimserGelişmenin arka planında, ABD Başkanı Donald Trump’ın kripto paralara yönelik son dönemde daha olumlu bir tutum sergilemesi bulunuyor. Trump, 2025 yılı boyunca yaptığı açıklamalarda dijital varlıklara dair daha destekleyici bir dil kullandı ve Kasım ayında ABD’nin bir “Bitcoin süper gücü” olmasını istediğini dile getirdi. Trump Media’nın bu hamlesi, şirket stratejisinin de bu söylemle paralel ilerlediğini gösteriyor.Piyasa cephesinde ise haberin ardından sınırlı ama pozitif bir hareket izlendi. DJT hisseleri, piyasa öncesi işlemlerde yüzde 3’ün üzerinde değer kazanarak 12,97 dolara yükseldi. Crypto.com’un yerel tokeni CRO da duyurunun ardından kısa süreli bir yükseliş yaşadı ancak kazançlarının bir kısmını geri verdi. Bu tablo, yatırımcı ilgisinin mevcut olduğunu ancak nihai token yapısına dair belirsizliklerin temkinli bir duruş yarattığını gösteriyor.Trump Media, token dağıtımına ilişkin ek detayların yeni yıl içerisinde açıklanacağını belirtiyor.

Nasdaq Listeli Kripto Hazine Şirketi, ZEC Satın Aldı
Nasdaq’ta işlem gören dijital varlık hazine şirketi Cypherpunk Technologies, gizlilik odaklı kripto para Zcash’e yönelik alımlarını büyüttü. Şirket, yaptığı son açıklamada ortalama 514,02 dolar fiyatla 56.418 ZEC satın aldığını ve toplam Zcash varlığını 290.062 adede çıkardığını duyurdu. Bu miktar, dolaşımdaki toplam ZEC arzının yaklaşık yüzde 1,76’sına karşılık geliyor. Güncel fiyatlar dikkate alındığında Cypherpunk’ın Zcash portföyünün değeri yaklaşık 152 milyon dolar seviyesinde bulunuyor.Cypherpunk, ZEC satın aldıŞirketin bu hamlesi, kripto piyasasında son aylarda yaşanan genel geri çekilmeye rağmen dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Cypherpunk’ın Zcash pozisyonundaki ortalama maliyeti token başına 334,41 dolar seviyesinde. Bu da şirketi, Ekim ayından bu yana süren piyasa düzeltmesine rağmen hâlâ gerçekleşmemiş kâr yazabilen az sayıdaki dijital varlık hazine şirketinden biri hâline getiriyor. Zcash fiyatı, özellikle gizlilik odaklı kripto paralara yönelik ilginin yeniden canlanmasıyla birlikte Eylül ayından bu yana yüzde 1.200’ün üzerinde yükseliş kaydetti. Cypherpunk, uzun süredir Zcash’i stratejik bir varlık olarak konumlandırıyor. Şirket, yalnızca fiyat hareketlerine değil, gizlilik teknolojilerinin gelecekteki rolüne de odaklanıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan şirketin yatırım direktörü Will McEvoy, Zcash ağının yüzde 5’ine kadar varlık biriktirme hedefini sürdürdüklerini belirterek, piyasanın “mahremiyetin toplumsal önemini yeniden fiyatladığı” bir döneme girildiğini vurguladı. McEvoy’a göre gizlilik temelli çözümler, hem bireysel kullanıcılar hem de kurumsal aktörler açısından önümüzdeki yıllarda daha merkezi bir konuma oturabilir.Cypherpunk’ın son alımı, Kasım ayında açıkladığı 18 milyon dolarlık Zcash satın alımının ardından geldi. Bu durum, şirketin alımlarını kısa vadeli fiyat hareketlerinden bağımsız, kademeli ve planlı bir stratejiyle sürdürdüğüne işaret ediyor. Zcash, sıfır bilgi ispatları (zero-knowledge proofs) gibi gelişmiş kriptografik yöntemler sayesinde işlem gizliliği sunmasıyla biliniyor ve bu özellik, regülasyon tartışmalarına rağmen belirli bir yatırımcı kitlesi tarafından güçlü bir değer önerisi olarak görülüyor.Öte yandan Cypherpunk’ın arkasındaki yatırımcı profili de piyasada yakından izleniyor. Şirket, kripto ekosisteminin tanınan isimlerinden Winklevoss kardeşler tarafından destekleniyor. Bu destek, Cypherpunk’ın uzun vadeli vizyonuna ve finansman gücüne yönelik algıyı da güçlendiriyor.Hisse tarafında ise gelişmeler kısa vadede olumlu karşılandı. Cypherpunk hisseleri, alım haberinin ardından yüzde 11 yükselerek 1,31 dolara kadar çıktı. Ancak piyasa öncesi işlemlerde hissede yaklaşık yüzde 1,5’lik sınırlı bir geri çekilme görüldü. Zcash ve benzeri gizlilik coin’leri, son dönemde yeniden gündeme gelirken, Cypherpunk’ın agresif olmayan ama istikrarlı birikim stratejisi sektörde farklı bir örnek oluşturuyor.

Binance’ten Delist Kararı: 6 Spot İşlem Çifti Listeden Çıkıyor
Kripto para borsası Binance, spot piyasadaki işlem çiftlerine yönelik düzenli denetimlerini sürdürürken yeni bir delist kararını daha duyurdu. 31 Aralık 2025 tarihinde yayımlanan resmi açıklamaya göre, bazı spot işlem çiftleri 2 Ocak 2026 itibarıyla platformdan kaldırılacak ve bu paritelerde alım-satım işlemleri tamamen durdurulacak.Binance, söz konusu kararın kullanıcıları korumak ve piyasada yüksek kalite standartlarını sürdürmek amacıyla alındığını vurguladı. Borsa, listelediği tüm spot işlem çiftlerini periyodik olarak gözden geçirdiğini; likidite yetersizliği, düşük işlem hacmi ve genel piyasa performansı gibi çeşitli kriterler doğrultusunda bazı paritelerin işlemden kaldırılabildiğini hatırlattı.2 Ocak 2026’da işlemden kaldırılacak paritelerBinance’in paylaştığı bilgilere göre, 2 Ocak 2026 TSİ 06.00 itibarıyla aşağıdaki spot işlem çiftlerinde alım-satım işlemleri sona erecek:ARKM/BNBBARD/BNBEGLD/RONLISTA/FDUSDSCR/FDUSDZKC/BNB Binance duyurusu Bu saatten sonra kullanıcılar, söz konusu pariteler üzerinden emir veremeyecek ve açık emirler otomatik olarak iptal edilecek. Binance, kullanıcıların olası aksaklıklar yaşamaması için bu tarihten önce gerekli düzenlemeleri yapmalarını öneriyor.Token’lar Binance’ten tamamen kaldırılmıyorAçıklamada özellikle altı çizilen noktalardan biri, bir spot işlem çiftinin delist edilmesinin ilgili token’ın Binance Spot piyasasından tamamen çıkarıldığı anlamına gelmediği oldu. Kullanıcılar, bu işlem çiftlerinde yer alan ana ve karşıt varlıkları, Binance üzerinde hâlâ aktif olan diğer pariteler aracılığıyla alıp satmaya devam edebilecek.Örneğin, bir token BNB paritesi üzerinden işlemden kaldırılmış olsa bile, aynı token farklı bir stabil coin ya da başka bir kripto varlık paritesiyle işlem görmeye devam edebilir. Bu nedenle yatırımcıların panik satışları yerine mevcut işlem seçeneklerini kontrol etmeleri önem taşıyor.Spot Trading Bots hizmetleri de sonlandırılacakBinance’in duyurusunda yer alan bir diğer önemli detay ise Spot Trading Bots hizmetleriyle ilgili oldu. İlgili işlem çiftleri için çalışan spot alım-satım botları, 2 Ocak 2026 TSİ 06.00 itibarıyla otomatik olarak durdurulacak. Binance, kullanıcıları bu konuda açık bir şekilde uyararak, olası zararların önüne geçmek için bot ayarlarının güncellenmesini ya da botların tamamen iptal edilmesini tavsiye etti.Özellikle otomatik işlem stratejileri kullanan yatırımcılar açısından bu uyarı kritik önem taşıyor. Zira botların zamanında kapatılmaması, istenmeyen işlemlere ya da beklenmedik kayıplara yol açabiliyor.Bölgesel erişim uyarısıBinance ayrıca, söz konusu duyurunun genel bir açıklama olduğunu ve belirtilen ürün ya da hizmetlerin bazı bölgelerde kullanılamayabileceğini hatırlattı. Spot işlem çiftlerinin delist edilmesi, genellikle ilgili paritelerdeki işlem hacminin düşüklüğüne ya da piyasa ilgisinin azalmasına işaret ediyor. Bu tür kararlar kısa vadede fiyat dalgalanmalarına neden olabilse de, doğrudan token’ın projeye dair temel durumunu yansıttığını söylemek her zaman mümkün olmuyor.

