Merkeziyetsiz finans (DeFi) ekosisteminin öne çıkan projelerinden Balancer’da önemli bir dönemeç yaşanıyor. Protokolün arkasındaki kurumsal yapı olan Balancer Labs, yaşanan güvenlik sorunları ve finansal baskılar nedeniyle faaliyetlerini sonlandırma kararı aldı. Ancak bu gelişme, Balancer protokolünün tamamen kapanacağı anlamına gelmiyor; aksine ekip, daha “yalın” bir modelle yoluna devam etmeyi hedefliyor.
Kararın arkasındaki temel neden, 3 Kasım 2025’te gerçekleşen ve yaklaşık 128 milyon dolarlık kayba yol açan saldırı olarak öne çıkıyor. Balancer v2 havuzlarını etkileyen bu exploit’in, swap mekanizmasındaki bir yuvarlama hatasından kaynaklandığı ve saldırganlar tarafından istismar edildiği belirtiliyor. Protokolün kurucu ortağı Fernando Martinelli, bu olayın yalnızca teknik değil, aynı zamanda ciddi hukuki yükümlülükler doğurduğunu vurguluyor.
Martinelli’ye göre Balancer Labs, artık protokol için bir avantajdan çok yük haline gelmiş durumda. Gelir üretmeyen bir şirket yapısının geçmiş güvenlik açıklarının sorumluluğunu taşımaya devam etmesi, sürdürülebilir bir model sunmuyor. Bu nedenle ekip, kurumsal yapıyı sonlandırarak protokolü DAO, vakıf ve servis sağlayıcılar üzerinden ilerleyen daha esnek bir yapıya dönüştürmek istiyor.
Protokol kapanmıyor, yeniden yapılanıyor
Her ne kadar Balancer Labs kapanıyor olsa da protokolün faaliyetleri sürecek. Martinelli, tamamen kapanma seçeneğini ciddi şekilde değerlendirdiklerini ancak mevcut gelir üretiminin bu karardan vazgeçmelerine neden olduğunu belirtiyor. Balancer’ın son dönemde yıllık bazda 1 milyon doların üzerinde işlem ücreti üretmesi, daha küçük ve verimli bir yapı için yeterli görülüyor.
Bununla birlikte, projenin geçmiş performansına bakıldığında ciddi bir gerileme dikkat çekiyor. 2021’de yaklaşık 3,5 milyar dolarlık toplam kilitli değere (TVL) ulaşan Balancer, bugün yaklaşık 157 milyon dolar seviyesine gerilemiş durumda. Bu da yüzde 95’e yakın bir düşüş anlamına geliyor. Aynı şekilde BAL token’ın piyasa değeri ve fiyatı da önemli ölçüde zayıflamış durumda.
Martinelli, yaşananların temelinde teknolojik bir başarısızlık değil, ekonomik modelin sürdürülemezliği olduğunu ifade ediyor. Özellikle güvenlik açıklarının yarattığı güven kaybı ve maliyetli token teşvik yapısı, protokolün büyümesini olumsuz etkiledi.
Yeni model: Daha az maliyet, daha net odak
Yeniden yapılanma planı oldukça radikal adımlar içeriyor. Buna göre BAL token dağıtımları tamamen durdurulacak ve mevcut teşvik sistemi sona erecek. Ayrıca veBAL yönetişim modelinin de kademeli olarak kaldırılması planlanıyor. Bu modelin, özellikle dış protokoller ve teşvik mekanizmaları tarafından etkilenerek gerçek kullanıcı temsilini zayıflattığı düşünülüyor.
Yeni yapıda, protokol gelirlerinin yüzde 100’ü doğrudan DAO hazinesine aktarılacak. Mevcut sistemde bu oran oldukça daha düşüktü. Ayrıca v3 protokol payının yüzde 25’e indirilmesiyle daha organik likidite çekilmesi hedefleniyor.
Ekip ayrıca BAL token sahiplerine çıkış imkânı sunmak için bir geri alım programı başlatmayı planlıyor. Bu sayede yeni modele güvenmeyen yatırımcıların sistemden adil bir şekilde ayrılması amaçlanıyor.
Teknik tarafta ise odak daraltılıyor. Geliştirme çalışmaları; reCLAMM havuzları, likidite başlatma havuzları, stablecoin ve likit staking token (LST) havuzları ile ağırlıklı havuzlar gibi belirli alanlara yoğunlaşacak. Daha az zincirde faaliyet gösterilerek operasyonel verimlilik artırılacak.
Balancer Labs ekibinin bir kısmının, yönetişim oylamasına bağlı olarak yeni kurulacak Balancer OpCo yapısına geçmesi bekleniyor. Martinelli ise resmi görevlerinden ayrılacak olsa da projeye dışarıdan destek vermeye devam edebileceğini belirtiyor.




