Haberler
Altcoin Haberleri
Altcoin ile ilgili tüm makale ve haberlere göz atın. Altcoin hakkında en son haberler, analizler ve görüşler.
PNUT Teknik AnaliziPNUT grafiğinde net bir düşen kama yapısı mevcut. Günlük zaman diliminde de gözüken bu formasyon, 4 saatlik zaman diliminde daha net şekilde karşımıza çıkıyor. Şu an alt bandına sarkmış olduğu 0,2192$ - 0,2306$ destek aralığı yatayda kritik bir bölge olarak karşımıza çıkıyor. Düşen Kama Formasyonu Formasyonun üst trendine baktığımızda üç kez temas olduğunu görüyoruz. Dördüncü temas gerçekleştiğinde, düşen kamanın da hedefi olan yukarı yönlü kırılım yüksek olasılıkla gerçekleşecek gibi gözüküyor. Anlık olarak 0,219$ seviyesinin altına inmiş durumda. Önemli bölge olarak 0,20$ ve trend desteğine de denk gelen 0,195$ destekleri kritik noktalar olacaktır. Yukarı yönlü kırılım senaryosunda hedefler sırasıyla, 0,266$ - 0,307$ ve 0,36$ dirençleri olarak belirlenebilir.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

Open Campus (EDU) Teknik AnalizEDU grafiğinde, fiyatın 0.128 dolar civarındaki yükselen trendin alt bandına ve aynı zamanda majör bir fibonacci desteği olan altın oran desteğine temas etmiş olduğunu görüyoruz. Alıcıların birçok kez kazandığı bu bölgeye bu sefer trendi koruyan alıcıların da desteğinin eklendiğine şahit oluyor. EDU Yükselen Kanal Formasyonu Bu tarz yapılarda genelde tepki güçlü olur. Grafiği incelediğimizde ise buradan yukarı yönlü tepkiler aldığımız takdirde 0.1498 dolar seviyesi ilk direnç seviyesi olarak öne çıkıyor. 0.1498 üzeri kapanışlar aynı zamanda daha alt zaman dilimlerinde market yapısının pozitife dönmesine vesile olacaktır. Bu bölgenin aşılması durumunda ise fiyat 0.17-0.18 dolar aralığına kadar ivmelenebilir. Bu bölgenin üzerinde kapanışlar ise bize pozitif yapıyı onaylar ve trendin üst bandına olan yolculuğu güçlendirir.Aşağı yönlü kırılımda ise güçlü iki destek konumunu kaybetmiş oluruz. Hem trend yapısının bozulması hem de altın oran desteğinin kaybedilmesi durumunda 0.1150-0.1040 aralığı gündeme gelebilir. Bu bölgenin altına inilmesi, mevcut düşen yapının onaylanmasına neden olur ve satış baskısını artırabilir. Bu bölgenin altında ise takip edeceğimiz bölge önceki likidite alanı olan 0.1000-0.0960 hattı olacaktır.Özetlemek gerekirse, EDU şu anda “destekten dönüş” ya da “trend kırılımı” senaryosu arasında sıkışmış durumdadır. Önümüzdeki günlerde bu destek hattındaki fiyat hareketleri yönü belirleyecek etkenlerin başında gelecek. Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

Space ID (ID) TEKNİK ANALİZİ - KİLİT AÇILIMI ÖNCESİ SON DURUMID, 22 Haziran Pazar günü 11.31 Milyon dolarlık (yani yaklaşık olarak güncel marketcap değerinin %16.8'i kadar) bir kilit açılımı yapacaktır. Kilit açılımı öncesi teknik anlamda ID grafiğinde neredeyiz, hangi destek ve direnç seviyelerini takip etmeliyiz, bu analizimizde hep birlikte inceleyelim. Düşen Kanal Yapısı ID günlük grafiğine baktığımızda, fiyatın bir süredir düşen kanal içinde hareket ettiğini görüyoruz. Yaklaşık olarak Şubat ayından bu yana devam eden bu trend içerisinde, her toparlanma denemesinde trendin üst bandına birçok temas gerçekleştirse de üstünde kalıcılık sağlayamadı. Bu durum da negatif yapının bozulmadan devam etmesine sebep oldu. Şu anda fiyat, hem kanalın alt bandına hem de 0.155-0.150 destek bölgesine temas etmiş durumdadı. Fiyat, kırmızı alan içerisine tekrar bir temas yapmış durumda. Burası daha önceden de likidite bırakmış bir destek alanı olarak çalışmıştı. Bu alan içerisinde iki senaryo bizleri karşılıyor. Birincisi, fiyat bu bölgede ikili dip yapıp trendin orta bandından üst bandına bir harekete geçebilir. İkinci senaryo ise, likidite alındıktan sonra alıcılar bu bölgeyi koruyamaz ve satıcıların burayı kazanmasıyla fiyat bu alanı kırarak kanalın alt bandına yönelebilir. Özetle, buradan kuvvetli bir tepki görmemiz bizi tekrar direnç hatlarını test etmeye ve belkide bu sefer direnç hatlarında azalan satış baskısı sebebiyle kırılıma ve pozitif bir market yapısına götürecektir. Burada yapının zayıf kalması ise hattın kırılmasına ve yeni dip arayışlarına bizi götürecektir. Aşağıya kırılım senaryosunda özellikle 0.13 hattı trendin alt bandı olarak karşımıza çıkıyor. Kırmızı alanın altında bu bölge, tepki göreceğimiz bir alan olabilir. Yukarı kırılım senaryosunda ise en kritik değer olan 0.2034-0.2114 aralığı hem trendin üst bandı hem de güçlü fibonacci direnci olarak en önemli direnç hattı olarak karşımıza çıkıyor. Bu alan önümüzdeki günlerde takip edilmelidir. Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

ABD merkezli halka açık bir şirket olan Everything Blockchain Inc. (EBZT), kripto para piyasasında dikkat çeken yeni bir yatırım planı duyurdu. Şirket, toplam 10 milyon dolarlık sermayesini Solana (SOL), Ripple (XRP), Sui (SUI), Bittensor (TAO) ve Hyperliquid (HYPE) gibi hızlı büyüyen beş farklı blockchain ağına tahsis etmeyi planlıyor. Bu hamle, şirketi geleneksel yatırımcılardan önce Ethereum dışındaki diğer altcoinlere yönelen ilk halka açık ABD sermaye yapısı haline getiriyor.Şirketin CEO’su Arthur Rozenberg, konuyla ilgili açıklamasında, “Bitcoin manşetlerde yer alsa da, asıl para yarının finansal altyapısını inşa eden blockchain ağlarına akıyor,” diyerek bu yatırımlarının önemini vurguladı. Açıklamaya göre Everything Blockchain’in hedefi, gelecekte kurumsal yatırımcıların yoğun ilgi göstermesi beklenen blockchain projelerine erkenden giriş yaparak avantaj elde etmek.Halka açık ilk kripto paylaşım modeli yoldaEBZT’nin planı yalnızca bu projelere yatırım yapmakla sınırlı değil. Şirket, stake ettiği token'lardan elde edeceği ödülleri doğrudan hissedarlarıyla paylaşarak bir ilk olmayı hedefliyor: Halka açık piyasalarda kripto temettüsü (divident) dağıtan ilk şirket olmak. Yapılan açıklamaya göre, stake faaliyetlerinden yıllık yaklaşık 1 milyon dolar gelir elde edilmesi bekleniyor ve bu gelirin önemli bir kısmı yatırımcılara temettü olarak dağıtılabilir.Bu strateji aynı zamanda EBZT’yi sektördeki rakiplerinden farklı bir konuma taşıyor. Mesela Solana odaklı yatırımlarıyla dikkat çeken bazı şirketler var:SolStrategiesJanover Bu şirketler milyonlarca dolarlık fon toplasa da, hiçbirinin çoklu token staking ve temettü paylaşımı modeli bulunmuyor. Nasdaq hedefi ve kurumsal sermaye için yol haritası açıklandıŞirket, bu stratejinin bir parçası olarak Nasdaq borsasında listelenme sürecini de başlattı. Nasdaq'a geçiş, EBZT’nin kurumsal yatırımcılara açılmasını kolaylaştırarak kripto piyasasındaki ilk büyük kurumsal "hazine yönetimi" örneklerinden biri olmasını sağlayabilir. Messari tarafından yayınlanan bir analize göre, yıllık 36 milyar dolarlık staking piyasası hâlâ büyük ölçüde özel yatırımcılarla sınırlı ve halka açık şirketlerin bu alana girmesi büyük bir fırsat penceresi sunuyor. EBZT, bu pazarda öncü rolü üstlenerek "first-mover advantage" yani ilk hamle avantajından maksimum verim almayı hedefliyor.Şirketin düşük hisse arzı (small float) ve çoklu kripto varlıklar üzerinden getiri sunması, özellikle bireysel yatırımcılar için cazip bir alternatif oluşturuyor. Wall Street henüz tam anlamıyla bu alana girmemişken, EBZT bu boşluğu doldurarak “erken gelen kazanır” mantığıyla hareket ediyor. Her ne kadar açıklamalar umut verici olsa da, EBZT’nin gelecekteki başarısı kripto piyasalarındaki volatilite, regülasyon riskleri ve teknik özellikler gibi faktörlere bağlı olacak.

Kripto para dünyasında her şey çok hızlı değişiyor: Dün bilinmeyen bir coin, bugün piyasanın gözdesi olabiliyor. Fakat değişmeyen bir gerçek var: Bilgi, güçtür. İşte tam bu noktada Arkham sahneye çıkıyor. Peki, Arkham nedir? Basitçe anlatacak olursak: Arkham, blockchain üzerindeki tüm verileri toplayıp analiz eden bir blockchain istihbarat platformu.Yani Arkham, kim, hangi cüzdanda, ne kadar coin tutuyor, hangi işlemleri yapıyor gibi bilgileri yapay zekâ ve gelişmiş algoritmalarla çözümlüyor. Bunu yaparken de sadece halka açık blockchain verilerini kullanıyor – özellikle belirtmek gerekir ki, kimsenin özel bilgisine, şifresine erişmiyor. Peki Arkm coin nedir? O da Arkham ekosisteminin kalbi olan yerel token. Platformda ödüller, bilgi alışverişi, yönetişim gibi işlevlerde ARKM kullanılıyor. Arkham’ı kullanan herkes ister bounty açsın ister bilgi sunsun, bu işlemler ARKM üzerinden gerçekleşiyor.Arkham’ı kısaca şöyle düşünebilirsiniz: Blockchain üzerinde herkesin gözle gördüğü bir “açık defter” var, ama yazılar çok karışık. Arkham işte o defteri açıyor, düzenliyor, kim kimdir, nereden nereye para gitmiş onu herkes için anlaşılır hale getiriyor. İşte Arkham hakkında birçok detayı bulabileceğiniz bir rehber…Arkham’ın Tanımı ve Ortaya ÇıkışıBlockchain teknolojisi, verilerin merkezi bir otoriteye ihtiyaç duymadan, şeffaf ve değiştirilemez şekilde kaydedildiği bir sistemdir. Her bir işlem, bloklar halinde sıralanır ve tüm ağ tarafından doğrulanır. Bu bloklar birbirine zincirleme bağlıdır — bu yüzden adına "blockchain", yani "blokzinciri" denir. Her blok, bir önceki bloğun verilerini referans alır ve bu yapıyla sistemin geçmişi güvence altına alınır. Herkes, blockchain üzerindeki tüm işlemleri istediği zaman görebilir; bu yüzden blockchain doğası gereği şeffaf olarak işliyor. Ancak bu veriler çoğunlukla cüzdan adresleri ve teknik detaylar şeklinde olduğu için, yüzeyde bakıldığında kimin ne yaptığı kolayca anlaşılmaz. İşte Arkham tam da bu noktada devreye giriyor. Arkham'ın analiz süreci ve işleyişi. Kaynak: CoinGecko Arkham'ı bir cümleyle tanımlamak gerekirse: Yapay zekâ destekli bir zincir üstü analiz platformu.Blockchain üzerinde herkesin görebildiği işlemler var, evet, ama çoğu zaman bu veriler dağınık, ham ve yoruma açık. Arkham o dev veri yığınını anlamlı hale getiriyor. En dikkat çeken özelliği, cüzdan adres eşleştirme teknolojisi. Arkham, KYC (Müşteri Tanıma) süreçlerinden geçmiş cüzdanları analiz edip, bunları gerçek kişi ya da kurumlarla ilişkilendiriyor. Örneğin: Binance’te KYC yapmış bir kullanıcı bir cüzdana para gönderdiğinde, Arkham bunu tespit edip, “Bu cüzdan X kişisine ait” şeklinde işaretleyebiliyor. İşte bu, klasik zincir üstü (on-chain) takip araçlarından Arkham'ı ayıran en büyük fark.Arkham ne zaman çıktı?Arkham, 2023 yılında resmi olarak lanse edildi. Özellikle Arkham token launchpad süreciyle Temmuz 2023’te Binance üzerinde ARKM token’ı halka sundu. Bu sayede daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştı. İlk fiyatı 0,05 dolar olan ARKM, lansmandan hemen sonra ciddi bir ilgiyle karşılaştı.Bu sırada “Intel-to-Earn” modeli tanıtıldı. Peki bu ne demek? Klasik play-to-earn veya learn-to-earn modellerinden farklı olarak, burada kullanıcılar zincir üstünde bilgi toplayıp bunu satarak para kazanıyor. Yani bir cüzdan hakkında bilgi araştırıp sağladığınızda, karşılığında ARKM token kazanıyorsunuz. Bunun için Arkham üzerinde bir de Intel Exchange var – birazdan onu da detaylıca anlatacağız. Sonuç olarak Arkham, hem blockchain analiz (blockchain analytics) dünyasında yeni bir kapı açtı, hem de veri paylaşımını teşvik eden yepyeni bir ekonomi modeli kurdu: Arkham intel to earn. Arkham'ın intel-to-earn yapısının görseli. Kaynak: Arkham whitepaper' Arkham’ın Tarihçesi: Önemli Dönüm NoktalarıArkham’ın hikayesi, kripto dünyasında "gizlilik" kavramının iyice tartışıldığı bir dönemde başladı.Gelin adım adım bakalım, bu proje nasıl bu noktaya geldi?2022 - Proje geliştirme aşaması: Arkham, 2022 yılında ilk kez kamuoyunun dikkatini çekti.Henüz tam lansman yapılmamıştı ama kulislerde Arkham’ın zincir üstü veri analitiği konusunda çalıştığı konuşuluyordu. İlk olarak sınırlı bir beta sürümüyle Ethereum ağı üzerindeki cüzdan analizleri başladı. O zamanlar Arkham sadece "Ethereum üzerindeki adreslerin takibi" gibi düşünülüyordu; kimse daha sonra ortaya çıkacak arkham intel exchange gibi bir inovasyonu hayal bile etmiyordu.Temmuz 2023 - Binance Launchpad’de ARKM token satışı: 2023’te büyük an geldi: Temmuz 2023’te Arkham, Binance Launchpad platformunda Srkham token launchpad süreciyle halka açıldı. Binance’teki süreç şu şekildeydi:ARKM başlangıç fiyatı: 0,05 USDToplam arzın %5’i satışa sunuldu (50 milyon ARKM)Sadece birkaç dakika içinde tüm token’lar satıldı.Bu başarıyla birlikte Arkham, ciddi bir sermaye ve topluluk desteği kazandı. Binance üzerinde listelenir listelenmez fiyat %500’ün üstünde fırladı. Bu süreçten sonra "Arkham nedir" ve "Arkm coin nedir" gibi aramalar Google Trends'te zirve yaptı.2023 ortası - Intel Exchange Lansmanı: Launchpad başarısının ardından Arkham ekibi, bir bomba daha patlattı: Intel Exchange! Peki, Arkham Intel Exchange nedir? Burada, isteyen herkes herhangi bir cüzdan hakkında bilgi talep edebiliyor. Örneğin, "Bu cüzdan hangi şirkete ait?" veya "Bu adres hangi borsa cüzdanıyla ilişkili?" gibi sorular bounty olarak açılıyor. Doğru ve kanıtlanabilir bilgi sunan kişi, ödülü ARKM olarak kazanıyor. Böylece zincir üstü veri paylaşımı, ciddi bir gelir modeline dönüştü. Bu aşamada intel to earn kavramı piyasada duyulmaya başlandı. Arkham Intel Exchange'in ekran görüntüsü 2024 – Arkham Perpetuals Exchange lansmanı: 2024’ün sonlarına doğru Arkham Intelligence, türev ürünlere odaklanan kendi borsasını kuracağını duyurdu. Yeni açılan perpetual (kalıcı vadeli işlem) borsası, Arkham’ın güçlü araştırma altyapısıyla entegre ve canlı zincir üstü denetimler ile proof-of-reserve (rezerv