Haberler
Altcoin Haberleri
Altcoin ile ilgili tüm makale ve haberlere göz atın. Altcoin hakkında en son haberler, analizler ve görüşler.
Pİ Teknik AnaliziPİ grafiğine baktığımızda Temmuz ayının sonlarına yaklaşırken düşen kanal içerisinde fiyatlanmaya devam ettiğini görüyoruz. Öncelikle öne çıkan en güçlü destek bölgesi 0,40 – 0,44 dolar bandıdır. Bu alan, geçmişte alıcıların devreye girdiği ve uzun vadeli tepkilerin geldiği güçlü bir zemin olarak öne çıkıyor. Şu anda fiyat bu bölgede tutunmaya çalışıyor. Bu alanın aşağı yönlü kırılması halinde düşüşün yeni dip arayışlarına sürüklemesine sebep olabilir. Düşen Kanal Yapısı Yukarı yönlü hareketlerde ilk direnç noktası 0,5349 seviyesidir. Burası düşen kanalın üst bandıyla da kesiştiği için teknik anlamda oldukça önemli bir eşik. Bu seviyenin kırılması durumunda yükseliş hareketi ivme kazanabilir ve fiyat sırasıyla 0,5812 ve 0,6437 dolar direnç bölgelerine doğru ilerleyebilir. Özellikle 0,64 bandı, geçmişte sert satışların geldiği önemli bir direnç bölgesi olarak dikkat çekiyor.Eğer PI fiyatı düşen kanalın dışına çıkmayı başarırsa, teknik anlamda orta vadeli bir trend dönüşümünden bahsetmek mümkün olabilir. Bu senaryoda, bir sonraki hedef seviyeler olarak 1,0939 ve 1,2354 dolar bölgeleri gündeme gelecektir.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

Kripto para dünyasında her gün onlarca yeni proje duyuruluyor. Ancak bunların yalnızca birkaçı gerçekten kalıcı bir etki bırakabiliyor. Injective (INJ) de bunlardan biri. Çünkü sadece bir Layer-1 ağ değil; hız, ölçeklenebilirlik ve modüler yapıyı, merkeziyetsiz finansın ihtiyaçlarına özel olarak bir araya getiren güçlü bir altyapı sunuyor. Peki, Injective nedir? Injective, sıradan bir Layer-1 blockchainlerden çok daha fazlasını sunuyor: Hızlı, ölçeklenebilir, modüler ve merkeziyetsiz finans (DeFi) odaklı bir ekosistem inşa ediyor.Injective platformu nedir? Injective, geliştiricilere ve kullanıcılarına klasik merkeziyetsiz uygulamalardan (dApp) çok daha fazlasını vaat eden, Cosmos SDK ile inşa edilmiş ve Tendermint konsensüs protokolüyle çalışan bir Layer-1 blockchain ağıdır. Özellikle zincir üstü emir defteri (on-chain order book) altyapısıyla öne çıkan bu proje, merkeziyetsiz borsalar, türev işlemler, oracle servisleri ve çok zincirli dApp'ler için özel olarak optimize edilmiştir.Peki INJ coin nedir ve neden bu kadar dikkat çekiyor? Injective’in yerel token’ı olan INJ, ağdaki yönetişimden staking’e, işlem ücretlerinden geliştirici teşviklerine kadar birçok rolü üstleniyor. Aynı zamanda, deflasyonist yapısıyla uzun vadeli yatırımcıların da radarında. Hal böyle olunca “INJ token ne işe yarar?” ya da “INJ coin geleceği nasıl?” gibi sorular da yatırımcıların gündeminden düşmüyor.Bu yazıda Injective ağına ve INJ token’a dair merak ettiğiniz tüm soruları adım adım ele alacağız. Injective platformu nedir, nasıl çalışır, hangi alanlara çözüm getirir, neden değerlidir, arkasında kimler var ve gelecekte neler vaat ediyor… Hepsini detaylarıyla anlatacağız.Hazırsanız başlayalım.Injective’in Tanımı ve Ortaya ÇıkışıInjective (INJ), merkeziyetsiz finans (DeFi) uygulamaları için özel olarak tasarlanmış modüler bir katman-1 (layer-1) blokzincir (blockchain) ağıdır. Yüksek hız ve birlikte çalışabilirlik (interoperability) özellikleriyle öne çıkan Injective, Cosmos SDK üzerine inşa edilmiştir ve Tendermint tabanlı bir Hisse İspatı (Proof-of-Stake) konsensüs mekanizması kullanır. Bu sayede saniyede 10.000’in üzerinde işlem kapasitesine ulaşıp anında kesinlik (instant finality) sağlayabilir. Injective ağı, geliştiricilere güçlü tak-çalıştır DeFi modülleri sunarak yeni nesil merkeziyetsiz uygulamaların (dApp) hızlı ve kolay bir şekilde oluşturulmasına imkan tanır. INJ ise bu ağın yerel token’ıdır ve Injective ekosistemini ayakta tutan temel varlık rolünü görür.Injective ağı kısaca “finans için inşa edilmiş blockchain” olarak tanımlanabilir. Merkeziyetsiz borsa (DEX) altyapısı, türev ürünler ve diğer finansal uygulamalar için optimize edilmiştir. Ağın temelleri ilk olarak 2018 yılında Binance’in kuluçka programında atılmış ve Eric Chen ile Albert Chon tarafından hayata geçirilmiştir. Cosmos SDK üzerinde geliştirilen Injective, Tendermint konsensüsü ile çalışarak yüksek verimlilik ve güvenlik sunar. Bu mimari sayesinde işlem ücretleri son derece düşüktür (hatta son kullanıcılar için neredeyse sıfıra yakındır) ve işlemler hızlı şekilde doğrulanır. Injective ağı, 2021 yılında mainnet lansmanını gerçekleştirerek resmen kullanıma açıldı. INJ coin çıkış tarihi olarak bu yıla işaret edebiliriz. Injective'in çalışma mekanizması. Kaynak: Messari Injective’in ortaya çıkış amacı, geleneksel blockchainlerde yaşanan ölçeklenebilirlik ve yüksek işlem ücreti gibi sorunlara çözüm getirmek. Özellikle DeFi uygulamalarında sıkça karşılaşılan öncelikli işlem alma (front-running) ve MEV (Maksimum Çıkarılabilir Değer) problemleri bu ağda en aza indirilmeye çalışılıyor.Front-running, basitçe anlatmak gerekirse, biri bir işlem göndermeden hemen önce araya girip daha avantajlı pozisyon almaya çalışan botların ya da madencilerin yaptığı bir taktik. MEV ise doğrulayıcıların bloklara hangi işlemleri hangi sırayla ekleyeceklerini seçerek kendilerine maksimum kazancı sağlamaya çalıştıkları bir durum. Injective’in zincir üstü emir eşleştirme sistemi bu tür durumları zorlaştırıyor. İşlemler özel bir zamanlama mekanizmasıyla eşleştirildiği için, kimsenin sırayı manipüle etmesi kolay değil.Bu yenilikçi yaklaşım, DeFi kullanıcıları için daha adil, şeffaf ve kullanıcı dostu bir ortam sunmayı hedefliyor. Kısacası Injective, finansal uygulamalar için özel olarak şekillendirilmiş, hızlı ve entegre bir Web3 altyapısı olarak öne çıkıyor.Injective’in Tarihçesi: Önemli Dönüm NoktalarıHer başarılı blockchain projesinin arkasında dikkat çekici bir yolculuk var. Injective de bu konuda istisna değil. İlk fikir aşamasından büyük yatırımcıların dikkatini çekmeye, oradan mainnet lansmanına ve nihayetinde güçlü bir ekosistem fonuna kadar Injective’in geçirdiği dönüşüm; büyük bir inşa sürecine işaret ediyor. Bu bölümde, Injective’in adım adım nasıl bugünkü haline geldiğine birlikte göz atalım.2018: Injective’in hikayesi 2018’de başladı. Proje, o dönem kripto dünyasının yükselen isimlerinden biri olan Binance Labs tarafından desteklenen erken dönem girişimlerden biriydi. Kurucular Eric Chen ve Albert Chon, merkeziyetsiz finansın geleceğini inşa etmeyi hedefleyen bu projeyi adım adım geliştirmeye başladı.2020: 2020 yılı, Injective için dönüm noktalarından biri oldu. Ekim ayında, Binance Launchpad üzerinden halka açık INJ token satışı yapıldı ve bu süreçte yaklaşık 3,6 milyon dolarlık fon toplandı. Aynı yılın sonunda ise “Solstice” adı verilen ilk halka açık testnet yayına alındı. Bu testnet, gerçek kullanıcıların sistemi deneyimleyebildiği ilk ortam oldu.2021: 2021 yılına gelindiğinde Injective, uzun süredir üzerinde çalıştığı testnet sürecini tamamladı ve Kasım 2021’de resmi olarak ana ağını (Canonical Chain) başlattı. Bu lansmanla birlikte kullanıcılar, Injective üzerinde gerçek varlıklarla işlem yapabilecekleri tamamen merkeziyetsiz bir ortama kavuştu.2022: 2022 Injective için entegrasyon yılıydı. Aralık ayında Injective, Wormhole köprüsünü ağına entegre ederek çoklu zincir desteğini aktif hâle getirdi. Bu sayede Solana ve çeşitli EVM tabanlı blockchainlerdeki varlıklar, Injective ağına taşınabilir hale geldi. Aynı yıl içinde Injective, geliştiriciler için büyük bir adım attı ve CosmWasm akıllı sözleşme desteğini aktif etti. Artık geliştiriciler, Injective ağı üzerinde kendi özel dApp’lerini yazabiliyordu.2023: 2023 yılına girerken Injective bir sürprizle geldi. Ocak ayında, toplam 150 milyon dolarlık Injective Ecosystem Fund duyuruldu. Bu fon; Pantera Capital, Jump Crypto, Kraken Ventures, Binance Labs gibi dev yatırımcıların katılımıyla oluşturuldu ve Injective ekosisteminde yeni projelerin önünü açmayı hedefledi. Aynı yıl başlatılan Açık Likidite Programı sayesinde, ağ üzerindeki merkeziyetsiz