Haberler
Altcoin Haberleri
Altcoin ile ilgili tüm makale ve haberlere göz atın. Altcoin hakkında en son haberler, analizler ve görüşler.
Bugün, son zamanlarda teknoloji ve kripto gündeminde sıkça adını duyduğumuz, bir o kadar da tartışma yaratan yenilikçi ve iddialı bir projeye yakından bakacağız: Worldcoin (WLD). Yapay zekanın hızla geliştiği ve dijitalleşmenin her alana nüfuz ettiği günümüzde, "insan" olmanın dijital kanıtını sunmayı hedefleyen bu proje yalnızca bir kripto para girişimi değil; aynı zamanda kimlik, güvenlik, mahremiyet ve finansal kapsayıcılık gibi temel konulara dair kapsamlı bir vizyon sunuyor. Aynı zamanda insan ve yapay zekâ ayrımının önem kazandığı yeni bir çağda, bireylerin dijital ortamda tanınmasını ve doğrulanmasını sağlamaya çalışıyor.Worldcoin’in Tanımı ve Ortaya ÇıkışıPeki, tam olarak Worldcoin nedir? Worldcoin, küresel çapta dijital kimlik doğrulama ve temel gelir sağlamayı amaçlayan yenilikçi bir projedir. Projenin temelinde, her insanın dijital dünyada "benzersiz bir insan" olduğunu kanıtlayabileceği bir sistem kurma fikri yatıyor. WLD, bu sistemin yerel token’ıdır. Yani, Worldcoin ekosisteminin içinde kullanılan ana kripto para birimidir diyebiliriz. Worldcoin projesi, 2019 yılında Sam Altman, Max Novendstern ve Alex Blania tarafından Tools for Humanity (TFH) adlı şirket aracılığıyla başlatıldı. Evet, doğru duydunuz! OpenAI'ın CEO'su olarak tanıdığımız Sam Altman, aynı zamanda bu projenin de kurucu ortağı. Proje, Tools for Humanity (TFH) adı verilen San Francisco ve Berlin merkezli bir kuruluş tarafından geliştiriliyor.Peki bu sistem, Worldcoin nasıl çalışır? Worldcoin projesi, bireylerin Orb adlı fütüristik bir cihazla iris taraması yaptırarak dijital kimliklerini doğrulamasına dayanır. Bu Orb cihazları, yüksek çözünürlüklü iris görüntülerini yakalayan biyometrik tarayıcılardır. Bu tarama sonucunda, "Iris Hash" adı verilen güvenli ve anonim bir tanımlayıcı oluşturulur. Bu tanımlayıcı, kişinin benzersiz bir insan olduğunu kanıtlar. En önemlisi, Worldcoin'in kullanıcıları doğrularlarken kişisel verileri saklamadan veya merkezi bir otoriteye güvenmeden bunu yapmayı hedeflediği belirtilmekte.WLD token nedir sorusuna gelirsek, bu tokenlar genellikle Orb taraması yoluyla kimliğini doğrulayan kullanıcılara ödül olarak dağıtılıyor. Bu ödül mekanizması, projenin benimsenmesini teşvik etmeyi amaçlıyor. Ancak WLD token'ları yalnızca Orb taraması ile değil, kripto para borsalarından da satın alınabilir. Worldcoin'in temel amacı, artan yapay zeka kullanımı karşısında çevrimiçi ortamda insanları yapay zekadan ayırt edebilecek güvenilir bir sistem sunmaktır. Bu "insanlık kanıtı" (proof-of-personhood) mekanizması, AI botlarının yayılmasını engellemek için kritik bir dijital temel olarak görülüyor. Orb cihazının bir fotoğrafı. Projenin bileşenleri arasında World ID, World App, WLD token ve World Chain yer alıyor. World ID, mahremiyeti koruyan dijital insanlık kanıtı iken, World App ilk World cüzdanıdır ve kullanıcıların World ID'lerini tutmalarına, kripto ve stablecoin kullanmalarına olanak tanır. World Chain ise, World Network'ün tüm insanlığı destekleyecek şekilde ölçeklenmesine yardımcı olmak için tasarlanmış insan merkezli bir blok zinciridir.Worldcoin’in Tarihçesi: Önemli Dönüm NoktalarıWorldcoin, dijital kimlik ve evrensel temel gelir vizyonuyla yola çıkan iddialı bir proje olarak kısa sürede küresel çapta dikkat çekmeyi başardı. Sam Altman önderliğinde geliştirilen bu girişim, hem teknolojik altyapısıyla hem de toplumsal etkileriyle tartışmaların merkezinde yer aldı. Projenin ortaya çıkışıyla birlikte hızlı ve çalkantılı bir büyüme süreci başladı. Fon toplama turları, Worldcoin Orb cihazı ile biyometrik veri toplama hamleleri ve regülatörlerle yaşanan gerilimler bu sürecin önemli kilometre taşlarını oluşturdu. Aşağıda, Worldcoin'in bu dikkat çekici yolculuğunda öne çıkan dönüm noktalarını kronolojik olarak ele alıyoruz:2019: Proje, Sam Altman, Alex Blania ve Max Novendstern tarafından Tools for Humanity (TFH) şirketi çatısı altında kuruldu.2021: Worldcoin kamuoyuna duyuruldu. Proje, Orb adlı cihaz kullanarak biyometrik insanlık kanıtı (proof-of-personhood) planlarını açıkladı. Şirket, WLD token'ının internet ekonomisi tarafından yönlendirilen daha birleşik ve adil bir küresel ekonomiyi yönlendirme çabası olduğunu belirtti. Ancak başlangıçta WLD'nin ABD'de kullanılamayacağı da ifade edildi.2022: MIT Technology Review, Worldcoin'in ilk yarım milyon kullanıcısını dahil etmek için düşük gelirli toplulukları ve öğrencileri hedeflediğini bildirdi. Bu dönemde 100 milyon dolardan fazla fon topladı. Andreessen Horowitz (a16z) ve Khosla Ventures gibi önde gelen yatırımcılardan gelen bu fonlarla 3 milyar dolarlık değerlemeye ulaştı. Almanya merkezli bir veri regülatörü, büyük ölçekte hassas verileri işleme endişeleri nedeniyle Worldcoin hakkında soruşturma başlattı.2023 Temmuz: Worldcoin beta aşamasından çıktı ve resmi olarak ana ağda (mainnet) başlatıldı. WLD token'ı Ethereum ve Optimism (OP) Mainnet üzerinde işlem görmeye başladı. Bu lansman sırasında Londra'daki kullanıcılara iris taraması karşılığında 25 WLD token verildi. Worldcoin, 11'i ABD'de olmak üzere 20 ülkede 35 şehirde Orb konumları planladığını açıkladı. Ancak, WLD token'ları ABD'de serbestçe alınıp satılamıyordu.2023: Yılın sonlarına doğru, 100'den fazla ülkede Worldcoin iris tarama istasyonu kuruldu. Bu dönemde, gizlilik, etik ve biyometrik veri güvenliği tartışmaları da arttı. Fransa, Birleşik Krallık, Bavyera, Güney Kore, Kenya, İspanya, Portekiz ve Hong Kong'daki düzenleyiciler Worldcoin'i soruşturdu veya askıya aldı. Kenya, özellikle güvenlik, gizlilik ve finansal endişeler nedeniyle Worldcoin taramalarını askıya aldı. Hatta bazı kayıtlar, Worldcoin'in Kenya'da iris taramalarını durdurma yönündeki ilk emri görmezden geldiğini gösteriyor.2024: Worldcoin, "World Network" veya kısaca "World" olarak yeniden markalandı. Proje, OP stack kullanarak kendi Katman 2 (L2) blockchainini, World Chain'i başlattı. World App indirme sayısı 20 milyonu aştı. Mart 2024'te İspanya, gizlilik riskleri nedeniyle Worldcoin'in kişisel veri toplamasını durdurmasını talep etti. Mart 2024'te Portekiz de Worldcoin'e veri toplama işlemini durdurma emri verdi. Hong Kong düzenleyicisi de Mayıs 2024'te gizlilik endişeleriyle Worldcoin'e operasyonlarını durdurma talimatı verdi. Mayıs 2025'te Worldcoin (WLD) ABD'nin çoğu yerinde ilk kez erişilebilir hale geldi, Coinbase gibi borsalar aracılığıyla. Orb taraması yapanlar 16 WLD alırken, World App'e önceden kaydolan ABD'deki kişiler 150 WLD "pioneer grant"i yani “öncü hibesi” aldılar. Tools For Humanity ayrıca Visa ile ortaklık kurarak bu yıl içinde WLD'yi ödeme sırasında itibari para birimine dönüştüren bir banka kartı çıkaracağını duyurdu.2025: Worldcoin, Mayıs 2025 itibariyle 886 adet Orb istasyonuna sahip. Worldcoin Neden Değerli?Peki, Worldcoin projesini değerli kılan ne? Neden bu kadar dikkat çekiyor? Blockchain tabanlı evrensel dijital kimlik sistemi sunuyor: Worldcoin'in temel teklifi, World ID aracılığıyla küresel bir dijital kimlik protokolü ve ağı oluşturmak. Bu sistem, bireylerin çevrimiçi ortamda benzersiz insan olduklarını kanıtlamalarına olanak tanır. Özellikle yapay zeka tarafından oluşturulan içeriklerin ve botların yaygınlaştığı bir dünyada, gerçek insanları doğrulamak giderek daha önemli hale geliyor. World ID, bu soruna bir çözüm sunmayı amaçlıyor.Kişisel veri güvenliği için zero-knowledge proof (sıfır bilgi kanıtı) teknolojisi kullanılır: World ID, mahremiyeti korumayı vurguluyor. Özellikle, World ID'nin kullanıcıların gerçek ve benzersiz bir insan olduklarını anonim olarak doğrulamak için zero-knowledge proof (sıfır bilgi kanıtı) teknolojisini kullandığını belirtiyor. Bu teknoloji, bir bilginin doğruluğunu, bilginin kendisini açıklamadan kanıtlamaya olanak tanır. Bu, biyometrik verilerin hassas doğası göz önüne alındığında önemli bir güvenlik katmanı sağlar.Potansiyel evrensel temel gelir (UBI) altyapısı sağlar: Worldcoin'in uzun vadeli vizyonlarından biri, yapay zekanın iş gücünü etkilemesi durumunda potansiyel bir ekonomik güvenlik ağı olarak temel gelir coin dağıtımını desteklemektir. Sam Altman, AI Çağı'nda UBI'ya duyulan ihtiyacı ve Worldcoin'in bunu destekleme potansiyelini dile getirmiştir. Kimliğini Orb ile doğrulayan kişilere WLD token verilmesi, bu evrensel temel gelir (UBI) konseptinin bir yansıması olarak görülebilir. Worldcoin, bu dağıtım mekanizmasının evrensel temel gelir tartışmalarından ilham aldığını belirtiyor.Web3, DeFi ve DAO’lar için güvenli kullanıcı doğrulama çözümü sunar: World ID'nin "insanlık kanıtı" özelliği, web3 kimlik sistemi için önemli faydalar sağlayabilir. Adil airdrop dağıtımı, botlara ve Sybil saldırılarına karşı koruma ve sınırlı kaynakların adil dağıtımı gibi alanlarda kullanılabilir. Bu, merkezi olmayan finans (DeFi) uygulamaları ve merkezi olmayan otonom organizasyonlar (DAO'lar) için daha güvenli ve adil ortamlar yaratılmasına yardımcı olabilir.WLD token, hem teşvik aracı hem de yönetişim token’ı olarak kullanılır: WLD coin ne işe yarar sorusunun cevabı çeşitli kullanım alanlarını içerir. WLD token, kullanıcıları World ID oluşturmaya teşvik etmenin yanı sıra, işlemlerin kolaylaştırılması, ağ yönetişimine katılım ve topluluk teşvikleri gibi işlevlere sahiptir. Token sahipleri, protokolün gelecekteki yönü hakkında karar alma süreçlerine katılabilirler. WLD, kullanıcıların on-chain uygulamaları keşfetmelerine ve kullanmalarına olanak tanır. Ayrıca, proje, WLD staking imkanından bahsederek, kullanıcıların tokenlarını tutarak ağın güvenliğini destekleyebileceğini ve karşılığında ek WLD token kazanabileceğini belirtiyor. Mayıs 2025 itibarıyla WLD fiyatı 1 dolar seviyelerinde değişiyor. Coin tüm zamanların en yüksek seviyesine 11.82 dolar ile 10 Mart 2024’te ulaşmıştı. WLD coin'in lansmanından bu yana fiyat hareketleri. Worldcoin token ekonomisi ve arkasındaki teknoloji: Orb ve kayıt süreciWorldcoin'in belki de en dikkat çekici ve tartışmalı yönü, kimlik doğrulama için kullandığı teknolojidir: Orb cihazı ve biyometrik kimlik doğrulama. Orb cihazı nedir? Orb, küresel olarak her benzersiz bireyi doğrulamak için Worldcoin tarafından kullanılan özel yapım bir donanım. Orb'un yüksek çözünürlüklü bir kamera kullanarak kişinin irisini taradığı belirtiliyor. İris taraması, kişinin benzersiz dijital kimliği olan "Iris Hash"i oluşturmak için kullanılır. Bu Iris Hash, kişinin kişisel bilgileriyle ilişkilendirilmez, anonimdir. Amaç, her insanın dijital dünyada yalnızca bir kez doğrulanabilmesini sağlamaktır.Biyometrik kimlik doğrulama, iris gibi benzersiz fiziksel özelliklerin kimlik tespiti için kullanılmasını içerir. Worldcoin, iris taramasının kimliğin dijital dünyada taklit edilmesinin zor olmasını sağladığını savunur. Bu yöntem, özellikle AI botları ve sahte hesaplar çağında "insanlık kanıtı" sağlamanın en güvenilir yolu olarak görülüyor. Worldcoin'in doğrulama süreci, “Worldcoin kayıt nasıl yapılır?” sorusu şu adımları içeriyor:World ID Oluşturma: Öncelikle kişiler, World ID’sini oluşturur. World ID nedir? Bu kimlik (ID), iris doğrulaması ile sistemlere girer. Kişi, orb cihazına irisini taratır. Cihaz, yüksek çözünürlüklü görüntüler yakalar ve "Iris Hash" oluşturur. Bu işlem sırasında kişisel bilgilerle ilişkilendirme yapılmaz. World App Kullanımı: Kişi, World App'i indirerek Worldcoin hesabını kurar. Bu uygulama, kullanıcının World ID'sini yönetmesini ve dijital cüzdanına erişmesini sağlar. World App ayrıca merkezi olmayan mini uygulamalarla etkileşim kurmayı ve kripto para birimi kullanmayı da destekler. World App marketplace'in yüz binlerce kullanıcıya dağıtım sağladığı belirtilmiştir.Blockchain Ağı: Worldcoin, merkezi olmayan bir blockchain ağı üzerinde çalışır. Bu ağ, tüm işlemlerin ve kimlik doğrulamalarının kamuya açık bir defterde kaydedilmesini sağlar. Bu şeffaflık ve güvenlik sağlamayı amaçlar. Başlangıçta Optimism Layer 2 ağını kullanan Worldcoin, daha sonra kendi World Chain adlı Layer 2 blok zincirini başlattı. World Chain, Ethereum (ETH) Katman 1 (L1) üzerinde inşa edilmiş bir Optimism stack Katman 2 (L2) blok zinciridir. World Chain ana ağının başlatılmasıyla birlikte, 160 ülkedeki 10 milyondan fazla kişinin uyumlu cüzdanlar aracılığıyla on-chain uygulamaları keşfedebileceği ve kullanabileceği belirtilmiştir.WLD Token Dağıtımı: Kimliğini başarıyla doğrulayan bireylere WLD tokenları dağıtılır. WLD tokenlarının