kanıtı) sistemleri sunmakta. "Perpetual exchange" dediğimiz şey, sürekli vadeli işlemler (perpetual futures) sunan bir borsa anlamına gelir.Normalde vadeli işlemler (futures contracts) belirli bir vade tarihi taşır, yani işlem belli bir tarihte kapanır. Perpetual futures ise vadesiz çalışır — yani açık pozisyonunuzu teorik olarak istediğiniz kadar taşıyabilirsiniz, ister günlerce ister aylarca. ABD’deki yatırımcılar, ülkedeki düzenleyici belirsizlikler ve yasal risklerden dolayı bu borsadan yararlanamıyor olsa da, Arkham’ın adımı diğer birçok ülkede dikkat çekti.2024 - Web3 ortaklıkları ve büyük yatırımcı ilgisi: 2024 yılı Arkham için tam bir büyüme yılı oldu. Arkham, birçok yeni blockchain ile entegre olmaya başladı. Bunlardan bazıları Sui Network, Dogecoin ağı Sonic Labs oldu. Bununla kalmadı; Web3 dünyasından dev yatırımcılar da Arkham’a yatırım yaptı. Bazı büyük yatırımcılar Sam Altman (OpenAI CEO'su), Tim Draper (Draper Associates) ve Joe Lonsdale (Palantir kurucularından) oldu. Bu destekler sayesinde Arkham sadece bir zincir üstü analiz platformu olmaktan çıkıp tam teşekküllü bir kripto istihbarat servisi haline geldi.Gizlilik ve şeffaflık tartışmaları: Tabii bu kadar hızlı büyüyen bir proje, tartışmaları da beraberinde getirdi. Bir yanda Arkham destekçileri, şeffaflık sayesinde dolandırıcılık ve kara para aklamanın önüne geçileceğini savunuyordu. Öbür yanda ise gizlilik savunucuları, "Blockchain zaten anonim olmalı, herkesin kimliğini ifşa etmek yanlış" diyordu. Özellikle Arkham’ın KYC bağlantılı cüzdanları etiketlemesi, bazı kesimlerde "merkezi doxxing" endişelerine yol açtı. Ama Arkham, her zaman savunmasını aynı cümleyle yaptı: “Sadece halka açık verileri analiz ediyoruz, kimsenin özel bilgisine müdahale etmiyoruz.” Bu tartışmalar, Arkham’ın ismini daha da büyüttü ve projeyi kripto dünyasının merkezine taşıdı.Arkham Neden Değerli?Piyasada yüzlerce zincir üstü analiz aracı var. Peki neden Arkham bu kadar öne çıktı? Hemen madde madde bakalım:Web3 dünyasında istihbarat kavramını başlatan ilk projelerden biriKripto dünyasında istihbarat deyince eskiden akla sadece devlet kurumları veya özel dedektiflik şirketleri gelirdi. Ama Arkham, bu kavramı tamamen değiştirdi. Şu an herkes, Arkham sayesinde bir cüzdanın geçmiş işlemlerini analiz edebiliyor ve hatta sahibini öğrenebiliyor. Bu, özellikle dolandırıcılık, hack olayları ve kara para takibi gibi konularda devrim yarattı. İsteyen herkes basit birkaç arama yaparak bir adresin tüm zincir üstü geçmişini görebiliyor.“Intel Exchange” ile veriye dayalı gelir modeliArkham’ın sunduğu Intel Exchange, sektörde bir ilk. Kullanıcılar zincir üstünde bilgi arayıp bunu satarak ARKM kazanıyor. Yani hem veri ihtiyacı olanlar işini görüyor, hem de araştırma yapanlar kazanç elde ediyor. Bu model, özellikle araştırmacı ruhlu kullanıcılar için yepyeni bir gelir kapısı açtı. Web3 şeffaflık dünyasında böyle bir "bilgi ekonomisi" modeli daha önce yoktu.Zincir üstü şeffaflık için güçlü araçlar ve grafiksel analizArkham sadece ham veri sunmuyor. Verileri güçlü grafikler ve analiz araçları ile anlaşılır hale getiriyor. Entity Pages ile gerçek kişi ve kurumların portföyleri görünüyor. Network Visualizer ile cüzdanlar arası para akış haritaları sunuyor. Alerts ile belirli adreslerde büyük işlemler olduğunda bildirim alma olanağı sunuyor. Yani özellikle web3 şeffaflık isteyen yatırımcılar için bu araçlar paha biçilemez.Geliştirici API’leri ve cüzdan adres eşleştirmeArkham, sadece son kullanıcılar için değil, geliştiriciler için de kapsamlı API hizmetleri sunuyor. İsteyen projeler Arkham API’sini entegre ederek doğrudan kendi sistemlerinde zincir üstü analiz yapabiliyor. Cüzdan adresi eşleştirme algoritmaları, projelerin kendi kullanıcılarının blockchain üzerindeki hareketlerini daha iyi anlamalarına yardımcı oluyor. Bu yüzden Arkham sadece bir analiz aracı değil; aynı zamanda geliştiriciler için bir "veri altyapısı" olarak konumlanıyor.ARKM tokenı ve geniş kullanımıArkham’ın değerine yönelik baktığımızda, ARKM coinden ve işlevlerinden bahsetmemek olmaz. Zra ARKM token platformun merkezinde yer alıyor. Coinin sunduğu olanaklar şunlar:Stake: Kullanıcılar ARKM stake ederek ekstra ödüller kazanabiliyor.Ödül katılımı: Intel Exchange üzerinde bounty oluşturmak veya bilgi sunmak için ARKM kullanılıyor.Yönetişim: Arkham topluluğu, gelecekteki güncellemelerde ve karar mekanizmalarında oy kullanarak söz sahibi olabiliyor.Ayrıca ARKM, sınırlı bir toplam arza sahip: Arkm token arzı toplam 1 milyar adet ile sabitlenmiş durumda. Bu da uzun vadede arz-talep dinamikleri açısından fiyatı destekleyebilecek bir faktör.Arkham (ARKM) Nisan 2025 itibarıyla yaklaşık 0,59 dolar seviyelerinden işlem görüyor. Son 24 saatlik işlem hacmi ise 82 milyon doların biraz üzerinde. Bu da, ARKM'nin piyasada hâlâ aktif bir şekilde alınıp satıldığını ve belli bir likiditeye sahip olduğunu gösteriyor. Toplam arzı 1 milyar ARKM olsa da şu an dolaşımda olan miktar yaklaşık 225 milyon token civarında. Yani toplam arzın dörtte birinden biraz daha azı piyasada aktif şekilde dolaşıyor. Bu durum uzun vadede arz-talep dengesi açısından ARKM için önemli bir faktör olabilir. Lansmanından bu yana ARKM coin fiyatı grafiği Arkham, Mart 2024'te tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşmış ve 3,99 dolar gibi etkileyici bir fiyata kadar çıkmıştı. Şu anki fiyat, o zirve seviyeden %85’e yakın bir düşüş göstermiş olsa da, son günlerde ufak ufak toparlanma sinyalleri veriyor.Arkham’ın Kurucusu Kim?Peki, Arkham kurucusu kim? Her büyük projenin arkasında vizyoner bir lider vardır. Arkham’ın arkasındaki isim de tam anlamıyla sektörü iyi tanıyan, deneyimli bir girişimci: Miguel Morel. Miguel Morel, kripto para ve blockchain dünyasına yabancı bir isim değil. Daha önce Reserve Protocol projesinde de görev almış bir isim. Reserve, stabilcoin ve finansal erişim üzerine çalışan bir proje olarak tanınıyor. Morel, Arkham'ı kurarken şuna inanıyordu: “Blockchain teknolojisi halka açık, ama o kadar karmaşık ki, gerçek anlamda şeffaf değil. Biz bunu değiştirmek istiyoruz.” Arkham kurucusu Miguel Morel Kısacası blockchain’deki "görünmezliği" kaldırmak ve herkes için eşit veri erişimi sağlamak istiyordu.Bunu da Arkham’ın yapay zeka destekli analizleriyle mümkün kılmak için ekibini kurdu. Ancak Arkham sadece Morel’den ibaret değil. Ekibe yönelik şu notları verebiliriz:Ekibin çoğu eski blockchain analistlerinden, veri bilimcilerinden ve siber güvenlik uzmanlarından oluşuyor.Teknik ekip, hem zincir üstü veri toplama hem de yapay zekâ destekli analiz sistemleri kurma konusunda oldukça yetkin.Proje merkezi Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunuyor, ancak ekibin uzaktan çalışan global üyeleri de var.Ayrıca Arkham, her zaman şunu vurguluyor: “Şeffaflık sağlamak istiyoruz ama özel verilere veya kullanıcıların kişisel bilgilerine müdahale etmiyoruz.” Bu yüzden sadece halka açık zincir verilerini analiz ediyorlar. Yani, amaç kötü niyetli bir "ifşa" yapmak değil; herkesin eşit bilgiye ulaşmasını sağlamak.Sık Sorulan Sorular (SSS)Kripto dünyasında Arkham (ARKM) gibi projeler hızla büyürken, doğal olarak akıllarda birçok soru işareti de oluşuyor. Aşağıda, Arkham hakkında en çok merak edilen soruları ve sade cevaplarını sizin için derledik.Arkham nedir, nasıl çalışır?: Arkham bir blockchain istihbarat platformudur. Blockchain üzerindeki halka açık tüm işlemleri toplayıp gelişmiş yapay zeka desteğiyle analiz eder. Ham verileri işleyerek cüzdan adreslerini gerçek kişi veya kurumlarla ilişkilendirir, geçmiş işlem geçmişlerini çözümler ve detaylı raporlar sunar. Böylece kullanıcılar, blockchain üzerindeki karmaşık veri yığınlarını daha net ve anlaşılır şekilde inceleyebilir.ARKM token ne işe yarar?: ARKM token, Arkham platformunda her şeyin merkezindedir. Bilgi paylaşımı, ödüllendirme, bounty açma ve platformdaki yönetişim süreçleri ARKM ile yapılır. Kullanıcılar ayrıca ARKM token’larını stake ederek pasif gelir elde edebilirler. Intel Exchange üzerindeki işlemler ve platform içi ödüller tamamen ARKM üzerinden yönetilmektedir.Intel Exchange nedir?: Intel Exchange, Arkham kullanıcılarının zincir üstü veriler üzerinde bilgi alışverişi yapabildiği devrim niteliğinde bir pazardır. Bir cüzdan adresi veya işlem hakkında bilgi almak isteyen kullanıcılar bounty açar, araştırmacılar ise bilgi sağlayarak katılım gösterir. Doğru ve doğrulanabilir bilgi sunanlar ARKM ödülü kazanır. Bu sistem sayesinde hem bilgiye erişim kolaylaşır hem de veri odaklı yeni bir gelir modeli oluşur. Intel Exchange, zincir üstü analiz süreçlerinde şeffaflığı ve topluluk katılımını teşvik eder.Arkham gizlilik ihlali mi yapıyor?: Hayır, Arkham kimsenin özel verisine erişmiyor ve gizliliği ihlal etmiyor. Yalnızca blockchain üzerinde herkesin erişimine açık olan verileri analiz ediyor ve bu verileri anlamlı hale getiriyor. Kişisel bilgilere ya da şifrelere doğrudan müdahale söz konusu değil. Ancak bazı kullanıcılar, anonim cüzdanların kimliklerle eşleştirilmesini “anonimlik kaybı” olarak değerlendiriyor. Bu nedenle Arkham zaman zaman gizlilik savunucuları tarafından eleştirilse de, platform her zaman sadece halka açık verilere dayalı analiz yaptığını vurguluyor.ARKM nereden alınır?: ARKM token, Binance, Bybit, Coinbase, Upbit, OKX ve Bitget gibi dünyanın önde gelen büyük kripto para borsalarında işlem görüyor. Ayrıca Uniswap gibi merkeziyetsiz borsalarda (DEX) da ARKM alım-satımı yapmak mümkün. Arkham'ın kendi platformu üzerinden yapılan işlemlerle de doğrudan katılım sağlanabiliyor. Bu geniş erişim ağı sayesinde yatırımcılar, diledikleri platformu kullanarak ARKM token’a kolayca ulaşabiliyor.Arkham hangi ağda çalışıyor?: ARKM, Ethereum ağı üzerinde ERC-20 token standardına uygun olarak çalışıyor. Tüm token işlemleri doğrudan Ethereum blockchaini üzerinden gerçekleştirilir, böylece güvenlik ve işlem onayları Ethereum altyapısıyla sağlanır. Bunun yanı sıra Arkham platformu, analiz tarafında Sui, Dogecoin, Sonic gibi farklı ağlardan da veri toplamakta ve çoklu ağ desteği sunmaktadır. Ancak ARKM token’ın kendisi yalnızca Ethereum ağı üzerinde faaliyet göstermekte.Arkham ve zincir üstü istihbarat araçlarını öğrenmek için JR Kripto Rehber serimizi takip etmeyi unutmayın!

ABD’de Başkan Donald Trump’ın meme coin’i üzerinden yürüyen tartışmalar, şimdi TikTok’un Çinli sahipleriyle bağlantılı bir “rüşvet” suçlamasına dönüştü. Kongre Üyesi Brad Sherman (D-CA-32), TikTok’un Çinli sahiplerinin, Trump’ın “TRUMP” adlı meme coin’inden 300 milyon dolarlık alım yaptığını ve bu alımın doğrudan Trump’a maddi kazanç sağladığını iddia etti. Sherman’a göre bu, "Trump’a verilen 300 milyon dolarlık doğrudan bir rüşvet."Ancak TikTok cephesinden bu suçlamalara sert bir yanıt geldi. Sosyal medya platformu X (eski adıyla Twitter) üzerinden yapılan açıklamada, Sherman’ın iddiaları “açıkça yanlış ve sorumsuz” olarak nitelendirildi. Şirket ayrıca Sherman’ın geçen ay imzaladığı bir mektuba bile yanlış atıf yapıldığını belirtti. TikTok yasağı ve uzatmalarBu tartışmanın merkezinde, ABD’de uzun süredir gündemde olan TikTok yasağı yer alıyor. Çin merkezli ByteDance’e ait olan TikTok, ABD yasalarına göre satılması gereken bir şirket konumunda. Ancak Başkan Trump, platforma karşı alınan yasağı bu yıl ikinci kez 90 gün süreyle erteledi.Brad Sherman, bu ikinci ertelemenin yasa dışı olduğunu savunuyor. Zira yürürlükteki düzenlemeye göre yalnızca bir kez ve en fazla 90 günlük bir erteleme yapılabiliyor. Sherman, Trump’ın bu ikinci ertelemeyi yapmasının arkasında, TikTok’un sahiplerinin TRUMP coin’i üzerinden yaptığı “rüşvet” niteliğindeki işlemlerin yattığını öne sürüyor.GD Culture Group ve şaibeli bağlantılarSherman’ın suçlamasında doğrudan adı geçmese de, tartışmaların odağında GD Culture Group isimli küçük bir teknoloji şirketi yer alıyor. New York Times’ın haberine göre, Çin merkezli bir yan kuruluşa sahip olan bu şirketin yalnızca sekiz çalışanı bulunuyor ve 2024 yılında herhangi bir gelir beyan etmedi. Ancak buna rağmen, Trump’ın TRUMP meme coin’ine 300 milyon dolarlık yatırım yapacağını açıkladı.GD Culture Group, Ağustos 2024’te TikTok’ta bir hesap açtı ve yapay zekâ destekli haber içerikleri paylaşmaya başladı. Ancak hesabın şu an sadece 123 takipçisi bulunuyor ve en popüler videosu yalnızca 533 görüntülenme aldı. Şirketin faaliyet alanları arasında içerik üretimi, yetenek ajansı hizmetleri ve sosyal medya pazarlaması da yer alıyor. ByteDance ile doğrudan bir bağlantısı bulunmasa da, faaliyetlerinin neredeyse tamamen TikTok’a dayandığı açık.Trump Coin tartışmaları derinleşiyorTRUMP adlı meme coin, Ocak 2025’te piyasaya sürülmesinin ardından, ABD siyasetinde pek çok tartışmaya yol açtı. Kripto karşıtı duruşuyla bilinen Senatör Elizabeth Warren ve Temsilci Jake Auchincloss, bu coin’in olası dış müdahalelere ve çıkar çatışmalarına kapı aralayabileceğini belirterek bir soruşturma çağrısında bulunmuşlardı.Nisan ayında düzenlenen özel bir akşam yemeğinde, TRUMP coin’in en büyük 220 yatırımcısı davet edildi. Etkinlikte, ilk 25 yatırımcı için ayrıcalıklı bir “VIP resepsiyon” da düzenlendi. Bu durum, “coin aracılığıyla başkana erişim satın alma” tartışmalarını alevlendirdi. Etkinliğe katılan bazı konuklar, protestoların büyüklüğünden şaşkınlık duyduklarını belirtirken, bazıları ortamı “kimliği belirsiz ve güven vermeyen kişilerle dolu” olarak tanımladı.