borsalara likidite sağlayan kullanıcılara ödüller dağıtılmaya başlandı. Böylece hem geliştiriciler hem de likidite sağlayıcılar için daha cazip bir ortam oluştu. Kaynak: Injective/Medium 2024: 2024 Injective için adeta bir "seviye atlama" yılı oldu. Ocak 2024’te “Volan” adını taşıyan büyük bir ağ güncellemesi hayata geçirildi. Bu güncellemeyle birlikte Injective’in modüler yapısı çok daha sağlam bir hale geldi, geliştiriciler için yeni araçlar ve geliştirme alanları açıldı. En dikkat çekici yeniliklerden biri, zincir üzerine Gerçek Dünya Varlıkları (RWA) entegrasyonu oldu. Volan güncellemesi aynı zamanda zincirler arası birlikte çalışabilirliği ciddi şekilde güçlendirdi. Örneğin, Injective’in sipariş defteri modülü, artık diğer IBC uyumlu zincirlerle doğrudan etkileşime geçebiliyor. Bu da zincirler arası varlık takasını çok daha sorunsuz ve hızlı bir hale getiriyor. Öte yandan, güncellemeyle birlikte INJ token’ın tokenomik modeli de yeniden yapılandırıldı. Token ekonomisinde daha fazla yakım (burn) mekanizması devreye alındı ve dolaşımdaki arz üzerindeki kontrol güçlendirildi. Böylece INJ’nin deflasyonist yapısı daha net bir şekilde ortaya çıktı ve uzun vadeli değer kazanımı için önemli bir adım atılmış oldu.Injective Neden Değerlidir?Injective’i benzer projelerden ayıran birkaç temel özellik var. Sadece bir Layer-1 blockchain olmakla kalmıyor; sunduğu yüksek performanslı altyapı, çok zincirli destek ve kullanıcı dostu yaklaşımıyla DeFi dünyasında kendine sağlam bir yer ediniyor. Peki ne gibi artılar sunuyor derseniz, gelin birlikte bakalım:Zincir üstü emir defteri (on-chain order book)Injective’in en dikkat çekici yanlarından biri, zincir üstünde çalışan gerçek bir emir defteri altyapısına sahip olması. Yani merkeziyetsiz ama aynı zamanda merkezi borsa (CEX) hızında bir deneyim sunuyor. Kullanıcılar spot ya da türev işlemler yaparken, emirlerini klasik borsalardaki gibi girip zincir üzerinde şeffafça eşleştirebiliyorlar.Tüm işlemlerin blockchain üzerinde tutulması, sistemin şeffaf ve denetlenebilir olmasını sağlıyor. Üstelik gelişmiş bir eşleştirme motoru sayesinde emirler çok düşük gecikmeyle işleniyor. Front-running ya da MEV gibi kullanıcıların aleyhine çalışan mekanizmalar, Injective’in mimarisiyle en aza indiriliyor. Bu da kullanıcıya daha adil ve hızlı bir ticaret ortamı sunuyor. Kısacası Injective, DEX deneyimini bir üst seviyeye taşıyor. Injectve'in emir defterini ayrıca şu şekilde açıklayabiliriz:AdımBileşenNe Yapar1Kullanıcı (Wallet)Alış ya da satış emri girer ve cüzdanıyla kriptografik imza atar.2Relayer (Aktarıcı)Bu imzalı emri alır ve Injective ağına aktarır.3Full Node (Tam Düğüm)İşlemi doğrular, geçerliyse mempool’a ekler.4Validator Node (Doğrulayıcı)Bu emri bloğa dahil eder, özellikle emir defteri eşleşmeleri anında gerçekleşir.5On‑chain Emir DefteriGerçek zamanlı olarak güncellenir; eşleşme gerçekleşince genel defterden silinir.Zengin ürün yelpazesi: Spot, türevler ve tahmin piyasalarıInjective yalnızca bir “al-sat” platformu değil. Ağın mimarisi, farklı finansal araçlara da kapı aralıyor. Spot işlemlerin yanı sıra türev ürünler, perpetual sözleşmeler, vadeli işlemler, opsiyonlar ve hatta tahmin piyasaları (prediction markets) gibi gelişmiş ürünler de Injective altyapısında destekleniyor.Bu çeşitlilik sayesinde geliştiriciler kendi merkeziyetsiz türev borsalarını kurabiliyor, kullanıcılar da klasik borsalardaki ürünlere benzer araçlara tamamen izinsiz bir şekilde ulaşabiliyor. Injective’in çekirdek modüllerinden biri olan on-chain order book altyapısı, bu işlemleri doğrudan zincir üzerinde gerçekleştirebildiği için, kullanıcılar açısından hem güvenli hem de hızlı bir deneyim sağlıyor. Tek bir ağ üzerinde bu kadar çok finansal ürünle etkileşimde bulunabilmek, Injective’i sıradan bir DEX’ten çok daha fazlası haline getiriyor.Çoklu zincir desteği ve birlikte çalışabilirlik (interoperability)Injective’i değerli yapan bir diğer unsur da çok zincirli (multi-chain) çalışabilme yeteneği. Cosmos ekosisteminde yer aldığı için IBC (Inter-Blockchain Communication) protokolünü destekliyor. Bu da Injective’in diğer Cosmos tabanlı zincirlerle doğrudan veri ve varlık alışverişi yapabilmesini sağlıyor.Ama iş sadece Cosmos ile sınırlı değil. Ethereum, Solana, Polygon, Avalanche gibi popüler zincirlerle de entegre çalışabiliyor. Özellikle Wormhole entegrasyonu sayesinde Injective’e dış ağlardan varlık taşımak oldukça kolay hale gelmiş durumda.Bununla birlikte Injective’in kendi ERC-20 köprüsü sayesinde Ethereum’daki token’lar da doğrudan destekleniyor. Yani hem Cosmos hem de EVM dünyasının arasında köprü kuran nadir projelerden biri diyebiliriz.Bu güçlü birlikte çalışabilirlik özelliği, hem kullanıcı hem de geliştirici tarafında büyük bir avantaj sağlıyor. Geliştiriciler Injective üzerinde farklı zincirleri bir araya getiren multi-chain dApp’ler inşa edebiliyor. Kullanıcılar ise farklı blockchainleirn likiditesine tek bir platform üzerinden ulaşabiliyor. Yani işin özü: Injective, zincirler arası sınırları mümkün olduğunca ortadan kaldırıyor.INJ token’ın kullanım alanlarıPeki sıkça sorulan o soruya gelelim: INJ coin nedir, ne işe yarar? Injective’in yerel token’ı olan INJ, ağın temel yapı taşı gibi çalışıyor. Hem ağın güvenliğini sağlamak hem de kullanıcıların sistem içinde aktif rol alabilmesi için birçok işlevi var.İlk olarak, staking amacıyla kullanılıyor. INJ sahipleri token’larını validatörlere delege ederek ağın güvenliğine katkıda bulunabiliyor ve karşılığında staking ödülleri kazanıyor. Yani INJ stake etmek, hem pasif gelir elde etmek hem de Injective’in işleyişine destek olmak anlamına geliyor.İkinci olarak, işlem ücretleri INJ ile ödeniyor. Ağda yapılan her işlem, ister bir emir oluştur ister bir akıllı sözleşme çağrısı yap, küçük bir ücretle gerçekleşiyor ve bu ücret doğrudan INJ ile tahsil ediliyor.Üçüncü önemli kullanım alanı ise yönetişim. INJ aynı zamanda bir governance token olduğu için, token sahipleri ağ üzerindeki gelişmeleri oylayabiliyor, güncellemeler hakkında fikir beyan edebiliyor. Böylece Injective’in geleceğine dair kararlarda doğrudan söz sahibi olabiliyorlar.INJ aynı zamanda Injective ekosistemindeki çeşitli dApp’lerde yardımcı varlık olarak da görev görüyor. Mesela Helix gibi merkeziyetsiz borsalarda işlem yaparken ücretleri INJ ile ödeyebilir, bazı türev platformlarında teminat olarak kullanabilirsiniz.Son olarak, INJ deflasyonist bir modele sahip. Yani dolaşımdaki toplam arz zamanla azalıyor. Bunun nedeni, Injective ağı üzerindeki uygulamalardan toplanan işlem ücretlerinin bir kısmının düzenli olarak yakılması (burn edilmesi). Bu mekanizma sayesinde uzun vadede token’ın değerini koruma potansiyeli artıyor.Özetle, “INJ token ne işe yarar?” sorusuna verilecek yanıt şu: staking’den yönetişime, işlem ücretlerinden dApp içi kullanıma kadar birçok kritik rolü var. Hem yatırımcılar hem de geliştiriciler için fonksiyonel ve değerli bir varlık. Injective'in INJ tokenı için kullanım alanları. Kaynak: Injective Ekosistem fonları ve geliştirici teşvikleriBir projeyi güçlü yapan yalnızca teknolojisi değil, arkasındaki destek ve büyüme potansiyelidir. Injective, bu anlamda fazlasıyla iddialı. Özellikle INJ coin geleceği konusunda umutlu olunmasının en büyük nedenlerinden biri de projeye sağlanan geniş kapsamlı finansal destek.2023’te duyurulan Injective Ecosystem Fund, bu desteğin en somut örneği. Toplam 150 milyon dolarlık bu dev fon, Pantera Capital, Jump Crypto, Kraken Ventures, KuCoin Labs gibi sektörün ağır topları tarafından finanse ediliyor. Amaç, Injective ve Cosmos ekosisteminde yeni projeler geliştiren ekipleri hem maddi hem de stratejik olarak desteklemek.Fon yalnızca yatırım sağlamıyor, aynı zamanda mentorluk, teknik rehberlik ve iş birliği gibi imkanlar da sunuyor. Özellikle yeni DeFi protokolleri, zincirler arası uygulamalar ya da altyapı projeleri geliştiren ekipler için büyük bir fırsat.Bununla birlikte, ağ üzerindeki kullanıcıları ve likidite sağlayıcıları teşvik etmek için farklı programlar