Bitwise, 11 Altcoin İçin ETF Başvurusu Yaptı
Kripto varlık yönetim şirketi Bitwise, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) yaptığı yeni başvurularla altcoin odaklı ETF alanında kapsamı genişletiyor. Şirket, her biri tek bir kripto varlığa odaklanan toplam 11 adet “kripto strateji ETF’i” için resmi başvuruda bulundu. Başvuru belgelerine göre söz konusu ETF’ler klasik spot ETF’lerden farklı bir yapıya sahip. Bitwise, bu ürünleri “Strategy ETF” olarak tanımlıyor. Buna göre her fon, ilgili kripto varlığa doğrudan yatırım yapmanın yanı sıra, o varlığa referans veren borsada işlem gören ürünler (ETP’ler) ve gerektiğinde türev araçlar üzerinden de pozisyon alabilecek. Fonların portföylerinin yüzde 60’ına kadarının doğrudan ilgili tokena yatırılması, kalan en az yüzde 40’lık kısmın ise o varlığı takip eden menkul kıymetler veya finansal araçlar üzerinden yapılandırılması planlanıyor. Hangi altcoinler gündemde?Hedeflenen varlık listesi oldukça geniş. Başvuruda Aave, Uniswap, Zcash, Bittensor, Sui ve NEAR gibi öne çıkan projelerin yanı sıra Ethena, Hyperliquid, Starknet, Tron ve Canton gibi farklı ekosistemlere ait tokenlar da yer alıyor. Böylece merkeziyetsiz finans, yapay zekâ temalı blockchain projeleri, gizlilik odaklı ağlar ve katman-1 platformları tek tek ETF çatısı altında yatırımcılara açılabilecek. Bu alanlar bugüne kadar çoğunlukla kripto borsaları üzerinden erişilebilir durumdaydı; Bitwise’ın teklifi ise bu varlıkları geleneksel piyasa altyapısına taşıma iddiası taşıyor.Bitwise’ın mevcut ürün gamı zaten ABD piyasasında hatırı sayılır bir yer tutuyor. Şirket, spot Bitcoin ve Ethereum ETF’lerinin yanı sıra Solana staking odaklı bir ETF ve XRP’ye dayalı ürünler sunuyor. Bunun yanında kripto sektöründeki halka açık şirketleri kapsayan hisse senedi ETF’leri, çok varlıklı endeks ürünleri ve CME vadeli işlemlerine dayalı stratejiler de portföyde yer alıyor. Yeni başvurusu yapılan tek tokenlı strateji ETF’leri ise bu ürünlerden risk profili açısından ayrışıyor; çünkü her biri yalnızca tek bir kripto varlığa yoğunlaşıyor.Söz konusu girişim, piyasada genel bir ETF başvuru dalgasının parçası olarak da değerlendiriliyor. Son aylarda farklı ihraççılar, Solana, XRP, Dogecoin ve Avalanche gibi altcoin’lere dayalı spot veya tematik ETF’ler için adımlar atmıştı. Grayscale’in Bittensor tröstünü spot ETF’e dönüştürme başvurusu da bu eğilimin bir diğer örneği olarak öne çıkıyor. Bitwise’ın yaklaşımı ise tekil başvurular yerine, ortak bir strateji şablonuna sahip 11 fonluk bütüncül bir seri sunmasıyla dikkat çekiyor.Piyasalardaki dalgalanmalara rağmen Bitwise cephesinde uzun vadeli iyimserlik korunuyor. Şirketin yatırım perspektifine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Matt Hougan, Bitcoin’in geleneksel dört yıllık döngüden kopabileceğini ve 2026’da yeni zirvelerin görülebileceğini savunuyor. Hougan’a göre faiz indirimleri, düzenleyici netlik ve kurumsal talepteki artış bu süreci destekleyen başlıca faktörler arasında yer alıyor.

WLFI Yorum ve Fiyat Analizi - 30 Aralık 2025
WLFI/USDT Teknik AnaliziProjenin stablecoini USD1’in dolaşımdaki arzı 3 milyar doları geçti. Bu, yatırımcı ilgisinin arttığını gösteriyor. Diğer yandan, dövüş sporları sektöründe faaliyet gösteren MMA Inc ile ortaklık duyuruldu. WLFI, bu iş birliğiyle blockchain teknolojisini gerçek dünya kullanımına taşıma hedefinde ilerliyor. Yükselen Kama WLFI tarafında fiyat bir süredir yükselen kama içinde hareket ediyor. Yapı ilk bakışta pozitif gibi dursa da, bu tip kamalar teknik olarak devam değil, dağıtım formasyonu olarak çalışır. Yani yükseldikçe güçlenen değil, aksine yukarı denemelerde hacmi azalan ve aşağı kırılıma zemin hazırlayan bir yapı söz konusu.Şu an fiyat, kamanın üst–orta bölgesinden aşağıya doğru sarkmış durumda. Bu da bize şunu söylüyor, alıcılar yukarıyı zorlamakta isteksiz, fiyat daha çok denge arıyor.Grafikte görülen seviyeler ise bu şekilde;0,147 – 0,153: Kamanın üst bandı ve satışların yoğunlaştığı alan0,143 – 0,145: Kısa vadeli denge bölgesi, şu an fiyatın tutunmaya çalıştığı yer0,135 – 0,128: Kamanın alt bandı ve ana destek alanı0,117 – 0,110: Alt destek bölgesi, kırılım sonrası ilk durak0,10: Yapının tam hedefi, düşüş yönlü senaryoda ana hedef bölgeKısa vadede kritik nokta 0,135 – 0,128 bandı. Fiyat bu bölgenin üzerinde kaldığı sürece, yükselen kama hâlâ teknik olarak çalışıyor sayılır ve yatay–dalgalı bir yapı izlenebilir. Ancak bu tür yapılarda esas hareket, genelde alt bandın kaybıyla gelir.Eğer 0,128 altı kapanışlar gelirse, yükselen kama aşağı yönde çözülmüş olur. Bu senaryoda fiyatın önce 0,117, ardından da 0,10 bölgesine doğru hızlanması şaşırtıcı olmaz. Özellikle bu tarz kırılımlarda geri dönüşler kısa ve zayıf kalır.Yukarı yönlü senaryoda ise tablo daha sınırlı. 0,153 üzeri kalıcı kapanışlar gelmeden, bu yapıyı sağlıklı bir yükseliş trendi olarak okumak zor. O bölge aşılmadıkça her yükseliş, hâlâ tepki olarak kalır.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

Güvenlik Açığı Story Ekosistemine Darbe Vurdu, IP Coin Düştü
