Ukrayna, kripto para tarihinde önemli bir adım atmaya hazırlanıyor. Ülkede Bitcoin'in ulusal bir rezerv varlık olarak benimsenmesine yönelik yasa tasarısı son aşamaya geldi. Bu adım Ukrayna'nın finansal direnç kapasitesini artırmayı hedeflerken kripto paralara olan kurumsal yaklaşımda da bir dönüm noktası olabilir.
Tasarı Son Aşamaya Geldi
"Crypto 2025" konferansında konuşan Ukrayna Parlamentosu milletvekili Yaroslav Zhelezniak, "Kripto rezervleri oluşturulmasına olanak tanıyacak bir yasa tasarısı sunacağız" dedi. Tasarının kripto endüstrisinin içinden gelen öneriler doğrultusunda hazırlandığı ve kısa süre içinde meclise sunulacağı bildirildi.
Trump Etkisi: Bitcoin Rezerv Trendi
Ukrayna’nın bu adımı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Mart 2025’te imzaladığı yürütme emri ile başlattığı Bitcoin rezerv programının ardından geldi. ABD, suç vakalarından elde edilen BTC'leri kullanarak ulusal rezervini oluşturmaya başladı. Bu hamlenin ardından İsveçli milletvekili Rickard Nordin de benzer bir öneride bulundu. Bitcoin artık küresel çapta enflasyona karşı korunma aracı olarak daha fazla ilgi görmeye başladı.
Hukuki Süreç ve Zorluklar
Binance’in bölgesel yöneticisi Kyrylo Khomiakov, Ukrayna’nın bu hedefini olumlu bulduklarını ancak ciddi hukuki düzenlemeler gerektiğini ifade etti. Sürecin kısa vadede tamamlanması beklenmiyor. Khomiakov, bu girişimin aynı zamanda kripto alanında daha net regülasyonlar oluşturulmasına da katkı sağlayacağını belirtti.
Kuna kripto borsasının kurucusu Michael Chobanian ise bu adımı eleştirdi. "Ülke iflas etmiş durumda. Bütçenin yarısından fazlası AB’den alınan hibeler ve kredilerle finanse ediliyor. Nüfus tarihin en hızlı düşüşünü yaşıyor," diyen Chobanian, BTC rezervi oluşturma planının dikkati başka yöne çekme amaçlı olduğunu öne sürdü.
Ukrayna'nın Bitcoin rezervi oluşturma planı, henüz netleşmemiş olsa da, dünya çapında devletlerin Bitcoin'e yönelik stratejik yaklaşımlarında artış olduğunu gösteriyor. Bu girişim, hem ekonomik toparlanma hem de kripto yasalarının gelişimi açısından önemli bir eşik olabilir. Ancak yasal altyapının tamamlanması ve siyasi iradenin sürdürülebilirliği bu sürecin kaderini belirleyecek.