da devrede. Örneğin belirli dönemlerde işlem madenciliği ödülleri, likidite katkılarına özel bonuslar ya da hackathon gibi etkinliklerle geliştiriciler destekleniyor.Tüm bu girişimler, INJ coin geleceği konusunda pozitif bir tablo çiziyor. Ağın gelişim hızı, teknik altyapısı ve topluluk etkileşimi göz önüne alındığında Injective’in DeFi alanında ciddi bir yer edinmesi beklenebilir.Injective’in Kurucusu Kimdir?Peki “Injective kimin?” diye sorarsanız, arkasında oldukça yetkin bir ekip olduğunu söyleyebiliriz. Injective projesi, çekirdek geliştirme sürecini yöneten Injective Labs tarafından hayata geçirildi. Şirketin kurucu ortağı ve CEO’su olan Eric Chen, finans ve blockchain teknolojileri alanındaki derin bilgisiyle Injective’in vizyonunu şekillendiren isimlerden biri. Diğer kurucu ortak Albert Chon ise Injective Labs’ın CTO’su olarak ağın teknik altyapısından sorumlu. Chon’un mühendislik geçmişi, özellikle ağın ölçeklenebilirliği ve güvenliği konusunda projeye büyük katkı sağlamış.Injective ekibi, projenin ilk aşamalarından itibaren hem Ethereum hem de Cosmos topluluklarıyla yakın temas hâlinde çalıştı. Bu sayede Injective, hem EVM uyumluluğu hem de IBC entegrasyonu gibi önemli teknik yapı taşlarını oldukça başarılı bir şekilde sisteme entegre etti. Proje ilk olarak Binance Labs’ın 2018’deki kuluçka programında doğdu ve zamanla Mark Cuban gibi önemli yatırımcılardan, Cosmos ekosistemindeki diğer projelere kadar pek çok farklı aktörden destek gördü.Bugün geldiğimiz noktada Injective Labs hâlâ çekirdek geliştirmeleri sürdürüyor ama ağın kontrolü tamamen topluluğa geçmiş durumda. Injective’in yönetişim süreci INJ token sahiplerinin oylarıyla şekilleniyor. Topluluk üyeleri, “Injective Improvement Proposal (IIP)” olarak adlandırılan öneriler üzerinden teknik güncellemeler ya da ekonomik parametrelerde yapılacak değişiklikler hakkında oy kullanabiliyor. Örneğin 2024’te gerçekleşen büyük Volan güncellemesi, IIP-314 numaralı teklifin topluluk tarafından kabul edilmesiyle devreye alındı.Kısacası Injective Labs’ın teknik liderliği ve topluluğun aktif katılımıyla Injective, tamamen açık, merkeziyetsiz ve topluluk odaklı bir yapıda büyümeye devam ediyor.Sıkça Sorulan Sorular (SSS)Aşağıda, Injective hakkında sıkça sorulan bazı sorular ve cevaplarını bulabilirsiniz:Injective ağı nedir ve ne amaçla kullanılır?: Injective, Cosmos SDK tabanlı, DeFi odaklı bir katman-1 blockchain ağıdır. Merkeziyetsiz borsa, türev piyasaları, tahmin piyasaları gibi finansal uygulamaları desteklemek amacıyla geliştirilmiştir. Yüksek hız, düşük ücret ve çapraz zincir desteği sayesinde geleneksel finansal araçları blockchain üzerinde, izinsiz ve merkeziyetsiz şekilde sunmayı hedefler.INJ token ne işe yarar?: INJ, Injective ağının yerel kripto parasıdır ve çok yönlü bir kullanım alanına sahiptir. Ağ güvenliği için staking yapılmasını sağlar (stake edenler ağ doğrulamasına katılıp ödül alır), işlem ücretlerini ödemede kullanılır ve yönetişim oylamalarında oy hakkı verir. Ayrıca INJ token, Injective ekosistemindeki merkeziyetsiz uygulamalarda (örneğin borsalarda ücret ödemek veya teminat yatırmak için) faydalı bir varlık olarak rol oynar.Injective, Ethereum ve Cosmos ile nasıl entegre olur?: Injective, Cosmos ekosisteminin bir parçası olduğu için IBC protokolü sayesinde diğer Cosmos zincirleriyle doğrudan entegredir. Bunun yanı sıra Ethereum ile entegrasyon için hem kendi geliştirdiği ERC-20 köprüsünü kullanır hem de Wormhole gibi çapraz zincir köprü protokollerinden yararlanır. Böylece Ethereum, Solana, Polygon gibi ağlardaki varlıklar Injective ağına taşınabilir ve Injective üzerindeki dApp’lerde kullanılabilir.Injective üzerine nasıl uygulama geliştirilir?: Injective ağı, geliştiricilere Cosmos SDK ve CosmWasm akıllı sözleşme desteği sunar. Geliştiriciler, Injective’in sağladığı hazır DeFi modüllerini (örneğin emir defteri, oracle, köprü modülleri) kullanarak hızla uygulama geliştirebilirler. Ayrıca Injective’in geliştirici dokümantasyonu ve API’leri aracılığıyla, Rust veya CosmWasm kullanarak akıllı sözleşmeler yazmak ve ağı kendi uygulamalarıyla entegre etmek mümkündür.INJ nasıl stake edilir?: INJ stake etmek için öncelikle INJ token’larınızı destekleyen bir cüzdana (örn. Injective Hub veya Cosmostation gibi) aktarırsınız. Ardından ağ üzerinde doğrulayıcı (validator) listesine göz atıp istediğiniz bir doğrulayıcıya INJ token’larınızı delege edebilirsiniz. Stake edilen INJ’ler kilitli kalırken siz düzenli aralıklarla staking ödülleri kazanırsınız ve dilerseniz oy verme gibi yönetişim işlemlerine katılabilirsiniz.Injective DEX ile diğer DEX’ler arasındaki fark nedir?: Injective üzerindeki DEX’ler, çoğu diğer DEX’in aksine tamamen zincir üstü bir emir defteri sistemine sahiptir. Örneğin Uniswap gibi otomatik piyasa yapıcı (AMM) modeller yerine, Injective DEX’leri alış-satış emirlerini eşleştiren geleneksel borsa mantığını blockchaine taşır. Bu yaklaşım kullanıcıya daha aşina olduğu bir ticaret arayüzü sunarken, aynı zamanda yüksek hız ve düşük maliyet avantajıyla merkezi borsa kalitesinde bir deneyimi merkeziyetsiz ortamda sağlar.

Kripto para piyasasının en büyük stablecoin şirketi olan Tether, yalnızca blockchain teknolojileriyle değil, aynı zamanda girişim sermayesiyle de adından söz ettirmeye başladı. Şirketin CEO’su Paolo Ardoino, 23 Temmuz’da yaptığı açıklamada, Tether’in şimdiye kadar yatırım yaptığı şirketlerin bir kısmını kamuoyuyla paylaştı. Ancak bu açıklama, kripto topluluğunda alkış kadar eleştiri de getirdi.Gizli portföy gün yüzüne çıktıTether’in yatırım listesi, bir ekran görüntüsüyle birlikte Ardoino’nun X (eski adıyla Twitter) hesabından paylaşıldı. Ardoino, yaptığı paylaşımda portföyde 120’den fazla şirketin bulunduğunu belirtti ve detaylı listeye Tether’in resmi web sitesi üzerinden erişilebileceğini duyurdu. Bu şirketler arasında Bitdeer, Crystal Intelligence, Juventus, Rumble, Shiga Digital, Zengo, Blackrock Neurotech ve daha birçok dikkat çekici isim yer alıyor. Yatırımlar; Bitcoin madenciliğinden bilgisayar arayüzlerine, spor kulüplerinden yapay zekâya kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Tether, bu yatırımların tamamının şirketin kârından finanse edildiğini; USDT ya da diğer stablecoin rezervlerinin bu süreçte kullanılmadığını özellikle vurguluyor.Tether Ventures çatısı altında yapılan bu yatırımların temelinde; ödeme altyapısı, yenilenebilir enerji, tarım teknolojileri, yapay zekâ, Bitcoin ve tokenizasyon gibi stratejik alanlar bulunuyor. Şirketin açıklamasına göre hedef, yalnızca teknolojiyi değil, aynı zamanda bireysel özgürlüğü ve merkeziyetsizliği teşvik eden projeleri desteklemek.Bu bağlamda Rumble gibi alternatif medya platformlarına yapılan yatırımlar, Crystal Intelligence gibi blockchain analiz araçlarıyla güçlenen güvenlik çözümleri ve Blackrock Neurotech gibi ileri teknoloji şirketleri, Tether’in "finansal altyapının ötesine geçme" stratejisini yansıtıyor.Tether’e topluluk tepkili: “Bu kadar USDT nereden çıktı?”Ancak Ardoino’nun paylaşımı sadece yatırım listesiyle sınırlı kalmadı. CEO, aynı zamanda dolaşımdaki USDT arzının 162 milyar seviyesine ulaştığını da duyurdu. Bu açıklama kripto topluluğunda sert eleştirileri tetikledi.Pek çok kullanıcı, Tether’i “havadan para basmakla” suçladı ve bu USDT arzının denetlenebilirliğini sorguladı. Eleştiriler, Tether’in sık sık ABD Merkez Bankası'nın doları karşılıksız bastığı iddialarıyla karşılaştırılmasına neden oldu.Ardoino ise bu eleştirilere karşı daha önce defalarca yanıt verdiği gibi, USDT’nin yalnızca dolar mevduatlarıyla değil, aynı zamanda ABD hazine bonoları ve yüksek likit varlıklarla desteklendiğini yineliyor. Şirket, düzenli olarak bağımsız denetim raporlarını yayımladığını da belirtiyor.Şu anda USDT, 162 milyar dolarlık piyasa değeriyle en büyük stablecoin konumunda. En yakın rakibi USDC, bu değerin oldukça gerisinde kalıyor. Ancak yatırım portföyünün büyüklüğü ve USDT arzındaki artış, şirketin daha fazla şeffaflık göstermesi yönünde talepleri de artırıyor.