Story ekosistemi üzerinde inşa edilen fikri mülkiyet finansmanı platformu Unleash Protocol, ciddi bir güvenlik ihlaliyle gündeme geldi. Blockchain güvenlik firması PeckShield tarafından paylaşılan verilere göre platformdan yaklaşık 3,9 milyon dolar değerinde kripto varlık izinsiz şekilde çekildi. Olayın, doğrudan bir akıllı sözleşme hatasından ziyade Unleash’in yönetişim yapısındaki bir zafiyetten kaynaklandığı ifade ediliyor.Unleash tarafından yapılan ilk açıklamada, platformun akıllı sözleşmelerinde olağandışı bir hareket tespit edildiği ve bunun kullanıcı fonlarının çekilmesiyle sonuçlandığı belirtildi. İncelemelere göre saldırgan, Unleash’in çoklu imza (multisig) yönetişim sistemi üzerinden yönetici yetkilerini ele geçirdi. Bu yetkiyle onaylı yönetişim sürecinin dışına çıkan izinsiz bir sözleşme güncellemesi yapıldı ve fonların çekilmesi mümkün hale geldi.Saldırıdan etkilenen varlıklar arasında WIP, USDC, WETH, stIP ve vIP gibi token’lar yer aldı. Çekilen fonlar daha sonra üçüncü taraf köprü altyapıları kullanılarak Ethereum ağına taşındı. PeckShield’in analizine göre saldırgan, toplamda 1.337,1 ETH’yi Tornado Cash üzerinden transfer ederek işlem geçmişini gizlemeye çalıştı. Tornado Cash, daha önce de birçok saldırı sonrası fonların izini kaybettirmek amacıyla kullanılan bir karıştırma servisi olarak biliniyor.Unleash ve zincir üstü analiz firması LookonChain, yaşanan olayın Story Protocol’ün altyapısında yer alan bir teknik açıktan kaynaklanmadığını özellikle vurguladı. Sorunun, Unleash’in kendi yönetişim mekanizmasında ortaya çıktığı ve Story Protocol’ün çekirdek protokolünün bu saldırıdan etkilenmediği ifade edildi. Buna rağmen Unleash’in, Story ekosistemi içindeki öne çıkan uygulamalardan biri olması, olayın yankılarını büyüttü.Platform, saldırının ardından tüm operasyonlarını durdurduğunu ve bağımsız güvenlik uzmanları ile adli bilişim ekipleriyle birlikte kapsamlı bir inceleme başlattığını duyurdu. Kullanıcılardan, yeni bir duyuru yapılana kadar Unleash akıllı sözleşmeleriyle etkileşime girmemeleri istendi. Ayrıca resmi kanallar dışındaki bilgi ve yönlendirmelere karşı dikkatli olunması çağrısı yapıldı.Unleash Protocol, fikri mülkiyet haklarını blockchain üzerine taşıyarak medya içerikleri, markalar ve yaratıcı eserlerin token’laştırılmasını ve finansal uygulamalarda kullanılmasını hedefliyordu. Ancak nispeten yeni bir platform olan Unleash’in toplam kilitli varlık değeri saldırı öncesinde yaklaşık 4,4 milyon dolar seviyesindeydi ve bu olayla birlikte likiditenin büyük bölümü kısa sürede boşaltıldı.IP coin fiyatı etkilendiSaldırının etkileri Story ekosisteminde de hissedildi. Olayın duyulmasının ardından Story Protocol’ün yerel token’ı IP’nin fiyatı 1,62 dolardan 1,50 dolar seviyelerine geriledi. IP token, son çeyrekte zaten sert bir düşüş yaşamış ve yıl içindeki 13 doların üzerindeki zirvesinden önemli ölçüde uzaklaşmıştı. Bu sırada, 2025 yılı boyunca DeFi platformlarının sürekli olarak saldırı tehdidi yaşadığını belirtmekte fayda var. Zira güvenlik firması SlowMist’e göre yıl içerisinde toplam olarak 200 saldırı kayda geçti. Bu sayı 2024’e kıyasla düşüş gösterse de toplam kayıplar 2,9 milyar doları aşarak önceki yıla göre artış gösterdi. Saldırıların 126’sı doğrudan DeFi protokollerini hedef aldı.

Kripto Platformu Lighter, LIT Token’ını Airdrop ile Piyasaya Sürdü
2025 yılında öne çıkan yeni nesil perpetual (kalıcı) vadeli işlem platformlarından Lighter, ekosistemini büyütme hedefi doğrultusunda yerel kripto varlığı Lighter Infrastructure Token (LIT)’i resmen piyasaya sürdü. Ethereum tabanlı Layer-2 mimarisi üzerinde faaliyet gösteren platform, LIT ile hem geleneksel finans piyasaları hem de merkeziyetsiz finans (DeFi) arasında daha güçlü bir köprü kurmayı amaçlıyor.LIT arzının yüzde 25’i airdrop yoluyla dağıtıldıLighter tarafından yapılan açıklamaya göre LIT arzı iki ana gruba eşit şekilde bölündü. Toplam arzın yüzde 50’si ekosistem büyümesi için ayrılırken, kalan yüzde 50 ekip ve yatırımcılara tahsis edildi. Ekosistem payının önemli bir kısmı, 2025 boyunca platformu erken dönemde kullanan katılımcılara airdrop yoluyla dağıtıldı. Yaklaşık 12,5 milyon puanın doğrudan LIT tokenlara dönüştürülmesiyle gerçekleşen bu dağıtım, projenin tam seyreltilmiş değerinin yüzde 25’ine karşılık geliyor. Ekip ve yatırımcı payları için ise daha uzun vadeli bir plan benimsendi. Bu tokenlar bir yıl boyunca kilitli kalacak, ardından üç yıla yayılan lineer bir hak ediş süreci başlayacak. LIT tokenlarının, ABD’de kayıtlı bir C-Corporation statüsündeki şirket tarafından ihraç edilmesi de dikkat çeken bir diğer unsur oldu.Lighter, LIT’i yalnızca bir yönetişim aracı olarak konumlandırmıyor. Token, platformun işlem yürütme ve veri doğrulama altyapısının merkezinde yer alıyor. Kullanıcılar, farklı seviyelerde işlem yürütme ve piyasa verisi hizmetlerine erişebilmek için LIT stake etmek zorunda kalıyor. Ağ daha merkeziyetsiz hale geldikçe, bu staking gereksinimleri de artıyor. Böylece hem veri sağlayıcıların hem de trader’ların sisteme uzun vadeli bağlılığı teşvik ediliyor.Platformda piyasa verisi talep eden veya fiyat doğrulaması yapan kullanıcılar, ücretlerini LIT cinsinden ödüyor. Stake edilen tokenlar, sağlanan verinin güvenilirliğini artırmayı ve risk yönetimini desteklemeyi hedefliyor. Lighter ekibi, bu yapının DeFi tarafında şeffaflık sağlarken, geleneksel finans dünyasına da doğrulanabilirlik ve izlenebilirlik sunduğunu vurguluyor.LIT’in lansmanıyla birlikte fiyat keşfi süreci de başladı. İlk işlemlerde token yaklaşık 2,30–2,80 dolar bandında dalgalandı. Şu aşamada işlemlerin büyük bölümü merkezi borsalar üzerinden gerçekleşirken, Lighter üzerindeki yerel paritelerin de kademeli olarak devreye alınması bekleniyor.Öte yandan Lighter’ın işlem hacmi verileri dikkat çekici seviyelere ulaştı. Son yedi günde platformda ortalama 2,7 milyar dolarlık hacim oluştu. Günlük hacmin ise 4,7 milyar dolara kadar çıktığı belirtiliyor. Bu rakamlar, Lighter’ı 2025’te yükselen perpetual DEX’ler arasında üst sıralara taşıdı. Hacim açısından Hyperliquid ve Aster gibi güçlü rakiplerle aynı ligde yer alması, LIT lansmanının neden bu kadar yakından takip edildiğini de açıklıyor.Lighter ayrıca gelir modeline ilişkin şeffaflık vaadiyle öne çıkıyor. Platformdan ve ileride sunulacak ürünlerden elde edilen gelirlerin tamamı blockchain üzerinde izlenebilir olacak. Ekip, bu gelirlerin bir kısmının ekosistem büyümesine, bir kısmının ise piyasa koşullarına bağlı olarak LIT geri alımlarına yönlendirilebileceğini belirtiyor. Geri alımlar için sabit bir takvim bulunmuyor; kararlar piyasa dinamikleri ve uzun vadeli stratejiye göre şekillenecek.