Avalanche, hızlı ve ölçeklenebilir yapısıyla öne çıkan bir katman-1 blokzincir (blockchain) ağıdır. Ava Labs ekibinin geliştirdiği bu platform, 2020 yılının Eylül ayında ana ağını (mainnet) kullanıma açtı. Avalanche’ı özel kılan noktalardan biri, kendi özgün yapısı olan Avalanche Konsensüs Algoritmasıdır. Bu algoritma, klasik ve Nakamoto tarzı fikir birliği yöntemlerinin en iyi yönlerini bir araya getirerek işlemlerin saniyeden bile kısa sürede kesinleşmesini sağlıyor.Avalanche’ın temel hedefi, DeFi, NFT ve oyun gibi merkeziyetsiz uygulamaların yanı sıra, isteyenlerin kendi kurallarını koyarak çalıştırabileceği özel blockchainler (subnetler) için güçlü bir altyapı sunmak. Geliştiricilere sunduğu alt-zincir (subnet) desteği sayesinde, her proje kendi ihtiyaçlarına göre özgürce bir ağ tasarlayabiliyor. Özetle, Avalanche coin nedir diye soracak olursanız, hem hız, hem esneklik hem de geliştiricilere özel çözümler sunan bir blockchain inovasyonu demek hiç yanlış olmaz.Avalanche, hız ve ölçeklenebilirliğin yanında düşük işlem ücretleri ve çevreci yaklaşımıyla da öne çıkıyor. Yüksek enerji tüketimi gerektirmeyen Avalanche ağı, kullanıcı dostu yapısıyla hem bireysel kullanıcılar hem de kurumsal projeler için cazip bir seçenek haline geldi.Hazırsanız, gelin şimdi birlikte Avalanche’ı keşfe çıkalım!Avalanche’ın Tanımı ve Ortaya Çıkışı: AVAX Nedir?Avalanche ve AVAX nedir? Avalanche, yüksek hızlı ve ölçeklenebilir bir katman-1 blockchain platformu olarak dikkat çekiyor. 2020 yılında Ava Labs tarafından piyasaya sürülen Avalanche, altyapısını “Avalanche Konsensüsü” adı verilen özgün bir fikir birliği mekanizmasına dayandırıyor. Bu konsensüs modeli, yüzlerce hatta binlerce doğrulayıcıdan rastgele örneklemelerle oy toplayarak işlemleri hızla kesinleştiriyor. Sonuç olarak Avalanche, saniyeler içinde sonuçlanan işlemler ve binlerce işlem/saniye (TPS) kapasitesi sunabiliyor. Ağın yerel tokenı olan AVAX ise, hem işlem ücretlerinin ödenmesinde hem de ağın güvenliğinin sağlanmasında kritik rol oynuyor.Avalanche'ın tasarımında ayrıca farklı ihtiyaçlara hizmet eden çoklu zincir (multi-chain) mimarisi öne çıkıyor. Bu yapı sayesinde, Ethereum uyumlu C-Chain üzerinde akıllı sözleşmeler çalıştırabilirken; X-Chain, varlık transferleri için; P-Chain ise doğrulayıcı yönetimi ve Subnet altyapısı için kullanılıyor. Bu sayede Avalanche hem Ethereum uyumlu zincir olarak çalışabiliyor hem de kullanıcıların kendi bağımsız ağlarını kurmasına imkan veriyor. Özellikle Avalanche subnet yapısı, farklı projelerin kendi özel blockchainlerini oluşturmasına olanak tanıyarak Avalanche’ı diğer ağlardan bir adım öne çıkarıyor.Avalanche'ın bu güçlü altyapısını aşağıdaki şekilde daha detaylı inceleyebiliriz:Avalanche: Saniyeler içinde kesinleşen işlemleri ve binlerce TPS kapasitesiyle dikkat çeken yüksek hızlı, ölçeklenebilir bir Layer-1 blockchain.Piyasaya sürülmesi: Avalanche platformu, Ava Labs tarafından geliştirilerek 2020 yılında piyasaya çıktı. Başarılı bir halka açık satışın ardından, 20 Eylül 2020'de Avalanche ana ağı (mainnet) aktif hale geldi.Konsensüs algoritması: Avalanche, kendi geliştirdiği Avalanche Konsensüsü ile çalışıyor. Bu model, klasik ve Nakamoto tarzı konsensüslerin en iyi yönlerini birleştiriyor; doğrulayıcılar rastgele küçük gruplar halinde birbirlerinden oy alıyor ve böylece hızlı, güvenli finalite sağlanıyor.AVAX tokenı: AVAX, Avalanche ağı üzerindeki tüm işlemler için ödeme aracı olarak kullanılırken aynı zamanda ağın güvenliğini destekleyen staking işlemlerinde de kullanılabiliyor. 2025 yılı itibarıyla AVAX coin fiyatı, genel piyasa hareketlerine bağlı olarak değişkenlik gösteriyor. Ancak AVAX, kripto piyasasında en çok işlem gören varlıklardan biri – üstelik piyasa değeri ile 13. sırada yer alıyor. Avax coin fiyatı, 3 yıl önce gördüğü rekor 146 doların yüzde 85 kadar altında olsa da, 2020’deki 2.79 dolarlık tüm zamanların yüzde 680 kadar üzerinde. Nisan 2025 itibariyle, 21 dolar seviyelerinden işlem görüyor. Lansmanından bu yana AVAX fiyatı grafiği Amaç: Avalanche’ın ana hedefi, geliştiricilere ve projelere merkeziyetsiz uygulamalar (DeFi, NFT, oyun vb.) ve kurumsal sistemler için hızlı, düşük maliyetli, özelleştirilebilir blockchain çözümleri sunmak. Özellikle Subnet yapısı sayesinde, kullanıcılar kendi kurallarını belirleyerek özel blockchainler yaratabiliyor.Kısacası Avalanche altyapısı, hem geliştiricilere teknik esneklik sunuyor hem de kullanıcıların hızlı, güvenilir ve düşük maliyetli işlemler gerçekleştirmesini mümkün kılıyor. Bu da onu Layer-1 çözümleri arasında farklı bir konuma taşıyor.Avalanche’ın Tarihçesi: Önemli Dönüm NoktalarıAvalanche coin tarihi incelendiğinde, 2018’de fikir aşamasında başlayan proje, 2020’de ana ağıyla birlikte resmen kripto dünyasına adım attı. Böylece, “Avax ne zaman çıktı?” sorusunu da yanıtlamış oluyoruz. Tam tarih olarak verirsek, Avalanche’ın ana ağı (avalanche mainnet) 21 Eylül 2020’de resmi olarak hayata geçti. Bu tarih, blockchain tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak görülmekte. Genel olarak Avalanche’ın yolculuğu, araştırma ve geliştirme odaklı adımlarla ilerledi. Öne çıkan kilometre taşları şunlar:2018’de Ava Labs, piyasaya girdi: 2018’de Ava Labs kuruldu. Cornell Üniversitesi’nde dağınık sistemler uzmanı Prof. Emin Gün Sirer ve arkadaşları tarafından Avalanche’ın temelleri atıldı. Teorik olarak yeni fikir birliği protokolleri geliştirilip tasarlandı.2020’de AVAX tokenları görücüye çıktı: AVAX token satışı ve mainnet lansmanı 2020’de gerçekleşti. Temmuz 2020’de Avalanche’ın ilk halka açık token satışı 42 milyon dolardan fazla katılım gördü. Ardından 20 Eylül 2020’de Avalanche ana ağı (mainnet) başarıyla faaliyete geçti. Böylece saniyeden kısa sürede işlem onayı alınabilen bir blockchain dünyaya açıldı.2021’de Avalanche Rush DeFi teşvik programı piyasaya damga vurdu: Avalanche Rush programı 2021’de başladı. Ağustos 2021’de Avalanche Vakfı, Aave ve Curve gibi büyük DeFi protokollerini Avalanche’a taşıyan ve 180 milyon dolarlık AVAX tahsis eden Avalanche Rush teşvik programını duyurdu. Bu kampanya, Avalanche ekosistemine ciddi hacim ve likidite sağladı.2022’de Amazon ile büyük ortaklık gerçekleşti: Blockchain entegrasyonları ve altyapı genişlemesi, 2022’den itibaren hız kazandı. Öncelikle Haziran 2022’de Avalanche, Bitcoin için köprü desteği ekleyerek BTC’yi Avalanche ağına taşımaya başladı. Bu sayede kullanıcılar Bitcoin’lerini Avalanche DeFi protokollerinde değerlendirebilecek hale geldi. Ayrıca 2022 sonunda Ava Labs, Amazon Web Services (AWS) ile yakın iş birliğine adım atma hazırlıklarını duyurmaya başladı.2023–2024’te Subnet yapısı ve iş birliklerinin genişledi: Bu dönemde Avalanche, çok sayıda yeni iş birliğine sahne oldu. E-spor devi TSM ve oyun platformu Loco, Avalanche’da kendi özel ağlarını (subnet) kuracaklarını açıkladı. Dünyanın en büyük altyapı sağlayıcılarından Tencent Cloud, Web3 projelerini Avalanche ile güçlendireceklerini ilan etti. Shopify mağaza sahipleri artık Avalanche üzerinden NFT satışı yapabiliyor; Venly gibi çözümlerle Avalanche tabanlı NFT’ler kolayca listelenebiliyor. Özetle Avalanche, oyun, NFT, finans ve kurumsal alanlarda büyük projelerle büyümeye devam etti. Ayrıca Avalanche staking sürecini 2024’te başlattı. AVAX staking nedir diye merak edenler için; AVAX tokenlarını ağ doğrulayıcılarına veya kendi doğrulayıcı nodlarına kilitleyerek hem ağın güvenliğine katkı sağlamak hem de pasif gelir elde etmek anlamına geliyor. Stake edilen AVAX miktarına göre ödüller kazanılabiliyor.2025 - En güncel gelişmeler neler?: Avalanche ekosisteminde altyapısal geliştirmeler hız kazandı. AvalancheGo Etna yükseltmesi, kendi zincirlerini (L1) kurmak isteyenler için yeni esneklikler getirecek. Örneğin bu yükseltme ile bir L1 doğrulayıcısı olmak için gereken 2.000 AVAX şartı kaldırılıyor. Ayrıca 2024’te Kaliforniya Motorlu Taşıtlar Dairesi (DMV) gibi kurumlar, Avalanche üzerinde özel blockchainler hayata geçirerek 39 milyon nüfusun araç kayıtlarını blockchain’e taşıdı. Yani, Avalanche’ın gelişim süreci boyunca yapılan teknolojik güncellemeler, ağı hem daha erişilebilir hem de daha güvenli hale getirdi. Özellikle Subnet sisteminin olgunlaşması, Avalanche’ın gelecekte daha fazla kurumsal kullanım alanı yaratmasına zemin hazırlıyor.Avalanche Neden Değerli?Avalanche, sunduğu teknolojik yenilikler ve geniş kullanım alanlarıyla kripto dünyasında önemli bir yer edinmiş durumda. Avax coin amacı, geliştiricilere hızlı, esnek ve düşük maliyetli bir altyapı sunmak ve blockchain tabanlı projelerin daha verimli çalışmasını sağlamak. Peki Avalanche'ı bu kadar özel ve değerli kılan şeyler neler? Gelin birlikte bakalım:Yüksek işlem hızı: Avalanche, paralel çalışan özgün konsensüs mekanizması sayesinde saniyede binlerce işlemi rahatlıkla işleyebiliyor. Teorik olarak 4.500 TPS seviyelerine ulaştığı belirtiliyor. Bu da onu, özellikle yoğun talep dönemlerinde bile tıkanmadan çalışabilen, sektörün en hızlı blockchainlerden biri haline getiriyor. Aşağıdaki tabloda, Avalanche'ın ve diğer blockchain'lerin 2025 TPS verilerini görebilirsiniz:Blockchain AğıGerçek Zamanlı TPSTeorik Maks. TPSOrtalama İşlem SüresiSolana~1.156 TPS65.000 TPS~0,4 saniyeAvalanche~4.500 TPS6.500 TPS~1–2 saniyeEthereum~20 TPS2.000 TPS*~12 saniyeBNB Chain~58 TPS100.000.000 TPS†~3 saniyeDüşük işlem ücretleri: Avalanche’ın verimli yapısı ve Subnet mimarisi, hem ağ tıkanıklığını hem de enerji tüketimini azaltıyor. Sonuç olarak, kullanıcılar işlemler için oldukça düşük ücretler ödüyor. Yani yoğun trafik olsa bile, cüzdanları yakan gas ücretleri gibi sorunlarla karşılaşılmıyor.Subnet altyapısı ile esneklik: Avalanche, uygulamaya özel zincirler, yani Subnetler oluşturma imkânı sunuyor. Bu sayede geliştiriciler, istedikleri kurallara ve ihtiyaçlara uygun özel zincirler yaratabiliyor. Örneğin bir oyun için düşük ücretlere odaklı bir zincir, bir finans uygulaması içinse güvenlik öncelikli başka bir zincir oluşturmak mümkün. Üstelik bu modüler yapı, ağdaki yoğunluğun birbirini etkilemesini de önlüyor. Avalanche'ın subnet altyapısı. Kaynak: Avax.network Ethereum uyumluluğu (EVM desteği): Avalanche’ın C-Chain adı verilen ana ağı, Ethereum Sanal Makinesi (EVM) ile tam uyumlu çalışıyor. Bu da demek oluyor ki, Ethereum üzerinde geliştirilmiş akıllı sözleşmeler neredeyse hiçbir değişiklik yapılmadan Avalanche üzerinde de kullanılabiliyor. Üstelik Avalanche’ın konsensüs modeli, Ethereum’un Proof of Stake mekanizmasına kıyasla daha düşük gecikme ve daha yüksek işlem verimliliği sunuyor.Geniş ve aktif ekosistem: Avalanche ağı, hızla büyüyen zengin bir proje ekosistemine ev sahipliği yapıyor. 2024 itibarıyla 500'den fazla uygulama Avalanche üzerinde çalışır hale geldi. DeFi’den NFT’ye, oyun projelerinden finansal hizmetlere kadar pek çok alanda canlı bir faaliyet mevcut. Örneğin Aave ve Curve gibi büyük DeFi protokolleri Avalanche'a entegre oldu. Ayrıca, DeFi alanında DeFi AVAX projeleri olarak bilinen BenQi, Trader Joe, Pangolin gibi uygulamalar, Avalanche üzerinde büyüyerek kullanıcılar arasında ciddi bir popülerlik kazandı. Ayrıca TSM, Loco ve Kagool gibi oyun devleri de kendi projeleri için Avalanche Subnetlerini kullanmayı tercih etti. 2025 yılı itibarıyla Avalanche, sadece bir ağ değil, tam anlamıyla bir Web3 ekosistemi haline geldi diyebiliriz. Avalanche DeFi ekosistemi. Kaynak: Messari Avalanche ekosistemindeki bazı oyunlar. Kaynak: wacy_time1 /X Avalanche’ın Kurucusu Kim?Sıra, "Avax kim kurdu" sorusunda. Avalanche’ın arkasında, blockchain dünyasında önemli bir yere sahip olan bir isim var: Türk asıllı Prof. Emin Gün Sirer. Cornell Üniversitesi’nde akademisyenlik yapan Sirer, özellikle dağıtık sistemler alanındaki çalışmalarıyla tanınıyor. Avalanche’ın da temel fikirlerinden biri onun uzun yıllara dayanan araştırmalarının ürünü. 2018 yılında, Sirer; Ted Yin ve Kevin Sekniqi ile birlikte Ava Labs'ı kurdu. Bu ekip, Avalanche'ın yazılımını geliştiren ve hayata geçiren ana güç oldu. Sirer, blockchain teknolojileriyle aslında Bitcoin’in ilk günlerinden beri yakından ilgiliydi. Avalanche’ı geliştirirken de, yıllar boyunca edindiği bilimsel birikimi ve sahada gördüğü eksiklikleri birleştirerek çok daha hızlı, ölçeklenebilir ve kapsayıcı bir sistem yaratmayı hedefledi. Kendi sözleriyle, Avalanche’ın amacı “dünyadaki tüm finansal varlıkları tokenize ederek daha adil bir finansal sistem kurmak”tı. Emin Gün Sirer, 2023'te bir Avalanche etkinliğinde. Kaynak: Cointribune Prof. Emin Gün Sirer liderliğindeki Ava Labs ekibi, Avalanche altyapısını geliştirerek blockchain dünyasında yeni bir standart oluşturdu. Ava Labs çatısı altında geliştirilen Avalanche, tamamen bilimsel temelli bir yaklaşımla inşa edildi. Projenin kodları açık kaynaklı; bu sayede dünya çapındaki geliştiriciler de sürekli katkıda bulunabiliyor. Sirer ve ekibi, Avalanche’ı tasarlarken iki temel hedefe odaklandı:Birincisi, sistemi yüksek ölçeklenebilirlik sağlayacak şekilde kurmak.İkincisi ise, bu hızı sağlarken merkeziyetsizlikten ödün vermemek.Avalanche Konsensüsü, Bitcoin gibi sistemlerin yüksek enerji tüketimini ortadan kaldırmayı, Proof-of-Stake mekanizmalarının bazı kısıtlarını aşmayı amaçlayarak geliştirildi. Bugün gelinen noktada, Avalanche topluluğu ve Ava Labs ekibi, hem merkeziyetsiz hem de yüksek performanslı yeni nesil blockchain çözümleri üretme vizyonuyla yollarına devam ediyor.Sıkça Sorulan Sorular (SSS)Avalanche hakkında temel bilgileri paylaştık, şimdi biraz da en çok merak edilen sorulara göz atalım:Avalanche (AVAX) nedir, ne işe yarar?: Avalanche, hızlı ve ölçeklenebilir bir Layer-1 blockchain ağıdır. Avax coin ne işe yarar diye soracak olursanız; AVAX tokenları ağ içi işlemlerde, ağın güvenliğini sağlamada ve kullanıcıların staking yoluyla ödül kazanmasında kullanılır. AVAX, ağın kendi kripto para birimi olarak işlem ücretlerinde ve ağ üzerindeki farklı işlemlerde de kullanılır. Hem merkeziyetsiz uygulamalar için bir altyapı sunar hem de geliştiricilere kendi zincirlerini kurma imkânı verir. Kısacası Avalanche, hem geliştiriciler hem de kullanıcılar için esnek bir blockchain deneyimi sunar.Avalanche’ın kurucusu kimdir?: Avalanche’ın kurucusu, dağıtık sistemler alanında uzmanlaşmış bir akademisyen olan Prof. Emin Gün Sirer'dir. Sirer, Ted Yin ve Kevin Sekniqi ile birlikte 2018 yılında Ava Labs'ı kurarak Avalanche projesini hayata geçirdi. Bilimsel araştırmalarla desteklenen vizyonu, Avalanche'ı hem hızlı hem de merkeziyetsiz bir blockchain ağı haline getirdi. Bugün hâlâ Avalanche'ın büyümesinde aktif bir rol üstleniyor.Avalanche konsensüs algoritması nasıl çalışır?: Avalanche’ın konsensüs algoritması, node’ların rastgele küçük gruplarla sürekli iletişim kurarak fikir birliği oluşturmasına dayanır. Bu yöntem sayesinde işlemler çok kısa sürede kesinleşir ve ağ genelinde yüksek bir tutarlılık sağlanır. Ayrıca klasik ve Nakamoto tarzı konsensüslerin en iyi yönlerini birleştirir. Sonuç olarak, hem hız hem de güvenlik açısından oldukça dengeli bir yapı sunar.AVAX nasıl stake edilir?: AVAX tokenlarınızı stake etmek için, Avalanche’ın Core cüzdanı gibi uyumlu bir cüzdan kullanabilirsiniz. Stake işlemi yaparken ya kendi doğrulayıcınızı çalıştırabilir ya da mevcut bir doğrulayıcıya delegasyon yapabilirsiniz. 25 AVAX'tan başlayan miktarlarla delegasyon yapılabilirken, validator olmak için daha yüksek bir stake gerekliliği bulunuyordu (yeni güncellemelerle bu esneklik artıyor). Stake işlemleriyle hem ağ güvenliğine katkıda bulunur hem de ödül kazanabilirsiniz.Avalanche ağı neden bu kadar hızlı?: Avalanche ağı, paralel çalışan ve sürekli rastgele örneklemeler yapan konsensüs modeli sayesinde son derece hızlı çalışır. Ağdaki işlemler genellikle saniyeden kısa sürede kesinleşir. Ayrıca farklı zincirler arasında yük paylaşımı yapılabildiği için ağ üzerinde ciddi bir tıkanıklık yaşanmaz. Bu mimari, Avalanche’ı en hızlı blockchain ağlarından biri haline getiriyor.Avalanche ile Ethereum farkı nedir?: Her iki platform da akıllı sözleşme desteği sunuyor ama mimari yaklaşımları oldukça farklı. Avalanche, Ethereum’a kıyasla daha hızlı işlem kesinleşmesi ve daha düşük işlem ücretleri sunar. Üstelik Avalanche, Subnet altyapısıyla farklı kullanım senaryoları için bağımsız blockchainler oluşturulmasına imkân tanırken, Ethereum daha çok Layer-2 çözümlerle ölçeklenmeye çalışır. Yani kullanım esnekliği açısından Avalanche biraz daha özgür bir yapı sunuyor diyebiliriz.Avalanche ve benzeri yüksek performanslı blokzincir projeleri hakkında daha fazlası için JR Kripto Rehber serimizi takip edin!