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), Bitwise tarafından sunulan 10 varlıklı kripto endeks fonunun borsa yatırım fonu (ETF) formatına hızlandırılmış şekilde dönüştürülmesini onayladı. Ancak beklenmedik bir hamleyle, aynı gün içinde alınan bir düzenleyici karar doğrultusunda ETF’nin lansmanı durduruldu. Bu durum, hem yatırımcılar hem de piyasa analistleri arasında kafa karışıklığı ve tepkilere yol açtı.SEC tarafından yapılan açıklamaya göre, onay verilen ETF, Bitwise Kripto Endeksi’ni takip edecek. Endeksin mevcut dağılımı Bitcoin (%78,72), Ethereum (%11,10) ve XRP (%4,97) gibi büyük kripto paraların yanı sıra, Solana, Cardano, Chainlink, SUI, Avalanche, Litecoin ve Polkadot gibi altcoin’leri de kapsıyor. Kripto varlıkların saklama hizmeti Coinbase Custody tarafından sağlanırken, nakit yönetimi ve idari görevler BNY Mellon tarafından yürütülecek.SEC’nin düzenlemeleri gereği, fonun en az %85’i, hali hazırda ETF formatında onaylanmış kripto paralardan oluşmak zorunda. Bu noktada Bitcoin ve Ethereum bu şartı karşılayan başlıca varlıklar olarak öne çıkıyor. Geriye kalan %15’lik bölümde ise XRP ve Solana gibi henüz ETF formatında onay almamış coin’ler yer alıyor. Fon, her ay yeniden dengelenerek bu dağılımı endeksin güncellemelerine göre ayarlayacak.Bitwise ETF’si, “Creation Unit” adı verilen büyük bloklar halinde hisse ihraç edip geri alabilecek şekilde tasarlandığı için geleneksel ETF'lerle aynı yapıda çalışacak.Beklenmedik fren: Lansman askıya alındıTüm bu gelişmelere rağmen SEC, ETF’nin resmi olarak faaliyete geçmesini durduran bir karar aldı. SEC’nin 431(e) numaralı kuralına dayanan “stay” (bekletme) kararıyla, fonun lansmanı süresiz şekilde ertelendi. Bu karar, daha önce de bildirdiğimiz üzere benzer şekilde daha önce Grayscale’in büyük sermayeli kripto ETF’i için de uygulanmıştı.ETF Store Başkanı Nate Geraci, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada bu kararı “tuhaf” olarak nitelendirdi ve SEC’nin önce onay verip ardından lansmanı askıya almasının yatırımcılar açısından büyük bir belirsizlik yarattığını ifade etti. Geraci, “Bu gecikme, verilen onayla açıkça çelişiyor. Bitwise ve Grayscale gibi ürünlerin bir an önce işlem görmeye başlaması gerekiyor,” dedi. Bloomberg ETF analisti James Seyffart’a göre SEC’nin bu ani hamlesi, daha büyük bir stratejinin parçası olabilir. Seyffart, kurumun genel kripto ETF politikası netleşene kadar bu tür endeks fonlarının borsaya eklenmesini ertelemeye çalıştığını öne sürdü. Nitekim, SEC hâlâ XRP, Solana ve benzeri varlıkların menkul kıymet olup olmadığı konusunda nihai bir çerçeveye sahip değil.SEC’in ETF’ye freni çekmiş olması, altcoin piyasasını durdurmuş değil. Son 30 gün içinde Bitcoin’in piyasa hakimiyeti %65’ten %60’a gerilerken; Ethereum, Dogecoin, XRP ve Cardano gibi altcoin’ler bir miktar yükseliş kaydetti.Bitwise ETF’si şu anda yalnızca OTC (tezgah üstü) piyasada işlem görüyor. Ancak SEC’in kararı tersine çevrilirse, fon ulusal bir borsada listelenerek çok daha geniş bir yatırımcı kitlesine ulaşabilecek. Bu da hem bireysel hem de kurumsal yatırımcılar için yeni bir kripto yatırım aracı anlamına gelecek.Ancak şimdilik durum şu: Bitwise ETF’si teknik olarak onay aldı ama lansman için hala start düğmesine basılamadı.

Donald Trump ailesinin desteklediği kripto para projesi World Liberty Financial (WLF), Ethereum (ETH) yatırımlarını agresif biçimde artırıyor. Proje, son olarak 3.473 adet ETH satın alarak toplam Ethereum varlığını 73.616 adete çıkardı. Söz konusu alım için 13 milyon dolar değerinde USDC sabit coin’i harcandı.13 milyon dolarlık yeni alım: ETH başına 3.743 dolarOn-chain analiz platformu Lookonchain’in verilerine göre, World Liberty Financial son alımını 3.743 dolarlık ortalama birim fiyatla gerçekleştirdi. Bu hamleyle birlikte şirketin toplam Ethereum yatırımı yaklaşık 275 milyon dolar seviyesine ulaştı. Ortalama alım fiyatı ise 3.272 dolar olarak hesaplanıyor. Bu da WLF'nin şu anki piyasa değerine göre yaklaşık 33 milyon dolarlık gerçekleşmemiş (unrealized) bir kârda olduğunu gösteriyor. Geçtiğimiz hafta da 10 milyon dolar değerinde 3.007 adet ETH alan WLF, böylelikle Ethereum’daki yükseliş trendinden faydalanmaya devam etti. Daha öncesinde, Mayıs ayında da 1.587 ETH’lik 3.5 milyon dolarlık bir alım gerçekleştirmişti.Piyasada kurumsal etki: ETH fiyatı tepki verdiBu tür büyük alımlar, özellikle kurumsal yatırımcılardan geldiğinde, Ethereum piyasasında doğrudan etki yaratabiliyor. Nitekim, son alımın ardından ETH fiyatı günlük bazda 3.763 dolara kadar yükseldi. Haftalık ve aylık getiriler de dikkat çekici seviyelere ulaştı. Ethereum, boğa piyasasına uygun bir momentumla ilerliyor gibi görünüyor. Ethereum'un aylık fiyat grafiği Kurumsallar ve balinalar ETH’ye akın ediyorWorld Liberty Financial’ın ETH birikimi, yalnızca izole bir durum değil. Giderek artan sayıda kurumsal yatırımcı da Ethereum’a yöneliyor. Örneğin, yakın zamanda yatırım firmaları SharpLink ve Bitmine de ETH varlıklarını artırdı. Daha da dikkat çekici olanı ise yatırım devi BlackRock’ın Ethereum’a olan ilgisini artırarak Bitcoin dışındaki kripto varlıklara da yönelmesi.Kurumsal ilgiyi destekleyen bir başka gelişme ise Ether Machine adlı yeni girişim. 1.6 milyar dolarlık bu proje, Archetype, Blockchain.com, Pantera Capital, Electric Capital ve Kraken gibi sektördeki dev isimler tarafından destekleniyor. Bu tür projeler, Ethereum’un yatırım ürünü olarak kurumsal yatırımcılar nezdinde daha fazla güven kazanmasına katkı sağlıyor.ICO balinaları da uyandıSadece kurumsal yatırımcılar değil, yıllardır hareketsiz kalan eski Ethereum sahipleri de piyasaya yeniden dahil olmaya başladı. Örneğin, ICO döneminden kalma bir Ethereum “balinası”, yaklaşık on yıl sonra ilk kez hareket ederek 1 ETH gönderdi. Bu cüzdanda hâlâ 2.44 milyon dolarlık gerçekleşmemiş kazanç bulunuyor.

APT Teknik AnaliziAPT grafiğinde düşen kanal yapısı oldukça net şekilde görülüyor. Fiyat kanal içinde yaptığı dalgalı hareketlerin ardından şu an itibarıyla hem kanal üst bandına hem de yatay direnç bölgesine dayanmış durumda. Bu bölge 5,60$ civarında yer alıyor ve kısa vadede oldukça kritik öneme sahip.Kanal yapısı formasyon olarak yorumlandığında yukarı yönlü bir kırılım senaryosunda hedef kanal boyu kadar yukarı taşınabilir. Bu da teknik olarak fiyatı 8,40$ seviyelerine kadar taşıyabilecek bir alan açar.Ancak bu yükselişin tetiklenebilmesi için öncelikle 5,60$ bölgesindeki yatay ve trend dirençlerinin hacimli şekilde kırılması gerekiyor. Bu bölge kırılmadığı sürece her yatay mum satış baskısını artıracak ve fiyatı aşağıdaki destek bölgelerine hareketi tetikleyecektir. Düşen Kanal Formasyonu Kısa vadede destek seviyeleri:5,10$4,93$4,44$Bu bölgeler, olası geri çekilmelerde fiyatın tutunup yeniden yukarı yönlü ivme kazanabileceği alanlardır.Yukarı yönlü olası hedefler ise sırasıyla:6,18$6,39$7,10$Ana hedef: 8,40$ (kanal kırılım hedefi)Bu seviyeler, hem geçmiş fiyat hareketlerinde direnç olarak çalışan bölgeler hem de teknik formasyon hedefleriyle örtüşen yapılar.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

NIL Teknik AnaliziNIL günlük grafiğine baktığımızda, fiyatın sıkıştığı üçgen formasyonu ve önemli destek direnç seviyelerini görüyoruz. Bu seviyeler, fiyatın tepki alma potansiyelinin yüksek olduğu alanlar olarak dikkat çekiyor. Üçgen Formasyonu Aşağı yönlü bir senaryoda ilk destek seviyesi 0,3352 olarak karşımıza çıkıyor. Bu seviye aynı zamanda üçgenin alt bandına denk geliyor ve formasyonun bozulmaması açısından önemlidir. Eğer bu seviye kırılırsa, 0,3100 dolara kadar bir geri çekilme görebiliriz. Bu bölge, daha önce birçok kez fiyatın toparlanma yaşadığı güçlü bir talep alanıdır. Yukarı yönlü senaryoda ise fiyatın ilk karşılaşacağı direnç 0,3840 dolar seviyesidir. Bu bölge, üçgenin üst bandına denk geliyor ve potansiyel bir kırılım için izlenmesi gereken kritik noktadır. 0,3840 üzeri günlük kapanışlar yukarı yönlü kırılımın teyidi olabilir. Eğer bu bölge aşılırsa, 0,4120 dolardaki direnç test edilebilir. Daha güçlü bir yükseliş ihtimalinde ise 0,48-0,50 dolar bandı, hem geçmişte sert satışların geldiği hem de psikolojik bir eşik olması açısından ana hedef olarak izlenebilir.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