Binance, 7 Marjin İşlem Çiftini Listeden Çıkarıyor
Kripto para borsası Binance, marjin işlem piyasasında yürüttüğü düzenli risk ve likidite değerlendirmeleri kapsamında önemli bir değişikliğe gideceğini açıkladı. Yapılan resmi duyuruya göre, bazı FDUSD bazlı marjin işlem çiftleri 6 Ocak 2026 itibarıyla platformdan kaldırılacak ve bu paritelerde marjin alım-satım tamamen durdurulacak.Hangi marjin işlem çiftleri kaldırılıyor?Binance’in paylaştığı bilgilere göre, söz konusu delist kararı hem Cross Margin hem de Isolated Margin piyasalarını kapsıyor. Buna göre BCH/FDUSD, TAO/FDUSD, AVAX/FDUSD, LTC/FDUSD, SUI/FDUSD, ADA/FDUSD ve LINK/FDUSD işlem çiftleri, belirtilen tarihte marjin işlem seçenekleri arasından çıkarılacak. Aynı pariteler için hem çapraz marjin hem de izole marjin işlemleri sona erecek. Borsa tarafından yapılan açıklamada, bu adımın kullanıcı güvenliğini artırmak ve marjin piyasasında daha sağlıklı bir işlem ortamı oluşturmak amacıyla atıldığı vurgulandı. Binance, marjin piyasasında işlem gören pariteleri düzenli olarak gözden geçirdiğini ve likidite koşulları, piyasa derinliği ve genel risk seviyesine göre bu tür kararlar alabildiğini hatırlattı.Listeden çıkarma süreci yalnızca işlem kapanışını değil, kullanıcıların hesap hareketlerini de yakından ilgilendiriyor. Açıklamaya göre kararın duyurulmasıyla birlikte, ilgili paritelerdeki varlıkların izole marjin hesaplarına manuel ya da otomatik transfer yoluyla aktarılması durduruldu. Ancak açık borcu bulunan kullanıcılar için sınırlı bir istisna uygulanacak. Mevcut teminatlar düşüldükten sonra, yalnızca borç tutarı kadar varlığın manuel olarak izole marjin hesaplarına aktarılmasına izin verilecek.Takvim açısından bakıldığında, süreç aşamalı şekilde ilerleyecek. 31 Aralık 2025 tarihinde, ilgili izole marjin işlem çiftlerinde borçlanma işlemleri askıya alınacak. Bu tarihten sonra kullanıcılar yeni borç açamayacak. Asıl kritik tarih ise 6 Ocak 2026 olacak. TSİ 09.00 itibarıyla Binance, söz konusu paritelerdeki tüm açık marjin pozisyonlarını otomatik olarak kapatacak, hesaplar arasında mutabakat sağlayacak ve bekleyen tüm emirleri iptal edecek. Bu işlemlerin ardından ilgili işlem çiftleri marjin piyasasından tamamen kaldırılacak.Binance, listeden çıkarma sürecinin yaklaşık üç saat sürebileceğini ve bu süre boyunca kullanıcıların pozisyonlarını güncelleyemeyeceğini de özellikle belirtti. Bu nedenle borsa, olası kayıpların önüne geçebilmek için kullanıcıların marjin işlemleri durdurulmadan önce pozisyonlarını manuel olarak kapatmalarını ya da varlıklarını marjin hesaplarından spot hesaplara aktarmalarını güçlü şekilde tavsiye ediyor. Binance ayrıca, bu süreçte yaşanabilecek olası kayıplardan sorumlu olmayacağını da açıkça ifade etti.Öte yandan, marjin piyasasından çıkarılacak bu paritelerin ilgili kripto varlıkları için Binance üzerindeki spot ve diğer uygun işlem çiftlerinde alım-satımın devam edeceği hatırlatıldı. Yani karar, söz konusu varlıkların tamamen listeden kaldırılması anlamına gelmiyor; yalnızca marjin işlem seçeneklerini etkiliyor.Uzmanlara göre bu tür adımlar, özellikle marjin işlem yapan yatırımcılar için yakından takip edilmesi gereken gelişmeler arasında yer alıyor. Marjin piyasasındaki değişiklikler, kaldıraçlı pozisyon taşıyan kullanıcılar açısından hem risk yönetimi hem de portföy planlaması açısından doğrudan etkiler yaratabiliyor. Bu nedenle yatırımcıların, Binance’in paylaştığı takvimi ve uyarıları dikkate alarak hareket etmesi önem taşıyor.

Trust Wallet Token (TWT) Nedir?
Trust Wallet Token (TWT), Binance ekosisteminin resmi kripto cüzdanı olan Trust Wallet’in merkezinde konumlanan yardımcı tokenıdır. İlk bakışta yalnızca “cüzdan token’ı” gibi görünse de, TWT aslında Trust Wallet’ın büyüme stratejisinin ve topluluk odaklı yaklaşımının önemli bir parçası. 2020 yılında Trust Wallet tarafından başlatılan bu token, kullanıcıların yalnızca varlıklarını sakladığı pasif bir cüzdan deneyimi yerine, yönetime katılabildiği ve ek avantajlar elde edebildiği daha etkileşimli bir ekosistem oluşturmayı hedefler.BEP-20 standardında, BNB Smart Chain üzerinde çıkarılan TWT’nin toplam arzı 1 milyar adet ile sınırlıdır. Ayrıca geçmişte BNB Beacon Chain üzerinde kullanılan bir BEP-2 versiyonu da bulunur. Sabit arz yapısı, TWT’nin uzun vadede daha öngörülebilir bir token ekonomisine sahip olmasını sağlar. Trust Wallet ekosistemi büyüdükçe, TWT’nin de bu büyümeye paralel olarak daha fazla kullanım alanı kazanması amaçlanır. Yani TWT, yalnızca al-sat yapılan bir kripto varlık değil; cüzdan içi deneyimi şekillendiren bir araçtır.TWT sahipleri, Trust Wallet ekosistemi içinde yönetişim haklarına sahip olur. Bu da kullanıcıların cüzdana eklenecek yeni özellikler, desteklenecek ağlar ya da geliştirilecek fonksiyonlar hakkında söz sahibi olabilmesi anlamına gelir. Bunun yanında TWT, işlem ücretlerinde indirim, özel kampanyalara erişim ve ilerleyen dönemde sunulması planlanan sadakat programları gibi avantajlar sunarak kullanıcıları aktif katılıma teşvik eder. Trust Wallet’ın “kendi cüzdanının sahibi olan kullanıcı” yaklaşımı, TWT üzerinden somut bir karşılık bulur.Hem yeni başlayanlar hem de deneyimli kripto kullanıcıları için Trust Wallet ekosisteminin neden bu kadar hızlı benimsendiğini anlamak, TWT’nin rolünü doğru okumaktan geçer. Peki TWT nedir, Trust Wallet nedir ve bu ikili neden bu kadar önemli hale geldi? Gelin, tüm detaylara birlikte bakalım.TWT’nin Tanımı ve Ortaya ÇıkışıTWT, Trust Wallet’in büyümesini desteklemek ve kullanıcı bağlılığını artırmak amacıyla tasarlanmış bir yardımcı (utility) token olarak ortaya çıktı. Trust Wallet’in resmi açıklamalarında TWT, “Trust Wallet ekosisteminin kalbindeki yardımcı katman” olarak tanımlandı. Bu tanım, token’ın yalnızca teknik bir varlık olmadığını, aynı zamanda kullanıcıları cüzdan ekosistemine daha aktif biçimde dahil etmeyi amaçlayan bir yapı sunduğunu gösteriyor.Token’ın kuruluş süreci baştan itibaren topluluk