yalnızca World App aracılığıyla talep edilebileceği ve bunun dışında herhangi bir airdrop veya ICO yapılmadığı belirtilmekte.Worldcoin'in token ekonomisi de oldukça spesifikİlk 15 yıl için toplam WLD token arzı 10 milyar token ile sınırlı. Bu sınır, WLD akıllı sözleşmesi tarafından uygulanır.15 yıl sonra, yönetişim protokolün uzun vadeli sürdürülebilirliği için gerekirse yıllık maksimum %1,5'e kadar enflasyon oranı uygulamaya karar verebilir. Varsayılan olarak, yönetişim tarafından değiştirilmedikçe enflasyon oranı %0 olarak belirlendi.Token dağılımı şu şekilde: %75 Worldcoin topluluğuna tahsis edildi. Bu, World Network kullanıcıları ve ekosistem fonları için ayrıldı. World Foundation da bu tokenların tahsisini yönetiyor. %13,5 Tools For Humanity (TFH) yatırımcılarına ayrıldı. Bunlar, TFH startup'ına fon sağlayan yatırımcılar olarak karşımıza çıkıyor. %9,8 ilk geliştirme ekibine, yani Tools For Humanity'ye tahsis edildi. %1,7 Tools For Humanity (TFH) rezervine ayrıldı. TFH, gelecekteki operasyonlarını finanse etmek için bir rezerv bulunduracak.Worldcoin’in Kurucusu Kimdir?Worldcoin'in arkasındaki isimleri ve ekibi de tanıyalım. Worldcoin kurucusu kim? Worldcoin, üç kurucu ortağa sahip:Sam Altman: OpenAI'ın CEO'su olarak en bilinen isim ve Worldcoin projesinin de kurucu ortağıdır. Altman, 22 Nisan 1985 doğumlu Amerikalı bir teknoloji girişimcisi ve yatırımcı olarak biliniyor. Stanford Üniversitesi'nden iki yıl sonra ayrıldı. OpenAI'ın CEO'su olarak AI patlamasının önde gelen figürlerinden biri olarak kabul ediliyor. Sam Altman Worldcoin projesinin arkasındaki ana itici güçlerden biri ve projenin "AI Çağı'nda güven" ve evrensel temel gelir gibi vizyonlarını dile getirdi.Alex Blania: Worldcoin'in bir diğer kurucu ortağı ve Tools For Humanity'nin CEO'su. Worldcoin'in ana geliştirme ekibi olan Tools For Humanity'nin çekirdeğinde yer alıyor. Blania, projenin amacının daha kapsayıcı, adil ve hakkaniyetli yönetişim ve küresel dijital ekonomi kurumlarını gerçekleştirmek olduğunu belirtti. Ayrıca, AI çağında insanlık kanıtına duyulan ihtiyacın artık ciddi bir tartışma konusu olmadığını, asıl sorunun gizlilik odaklı, merkezi olmayan ve maksimum düzeyde kapsayıcı çözümler olup olmadığı olduğunu söyledi.Max Novendstern: Worldcoin'in üçüncü kurucu ortağı. Harvard Üniversitesi felsefe mezunu olan Novendstern, projenin başlangıcında, 2019'dan 2021'e kadar CEO olarak görev yaptı. Tools for Humanity ve Worldcoin kurucu ortakları Alex Bania ve Sam Altman Worldcoin projesi, Tools for Humanity şirketi tarafından geliştirildi. Bu şirket, projenin temel teknolojisi olan orb cihazını tasarlayıp üretti. Ekipte kriptografi, yapay zeka, blockchain ve etik uzmanları yer alıyor. Genel olarak Tools For Humanity'nin Worldcoin'in ana geliştirme ekibi olduğu belirtilmekte. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)Aşağıda, tartışmalı Worldcoin’e yönelik en sıkça sorulan sorular ve cevaplarını bulabilirsiniz:WLD token nedir ve ne işe yarar?: WLD, Worldcoin projesinin yerel kripto para birimidir. Ethereum ağı üzerinde ERC-20 standardında geliştirilmiştir ve Optimism gibi Katman-2 çözümleriyle entegre çalışır. Kullanıcılar, iris taramasıyla kimlik doğrulaması yaptıklarında WLD token'ı alabilirler. Bu token, dijital kimlik doğrulama, yönetişim ve potansiyel evrensel temel gelir (UBI) dağıtımı gibi amaçlarla kullanılır.Worldcoin kimler için tasarlandı?: Worldcoin, küresel çapta herkesin dijital kimlik sahibi olmasını ve finansal sistemlere erişimini hedefler. Özellikle bankacılık hizmetlerine erişimi olmayan bireyler ve gelişmekte olan ülkelerdeki topluluklar için tasarlanmıştır. Ayrıca, yapay zekâ çağında insanları botlardan ayırt etmek amacıyla dijital kimlik doğrulama sistemi sunar.Orb cihazı güvenli mi?: Orb, kullanıcıların irislerini tarayarak benzersiz bir dijital kimlik (World ID) oluşturur. Şirket, biyometrik verilerin tarama sonrası silindiğini ve yalnızca şifrelenmiş kimlik verisinin saklandığını belirtmektedir. Ancak, bazı ülkelerde veri güvenliği ve gizlilik endişeleri nedeniyle soruşturmalar ve kısıtlamalar yaşanmıştır.Kayıt sırasında hangi veriler toplanıyor?: Kayıt sırasında kullanıcıların iris taraması yapılır ve bu biyometrik veriden benzersiz bir dijital kimlik (World ID) oluşturulur. Şirket, ham biyometrik verilerin tarama sonrası silindiğini ve yalnızca şifrelenmiş kimlik verisinin saklandığını belirtmektedir. Ancak, bazı ülkelerde veri güvenliği ve gizlilik endişeleri nedeniyle soruşturmalar ve kısıtlamalar yaşanmıştır.Worldcoin ücretsiz mi?: Evet, Worldcoin'e katılım ücretsizdir. Kullanıcılar, Orb cihazı aracılığıyla iris taraması yaptırarak ücretsiz WLD token'ları alabilirler. Ancak, bu teşvikler ülkeden ülkeye değişebilir ve bazı bölgelerde düzenleyici kısıtlamalar nedeniyle sınırlamalar olabilir.WLD hangi ağ üzerinde çalışıyor?: WLD token, Ethereum blockchaini üzerinde ERC-20 standardında oluşturulmuştur. Ayrıca, Optimism gibi Katman-2 çözümleriyle entegre çalışarak daha hızlı ve düşük maliyetli işlemler sağlar. Worldcoin ve dijital kimlik tabanlı projelerin geleceğini kaçırmamak için JR Kripto içerik serimizi takip edin!

Blockchain teknolojisinde veri erişilebilirliği (data availability) alanına odaklanan Celestia, son günlerde hem fiyat hareketiyle hem de içeriden gelen iddialarla gündemde. Projenin yerel token’ı TIA, içeriden satış iddiaları, yönetim skandalları ve topluluk içi eleştirilerin gölgesinde yine de yüzde 10'un üzerinde değer kazanarak dikkat çekti. Ancak bu yükseliş, uzun vadeli güvenin yeniden elde edildiği anlamına gelmeyebilir.İçeriden satışlar ve tartışmalı kilit açma takvimiCelestia’nın kurucu ortağı Mustafa Al-Bassam hakkında sosyal medyada dolaşan iddialar, toplulukta ciddi bir güven erozyonuna neden oldu. Bir X (eski Twitter) kullanıcısı, Al-Bassam’ın 25 milyon dolarlık TIA token’ını OTC (tezgah üstü) işlemlerle sattığını ve ardından Dubai’ye yerleştiğini öne sürdü. Aynı gönderide, projedeki diğer bazı üst düzey yöneticilerin de benzer şekilde erkenden token kilitlerini açıp satış yaptıkları iddia ediliyor. Özellikle Ekim 2024’te yaşandığı öne sürülen bu erken kilit açılımı, birçok yatırımcının TIA fiyatında yüzde 90’ı aşan düşüş yaşadığı bir döneme denk geliyor.Sadece finansal yönetim değil, etik konular da gündemde. Eski Geliştirici İlişkileri Müdürü "Yaz" isimli kişinin cinsel taciz suçlamaları nedeniyle görevden alındığı öne sürüldü. Celestia’nın, bazı İngilizce içerik üreten influencer’lara yüklü miktarlarda ödeme yaparak projeyi pazarladığına dair iddialar da var. Bu durum, topluluk tarafından “algı operasyonu” şeklinde yorumlandı.Al-Bassam: “FUD’a rağmen buradayız”Mustafa Al-Bassam, iddialara doğrudan yanıt vermekten kaçınsa da, projenin mali durumunun güçlü olduğunu vurgulayarak bir açıklama yaptı. “FUD (korku, belirsizlik ve şüphe) her geçen gün daha da saçma bir hale geliyor. Ancak Celestia’daki kurucular, mühendisler ve ilk çalışanlar hâlâ burada ve ilk günkü kadar çalışkan” dedi. Al-Bassam, Celestia’nın 100 milyon doların üzerinde bir rezervi olduğunu ve bu fonun projeyi en az altı yıl boyunca ayakta tutabileceğini ifade etti.Mayıs ayında yaptığı benzer bir açıklamada ise şu ifadeleri kullanmıştı: “Kurucuların çoğu artık daha az tweet atıyor çünkü fiyatlar düştü ve öfkeli token sahiplerinin saldırılarından korkuyorlar. Ama unutmayın, bu bir kumarhane ve ağlamak yok.”Fiyatta son durum ne?Tüm bu olumsuzluklara rağmen, TIA fiyatı yüzde 10’un üzerinde artarak 1.58 dolar seviyesine yükseldi. Bazı yatırımcılar bu yükselişi olumlu karşılasa da, analistler bu durumu “dead cat bounce” yani kısa süreli bir toparlanma olarak yorumluyor. TIA’nın geçen yıl Haziran’da gördüğü 20.91 dolarlık zirveye kıyasla hâlâ yüzde 92 aşağıda olması, projeye olan güvenin tam olarak geri dönmediğini gösteriyor. Foresight News gibi bazı analiz platformları da yatırımcıların uzun vadeli güveni ancak daha fazla şeffaflıkla sağlayabileceklerini belirtiyor. Yakın gelecekte planlanan token kilit açılımları da göz önünde bulundurulduğunda, fiyat istikrarı için sadece finansal rezervlerin yeterli olmayacağı öngörülüyor.Tüm bu tartışmalar arasında Celestia topluluğu, ağda kullanılmak üzere yeni bir yönetim modeli üzerinde duruyor: Proof-of-Governance (PoG). Bu sistemde doğrulayıcılar, klasik stake oranına değil yönetişim gücüne göre seçiliyor. Proje ekibi, bu modeli likit stake edilen token’lar için daha adil ve sürdürülebilir bir alternatif olarak sunuyor.

Kripto para dünyasına adım attığınızda veya Bitcoin ve altcoinlerle ilgilenmeye başladığınızda karşınıza en sık çıkacak isimlerden biri muhtemelen USDT (Tether) olacaktır. Peki, tam olarak USDT nedir ve neden bu kadar önemli? Eğer siz de bu soruların yanıtlarını merak ediyor, USDT’nin ne işe yaradığını ve hangi alanlarda kullanıldığını daha yakından öğrenmek istiyorsanız, doğru yerdesiniz. Gelin, Tether nedir, USDT sabit mi gibi soruları merkeze alıp USDT’yi birlikte adım adım keşfedelim.Tether’in Tanımı ve Ortaya ÇıkışıTether (USDT), kripto para piyasasının kendine özgü ve en yaygın kullanılan türlerinden biri olan sabit kripto paralar (stabil koin-stablecoin) arasında yer alıyor. Ayrıca stablecoin nedir sorusunun en popüler cevabı. Stablecoin'ler, genellikle değerlerini ABD doları gibi geleneksel (fiat) para birimlerine veya diğer istikrarlı varlıklara sabitleyen kripto para birimleridir. USDT'nin temel özelliği ve amacı, değeri 1 ABD Doları’na sabitlenmiş bir coin olmasına dayanıyor. Bu sabitlik (peg), kripto para piyasasının aşırı fiyat volatilitesinden kaçınarak kripto varlıklar arasında işlem yapmayı veya değer depolamayı mümkün kılar. USDT, internetin dijital parası olmayı hedefledi ve kullanıcılara blockchain ekosisteminde hızlı ve istikrarlı işlemler yapma olanağı sunmaya devam ediyor.Proje, ilk olarak 2014 yılında Realcoin adıyla piyasaya sürüldü, sonra Tether olarak yeniden markalandı. Ekim 2014'te Brock Pierce, Reeve Collins ve Craig Sellars tarafından Realcoin olarak başlatıldı ve Kasım 2014'te adı Tether olarak değiştirildi. Bu, fiat para birimlerinin dijital kullanımını kolaylaştırmak için blockchain destekli ilk platformlardan biriydi. USDT, Tether Limited şirketi tarafından çıkarıldı. Tether Limited, Hong Kong merkezli iFinex adlı bir şirkete bağlı ve bu şirket aynı zamanda Bitfinex kripto para borsasının da sahibi.Tether tokenları, yalnızca kendi blockchainine sahip olmak yerine, farklı blockchainlerde çalışıyor. Bitcoin blockchaininin Omni Layer protokolü üzerinde çalışmaya başlamış olsa da, zamanla Ethereum (ERC20), Tron (TRC20), Solana, Liquid Network, Avalanche, Celo, Cosmos, Near, Polkadot, Tezos, Ton ve Aptos gibi birçok farklı blockchainde desteklenir hale geldi. Temel prensip, her USDT tokenının dolar karşılığı varlık ile desteklenme iddiasına dayanıyor. Şirket, dolaşımdaki her USDT için rezervlerinde nakit, nakit benzerleri, devlet tahvilleri, altın ve diğer varlıkları tuttuğunu beyan ediyor. Şirket, rezervlerinin %100 oranında (hatta çoğu zaman %100’den fazla bir oranda) desteklendiğini iddia ediyor. Şeffaflık sayfasında rezerv varlıklarının kaydını yayımladığını vurguluyor. Ancak, bu rezerv beyanları ve tam şeffaflık konusu geçmişte ve günümüzde tartışmalara yol açtı. CFTC, 2021'de Tether'e, 2016-2018 döneminde rezervlerinin her zaman %100 nakit ile desteklenmediği yönünde yanıltıcı beyanlarda bulunduğu gerekçesiyle 41 milyon dolar para cezası verdi.Bu mekanizma, USDT nasıl çalışır ve sabit coin nasıl çalışır sorularının çekirdeğini oluşturuyor. Olay tam olarak şu: kullanıcılar fiat para gönderdiğinde yeni USDT basılıyor ve kullanıcılar USDT'lerini fiat paraya dönüştürdüğünde ise karşılığı olan USDT yakılıyor.Tether’in Tarihçesi: Önemli Dönüm NoktalarıKripto para piyasası zaman içinde nasıl büyüyüp geliştiyse, Tether’ın da bu serüvendeki rolü giderek daha görünür hale geldi. İlk ortaya çıktığı günden bugüne, hem yatırımcıların güvenli limanı olmayı başardı hem de zaman zaman çeşitli tartışmaların odağında yer aldı. Ancak tüm iniş çıkışlara rağmen, Tether’ın kripto ekosistemi içerisindeki etkisi ve önemi yadsınamaz. Bu başlık altında, Tether’ın tarihsel gelişimine birlikte göz atacağız. Kuruluşundan bugüne hangi adımlar atıldı, hangi olaylar dönüm noktası oldu, hep birlikte keşfedelim:Temmuz 2014: Tether, RealCoin olarak piyasaya sürüldü.Kasım 2014: RealCoin, Tether (USDT) olarak yeniden markalaştırıldı. Başlangıçta Bitcoin blockchain'inde (Omni protokolü aracılığıyla) yayınlandı.2015: USDT, büyük bir kripto para borsası olan Bitfinex'e entegre edildi. Bu entegrasyon, USDT'nin kullanımını ve artırmaya önemli ölçüde katkıda bulundu. Bu dönemde USDT, vaat edilen rezerv garantileri nedeniyle 1 dolara sabit kaldı, ancak düzenleme eksikliği nedeniyle yaygın olarak benimsenmesi sınırlıydı.2015-2017 – Ethereum ve Bitcoin’de yoğun kullanım: Ethereum'un 2015 yılında piyasaya sürülmesi ve akıllı sözleşme yetenekleri, Tether için yeni fırsatlar yarattı. 