XTZ Teknik AnaliziGeçtiğimiz günlerde Tezos (XTZ) topluluğu, yaklaşık %70’lik güçlü bir katılım oranıyla yeni bir ağ yükseltmesini onayladı. Bu güncelleme, özellikle akıllı sözleşmelerin hız ve ölçeklenebilirliğini artırmayı hedefliyor. Aynı zamanda kurumsal benimseme yolunda atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu olumlu haberlerle beraber XTZ fiyatı da aylardır aşamadığı 1 dolar psikolojik seviyesini yukarı yönlü kırarak dikkat çekici bir hamle yaptı. Şimdi teknik tarafta olası senaryoları inceleyelim. Düşen Kama Formasyonu Tezos (XTZ) haftalık grafiğine baktığımızda, fiyatın uzun süredir işlem gördüğü düşen kamanın üst bandına kadar yükseldiğini ve oradan reddedilme yaşadığını görüyoruz. Bu hareket, hem teknik direnç hem de MA200'ün bulunduğu kritik bölgeden satış baskısının geldiğini gösteriyor.Grafikte gördüğümüz hem düşen kama hem de direnç bandı fiyatın üstüne baskı kuruyor. Kısa vadede 1,00 dolar aralığı önemli bir direnç konumundayken, aşağıda 0,79 ve 0,70 dolar seviyeleri yeniden gündeme gelebilir.XTZ fiyatı hala makro ölçekte düşen kama içinde hareket ediyor. Haftalık grafikte düşen kama ve MA200 bölgesinden gelen reddedilme, yükselişin bir süre daha sınırlı kalabileceğini gösteriyor. Ancak 1,10 dolar seviyesi hacimli kırılırsa trend dönüşü ihtimali güçlenir.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

OP Teknik AnaliziOP grafiğinde kısa vadeli düşen kama formasyonunun yukarı yönlü kırıldığı net şekilde görülüyor. Bu kırılım formasyon hedefi doğrultusunda fiyatın kademe kademe yukarı yönlü hareket edebileceğine işaret ediyor. Düşen kamadan alınan teknik hedef yaklaşık olarak 2,70$ bölgesi olsa da, bu seviyeye ulaşmadan önce fiyatın aşması gereken güçlü direnç bölgeleri var.An itibarıyla OP, 0,84$ – 0,91$ aralığında fiyatlanıyor. Bu bölge kısa vadede önemli bir direnç alanı olarak çalışıyor. Eğer bu seviye hacimli şekilde aşılırsa, sıradaki dirençler 1,12$, ardından da 1,39$ – 1,50$ aralığında karşımıza çıkacak.Özellikle 1,40$ – 1,50$ bandı, sadece yatay direnç değil aynı zamanda uzun vadeli düşen trend çizgisiyle kesiştiği için teknik olarak son derece kritik. Bu bölge geçilemediği sürece yükselişin sınırlı kalma riski var. Ancak bu bandın hacimli kırılması durumunda orta vadede 1,89$ ve 2,77$ hedefleri yeniden gündeme gelebilir. OP Güncel Görünüm Özet:Kısa vadede düşen kama formasyonu yukarı kırıldı.Formasyon hedefi teknik olarak 2,70$ bölgesi.Anlık direnç: 0,84$ – 0,91$Sonraki direnç seviyeleri: 1,12$ → 1,39$ – 1,50$1,50$ üzeri kapanışlar, hem yatay hem de uzun vadeli düşen trendin kırıldığı anlamına gelir.Orta vadeli potansiyel hedefler: 1,89$ → 2,77$Geri çekilmelerde destek olarak 0,66$ seviyesi ilk izlenecek alan.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

STRK/USDT Teknik AnaliziSTRK uzun süredir içerisinde hareket ettiği düşen kama formasyonunu yukarı yönlü kırdı. Şu an itibarıyla fiyat 0,153$ – 0,162$ aralığındaki ilk önemli direnç bölgesine ulaşmış durumda. Bu bölge geçmişte hem direnç hem de destek olarak çalışmış güçlü bir alan.Formasyon kırılımı sonrası hacimli yükselişin devam etmesi halinde fiyatın kademe kademe üst direnç seviyelerini test etmesi beklenebilir. Özellikle 0,190$ ve 0,222$ bölgeleri kısa ve orta vadede takip edilecek önemli direnç noktaları arasında yer alıyor.Yukarı yönlü momentumun korunabilmesi için STRK fiyatının 0,153$ seviyesi üzerinde kalıcılık sağlaması kritik olacak. Bu seviyenin altında ise sırasıyla 0,128$ ve 0,101$ destek bölgeleri izlenmeli. Düşen Kama Formasyonu Kırılımı Özet:Düşen kama formasyonu yukarı kırıldı.Fiyat, 0,153$ – 0,162$ aralığında dirençle karşılaşıyor.Bu bölgenin aşılması halinde hedefler: 0,190$ → 0,222$ → 0,235$ → 0,280$.Olası geri çekilmelerde destekler: 0,128$ → 0,101$.Kırılım onay alırsa, formasyon hedefi orta vadede 0,28$ seviyeleri olacacaktır.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

DAI nedir sorusu, kripto para dünyasında stabil ve güvenilir alternatifler arayan kullanıcıların en çok merak ettiği başlıklardan biri. DAI coin, Ethereum ağı üzerinde çalışan, teminatlı stablecoin modeline sahip, merkeziyetsiz bir stabil kripto para birimi. Değeri her zaman 1 ABD dolarına sabit kalacak şekilde tasarlanmış olan DAI, herhangi bir merkezi otoriteye bağlı olmadan çalışır.DAI’nın, kripto para ekosisteminin ilk DAO, yani merkeziyetsiz otonom organizasyonlarının ilki olan MakerDAO tarafından geliştirildiğini bilmek de oldukça önemli. Zira göreceğiniz üzere, DAI için merkeziyetsiz, kullanıcılara dayalı bir yönetişim kritik bir rol oynuyor.Bu rehberde "DAI coin nedir", "DAI nasıl çalışır", "DAI fiyatı neden sabit kalır" gibi sorulara yanıt ararken, DAI coin teminat sistemi, MakerDAO nedir, rwa teminat modeli gibi teknik kavramlara da değineceğiz. Hazırsanız başlayalım!DAI’nin Tanımı ve Ortaya ÇıkışıDAI, ilk olarak 2017 yılında MakerDAO tarafından yaratılmıştır. MakerDAO, Ethereum üzerine kurulu merkeziyetsiz otonom bir organizasyon (DAO) olup DAI’nin arkasındaki protokoldür. Peki MakerDAO nedir diye soracak olursanız, kısaca: MakerDAO, akıllı kontratlar aracılığıyla kullanıcıların teminat karşılığında DAI üretmesini sağlayan ve DAI’nin istikrarını yöneten sistemdir. MakerDAO, DAI stablecoin'inin istikrarlı kalmasını sağlamak için teminatlı borç pozisyonları (CDP) kullanan, merkeziyetsiz ve otonom bir protokoldür. DAO yapısı sayesinde, topluluk üyeleri MKR token'larıyla sistem parametreleri ve protokol değişiklikleri üzerinde oy kullanarak yönetişimi sağlar. MakerDAO'nun çalışma süreci. Her MKR sahibi topluluk kararlarına etki edebiliyor. Rune Christensen adlı Danimarkalı girişimci tarafından başlatılan bu protokol, geleneksel finansal aracıları ortadan kaldırarak kullanıcıların kendi kendine stablecoin oluşturabilmesine imkân tanıdı.DAI’nin teknik olarak nasıl çalıştığına baktığımızda, teminatlı stablecoin modeliyle karşılaşıyoruz. Temelde DAI coin teminat sistemi, kullanıcıların kripto para varlıklarını bir akıllı kontrata kilitleyip karşılığında DAI oluşturması esasına dayanır. Yani DAI, başka bir değere sahip varlıklar teminat gösterilerek oluşturulur. Kullanıcılar Ethereum ağındaki MakerDAO’nun akıllı sözleşmelerine kabul edilen kripto varlıklarını (örneğin Ether veya diğer token’lar) kilitleyerek karşılığında DAI borç alabilirler.Bu işleme kabaca “DAI basmak (mint etmek)” diyebiliriz, ancak DAI’yi basan bir merkez değil, bizzat kullanıcıların kendisi. Yani DAI’yi kim çıkarıyor diye soracak olursanız, cevabı basit: DAI’yi doğrudan ihraç eden bir şirket veya banka yok. Coini kullanıcılar protokol aracılığıyla oluşturur. Örneğin, sistemde teminat olarak ETH karşılığı stablecoin üretmek mümkündür: Bir kullanıcı belirli miktar Ether’i teminat kasasına (Vault) kilitler ve onun belirli bir yüzdesine denk gelen DAI’yi akıllı kontrat üzerinden oluşturur. Kullanıcı bu şekilde elde ettiği DAI’yi dilediği gibi harcayabilir veya farklı DeFi protokollerinde kullanabilir; teminatını geri almak istediğinde ise ürettiği DAI’yi (işlem boyunca biriken borç faiziyle birlikte) geri ödeyerek kilitlediği varlıkları çözebilir.DAI’nin teminat sistemi güvenlik amacıyla aşırı teminatlandırma (over-collateralization) prensibine dayanır. Bu da, üretilen DAI miktarından daha yüksek değerde teminatın sistemde tutulması demektir. Örneğin 100 DAI üretmek isteyen bir kullanıcı, genellikle en az 150 USD değerinde Ether’i teminat olarak kilitlemek zorundadır. Bu orana teminatlandırma oranı denir ve her teminat türü için MakerDAO yönetişimi tarafından farklı belirlenir (örneğin bazı daha stabil varlıklar için oran %110 olabiliyorken, daha volatil varlıklar için %150 veya daha fazlası olabilir). Aşırı teminatlandırma sayesinde, DAI’nin değeri düşse bile sistemdeki teminatlar bu değeri fazlasıyla karşılayacak düzeyde kalır.DAI nasıl çalışır?DAI’nin 1 dolarlık değerini koruması, akıllı kontratların otomatik işlemleri ve piyasa dinamikleriyle sağlanır. Diyelim ki DAI’nin piyasa fiyatı 1 doların altına inerse, kullanıcılar ucuz DAI satın alıp borçlarını kapatmaya yönelirler, bu da dolaşımdaki DAI miktarını azaltıp fiyatı tekrar 1 dolara yaklaştırır. Tam tersi şekilde, DAI 1 doların üzerine çıkarsa, arbitraj yapanlar teminat yatırıp 1 DAI’yi 1 dolarlık maliyetle üretip piyasada biraz daha yüksek fiyata satarak kâr elde edebilirler; bu da arzı arttırarak fiyatı düşürür. Ayrıca MakerDAO, DAI’nin dengede kalması için ücret oranlarını (borç alma faizi gibi, “stability fee” denen oran) ve tasarruf oranını (DAI Savings Rate – DSR) ayarlayarak DAI talebini etkiler. Örneğin DAI talebi düşükse DSR artırılarak DAI sahiplerine faiz teşviki verilir, talep yüksekse borçlanma ücretleri artırılarak DAI üretimi biraz frenlenir. Bunların hepsi, DAI’nin fiyat istikrarı mekanizmasının parçaları. DAI token oluşum süreci. Kaynak: MyEtherWallet Özetle, DAI merkeziyetsiz bir stabil coin olarak ortaya çıktı ve bu hedefe ulaşmak için akıllı kontratlar, kripto teminatlar ve topluluk yönetimi gibi yenilikçi bileşenler kullandı. Ortaya çıktığı 2017’den bu yana sistem sürekli güncelleniyor ve geliştiriliyor. DAI’nin ilk sürümü Single Collateral DAI (SAI) olarak biliniyordu ve yalnızca ETH teminatını destekliyordu. Ancak 2019’da gerçekleşen önemli bir güncellemeyle birlikte Multi-Collateral DAI (MCD) sistemine geçildi. Bu sayede artık DAI üretmek için birden fazla çeşit kripto varlık teminat olarak kullanılabilmeye başlandı ve eski SAI sistemi yerini MCD’ye bıraktı.DAI’nin Tarihçesi: Önemli Dönüm Noktaları2017 yılında mütevazı bir başlangıç yapan DAI, kısa sürede Ethereum tabanlı finansal uygulamaların bel kemiği hâline geldi. Her güncelleme, her yeni entegre edilen teminat türü ve her yönetişim kararı, DAI’nin teknik bir ekosisteme dönüşmesini sağladı. Gelin birlikte, bu etkileyici yolculuğun önemli dönüm noktalarına göz atalım:2017: İlk DAI sürümü olan Single Collateral DAI (SAI) Ethereum ana ağında piyasaya sürüldü. Bu dönemde DAI, yalnızca Ether teminatı ile üretiliyordu. Rune Christensen önderliğindeki Maker ekibi, bu lansmanla ilk kez merkeziyetsiz bir stablecoin konseptini gerçeğe dönüştürdü. 2019: Multi-Collateral DAI (MCD) geçişi tamamlandı ve sistem büyük bir güncellemeden geçti. Kasım 2019’da kullanıma giren MCD ile beraber, teminat olarak farklı kripto para birimleri (örneğin BAT, USDC, WBTC gibi) kabul edilmeye başlandı. Aynı zamanda bu güncellemeyle DAI Savings Rate (DSR) adı verilen, DAI sahiplerine faiz kazancı imkânı tanıyan özellik devreye alındı. SAI olarak adlandırılan eski tek teminatlı DAI ise tedavülden kaldırılarak tüm kullanıcılar yeni DAI sistemine geçiş yaptı. DAI ile SAI arasındaki farkları şu şekilde gösterebiliriz:ÖzellikSAI (Eski DAI)DAI (Güncel Çoklu Teminatlı)TanımTek teminatlı eski DAI sürümüMerkeziyetsiz, çoklu teminatlı stabil kripto paraTeminat TürüSadece Ether (ETH)ETH, wBTC, LINK, UNI, stETH vb. çeşitli kripto varlıklarBlockchainEthereumEthereumYönetimMakerDAO tarafından başlatıldıMakerDAO tarafından MKR token ile toplulukça yönetilirDurumArtık kullanılmıyorAktif olarak kullanılan güncel sürümStabilite MekanizmasıCDP (Collateralized Debt Position)CDP + Risk parametreleri + yönetişim2020: DeFi (Merkeziyetsiz Finans) uygulamalarının yükselişe geçmesiyle birlikte DAI’ye olan talep adeta patladı. Birçok kullanıcı borç verme/borç alma platformlarında DAI kullanmaya başladı, likidite havuzlarında DAI tercih edildi. Özellikle 2020 yazında “DeFi Summer” olarak anılan dönemde DAI arzı hızla arttı. Bu dönemde Compound gibi platformların teşvik programları, kullanıcıların DAI borç almalarını ve kullanmalarını cazip hale getirdi. Sonuç olarak DAI, DeFi ekosisteminin temel taşlarından biri haline geldi. DAO arzı, 2020'de sıçradı. Kaynak: Dune Analytics 2021: DAI’nin piyasa değeri istikrarlı büyümesini sürdürerek 5 milyar dolar seviyesini aştı. Bu, DAI için önemli bir kilometre taşıydı ve merkeziyetsiz bir stablecoin’in geniş ölçekli benimsenmesinin göstergesi oldu. Aynı yıl içerisinde MakerDAO topluluğu, protokol yönetimini tamamen merkeziyetsiz hale getirme yolunda büyük adımlar attı. Maker Vakfı (Maker Foundation) resmi olarak yetkilerini DAO’ya devretmeye başladı. Bu sayede DAI üzerindeki kontrol, bir şirketten ziyade dağıtık bir topluluğun eline geçmiş oldu.2023 – 2024: DAI ekosistemi, teminat yapısını kripto varlıklar dışında Gerçek Dünya Varlıkları (Real World Assets – RWA) ile de desteklemeye başladı. MakerDAO, stablecoin rezervlerinin bir kısmını geleneksel finans varlıklarıyla çeşitlendirme yoluna gitti. Örneğin, belirli bonolar, ticari krediler veya tokenize edilmiş gayrimenkul gibi gerçek dünya varlıkları, akıllı sözleşmeler aracılığıyla teminat olarak kabul edilmeye başlandı. Bu yenilik, DAI’nin teminat modelini daha da çeşitlendirdi ve kripto piyasası dışındaki varlıklardan da destek almasını sağladı. MakerDAO örneğin DAI hazinesinin bir bölümünü ABD Hazine bonoları ve teminatlandırılmış kredi anlaşmalarına yatırarak protokol gelirlerini artırmayı hedefledi. Bu RWA hamlesi, DeFi ile geleneksel finans arasında bir köprü kurulması yönünde önemli bir adım olarak değerlendirildi. 2023-2024 döneminde RWA teminat modeli yaygınlaştıkça, DAI’nin istikrarına ve uzun vadeli sürdürülebilirliğine duyulan güven de arttı. Bu sırada MakerDAO, Endgame planı kapsamında DAI'nin gelecekteki evrimini şekillendiren önemli adımlar attı. Bu bağlamda NewStable (günümüzde “Sky” protokolü) başlatıldı ve DAI’den Sky’a geçişler kademeli olarak yapılmaya başlandı. Alternatif olarak ideolojik olarak saf protokol arayanlar için “PureDAI” seçeneği de sunuldu.2025: En son gelişmelere bakarsak, 17–18 Temmuz 2025’de ABD Kongresi, stablecoin düzenlemesine ilişkin GENIUS Act’i kabul etti. Bu yasa, stablecoin izdüşümünde yüksek rezerv şeffaflığı, 1:1 teminat, aylık raporlama, bağımsız denetim ve AML uyumu gibi kriterler getiriyor. Bu durum, DAI gibi global stablecoin’lerin ABD düzenleyici çerçevesi altında daha net çerçeveye oturtulacağını gösteriyor. Ancak DAI’nin doğası itibarıyla kripto-teminatlı ve merkeziyetsiz olduğu için, devlet destekli rezervli stablecoin'ler (USDC, USDT gibi) kadar doğrudan etkilenmeyebilir. Fakat yeni sürece uyum için MakerDAO’nun gloss bölümünü artırması gerekebilir.DAI Neden Değerli?Kripto para dünyasında "değer" kavramı yalnızca fiyatla ölçülmüyor. Özellikle stablecoin’ler söz konusu olduğunda, bir varlığın arkasındaki teknoloji, güvenlik mekanizmaları, kullanım alanları ve topluluk desteği gibi faktörler onun gerçek değerini belirler. İşte bu noktada DAI’nin yüzlerce stablecoin arasından sıyrılarak öne çıktığını söyleyebiliriz. Çünkü DAI yalnızca 1 dolara sabitlenen bir coin olmanın ötesinde, merkeziyetsizliğe, şeffaflığa ve kullanıcı kontrolüne dayalı bir finansal vizyonu temsil eder.DAI, bugünün hızlı değişen ekonomik ortamında, sansürsüz ve erişilebilir bir finansal araç arayan bireyler ve kurumlar için güçlü bir alternatif sunar. Gerek birikimlerinizi korumak, gerek DeFi protokollerine katılmak, gerekse volatiliteye karşı korunmak amacıyla tercih edebileceğiniz bir araçtır. Piyasada birçok stablecoin olmasına rağmen, DAI’yi bu kadar benzersiz ve değerli kılan temel unsurlar şunlar:Merkeziyetsiz ve sansür dirençliDAI, tamamen merkeziyetsiz bir stablecoin olarak tasarlanmıştır. Yani ne bir banka ne de özel bir şirket onun transferlerini kontrol edebilir. Akıllı kontratlar ve dağıtık bir ağ tarafından çalıştırılan bu yapı sayesinde, hesabınızdaki DAI’ye hiçbir otorite el koyamaz, donduramaz. Özellikle otoriter rejimlerde yaşayan bireyler veya finansal erişimi sınırlı olanlar için bu sansür direnci büyük bir avantaj sağlar. DAI, sadece bir kripto para değil; aynı zamanda dijital finansal özgürlüğün güçlü bir sembolüdür.Fiyat istikrarıDAI sabit mi? Evet, DAI'nin temel hedefi her zaman 1 ABD doları değerini korumaktır. Değeri, arz-talep dengesini sağlayan akıllı sözleşmeler ve teminat yapılarıyla korunur. Bu fiyat istikrarı, özellikle DeFi coinleri arasında güvenilir bir köprü işlevi görmesini sağlar. Değişken piyasa koşullarında sabit bir değer arıyorsanız, DAI sizin için hem koruyucu bir liman hem de finansal işlemleriniz için güçlü bir araç olabilir. Özellikle DeFi protokollerinde borç alma-verme, yield farming veya tasarruf gibi işlemlerde DAI yoğun olarak tercih edilir.