odaklı bir anlayışla şekillendi. TWT, 2020 yılında herhangi bir fon toplama yapılmadan piyasaya sürüldü ve ilk dağıtım, geniş katılımlı bir airdrop modeliyle gerçekleştirildi. Bu tercih, erken aşamada yatırımcı yerine kullanıcıyı merkeze alan bir yaklaşım benimsendiğini ortaya koydu ve Trust Wallet’in merkeziyetsiz duruşuyla uyumlu bir başlangıç sağladı.Teknik tarafta TWT’nin yolculuğu iki aşamada ilerledi. İlk olarak Binance Chain üzerinde BEP-2 standardında çıkarıldı. Daha sonra Ekim 2020’de BNB Smart Chain’e taşındı ve BEP-20 standardında yeniden piyasaya sürüldü. Bu geçişle birlikte toplam arz 1 milyar adetle sınırlandırıldı. Aynı dönemde gerçekleştirilen büyük çaplı token yakımıyla, arz yapısı daha net ve sürdürülebilir bir çerçeveye oturdu. Yaklaşık 88,9 milyar adetlik token’ın yakılması, TWT ekonomisinin bugünkü temelini oluşturan en kritik adımlardan biri oldu. Örnek bir TWT uygulama görseli. Bu sürecin ardından TWT, Trust Wallet ekosisteminin resmi yardımcı token’ı olarak konumlandı. Trust Wallet’in Binance tarafından satın alınmış olması, TWT’nin Binance ekosistemiyle güçlü bağlar kurmasını sağladı. Ancak token’ın odağı doğrudan bir borsa kullanımından ziyade, Trust Wallet kullanıcı deneyimini geliştirmek oldu. Başlangıcından itibaren TWT, hem Trust Wallet’in büyümesinde hem de merkeziyetsiz cüzdan kullanımının yaygınlaşmasında önemli bir rol üstlendi.TWT’nin Tarihçesi: Önemli Dönüm NoktalarıTrust Wallet Token’ın tarihçesi, hem Trust Wallet’ın gelişim sürecini hem de TWT’nin ekosistem içindeki rolünün nasıl şekillendiğini gösteren önemli dönüm noktalarından oluşur. Ana hatlarıyla bu süreç şu şekilde ilerledi:2017: Trust Wallet, Kasım 2017’de Viktor Radchenko tarafından kuruldu. Proje kısa sürede dikkat çekti ve Temmuz 2018’de Binance tarafından satın alındı. Bu satın almanın ardından Trust Wallet, Binance ekosistemi içinde konumlanan resmi merkeziyetsiz cüzdan haline geldi. Buna rağmen cüzdan, non-custodial yapısını koruyarak kullanıcıların özel anahtarlar üzerindeki tam kontrolünü sürdürdü.2020: Trust Wallet Token (TWT), Mart 2020’de topluluk odaklı bir fair launch modeliyle piyasaya sürüldü. İlk dağıtım airdrop yoluyla gerçekleştirildi ve bu süreçte herhangi bir fon toplama yapılmadı. Ekim 2020’de ise TWT, BEP-2 standardından BEP-20 standardına geçirildi. Aynı ay içinde gerçekleştirilen büyük token yakımı sonrasında toplam arz 1 milyar TWT olarak belirlendi. Bu adım, token ekonomisinin bugünkü çerçevesini netleştiren en önemli gelişmelerden biri oldu. Uygulamanın ilk zamanlarından, Binance'te TWT airdrop'u gerçekleştirilmişti. 2021 - 2022: Trust Wallet’ta yönetim tarafında değişiklikler yaşandı. Kurucu Viktor Radchenko, Mart 2022’de CEO’luk görevinden ayrıldı. Görevi, daha önce Binance’te Pazarlama Başkan Yardımcılığı yapan Eowyn Chen devraldı. Bazı kaynaklar Chen’in fiilen 2021 yılı başında liderlik rolünü üstlenmeye başladığını da not etti. Bu dönem, Trust Wallet’ın ürün odaklı büyümesini hızlandırdığı bir geçiş süreci olarak öne çıktı.2022: Trust Wallet, güvenlik odaklı geliştirmelere ağırlık vermeyi sürdürdü. Kasım 2022’de tarayıcı eklentisinde tespit edilen bir güvenlik açığı nedeniyle bazı kullanıcılar fon kaybı (yaklaşık 170 bin dolar) yaşadı. Trust Wallet ekibi açığı kısa sürede kapattı ve etkilenen kullanıcılara geri ödeme yapılacağını açıkladı. 2025 - Mayıs / Haziran: Trust Wallet, ekosistemini yeni özelliklerle genişletmeye devam etti. Mayıs 2025’te duyurulan FlexGas teknolojisiyle, TWT’nin gaz ücreti ödeme aracı olarak kullanılabileceği açıklandı. Bu gelişme, özellikle çoklu ağlarda işlem yapan kullanıcılar için önemli bir kolaylık sundu. Aynı yılın Kasım ayında ise Trust Premium adlı sadakat programı hayata geçirildi. Bu program kapsamında kullanıcılar, cüzdan içi aktivitelerle XP kazanmaya ve TWT kilitleyerek özel avantajlara erişmeye başladı.2025 - Aralık: Trust Wallet’ın Chrome tarayıcı eklentisinin 2.68 sürümünde ciddi bir güvenlik açığı tespit edildi. Bu açık sonucunda yaklaşık 7 milyon dolar değerinde kripto varlık çalındı. Şirket, etkilenen sürümü kullanan kullanıcıların eklentiyi derhal devre dışı bırakmasını ve 2.69 sürümüne güncelleme yapmasını tavsiye etti. Trust Wallet yönetimi ve Binance CEO’su Changpeng Zhao (CZ), yaşanan tüm kayıpların karşılanacağını ve etkilenen kullanıcılara tam geri ödeme yapılacağını açıkladı. CZ ayrıca saldırının iç kaynaklı olabileceğine dikkat çekti. Aralık 2025 itibariyle TWT coin fiyatı 0.8 dolar civarında işlem görüyor. TWT Neden Önemli?Trust Wallet Token’ın önemi, hem Trust Wallet ekosistemi içinde sunduğu somut avantajlardan hem de küresel kripto cüzdan pazarındaki güçlü konumundan kaynaklanıyor. TWT, yalnızca pasif şekilde elde tutulan bir token olmanın ötesine geçiyor; kullanıcıyı doğrudan cüzdanın işleyişine dahil eden, aktif katılımı teşvik eden bir yapı sunuyor. Bu yönüyle TWT, Trust Wallet deneyiminin merkezinde yer alıyor.Kullanım AlanlarıYönetişim ve oylama: TWT tutan kullanıcılar, Trust Wallet uygulaması içindeki önemli kararlara katılma hakkı elde ediyor. Yeni ağ destekleri, cüzdan özellikleri veya geliştirilecek fonksiyonlar hakkında topluluk oylamalarında söz sahibi olunabiliyor. Binance Akademi’de de belirtildiği üzere TWT, kullanıcıların cüzdanın karar alma sürecine doğrudan katılmasını sağlıyor. Bu yapı, Trust Wallet’i tek taraflı kararlarla ilerleyen bir ürün yerine, toplulukla birlikte şekillenen bir platform haline getiriyor.