2017 yılında Tether, Ethereum ağı üzerinde ERC-20 standardında USDT token'larını piyasaya sürdü. Bu gelişme, USDT'nin daha hızlı ve düşük maliyetli işlemlerle kullanılmasını sağladı. Böylece, 2015-2017 yılları arasında Tether, hem Bitcoin hem de Ethereum ağlarında yoğun bir şekilde kullanılmaya başlandı ve kripto para piyasasında önemli bir likidite aracı haline geldi.2018: USDT'nin piyasa değeri birkaç milyondan 2,8 milyar doların üzerine çıktı. Bu sırada Tether şeffaflık eksikliği ve piyasa manipülasyonu ile suçlandı. 2018’in belirli aylarında, USDT'nin hakim olduğu işlemler Bitcoin ticaret hacminin %80'ini oluşturdu. Ekim 2018'de yaşanan bir belirsizlik, USDT'nin geçici olarak 1 doların altına düşmesine neden oldu ve Tether'ın güvenilirliği hakkında daha fazla soru işaretine yol açtı. USDC, Circle ve Coinbase tarafından daha güvenli ve düzenlenmiş bir alternatif sunmak amacıyla piyasaya sürüldü. Lansmanından bu yana USDT'nin piyasa değeri 2019: USDT'nin ticaret hacmi, çoğu borsa için temel varlık haline gelerek Bitcoin'inkini bile aştı. CFTC tarafından rezervler hakkında yanlış beyanlar nedeniyle para cezaları da dahil olmak üzere tartışmalara ve yasal soruşturmalara rağmen, Tether ana stablecoin olarak konumunu korudu.2020’de Tron ağı üzerinde patlama yaşandı: 2020 yılı, Tether'ın TRON ağı üzerindeki TRC-20 standardında USDT'yi piyasaya sürmesiyle birlikte, stablecoin transferlerinde önemli bir dönüm noktası oldu. Ethereum ağındaki yüksek işlem ücretleri ve ağ tıkanıklıkları, kullanıcıları daha hızlı ve maliyet etkin alternatiflere yönlendirdi. TRON ağı, düşük işlem ücretleri ve saniyeler içinde gerçekleşen transfer süreleriyle bu ihtiyaca cevap verdi. Bu avantajlar sayesinde, TRC-20 USDT'nin benimsenmesi hızla arttı. Öyle ki, 2020'nin ikinci çeyreğinde TRON üzerindeki USDT transfer hacmi 25.2 milyar dolara ulaştı ve bu rakam, sonraki yıllarda katlanarak artmaya devam etti.ERC-20TRC-20Blockchain AğıEthereumTRONSaniye Başına İşlem20.000 - 100.000Yaklaşık 2.000Transfer HızıDaha yavaş (dakikalar içinde)Daha hızlı (saniyeler ila dakikalar)ÜcretlerOrtalama 0.0107 USD/token0.26 USD'den başlarGüvenlikYüksekGörece daha düşükKullanım TavsiyesiOrta düzey işlemlerKüçük miktarlı, sık yapılan işlemlerGeliştirme AlanıToken üretimi, akıllı kontratlar, dAppToken üretimi, akıllı kontratlar, dAppEthereum ve Tron ağları arasında USDT kullanımı/farkları. 2023-2024: 2023’te Silicon Valley Bank'ın finansal zorlukları sırasında, USDC 1 dolara olan sabitini önemli ölçüde bozdu ve 0,90 dolara düştü, ancak hızla eski değerine geri döndü. Aynı yıl Tether 5,2 milyar dolarlık rekor kâr elde etti. Şirket operasyonlarını çeşitlendirdi, Bitcoin madenciliği, yapay zeka ve blockchain eğitimine adanmış bölümler kurdu. Ayrıca AED'ye bağlı yeni bir stablecoin başlatma planları dikkat çekti. Gürcistan ve İsviçre gibi eyaletlerde stratejik işbirlikleri yoluyla hükümet katılımının genişletmesi de gündemde idi. Avrupa'da düzenleyici zorluklarla karşılaşıldı. 2024 yılında Avrupa Birliği'nin Kripto Varlık Piyasaları Yönetmeliği (MiCA) yürürlüğe girdiğinde, Tether (USDT) bu düzenlemelere uyum sağlamamayı tercih etti. MiCA, stablecoin ihraççılarına sıkı rezerv gereklilikleri ve Avrupa'da lisans alma zorunluluğu getirirken, Tether CEO'su Paolo Ardoino, bu kuralların özellikle küçük ve orta ölçekli Avrupa bankaları için sistemik risk oluşturabileceğini savundu.Nisan 2025: CoinGeko'ya göre yaklaşık 143.937.546.292 USDT dolaşımda bulunuyor. USDT, Algorand, Avalanche, Celo, Cosmos, Ethereum, EOS, Liquid Network, Near, Polkadot, Solana, Tezos, Ton ve Tron dahil olmak üzere çeşitli blockchain'lerde dijital tokenlar olarak mevcut. Farklı blockchainlerdeki USDT işlem hacmi. Kaynak: Dune Analytics USDT Neden Değerli?USDT coin ne işe yarar diye merak ediyorsanız, cevabı aslında kripto para ekosistemindeki kritik rollerinde gizli. USDT, değeri 1 ABD dolarına sabitlenmiş bir kripto para olarak, kripto piyasalarının değişken doğasında bir istikrar unsuru sunar. Bu özelliği sayesinde, yatırımcılar volatil piyasa koşullarında bile değerlerini koruyabilirler. Ayrıca, USDT'nin farklı blockchain ağlarında (Ethereum, Tron, Solana gibi) çalışabilmesi, kullanıcıların işlem ücretleri ve hız konusunda esneklik sağlamasına olanak tanıyor. Bu çok yönlülük, USDT'yi sadece bir değer saklama aracı değil, aynı zamanda günlük işlemler ve uluslararası transferler için de tercih edilen bir seçenek haline getiriyor. Genel olarak USDT'nin değeri, aşağıdaki maddelerde sunduğu temel faydalardan geliyor:Kripto piyasasında fiyat istikrarı sağlar: Volatil kripto piyasasında bir sığınak görevi görür. Örneğin, Bitcoin veya diğer kripto paraların değeri düştüğünde, yatırımcılar varlıklarını USDT'ye dönüştürerek sermayelerini ani düşüşlerden koruyabilirler. Bu, yatırımcıların kazançlarını kripto ekosisteminden tamamen çıkmadan "dondurmasına" olanak tanır.Dolar karşılığı varlık ile destekleniyor: Tether, dolaşımdaki her USDT tokenının %100 oranında rezerv varlıklarla desteklendiğini iddia ediyor. Bu rezervler arasında nakit, nakit benzerleri, devlet tahvilleri, altın ve diğer varlıklar bulunabiliyor. Bu iddia, USDT'nin 1:1 sabitliğini korumasının temeli. Kullanıcıların, rezervlerinin yeterli olmadığına yönelik gündeme getirilen iddialara karşılık huzursuz olması nedeniyle Tether, bağımsız denetim firmalarıyla çalışarak belirli aralıklarla rezerv raporu yayınlıyor. Şirketin en son raporu Mart ayının sonunda çıktı. Tether'in en son raporuna göre varlıkları. Kaynak: Tether.to Merkeziyetsiz uygulamalarda (DeFi, NFT, staking) kullanılabilir: USDT, Merkeziyetsiz Finans (DeFi) ekosisteminin temel varlıklarından biridir. Borç verme platformlarında teminat olarak kullanılabilir, likidite havuzlarına sağlanabilir ve bazı protokollerde usdt staking yapılarak getiri elde edilebilir. Bu uygulamalar, stablecoin kullanımını daha da yaygın hale getirdi. 2024'ün sonlarıda yapılan Brevan Howard Digital anketi, yatırımcıların stablecoinleri nerelerde değerlendirdiğini gösteriyor. Yüksek likiditeye sahiptir ve neredeyse tüm borsalarda işlem görüyor: USDT, piyasa değerine ve işlem hacmine göre en büyük stablecoin'dir ve tüm kripto para birimleri arasında en yüksek işlem hacmine sahip olabilir. Bu, USDT'nin alım satımının son derece kolay olduğu ve büyük miktarlarda bile hızlıca dönüştürülebileceği anlamına gelir. Çoğu büyük borsada temel bir işlem çifti olarak listelenir, bu da farklı kripto paralarla kolayca takas edilmesini sağlar.Hızlı ve düşük maliyetli transfer seçenekleri sunuyor: Geleneksel bankacılık sistemine kıyasla, USDT transferleri çok daha hızlı ve genellikle minimum veya sıfır komisyonla gerçekleştirilebilir. TRON ve Solana gibi ağlar, daha düşük işlem ücretleri ve yüksek hızları sayesinde USDT transferleri için popüler hale gelmiştir. USDT'nin farklı blockchainlerde bulunması, kullanıcılara işlem maliyetleri ve hız açısından seçenek sunar. USDT aynı zamanda sınır ötesi ödemeler ve para transferleri (remittances) için uygun maliyetli bir çözüm sunar.USDT'nin bu faydaları, onu hem bireysel yatırımcılar hem de işletmeler için cazip bir seçenek haline getiriyor. Kripto ekosistemine giriş yapmak veya çıkış yapmak için bir köprü görevi görüyor ve özellikle yerel para birimlerinin istikrarsız olduğu ülkelerde enflasyondan korunma aracı olarak da kullanılabilmekte.USDT’nin Kurucusu Kim?USDT kim kurdu sorusunun cevabı, projenin arkasındaki şirket ve kurucu isimleri içeriyor. USDT, Tether Limited şirketi tarafından çıkarıldı. Tether Limited, Hong Kong merkezli iFinex Inc.’e bağlı. Aynı zamanda Bitfinex borsasının da sahibi olarak bilinmekte. Projenin başlangıcında, Craig Sellars, Reeve Collins ve Brock Pierce projeye erken dönemde katkı sundu. 2014 yılında Realcoin adıyla bu isimler tarafından başlatıldı.Günümüzde ise Tether, finansal hizmetler, teknoloji ve uyumluluk alanlarında geniş deneyime sahip üst düzey bir yönetim ekibi tarafından yönetilmekte. Paolo Ardoino, şirketin CEO’su olarak karşımıza çıkıyor. Giancarlo Devasini Yönetim Kurulu Başkanı, Simon McWilliams Finans Direktörü (CFO) ve Claudia Lagorio Operasyon Direktörü'dür (COO).Tether şirketi, rezerv beyanları ve denetim süreçleriyle gündeme geldi. Şirket, her USDT'nin rezervlerle %100 desteklendiğini iddia etse ve düzenli olarak rezerv raporları yayınlasa da, bu raporlar genellikle bağımsız finansal denetim standartlarını tam olarak karşılamadığı gerekçesiyle eleştiriliyor. CFTC'nin 2021'deki bulguları, 2016-2018 döneminde rezervlerin her zaman tamamen nakit ile desteklenmediğini gösterdi. Bu durum, USDT güvenli mi sorusu bağlamında bazı şeffaflık ve güven endişeleri yaratıyor. Yine de şirket, tam bir bağımsız denetim yaptırmak için adımlar attığını belirtiyor. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)Sonuç olarak kripto para dünyasında Tether (USDT) hakkında pek çok soru gündeme geliyor. Bu bölümde, USDT’nin nasıl çalıştığından hangi ağlarda işlem gördüğüne, güvenliğinden transfer detaylarına kadar en sık sorulan konulara kısa ve net cevaplarla ışık tutuyoruz. USDT hakkında aklınıza takılanları burada bulabilir, bilinçli işlem yapma sürecinizi destekleyebilirsiniz:USDT nedir ve nasıl çalışır? USDT, yani Tether, kripto para dünyasında “stablecoin” (istikrarlı para) kategorisinde yer alan dijital bir varlıktır. Değeri 1 ABD dolarına sabitlenmiş olan USDT, volatil kripto paraların aksine, fiyat istikrarı sunmayı amaçlar. Tether şirketi, her bir USDT'nin arkasında rezerv olarak 1 dolar ya da eşdeğer bir varlık bulunduğunu iddia eder. Bunu da her üç ayda bir raporlar. Bu sayede kullanıcılar, USDT’nin her zaman yaklaşık 1 dolar değerinde olacağını varsayarak işlem yaparlar. USDT’nin fiyatı neden hep 1 dolar? Teorik olarak USDT'nin değeri 1 ABD dolarına sabitlenmiştir. USDT'nin fiyatı, her bir token’ın 1 ABD doları karşılığında desteklenmesi sayesinde sabit kalır. Tether şirketi, piyasadaki her USDT için rezervlerinde 1 dolarlık varlık tuttuğunu söyler. Bu sistem, arz-talep dengesini koruyarak USDT’nin değerinin 1 dolara yakın kalmasını sağlar.Tether gerçekten rezerv tutuyor mu? Tether, teoride piyasadaki her USDT için eşdeğer değerde rezerv tuttuğunu iddia eder. Ancak bu konu yıllardır tartışmalıdır. Geçmişte Tether, rezervlerinin tamamen nakit olmadığını, bazı bölümlerinin kısa vadeli borçlar, tahviller ve diğer varlıklar olduğunu kabul etti. 2021’den itibaren daha şeffaf olmak adına rezerv raporları yayınlamaya başladı, ancak bu raporlar bağımsız denetim değil, “attestation” (doğrulama) niteliğindedir. Sonuç olarak, Tether rezerv tutuyor olsa da rezervlerin tam içeriği ve güvenilirliği hâlâ bazı yatırımcılar ve düzenleyici kurumlar tarafından sorgulanıyor.USDT hangi ağlarda çalışıyor? USDT, Ethereum (ERC20), Tron (TRC20), Solana, Binance Smart Chain, Algorand, EOS, Liquid Network, Omni ve Bitcoin Cash gibi birçok blockchain ağında işlem görmektedir. USDT transfer ağı seçimi yaparken, gönderim ve alım yapılacak ağların uyumlu olduğundan emin olunmalıdır. Yanlış ağ seçimi, fon kaybına yol açabilir.USDT ile nasıl transfer yapılır? USDT transferi için öncelikle doğru transfer ağı seçilmelidir (örneğin, ERC20, TRC20). Ardından, alıcının cüzdan adresi girilir ve transfer işlemi başlatılır. Transfer işlemi sırasında, seçilen ağa göre işlem ücretleri ve hızları değişiklik gösterebilir. USDT transfer ağı seçimi, işlemlerin doğru ve güvenli gerçekleşmesi için önemlidir.USDT güvenli mi? USDT, kripto para piyasasında en yaygın kullanılan stablecoin'lerden biridir ve geniş bir kullanıcı tabanına sahiptir. Ancak, rezerv şeffaflığı ve düzenleyici denetimler konusunda zaman zaman eleştiriler almıştır. Kullanıcıların, USDT'yi güvenli bir şekilde saklamak için uyumlu dijital cüzdanlar (örneğin, Trust Wallet, MetaMask, Ledger) kullanmaları önerilir. Bu cüzdanlar, kullanıcıların özel anahtarlarını kontrol etmelerine ve varlıklarını güvende tutmalarına yardımcı olur.USDT ve stablecoin’lerin kripto piyasasındaki rolünü daha iyi anlamak için JR Kripto Rehber serimizi takip edin!

