ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, kripto para piyasasına ilişkin düzenlemelerin hızla netleştirilmesi gerektiğini vurgulayarak Kongre’ye güçlü bir çağrıda bulundu. Bessent, özellikle uzun süredir gündemde olan Clarity Act’in gecikmeden kabul edilmemesi halinde ABD’nin dijital varlıklar alanındaki liderliğini kaybedebileceği uyarısında bulundu.
Kripto düzenlemesinde zaman daralıyor
Son dönemde yaptığı açıklamalarda konuyu yalnızca finansal bir mesele olarak değil, aynı zamanda ulusal bir öncelik olarak çerçeveleyen Bessent, ekonomik güvenliğin doğrudan dijital varlık ekosistemindeki konumla bağlantılı olduğunu belirtti. “Artık harekete geçme zamanı” diyen Bessent, Senato gündeminin yoğunluğuna rağmen bu düzenlemenin ertelenmemesi gerektiğini ifade etti.
Clarity Act, kripto varlıkların hukuki statüsünü daha net bir şekilde tanımlamayı ve piyasa yapısına ilişkin kapsamlı bir çerçeve oluşturmayı hedefliyor. Tasarının kabul edilmesi halinde, hangi dijital varlıkların menkul kıymet olarak değerlendirileceği gibi kritik konular netlik kazanacak. Aynı zamanda işlem platformları için daha açık bir kayıt ve denetim süreci oluşturulması planlanıyor.
Ancak söz konusu yasa tasarısı, Senato’da 260 günü aşkın süredir bekliyor. Yaklaşan ara seçimler nedeniyle siyasi gündemin daha da yoğunlaşması, sürecin daha fazla uzayabileceğine işaret ediyor. Bu durum, hem sektör temsilcileri hem de politika yapıcılar arasında endişe yaratıyor.
Bessent’in dikkat çektiği bir diğer önemli konu ise ABD’deki belirsiz düzenleyici ortamın şirketleri yurtdışına yönlendirmesi. Özellikle Singapur ve Abu Dabi gibi merkezler, daha net ve öngörülebilir kurallar sunduğu için kripto girişimleri açısından cazip hale gelmiş durumda. Bu eğilim, ABD’nin inovasyon gücünü zayıflatabilecek bir risk olarak görülüyor.
Öte yandan tartışmaların odağında yer alan konulardan biri de stablecoin getirileri. Bankacılık sektörü temsilcileri, stablecoin’ler üzerinden sunulan faiz benzeri getirilerin mevduat çıkışına neden olabileceğini savunuyor. Ancak Beyaz Saray tarafından yayımlanan son ekonomik analiz, bu endişelerin abartılı olabileceğine işaret etti.
Rapora göre, stablecoin getirilerinin yasaklanması bankacılık sistemine yalnızca sınırlı bir katkı sağlayacak. Bu tür bir yasağın kredi hacmini sadece yüzde 0,02 oranında artırabileceği hesaplanıyor. Bu da yaklaşık 2,1 milyar dolarlık bir etkiye denk geliyor. Ayrıca bu sınırlı etkinin büyük kısmının büyük bankalara yönelmesi, küçük ve yerel finans kuruluşları açısından anlamlı bir fayda yaratmayabileceğini gösteriyor.
Bu bulgular, stablecoin’lere yönelik katı kısıtlamaların piyasa üzerinde beklenen ölçüde olumlu bir etkisi olmayabileceğini ortaya koyuyor. Aynı zamanda rekabetçi getiri imkanlarının ortadan kaldırılmasının, kullanıcılar açısından dezavantaj yaratabileceği de değerlendiriliyor.
ABD’de kripto sahipliğinin hızla artması da düzenleme ihtiyacını daha acil hale getiriyor. Verilere göre her altı Amerikalıdan biri halihazırda dijital varlıklara sahip. Bunun yanı sıra büyük finans kuruluşlarının kripto odaklı ürünler sunmaya başlaması ve blockchain altyapısının ödeme, mutabakat ve tokenizasyon alanlarında yaygınlaşması, sektörün ana akım finansla entegrasyonunu hızlandırıyor.
Bessent, tüm bu gelişmeler ışığında zamanın daraldığını vurguluyor. Düzenleyici belirsizlik devam ettikçe ABD’nin küresel rekabette geride kalabileceğini belirten Hazine Bakanı, Kongre’nin hızlı hareket etmesi gerektiğini ifade ediyor. Aksi halde, dijital finansın geleceğinde söz sahibi olma fırsatının başka ülkelere kayabileceği uyarısında bulunuyor.
Kongre’de iki partiden de destek bulan Clarity Act’in önümüzdeki dönemde yeniden gündeme gelmesi bekleniyor.