Ücret indirimleri: TWT sahipleri, kripto alım-satım ve swap işlemlerinde çeşitli ücret indirimlerinden yararlanabiliyor. Uygulama içindeki fiat alım-satım işlemlerinde TWT bulundurmak, daha düşük komisyonlarla işlem yapma imkânı sunuyor. Bunun yanı sıra Trust Wallet’ın swap ve bazı DeFi işlemlerinde uygulanan indirimler de TWT kullanımını teşvik eden unsurlar arasında yer alıyor.Sadakat programı (Trust Premium): Trust Wallet Premium adlı sadakat programı, TWT’nin kullanıcı deneyimine doğrudan katkı sunduğu alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Bu program kapsamında kullanıcılar, cüzdan içindeki günlük aktivitelerle “XP” kazanıyor. TWT kilitleyen kullanıcılar ise seviye atlayarak daha derin ücret indirimleri, özel kampanyalar ve farklı ayrıcalıklara erişebiliyor. Farklı katmanlardaki kullanıcıların "XP" gerekliliği aşağıdaki gibi: İşlem ücreti ödeme (FlexGas): Trust Wallet, EIP-7702 standardını destekleyerek FlexGas özelliğini kullanıma sundu. Bu özellik sayesinde kullanıcılar, ağ işlemlerinde gaz ücretlerini yalnızca yerel token’larla değil, TWT gibi seçili token’larla da ödeyebiliyor. Böylece ETH, BNB gibi ağ token’larını cüzdanda bulundurma zorunluluğu ortadan kalkıyor. Özellikle birden fazla blockchain üzerinde işlem yapan kullanıcılar için FlexGas, ciddi bir kullanım kolaylığı sağlıyor.DeFi ve stake imkânları: TWT, Trust Wallet ekosistemindeki merkeziyetsiz finans (DeFi) araçlarında da rol üstleniyor. Resmi yol haritasına göre TWT tutan kullanıcılar, staking ve borç verme (lending) gibi alanlarda artırılmış getiri fırsatlarına erişebilecek. Trust Wallet’ın ilerleyen dönemde planladığı “Katman 3” stratejisi kapsamında, TWT sahiplerine özel stake ve borç verme seçenekleri sunulması hedefleniyor. Buna ek olarak TWT, yeni ürün lansmanlarına erken erişim veya proje airdroplarında öncelik gibi avantajlar için de kullanılabilecek.Token EkonomisiTWT’nin token ekonomisi, şeffaf ve sınırlı arz mantığıyla kurgulandı. Toplam arz 1 milyar TWT ile sınırlandırıldı. Bu arzın büyük bölümü, 2020 yılında yapılan yeniden yapılandırma sürecinde netleşti. Eski BEP-2 token’ların yaklaşık %99’u yakıldı ve geriye yalnızca 1 milyar adet TWT bırakıldı. Bu adım, token ekonomisinin daha sade ve anlaşılır bir yapıya kavuşmasını sağladı.Arz dağılımı ise kullanıcı odaklı bir çerçeve sunuyor. TWT arzının yaklaşık %40’ı kullanıcı edinimine, %15’i topluluk faaliyetlerine, %30’u rezerv fonuna ve %15’i geliştirici ekibe ayrıldı. Güncel verilere göre dolaşımdaki TWT miktarı yaklaşık 420 milyon seviyesinde bulunuyor. Bu oran, zaman içinde kullanıcı aktiviteleri ve olası token yakım mekanizmalarına bağlı olarak değişebilecek bir yapıya sahip.Ekonomik açıdan bakıldığında TWT, Trust Wallet’ın büyümesiyle doğrudan ilişkilendirilen bir token olarak konumlanıyor. Litepaper’da da vurgulandığı gibi TWT, platform üzerindeki aktivite arttıkça kullanıcıları teşvik eden bir ekosistem katmanı işlevi görüyor. Swap, staking, ödeme çözümleri ve yeni ürün katmanları genişledikçe TWT’ye olan talebin de artması hedefleniyor. Bu sayede TWT, yalnızca fiyat hareketleriyle değerlendirilen bir varlık olmaktan çıkıyor; cüzdan içi deneyimi güçlendiren, somut fayda üreten bir unsur olarak öne çıkıyor.TWT’nin Kurucusu Kim?TWT ve Trust Wallet’ın arkasında, sektörde deneyimli ve güçlü bir ekip yer alıyor. Trust Wallet, 2017 yılında Viktor Radchenko tarafından kuruldu. Kısa sürede dikkat çeken proje, 2018’de Binance tarafından satın alındı ve bu gelişmeyle birlikte Trust Wallet’ın büyüme süreci Binance ekosistemiyle entegre şekilde ilerlemeye başladı. Buna rağmen cüzdan, merkeziyetsiz (non-custodial) yapısını korudu ve kullanıcıların özel anahtarlar üzerindeki tam kontrolü temel ilke olarak benimsedi.Uzun süre Trust Wallet’ın CEO’luğunu üstlenen Viktor Radchenko, Mart 2022’de görevinden ayrıldı. Yönetim koltuğunu, daha önce Binance’te Pazarlama Başkan Yardımcılığı yapan Eowyn Chen devraldı. Eowyn Chen liderliğinde Trust Wallet, ürün geliştirme, kullanıcı deneyimi ve güvenlik tarafında daha agresif bir büyüme stratejisi izlemeye başladı. Özellikle çoklu zincir desteği, yeni cüzdan özellikleri ve kullanıcıyı merkeze alan güncellemeler bu dönemde hız kazandı.Binance kurucusu Changpeng Zhao (CZ) da Trust Wallet’ın gelişimini yakından takip etmeyi sürdürdü. Aralık 2025’te Chrome tarayıcı eklentisinde yaşanan güvenlik açığı sonrası CZ, kamuoyuna yaptığı açıklamayla Trust Wallet kullanıcılarının yaşadığı tüm zararların karşılanacağını duyurdu. Bu açıklama, hem Binance’in Trust Wallet ile olan bağını hem de kullanıcı güvenine verilen önemi bir kez daha gündeme taşıdı.Teknik tarafta ise Trust Wallet’ın gelişimi yalnızca çekirdek ekip ile sınırlı kalmadı. Proje, geniş bir topluluk ve açık kaynak kod ekosistemi tarafından desteklendi. Kodların bir kısmı GitHub üzerinden herkese açık şekilde paylaşıldı ve dünya genelindeki geliştiricilerin incelemesine sunuldu. Bunun yanında Trust Wallet ekibi, düzenli olarak bağımsız güvenlik denetimlerinden geçti. CertiK, Halborn ve Kudelski Security gibi firmalar tarafından yapılan denetimler, güvenlik açıklarının erken aşamada tespit edilmesini ve giderilmesini amaçladı. Tüm bu süreçler, kullanıcı fonlarının güvenliğini sağlamak için sürdürülen sürekli bir çabanın parçası olarak öne çıktı.Sıkça Sorulan Sorular (SSS)Aşağıda, Trust Wallet Token (TWT) hakkında sıkça sorulan bazı sorular ve cevaplarına ulaşabilirsiniz:TWT nedir ve ne işe yarar?: Trust Wallet Token (TWT), Trust Wallet ekosisteminin yardımcı token’ı olarak kullanılır. TWT, cüzdan içi yönetişim süreçlerine katılım imkânı sunar ve kullanıcı sadakatini artırmaya yönelik çeşitli avantajlar sağlar. TWT tutan kullanıcılar, cüzdana eklenecek yeni özellikler hakkında oy kullanabilir; bunun yanında işlem ücretlerinde indirim ve özel kampanyalara erişim gibi fırsatlardan yararlanabilir.TWT hangi ağda çalışır?: TWT, BNB Smart Chain üzerinde BEP-20 standardında çalışır. 