Kripto para ve blockchain dünyası, teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte sürekli yeni keşifler sunuyor. Bu kıpır kıpır ekosistemin önemli oyuncularından biri de TRON (TRX). Belki adını duydunuz, belki de "Acaba TRX nedir?", "Tron coin nedir?", "TRX coin ne işe yarar?" gibi sorular aklınızı kurcalıyor. Endişelenmeyin, bu rehber tam da bu sorulara cevap vermek ve TRON ekosistemini daha yakından tanımanıza yardımcı olmak için hazırlandı.TRON’un Tanımı ve Ortaya ÇıkışıTRON, 2017 yılında Çinli girişimci Justin Sun tarafından kurulan merkeziyetsiz bir blockchain platformudur. Projenin ilk ve temel amacı, dünya genelinde merkeziyetsiz ticaret ve toplulukları güçlendirmek. TRON'un ilk ve en çok bilinen vizyonu, dijital içerik ve eğlence sektöründe bir devrim gerçekleştirmek. Buradaki fikir şu: İçerik üreticileri (sanatçılar, yazarlar, oyun geliştiriciler vb.) ile tüketiciler arasına giren aracıları (YouTube, Spotify, uygulama mağazaları gibi) ortadan kaldırmak. Bu sayede, yaratıcılar içeriklerini doğrudan hedef kitleleriyle paylaşabilir, tam mülkiyet haklarına sahip olabilir ve emeklerinin karşılığını adil bir şekilde, aracılara komisyon ödemeden alabilirler. TRON, bu vizyonu gerçekleştirmek için küresel, ücretsiz bir dijital içerik eğlence platformu olmayı hedefler.Platformun kendine özgü yerel kripto para birimi TRX olarak adlandırılır. TRX nedir sorusunun en net ve temel cevabı, TRON ağının omurgasını oluşturan bu tokendır. TRX coin ne işe yarar konusunda ise, ağ içindeki pek çok işlem ve aktivite için merkezi bir rol üstlenir: ağdaki hizmetler ve mallar için ödeme yapmak, akıllı sözleşme yürütme ücretlerini karşılamak (özellikle yeterli Bandwidth veya Energy olmadığında), TRX stake ederek Bandwidth veya Energy gibi ağ kaynakları elde etmek, ağ yönetişimi için Super Representative adaylarına veya SR'lara oy kullanmak ve bir değer transfer veya saklama aracı olarak kullanılmak.TRON, yolculuğuna 2017 yılında Ethereum blockchaini üzerinde, ERC-20 token standardını kullanarak başladı. Ancak projenin ölçeklenme hedefleri ve kendi teknik gereksinimleri doğrultusunda, önemli bir stratejik karar alarak 2018 yılında kendi özel ana ağına (mainnet) geçiş yaptı. Tron mainnet tarihi olan 31 Mayıs 2018, TRON'un Ethereum'a olan bağımlılığını sona erdirdi ve onu kendi teknolojisi, konsensüs mekanizması ve ekosistemi ile tamamen bağımsız bir Layer-1 blockchain platformu haline getirdi. Aşağıdaki metrik karşılaştırmalarında da görüleceği üzere TRON, birçok açıdan Ethereum'u geçmiş durumda. Kaynak: Chainspect TRON'un daha geniş vizyonu, Web 3.0'ın, yani merkeziyetsiz internetin temel altyapılarından biri olmak. Bu, verinin ve dijital kimliklerin kullanıcıların kontrolünde olduğu, sansüre dayanıklı ve şeffaf bir internet demek. TRON DAO olarak yeniden yapılanması (Aralık 2021), bu merkeziyetsizlik hedefine yönelik kritik bir adım oldu. TRON’un Tarihçesi: Önemli Dönüm NoktalarıTRON'un hareketli tarihi, projeyi sürekli göz önünde tuttu. TRON'da sürekli yenilikler yapılmasının yanı sıra kurucusu Justin Sun'ın sürekli manşetlere çıkmasıyla da kripto para alanında oldukça bilinen bir coin ve ekosistem haline geldi. TRON'un hikayesi, 2017'de başladı ve neredeyse her yıl kripto alanına uyum sağlayacak şekilde (EVM oluşumu, stablecoin çıkarılması gibi gelişmelerle) evrim geçirdi. Gelin, TRON'un tarihçesine hep birlikte bakalım:2017: ICO süreci ve ERC-20 token lansmanı. Her şey, Justin Sun'ın 2017'de TRON Vakfı'nı (Tron Foundation) kurmasıyla başladı. Aynı yıl projenin ilk fonlaması için bir İlk Para Arzı (ICO) düzenlendi. Bu ICO, yaklaşık 70 milyon USD toplamayı başardı. TRX ne zaman çıktı sorusunun cevabı bu ICO süreci ile veriliyor. TRX tokenleri bu aşamada Ethereum ağı üzerinde ERC-20 standardında ihraç edildi. İlginç bir detay, bu ICO'nun Çin'in token satışlarını yasa dışı ilan etmesinden hemen önce tamamlanmış olmasıydı.2018'de TRON mainnet yayına alındı: TRON'un bağımsız bir blockchain olma yolundaki en kritik adım, 31 Mayıs 2018'de kendi ana ağının (mainnet) başarılı bir şekilde faaliyete geçmesiydi. Bu tarih, Tron mainnet tarihi olarak projenin takviminde önemli bir yer tutar. Bu geçiş, TRON'un teknolojik mimarisi ve konsensüs mekanizması üzerinde tam kontrol sağlamasına olanak tanıdı.BitTorrent’in satın alınması ile Web3 medya vizyonu güçlendi: TRON'un dijital içerik ve merkeziyetsiz medya alanındaki iddialarını pekiştiren büyük bir hamle, 2018 yılında popüler P2P dosya paylaşım devi BitTorrent'in satın alınmasıydı. Bu satın alma, Justin Sun tarafından yaklaşık 140 milyon dolar karşılığında gerçekleştirildi. BitTorrent tron ilişkisi, TRON'un BitTorrent'in geniş kullanıcı kitlesini ve eşler arası teknoloji altyapısını kullanarak merkeziyetsiz içerik dağıtımını hızlandırma ve Web3 medya vizyonunu güçlendirme stratejisine dayanıyordu. BitTorrent daha sonra Rainberry olarak yeniden adlandırılmıştır. BitTorrent token (BTT) de bu ekosistemin bir parçası haline geldi.TRON Virtual Machine (TVM) ile dApp geliştiricilere destek sağlandı: TRON'un geliştiricilere yönelik sunduğu önemli araçlardan biri 2019'da start verilen TRON Sanal Makinesi (TVM) oldu. TVM, akıllı sözleşmelerin ve merkeziyetsiz uygulamaların (dApp'ler) TRON ağında çalıştırılması için tasarlandı. Ayrıca Turing-complete (hesaplama açısından evrensel) bir yürütme ortamı. TVM'nin öne çıkan bir özelliği, Ethereum Sanal Makinesi (EVM) ile uyumlu olması. Bu uyumluluk, Ethereum ekosistemindeki geliştiricilerin Solidity gibi bildikleri programlama dillerini kullanarak yazdıkları mevcut akıllı sözleşmeleri ve dApp'leri TRON ağına kolayca taşımasına olanak tanıyor. TVM, işlemler için Ethereum'daki gas ücreti yerine Bant Genişliği (Bandwidth) ve Enerji (Energy) sistemini kullanır. Bu model, akıllı sözleşme etkileşimlerini ve işlem maliyetlerini önemli ölçüde düşürür, hatta ücretsiz hale getirebilir. Düşük giriş bariyeri ve maliyetler, geliştiricilerin Tron dapp platformu üzerinde yenilikçi ve karmaşık uygulamalar oluşturmasını teşvik eder.USDD stablecoin’in piyasaya sürülmesi ve DeFi alanındaki genişleme: TRON'un merkeziyetsiz finans (DeFi) alanındaki stratejisinin merkezine oturan adımlardan biri, Mayıs 2022'de USDD'nin (Decentralized USD) piyasaya sürülmesi oldu. USDD, TRON DAO Reserve tarafından çeşitli üst düzey blockchain kurumlarıyla ortaklaşa başlatılan ve fazladan teminatlı olmasıyla dikkat çeken merkeziyetsiz bir stablecoin'dir. ABD dolarına 1:1 oranında sabitli kalmayı hedefler. USDD, BTC, TRX, USDT gibi birden fazla kripto para biriminden oluşan bir sepetle destekleniyor. Minimum teminat oranı %120 olarak belirlenmiş olsa da, pratik olarak bu oran genellikle çok daha yüksek (örneğin, bir raporda %204,5 olarak belirtilmişti). USDD'nin istikrarı, TRON DAO Reserve tarafından belirlenen para politikaları (faiz oranları, açık piyasa işlemleri) ve Peg Stability Module (PSM) gibi mekanizmalarla korunur. PSM, kullanıcıların USDD ile USDT, USDC gibi diğer kabul edilen stablecoin'ler arasında 1:1 oranında slippage (fiyat kayması) olmadan hızlı takas yapmasını sağlar. USDD, başlangıçta TRON, Ethereum ve BNB Chain olmak üzere üç blockchainde aynı anda başlatıldı. Daha sonra Avalanche, Fantom, Polygon, Arbitrum, Aptos, Aurora ve Optimism dahil yedi ek zincire destek verecek şekilde genişledi. USDD'nin başarısı ve benimsenmesi, TRON'u DeFi projeleri (JustSwap, JustLend gibi DEX ve lending platformları) ve stablecoin işlemleri için önemli bir merkez haline getirdi. Ocak 2025 itibariyle Bittorrent de USDD'yi destekliyor. Bahsettiğimiz tüm bu kilometre taşları, TRON'un sadece bir içerik paylaşım platformu olmaktan çıkmasını sağladı. Böylece, TRON ekosistemi genişledi, teknolojik altyapısını güçlendi ve DeFi gibi yeni alanlara yayılan çok yönlü bir blockchain haline geldi. Peki, TRON'un değerini tam olarak ne sağlıyor?TRON Neden Değerli?TRON platformunun blockchain dünyasındaki değeri, sunduğu teknik avantajlar, kullanım alanları ve güçlü ekosistem bileşenlerinden kaynaklanıyor. TRX coin ne işe yarar sorusunun detaylı cevapları, TRON'un neden kullanıcılar, geliştiriciler ve yatırımcılar için cazip olabileceğini açıklıyor. TRX tokeni, ağdaki temel işlevlerin yanı sıra, pasif gelir elde etme, ağ yönetişimine katılma ve kaynaklara erişim gibi fırsatlar sunuyor. İşte TRON'u değerli kılan temel faktörler:Hızlı ve düşük ücretli transfer altyapısıTRON'un en çok bilinen ve takdir edilen özelliklerinden biri, işlem hızının yüksekliği ve işlem ücretlerinin olağanüstü düşüklüğü. Birçok blockchainde işlem maliyetleri ağ yoğunluğuna bağlı olarak artarken, TRON'un Bandwidth ve Energy sistemi sayesinde standart işlemler genellikle ücretsiz gerçekleşiyor. Her kullanıcı günlük belirli bir miktarda (örneğin 600 Bandwidth veya 5000 Energy) ücretsiz kaynak hakkına sahip. Bu limitler aşıldığında veya daha fazla kaynağa ihtiyaç duyulduğunda, TRX stake ederek veya çok küçük miktarda TRX ödeyerek gerekli kaynaklar temin edilmekte. Bu model ile TRX transfer ücretleri diğer birçok popüler blockchaine kıyasla göz ardı edilebilir seviyelere iniyor (bazı durumlarda 0,000005 dolar kadar düşük). Bu özellik, özellikle stablecoin transferleri ve sık dApp etkileşimleri için TRON'u son derece çekici hale getiriyordApp ve NFT uygulamaları için yüksek TPS (saniye başına 2.000’in üzerinde işlem)Ölçeklenebilirlik, günümüz blockchainlerinin karşılaştığı en büyük zorluklardan biri. TRON, Delegated Proof of Stake (DPoS) konsensüs mekanizması ve optimize edilmiş mimarisi sayesinde saniyede 2.000'den fazla işlemi (TPS) gerçekleştirebilme kapasitesi sunuyor. Bu yüksek işlem hacmi, TRON'u oyun, sosyal medya, finansal hizmetler (DeFi) ve non fungible tokenler (NFT) gibi yüksek hacimli etkileşim gerektiren merkeziyetsiz uygulamalar için uygun bir platform yapıyor. TVM'nin etkinliği, akıllı sözleşmelerin hızlı ve güvenilir bir şekilde yürütülmesini sağlayarak dApp'lerin ölçeklenebilir büyümesini destekliyor. TRON, TRC-721 ve TRC-1155 gibi NFT standartlarını da destekliyor. TRON ve Ethereum ağlarının 90 günlük TPS'ini karşılaştıran grafik. Kaynak: Chainspect TRON ağı üzerinden USDT transferleri yaygın olarak kullanılıyorTRON'un hız ve düşük maliyet avantajları, onu stablecoin transferleri için küresel bir merkez haline getirdi. Piyasadaki en büyük stablecoin olan USDT (Tether), TRC-20 standardını kullanarak TRON ağında da (USDT-TRON) ihraç edilmekte ve yaygın olarak kullanılmakta. USDT Tron ağı üzerinden yapılan transferler, sunduğu maliyet etkinliği ve hız nedeniyle hem bireysel kullanıcılar hem de borsalar arasında popüler bir tercih haline geldi. TRON, stablecoin'lerin toplam piyasa değerinin yaklaşık %35'ini barındırarak bu alanda Ethereum'dan sonra ikinci sırada geliyor.Stake ve yönetişim özellikleri (Super Representative sistemi)TRON, ağ güvenliğini, konsensüsü ve yönetişimini Delegated Proof of Stake (DPoS) mekanizması üzerine kurdu. Bu sistemde 27 Super Representative (SR), blokları üretmek ve işlemleri onaylamakla görevli. SR adayı olmak isteyen herhangi bir hesap, 9.999 TRX yakarak başvurusunu gerçekleştiriyor. Kullanıcılar, TRX tokenlerini stake ederek (dondurarak) TRON Power (TP) adı verilen oy hakları kazanıyorlar. Stake edilen her 1 TRX, 1 TP'ye eşit oluyor. Bu TP ile kullanıcılar SR adaylarına veya mevcut SR'lara oy verbiliyorlar. En çok oyu alan 27 aday, her 6 saatte bir SR olarak seçiliyor. SR'lar, ürettikleri her blok için (her 3 saniyede bir blok üretilir) ve oylama havuzundan ödüller kazanıyorlar. Örneğin, blok üreten SR blok başına 16 TRX, SR'lar ve SR Ortakları (28-127. sıradaki adaylar) ise toplam oylarına oranla blok başına paylaşılan 160 TRX oylama ödülü alırlar. TRX staking nedir diye sorulduğunda, bu sistem aracılığıyla TRX dondurarak ağın güvenliğine ve işleyişine katkıda bulunmak, oy hakkı kazanmak ve ödüllerden pay almak kastedilir. Trx super representative sistemi ise bu DPoS modelinin temel aktörlerini, yani ağ doğrulayıcılarını ve adaylarını ifade eder. SR'lar aynı zamanda TRON komitesini oluşturur ve ağın dinamik parametrelerini (örneğin, ücretler, ödül oranları, TVM güncellemeleri) değiştirmek için sunulan tekliflere oy verme yetkisine sahiptir. Bir teklifin geçmesi için 27 SR'dan en az 19'unun oyu gerekir. Bu yönetişim modeli, TRON'un merkeziyetsiz ve topluluk odaklı bir yapıda yönetilmesini sağlar. TRX stake etmek ayrıca dApp'lerle etkileşim veya akıllı sözleşme yürütme için gereken Energy kaynağını elde etmenin bir yolu.Geniş kullanıcı tabanı ve yüksek işlem hacmiTRON, küresel çapta benimsenme oranı yüksek bir platform. Ağdaki hesap sayısı 180 milyonu aşmış halde. Düşük ücretler, yüksek hız ve stablecoin desteği gibi özellikler, bu geniş kullanıcı tabanının ağ üzerinde aktif kalmasını ve sürekli yeni kullanıcıların katılmasını teşvik etti. Bu yüksek ağ aktivitesi, TRX token fiyatı ve toplam piyasa değeri üzerinde doğrudan etkili. TRX, genellikle piyasa değerine göre en büyük kripto paralar arasında, ilk 20 içinde yer alıyor. TRX arzı ve dolaşımı da piyasa değerinin ve likiditenin belirlenmesinde önemli bir faktör. TRX'in lansmanından bu yana fiyatı ICO sırasında toplam arzın %65.7'si (özel ve halka açık satışlar) dağıtıldı, %34.3'ü ise Vakıf ve ekibe ayrıldı. SR ödülleri, yıllık yaklaşık 504.576.000 TRX'lik bir enflasyona neden olmakta. TRON’un Kurucusu Kim?TRON projesinin arkasındaki en bilinen ve etkili isim, Çinli girişimci Justin Sun'dır. Dolayısıyla, TRX coin kurucusu kim diye soranlar için cevap net: Justin Sun. Sun'ın tam adı Sun Yuchen'dir. Kripto para sektöründe hem projesinin başarısıyla hem de kendine özgü pazarlama stili ve zaman zaman karıştığı tartışmalarla tanınır. Justin Sun'ın profiline ve kariyerine daha yakından bakalım:Kripto dünyasına girmeden önce de teknoloji ve finans alanlarında deneyim sahibiydi. 2013 yılında önde gelen kripto şirketi Ripple Labs'in Çin Baş Temsilcisi olarak görev yaptı. Girişimcilik yeteneği erkenden fark edildi ve 2017 ile 2018 yıllarında Forbes'un Asya'daki "30 Yaş Altı 30" listesine iki kez dahil edildi. Akademik geçmişinde, Amerika Birleşik Devletleri'nde Pennsylvania Üniversitesi'nde siyasi ekonomi alanında yüksek lisans eğitimi yer almakta. Ayrıca Jack Ma'nın Hupan Üniversitesi'nden mezun olduğu bilinmekte.TRON Vakfı'nı 2017'de kurduktan sonra, TRON ekosistemini ve stratejik konumunu güçlendirmek için agresif adımlar attı. Bu adımların başında 2018'de BitTorrent'i 140 milyon dolara satın alması geliyor. Ayrıca, 2019'da diğer ortaklarla birlikte Poloniex kripto para borsasına yaptığı yatırım da ekosistemini genişletme çabasının bir parçası idi.Justin Sun, projelerini duyurma ve dikkat çekme konusunda son derece yetenekli bir PR ustası olarak görülüyor. Alışılmadık ve bazen provokatif olarak algılanan pazarlama stratejileriyle TRON'u ve kendi ismini sürekli gündemde tuttu. Örneğin, 2019'da Warren Buffett ile akşam yemeği için rekor bir meblağ ödemesi (4.5 milyon dolar) ve ardından yemeği iptal etmesi, ya da bir sanat eserini satın alıp eserin parçası olan muzu yemesi gibi olaylarla dikkat çekti. Aralık 2021'de Grenada tarafından Dünya Ticaret Örgütü Daimi Temsilcisi olarak atanması da uluslararası profilini olumlu etkiledi. Tron'un kurucusu Justin Sun, Hong Kong'da düzenlenen bir basın toplantısı sırasında Comedian adlı sanat eserinin bir parçasını oluşturan muzu yiyor. Kaynak: Bloomberg Ancak, Justin Sun'ın kariyeri bazı ciddi tartışmalar ve hukuki sorunlarla da gölgelendi. Projenin teknik dokümanı olan whitepaper'ın, özellikle IPFS ve Filecoin gibi başka projelerin dokümanlarından geniş kısımlar içerdiği ve intihal yapıldığı iddiaları, projenin başlangıçtaki güvenilirliğini sarstı. ICO sonrası yaşanan ve TRX tokenlerinin değerinde sert düşüşe yol açan büyük satışlar, piyasa manipülasyonu yapıldığı şüphelerini doğurdu. TRON ekibi ile bağımsız geliştiriciler arasında ağın şeffaflığı ve merkeziyetçilik derecesi konusunda yaşanan sürtüşmeler de projenin merkeziyetsizlik iddiasını sorgulattı.En önemli yasal zorluk ise, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) tarafından Justin Sun ve kontrolündeki şirketlere karşı 2023 yılında açılan dava oldu. SEC, Sun'ı ve şirketlerini, TRX ve BitTorrent (BTT) tokenlerini kayıtsız menkul kıymet olarak satmak ve TRX'in fiyatını manipüle etmek için "wash trading" (yapay işlem hacmi yaratma) yapmakla suçluyor. Bu dava, Justin Sun'ın ve TRON'un itibarı üzerinde büyük bir baskı oluşturmakta.Tüm bu tartışmalar ve zorluklara rağmen Justin Sun'ın kripto endüstrisindeki etkisi ve TRON'un piyasadaki önemli konumu devam ediyor. TRON, piyasa değerine göre en büyük blockchainlerden biri olmayı sürdürmekte ve Sun, Web3 ve DeFi alanındaki gelişmelerde aktif rol oynamakta. TRON, teknik özellikleriyle (yüksek hız, düşük ücret, yüksek TPS, DPoS) öne çıkmakta ve Tron dapp platformu olarak geliştiriciler için cazip olmaya devam ediyor. Justin Sun'ın geleceğe yönelik planları arasında, ekosistemi genişletmek, stablecoin işlemleri için sıfır ücret gibi yenilikler getirmek ve TRON'u Ethereum Virtual Machine (EVM) ile uyumlu diğer zincirlere taşımak yer alıyor.Sıkça Sorulan Sorular (SSS)Aşağıda, köklü altcoin TRX’in arkasındaki TRON hakkında sıkça sorulan sorulara verilen yanıtları görebilirsiniz:TRX nedir, hangi amaçla kullanılır? TRX, TRON ağının yerel kripto parasının ismidir. TRX token, ağdaki işlemlerin ücreti olarak kullanılır; ayrıca dApp’lerde değer transferi yapmak, staking ile yönetişim oylamalarına katılmak ve ağ kaynakları (bant genişliği vs.) için harcanır. Yani TRX, TRON ekosisteminde “yakıt” görevi görür.TRON ağı nasıl çalışır? TRON, bir Delegated Proof of Stake (DPoS) blockchainidir. Toplam 27 “Süper Temsilci” düğümü blokları oluşturur ve işlemleri onaylar. Her blok yaklaşık 3 saniyede üretilir. Kullanıcılar TRX’lerini kilitleyerek “Tron Power” kazanır; bu sayede hangi temsilcilerin blok üreteceğini seçme hakkı elde eder. Bu mekanizma, ağın hızlı ve düşük maliyetli olmasını sağlar.TRX hangi borsalarda var? TRX, dünyanın önde gelen kripto para borsalarının çoğunda listelenmiştir. Örneğin Binance, OKX, Huobi, KuCoin, Kraken ve Bittrex gibi büyük platformlarda TRX alım-satımı yapılmaktadır. Ayrıca Türkiye’de Paribu, BTCTurk gibi yerel borsalarda da TRX işlem çiftleri bulunabilir.Justin Sun kimdir? Justin Sun, TRON (TRX) kripto parasının kurucusudur. Çin doğumlu girişimci olan Sun, daha önce Ripple Labs’ta görev yapmış ve Jack Ma’nın kurduğu Hupan Girişimcilik Merkezi’nden mezun olmuştur. Sun, BitTorrent ve Poloniex gibi şirketleri satın alarak TRON ekosistemini genişletmiştir.TRX stake edilebilir mi? Evet, TRX stake edilebilir. TRX sahipleri tokenlerini “dondurarak” Tron Power (Tron Gücü) elde eder. Bu sayede oylama hakkı kazanır ve ağ yönetişiminde söz sahibi olabilir. Dondurulan TRX miktarı arttıkça kullanıcının oy gücü ve blok ödüllerine katılma imkanı artar.TRON ağı güvenilir mi? TRON beş yılı aşkın süredir çalışan büyük bir blockchaindir ve geniş bir kullanıcı kitlesine sahiptir. DPoS mekanizması sayesinde verimli blok üretimi ve işlem onayı sunar. Ancak her blockchainde olduğu gibi güvenlik riskleri bulunmaktadır; geçmişte TRON DAO bünyesinde regülasyonlar ve davalar gündeme gelmiştir. Genel olarak TRON, kripto para ekosisteminde köklü bir proje olarak kabul edilir, fakat yatırım yapmadan önce tüm riskleri değerlendirmek önemlidir. TRON ve içerik odaklı Web3 projeleri hakkında en güncel rehberler için JR Kripto içerik serimize göz atmayı unutmayın!