Şeffaf teminat yapısıDAI’nin arkasında gizli rezervler yok, kapalı kapılar ardında tutulan varlıklar yok. Tüm teminatlar Ethereum blockchaini üzerinde açıkça görülebilir. Her DAI, blockchain üzerinde aşırı teminatlandırılmış varlıklarla desteklenir, bu da onu teminatlı stablecoin modeli içinde son derece güvenilir kılar. İsteyen herkes, sistemin rezervlerini ve teminat oranlarını gerçek zamanlı olarak inceleyebilir. Bu şeffaflık, DAI’yi yalnızca teknolojik açıdan değil, ahlaki açıdan da sağlam temeller üzerine oturtur. DAI teminat süreci. Kullanıcılar tarafından oluşturulabilirDAI’yi piyasaya süren bir şirket ya da merkezi bir kurum yoktur; onu siz üretirsiniz. MakerDAO sistemine uygun teminatı (örneğin ETH, USDC, RWA destekli token’lar) yatırdığınızda, sistem size karşılığında DAI verir. Bu model, kullanıcıları finansal sistemin pasif izleyicileri olmaktan çıkarıp aktif üreticileri hâline getirir. Özellikle geleneksel bankacılık hizmetlerine erişemeyen bireyler için bu özellik devrim niteliğindedir. Kendi stablecoin’inizi oluşturmak, Maker kasasında teminat kilitlemek ve bunun karşılığında DAI elde etmek, size hem likidite sağlar hem de merkeziyetsiz ekonomiye katılmanın kapısını açar.Topluluk tabanlı yönetişimDAI’nin kaderi birkaç kişi veya şirketin elinde değildir. Sistemin nasıl işleyeceğine dair kararları MakerDAO topluluğu verir. MKR token sahipleri, oy hakları sayesinde teminat oranlarından faiz ayarlamalarına, yeni varlıkların desteklenmesinden sistem güncellemelerine kadar birçok konuda söz sahibidir. Bu da protokolün Maker yönetişimi adı verilen bir demokratik yapı içinde gelişmesini sağlar. DAI’yi kullanan herkes, aynı zamanda onu yöneten ekosistemin bir parçasıdır. Bu katılımcı model, DAI’yi yalnızca bir dijital varlık olmaktan çıkarır; aynı zamanda bir topluluk inisiyatifi hâline getirir.Yukarıdaki nedenlerden dolayı DAI, sadece teknik açıdan değil, felsefi açıdan da değerli. Merkeziyetsiz stablecoin nedir? sorusunun yaşayan bir cevabı olarak DAI, finansal özgürlük ve şeffaflık arayanlar için önemli bir araç haline geldi. DeFi dünyasında DAI, teminatlı stablecoin modelinin başarılı bir temsilcisi olarak pek çok projeye entegre oldu. Örneğin pek çok borç verme platformunda (Aave, Compound vb.) DAI en çok ödünç alınan/verilen varlıklardan biri oldu. Ayrıca merkeziyetsiz borsalarda DAI likidite havuzları popüler halde, getiri optimizasyon protokollerinde DAI sıklıkla tercih edilir. Tüm bu entegrasyonlar DAI’yi DeFi coinleri arasında kritik bir konuma taşıyor. Bu sayede DAI, günümüz itibarıyla piyasa değeri bakımından en büyük stablecoin’ler arasında kendine yer buluyor.DAI’nin Kurucusu Kim?DAI’nin ortaya çıkmasını sağlayan MakerDAO protokolü, Rune Christensen tarafından başlatıldı. 2014 yılında Maker projesini konsept olarak oluşturan Christensen, Danimarka asıllı bir girişimci. MakerDAO ve DAI fikri, Rune Christensen’ın merkezsiz bir stablecoin oluşturma vizyonunun ürünü.Projenin ilk yıllarında Rune Christensen liderliğinde kurulan Maker Vakfı (Maker Foundation), protokolün geliştirilmesini ve benimsenmesini destekleyen kuruluş olarak faaliyet gösterdi. Maker Foundation, yazılım geliştirme, pazarlama ve hukuk gibi konularda altyapıyı hazırlayarak DAI’nin başarılı bir şekilde büyümesine yardımcı oldu. Ancak Christensen, en başından beri bu vakfın geçici olmasını planlamıştı. Nitekim 2021 yılına gelindiğinde Maker Vakfı kendi kendini feshederek tüm yetki ve sorumlulukları MakerDAO topluluğuna devretti. Bu adım, DAI’nin ve Maker protokolünün tam anlamıyla merkeziyetsiz yönetişime geçtiğini simgeledi.Günümüzde DAI’nin “sahibi” diyebileceğimiz tek bir kişi veya şirket yok. DAI’yi geliştiren ve sürdüren güç, MakerDAO topluluğudur. MakerDAO içindeki farklı çalışma birimleri ve gönüllü katkıcılar, protokolün devamlılığını sağlar. Yönetişim kararları, MKR token sahiplerinin oylarıyla alınır ve Rune Christensen da dahil olmak üzere her katılımcı sadece oy gücü oranında etki eder. Kısacası DAI coin kimin diye sorulduğunda verilebilecek en doğru cevap, DAI’nin kolektif bir proje olduğu ve kontrolünün dağıtık bir toplulukta bulunması diyebiliriz. Rune Christensen ise tarihte MakerDAO’nun kurucusu ve DAI’nin fikir babası olarak anılır.Sıkça Sorulan Sorular (SSS)DAI ile ilgili en çok merak edilen soruların bazılarına kısa cevaplar verelim:DAI nasıl sabit kalıyor?: DAI, her zaman 1 ABD doları değerinde kalması hedeflenen bir stablecoin’dir. Bu sabitliği korumak için DAI’nin arkasında akıllı kontratlarla yönetilen bir teminat mekanizması bulunur. Her DAI, fazla teminatla desteklenir ve MakerDAO protokolü, faiz oranları ile arbitraj imkânları gibi araçlar sayesinde DAI’nin fiyatını 1 USD civarında tutar.DAI coin kimin?: DAI’nin belli bir şirketi veya bireysel sahibi yoktur. DAI, MakerDAO adındaki merkeziyetsiz topluluk tarafından yönetilir ve kullanıcılar tarafından üretilir. İlk ortaya çıkarılmasında öncülük eden Rune Christensen ve Maker Vakfı olsa da günümüzde DAI’nin kontrolü tamamen dağıtık bir şekilde MakerDAO topluluğundadır.DAI merkezi mi, merkeziyetsiz mi?: DAI tamamen merkeziyetsiz bir stablecoin’dir. Yani bir banka, şirket veya merkezi otorite tarafından yönetilmez. Kuralları ve işleyişi blokzincir üzerindeki kodlarla sabitlenmiştir ve topluluk tarafından denetlenir; bu da DAI’yi merkezi stablecoin’lere kıyasla dış müdahalelere karşı dayanıklı kılar.DAI ile USDT veya USDC arasındaki fark nedir?: USDT ve USDC gibi stablecoin’ler merkezi kuruluşlar (Tether ve Circle gibi şirketler) tarafından çıkarılır ve genellikle her bir coin için bankada tutulan gerçek dolar rezervlerine dayanır. DAI ise merkezi bir ihraççı olmadan, kripto teminatlar karşılığında oluşturulur. Bu nedenle DAI’nin rezervleri şeffaftır ve Ethereum üzerindedir, USDT/USDC’nin rezervleri ise şirket beyanlarına ve denetimlerine dayanır. Ayrıca USDT/USDC ihraççıları belirli adresleri dondurabilirken, DAI’de böyle bir merkezi kontrol mekanizması yoktur.DAI üretmek için ne kadar teminat gerekir?: DAI üretmek için her zaman ürettiğiniz DAI tutarından daha değerli bir teminat yatırmanız gerekir. Genellikle sistem, en az %150 teminat oranı talep eder. Örneğin 100 DAI üretmek istiyorsanız, en az 150 dolar değerinde (örneğin Ether) teminat koymalısınız. Teminat oranı, kullandığınız varlığın türüne göre değişebilir ve MakerDAO yönetimi tarafından belirlenir.DAI sisteminde teminat düşerse ne olur?: Eğer teminat olarak koyduğunuz varlığın değeri, belirlenen minimum teminat oranının altına düşerse pozisyonunuz riskli hale gelir. Bu durumda sistem, likidasyon denilen süreci başlatabilir. Likidasyonda, teminatınızın bir kısmı otomatik olarak açık artırma ile satılarak borcunuz (üretmiş olduğunuz DAI) kapatılır ve gerekirse ceza ücreti kesilir. Böylece DAI’nin piyasada tam desteklenmiş kalması sağlanır. Kullanıcılar, teminat değeri düşmeye başladığında ek teminat ekleyerek veya DAI borcunu kısmen geri ödeyerek likidasyonu önleyebilirler. DAI ve diğer merkeziyetsiz stabil kripto paralar hakkında detaylı bilgiler için JR Kripto Rehber serisini takip edin.