2020 yılında yapılan teknik güncelleme ile token, BEP-2 standardından BEP-20’ye taşındı. Eski BEP-2 versiyonu hâlâ BNB Beacon Chain üzerinde tutulabilir; ancak güncel işlemler ve ekosistem kullanımı ağırlıklı olarak BNB Smart Chain üzerinden ilerler.TWT nasıl satın alınır?: TWT, birçok merkezi kripto para borsasında listelenir. Binance başta olmak üzere çeşitli büyük borsalar üzerinden TWT alım-satımı yapılabilir. Ayrıca PancakeSwap gibi merkeziyetsiz borsalarda (DEX) TWT/BNB veya TWT/BUSD gibi pariteler aracılığıyla da satın almak mümkündür. Kullanıcılar, kendi cüzdanlarını bağlayarak doğrudan DEX’ler üzerinden işlem gerçekleştirebilir.TWT stake edilebilir mi?: Şu an için Trust Wallet uygulaması içinde TWT’ye özel yerleşik bir staking özelliği bulunmaz. Ancak Trust Wallet’ın yol haritasında, TWT tutan kullanıcılara staking ve lending fırsatlarında ek avantajlar sunulması planlanır. Bunun dışında bazı üçüncü taraf DeFi platformlarında veya staking havuzlarında TWT stake edilerek getiri elde edilebilir. Bu tür uygulamalarda işlem yaparken platform risklerinin kullanıcı tarafından ayrıca değerlendirilmesi gerekir.TWT’nin güvenlik durumu nasıl?: Trust Wallet, genel olarak güvenli ve non-custodial bir cüzdan olarak bilinir. Kullanıcıların özel anahtarları yalnızca kendi cihazlarında tutulur ve üçüncü taraflarla paylaşılmaz. Proje, CertiK, Halborn ve Kudelski gibi güvenlik firmaları tarafından denetimlerden geçti. Bununla birlikte Aralık 2025’te Chrome tarayıcı eklentisinde tespit edilen bir güvenlik açığı sonucunda yaklaşık 7 milyon dolarlık kripto varlık kaybı yaşandı. Trust Wallet ekibi, etkilenen kullanıcılara geri ödeme yapılacağını açıkladı. Bu olay, kullanıcıların resmi güncellemeleri takip etmesinin ve güvenlik önlemlerini düzenli olarak kontrol etmesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.TWT’nin geleceği hakkında ne biliniyor?: Trust Wallet Token’ın geleceği, Trust Wallet uygulamasının büyüme stratejisiyle doğrudan bağlantılı. Trust Wallet, uzun vadede 2030’a kadar 1 milyar kullanıcıya ulaşmayı hedefleyen bir vizyon ortaya koydu. Bu doğrultuda TWT’nin; gelişmiş swap özellikleri, ödeme çözümleri, staking entegrasyonları ve lansman havuzları gibi alanlarda daha aktif şekilde kullanılması planlanıyor. Ancak kripto piyasalarının doğası gereği fiyat dalgalanmalarının yüksek olabileceği unutulmamalı; kullanıcıların TWT’yi değerlendirirken riskleri göz önünde bulundurması önemli. Trust Wallet ve TWT ekosistemiyle ilgili en güncel analizler, detaylı rehberler ve derinlemesine kripto içerikleri için JR Kripto Rehber serisini keşfedin.

Bitcoin 90 Bin Doları Yine Aşamadı, Tasfiyeler Hızlandı
Bitcoin, yeni haftaya yine tanıdık bir senaryoyla başladı. Pazartesi sabahı kısa süreli bir yükselişle 90 bin dolar seviyesinin üzerine çıkan BTC, bu bölgeden bir kez daha sert şekilde reddedildi ve hızla geri çekildi. Son fiyat hareketleri, piyasada yukarı yönlü momentumun hâlen zayıf kaldığını ve güçlü bir kırılım için gerekli talebin oluşmadığını ortaya koyuyor.Bitcoin 90 bin doların üzerinde kalamadıAralık ortasından bu yana Bitcoin’in 90 bin dolar eşiğini aşma girişimleri adeta bir deja vu hissi yaratıyor. Verilere göre BTC, 16 Aralık’tan bu yana bu kritik seviyeden en az altı kez geri çevrildi. Sadece geçtiğimiz hafta içinde bile iki deneme sonuçsuz kaldı. Geçen pazartesi günü 90.500 dolara kadar çıkan fiyat, takip eden günlerde yaklaşık 4 bin dolarlık sert bir düşüş yaşadı. Cuma günü gelen bir başka yükseliş denemesinde ise Bitcoin bu kez 90 bin dolara dahi ulaşamadı. Bu başarısız hamlelerin ardından piyasa birkaç gün boyunca 87 bin ile 88 bin dolar aralığında yatay seyretti. Haftanın başında alıcılar yeniden devreye girerek BTC’yi 90.400 dolara kadar taşıdı. Ancak tablo yine değişmedi. Kısa süreli bu yükseliş, birçok analistin dikkat çektiği “ölü kedi sıçraması” benzeri bir hareketle sonlandı ve Bitcoin hızla 88 bin doların altına geriledi. Son fiyatlamalarda BTC’nin 86 bin 800 dolar civarında işlem gördüğü, piyasa değerinin ise yaklaşık 1,75 trilyon dolara gerilediği görülüyor. Bitcoin’in altcoinler üzerindeki hakimiyeti yüzde 57 seviyesinin biraz üzerinde seyrediyor.Fiyatlardaki bu sert dalgalanma, vadeli işlemler piyasasında ciddi likidasyonları da beraberinde getirdi. Son 24 saat içinde kripto para piyasalarında toplam 281,2 milyon dolarlık pozisyon likidasyonu gerçekleşti. Bu likidasyonların yaklaşık yüzde 51,9’u long pozisyonlardan oluştu. Sadece son 12 saatlik periyotta 234,3 milyon dolarlık likidasyon yaşanırken, bunun yüzde 52,2’si long pozisyonların tasfiyesiyle gerçekleşti. Kısa zaman dilimlerine bakıldığında, son 4 saatte 111 milyon dolarlık, son 1 saatte ise 65 milyon dolarlık pozisyonun likide edildiği dikkat çekiyor.Tasfiyeler dikkat çektiBorsa bazlı veriler de volatilitenin boyutunu gözler önüne seriyor. Son 12 saatlik dönemde Bybit’te yaklaşık 60,3 milyon dolarlık likidasyon yaşanırken, bu rakamın ağırlıklı olarak short pozisyonlardan geldiği görülüyor. Binance tarafında ise yaklaşık 54,4 milyon dolarlık likidasyon gerçekleşti ve burada long pozisyonlar öne çıktı. Genel tablo, piyasanın her iki yönde de agresif şekilde pozisyon açtığını ancak yön konusunda net bir konsensüs oluşmadığını gösteriyor. Altcoin cephesinde de benzer bir zayıflık söz konusu. Ethereum gün içinde 3.000 doların üzerine çıkarak 3.050 dolara yaklaşsa da bu seviyede kalıcı olamadı ve yeniden 2.960 dolara geriledi. BNB 856 dolar civarına çekilirken, XRP 1,90 dolar seviyesindeki kritik desteğin altına sarktı. Günlük bazda Solana, Zcash ve Dogecoin sınırlı artılar kaydederken, Bitcoin Cash büyük ölçekli altcoinler arasında en fazla değer kaybeden varlık oldu. CC ise yaklaşık yüzde 4’lük yükselişle piyasadan pozitif ayrıştı. Tüm bu hareketler sırasında toplam kripto para piyasa değeri saatler içinde yaklaşık 70 milyar dolarlık artış ve düşüşler yaşadıktan sonra yeniden 3,06 trilyon dolar seviyesine döndü.Zincir üstü ve kurumsal veriler de temkinli tabloyu destekliyor. Bitcoin’de görünür talep göstergesi negatife dönerek yaklaşık eksi 3.491 BTC seviyesine geriledi ve bu rakam Ekim ayından bu yana görülen en düşük seviye oldu. ABD’li yatırımcı davranışını yansıtan Coinbase prim endeksinin eksi bölgede kalması da satış baskısının tam anlamıyla sona ermediğine işaret ediyor. Buna ek olarak, spot Bitcoin ETF’lerinden geçen hafta yaklaşık 782 milyon dolarlık net çıkış yaşanması, kurumsal tarafta risk iştahının zayıfladığını gösteriyor.