Orta Doğu’daki gerilimin ardından gelen sürpriz bir açıklama, kripto piyasalarında adeta bahar havası estirdi. Eski ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ve İran arasında bir ateşkes sağlandığını duyurdu. Bu gelişme, hafta sonu yaşanan sert dalgalanmalardan sonra başta Ethereum (ETH), Solana (SOL) ve Cardano (ADA) olmak üzere birçok kripto para biriminde sert yükselişlere neden oldu.Trump, Truth Social adlı sosyal medya platformunda yaptığı açıklamada, “İran, resmen ateşkese başlayacak ve 12. saatte İsrail de ateşkese katılacak. 24. saatin sonunda ise 12 günlük savaşın resmen sona erdiği dünya tarafından ilan edilecek” ifadelerini kullandı. Her iki hükümetten resmi bir onay gelmemiş olsa da, piyasalar bu açıklamaya olumlu tepki verdi.ETH, SOL ve ADA yüzde 10’a yakın arttıKripto paralarda en dikkat çeken yükseliş Ethereum, Solana ve Cardano cephesinde yaşandı. ETH 2.400 doların üzerine tırmanırken, Solana 145 dolar seviyesine, ADA ise 0,59 dolara kadar yükseldi. Bu hareketler, son 24 saat içinde her bir varlık için yaklaşık yüzde 7’lik bir artış anlamına geliyor.Hafta başında yaşanan, geçtiğimiz gün bildirdiğimiz gibi yaklaşık 600 milyon dolarlık long pozisyon tasfiyesi sonrasında toparlanmaya çalışan piyasa, bu yeni haberle birlikte tekrar alıcılı bir yapıya büründü. XRP, BNB ve Dogecoin gibi diğer önde gelen altcoin’ler de yüzde 4 ila yüzde 6 arasında değer kazandı. Makro görünümde hafif rahatlama varBu yükseliş yalnızca kripto varlıklarla sınırlı kalmadı. Brent petrol yüzde 1,8 oranında gerilerken, ABD borsa vadeli işlemleri de pozitife döndü. Her ne kadar ateşkesin doğruluğu resmi makamlarca henüz teyit edilmemiş olsa da, yatırımcıların risk iştahı tekrar artmaya başladı.SignalPlus araştırma direktörü Augustine Fan, “Piyasanın kısa süre içinde normalleşeceğini ve son jeopolitik gelişmeleri geride bırakacağını düşünüyoruz. Ancak son dönemde artan Bitcoin alımları ve kurumsal şirketlerin BTC rezervi oluşturma eğilimleri, yeni bir düzeltmenin zeminini hazırlayabilir” dedi.Bitcoin 105.000 dolar etrafında güç topluyorÖte yandan, Bitcoin 105.000 dolar seviyelerinde konsolide olmaya devam ediyor. Son haftalardaki fiyat hareketi, BTC’nin makro belirsizlik ortamında bile dayanıklılığını koruduğunu gösteriyor. HashKey Eco Labs CEO’su Kay Lu, “Bitcoin’in 100.000 dolar seviyesinin üzerinde tutunabilmesi, bu varlığın artık olgunlaştığını ve geleneksel riskten kaçış sinyallerinden farklılaştığını gösteriyor” dedi. “Kurumsal girişler ve ETF taleplerinin yeniden ivme kazanması, Bitcoin’in uzun vadeli makro riskten korunma aracı olarak konumunu güçlendiriyor” ifadelerini kullandı.Ancak bazı analistlere göre, bu yükselişin ardından özellikle ETH gibi fazla değer kazanan token’larda kâr realizasyonu gelebilir. Piyasada kısa vadeli volatilitenin devam etmesi olası görülürken, yatırımcıların temkinli kalması gerektiği belirtiliyor.

Bonk Coin, 2022'nin sonlarına doğru hayatımıza giren ve Solana ağı üzerinde çalışan bir meme coin olarak dikkat çekiyor. Yani klasik anlamda “ciddi” projelerden ziyade daha eğlenceli, topluluk odaklı ve sosyal medyada hızla yayılan meme coin'ler kategorisine giriyor. Solana ise kripto dünyasında, saniyede on binlerce işlem gerçekleştirebilmesi ve oldukça düşük işlem ücretleriyle tanınan bir blockchain ağı. Hızlı ve uygun maliyetli yapısıyla özellikle kullanıcı dostu projelerin tercih ettiği bir altyapı sunuyor. Bonk’u Dogecoin ya da Shiba Inu gibi popüler diğer meme coin’lerle kıyasladığımızda bazı benzer noktalar görmek mümkün; hepsi de internet kültüründen, topluluk gücünden ve bol miktarda mizah içeriğinden besleniyor.Şu sıralar Bonk’un fiyatı 0.000020 dolar civarlarında seyrediyor. Evet, kulağa pek büyük bir rakam gibi gelmeyebilir ama kripto dünyasında sıfırların pek de önemi yok—önemli olan potansiyel ve arkasındaki topluluk. Nitekim Bonk da tam bu noktada öne çıkıyor: hızla büyüyen, katılımcı ruhu yüksek bir topluluğun parçası olarak, özellikle Solana ekosisteminde ses getirmeye başladı. Bu kapsamlı rehberde, özellikle “bonk coin nedir?”, “bonk token ne zaman çıktı?” ve “bonk coin kim kurdu?” gibi sorulara yanıt vereceğiz.Bonk’un Tanımı ve Ortaya ÇıkışıKripto dünyasında her geçen gün yeni bir coin karşımıza çıkıyor ama bazıları sadece bir “token” olmanın ötesine geçip topluluğun gönlünde taht kurmayı başarıyor. Bonk da tam olarak bu tarz bir proje. Peki BONK nedir? 2022 yılının sonlarına doğru Solana blockchaininde üzerinde doğan Bonk (BONK), aslında ilk bakışta eğlenceli bir köpek maskotuna sahip klasik bir meme coin gibi görünüyor. Ama işin içine biraz daha girince, arkasında dikkat çeken bir hikâyeye olduğunu fark ediyorsunuz. Bonk, Solana ağındaki ilk köpek temalı meme coin olma unvanını taşıyor. Kimi zaman Solana meme coin aramalarıyla da gündeme geliyor. Dolayısıyla “Bonk Solana nedir” sorularıyla da biliniyor. Evet, Dogecoin ya da Shiba Inu gibi diğer popüler meme coin’lere benzer şekilde ortaya çıkmış olabilir ama Solana tabanlı olması bu coini hız ve düşük işlem maliyeti gibi bazı güzel avantajlar da kazandırmış durumda. Ayrıca projenin mottosu da oldukça sempatik: “Herkes için, herkes tarafından yapılmış bir coin.” Yani bu coin’in arkasında büyük yatırımcılar ya da dev şirketler yok. Tam tersine, doğrudan topluluğa hitap eden, kullanıcı odaklı bir yapısı var.Bonk’un doğum günü: 25 Aralık 2022Bonk’un resmi lansmanı 25 Aralık 2022’de gerçekleşti. Yani Noel günü BONK coin airdrop ile sahneye çıktı. Bu etkinlik sırasında toplam arzın tam yarısı (evet, yanlış duymadınız, %50’si) Solana ekosistemindeki kullanıcılara ücretsiz olarak dağıtıldı. Bu kullanıcılar arasında NFT koleksiyoncuları, DeFi geliştiricileri, sanatçılar ve bireysel yatırımcılar gibi birbirinden farklı birçok grup vardı. Yani coin, daha en başından kapsayıcı bir ruhla yola çıktı. BONK airdrop'una yönelik resmi açıklama. Kaynak: Bonk_inu/X Aslında Bonk’un çıkış zamanlaması da manidar: FTX’in Kasım 2022’de yaşadığı büyük çöküşün hemen ardından geldi. Solana ekosistemi bu krizden ciddi şekilde etkilenmişti ve insanlar güven arayışına girmişti. Zira borsa çöküşünün ardından 25 yıllık hapis cezasına çarptırılan FTX eski CEO’su Sam Bankman-Fried, Solana’nın en yüksek sesli savunucularından biriydi. Ayrıca FTX’in ticaret kolu olan Alameda Research, Solana Labs’ın ilk coin arzına (ICO) yatırım yapmıştı ve şirketin mali durumu hakkında soru işaretleri doğduğunda yaklaşık 1.2 milyar dolarlık SOL token’ına sahip olduğu biliniyordu. Bu durum, FTX skandalının ardından Solana ekosisteminden projelerin çıkabileceğine dair endişeleri artırdı. O sıralar Solana, yıllar sonra ilk kez tek haneli fiyat seviyelerine gerilemişti. İşte Bonk, tam da bu noktada sahneye çıkıp adeta bir moral kaynağı oldu. Kullanıcılara “Bu sistem sadece büyük oyuncuların değil, bizim de” mesajını vermeyi hedefledi. Merkeziyetsizliğe vurgu yapan yapısı sayesinde kısa sürede ilgi topladı. Bonk’un teknik belgelerine göz attığınızda, projenin herhangi bir VC (risk sermayesi) odaklı yapıya sahip olmadığını görüyorsunuz. Yani işin ucunda büyük yatırım fonları yok, ön satışla zenginleşen azınlıklar yok. Her şey “adil dağıtım” prensibiyle hazırlanmış. Proje tamamen toplulukla birlikte büyümeyi hedefliyor ve “herkesin coin’i” olma iddiasını buradan alıyor.Bu yönüyle Bonk, Dogecoin’in enerjisini Solana’nın teknolojik altyapısıyla birleştiriyor. Hatta bu yüzden kripto dünyasında sıkça “Solana’nın Dogecoin’i” olarak anılıyor. Fakat elbette burada teknik farklar devreye giriyor: Bonk, Solana’nın sunduğu yüksek işlem hızı ve düşük ücret avantajıyla, özellikle yeni nesil kullanıcıların dikkatini çekmeyi başarıyor.Bonk’un Tarihçesi: Önemli Dönüm NoktalarıBonk’un hikayesi, 2022’nin sonlarına doğru, başlıyor. 25 Aralık 2022 tarihinde gerçekleşen devasa bir airdrop’la birlikte toplam arzın yarısı, yani tam 50 trilyon BONK token, Solana topluluğuna dağıtıldı. Bu sadece sıradan bir dağıtım değil; adeta bir yılbaşı hediyesi gibiydi. NFT sanatçılarından geliştiricilere, yatırımcılardan projeye gönül veren aktif kullanıcılara kadar birçok kişiye BONK token ulaştı. Hal böyle olunca, Bonk kısa sürede radar altından çıkıp herkesin konuştuğu bir projeye dönüştü.2023 - Solana’nın göz bebeği haline geldi: 2023 yılına girerken Bonk için rüzgâr arkasına alınmıştı bir kere. Solana ekosistemi içinde hızlıca kabul gördü, hatta bazı NFT pazar yerleri (mesela OpenBook ve Orca) BONK ile ödeme kabul etmeye başladı. Kullanıcılar, SolFarm ve BonkStake gibi platformlarda NFT stake ettiklerinde ödül olarak BONK kazanabiliyorlardı. Solana cüzdanlarının yıldızları Phantom ve Solflare de Bonk’u destek listelerine aldılar. Bununla da kalmadı; Raydium ve BonkSwap gibi merkeziyetsiz borsalarda BONK işlem çiftleri açıldı. Tüm bu gelişmeler, Bonk coin kullanım alanları için genişleme anlamına geldi, insanların cüzdanlarında sırf “deneyeyim” diye tuttuğu bir meme coin olmaktan çıkardı.Mart 2023 - Bonk, cep telefonuna girdi: Yılın ilk çeyreğinde, Solana’nın “Saga” isimli akıllı telefonu sahneye çıktı ve Bonk burada da kendine yer buldu. Mart 2023’te yapılan kampanyayla, Saga telefon alanlara özel bir BONK airdrop’u düzenlendi. Yani hem Solana telefonuna sahip oldunuz, hem de üstüne BONK token kazandınız, daha ne olsun! Bu kampanya sayesinde Bonk daha geniş bir kitleye ulaştı ve sosyal medyada da epey ses getirdi.Büyük oyuncuların dikkatini çekti, borsa listelenmeleri geldi: Yükseliş yalnızca Bonk Solana entegrasyonu ile sınırlı kalmadı. 