Kripto para dünyası denince akla hemen Bitcoin ya da Ethereum geliyor olabilir. Ancak bir köpek memesinden doğan ve zamanla milyarlarca dolarlık piyasa değerine ulaşan Dogecoin, bu dünyanın en renkli hikâyelerinden birinin kahramanı. Peki tam olarak Dogecoin nedir? Shiba Inu temalı bu sevimli para birimi nasıl doğdu, neden bu kadar ilgi gördü ve bugün kripto dünyasında nasıl bir yere sahip? Gelin, Dogecoin’in hikâyesine birlikte göz atalım.Önce Doge coin nedir sorusuna kısa bir cevap verelim: Dogecoin (kısaca Doge), 2013 yılında bilgisayar mühendisleri Billy Markus ve Jackson Palmer tarafından yaratılan, Shiba Inu köpek meme’ine dayanan bir kripto paradır. (Bazen “Doge coin” olarak da yazılır.) Peki, meme coin nedir? derseniz, bu coinler popüler kültür temalı şaka paralarıdır. Dogecoin de bu tanıma uyan ilk ve en ünlü örneği. Dogecoin’in sevimli logosundaki Japon Shiba Inu köpeği Kabosu’dan esinlendi. Dogecoin’in Tanımı ve Ortaya ÇıkışıAslında Dogecoin, isminden de anlaşılacağı gibi tam anlamıyla bir internet şakasının ürünü. Logosundaki sevimli Shiba Inu köpeği, yani Kabosu, bu hikâyenin tam merkezinde yer alıyor. Japonya’da bir anaokulu öğretmeni tarafından sahiplenilen Kabosu, zamanla internette viral olmuş, esprili yüz ifadesiyle milyonların gönlünü fethetmişti. İşte Dogecoin de bu internet fenomeninin ününü kripto para dünyasına taşıyarak doğdu. Yani Dogecoin, tam anlamıyla bir Shiba Inu temalı coin diyebiliriz. İkonik Doge meme'i Teknik tarafta ise Dogecoin, doğrudan sıfırdan yaratılmadı; Bitcoin’in kuzeni sayılan Litecoin’in kodlarından türetilerek geliştirildi. Başka bir deyişle Dogecoin, bir Litecoin forku olarak hayata geçti. Bu tercih, ona yüksek hız ve düşük işlem ücretleri gibi önemli avantajlar kazandırdı. Doge ağında bir blok yaklaşık bir dakikada üretiliyor ve gönderim ücretleri neredeyse yok denecek kadar düşük. Ayrıca Bitcoin’in aksine Dogecoin, Scrypt algoritmasını kullanıyor. Bu da onu, ilk zamanlarında sıradan bilgisayar donanımlarıyla bile kolayca madenciliği yapılabilir hale getiriyordu. Tabii bir başka önemli fark da toplam arzda yatıyor: Dogecoin’in arzı sınırsız. Her blok üretiminde 10.000 yeni Doge piyasaya sürülüyor ve bu durum, zamanla dolaşımdaki Doge miktarının devasa boyutlara ulaşmasına yol açıyor.Dogecoin’in sahneye çıkışı 2013 yılının sonlarına denk geliyor. “Dogecoin ne zaman çıktı?” sorusunun cevabı 6 Aralık 2013. İlk piyasaya sürüldüğünde Dogecoin ilk fiyatı sadece 0.00008547 dolar civarındaydı. O kadar ucuzdu ki, dönemin basit ekran kartlarıyla Doge madenciliği yapmak adeta bir internet sporu haline gelmişti. Madencilikten bahsederken staking konusuna da değinmekte fayda var. Zira “Dogecoin staking var mı?” sorusu oldukça merak ediliyor. Doge, madencilikle (Proof-of-Work) üretilen bir para birimi olduğundan, stake ederek pasif gelir elde etmek mümkün değil. Yeni Doge’lar blok üretim karşılığında madencilere gider.Fiyatın düşük olması ve Dogecoin’in taşıdığı mizahi hava, onu ciddi kripto yatırımcılarından çok, eğlenmek ve topluluk duygusunu yaşamak isteyen kullanıcıların ilgi odağı haline getirdi. Öyle ki, daha ilk ayında Dogecoin’in resmi sitesi bir milyondan fazla ziyaretçi çekti. Böylece bir şakadan doğan Doge, kısa sürede gerçek bir kripto para fenomenine dönüştü. Jackson Palmer bile bu büyüme karşısında şaşkınlığını gizleyemedi; başlangıçta sadece küçük bir espri olarak düşündüğü projenin bu kadar büyüyeceğini tahmin etmiyordu.Dogecoin’in Tarihçesi: Önemli Dönüm NoktalarıDogecoin’in bu inişli çıkışlı yolculuğuna baktığımızda, bir internet şakasının zamanla nasıl dev bir kripto varlığa dönüştüğünü net bir şekilde görebiliyoruz. İlk adımlarını atarken kimsenin çok da ciddiye almadığı Doge, topluluğunun enerjisi, mizahi ruhu ve zaman zaman devreye giren sosyal medya etkisi sayesinde yıllar içinde büyüyüp serpildi. İşte Dogecoin tarihi…2013’te lansman gerçekleşti: Dogecoin resmen piyasaya sürüldü; bir köpek esprisi olarak başladı ama hızla ilgi topladı. Doge’un Reddit ve BitcoinTalk gibi forumlardaki paylaşımları viral oldu, ilk ayda sitesi milyonlarca ziyaretçi çekti. Öyle ki Doge, çıktığı ilk iki hafta içinde günlük işlem hacminde Bitcoin’i geçecek kadar popüler hale geldi.2014’te Jamaika Kızak Takımı’na destek: Dogecoin topluluğu cömertliğini gösterdi. Jamaika Kızak Takımı’na Soçi Kış Olimpiyatları için 26.5 milyon Doge (yaklaşık 30 bin dolar) destek toplandı. Aynı yıl Kenya’daki temiz su projeleri için 40 milyon Doge bağışlandı. İşte bu tür kripto bağış kampanyaları, Doge topluluğunun yardımsever yanını ortaya koydu ve internette gönüller kazandı.2015–2020 yıllarına sessizlik hâkimdi: Bu dönemde Doge nispeten sessiz kaldı. 2017’deki kripto boğa koşusunda sınırlı bir hareket gördü ama Bitcoin ve diğer büyük coin’lere yetişemedi. Fiyat düşük seyrederken, Doge topluluğu varlığını korudu ve Dogecoin kültürü unutulmadı.2021’de Elon Musk fırtınası esti – fiyatta rekor görüldü: Elon Musk’ın X (eski Twitter) paylaşımları Doge’u dünyanın gündemine taşıdı. Musk’ın mizahi Dogecoin tweet’leri sayesinde Dogecoin fiyatı kısa sürede fırladı; 8 Mayıs 2021’de DOGE, tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 0.73 doları gördü. Herkes “Dogecoin neden yükseldi?” diye sorarken cevabı Musk’ın sosyal medya desteğinde buldu. Örneğin Musk, SNL programında Doge ile ilgili espri yaptığında fiyat oldukça volatildi. Yine 2021’de Dogecoin Vakfı da yeniden yapılandı ve geleceğe yönelik bir yol haritası belirlendi. Dogecoin fiyatında, 2021’den itibaren büyük hareketlenmeler görüldü. Aşağıdaki tüm zamanlar grafiğinde de görüleceği üzere en büyük meme coin, 2013 ila 2021 arasında oldukça sessiz kaldı. 2022–2024’te neler oldu?: Doge topluluğu büyümeye devam etti ve Dogecoin, yavaş yavaş bir ödeme yöntemi olarak benimsenmeye başladı. Bir NBA takımı ve çeşitli e-ticaret siteleri Doge’u ödeme olarak test etti. Sosyal medyada her Elon Musk veya ünlü Doge tweet’inde yine Dogecoin Twitter etkisi görüldü. Öte yandan Dogecoin Vakfı ve geliştiricileri, Doge’u daha kullanışlı hale getirecek projeler üzerinde çalıştı. 2025’e Dogebox, Grayscale Dogecoin Trust ve madencilik büyümesi damga vurdu: Şimdilik, 2025 yılı, Dogecoin için ciddi adımların atıldığı bir yıl oldu. Dogecoin Vakfı, işletmelerin doğrudan Dogecoin ile ödeme almasını kolaylaştıran Dogebox adlı merkeziyetsiz bir ödeme altyapısı geliştirdi. Kullanıcılar, bu Dogecoin ödeme sistemi için oldukça heyecanlı. Aynı dönemde Grayscale, Grayscale Dogecoin Trust adlı yatırım fonunu hayata geçirerek Dogecoin’i kurumsal yatırımcılar için daha erişilebilir hale getirdi. Ayrıca Dogecoin madencilik alanında da önemli bir birleşme yaşandı; Z Squared ve Coeptis, Dogecoin madenciliğini büyütmek için güçlerini birleştirdi.Dogecoin Neden Değerli?İlk bakışta bir internet şakası gibi görünse de, Dogecoin zamanla kendine has bir topluluk, kullanım alanı ve kültürel değer yaratarak kripto para dünyasında kalıcı bir yer edinmeyi başardı. Bugün geldiği noktada Doge, sadece eğlenceli bir proje olmanın çok ötesinde; hem teknolojik altyapısı hem de arkasındaki güçlü destek sayesinde gerçek bir değer sunuyor. Peki, Dogecoin’i diğerlerinden ayıran ve ona bu değeri katan unsurlar neler? Gelin birlikte bakalım:Geniş topluluk: Doge’un arkasında devasa ve tutkulu bir Doge topluluğu var. İnsanlar sosyal medyada Doge hakkında espri yapmayı ve destek vermeyi sürdürüyor. Örneğin Doge topluluğu forum, Discord ve meme yarışmaları aracılığıyla birbirine bağlı. Bu canlı topluluk, Dogecoin’in sürekli gündemde kalmasını sağlıyor.Elon Musk etkisi: Tesla patronu Elon Musk’ın Doge’a verdiği destek büyük fark yaratıyor. Musk’ın sık sık attığı Doge tweet’leri ve hatta Tesla mağazasında Doge ile ödeme kabul etmesi, Doge’un tanınırlığını artırdı. Kısacası Dogecoin Elon Musk ilişkisinin getirdiği ilgi Doge’un değerini yukarı çekiyor. Görünüşe bakılırsa Musk, Doge’un coşkulu ve popüler yanlarını seviyor; paylaştığı her Doge tweet’i topluluğu heyecanlandırıyor. Elon Musk'ın DOGE gönderilerinden bazıları. Mikro ödemeler ve bahşiş: Bu coin, düşük ücretleri ve hızlı işlemleri sayesinde küçük ödemeler ve dijital bahşişler için ideal. Örneğin Twitch veya YouTube’da içerik üreticilerine birkaç yüz Doge yollamak, sıfır komisyonla mümkün. Eskiden Reddit gibi platformlarda insanlar beğendikleri içeriklere Dogecoin yollayarak bahşiş veriyordu (DogeTipBot dönemi), bu da Doge’u eğlenceli bir ödül birimine dönüştürdü. Bu tarz kullanımlar Doge’un popülerliğini artırıyor. Ayrıca Doge coin ne işe yarar? sorusuna da cevap veriyor.Hızlı ve ucuz işlemler: Dogecoin, Bitcoin’e kıyasla çok daha hızlı işlem onayı alır ve komisyonları çok düşük. Tek tıkla paranız saniyeler içinde gidebilir; ağ yoğunluğu veya ücret kaygısı yaşamazsınız. Bu pratikliği sayesinde Doge, mikrokredi gibi ufak işlemlerde tercih ediliyor.Memecoin öncülüğü ve kültürel fenomen: Dogecoin, ilk büyük memecoin olarak benzerlerinin doğmasını sağladı. Shiba Inu, Baby Doge gibi yeni memecoinlerin çıkışına ilham verdi. Kripto dünyasında “meme coin nedir?” sorusunun ilk akla gelen cevabı genellikle Doge olur. Doge’un bu öncülüğü, onu sadece bir kripto değil aynı zamanda bir fenomen haline getirdi. Ayrıca Doge, sadece bir kripto para değil, bir internet fenomeni haline geldi. Logodaki köpek resimleri tişört, kupa ve stickerlarda geziyor; “much wow, very coin” gibi sloganlar sosyal medyada viral oldu.Ödeme kabulü: Dogecoin’in kullanılabilirliği de artıyor. Bazı online mağazalar, restoranlar ve hizmetler Doge ödemelerini kabul ediyor. Örneğin NBA takımı Dallas Mavericks, bilet ve ürün alışverişlerinde Doge ile ödeme seçeneği sunuyor. Ayrıca elektronik perakendecisi Newegg, havayolu şirketi AirBaltic, seyahat rezervasyon platformu Travala.com ve lüks moda markası Gucci, belirli mağazalarında Dogecoin ile ödemeleri kabul etmeye başladı. Ayrıca Bitrefill gibi platformlar sayesinde kullanıcılar Dogecoin ile hediye kartları satın alarak dolaylı yoldan birçok büyük markada alışveriş yapabiliyor. Tesla, DOGE ödemelerine olanak sunuyor. Ünlü destekçiler: Dogecoin, Elon Musk dışında da bazı tanınmış isimlerin ilgisini çekti. Rock müzisyeni Gene Simmons, rapçi Snoop Dogg ve Fransız futbolcu Antoine Griezmann gibi ünlüler de zaman zaman Doge paylaşıyor. Shark Tank’in milyarder jüri üyesi Mark Cuban’ın da DOGE’u açık açık desteklediği bilinmekte. Zira yukarıda da bahsettiğimiz Dallas Mavericks, Mark Cuban’ın takımı.Dogecoin’in Kurucusu Kim?Peki, Dogecoin kurucusu kim? Dogecoin’in arkasında iki yaratıcı isim bulunuyor: Billy Markus ve Jackson Palmer. Markus, o dönemde IBM’de yazılım mühendisi olarak çalışıyordu; Palmer ise Adobe’da pazarlama alanında görev yapıyordu. İkili, kripto paraların dünyasında o dönem esen “ciddiyet fırtınasına” biraz mizah katmak istedi. Böylece Dogecoin’i, hem internet mizah kültürünü hem de kripto teknolojisini bir araya getiren eğlenceli bir proje olarak hayata geçirdiler.İşin ilginç yanı, Dogecoin ilk başta tamamen bir şaka projesiydi. Palmer, Doge meme’ini görünce “bir coin olsa ne komik olurdu” diye düşünmüş, ardından Markus bu fikri alıp ciddi ciddi bir yazılım haline getirmişti. Hatta Dogecoin’in resmi lansmanını Palmer, “sadece bir şaka” diyerek Twitter’dan duyurmuştu. Fakat işler beklediklerinden çok daha hızlı büyüdü. Doge, birkaç hafta içinde Reddit ve Twitter gibi platformlarda viral hale geldi, insanlar Dogecoin topluluğunu kurdu, madenciler ağı desteklemeye başladı.Başlangıçta her şey espriliydi, kimse ciddi bir finansal varlık yaratıldığının tam anlamıyla farkında değildi. Ancak zamanla Dogecoin, milyonlarca dolarlık işlem hacimlerine, dev bir topluluğa ve medya ilgisine kavuşunca kurucuların üzerindeki baskı arttı. Hem teknik sorumluluklar hem de oluşan beklentiler, Markus ve Palmer’ın enerjisini tüketti. 2015 yılında her iki kurucu da projeden tamamen çekildiklerini açıkladı. Billy Markus, Dogecoin’lerini satıp ikinci el bir Honda Civic alacak kadar küçük bir meblağ kazanabildiğini söyleyerek Doge’un baş döndürücü yolculuğunu biraz buruk bir şekilde açıklamıştı.Kurucuların sahneden çekilmesi Dogecoin için bir son olmadı, tam tersine bir dönüm noktası oldu. Dogecoin, tamamen topluluğun sahip çıktığı bir varlık haline geldi. Kod katkıları, bağış kampanyaları ve sosyal medya çalışmaları artık merkezi bir liderlikten değil, gönüllü Doge hayranlarından geliyordu. Yani Dogecoin, kelimenin tam anlamıyla merkezi olmayan, topluluk destekli bir projeye dönüştü. Günümüzde de Dogecoin’in rotasını çizen asıl güç, topluluğun kendisi. Herhangi bir CEO’su, merkezi yönetimi ya da şirketi yok; Dogecoin, eğlenceli bir kripto para olarak topluluğun enerjisiyle yoluna devam ediyor.Sık Sorulan Sorular (SSS)Aşağıda, köklü ve en büyük meme coin olan Dogecoin hakkında kafanızı kurcalayan soruları ve cevaplarını bulabilirsiniz:Dogecoin nedir ve nasıl ortaya çıktı? Dogecoin, Shiba Inu temalı bir meme coin olarak bilinen eğlenceli bir kripto paradır. 