Kripto Fonlarında 446 Milyon Dolarlık Çıkış: Bitcoin Baskı Altında, SOL ve XRP'de Para Akışı Var
CoinShares tarafından yayımlanan Digital Asset Fund Flows Weekly Report verileri, dijital varlık yatırım ürünlerinde yatırımcı duyarlılığının hâlâ kırılgan olduğunu gösteriyor. Son haftada kripto yatırım fonlarından toplam 446 milyon dolarlık net çıkış yaşanırken, 10 Ekim’deki sert fiyat düşüşünden bu yana gerçekleşen toplam çıkış miktarı 3,2 milyar dolara ulaştı. Bu tablo, yıl geneli hâlâ güçlü görünse bile kısa vadede piyasa güveninin tam olarak toparlanamadığına işaret ediyor.Yıl başından bu yana bakıldığında ise tablo daha dengeli. 2025 boyunca dijital varlık fonlarına giren toplam tutar 46,3 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Bu rakam, 2024’te kaydedilen 48,7 milyar dolarlık girişe oldukça yakın. Buna karşın toplam yönetilen varlıkların (AUM) yıl içinde yalnızca yüzde 10 artması, ortalama yatırımcı açısından getirilerin sınırlı kaldığını düşündürüyor. Fon akışları hesaba katıldığında, birçok yatırımcı için yılın net bir kazançla geçmediği anlaşılıyor.ABD çıkışların merkezinde, Almanya pozitif ayrışıyorBölgesel değişimlere bakıldığında, çıkışların ağırlıklı olarak ABD kaynaklı olduğu görülüyor. ABD’de listelenen ürünlerden geçen hafta 460 milyon dolar çıkış yaşandı. İsviçre de 14,2 milyon dolarlık nispeten sınırlı bir çıkış kaydetti. Buna karşılık Almanya, 35,7 milyon dolarlık haftalık girişle dikkat çekti. Almanya’da ay başından bu yana gerçekleşen toplam giriş miktarı 248 milyon dolara ulaştı. Bu durum, Alman yatırımcıların son fiyat geri çekilmelerini alım fırsatı olarak değerlendirdiğini gösteriyor.Ülke bazlı verilere göre ABD’de risk iştahı zayıflarken, Avrupa’nın bazı bölgelerinde daha seçici ve fırsat odaklı bir yaklaşım öne çıkıyor.Bitcoin ve Ethereum’da baskı sürüyorVarlık bazında bakıldığında, Bitcoin ve Ethereum tarafındaki çıkışlar haftaya damga vurdu. Bitcoin yatırım ürünlerinden 443 milyon dolar, Ethereum fonlarından ise 59,3 milyon dolar net çıkış gerçekleşti. Ay başından bu yana Ethereum’daki toplam çıkış 241 milyon dolar seviyesine ulaşırken, Bitcoin tarafında aylık net akış -25 milyon dolar olarak kaydedildi.Buna rağmen yıl geneli rakamları hâlâ yüksek. Bitcoin fonları 2025 boyunca 26,7 milyar dolar, Ethereum fonları ise 12,6 milyar dolar net giriş çekmiş durumda. Ancak son haftalardaki tablo, yatırımcıların bu iki büyük varlıkta temkinli davrandığını ve pozisyon azaltmayı tercih ettiğini gösteriyor.Altcoin tarafında farklılık belirginGörselde yer alan altcoin verileri, piyasa içindeki ayrışmayı daha net ortaya koyuyor. XRP, geçen hafta 70,2 milyon dolarlık girişle en güçlü performansı sergileyen varlık oldu. Ay başından bu yana XRP ürünlerine giren toplam tutar 424,8 milyon dolar seviyesinde. Yıl başından bu yana XRP fonlarına yönelen toplam giriş ise 3,3 milyar doları aşmış durumda. Solana da pozitif tarafta yer aldı. Geçen hafta Solana fonlarına 7,5 milyon dolar giriş olurken, aylık toplam giriş 124,8 milyon dolar seviyesine çıktı. Yıl geneli Solana girişleri 3,5 milyar dolar ile dikkat çekiyor.Buna karşılık çoklu varlık fonlarında ve bazı daha küçük ürünlerde çıkış eğilimi sürüyor. Multi-asset ürünlerden haftalık 27,2 milyon dolar çıkış yaşanırken, ay başından bu yana toplam çıkış 193 milyon dolar seviyesinde. Chainlink ve bazı niş ürünlerde sınırlı girişler görülse de genel resim, yatırımcıların belirli altcoin’lerde seçici biçimde pozisyon aldığını gösteriyor.

AVAX Yorum ve Fiyat Analizi - 29 Aralık 2025
AVAX Teknik AnaliziAvalanche ağı 2025'in son çeyreğinde büyük bir güncellemeyle hız ve işlem maliyetlerinde iyileştirmeye gitti. Ayrıca Abu Dhabi gibi stratejik bölgelerde kurumsal iş birlikleri arayışı öne çıkıyor. Bu gelişmeler, AVAX'ın sadece kripto yatırımcıları değil, kurumsal oyuncular için de cazip hale geldiğini gösteriyor. Ekosistemdeki bu genişleme, teknik analiz öncesinde dikkate alınması gereken güçlü bir temel oluşturuyor. Düşen Kanal Formasyonu AVAX tarafında 2024’ün başından beri süren geniş zamanlı bir düşen kanal yapısı var ve bu yapı bugüne kadar oldukça temiz çalışmış. Fiyat her toparlanma denemesinde kanalın üst bandında satış yemiş, her sert düşüşte ise alt banda temas edip kısa süreli nefes almış. Şu anki tablo bu disiplinin hâlâ bozulmadığını gösteriyor.Mevcut fiyatlama kanalın alt bandına çok yakın. Bu tür uzun vadeli kanallarda alt bantlar genelde iki farklı senaryo üretir: ya güçlü bir tepki gelir ya da zayıf bir yataylaşma sonrası aşağı sarkma görülür. AVAX şu an tam bu karar noktasında.Grafikte görülen kritik seviyeler ise;26,6 – 27,0: Kanal üst bandı, ana trend direnci22,0 – 20,7: Orta bant ve geçmişte sık çalışan destek-direnç alanı17,4 – 14,7: Kanal içi ara destekler, düşüşlerin yavaşladığı bölgeler12,1 – 10,5: Kanal alt bandı, şu anki ana savunma hattı8,4: Alt bandın kaybı sonrası gündeme gelecek majör destekKısa ve orta vadede senaryo oldukça net ilerliyor. 10,5 – 12,1 bandı üzerinde kalındığı sürece AVAX teknik olarak hâlâ kanal içinde ve buradan tepki denemesi şaşırtıcı olmaz. Böyle bir tepki gelirse ilk hedefler doğal olarak 14,7, devamında 17,4 bandı olur. Asıl kritik eşik ise her zamanki gibi kanal üst bandı. 26–27 bölgesi aşılmadan, büyük resimde düşen trendin bittiğinden söz etmek zor. O bölgeye yaklaşan her fiyatlama, hâlâ satış baskısının devreye girdiği alan.Aşağı senaryoda ise tablo daha sert. 10,5 altı haftalık/günlük kapanışlar, bu uzun vadeli kanalın alt bandının kaybedildiğini gösterir ve fiyatı 8,4 seviyesine doğru hızlandırabilir. Bu seviye, 2024 boyunca oluşan yapının son güçlü desteği konumunda.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.