2023 boyunca birer birer büyük merkezi borsalar da Bonk’u listelemeye başladı. Aralık 2022’de başlayan bu listeleme dalgasında Coinbase, Binance gibi dev isimler başı çekerken, ilerleyen dönemde Kraken, KuCoin, OKX, Crypto.com ve Bybit gibi birçok platform da Bonk’u kullanıcılarının hizmetine sundu. Böylece BONK sadece Solana kullanıcılarının değil, global kripto yatırımcılarının da ulaşabileceği bir token haline geldi.2024 - Bonk artık her yerde: 2024 yılına geldiğimizde, Bonk için işler iyice rayına oturmuştu. Solana ekosisteminin adeta en popüler memecoin’i haline gelen Bonk, sayısız entegrasyonla daha da güçlendi. CoinDesk’in verilerine göre, Bonk’u tutan cüzdan sayısı 750.000’i aşmış, 150’den fazla entegrasyon yapılmıştı bile. Bu süreçte Bonk DAO da boş durmadı; arzı azaltmak amacıyla trilyonlarca token’ı yakma kararı aldılar. Bu deflasyonist hamle, hem topluluğun desteğini aldı hem de uzun vadede projenin sürdürülebilirliğine katkı sağladı. Bonk artık sadece bir “şaka” coin değil; staking’den NFT ödemelerine kadar pek çok alanda kullanılan ciddi bir varlık haline gelmişti. Ayrıca Bonk’un wrapped versiyonlarının Ethereum ve Binance Smart Chain dahil olmak üzere toplam 9 farklı blockchain ağıyla uyumlu hale geldiğini belirtmekte fayda var. Yani Solana ile sınırlı kalmayıp, çapraz zincir destekle küresel anlamda erişilebilir bir memecoin konumuna gelmiş durumda. BONK'un entegrasyonlarından bazıları. Kaynak: Bonkcoin.com Bonk’un yolculuğu, bir meme coin’in nasıl kısa sürede kitlesel ilgi görebileceğini gösteren güzel bir örnek. Lansman sonrası fiyat hareketleri de bir o kadar çarpıcıydı: CoinMarketCap’e göre, Ocak 2023’te BONK fiyatı %2000’in üzerinde bir artış yaşadı. Tabii ki bu yükseliş sonsuz sürmedi; fiyatlar bir noktada düzeltmeye gitti ve ilk yükselişin büyük kısmı geri verildi. Bu iniş çıkışlara rağmen, topluluk projeye olan inancını kaybetmedi ve 5 trilyon BONK token’ı yakarak daha dengeli bir piyasa ortamı oluşturmayı amaçladı. Nisan 2025 itibarıyla BONK, 0.000019 dolar seviyelerinde işlem görüyor. 20 Kasım 2024’teki 0.000059 dolarlık tüm zamanların en yüksek seviyesinin yüzde 67 kadar altında yer alıyor. Ancak 30 Aralık 2022’deki tüm zamanların en düşük seviyesinin yüzde 21 bin kadar üzerinde. BONK'un lansmanından bu yana fiyat hareketleri. Bonk Neden Değerli?Sonuç olarak BONK, Solana ekosisteminde kendine sağlam bir yer edinmiş durumda. Peki Bonk’u bu kadar özel kılan ne? İşte BONK’un değerini sağlamlaştıran birkaç madde:Tamamen topluluktan gücünü alan bir proje: Bonk, başından beri bireysel yatırımcılardan oluşan topluluk odaklı bir yapıya sahip. Ne dev yatırımcılar var arkasında, ne de kurumsal ellere token ayrılmış. Geliştirici ekip tamamen anonim, ama bir o kadar da aktif. Her şey açık kaynaklı; kodundan belgelerine kadar şeffaflık ön planda. Karar alma süreçleri ise Bonk DAO üzerinden yürüyor. Yani elinde BONK tutan herkes, proje yönetişimine katkı sunabiliyor. Bu da onu sıradan bir memecoin olmaktan çıkarıyor. İlk çıkışta toplam arzın yarısı – tam 50 trilyon BONK – airdrop’la topluluğa dağıtıldı. Hal böyle olunca, proje baştan itibaren “eşit paylaşım” mottosuyla yola çıkmış oldu.Solana ekosisteminin ilk ve en büyük meme coin’i: Bonk, Solana ağında doğan ilk köpek temalı coin ve kısa sürede devasa bir kitleye ulaştı. Solana’nın zaten “ışık hızında” çalışan yapısı sayesinde BONK transferleri anında gerçekleşiyor ve neredeyse yok denecek kadar az ücretle işliyor. Bu da Bonk’un hem kullanım kolaylığı hem de erişilebilirlik açısından avantajlı konuma gelmesini sağlıyor. Bonk sadece bir şaka değil, kullanımı da bol: BONK deyip geçmemek lazım. NFT projelerinde ödeme aracı olarak kabul ediliyor; bazı oyunlarda stake edilebiliyor, DeFi platformlarında işlem görüyor. Mesela Orca ve OpenBook gibi platformlarda BONK kullanabiliyorsunuz. Oyuncular ödül kazanmak için BONK stake etme çabasını gerçekleştiriyor. Bu stake işlemi BonkSwap gibi platformlarda gerçekleşiyor. Ayrıca NFT meraklıları koleksiyonlarını alıp satarken BONK’tan faydalanıyor. Yani sadece “komik köpekli bir coin” değil; gerçekten kullanım alanı olan, ekosisteme değer katan bir proje. BONK NFT projeleri ve oyun projelerini aşağıdaki şekilde görebilirsiniz: Airdrop stratejisiyle yaygınlaşan sahiplik: Bonk’un piyasaya çıkışıyla birlikte yapılan büyük airdrop, ciddi anlamda ses getirdi. 400 binden fazla cüzdana ücretsiz dağıtılan tokenler, zamanla 750 bin farklı cüzdana kadar ulaştı. Topluluğun aktifliği sosyal medyada da gözle görülüyor; meme’ler, esprili paylaşımlar ve Bonk’a özel etkinliklerle kültürü sürekli canlı tutuluyor. Bu da projeyi teknik yönünden ziyade topluluk ruhuyla öne çıkarıyor. BONK token ekonomisi. Kaynak: Bybit Tam anlamıyla merkeziyetsiz kripto projeleri arasında: Bonk’un en dikkat çeken yönlerinden biri de arkasında görünür bir güç olmaması. Her şey topluluğa açık, geliştirici ekip anonim ama güven veren bir işleyiş söz konusu. Bonk DAO’nun kontrolündeki fonlar, doğrudan topluluk yararına kullanılıyor; ister likiditeye destek olsun, ister yeni projelere kaynak. Böylece Bonk coin ne işe yarar sorularının cevabı da gelmiş oluyor. Topluluk tarafından sürdürülen Bonk, kullandığı yapısı itibariyle geleneksel kripto projelerinden farklı bir imaj sunuyor. Arzının büyük kısmının halka açık dağıtılması ve şeffaf yönetimi, yeni katılanlara güven verebiliyor. Bununla birlikte her meme coin gibi Bonk da yatırımcılar için yüksek risk içeren spekülatif bir varlık. Meme coin’lerin birçoğu sosyal medya etkisiyle hızla değerlenip aynı hızla düşebildiğinden, yatırım yapmadan önce dikkatli bir araştırma yapmak gerekir.Bonk’un Kurucusu Kim?Solana ağı üzerinde doğmuş bu eğlenceli ve topluluk coinleri arasında yer alan kripto, hem arkasındaki isimlerin bilinmemesiyle hem de merkeziyetsiz yapısıyla dikkat çekiyor. Peki kim bu Bonk’u ortaya atanlar? Gerçekten tamamen topluluk işi mi? Gelin bu gizemli başlangıcın perde arkasına birlikte bakalım. Bonk’un arkasındaki ekip, tıpkı birçok meme coin’de olduğu gibi, tam anlamıyla anonim. Yani ortada ne bir isim var, ne de tanıdık bir yüz. Projeyi kimin başlattığı net değil, geliştirici ekip kendini ön plana atmamış. Aslında bu tarz gizemli başlangıçlar, meme coin evreninde artık alışıldık bir durum. Yine de bazı söylentilere göre, Solana ekosisteminde daha önce adını duyduğumuz bazı projelerin Bonk’un arkasında olabileceği konuşuluyor. Ama tabii ki bunlar sadece spekülasyon; ortada ne bir resmi açıklama var ne de doğrulanmış bir şirket ismi.Topluluk ruhu öndeBonk, bir “topluluk işi” olarak hayat bulmuş. Solana geliştirici camiası içinden çıkmış, merkezi finans desteğinden uzak, adil dağıtım ilkesine bağlı kalarak ortaya konmuş bir proje. İlk günden bu yana yönü, topluluğun katkılarıyla çizildi. Hatta projenin whitepaper’ında, klasik “VC token”lara karşı adil ve katılımcı bir alternatif sunma amacı açıkça dile getirilmiş. Yani “bir avuç yatırımcı kazanmasın, herkes faydalansın” felsefesiyle yola çıkılmış. Bonk’un en dikkat çeken yanlarından biri de bu: Proje sürecinde hiçbir özel yatırımcıya, hiçbir kurumsal oyuncuya özel bir pay ayrılmadı. Airdrop’larla ve tamamen topluluğun içinden çıkan şeffaf dağıtım mekanizmalarıyla ilerledi her şey. Yani perde arkasında dönen gizli fonlamalar, özel satışlar yok. Blokzincir üzerinde tüm aşamalar adım adım izlenebilir. Bu yönüyle, Bonk birçoklarına göre merkeziyetsizliğin hakkını veren örnek projelerden biri.Bonk’un geliştirici süreci tamamen açık kaynaklı. Yani isteyen herkes kodları inceleyebilir, katkıda bulunabilir. Ayrıca token arzının %15’i Bonk DAO’ya (topluluk hazinesi) ayrılmış durumda. Bu ne demek? Karar alma süreçleri topluluk üyelerine açık; herkes öneri sunabilir, oy kullanabilir. DAO üzerinden ayrılan bu bütçe de likiditeye katkı sağlamak, topluluk projelerine destek olmak gibi çeşitli amaçlarla kullanılıyor. Yani kararlar yukarıdan inmiyor, tabandan geliyor.Bonk topluluğu genellikle online ortamda; sosyal medya, Discord gibi platformlarda buluşuyor. Kimse gizemli ofislerde kararlar almıyor, her şey açık açık tartışılıyor. Gelişim süreci tamamen bu topluluk iletişimi sayesinde şekilleniyor ve ilerliyor. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)Aşağıda, Solana’nın Dogecoin’i olan BONK hakkında sıkça sorulan sorular ve cevaplarını derledik.Bonk Coin nedir, nasıl çalışır?: Bonk, Solana blockchaini üzerinde çalışan bir köpek temalı meme coindir. Dogecoin ve Shiba Inu gibi meme coinlerden esinlenmiştir ancak daha hızlı ve düşük ücretli bir ağ kullanır. Topluluk tarafından yönetilen Bonk, ilk olarak büyük bir airdrop ile dağıtıldı ve işlemleri basit token transferi ile işler. Merkezi bir yönetici yoktur; işlemler Solana’nın proof-of-history mekanizması ile hızlıca onaylanır.Bonk ne zaman çıktı ve kim tarafından başlatıldı?: Bonk token, 25 Aralık 2022’de resmi olarak piyasaya sürüldü. Lansmanı sırasında Solana topluluğuna ücretsiz bir airdrop yapılarak tokenler dağıtıldı. Proje anonim bir ekip tarafından başlatıldı ve temel amacı, FTX borsasının çöküşü sonrası Solana kullanıcılarını motive etmekti. BONK token arzı ve dağılımı nasıldır?: BONK token’in toplam arzı yaklaşık 100 trilyon (yaklaşık 88,9 trilyon dolaşımda) olarak belirlenmiştir. Lansmanda toplam arzın %50’si (yaklaşık 50 trilyon) airdrop ile topluluk üyelerine dağıtılmıştır. Geri kalan tokenlerin bir kısmı Bonk DAO hazinesine, likidite havuzlarına ve topluluk fonlarına ayrılmıştır. Bu yüksek arz yapısı, bonk coin fiyatı için birim bazda çok düşük olmasına katkı sağlar.Bonk coin yatırım için uygun mu?: Bonk, yüksek risk içeren spekülatif bir meme coindir. Piyasa volatilitesi yüksektir ve fiyatı büyük dalgalanmalar yaşayabilir. Yeni kripto yatırımcıları için dikkatli olunması önerilir. Genel tavsiye, Bonk’u eğlence amaçlı veya kısa vadeli yüksek riskli bir yatırım olarak görmek yönündedir; uzun vadeli bir değer saklama aracı olarak değerlendirmek risklidir. Memecoin’ler güçlü topluluklar tarafından desteklense de genellikle dalgalı hareket eder.Bonk nereden alınır ve nasıl saklanır?: BONK tokenleri Coinbase, Binance, Kraken, KuCoin, Bybit ve OKX gibi büyük merkezi kripto borsalarından alınabilir. Ayrıca Solana ağındaki Raydium, Orca veya BonkSwap gibi DEX’lerde de işlem çiftleri bulunmaktadır. Bonk tokenleri, Phantom, Solflare veya Exodus gibi Solana uyumlu cüzdanlarda saklanabilir. Güvenli depolama için Ledger gibi donanım cüzdanları da kullanılabilir.Bonk Solana ağı dışında da kullanılabilir mi?: Bonk’un asıl kullanım alanı Solana ağıdır, ancak Ethereum ve Binance Smart Chain gibi diğer zincirlerde de sarmalanmış (wrapped) versiyonları bulunmaktadır. Yani Bonk tokeni ERC-20 veya BEP-20 formunda farklı ağlarda da alınıp satılabilir. Ancak doğrudan Bonk transferleri sadece Solana ağı üzerinde gerçekleşir. Wrapped versiyonlar, Bonk’un diğer zincirlerde de likidite ve işlem görmesini sağlar. Bonk ve Solana üzerindeki diğer meme coin projelerini keşfetmek için JR Kripto Rehber serimizi takip edin!