2013 yılında yazılım mühendisi Billy Markus ile Adobe çalışanı Jackson Palmer tarafından tamamen şaka amacıyla yaratıldı. İlk başta değeri çok düşük bir para olduğu için kullanıcılar arasında dijital bahşiş aracı olarak kullanıldı. Zamanla ise sürpriz şekilde popülerleşti, büyük bir topluluk kazandı ve “eğlenceli ve dost canlısı” kimliğini koruyarak gelişmeye devam etti. Dogecoin’i kim kurdu? Dogecoin’in kurucuları Billy Markus ve Jackson Palmer’dır. Markus o dönemde IBM’de, Palmer ise Adobe’de çalışıyordu. İkili, 2013’te Doge’u şaka amaçlı bir proje olarak başlattı. Doge’un beklenmedik başarısı üzerine ikili projeden çekildi ve Dogecoin tamamen topluluk tarafından yönetilen merkeziyetsiz bir yapıya dönüştü. Jackson Palmer, başlangıçta Doge’u sadece bir deneme sanırken projenin ciddi bir topluluğa dönüşmesini şaşkınlıkla izledi.Dogecoin yatırım için uygun mu? Dogecoin yüksek riskli bir yatırımdır. Fiyatı sosyal medyadaki ilgi, ünlülerin paylaşımları ve piyasa dalgalanmalarına bağlı olarak sık sık yükselip alçalır. Çok kısa sürede büyük kazanç sağlayabileceği gibi aynı hızda büyük kayıplara da yol açabilir. Bu nedenle yatırımcıların portföylerinin sadece küçük bir kısmını Doge’a ayırması genellikle tavsiye edilir. Unutmayın ki Doge, temel olarak topluluk coşkusuna ve spekülasyona dayalı bir para.Elon Musk Dogecoin’i neden destekliyor? Elon Musk, Dogecoin ile dalga geçer gibi görünse de aslında Doge’a büyük destek veriyor. Tesla’da Doge ile ödeme kabul etmesi ve X’te eğlenceli paylaşımlar yapması, Doge’un bilinirliğini artırdı. Görünüşe bakılırsa Musk, Doge’un neşeli ve popüler yanlarını seviyor; yaptığı her paylaşım Doge’u yeniden gündeme taşıyor. Kısacası Musk, Doge’un eğlenceli kripto kimliğini destekleyerek topluluğu da heyecanlandırıyor.Dogecoin nasıl alınır ve saklanır? Dogecoin almak için Binance, Coinbase, Kraken gibi kripto para borsalarını kullanabilirsiniz. Bu borsalarda TL veya başka kripto paralar karşılığında DOGE satın almanız mümkün. Aldığınız Doge’ları saklamak için bir cüzdan kullanabilirsiniz. Hem bilgisayar hem telefonunuz için indirebileceğiniz yazılım cüzdanları (örneğin MultiDoge, Trust Wallet vb.) veya Ledger/Trezor gibi donanım cüzdanlar Dogecoin’i destekliyor. Ancak cüzdanı kurarken size verilen seed (tohum) kelimelerini güvenle saklamayı unutmayın. Ayrıca ülkemizdeki birçok büyük kripto borsasında Doge listelenmiş durumda, Türk Lirası ile alım-satım yapılabiliyor.Dogecoin arzı sınırlı mı? Hayır, Dogecoin’in toplam arzı sınırsız. Bitcoin’in 21 milyon ile sınırlı olmasının aksine, Doge’da maksimum miktar yok. Her blokta 10.000 yeni Doge üretildiği için dolaşımdaki Doge miktarı sürekli artar. Bu da Doge’u enflasyonist bir kripto para yapar. Örneğin Doge’un yıllık enflasyon oranı %5 civarındadır, bu Bitcoin’in sabit arz politikasına kıyasla hayli yüksektir. Uzun vadede sadece arz-talep dengesi değil, Doge’un popülaritesi ve kullanım alanları değeri etkiler. Dogecoin ve diğer topluluk temelli projeleri daha yakından tanımak için JR Kripto Rehber serimizi keşfedin!

ABD’nin kripto dostu eyaletlerinden biri olarak bilinen Wyoming, kripto alanında büyük bir adım atmaya hazırlanıyor. 19 Haziran 2025 tarihinde yapılan resmî açıklamaya göre eyalet, ABD’de bir ilk olacak şekilde fiat (itibari para) destekli bir stablecoin olan WYST’yi Temmuz ayında piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Bu gelişme, WYST projesinde kullanılabilecek blockchain ağları arasında Sei Network’ün de değerlendirilmesiyle birlikte SEI token’ının fiyatında ani bir artışa yol açtı.Son 24 saat içinde SEI fiyatı %10’dan fazla artış göstererek yaklaşık 0,20 dolara kadar yükseldi. Aynı dönemde işlem hacmi de %56,22 oranında artarak 210 milyon doları aştı. Bu ivme, Sei Network’ün yatırımcılar nezdindeki itibarını güçlendirdi.Wyoming’in stablecoin hamlesi: WYSTWyoming Stable Token Komisyonu tarafından yönetilen WYST projesi, 2025’in Mart ayında test sürecine başlamıştı. Bu süreçte Aptos, Ethereum, Solana, Avalanche ve Sei Network gibi yüksek performanslı blockchain ağları değerlendirme altına alındı. Henüz resmi bir rapor yayımlanmasa da, Sei’nin işlem hızı (TPS) ve işlem süresi bakımından Ethereum ve Avalanche gibi rakiplerinden daha iyi performans sergilediği iddia ediliyor. Projede LayerZero Labs’in geliştirdiği Omnichain Fungible Token (OFT) standardı kullanılacak. Bu teknoloji, WYST stablecoin’inin farklı blockchain ağları arasında birlikte çalışabilirliğini sağlayacak. Sei Network’ün Circle, Delphi Digital, Multicoin Capital ve Coinbase gibi önemli yatırımcılar tarafından destekleniyor olması da Wyoming’in dikkatini çekmişe benziyor. Vali Mark Gordon’un öncülüğünde yürütülen ve Komisyonun İcra Direktörü Anthony Apollo tarafından desteklenen proje, eyaletin kripto dostu yasal altyapısı sayesinde hızla ilerliyor.SEI Token’a yatırımcı güveni artıyorPiyasa verilerine göre SEI, 20 Haziran 2025 itibarıyla 0,20 dolar seviyesinden işlem görüyor. Mart 2024’teki 1,14 dolarlık zirvesinden hala uzakta olsa da son fiyat artışı dikkat çekti. SEI, Wyoming’den gelen haberlerin etkisiyle yüzde 13’lük bir yükseliş yaşamış durumda. Günlük bazda en yüksek 0.213 doları gördü. Ancak, 16 Mart 2024’te kaydettiği 1.14 dolarlık tüm zamanların en yüksek seviyesinin hala yüzde 80 kadar altında.Genel olarak mevcut hacim yükselişi, yatırımcı ilgisinin tekrar canlandığını gösteriyor. SEI’nin piyasa değeri 1 milyar doları aşarken, Sei Network üzerindeki kilitli toplam varlık (TVL) miktarı da 507 milyon dolar seviyesine ulaştı.DeFiLlama verilerine göre platform üzerindeki stablecoin piyasa değeri 217 milyon doları buluyor. Ayrıca Sei Network’teki on-chain aktivite de rekor düzeylere ulaştı: Son 24 saatte 1,5 milyondan fazla işlem gerçekleştirildi ve aktif adres sayısı 616 bine yükseldi.Henüz hangi blockchainin WYST için resmi olarak seçileceği açıklanmadı. Ethereum ve Solana gibi güçlü rakiplerin de değerlendirme listesinde olması, rekabetin yüksek olduğunu gösteriyor.

Celestia, blockchain (blokzincir) ve kripto para dünyasında yeni bir yaklaşım olan modüler blokzincir mimarisini benimseyen yenilikçi bir projedir. Klasik (monolitik) blockchainlerin aksine Celestia, işlem yürütme (execution) ve uzlaşma (consensus) katmanlarını birbirinden ayırarak çalışır. Bu sayede ağ, işlemlerin doğrulanması ve veri kullanılabilirliği gibi görevleri farklı katmanlara paylaştırır ve ölçeklenebilirliği artırır. Celestia ağına güç veren yerel kripto para birimi TIA coin, Celestia coin olarak da anılır. Peki Celestia coin nedir? Kısaca, TIA coin ağda işlem ücretlerinin ödenmesi, veri depolama alanı (blobspace) için ödeme yapılması ve staking (pay alma) yoluyla ağ güvenliğinin sağlanması gibi amaçlarla kullanılan bir tokendır. Teknik detaylarla dolu olsa da, Celestia’nın yaklaşımını “kendi işine odaklanan blockchain” şeklinde özetleyebiliriz. Gelin, bu projenin detaylarına hep birlikte bakalım…Celestia’nın Tanımı ve Ortaya ÇıkışıCelestia, modüler blokzincir nedir sorusuna verilebilecek en iyi örneklerden biri. Modüler blockchain (modular blockchain), blockchainin temel fonksiyonlarının ayrı katmanlara bölündüğü bir mimariyi ifade eder. Celestia özelinde, konsensüs ve veri kullanılabilirliği (data availability) katmanı, akıllı kontratların çalıştığı yürütme katmanından ayrılmıştır. Bu sayede her katman kendi “uzmanlık alanına” odaklanır; sonuç olarak ölçeklenebilirlik ve esneklik artar. Bu yaklaşım, blockchainlerde sıkça görülen veri yükü problemini çözmeyi hedefler. Açıkça, Celestia “iş bölümü” yaparak herkesin işini kolaylaştırıyor diyebiliriz. Örneğin, Celestia ana ağında akıllı kontrat çalışmaz; bunun yerine farklı projeler Celestia’nın güvenliğinden ve verisinden faydalanarak kendi zincirlerini çalıştırır. Bu yapı, tıpkı bir şirkette departmanların uzmanlaşması gibi, blockchainin farklı görevlerinde uzmanlaşmayı mümkün kılıyor.Celestia projesinin temelleri 2019 yılına dayanıyor. Projenin kurucularından Mustafa Al-Bassam, Londra Üniversitesi’nde doktora çalışmaları sırasında “LazyLedger” adında bir akademik makale yayınladı. Bu makale, modüler blockchain konseptinin ilk tohumlarını atan çalışma olarak biliniyor. Al-Bassam, bu fikirlerini hayata geçirmek üzere aynı yıl içinde iki ortak kurucu daha buldu: Ismail Khoffi ve John Adler. İlk etapta proje LazyLedger adıyla anılsa da, daha sonra Celestia adını aldı. Üç kurucu da blockchain alanında deneyimli isimlerdi; Al-Bassam ölçeklenebilirlik ve güvenlik alanında akademik geçmişe sahipken, Khoffi Cosmos ekosisteminde (Tendermint, Interchain Foundation) mühendis olarak çalışmıştı. Adler ise Ethereum tarafında (ConsenSys’te) araştırmacı olarak deneyim kazanmıştı. Böylece farklı uzmanlıkların birleştiği Celestia ekibi, “herkes kendi blockchainini kolayca başlatabilsin” vizyonuyla yola çıktı. Projenin geliştirilmesi Cosmos SDK üzerine inşa edilerek yürütüldü, yani Celestia aslında Cosmos tabanlı projeler arasında da görülebilir. Cosmos’un Tendermint konsensüs mekanizması Celestia’da özelleştirilmiş bir şekilde kullanıldı (iki boyutlu veri şifreleme ve Namespaced Merkle Tree gibi yeniliklerle). Ortaya çıkışı itibariyle Celestia, ilk modüler blockchain ağlarından biri olarak sektörde heyecan yarattı.Celestia’nın Tarihçesi: Önemli Dönüm NoktalarıCelestia ne zaman çıktı, büyüme süreci nasıl gerçekleşti? Celestia projesi 2019’daki konsept ve ekip oluşumundan sonra hızla gelişmeye başladı. 2019 yılında temelleri atılan proje, ismini LazyLedger’dan Celestia’ya çevirdikten sonra Ar-Ge çalışmalarını sürdürdü. 2020 ve 2021 yıllarında altyapı geliştirmeleri devam ederken, topluluk da yavaş yavaş oluşmaya başladı. Özellikle modüler mimari konsepti, o dönemde blockchain ölçeklenmesi için yeni bir çare olarak görüldüğü için Celestia sektörde dikkat çekiyordu.2022’de testnet sürümü başladı, büyük yatırım aldı2022 yılı, Celestia için önemli testlerin yapıldığı bir dönem oldu. Mayıs 2022’de Mamaki kod adlı ilk halka açık testnet yayınlandı. Mamaki test ağı, Celestia’nın temel özelliklerinden biri olan veri kullanılabilirlik örneklemesi (DAS) özelliğini destekleyen ilk ağlardan biriydi. Geliştiriciler, Mamaki üzerinde uygulamalarını deneyerek Celestia’nın sağladığı “veri gönderebilme ve geri alabilme” API’ını test etme imkânı buldular. Bu testnet ile tam doğrulayıcı (full node) ve hafif istemci (light node) arasındaki etkileşimler, blok verilerinin parçalanıp tekrar birleştirilmesi gibi yenilikçi fikirler başarıyla denendi. Yılın ilerleyen aylarında Celestia Labs, önemli bir yatırım alarak finansal gücünü artırdı. Ekim 2022’de Bain Capital Crypto ve Polychain Capital gibi büyük yatırımcıların öncülüğünde 55 milyon dolarlık bir yatırım turu tamamlandı. Bu sayede Celestia, ana ağ (mainnet) hazırlıklarını hızlandırmak için hem maddi kaynak hem de sektörel destek elde etti. 2022’nin sonunda geliştirici odaklı Arabica adlı bir devnet ve mevcut testnet’i güncelleyen Mocha adında bir testnet yükseltmesi duyuruldu. Bu test ağları, Celestia’nın protokolünde yapılan iyileştirmeleri deneyimlemek ve geliştirici geri bildirimleri toplamak amacıyla kullanıldı. Kısaca, 2022 Celestia için “provalar yılı” olarak geçti.2023: Celestia mainnet’i başladı, airdrop gerçekleştirildi2023 yılı Celestia projesinin olgunlaşıp dünyaya açıldığı sene oldu. Mart 2023’te Celestia ekibi, Blockspace Race adını verdikleri teşvikli bir testnet programı başlattı. Dokuz hafta süren bu programda 1000’e yakın katılımcı (doğrulayıcılar, light node’lar, vs.) çeşitli görevleri tamamlayarak puan topladı. Blockspace Race, Celestia ağını tam kapasiteye yakın zorlayarak ölçeklenebilirlik ve dayanıklılık testleri yapılmasını sağladı. Bu başarılı test sürecinin ardından, Celestia ekibi ana ağa geçiş için hazırdı. 