ABD’de kripto ve tokenizasyon alanına ilişkin düzenlemelerde yeni bir aşamaya geçiliyor. Paul Atkins, yaptığı son açıklamada ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC)'nun, tokenleştirilmiş menkul kıymetlerin blockchain üzerinde işlem görmesine olanak tanıyacak bir muafiyet düzenlemesini tamamlamak üzere olduğunu söyledi.
ABD’de tokenizasyon sorunu
ABD, tokenizasyon alanındaki düzenleyici belirsizliği sonunda gidermeye çalışıyor. SEC Başkanı Paul Atkins, tokenleştirilmiş menkul kıymetlerin blockchain üzerinde işlem görebileceği bir muafiyet mekanizması hazırladıklarını açıkladı. Washington'daki Economic Club etkinliğinde aktardığına göre "inovasyon muafiyeti" adını verdikleri bu düzenleme, kapsamlı bir yasal çerçeve beklenmeksizin sektörün sınırlı ama kurallı bir ortamda faaliyet gösterebilmesini sağlayacak. Doğrudan mevzuat oluşturmak yerine kontrollü bir geçiş süreciyle piyasayı gözlemleme stratejisi bu. Teoride mantıklı fakat uygulama detayları henüz açık değil.
SEC’in gündeminde kripto paralar ve blockchain var
Fikir aslında aylardır SEC gündeminde. Komisyoner Hester Peirce mart ayında çalışmaların sürdüğünü doğrulamıştı. Atkins da önceki konuşmalarında bu alanda hedefli bir esneklik arayışında olduklarını söylemişti. Yani sürpriz bir hamle değil. Uzun süredir beklenen bir adımın nihayet netleşmeye başlaması daha doğru bir tanım.
Bu açıklamalar, kurumun 17 Mart'ta yayımladığı dijital varlık sınıflandırma rehberiyle de uyumlu. Rehber, kripto varlıkları dijital emtia, koleksiyon ürünü, araç ve stablecoin olarak dörde ayırıyor. Yalnızca tokenleştirilmiş menkul kıymetler doğrudan SEC'in yetki alanına giriyor; diğerleri CFTC ve başka düzenleyicilere kalıyor. Atkins bu ayrımı "gecikmiş ama gerekli" olarak nitelendirdi. Bilindiği üzere ABD'de bu belirsizlik yıllarca sektörün önünde ciddi bir engel oluşturmuştu.
SEC ile CFTC arasındaki yetki tartışmaları piyasa aktörlerini uzun süre temkinli davranmaya itmişti; hangi varlığın kimin denetiminde olduğunu bilmeden ciddi yatırım kararı almak zordu. Yeni sınıflandırma bu soruya kısmi bir yanıt veriyor. Kısmi diyorum çünkü uygulamada yoruma açık noktalar hâlâ var. Her varlık tipinin sınırlarını net çizmek göründüğü kadar kolay olmayacak.
Hazırlanan çerçeve 24 Mart'ta Beyaz Saray incelemesine sunuldu, hâlâ değerlendirmede. Onay takvimi konusunda resmi bir açıklama yok. Süreç tamamlandığında ne kadar hızlı hayata geçirileceği de ayrı bir soru. Bu tür düzenleyici süreçlerde takvimler her zaman sürpriz yapabiliyor.
SEC'in son dönemdeki tonunun değiştiği ortada. Uzun yıllar kripto sektörüne karşı ağırlıklı olarak ihtiyatlı, zaman zaman açıkça kısıtlayıcı davranan kurum, şimdi en azından çerçeveleme düzeyinde daha yapıcı konuşuyor. Bu değişimin somut bir karşılık bulup bulmayacağını ise ancak uygulama gösterecek. Sektör, iyi niyetli açıklamalardan çok iyi niyetli kurallara ihtiyaç duyuyor; bu farkı bu alanda çalışanlar iyi biliyor.