Kripto yatırım ürünleri, küresel piyasaların jeopolitik gerilimlerle çalkalandığı bir dönemde bile yatırımcı ilgisini çekmeye devam ediyor. Varlık yönetim firması CoinShares’in 20 Haziran 2025 tarihli verilerine göre, kripto para yatırım ürünlerine geçtiğimiz hafta toplam 1,24 milyar dolarlık net giriş gerçekleşti. Bu veriler, net girişlerin üst üste onuncu haftaya taşındığını gösteriyor. Böylece yıl başından bu yana toplam net giriş miktarı 15,1 milyar dolara ulaşarak rekor seviyeye yükseldi.Bitcoin ve Ethereum güçlü ilgi görüyorHaftalık girişlerin büyük kısmını yine lider kripto paralar oluşturdu. Bitcoin’e dayalı ürünler 1,1 milyar dolarlık yeni yatırım çekerek en çok tercih edilen varlık oldu. Ethereum ise 123,8 milyon dolarlık haftalık girişle dikkat çekti. Ethereum’daki bu akım, dokuz haftadır kesintisiz süren giriş serisinin devam ettiğini ve toplamda 2,2 milyar dolara ulaştığını gösteriyor.İlginç bir şekilde, Short Bitcoin (BTC fiyatına karşı pozisyon alan) ürünlerinden 1,4 milyon dolarlık çıkış yaşandı. Bu da yatırımcıların fiyat düzeltmelerine rağmen uzun vadede Bitcoin’e güven duyduğunu ve düşüşleri alım fırsatı olarak değerlendirdiğini işaret ediyor.Altcoin'lere yönelik ılımlı ilgiAltcoin cephesinde ise daha mütevazı girişler görüldü. Solana haftayı 2,8 milyon dolarlık girişle tamamlarken, XRP’ye 2,7 milyon dolar aktı. Sui ağına dayalı ürünler 0,5 milyon dolarlık hafif bir çıkış yaşarken; Cardano, Chainlink ve Litecoin gibi altcoin’lerde ise küçük çaplı girişler kaydedildi:Solana: +2,8 milyon dolarXRP: +2,7 milyon dolarSui: -0,5 milyon dolarLitecoin: +0,2 milyon dolarCardano: +0,3 milyon dolarChainlink: +0,6 milyon dolarMulti-asset ürünler: -5,8 milyon dolar"Other" kategorisindekiler: +2,7 milyon dolar En büyük giriş ABD’den, iShares öndeBölgesel olarak bakıldığında ABD, 1,25 milyar dolarlık haftalık girişle tüm piyasaya yön verdi. Kanada (20,9 milyon dolar ) ve Almanya (10,9 milyon dolar ) da giriş yaşayan ülkeler arasında yer aldı. Buna karşın Hong Kong’dan 32,6 milyon dolar, İsviçre’den ise 7,7 milyon dolar çıkış yaşandı. Bu durum, jeopolitik risklerin bazı bölgelerde yatırımcıları temkinli davranmaya ittiğini gösteriyor.Fon sağlayıcıları arasında BlackRock’un iShares ETF’leri, geçtiğimiz hafta 1,28 milyar dolarlık girişle başı çekti. Grayscale ise yalnızca 13 milyon dolarlık bir giriş kaydederken, Fidelity ve ARK Invest gibi bazı büyük oyuncular önemli çıkışlar yaşadı:iShares (BlackRock): +1,280 milyon dolarGrayscale: +13 milyon dolarFidelity: -62 milyon dolarARK 21Shares: -188 milyon dolarBitwise: +33 milyon dolarProShares: +71 milyon dolar21Shares AG: +1 milyon dolarCoinShares XBT Provider: -15 milyon dolar

Kripto dünyasında son yıllarda mizah öğeleriyle öne çıkan ve topluluk gücüne dayanan meme coin’ler ciddi bir popülarite kazandı. Dogecoin ve Shiba Inu gibi öncüllerin açtığı yolda, sayısız yeni proje yalnızca eğlence odaklı yapısıyla değil, arkasındaki sadık topluluklarla da dikkat çekiyor. Bu akımın en yeni ve en ilgi çekici temsilcilerinden biri ise Dogwifhat (kısaca WIF). WIF nedir sorusu, son dönemde kripto dünyasında sıkça gündeme geliyor.Solana blockchaini üzerinde geliştirilen WIF, üzerinde pembe örgü bir şapka takan bir Shiba Inu köpeği görseliyle tanınıyor. Tamamen şaka amacıyla ortaya çıkan bu token, teknolojik bir yenilik ya da özel bir kullanım alanı sunmasa da, kısa sürede dev bir topluluğun ilgisini çekmeyi başardı. Topluluk arasında “şapka hep kalacak” (“the hat stays on”) sloganıyla sembolleşen Dogwifhat, Aralık 2023’te anonim geliştiriciler tarafından piyasaya sürüldü. Web sitesinde de belirtildiği gibi, WIF kelimenin tam anlamıyla sadece “şapkalı bir köpekten” ibaret. Peki, bu kadar basit bir fikir nasıl oldu da Solana ekosisteminin en büyük meme coin’lerinden biri hâline geldi? İşte Dogwifhat hakkında bilmeniz gerekenler…WIF’in Tanımı ve Ortaya ÇıkışıMeme coin’lerin hızla büyüyen dünyasında Dogwifhat, hem görünümü hem de arkasındaki topluluk ruhuyla öne çıkan özgün bir proje olarak dikkat çekiyor. WIF’in tam olarak neyi temsil ettiğini ve nasıl ortaya çıktığını anlamak, bu coin’in neden bu kadar ilgi gördüğünü kavramak açısından önemli.Bu eğlenceli kripto para birimi, isminden de anlaşılacağı gibi “şapkalı bir köpek” temasını merkeze alıyor. Peki Dogwifhat coin nedir, nasıl bu kadar popüler hâle geldi? Görsel kimliğini, pembe örgü bere takmış bir Shiba Inu köpeğinin viral olmuş fotoğrafından alan Dogwifhat, tamamen mizah, internet kültürü ve topluluk eğlencesi ekseninde yaratılmış bir proje. Bu tarz bir yaklaşım elbette kripto dünyasına yabancı değil. Özellikle 2013 yılında ortaya çıkan Dogecoin (DOGE), ciddi olmayan ancak büyük bir topluluk gücüyle beslenen ilk örneklerden biri olarak bu akımın temelini atmıştı. DOGE’un büyük ilgi görmesi, mizahi yönü ağır basan token’lara kapı araladı ve zamanla Shiba Inu (SHIB) gibi projeler doğdu. SHIB, DOGE’dan farklı olarak kendi Layer 2 ağı ve merkeziyetsiz borsası gibi özellikler geliştirerek daha teknolojik bir altyapı sunmayı hedefledi.Dogwifhat ise bu köpek temalı furyanın daha güncel ve saf haliyle geri dönen bir yorumu gibi görülebilir. Proje 2023 yılının son çeyreğinde, anonim geliştiricilerin öncülüğünde doğdu. İlk olarak 20 Kasım 2023 tarihinde bir köşe yazısıyla tanıtıldı ve topluluğa tamamen halk tarafından sahiplenilecek bir meme coin olarak sunuldu. Kurucu olarak öne çıkan herhangi bir kişi ya da ekip bulunmuyor; projenin tüm süreci başından itibaren topluluk öncülüğünde şekilleniyor. Bu durum, Dogwifhat’i merkeziyetsizliğe gerçek anlamda yaklaşan nadir projelerden biri hâline getiriyor. WIF illüstrasyonu WIF coin, teknik olarak Solana blockchaini üzerinde çalışan bir SPL token (SPL, Ethereum ağındaki ERC-20 tokenlerine benzer şekilde Solana ağ tokenleri için token standardı). En dikkat çekici Solana meme coin projelerinden biri hâline geldi. Özellikle düşük işlem ücretleri, yüksek hız ve ölçeklenebilirlik gibi avantajlar sunan Solana altyapısı sayesinde kullanıcı deneyimi oldukça akıcı. Fakat Dogwifhat’i özel kılan unsur, bu teknik özellikler değil; arkasındaki topluluğun dinamizmi, mizah anlayışı ve projeye duygusal bağla yaklaşımı. Projenin web sitesinde de alaycı bir dille belirtildiği gibi WIF, “kelimenin tam anlamıyla sadece şapkalı bir köpek”tir. Ancak bu alçakgönüllü tanım, gerçek potansiyelini gizleyemiyor.Topluluk üyeleri, sosyal medya üzerinden içerik üretiminden marka iş birliklerine, eğlenceli kampanyalardan yeni projelere kadar pek çok alanda projeyi aktif olarak yönlendiriyor. “Şapka hep kalacak” (“the hat stays on”) sloganı, hem görsel kimliğin hem de topluluk sadakatinin bir simgesine dönüşmüş durumda. Dogwifhat’in yükselişi, teknolojik bir devrimden değil; kültürel bir fenomene dönüşme sürecinden kaynaklanıyor. Bu yönüyle WIF, memecoin’lerin yalnızca geçici hevesler olmadığını; topluluk desteğiyle kalıcı ve etkili projelere dönüşebileceğini kanıtlayan örneklerden biri olarak öne çıkıyor.WIF’in Tarihçesi: Önemli Dönüm NoktalarıDogwifhat’in kısa sürede yakaladığı büyük başarı, tesadüflerden çok, dikkat çekici dönüm noktaları ve topluluk destekli girişimlerin bir araya gelmesiyle açıklanabilir. 2023’ün sonlarında sessizce başlayan bu meme coin hikayesi, yalnızca birkaç ay içinde kripto piyasasının en çok konuşulan projelerinden birine dönüştü. WIF’in gelişim sürecinde hem fiyat hareketleri hem de sosyal medya etkileşimleri büyük rol oynadı. Şimdi, Dogwifhat’in bugünkü konumuna nasıl geldiğine yakından bakalım: işte WIF’in tarihçesindeki en kritik adımlar ve dönüm noktaları…2023 sonu – Başlangıç: WIF coin ne zaman çıktı sorusunun cevabı 20 Kasım 2023, yani Solana ağında doğduğu tarih olarak verilebilir. İlk haftalarda nispeten sakin ilerleyen proje, Aralık ayında hız kazandı. Bu dönemde topluluk henüz küçüktü, fakat köpeğin şapkalı görseli viral hale gelmeye başlamıştı.2024’ün ilk çeyreği – Dev fırlama ve Binance listelemesi: Ocak–Mart 2024’te WIF fiyatı astronomik bir artış yaşadı. Mart sonunda Binance borsasında listeleme haberiyle token’ın fiyatı patladı ve 31 Mart 2024’te tüm zamanların en yüksek seviyesi 4.83 dolara ulaştı. Aynı dönemde piyasa değeri 4.58 milyar doları gördü. Bu yükselişte, Solana tabanlı meme coin sezonunun genel etkisiyle birlikte, WIF’in Binance ve diğer borsalarda anons edilmeye başlaması rol oynadı. 2024’ün ilk çeyreğinde finansal medyada “Dogwifhat şimdiye kadarki en büyük Solana meme coini” şeklinde haberler çıktı.2024 ilkbahar – Sosyal medya fenomenleri ve Elon Musk’ın dikkatini çekti: İlkbaharda WIF, kripto ve sosyal medya camiasının dikkatini çekti. Mart 2024’te Tesla CEO’su Elon Musk, köpeğinin şapkalı bir fotoğrafını paylaşınca WIF fiyatı %32’ye varan artış gördü. Haziran 2024’te ise Musk, bir canlı yayında “DogWiFiHat” adından bahsederek meme coin’in tanınırlığını artırdı; bu açıklama sonrası topluluk büyük coşku yaşadı. Bunlar gibi anekdotlar, WIF’in viral coin projesi haline gelmesinde etkili oldu. Ayrıca SolJakey (Ansem) gibi kripto fenomenlerinin WIF’e destek vermesi, projenin sosyal medyadaki yayılımını hızlandırdı.2024 ortası – Yeni listelemeler geldi: Yaz aylarında WIF, daha fazla borsada listelenmeye başladı. Örneğin Gemini gibi önemli platformlarda 2024 içinde WIF listeleri gerçekleşti. Bu dönemde meme coin rüzgarından en çok etkilenen projelerden biri olarak, WIF fiyatı dalgalı seyretse de yüksek fiyat seviyelerinde kalmaya devam etti.2024 sonbahar – Coinbase ve Robinhood Etkisi: 13 Kasım 2024’te Coinbase, Dogwifhat’ı listeleme takvimine eklediğini duyurdu. Bu haber üzerine WIF bir kez daha büyük bir sıçrama yaparak 4 dolar civarına yükseldi. 25 Kasım 2024’te ise Robinhood platformu WIF işlemlerini açtı. Bu dönemde WIF, Binance ve Coinbase listelenmeleri sayesinde günlük hacminde önemli artışlar gördü. 11 Aralık 2024’te ise Binance.US borsası da WIF/USDT paritesini ekledi. Bu gelişmeler, WIF’in 2024’ün son çeyreğinde yeniden yükselişe geçmesine olanak tanıdı.2025’in ilk çeyreği – Las Vegas Sphere kampanyası ve sonrası: Mart 2024’te “Sphere Wif Hat” girişimiyle, WIF topluluğu Las Vegas’taki Sphere eğlence merkezinin dev ekranında köpeğin ilanının yayınlanması için yaklaşık 700.000 dolar bağış toplamıştı. Bu hamle, kısa süre sonra WIF fiyatının 4.85 dolara ulaşmasını sağlamıştı. Ancak Mart 2025’e gelindiğinde bu reklam kampanyası gerçekleşmedi ve topluluk organizatörleri katkıların geri ödeneceğini duyurdu. Buna paralel olarak WIF fiyatı dalgalı seyrini sürdürdü. Ekim-Kasım 2024’te yeniden 4 dolara yaklaşan WIF, Nisan 2025’te yaklaşık 0.60 USD seviyelerinde işlem görüyordu. Kısacası ilk yarı 2025’te WIF, yoğun meme coin trendinden etkilense de fiyatında sert düşüşler yaşadı. Las Vegas Sphere. Kaynak: Thesphere.com WIF Neden Değerli?Dogwifhat’in yalnızca bir “şaka coin’i” olmanın ötesine geçip milyarlarca dolarlık bir piyasa değerine ulaşması, arkasındaki yapının hafife alınmaması gerektiğini gösteriyor. WIF’in değer kazanmasını sağlayan unsurlar, yalnızca sosyal medyadaki viral etkisinden ibaret değil; aynı zamanda güçlü topluluk yapısı, ekonomik modeli ve teknik altyapısıyla da bağlantılı. Peki, bu coin’i rakiplerinden ayıran temel özellikler neler? İşte WIF’in neden değerli görüldüğünü açıklayan başlıca faktörler…Topluluk kabulü: WIF geniş bir topluluk tarafından benimsendi. Projenin aktif sosyal medya varlığı ve “hat stays on” sloganı etrafında güçlü bir topluluk oluştu. 2024 sonu itibarıyla 202.000’den fazla yatırımcı bu coini tutuyordu. Sağlam bir topluluk, meme coin’lerin değerini yukarı çekebilen organik bir güç olarak biliniyor. “WIF holders” da bu açıdan güç gösterisinde bulunuyor.Sabit arz: WIF token arzı 998,999,999 token ile sabit. Bu sayede ilave token üretimi olmayacak ve var olan arz sabit kalacak. Sabit arz, talep arttığında daha fazla değer kazanma potansiyelini destekleyen bir faktör.Solana altyapısı: WIF, Solana (SOL) blockchaini üzerinde çalışıyor. Solana ağının saniyede binlerce işlem yapabilmesi ve işlem ücretlerinin genellikle 0.0025 doların altında olması, WIF işlemlerini hızlandırıyor ve maliyetini düşürüyor. Yani kullanıcılar token’ı düşük ücretle, neredeyse anında gönderebiliyor. Bu teknik altyapı, WIF ve diğer Solana-tabanlı meme coin’lerin cazibesini artıran önemli bir faktör. Solana altyapısı. Kaynak: Razored Görsel ve mizahi potansiyel: WIF’in logosundaki şapkalı köpek görseli, sosyal medyada kolaylıkla paylaşılan, kullanıcıların ilgisini çeken bir meme olarak öne çıktı. Köpek temalı kripto projeleri zaten popüler (ör. Dogecoin, Shiba Inu); WIF ise şapkasıyla ayrı bir komedi unsuru taşıyor. Bu eğlenceli görsel ve “tamamen şapka” teması, viral bir büyüme potansiyeli yarattı. İnsanlar mizahi içerik ve topluluk coşkusu etrafında projeye yöneldiler.Organik sosyal medya etkisi: WIF sahipleri ve destekçileri, projeyi aktif olarak sosyal medyada tanıttı ve yeni projeler için ilham kaynağı oldu. Topluluk, bağımsız olarak bağış kampanyaları düzenledi (Sphere kampanyası gibi), aynı zamanda token’a sahip olmadan da etkinliklere katılabilme imkânı sağladı. Bu şekilde “herkesin katılabileceği” bir proje olarak kitlelerin ilgisini çekti. Bu organik etkileşimler, WIF’e yönelik talebi ve benimsenmeyi artırarak coinin değerine katkı sağladı.Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde WIF, piyasadaki birçok meme coin’den farklı olarak güçlü bir topluluk desteği ve viral bir hikâye ile karşımıza çıkıyor. Sabit token arzı ve Solana teknolojisinin avantajları ek değer unsurları oluşturuyor ve WIF coin geleceği açısından umut verici bir tablo ortaya koyuyor.Dogwifhat (WIF), piyasaya sürüldüğünden bu yana oldukça çarpıcı fiyat hareketlerine sahne oldui Mayıs 2025 itibarıyla WIF coin fiyatı, yaklaşık 0.62 dolar seviyesinden işlem görüyor. Token, az önce de bahsettiğimiz üzere 31 Mart 2024’te 4.85 dolara ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesini (ATH) görmüştü. Buna karşılık, 20 Kasım 2023’te sadece 0.00002344 dolardan işlem görerek tüm zamanların en düşük seviyesini yaşamıştı. Bu iki seviye arasında yüzde 2.670.000’den fazla artış yaşanması, WIF’in devasa kazancını gösteriyor. Mevcut durumda, token zirve değerinin yaklaşık %87 altında işlem görse de, 625 milyon dolar civarındaki piyasa değeri ve günlük 183 milyon doları aşan işlem hacmi, bu meme coinin hala yatırımcıların odağında olduğunun bir göstergesi. Lansmanından bu yana WIF coin fiyatı. WIF’in Kurucusu Kim?WIF coin kim kurdu sorusu sık soruluyor. Fakat Dogwifhat (WIF) projesinin kurucusu anonim. Yani projenin arkasında kim olduğu bilinmeyen bir ekip veya kişisel grup var. Resmi açıklamalarda ve adreslerde hiç kimsenin adı geçmiyor. Dolayısıyla WIF, “sahipsiz bir token” olarak piyasaya çıktı. Bu, kripto para alanında oldukça önemli bir detay. Zira anonim kurucunun (veya kurucuların) WIF’e yönelik merkeziyetsizliği benimseyen yaklaşımını gösteriyor.Öncelikle, herhangi bir merkezi otorite veya kurucu ekip tarafından kontrol edilmeden başlatılması, en orijinal kripto paranın, Bitcoin’in merkeziyetsizlik idealiyle örtüşüyor. Bitcoin’in yaratıcısı Satoshi Nakamoto’nun anonim kalması ve projeyi topluluğa bırakması bu yaklaşımın en ikonik örneği. Bu tür bir yapı, sadece teknik merkeziyetsizlik değil, aynı zamanda yönetişim anlamında da güçlerin tek elde toplanmamasını ifade ediyor. Dogwifhat (WIF) gibi projeler de bu ruhu yeniden canlandıran örnekler arasında sayılabilir. Çünkü kullanıcıların doğrudan söz sahibi olduğu, topluluk tarafından yönlendirilen bir yapı, hem güven inşa eder hem de spekülatif piyasa dinamiklerinin dışında bir aidiyet duygusu yaratıyor.Dogwifhat’ın resmi web sitesi ve sosyal medya hesapları, merkezi bir ekip yerine gönüllü topluluk üyeleri tarafından yönetiliyor. Bu durum, topluluk üyelerinin projeye olan bağlılığını ve katkılarını artırıyor. Topluluk, projeyle ilgili duyuruları, güncellemeleri ve etkinlikleri organize ederek, WIF’in tanıtımını ve gelişimini sağlıyor. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)Yazımızda, WIF’in ne olduğu, nasıl çalıştığı, kim tarafından geliştirildiği sorularına yanıt aradık. Bu bölümde, Dogwifhat hakkında en çok sorulan diğer soruları açık, sade ve anlaşılır bir şekilde yanıtlıyoruz.WIF Coin nedir ve nasıl çalışır?: WIF, Solana ağı üzerinde çalışan bir meme coin’dir. Teknik olarak bir SPL token olup Solana cüzdanları tarafından desteklenir. Kullanıcılar, Phantom gibi Solana cüzdanlarına WIF token alıp gönderebilir. Proje, Dogecoin gibi gerçek bir teknoloji geliştirmeden, şapkalı bir köpek teması etrafında inşa edilmiş topluluk coinleri arasında yer alır. Herhangi bir merkezi uygulaması yoktur; değerini tamamen topluluğun benimsemesi ve alım-satım işlemlerinden alır.WIF ne zaman çıktı ve kim kurdu?: WIF (Dogwifhat) Aralık 2023’te ilk kez piyasaya sürüldü. Kuruluşunda anonim bir geliştirici veya geliştirici topluluğu rol aldı. Kesin bir “kurucu” kimliği bilinmediği için, WIF’i kimin başlattığı net olarak kamuoyuna açıklanmadı. Temel olarak sahiplerinin karar verdiği bir proje olduğu söylenebilir.WIF yatırım için mantıklı mı?: WIF, yüksek riskli bir meme coindir. Değeri şaka ve topluluk algısına dayalı olarak çok dalgalı hareket eder. Bu tür projelerde büyük kazançlar olduğu gibi sert düşüşler de yaşanabilir. Dolayısıyla yatırım yapmadan önce tüm riskleri anlamak önemlidir. Uzun vadeli sağlam bir değer önerisi olmadığı için, WIF’e yatırım yapmayı planlayanların bu riskleri göze alması gerekir (Bu bilgi yatırım tavsiyesi değildir, sadece genel bir bilgilendirmedir).Hangi borsalarda listeleniyor?: WIF birçok büyük kripto borsasında işlem görüyor. Binance, Coinbase, Gemini gibi merkezi borsaların yanı sıra Robinhood Crypto platformunda da listelendi. Ayrıca OKX, KuCoin, Gate.io, Bitget, Bybit ve MEXC gibi diğer popüler borsalarda da alınıp satılabiliyor. Raydium ve Jupiter gibi Solana tabanlı DEX’lerde de WIF token çiftleri bulunur. Bu sayede yatırımcılar hem Solana ekosistemindeki hem de geleneksel borsalardaki piyasalardan WIF alıp satabilirler.WIF arzı sabit mi?: Evet, WIF’in toplam token arzı sabit. Toplamda 998,999,999 WIF olarak belirlenmiştir. CoinMarketCap verilerine göre dolaşımda da yaklaşık aynı miktar (998.84 milyon WIF) bulunmaktadır. Yani yeni WIF token’ları basılmayacak ve mevcut arz artmayacaktır. Sabit arz yapısı, talep artışında değerin yükselmesine olanak tanır.WIF nasıl saklanır?: WIF, Solana ağına ait bir token olduğu için Solana uyumlu cüzdanlarda saklanabilir. En yaygın seçenekler arasında Phantom, Solflare, Sollet gibi cüzdanlar bulunur. Bu cüzdanlardan birine WIF token’ı ekleyerek özel anahtarlarınızda güvenli şekilde muhafaza edebilirsiniz. Ayrıca Ledger gibi donanım cüzdanlar da Solana ve WIF desteği sunar. WIF token’ınızı bu cüzdanlara transfer ederek kendi kontrolünüzde güvenle tutabilirsiniz. WIF ve diğer topluluk temelli projelerin yükselişini kaçırmamak için JR Kripto Rehber serimizi takip etmeye devam edin!

