Kripto türev piyasaları 2026’ya yüksek hacimli bir başlangıç yaptı. Bugün itibarıyla Bitcoin ve Ethereum’a bağlı toplam 2,2 milyar doların üzerinde opsiyon sözleşmesi vadesini dolduruyor. Bu tablo, yılın ilk geniş kapsamlı türev uzlaşması olması nedeniyle yatırımcılar ve profesyonel trader’lar tarafından yakından izleniyor. Her iki varlığın da kritik kullanım fiyatlarına yakın seviyelerde işlem görmesi, uzlaşma sonrası volatilite ihtimalini daha da öne çıkarıyor.
Bitcoin’de 1,87 milyar dolarlık opsiyon söz konusu
Söz konusu uzlaşmada aslan payı Bitcoin’e ait. Yaklaşık 1,87 milyar dolarlık opsiyon kontratı BTC’ye bağlı durumda. Uzlaşma anı itibarıyla Bitcoin fiyatı 88.900 dolar bandında, yani yaklaşık 88.000 dolar olarak hesaplanan “max pain” seviyesinin biraz üzerinde seyrediyor. Max pain, en fazla opsiyon sözleşmesinin değersiz kapandığı fiyat seviyesi olarak biliniyor ve genellikle opsiyon satıcılarının lehine bir denge noktası oluşturuyor.
Açık pozisyon verileri Bitcoin tarafında dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Toplam 21.001 açık pozisyonun 14.194’ü alım (call), 6.806’sı satım (put) kontratlarından oluşuyor. Put/call oranının 0,48 seviyesinde olması, piyasadaki genel eğilimin aşağı yönlü korunmadan ziyade yukarı yönlü beklentilere dayandığını gösteriyor. Bu yapı, yatırımcıların fiyat artışına oynadığını ortaya koyarken, aynı zamanda beklentilerin boşa çıkması halinde sert hareket riskini de beraberinde getiriyor.
Ethereum cephesinde ise tablo daha dengeli ama yine de iyimser. ETH opsiyonlarının toplam nominal değeri yaklaşık 395,7 milyon dolar seviyesinde. Ethereum fiyatı 3.020 dolar civarında, yani 2.950 dolarlık max pain seviyesinin bir miktar üzerinde işlem görüyor. Açık pozisyonlarda 80.957 call ve 49.998 put kontratı bulunuyor. Toplam açık pozisyon sayısı 130.955, put/call oranı ise 0,62. Bu oran, Bitcoin’e kıyasla daha temkinli bir iyimserliğe işaret ediyor.
Opsiyon vadelerinin dolduğu dönemler, türev piyasaları açısından kritik eşikler olarak kabul ediliyor. Sözleşmeler sona erdiğinde yatırımcılar pozisyonlarını ya kullanıyor ya da kapatıyor. Bu süreçte fiyatlar çoğu zaman max pain seviyelerine doğru çekiliyor. Ancak uzlaşma tamamlandıktan sonra bu “manyetik etki” ortadan kalktığında, fiyat hareketleri daha serbest ve oynak hale gelebiliyor.
Bu uzlaşmayı önemli kılan bir diğer unsur ise kurumsal pozisyonlanma verileri. Bitcoin tarafında blok işlemlerde call kontratlarının hacim içindeki payı %36,4, put kontratlarının payı ise %24,9 seviyesinde. Ethereum’da bu fark daha da belirgin; blok işlemlerin %73,7’si call, yalnızca küçük bir kısmı put kontratlarından oluşuyor. Bu tür blok işlemler genellikle kısa vadeli spekülasyondan ziyade daha stratejik ve uzun vadeli pozisyonlara işaret ediyor.
Ayrıca ilgi yalnızca yakın vadeli kontratlarla sınırlı değil. Bitcoin opsiyonlarında Mart ve Haziran 2026 vadeleri öne çıkarken, Ethereum tarafında yıl geneline yayılan çeyreklik vadelerde güçlü talep görülüyor. Bu durum, trader’ların sadece kısa vadeli fiyat hareketlerine değil, önümüzdeki aylara yayılan daha geniş bir yükseliş senaryosuna da pozisyon aldığını düşündürüyor.
Buna karşın, yüksek hacimli uzlaşmalar her zaman risk barındırıyor. Koruma amaçlı pozisyonların çözülmesiyle birlikte fiyat istikrarı zayıflayabiliyor. Özellikle fiyatların kritik seviyelerin altında kalması halinde, çok sayıda alım opsiyonunun değersiz sona ermesi kısa vadeli satış baskısını artırabilir.