31 Ekim 2023 ise Celestia mainnet tarihi oldu. Ağ, resmi olarak başlatıldı. Mainnet lansmanı ile birlikte projenin yerel token’ı TIA da ilk kez geniş kitlelerle buluşmuş oldu. Celestia, Cosmos ekosisteminin bir parçası olduğu için ana ağın açılışıyla birlikte Mintscan gibi Cosmos blok gezginleri üzerinden Celestia blok zincirinin takibi mümkün hale geldi. Ana ağ lansmanında Celestia, belirli testnet katılımcılarına ve erken destekçilere toplam arzın %6-7’sine denk gelen bir airdrop gerçekleştirdi. Bu airdrop sayesinde topluluk üyeleri TIA token’larına sahip oldu ve ağın ilk doğrulayıcıları tokenlarını stake etmeye başladı.Mainnet’in ilk günlerinden itibaren borsalar TIA token’ını listelemeye başladı. Binance, KuCoin, Bybit gibi büyük kripto para borsaları, Kasım 2023 başında TIA işlemlerini açarak likiditeyi sağladı. Lansman sonrası piyasa ilgisi o kadar yüksekti ki, TIA coin fiyatı ilk haftalardaki 2 dolar seviyelerinden birkaç ay içinde ciddi bir yükseliş gösterdi. Özellikle 2024 başlarında modüler blockchain anlatısının popülerleşmesiyle TIA fiyatı Şubat 2024 civarında tarihi zirve diyebileceğimiz 20 dolar seviyesine kadar çıktı. Bu dönem, Celestia’nın sektör genelinde büyük bir heyecan yarattığını gösteriyordu. Ancak kripto piyasalarının doğası gereği bu tür ani yükselişleri düzeltmeler takip etti. 2024 ortalarına doğru TIA fiyatı daha dengeli bir seviyeye geriledi ve yılın ikinci yarısında 3-5 dolar bandında seyretti. Yine de Celestia’nın toplam piyasa değeri milyar doları aşarak projeyi en değerli ilk 50 kripto varlık arasına yerleştirdi. Aşağıdaki grafikte TIA fiyatının mainnet çıkışı sonrası yaşadığı dalgalanmaları görebilirsiniz: Lansmanından bu yana TIA coin fiyatı 2024 yılında Celestia ağı teknik ve ekosistem anlamında hızla büyümeye devam etti. Ocak 2024’te Celestia, Lemongrass adlı ilk büyük protokol güncellemesini gerçekleştirdi. Bu güncelleme ile blok süresi 12 saniyeden 6 saniyeye düşürüldü ve ağın veri işleme kapasitesi iki katına çıkarıldı. Daha hızlı blok süresi, Celestia’nın saniyedeki işlem (veya veri) throughput’unu ciddi ölçüde artırdı. Aynı yılın devamında Ginger kod adlı bir başka yükseltme daha yapılarak ölçeklenebilirlik iyileştirmelerine devam edildi. Teknik gelişmelerin yanı sıra, ekosistem tarafında da önemli adımlar atıldı. Polygon gibi sektörün önde gelen platformları, geliştiricilere yönelik araç setlerine Celestia’yı entegre edeceklerini duyurdular. Örneğin, 2023 sonunda Polygon’un Zincir Geliştirme Kiti’ne Celestia’nın dahil edilmesi, modüler blockchain konseptinin benimsenmesi açısından kritik bir adımdı. Ayrıca Celestia, StarkWare gibi projelerle de ortaklıklar kurarak adından söz ettirdi (StarkWare, StarkNet gibi ZK-rollup çözümleriyle bilinen bir firma).Cosmos’un CosmWasm’ı, EVM ve Move ile entegre projeler başlatıldıCelestia ana ağı açıldıktan sonra üzerine inşa edilen projelerin sayısı hızla arttı. 2024’ün ilk aylarında Celestia ekosistemi içinde kendi uygulama zincirlerini veya rollup’larını çalıştıran proje sayısının 20’yi aştığı rapor edildi. Bu bağımsız zincirler, Kasım 2023’ten 2024 ortasına kadar Celestia’ya toplamda 75 GB’tan fazla veri yayınladılar. Ekosistemde yer alan projeler arasında Ethereum uyumlu rollup’lar, DeFi uygulamaları için özel zincirler, oyun odaklı blockchainler ve çeşitli altyapı protokolleri bulunuyor. Celestia’nın sağladığı esneklik sayesinde EVM, Move veya CosmWasm gibi farklı akıllı sözleşme ortamları kullanan zincirler bile Celestia’ya entegre olabiliyor. Yani bir geliştirici dilediği programlama dilinde/ortamında kendi zincirini kurup, verisini Celestia’ya emanet edebiliyor. 2024 yılının sonunda, Celestia’nın hem teknik hem finansal açıdan gücüne güç kattığı görüldü. Celestia Foundation (Celestia Vakfı), Ekim 2024 civarında ek bir fonlama turu ile 100 milyon dolar daha yatırım alarak toplam topladığı sermayeyi 155 milyon dolar düzeyine çıkardı. Bu yatırım, Celestia’nın uzun vadeli geliştirme planlarını desteklemek ve ekosistemi büyütmek için kullanılacak önemli bir kaynaktı. Aynı dönemde Cosmos ekosistemindeki bazı projeler de Celestia ile bütünleşmeye başladı. Örneğin, bir Cosmos ağındaki L1 blockchaini olan Stride, Celestia ile entegre edilerek verilerini Celestia’ya gönderen ilk “Rollchain” oldu. Benzer şekilde, Cosmos tabanlı stablecoin ağı Noble da Celestia’nın veri katmanını kullanmaya başladı. Bu gelişmeler, Celestia’nın sadece kendi ekosistemini değil, diğer blockchain ekosistemlerini de destekleyebileceğini gösterdi. 2024 yılı boyunca Celestia staking oranı da sürekli yükseldi; yıl sonunda toplam TIA arzının yaklaşık %60’ı ağda stake edilmiş durumdaydı ve 400 binden fazla hesap ağ doğrulayıcılarına TIA delegasyonu yapmıştı. Yani topluluk, güvenlik ve yönetime katılım konusunda oldukça aktifti.2025: Sırada neler var?2025 yılına girerken Celestia, yol haritasındaki hedeflere emin adımlarla ilerledi. Nitekim Nisan 2025’te Celestia ekibi, mamo-1 adını verdikleri yeni bir deneme ağı (testnet) duyurdu. Mamo-1, Celestia’nın teknik sınırlarını zorlamak için tasarlanmış bir yüksek kapasiteli test ağıdır. Bu testnet’te blok boyutu inanılmaz bir seviyeye, 128 MB’a çıkarıldı ve ağın izinsiz veri işleme kapasitesi 21.3 MB/s gibi rekor bir düzeye ulaştı. Karşılaştırmak gerekirse, Celestia ana ağı şu an 8 MB blok boyutunu destekliyor (blok süresi ~6 saniye). Mamo-1 ile elde edilen deneyimler, ileride ana ağ blok boyutunun 1 GB gibi devasa boyutlara çıkarılabilmesi için yol gösterici olacak. Bu test ağı sayesinde Celestia, yüksek veri yükü altında ağın davranışlarını gözlemliyor ve protokolde gerekebilecek optimizasyonları belirliyor. 2025 itibarıyla Celestia geliştirici ekibi ve topluluk çalışıyor. Özellikle Celestia TPS değeri üzerinde çalışarak ağı daha da ölçeklendirmek, maliyeti düşürmek ve kullanıcı deneyimini iyileştirmek en öne çıkan konular arasında. Celestia Neden Değerli?Geleneksel blockchainler birçok görevi tek bir zincir üzerinde toplarken, Celestia farklı bir yol çiziyor: görevleri ayırıyor, uzmanlaştırıyor ve böylece ölçeklenebilirlik, güvenlik ve merkeziyetsizlik dengesini yeniden kuruyor. Bu "böl ve yönet" yaklaşımı, hem geliştiriciler hem de kullanıcılar için yepyeni bir blockchain deneyimi sunuyor. Gelin, Celestia’nın neden bu kadar değerli olduğuna birlikte bakalım.Modüler mimari: "Böl ve yönet" yaklaşımıCelestia’nın en büyük farkı, blockchainin temel işlevlerini ayırması. Consensus (uzlaşma) katmanı blokları sıralarken, data availability (veri mevcudiyeti) katmanı verilerin ağda bulunabilirliğini sağlıyor. Yürütme (execution) katmanı ise Celestia dışında, bağımsız zincirlerde çalışıyor.Bu yapı, ağın performansını bozmadan uygulamaların kendi zincirlerinde özgürce çalışmasına olanak tanıyor. Celestia’yı dev bir yükü tek başına taşıyan kamyon yerine, yükü vagonlara dağıtan bir tren gibi düşünebiliriz: daha çok yük, daha hızlı taşıma. Modüler blockchain süreci aşağıdaki şekilde görselleştirilebilir: Kaynak: Celestia.org Data Availability Sampling (DAS) ile ölçeklenebilirlikCelestia’nın DAS teknolojisi sayesinde, bir bloğun tüm verisini indirmeye gerek kalmadan küçük örneklerle verinin ağda mevcut olup olmadığı kontrol edilebiliyor. Bu yöntem, hafif node’ların ağı rahatlıkla kullanabilmesini sağlıyor. Bugün Celestia ağı, 8 MB’lık blokları ~6 saniyede bir üreterek binlerce işlemi işleyebiliyor. Bu da onu klasik zincirlerden birkaç adım öne taşıyor. Ayrıca hatalı veri kanıtları (fraud proofs) gibi mekanizmalarla güvenlikten de ödün verilmiyor. DAS sistemi. Kaynak: Celestia.org Esneklik ve uyum: Herkes için bir yer varCelestia kendini bir “veri katmanı” olarak konumlandırıyor ve üstünde çalışacak zincirlerin teknolojisine karışmıyor. İster optimistic rollup altyapısı, ister zk-rollup, ister özel bir uygulama zinciri... Hepsi Celestia üzerinde barınabiliyor. Özellikle Ethereum gibi L1’lerde çalışan optimistic rollup’lara göre Celestia, çok daha düşük maliyetli bir alternatif sunuyor. Üstelik, burada çalışan egemen (sovereign) rollup’lar, hem güvenlikten faydalanıyor hem de kendi yürütme ortamlarında özgür hareket edebiliyor. Kısacası geliştiriciyseniz, hangi dili veya altyapıyı kullanırsanız kullanın, Celestia size kapılarını açıyor.TIA token ne işe yarar? Ağı çalıştıran motorCelestia’nın yerel token’ı TIA, hem veri yayınlama ücretlerini ödemek hem de staking yapmak için kullanılıyor. Başlangıçta toplam TIA coin arzı 1 milyardı. Yani TIA yıllık yaklaşık %8 enflasyonla başlamış ve zamanla bu oran düşürülerek %2-5 aralığına indirilecek şekilde tasarlanmış. 2025 itibarıyla dolaşımdaki TIA arzı yaklaşık 613 milyon civarında. Stake ederek ağı güvence altına alan kullanıcılar, yeni basılan tokenlardan ve işlem ücretlerinden pay alabiliyor. Celestia token fiyatı da 2025 itibarıyla 2 dolar bandında seyrediyor ve piyasa değeri milyar doları aşmış durumda.Güçlü topluluk ve genişleyen ekosistemTeknoloji kadar önemli olan bir diğer konu da topluluk. Celestia kısa sürede binlerce geliştirici, doğrulayıcı ve kullanıcıdan oluşan canlı bir ekosistem oluşturdu. Celestia Explorer gibi araçlarla ağ şeffafça izlenebiliyor, yönetişim kararlarına katılım sağlanabiliyor. Ayrıca Blobstream gibi çözümlerle Ethereum ekosistemine, Stride gibi projelerle Cosmos dünyasına entegrasyonlar sağlandı. Bu sayede Celestia, yalnızca teknik bir proje olmanın ötesine geçerek, sektörün önemli bir oyuncusu haline geldi. Aşağıdaki görselde, Celestia ekosistemindeki en önemli projeler yer alıyor: Kaynak: Celestia/X Celestia’nın Kurucusu Kim?Celestia, sadece teknik vizyonuyla değil, arkasındaki güçlü kurucu ekibiyle de dikkat çekiyor. "Celestia kurucusu kim?" diye sorarsanız, cevap üç isimden oluşuyor: Mustafa Al-Bassam, Ismail Khoffi ve John Adler. Üçü de blockchain ve yazılım dünyasında sağlam bir deneyime sahip. Mustafa Al-Bassam, Celestia Labs’in CEO’su ve projenin beyinlerinden biri. Genç yaşta teknoloji dünyasında adını duyurmuş bir "beyaz şapka" hacker olan Al-Bassam, Londra Üniversitesi’nde blockchain ölçeklenebilirliği üzerine doktora yaparken Celestia’nın temelini atan LazyLedger makalesini yazdı. Ayrıca Facebook tarafından satın alınan Chainspace projesinin de kurucuları arasında yer aldı. Kısacası, Celestia’nın ölçeklenebilirlik odaklı yapısının arkasında Al-Bassam’ın akademik ve pratik deneyimi yatıyor. Celestia ekibi Ismail Khoffi, CTO olarak Celestia’nın teknik liderliğini üstleniyor. Cosmos ve Tendermint geçmişinden gelen Khoffi, Celestia’nın Cosmos SDK tabanlı yapısının şekillenmesinde kilit rol oynadı. "Teknik sihirbaz" olarak anılan Khoffi, Celestia’nın karmaşık altyapısını geliştirirken kullanıcı deneyimini de basit ve anlaşılır kılmaya odaklanıyor. John Adler ise araştırma-geliştirme direktörü. Ethereum ekosisteminde Layer-2 çözümleri ve optimistic rollup teknolojileri üzerinde çalışmış bir uzman olan Adler, Celestia'nın modüler blockchain mimarisinin teorik altyapısına büyük katkı sağladı. Ayrıca farklı yürütme katmanlarının Celestia’ya entegrasyonu gibi konularda kritik danışmanlık yapıyor.Bu üç kurucu, güvenlikten veri ölçeklenebilirliğine, zincirler arası uyumluluğa kadar Celestia’nın tüm yapı taşlarını şekillendirdi. Farklı alanlardaki bilgi ve tecrübeleri, Celestia'nın bugün sektörde bu kadar sağlam bir yere sahip olmasında önemli rol oynadı.Sıkça Sorulan Sorular (SSS)Celestia hakkında en çok merak edilen soruları ve kısa cevaplarını burada bulabilirsiniz:Celestia nedir, nasıl çalışır?: Celestia ana ağı 31 Ekim 2023’te başlatıldı ve TIA token aynı gün piyasaya sürüldü. Proje temelleri 2019'da atıldı, 2022'de testnet aşamaları tamamlandı. 2024 itibarıyla ekosistem hızla büyüyerek olgunlaştı. TIA token ne işe yarar?: TIA, Celestia ağında veri gönderim ücreti ödemek ve staking yapmak için kullanılır. Ayrıca TIA coin ne işe yarar sorusuna yönetişim oylamalarına katılarak kullanıcıların ağ üzerinde söz sahibi olmasını sağlaması da bir örnek.Celestia modüler mimarisi ne anlama gelir?: Modüler blockchain, temel görevlerin farklı katmanlara ayrılmasıdır. Celestia, veri ve uzlaşma katmanını yürütmeden ayırdığı için “modüler” mimarili bir ağ olarak anılır.Celestia’yı kim kurdu?: Kurucu ekip Mustafa Al-Bassam, Ismail Khoffi ve John Adler’den oluşuyor. Üçü de blockchain teknolojilerinde deneyimli; Celestia’nın modüler mimarisini birlikte geliştirdiler.Celestia hangi ağlar ile entegre çalışır?: Celestia, özellikle Cosmos tabanlı projeler ve Ethereum ekosistemiyle entegre çalışıyor. IBC protokolü sayesinde Cosmos zincirleriyle doğrudan iletişim kurabiliyor, ayrıca Ethereum uyumlu rollup'lar da veri katmanı olarak Celestia'yı kullanabiliyor.TIA nasıl alınır, nerede saklanır?: TIA token, Binance, KuCoin ve Bybit gibi büyük borsalardan satın alınabilir. Saklamak için Keplr, Leap veya Ledger gibi Celestia uyumlu cüzdanlar tercih edilebilir.Celestia ve modüler blokzincir teknolojileri hakkında en güncel bilgiler için JR Kripto Rehber serimizi takip edin!