Dünyanın en köklü para transfer şirketlerinden biri olan Western Union, dijital dönüşüm stratejisinde yeni bir sayfa açıyor. Şirketin CEO’su Devin McGranahan, Bloomberg’e verdiği röportajda, stablecoin'leri bir tehdit değil, büyük bir fırsat olarak gördüklerini açıkladı. Western Union, hem stablecoin-fiat dönüşümlerini mümkün kılacak altyapı çalışmaları yürütüyor hem de global dijital cüzdanlarında stablecoin kullanımını aktif hale getirmeyi planlıyor.Stablecoin'ler artık rakip değil, ortakMcGranahan, stablecoin entegrasyonunun Western Union için doğal bir yenilik süreci olduğunu vurguladı. "175 yıllık tarihimizde birçok defa yenilikçi olduk. Stablecoin de bunlardan biri," diyen McGranahan, şirketin dünya genelinde hızlı ve uygun maliyetli para transferi için bu teknolojiyi değerlendirmekte kararlı olduğunu belirtti. Şirketin hedefinde üç temel alan var: Sınır ötesi transferleri hızlandırmak, stablecoin’leri itibari paraya dönüştürmeyi kolaylaştırmak ve ekonomik istikrarsızlık yaşayan bölgelerde kullanıcılarına değer saklama aracı sunmak.Bu açıklamalar, daha önce de bildirdiğimiz üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın geçtiğimiz hafta imzaladığı Guiding and Establishing National Innovation for U.S. Stablecoins (GENIUS) Act sonrası geldi. Bu yasa, stablecoin şirketlerinin ABD doları ya da yüksek likiditeli varlıklarla tam teminat sağlamasını ve yıllık denetimden geçmesini şart koşuyor. Western Union gibi geleneksel finans kurumları için bu düzenleme, hukuki belirsizlikleri büyük ölçüde ortadan kaldırarak kripto entegrasyonunu daha cazip hale getiriyor.Latin Amerika ve Afrika'da pilot uygulamalarWestern Union halihazırda Latin Amerika ve Afrika'da yeni settlement (mutabakat) modelleri test ediyor. Amaç, geleneksel bankacılığın zayıf olduğu bölgelerde mobil cüzdanlar aracılığıyla hem işlem hızını artırmak hem de maliyetleri azaltmak. Şirket, aynı zamanda stablecoin alış-satışı için küresel ölçekte on-ramp ve off-ramp ortaklıkları kurmaya hazırlanıyor.Bu adım, Western Union'ın rekabet baskısı altında kaldığını düşündürüyor. Zira son yıllarda Wise ve Remitly gibi dijital odaklı yeni oyuncular, daha düşük ücretler ve hızlı transfer seçenekleriyle pazarda ciddi pay elde etti. Öte yandan rakiplerinden MoneyGram, geçtiğimiz yıl USDC tabanlı stablecoin transferlerini mümkün kılan MoneyGram Wallet’ı devreye alarak bu alanda ilk hamleyi yapmıştı.VanEck’in kripto varlık araştırma direktörü Matthew Sigel’a göre, Western Union gibi devlerin mobil uygulama indirme sayıları ciddi düşüş yaşıyor. Bu da şirketleri yeni teknolojilere daha hızlı adapte olmaya zorluyor. Stablecoin piyasası şu anda tüm zamanların en yüksek seviyesinde: Piyasa verilerine göre toplam piyasa değeri 262 milyar doları aşmış durumda. Üstelik Ripple CEO’su Brad Garlinghouse ise bu rakamın önümüzdeki birkaç yıl içinde 1-2 trilyon dolara çıkabileceğini öngörüyor. En büyük bazı stablecoinler.

ABD merkezli bankacılık devi JPMorgan Chase, 2026 itibarıyla müşterilerine Bitcoin ve Ethereum gibi kripto varlıkları teminat göstererek kredi verme seçeneğini sunmayı değerlendiriyor. Financial Times tarafından aktarılan bu gelişme, geleneksel finans dünyasının kripto paralara yönelik tavrında yaşanan "U dönüşüne" işaret ediyor. Zira geçmişte Bitcoin’i “dolandırıcılık” olarak niteleyen JPMorgan CEO’su Jamie Dimon’un bu yeni yönelimi, bankanın kripto varlıklar karşısında artık daha pragmatik bir yaklaşım benimsediğini gösteriyor.Kurumsal talep artarken JPMorgan rotayı çevirdiJPMorgan'ın bu adımı, kripto paralara yönelik kurumsal ilginin arttığı bir döneme denk geliyor. BlackRock ve Fidelity gibi dev varlık yöneticileri, Bitcoin spot ETF ürünleriyle sektöre girerken, JPMorgan da müşterilerinin artan taleplerine kulak veriyor. Bankanın, yalnızca ETF temelli ürünler değil, doğrudan kripto varlıklar üzerinden kredi sağlama gibi daha derin bir katılım hedeflediği bildiriliyor.Jamie Dimon, geçmişte Bitcoin’e karşı sert çıkışlarıyla tanınıyordu. 2017 yılında Bitcoin’le işlem yapan çalışanlarını kovmakla tehdit etmişti. Ancak bu söylemler bankaya müşteri kaybettirdiği için Dimon son açıklamalarında daha yumuşak bir ton benimsedi. Mayıs ayında yaptığı açıklamada, “Sigara içmemenizi tavsiye ederim ama içme hakkınızı savunurum. Bitcoin almak isteyenin de hakkını savunurum” diyerek bireylerin tercihine saygı gösterdiğini ifade etti.Kaynaklara göre JPMorgan, Bitcoin ve Ethereum gibi kripto varlıkları doğrudan teminat olarak kabul ederek kredi verme planlarını 2026'nın başlarında hayata geçirmeyi değerlendiriyor. Ancak bu planların henüz netleşmediği ve değişiklik gösterebileceği belirtiliyor.Düzenlemeler hafifliyor, bankalar sektöre ısınıyorBu hamle aynı zamanda ABD’de değişen düzenleyici iklimin de bir yansıması. Geçtiğimiz hafta Başkan Donald Trump’ın imzasıyla yürürlüğe giren “GENIUS Act” adlı yasa, stabil coin (stablecoin) ihraç eden firmalar için federal düzeyde net bir çerçeve sunuyor. Yeni düzenleme, sabitkoin’lerin ABD doları gibi likit varlıklarla tamamen desteklenmesini ve 50 milyar doların üzerinde piyasa değerine sahip ihraççılar için yıllık denetim zorunluluğunu getiriyor. JPMorgan’ın bu ortamda stablecoin sektörüne de adım atmayı değerlendirdiği konuşuluyor.Beyaz Saray’ın 22 Temmuz’da yayımlaması beklenen kripto politikası raporu da sektörde daha “dostane” bir tutumun sinyalini veriyor. Trump yönetiminin, selefi Biden’a kıyasla daha hafif düzenlemelere yönelmesi, büyük bankaların kriptoya yaklaşımını da olumlu yönde etkiliyor.JPMorgan’ın kripto teminatlı kredi planı henüz kesinleşmiş değil, ancak bankanın bu yönde ciddi adımlar attığı açık. Eğer gerçekleşirse, JPMorgan müşterileri Bitcoin ve Ethereum gibi varlıklarını teminat göstererek geleneksel finans sisteminden kredi çekebilecek.Jamie Dimon liderliğindeki JPMorgan’ın bu stratejik değişimi, bir zamanlar “dışlanan” kripto paraların artık finans dünyasının merkezine doğru ilerlediğini gösteriyor.

ENA Teknik AnaliziENA son günlerde güçlü bir yükseliş ivmesi yakalayarak 0,32$ seviyesinden başlayan hareketini hızlı bir şekilde 0,54$ bölgesine kadar taşıdı. Bu sert yükselişin ardından dikkat edilmesi gereken temel faktör hem yatay direnç bölgesi olan 0,66$ – 0,71$ aralığına yaklaşılması hem de bu bölgenin uzun vadeli düşen trendle kesişiyor olması.Yani yükselişin teknik hedefi ile uzun vadeli trendin kesişim bölgesi aynı noktada yer alıyor. Bu durum kar realizasyonlarının hızlanabileceği ve piyasa yönünün yeniden şekillenebileceği bir direnç hattı anlamına geliyor.Teknik Görünüm:Güncel fiyat: 0,5453$Kısa vadede ilk ara direnç: 0,60$ – 0,62$Ana direnç: 0,66$ – 0,71$(düşen trend çizgisiyle çakışan bölge)Bu bölge aşılırsa sonraki hedef: 0,90$Olası geri çekilmelerde destekler: 0,48$ → 0,43$ → 0,40$ Güncel Görünüm Fiyatın geldiği seviye itibarıyla kar realizasyonu ve dalgalanma riski artmış durumda. Ancak mevcut momentum korunursa 0,66$ – 0,71$ bandı kısa vadeli hedef bölgesi olarak izlenebilir.Bu direnç bölgesi aynı zamanda düşen trendin kırılım noktası. Eğer bu alan net şekilde yukarı kırılırsa yükselişin daha da hızlanması beklenebilir. Bu durumda orta vadede 0,90$ üzeri fiyatlamalar da teknik olarak mümkün hale gelir.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

ID Teknik GörünümüID grafiğinde, uzun süredir içinde bulunduğu düşen kanal yapısının üst bandına günlükte 4. kez temas gerçekleşmiş durumda. Güncel fiyat 0,2004$ seviyelerinde ve bu seviye hem düşen kanal üst trendine hem de önemli yatay direnç bölgesi olan 0,1900$ – 0,1984$ aralığına denk geliyor. Fiyatın bu bölgeyi yukarı yönlü kırması, teknik olarak güçlü bir momentumun işareti olabilir.Bu bölgeden gelecek kırılımın ardından ilk hedef olarak 0,2524$ – 0,2635$ direnç bölgesi öne çıkıyor. Bu alan, hem geçmişte sert satışların geldiği bölge olması hem de kanal içi hedefin orta vadeli ilk durağı olması nedeniyle önemli. Aşağı Yönlü Kanal Yapısı Kanal yapısı yukarı yönlü kırılırsa, teknik formasyon gereği hedef kanal boyu kadar yukarı taşınabilir. Bu durumda bir sonraki majör direnç olarak 0,30$ – 0,31$ aralığı gündeme gelecektir.Olası bir ret durumunda ise geri çekilmelerde 0,1900$ ve 0,1664$ seviyeleri destek olarak takip edilmeli. 0,1900$ altına sarkmalar yeniden düşen kanal içi fiyatlamayı gündeme getirebilir.Özet:Fiyat: 0,2004$, direnç aralığı: 0,1900$ – 0,1984$ geçildiKanal üst bandına 4. temas gerçekleştiYukarı yönlü kırılım halinde ilk hedef: 0,2524$ – 0,2635$Kanal kırılım hedefi: 0,30$ – 0,31$Geri çekilmelerde destekler: 0,1900$ → 0,1664$Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.