Son zamanlarda kripto dünyasında adını sıkça duyar olduğumuz Aptos nedir? Kısaca tanımlamak gerekirse Aptos, yüksek hızlı ve ölçeklenebilir yapısıyla öne çıkan yeni bir nesil layer-1 blokzinciri (blockchain) platformudur. Yani Ethereum ya da Solana gibi kendi ağı olan bağımsız bir blockchaindir ve bu ağın yerel kripto para birimine kısaca Aptos coin veya sembolü ile APT denir. Özellikle 2022 yılında piyasaya çıkışıyla beraber “Aptos coin nedir?” sorusu merak eden birçok kişi oldu. Aptos’un amacı, blockchain teknolojisini daha geniş kitlelere ulaştırmak ve Web3 altyapısını daha güvenli, hızlı ve kullanıcı dostu hale getirmek. Bunu gerçekleştirirken de Facebook’un eski kripto projesi Diem’den miras kalan Move programlama dili gibi yenilikçi teknolojileri kullanır.Aptos’un arkasındaki ekip, projeyi geliştirirken oldukça samimi bir yaklaşımla hareket ediyor. Yani teknik detaylar derin olsa da, Aptos topluluğu ve geliştiricileri “biz bize” bir ortam yaratmayı hedefliyor diyebiliriz. Bu yazıda, Aptos’un ne işe yaradığına, tarihçesine, teknolojik özelliklerine ve değerine dair kapsamlı bir rehber sunacağız. Ayrıca Aptos’un kurucuları ve sıkça sorulan sorulara da değinerek, aklınızdaki “Aptos ne işe yarar?” gibi soruları yanıtlamaya çalışacağız.Aptos’un Tanımı ve Ortaya ÇıkışıAptos, yüksek hızlı, ölçeklenebilir bir layer-1 blockchain olarak tanımlanır. Bu ne demek? Yani Aptos kendi ana ağı üzerinde çalışır ve saniye başına çok sayıda işlemi işleyebilecek şekilde tasarlanmıştır. Temel hedefi, blockchain dünyasında yaşanan ölçeklenebilirlik ve güvenlik sorunlarına çözüm getirmektir. Aptos projesinin temelleri 2021 yılında atıldı ve ilginç bir şekilde bu proje, Meta (eski adıyla Facebook) şirketinin başarısız olan Diem (Libra) projesinin küllerinden doğdu. Aptos’u kuran ekip, aslında Meta’nın kripto para girişiminde çalışan eski mühendisler.Yani “Aptos kim kurdu?” diye soracak olursanız, cevaben Mo Shaikh ve Avery Ching isimlerini verebiliriz. İkili, 2021’de Meta’dan ayrılarak Aptos Labs adlı şirketi kurdu ve bu yeni blockchaini geliştirmeye başladı. Meta’daki deneyimleri sayesinde kurumsal ölçekte bir altyapı oluşturma konusunda önemli bir bilgi birikimine sahiptiler.Aptos’u özel kılan noktalardan biri, işlemler için Move programlama dilini kullanması. Move dili, Facebook’un Diem projesi için geliştirilmiş, sonradan açık kaynak hale getirilmiş bir akıllı kontrat dilidir. Bu dilin en büyük avantajı, güvenlik ve kaynak kontrolü odaklı olması. Move ile yazılan akıllı sözleşmelerde dijital varlıklar “kaynak” (resource) olarak tanımlanır. Bu sayede bir token’ı kopyalamak, aynı anda iki farklı işlemde kullanmak ya da yanlışlıkla yok etmek neredeyse imkânsız hale gelir. Kısacası Move, diğer blockchain dillerinde sıkça görülen hataların önüne geçerek işlem güvenliği sağlar. Diğer yandan Move dili, geliştiricilere de esneklik sunar ve daha düşük işlem ücretleri ile çalışır. Aptos ağında akıllı kontratlar bu dil ile yazıldığı için, Aptos’un altyapısı güvenli ve hataya karşı dirençli bir şekilde kurulmuş halde.Aptos’un ortaya çıkış vizyonu, Web3 altyapısı için yeni bir seviyeye çıkmak. Yani merkeziyetsiz uygulamaların (dApp’lerin) ve kripto projelerinin arka planda sorunsuz çalışabileceği, kullanıcıların ise hız veya güvenlik endişesi yaşamayacağı bir platform sunma amacıyla ortaya çıktı. Aptos ekibi, “Layer-1 blockchaini nasıl daha iyi olabilir?” sorusuna yanıt ararken hem geçmiş tecrübelerinden hem de yeni fikirlerden faydalandı. Sonuç olarak, 2022 yılına gelindiğinde Aptos ağı ortaya çıktı ve kripto dünyasında dikkatleri üzerine çekti.Aptos’un Tarihçesi: Önemli Dönüm NoktalarıAptos oldukça genç bir proje olmasına rağmen kısa sürede birçok önemli gelişme yaşadı. İşte Aptos coin tarihi açısından öne çıkan bazı dönüm noktaları:2021’de APT’nin temelleri atıldı: Projenin temelleri atıldı. Meta’nın Diem projesinin rafa kalkmasıyla, o projede görev alan Mo Shaikh ve Avery Ching gibi isimler kendi bağımsız blockchainleirni geliştirmeye başladı. Aptos Labs şirketi kuruldu ve ilk konseptler oluşturuldu.2022 baharında sektör devlerinden dev yatırımlar aldı: Aptos henüz mainnet’e geçmeden önce büyük yatırımcıların dikkatini çekti. Mart 2022’de Andreessen Horowitz (a16z), Tiger Global ve Multicoin Capital liderliğindeki tohum yatırım turunda yaklaşık 200 milyon dolarlık fon toplandı. Devamında Temmuz 2022’de FTX Ventures ve Jump Crypto’nun liderlik ettiği Seri A turunda 150 milyon dolar daha yatırım aldı. Bu sayede Aptos, daha mainnet’i açılmadan toplamda 350 milyon doların üzerinde yatırım alarak güçlü bir finansal destek elde etti. Hatta Binance Labs da Eylül 2022’de projeye stratejik bir yatırım yaparak Aptos’un değerlemesini yükseltti. Bu yatırım haberleri, kripto camiasında Aptos’a olan merakı iyice artırdı.2022 Ekim ayında lansman gerçekleşti: Aptos blockchaininin ana ağı yani mainnet lansmanı gerçekleşti. Bu lansmana “Aptos Autumn” adı verildi ve Aptos ağı resmen kullanıma açıldı. Aptos mainnet tarihi olarak 17 Ekim 2022 kayıtlara geçti. Mainnet’in açılmasıyla birlikte Aptos coin (APT) büyük kripto borsalarında listelenmeye başladı. Binance, Coinbase gibi platformlarda APT işlem görmeye başladı ve APT coin fiyatı ilk günlerde yüksek bir volatilite yaşadı. Ağın ilk günlerinde Aptos ekibi, testnet sürecine katılan erken kullanıcılara toplam 20 milyon APT’lik bir airdrop dağıtarak topluluğa teşekkür etti. Bu airdrop ile hak kazanan her kullanıcı 150 APT token elde etti (bu airdrop, ilk fiyatlarla yaklaşık 1200 dolar değerinde idi). Kısa süre içinde APT’nin piyasa değeri milyar dolarları buldu. Yani bu dönemde “Aptos ne zaman çıktı?” diye soranlar için cevap olarak Ekim 2022 diyebiliriz.2022-2023 arasında Aptos temelli birçok proje kullanıma sunuldu: Ana ağın yayına girmesiyle birlikte Aptos ekosistemi hızla gelişmeye başladı. Ağın kendi blok gezgini olan Aptos Explorer kullanıma sunuldu. Benzer şekilde Aptos Names adıyla bir alan adı servisi (kullanıcıların cüzdan adreslerini okunaklı isimlerle eşleştirmeye yarayan bir sistem) duyuruldu. Topluluk tarafından çeşitli cüzdanlar (Petra, Martian vb.) ve merkeziyetsiz borsalar (DEX’ler) geliştirilmeye başlandı. Örneğin, Pontem Network tarafından Liquidswap gibi bir DEX uygulaması Aptos üzerinde hayata geçirildi. Bu dönemde Aptos ağında NFT pazaryerleri, oyun projeleri ve DeFi protokolleri filizlenerek canlı bir ekosistem oluşmaya başladı. Aptos ekosistemindeki bazı projeler. Kaynak: BlockBase 2023’te Microsoft ve Google Cloud ortaklıkları açıklandı: Aptos’un gelişimi hız kesmeden devam etti. Özellikle büyük teknoloji şirketleriyle yapılan ortaklıklar yılın öne çıkan haberleri arasındaydı. Nisan 2023’te Google Cloud ile bir iş birliği açıklandı; Google Cloud, Aptos ağını desteklemek üzere bir doğrulayıcı (validator) node çalıştırmaya ve geliştiricilere bulut altyapı desteği sunmaya başladı. Ağustos 2023’te ise Microsoft ile stratejik bir ortaklık duyuruldu. Bu kapsamda Aptos Labs ve Microsoft, blockchain ile yapay zekayı birleştiren yeni çözümler üzerinde çalışacaklarını açıkladı. Ortaklık haberi piyasalarda da karşılık buldu: Microsoft haberinin ardından Aptos coin fiyatı bir günde yaklaşık %15 yükseldi.2024 ve sonrası fiyat neredeyse sabitlendi: Aptos ekibi, ağın ölçeklenebilirliğini daha da artırmak ve geliştirici deneyimini iyileştirmek için çalışmalarını sürdürüyor. 2024 yılında Aptos protokol güncellemeleri, paralel işlem motorunun geliştirilmesi (Block-STM v2 gibi yenilikler) ve ekosistem projelerine verilen hibelerle adından söz ettirmeye devam etti. Ayrıca Aptos Labs, Asya ve Avrupa pazarlarında genişlemek için adımlar atarken, Aptos Foundation da geliştiricilere ve projelere destek sağlamayı sürdürdü. Henüz genç sayılan bu layer-1 blockchaini için gelecekte daha pek çok dönüm noktası yaşanacak gibi görünüyor. Bu sırada, APT coin Nisan 2025 itibarıyla 5,57 dolar seviyesinden işlem görüyor ve piyasa değeri yaklaşık 3,45 milyar dolar civarında. CoinMarketCap sıralamasında ise 30. sırada yer alıyor. Apt coin fiyatı bugüne kadar en yüksek 19,90 dolar seviyesini 30 Ocak 2023 tarihinde görürken, en düşük seviyesini ise 3,09 dolar ile 29 Aralık 2022 tarihinde kaydetti. Lansmanından bu yana APT coin fiyatı Aptos Neden Değerli?Peki, onca blockchain projesi arasında Aptos’u farklı kılan ve bu kadar yatırım almasını sağlayan şey ne? Aptos’un değerli görülmesinin birkaç temel sebebi var.Güvenli ve yenilikçi Move diliAptos, akıllı sözleşmelerde Move dilini kullanarak güvenliği ön planda tutar. Move sayesinde işlemler sırasında ortaya çıkabilecek birçok güvenlik açığı engellenir; örneğin çifte harcama (double-spending) veya kripto paraların yanlışlıkla kaybedilmesi gibi durumlar Move’un tasarımı gereği mümkün değil. Bu da Aptos üzerinde geliştirilen uygulamaların daha güvenilir olmasına olanak tanır. Geliştiriciler, Move ile yazdıkları kodun istenmeyen sonuçlar doğurmayacağından daha emin olabilirler.Paralel işlem motoru ile yüksek TPSAptos, teknik mimarisinde paralel işlem yeteneğine sahip. Yani ağ üzerindeki işlemler tek bir sıra halinde değil, aynı anda birden fazla işlem paralel olarak işlenebiliyor. Aptos Labs ekibinin geliştirdiği Block-STM teknolojisi sayesinde, ağ teorik olarak çok yüksek işlem hacmi kaldırabilir. İç testlerde saniyede 160,000’e varan işlem (TPS) gerçekleştirilebildiği gösterildi. Gerçek dünyada bu rakamlara henüz ulaşılmasa da, Aptos’un mevcut popüler ağlara kıyasla çok daha hızlı olma potansiyeli taşıdığı anlamına geliyor. Bu paralel işlem blokzinciri yaklaşımı, ağ yoğun olsa bile kullanıcıların düşük gecikme ve düşük ücretle işlemler yapabilmesini sağlıyor. Aşağıdaki tabloda, Aptos ağının çeşitli popüler blockchainlerle karşılaştırmasını görebilirsiniz:BlockchainGerçek TPS (Ana Ağ)Maksimum TPS (Test Ortamı)Teorik Maksimum TPSBlok SüresiFinal SüresiAptos41 TPS12.933 TPS160.000 TPS0,13 sn0,9 snSolana65.000 TPS65.000 TPS65.000 TPS0,4 sn~1 snEthereum15 TPS15 TPS15 TPS12 sn60 snAvalanche4.500 TPS4.500 TPS4.500 TPS1-2 sn~2 snSui4.000 TPS120.000 TPS120.000 TPS0,5 sn~1 sn Geliştirici dostu ve açık kaynaklı altyapıAptos’un arkasındaki ekip, geliştirici deneyimine büyük önem veriyor. Aptos, başlangıçtan itibaren açık kaynak (open-source) bir proje olarak geliştirildi, yani kodları şeffaf bir şekilde GitHub üzerinde erişilebilir. Ayrıca farklı programlama dillerini destekleyen Aptos geliştirici araçları sunuluyor. Örneğin, Move dilini kullanmak isteyenler için kitaplıklar, SDK’lar (Yazılım Geliştirme Kitleri) ve kapsamlı dokümantasyon mevcut. Hatta Python, TypeScript/JavaScript, Rust, Java gibi çeşitli dillerde Aptos SDK’ları bulunuyor. Bu da farklı arka planlardan gelen geliştiricilerin Aptos ekosistemine kolayca adım atmasını sağlıyor. Bunun yanı sıra, ağın tasarımı modüler ve yükseltilebilir olduğu için yeni özellikler eklemek veya sorunları gidermek daha kolay oluyor. Move'da coin realizasyonu örneği. Kaynak: Numencyber Güçlü yatırımcı ve topluluk desteğiBir projenin başarısında teknoloji kadar arkasındaki destek de önemli. Aptos, daha yolun en başında en saygın yatırımcılardan finansman alarak büyük bir güven oyu kazandı. Yukarıda da bahsettiğimiz üzere a16z (Andreessen Horowitz), Coinbase Ventures, Multicoin Capital, FTX Ventures, Jump Crypto, Binance Labs gibi kripto dünyasının devleri Aptos’a yatırım yaptı. Bu sadece maddi bir destek değil, aynı zamanda proje için bir itibar kaynağı. Büyük fonların yanı sıra Aptos’un aktif bir topluluk desteği de mevcut. Mainnet öncesi düzenlenen testnet kampanyaları ve airdrop’lar sayesinde geniş bir kullanıcı kitlesi projeye dahil oldu. Bugün Aptos ekosisteminde hem bireysel yatırımcıların hem de geliştirici topluluklarının katkısıyla büyüyen canlı bir dünya var. Son olarak, Aptos ağının Proof-of-Stake (PoS) temelli olduğunu ve kullanıcıların Aptos staking yaparak ağa katılım sağlayabildiğini de belirtelim. Yani elinizde APT token varsa, bunu doğrulayıcılara stake edip hem ağ güvenliğine katkı sunabilir hem de ödül kazanabilirsiniz. Bu mekanizma, Aptos ağının hem güvenliğini artırıyor hem de token sahiplerine pasif gelir imkânı sunuyor.Aptos’un Kurucusu Kim?Aptos denince, arkasındaki ekibi de merak etmemek elde değil. Aptos’un kurucuları ve liderleri olarak Mo Shaikh ve Avery Ching karşımıza çıkıyor. “Aptos’u kim kurdu?” sorusunun cevabı kısaca bu iki isimdir diyebiliriz. İkisi de Meta (Facebook) şirketinin eski çalışanları olup, Facebook’un Diem adlı kripto projesinde önemli pozisyonlarda yer aldılar. 2021 yılında Meta’dan ayrıldıktan sonra Aptos Labs şirketini kurarak Aptos blockchainini geliştirmeye başladılar. Yani Aptos’un arkasında, alanında deneyimli iki isim ve onların kurduğu güçlü bir ekip bulunuyor. Aptos kurucuları Avery Ching ve Mo Shaikh Meta’da çalıştıkları dönemde Mo Shaikh daha çok strateji ve iş geliştirme tarafında (Novi cüzdan projesinde) görev almışken, Avery Ching ise Diem blockchaininin baş yazılım mimarlarından biriydi. Yani biri işin iş tarafını, diğeri teknoloji tarafını çok iyi bilen bir ikili söz konusu.2021’de Meta’dan ayrılan Shaikh ve Ching, Aptos Labs adlı şirketi kurarak kendi vizyonlarını hayata geçirmeye koyuldu. Aptos Labs, kâr amaçlı bir şirket olarak Aptos blockchaininin geliştirilmesinden sorumlu ana ekip. Bunun yanında bir de Aptos Foundation (Aptos Vakfı) bulunuyor. Aptos Labs ile Aptos Foundation arasında görev dağılımı yapılmış durumda: Aptos Labs protokolün teknik geliştirmesini, altyapısını ve ürünlerini inşa ederken; Aptos Foundation ise ağın merkeziyetsizliğini koruma, topluluk yönetimi, hibe programları ve ekosistemin büyümesine odaklanıyor. Bir bakıma Foundation, Aptos’un kamu yararını gözeten ve topluluğu temsil eden yüzü diyebiliriz; Labs ise işin mühendislik ve operasyon tarafında. Aptos Labs ekibi, Palo Alto'daki ofislerinde. Mo Shaikh ve Avery Ching, Silikon Vadisi kökenli olmanın getirdiği bir profesyonellik ile blockchain dünyasının ruhunu bir araya getiriyor. Yani kurumsal yaklaşımla merkeziyetsizlik vizyonunu harmanlıyorlar. Aptos’un gelişim sürecinde de ekip oluşturma, yatırım sağlama gibi konularda oldukça sistematik ilerlediler. Örneğin, Mo Shaikh proje için yatırım toplama sürecini yönetti ve kısa sürede yüz milyonlarca dolar fon sağladı. Avery Ching ise Move dili ve Block-STM gibi teknolojik yeniliklerin entegrasyonunu yöneterek Aptos’un iddia ettiği yüksek performans ve güvenliği gerçekleştirmeye odaklandı. Sonuç olarak, bu iki kurucu liderliğinde Aptos, hem teknik hem de iş stratejisi anlamında yoluna devam ediyor.Sık Sorulan Sorular (SSS)Aptos hakkında hâlâ aklınıza takılan bazı temel sorular olabilir. Hemen aşağıda, sıkça sorulan bu sorulara kısa ve net cevaplar vererek kafanızdaki soru işaretlerini gidermeye çalışalım:Aptos nedir ve hangi dili kullanır?: Aptos, ölçeklenebilirlik ve hız odaklı yeni nesil bir layer-1 blockchain projesidir. Kendi ağı ve yerel kripto parası (APT) bulunan bu platform, akıllı kontratlar için Move programlama dilini kullanır. Move dili, başlangıçta Facebook’un Diem projesi için geliştirilmiş olup Aptos’un güvenli ve verimli akıllı sözleşmelere sahip olmasını sağlar. Kısacası Aptos, yüksek performanslı bir blockchain olup işlemlerini güvenli hale getirmek için Move dilinden güç alır.Aptos’u kim kurdu?: Aptos projesinin kurucuları Mo Shaikh ve Avery Ching’dir. Bu ikili, Meta (Facebook) şirketinin eski çalışanları olup, Facebook’un Diem adlı kripto projesinde önemli pozisyonlarda yer almışlardır. 2021 yılında Meta’dan ayrıldıktan sonra Aptos Labs şirketini kurarak Aptos blockchainini geliştirmeye başlamışlardır. Yani Aptos’un arkasında, alanında deneyimli iki isim ve onların kurduğu güçlü bir ekip bulunmaktadır.Aptos mainnet ne zaman açıldı?: Aptos’un ana ağı (mainnet) Ekim 2022 tarihinde resmen kullanıma açıldı. Daha spesifik olmak gerekirse 17 Ekim 2022 tarihi, Aptos mainnet lansmanının gerçekleştiği gündür. Bu lansman “Aptos Autumn” olarak adlandırıldı. Mainnet açılışıyla birlikte Aptos ağı üzerinde işlemler başladı ve APT token borsalarda listelenerek alım-satıma konu oldu.Move dili nedir?: Move, Aptos’un (ve öncesinde Facebook Diem’in) kullandığı, dolayısıyla kimi zaman Aptos Move dili olarak anılan, özel bir akıllı sözleşme programlama dilidir. Move’un tasarımı, kripto paraların güvenli bir şekilde yönetilmesine odaklanır. Örneğin, Move dilinde her varlık bir “kaynak” olduğu için kopyalanamaz veya yok edilemez; bu da çifte harcama gibi sorunları önler. Ayrıca Move, Rust tabanlı güvenli bir dil olduğu için geliştiricilerin hataya açık işlemler yapmasını zorlaştırır. Sonuç olarak Move, blockchain dünyasında daha güvenli ve hatasız uygulamalar geliştirmeyi amaçlayan modern bir programlama dilidir.Aptos hangi alanlarda kullanılır?: Aptos genel amaçlı bir blockchain platformudur, bu nedenle kullanım alanları oldukça geniştir. Üzerinde merkeziyetsiz finans (DeFi) uygulamaları, NFT pazaryerleri, blockchain oyunları, sosyal medya uygulamaları gibi pek çok Web3 projesi çalışabilir. Özellikle yüksek işlem hızı ve düşük gecikme avantajı sayesinde gerçek zamanlı oyunlar veya yoğun işlem gerektiren finans uygulamaları için uygun bir zemin sunar. Ayrıca Aptos ağı üzerinde yeni token projeleri geliştirilebilir, akıllı kontratlar aracılığıyla oylama ve yönetişim uygulamaları hayata geçirilebilir.APT token arzı ne kadar?: Aptos’un yerel token’ı olan APT için belirlenen toplam arz 1 milyar adet olarak açıklandı. Bu, tüm APT tokenları çıkarıldığında ulaşılacak maksimum miktardır. Ancak bu arzın tamamı dolaşımda değil. Başlangıçta tokenların bir kısmı topluluk, ekip, yatırımcılar ve Vakıf arasında paylaştırıldı. Zaman içinde belirli dönemlerde kilidi açılan tokenlar ile dolaşımdaki arz artmakta. Örneğin, ilk aşamada dolaşımdaki miktar yaklaşık %13 (130 milyon APT) idi ve kalan tokenlar çeşitli takvimlere göre piyasaya giriyor. APT token, ağdaki işlem ücretlerini ödemek, stake yapmak ve yönetişime katılmak için kullanılmakta.Aptos’un geleceği, teknolojisi ve potansiyeli hakkında güncel içerikler için Jr Kripto Rehber serimizi takip edin.

Kripto para piyasası, bugün gerçekleşecek olan devasa opsiyon sözleşmesi süresinin dolmasını beklerken nefesini tuttu. Toplamda 4,11 milyar dolar değerinde Bitcoin (BTC) ve Ethereum (ETH) opsiyonunun vadesi dolacak. Bu gelişme, özellikle son günlerde değer kaybı yaşayan her iki varlığın kısa vadeli fiyat hareketleri üzerinde önemli bir etki yaratabilir.Opsiyon hacminin büyük kısmını Bitcoin oluşturuyor: Bugünkü verilere göre, BTC tarafında 3,5 milyar dolarlık, ETH tarafında ise yaklaşık 565 milyon dolarlık sözleşme sona eriyor. Bu durum, piyasalarda volatilitenin artabileceğine işaret ediyor. Deribit verilerine göre, bugün 33.972 adet Bitcoin opsiyonu sona eriyor. Bu sayı, geçen haftaya göre artış göstermiş durumda. Ethereum’da ise 224.509 sözleşmenin süresi dolacak. Geçen hafta bu rakam 246.849 idi.Bitcoin'de denge, Ethereum'da iyimserlik hakimBitcoin için vadesi dolacak opsiyonlara bakıldığında, "maximum pain" fiyatı 105.000 dolar olarak belirlenmiş. Maksimum pain fiyatı, yatırımcıların en çok kayba uğrayacağı nokta olarak bilinir ve fiyatların genellikle bu seviyeye yakınsaması beklenir. Ayrıca, BTC için put-call oranı 1,00 seviyesinde; yani yatırımcılar yükseliş ve düşüş beklentileri arasında neredeyse eşit dağılmış durumda. Bu durum, piyasanın kısa vadede kararsız ya da konsolidasyon sürecinde olduğunu gösteriyor.Ethereum tarafında ise tablo daha iyimser. ETH için maksimum pain fiyatı 2.600 dolar seviyesinde. Mevcut fiyatın bu seviyenin altında olması, yatırımcıların fiyatın yükseleceğini düşündüklerini gösteriyor. ETH’de put-call oranı 0,69 ile çağrı (call) opsiyonlarının ağırlıkta olduğunu ortaya koyuyor. Bu oran, yatırımcıların daha çok yükseliş yönünde pozisyon aldıklarını, yani piyasanın bu varlıkta daha pozitif olduğunu gösteriyor.Piyasalar hafta sonuna volatil girebilirOpsiyon sözleşmelerinin sona erdiği günler, genellikle piyasalarda kısa vadeli dalgalanmaların yaşandığı zamanlar. "Maksimum acı (max. pain)" teorisine göre, fiyatların opsiyonların en çok zarara uğrayacağı seviyelere doğru yönelme eğilimi var. Bu nedenle, hem BTC hem de ETH’de bugün görülecek fiyat hareketleri, özellikle opsiyon pozisyonlarında yoğunlaşan seviyelere bağlı olarak gelişebilir.Deribit analistlerine göre, "BTC maksimum pain seviyesine yakın dengeli bir pozisyonlama sergilerken, ETH tarafında yükseliş yönünde akışlar hakim. Bu kez piyasa nasıl tepki verecek, izleyip göreceğiz." Yani yatırımcıların dikkatli olması gerektiği vurgulandı. Bu gelişmelere ek olarak, son günlerde artan jeopolitik gerilimler ve ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell’ın açıklamaları da yatırımcı duyarlılığını etkiliyor. Özellikle ABD’nin Orta Doğu’daki olası askeri hamleleri ve İran’la artan gerilim, piyasada aşağı yönlü risk algısını kuvvetlendiriyor.Özetle, bugün gerçekleşecek yüksek hacimli opsiyon vade sonu, kripto piyasasında kısa süreli ancak sert dalgalanmalara neden olabilir. Hem makroekonomik gelişmeler hem de jeopolitik riskler, yatırımcıların stratejilerinde önemli rol oynamaya devam ediyor

Dijital güvenliğe dair endişelerin tavan yaptığı günümüzde, şimdiye dek kaydedilen en büyük şifre sızıntılarından biri gündeme bomba gibi düştü. Siber güvenlik platformu Cybernews’in ortaya çıkardığı verilere göre; aralarında Apple, Google, Facebook ve Telegram gibi dev platformlarla ilişkili kullanıcı bilgilerini de içeren tam 16 milyar adet şifre ve giriş verisi internete sızdırıldı. Bu dev sızıntı, özellikle kripto para kullanıcılarının varlıklarını da tehdit ediyor.Kripto yatırımcıları için korkutucu gelişme: Şifreler sızdıSiber güvenlik dünyası, bugüne dek kaydedilen en büyük veri sızıntılarından biriyle sarsıldı. Cybernews platformunun yayımladığı rapora göre, 16 milyardan fazla kullanıcı giriş bilgisi ve şifre internet ortamına sızdırıldı. Apple, Google, Facebook, Telegram, GitHub ve bazı devlet portallarıyla bağlantılı hesap bilgilerini içeren bu dev veri seti, özellikle kripto para kullanıcıları için büyük bir tehlikeye işaret ediyor.Ancak bu sızıntının kaynağı doğrudan teknoloji devlerinin sunucuları değil. Cybernews araştırmacılarına göre bu bilgiler; kullanıcıların 3. parti uygulamalarda, tarayıcı eklentilerinde ya da şifresiz bırakılan bulut depolama alanlarında tuttuğu verilerden çalındı. Ayrıca birçok bilgi, kullanıcı cihazlarına bulaştırılan kötü amaçlı yazılımlar aracılığıyla ele geçirildi. Sızdırılan veriler sadece güncel bilgilerden oluşmuyor. Cybernews, daha önceki yıllarda farklı kaynaklardan elde edilen çalıntı verilerin de bu yeni paketle birlikte yeniden dolaşıma sokulduğunu belirtiyor. Başka bir deyişle, geçmişin siber enkazı bugünün risklerini daha da büyütüyor.Kripto cüzdanları hedefteSiber güvenlik uzmanları, bu sızıntının en çok kripto para kullanıcılarını etkileyebileceğini vurguluyor. Bunun temel nedeni ise birçok kullanıcının cüzdan şifrelerini, yedek anahtarlarını ya da kurtarma kelimelerini güvenli fiziksel alanlar yerine e-posta kutularında ya da bulut tabanlı not uygulamalarında saklaması. Bu da hacker’ların yalnızca şifrelere değil, doğrudan cüzdanlara erişmesini mümkün kılıyor. Kripto varlıklar, bir kez ele geçirildiklerinde geri alınması ya da işlemin iptal edilmesi mümkün olmayan coinler. Bu nedenle, bir cüzdanın şifresi ya da anahtar kelimeleri hacker’ların eline geçtiğinde, varlıkların kalıcı olarak çalınma riski çok daha yüksek.Uzmanlar, özellikle iki faktörlü kimlik doğrulaması (2FA) sistemlerinin aktif hale getirilmesini öneriyor. Ayrıca kripto cüzdan bilgileri gibi hayati verilerin çevrimdışı olarak, örneğin donanım cüzdanlarda ya da fiziksel kopyalarda saklanması çok önemli.Tether CEO’su: Buluttan kaçış geliyorSızıntıya dair tepkilerden biri de dünyanın en büyük stablecoin ihraççısı Tether’in CEO’su Paolo Ardoino’dan geldi. Ardoino, “Bulut bizi yine yarı yolda bıraktı” diyerek, tamamen yerel çalışan ve açık kaynak kodlu bir şifre yöneticisi olan PearPass’i duyurdu. Tether’e göre bu yeni uygulama, şifreleri ve şifreleme anahtarlarını yalnızca kullanıcı cihazında saklayacak. Ne bir sunucuya ne de bulut hizmetine ihtiyaç duyacak.“Hiçbir sunucu, hiçbir bulut, hiçbir sızıntı,” diyerek PearPass’i tanıtan Ardoino, çevrimdışı güvenlik sistemlerinin gelecekte çok daha kritik hale geleceğini savunuyor. Hatta yaptığı bir podcast röportajında, “Dünya Savaşı gibi felaket senaryolarında bile çalışabilecek teknolojiler üretmek istiyoruz,” diyerek vizyonlarını açıkladı.PearPass’in Tether’in diğer projeleriyle entegre olup olmayacağı şimdilik belirsiz. Ancak şirketin daha önce geliştirdiği Pear Credit gibi P2P çözümlerle güvenlik ve gizliliğe ne kadar önem verdiği biliniyor.

SUI Teknik Analizi: Kritik Kanal DesteğindeSUI, 4 saatlik grafikte, fiyatın, düşen kanal içinde hareket ettiğini ve şu anda kanal alt bandına temas ettiğini görüyoruz. 3,64$ seviyesinden başlayan bu düşüş trendi boyunca fiyat, kanalın üst bandından defalarca reddedildi. Şimdi ise 2,65-2,52$ bandındaki önemli destek alanına gelmiş durumda. Düşen Kanal Yapısı Bu bölge, teknik olarak hem yatay destek hem de kanal alt bandı olması nedeniyle güçlü tepki gelebilecek bir alan. Ancak fiyatın bu bölgede kalıcılık sağlayamaması durumunda sıradaki destek 2,44-2,24$ bölgesi olacaktır.Yukarı yönlü toparlanmalarda ilk direnç 3,03$ seviyesidir. Buranın aşılması halinde 3,47-3,64$ bandına doğru hızlı bir yükseliş mümkün olabilir. Ancak bu seviyelerin aynı zamanda düşen kanalın üst bandıyla çakıştığını ve güçlü direnç bölgesi oluşturduğunu unutmamak gerek.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

AltLayer (ALT) Düşen Kanalı KırdıALT grafiğinde gördüğümüz üzere fiyat bir süredir içinde hareket ettiği düşen kanal yapısını, UpBit Borsası listelemesi haberiyle beraber birkaç saat içerisinde %100 gibi bir artışla yukarı yönlü kırmış durumda. Bu kırılım, AltLayer tarafında teknik olarak trend değişimi olarak yorumlanır. Düşen trend momentumlu bir şekilde kırılmış ve yapı pozitife dönmüş. Özellikle 0,03145-0,03258$ bandındaki güçlü direnç alanının aşılmasıyla, anlıyoruz ki artık alıcılar satıcılardan daha baskın konumdadır. Grafikteki kırılımla birlikte fiyat 0,03595$ seviyesindeki ara direncin de üzerine çıktı ve şu anda 0,03764$ seviyesinde fiyatlanıyor. Bu bölgede tutunması halinde olası yukarı yönlü hareketlerde hedef olarak 0,03967-0,04109$ ve daha sonra 0,04481$ seviyeleri öne çıkıyor. Özellikle 0,041$ üzerinde kalıcılık sağlanırsa yükseliş daha da hız kazanabilir.Aşağı yönlü olası geri çekilmelerde ise ilk destek artık 0,03595$ bölgesi olacak. Bu seviyenin altında ise kırılan kanal üst bandı ve 0,03258 seviyesi retest görebiliriz. Ancak şuan teknik anlamda pozitif yapı korunuyor. Kanal kırılımı, direnç dönüşleri ve momentumlu yükseliş yapısı birlikte değerlendirildiğinde, ALT fiyatının kısa vadede yükseliş potansiyeli artmış durumdadır.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.