AVAX Teknik AnaliziAVAX grafiğinde 2024 yılının başlarında itibaren bir yapı oluşumu gözüküyor. Aşağı yönlü bu kanal yapısı daralarak devam ederken, fiyat bu kanalın orta alt bandında seyrediyor. Düşen Kanal Yapısı Bir önceki AVAX analizimizde 18,75$ - 17,22$ desteğinin zayıfladığını belirtmiştik. Bu bölgenin altına kırılım gerçekleştiğini görüyoruz. Düşüşün retesti gibi bir yükselişle tekrardan 17,20$ bölgesine ulaşmış olsa da 18$ seviyesinin üzerine atamadığı sürece düşen kanal alt trendine temas beklenebilir.Bu bölgede dirençle karşılaşacak gibi gözüküyor. Bu düşüşle beraber de düşüş trendini de devam ettirmiş oldu. Fakat ivmenin yukarı yönlü döndüğü senaryoda ilk olarak 20$ seviyenin aşılması, sonrasında ise 24$ noktası önemli direnç seviyeleri olarak karşımıza çıkıyor. Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

Dijital içerik üretimi (özellikle 3D modelleme, animasyon ve görsel efekt alanları) her geçen gün daha fazla işlem gücüne ihtiyaç duyuyor. Geleneksel yöntemlerde, bu tür projeleri tamamlayabilmek için güçlü ve pahalı donanımlara sahip olmak ya da yüksek maliyetli merkezi render farm’ları kullanmak gerekiyor. Bu durum, özellikle bağımsız sanatçılar ve küçük ölçekli stüdyolar için önemli bir engel haline gelebiliyor.Öte yandan, dünya genelinde milyonlarca Grafik İşlem Birimi (GPU), kişisel bilgisayarlarda veya iş istasyonlarında çoğu zaman atıl durumda bekliyor ve bu potansiyel büyük ölçüde değerlendirilmeden kalıyor. İşte Render Network bu noktada devreye giriyor. Render Network nedir sorusunun yanıtı, kullanılmayan GPU gücünü içerik üreticilerine sunan merkeziyetsiz bir render ağı, GPU render blockchain projesi olarak özetlenebilir. Blockchain teknolojisinin sunduğu şeffaflık ve güvenilirlik sayesinde, ağ içinde bir GPU kiralama pazaryeri oluşturuluyor.Bu sistemin merkezinde ise Render Token (RENDER), yani eski adıyla RNDR yer alıyor. Kullanıcılar, ağ üzerindeki render işlemleri için RENDER token ile ödeme yaparken, GPU gücünü sağlayan düğüm operatörleri (Node Operators), gerçekleştirdikleri hizmet karşılığında yine RENDER token kazanıyor. Yani hem işlem gücünü kullanan hem de sağlayan taraf için kazan/kazan esasına dayalı bir yapı oluşturulmuş durumda. Kısacası, Render nedir ve RNDR Coin nedir sorusuna şu şekilde cevap verilebilir: Render Network’ün çalışmasını sağlayan ve ağ içindeki değer aktarımını mümkün kılan kripto varlıktır. Şimdi gelin, bu yenilikçi sistemin nasıl ortaya çıktığına ve zaman içindeki gelişimine birlikte göz atalım...Render’ın Tanımı ve Ortaya ÇıkışıRender Network, dijital içerik üreticilerinin en büyük sıkıntılarından birine çözüm sunmak için geliştirildi: Yüksek kaliteli 3D render işlemlerinin gerektirdiği yoğun hesaplama gücüne erişim. Bu noktada “Render Token ne işe yarar?” sorusunun yanıtı da netleşiyor. RENDER token, bu ağda işlem gücüne ulaşmak ve karşılığında ödeme yapmak için kullanılıyor.Sistem, merkeziyetsiz bir yapı üzerinden, farklı yerlerdeki render gücünü bir araya getiriyor. “Yaratıcılar” (Creators) olarak adlandırılan kullanıcılar, render ihtiyaçlarını ağa gönderiyor. Bu işler, dünyanın dört bir yanındaki “Düğüm Operatörleri” (Node Operators) tarafından, yani boşta duran GPU'larını bu ağa bağlayan kişilerce işleniyor. Render sürecinin yönetimi ise blockchain teknolojisi ve akıllı sözleşmelerle sağlanıyor. Bu yapı sayesinde işlemler hem şeffaf hem de güvenilir şekilde ilerliyor. Render ağının mimarisi. Kaynak: DFG Render Network’ün geçmişine baktığımızda, OTOY isimli şirketle doğrudan bağlantılı olduğunu görüyoruz. Render Network, aslında OTOY Inc.’in bir girişimi olarak doğdu. 2008 yılında kurulan OTOY, sinema kalitesinde 3D grafikler sunan bulut tabanlı render çözümleriyle sektörde kendine sağlam bir yer edinmişti. Render Network’ün temelleri ise 2009 yılında, OTOY CEO’su Jules Urbach tarafından atıldı. Amaç oldukça netti: GPU gücüne ihtiyaç duyanlarla bu gücü sağlayabilecek bireyleri merkeziyetsiz bir platformda buluşturmak.Projenin önemli dönüm noktalarından biri ise 2017 yılında yaşandı. O yıl, Render Token resmen tanıtıldı ve sistem devreye alındı. Bu gelişmeyle birlikte, içerik üreticileri (sanatçılar, stüdyolar, geliştiriciler) ile GPU sahipleri arasında doğrudan bir bağ kuruldu. Bu sayede, yüksek işlem gücüne erişim çok daha kolay ve uygun maliyetli hale geldi.Özellikle animasyon, sinema ve oyun gibi alanlarda çalışanlar için bu sistem büyük avantaj sağlarken, günümüzde hızla yükselen yapay zeka projeleri için de hayati bir kaynak sunuyor. Geleneksel bulut tabanlı render çözümleri maliyet açısından her zaman erişilebilir olmayabiliyor. Bu gibi durumlarda Render Network, daha esnek ve ölçeklenebilir bir alternatif olarak öne çıkıyor. Render üzerinde AI Generator bölümünün örnek bir kullanıcı üzerinden alınan ekran görüntüsü. Kaynak: Render Network Render’ın Tarihçesi: Önemli Dönüm NoktalarıRender Network’ün fikir aşamasından merkeziyetsiz ve küresel ölçekte işleyen bir ağa dönüşmesi, yıllar içinde birçok kritik adımı içeriyor. İşte bu yolculuktaki dikkat çeken kilometre taşları:2009 – Vizyonun oluşması: Render Network’ün temelleri, OTOY Inc. CEO’su Jules Urbach tarafından atıldı. Hedef, merkeziyetsiz bir render ağı oluşturarak içerik üreticilerini uygun maliyetle yüksek işlem gücüne ulaştırmaktı.2016 – Projenin kurulması: Render Token projesi, Jules Urbach’ın liderliğinde 2016 yılında kuruldu. Amaç, eşler arası çalışan bir GPU kiralama ağı inşa etmekti.2017 – Projenin tanıtımı ve ilk token satışı: Render Token (RNDR), 2017 yılında resmen duyuruldu. İlk halka açık token satışı 6-12 Ekim tarihleri arasında gerçekleşti. Token başına fiyat 0.25 dolardı ve toplamda 4.65 milyon RNDR satıldı. Projenin whitepaper’ı ise 28 Ağustos 2017’de yayımlandı.2018 – Özel satış ve beta süreci: Ocak-Mayıs 2018 döneminde özel token satışı düzenlendi. Aynı dönemde, “RNDR Beta Testnet” adı verilen test ağı üzerinden ilk kullanıcılarla testler gerçekleştirildi. Bu süreçte düğüm operatörleri ve içerik üreticileri, sistemin gelişimine doğrudan katkı sundu. Toplam arzın 536,870,912 RNDR olduğu açıklandı.2019 – Genesis ana ağ lansmanı: 24 Haziran 2019’da proje, Ethereum test ağı Ropsten'den ana ağa (mainnet) taşındı. Bu, gerçek işlemlerin ağda çalışmaya başlaması açısından önemli bir dönüm noktasıydı.2020 – Ana ağın aktif kullanımı: 27 Nisan 2020 itibarıyla Render Network’ün ana ağı resmen faaliyete geçti. İçerik üreticileri artık RNDR token ile GPU gücü kiralayabilir hale geldi. Bu dönemde ağ hâlâ erken kullanıcılar tarafından test edilmeye devam ediyordu. Ayrıca Mart 2020’de Probit borsası üzerinden 4.5 milyon RNDR token alımı planlandı.2021 – NFT ve Metaverse bağlantıları güçlendi: Render Network’ün vizyonu her zaman NFT, GameFi ve Metaverse alanlarını kapsıyordu. Özellikle Beeple (Mike Winkelmann) ve Raoul Marks gibi sanatçıların Render ağı üzerinde çalışmalar yapması, bu bağlantıyı daha da görünür hale getirdi. Render, sanal dünyalar ve dijital sanat üretimi için gerekli altyapıyı sağlayan önemli bir araç haline geldi.2023 – Solana geçişi ve ağın yeniden yapılanması: 20 Ocak 2023’te Render Network Foundation kuruldu. Bu vakıf, Render protokolünü sürdürmek ve topluluğu büyütmek amacıyla oluşturuldu. Mart 2023’te topluluk, Render Network’ün Ethereum’dan Solana ağına taşınmasını onayladı. Bu geçiş, işlem hızlarını artırmak ve DePIN projeleriyle daha kolay entegre olabilmek adına kritik bir adımdı. ERC-20 tabanlı RNDR token, SPL tabanlı RENDER token'a dönüştü ve yeni token 2 Kasım 2023’te piyasaya sürüldü. Aynı yıl yol haritası ve whitepaper güncellendi, topluluk etkileşimi için Discourse platformuna geçildi ve 2023 Hibe Programı başlatıldı.2024 – Yapay zekâ destekli Render çözümleri öne çıktı: 2023’ten itibaren hızla büyüyen AI ilgisi ve GPU talebi, Render Network için yeni bir fırsat yarattı. Ağ, AI modellerini eğitmek veya AI tabanlı grafikler üretmek isteyen kullanıcılar için altyapı sunmaya başladı. Bu gelişmeler, RENDER token’ın “AI rendering coin” olarak konumlanmasına katkı sağladı. Mart 2024’te RNDR fiyatı 13,53–13,57 dolar aralığında tarihi zirveler gördü. Bu yükseliş, yapay zekâ anlatısı ve artan GPU ihtiyacına bağlandı. Aynı dönemde BME (Burn and Mint Equilibrium) ve RFC (Request For Compute) gibi mekanizmalarla ağın ölçeklenebilirliği ve verimliliği artırıldı. Coin, Nisan 2025 itibarıyla 4 dolar seviyelerinde işlem görüyor. Lansmanından bu yana Render coin fiyatı Render Neden Değerli?Render Network’ün taşıdığı değer, yalnızca sunduğu teknolojiden değil, aynı zamanda çözdüğü temel problemlerden ve içerik üretim süreçlerine getirdiği yenilikçi yaklaşımlardan kaynaklanıyor.Merkeziyetsiz, uygun maliyetli ve hızlı render gücüne erişimGeleneksel render çözümleri genellikle yüksek donanım maliyetleri, uzun işlem süreleri ve sınırlı erişim gibi dezavantajlar içeriyor. Render Network ise, dünya genelindeki atıl durumdaki GPU’ları bir araya getirerek merkeziyetsiz bir render havuzu oluşturuyor. Bu yapı, içerik üreticilerine ihtiyaç duydukları işlem gücüne talep üzerine, daha uygun fiyatlarla ve esnek şekilde ulaşma imkânı tanıyor. Böylece sanatçılar ve stüdyolar, pahalı donanımlara yatırım yapmadan projelerini daha hızlı ve verimli şekilde tamamlayabiliyor.Sektörel çeşitlilik ve yüksek kullanım potansiyeliRender Network, sadece 3D sanatçılar değil; film yapımcıları, oyun geliştiricileri, mimarlar, VR/AR projeleri, bilimsel araştırmacılar gibi çok sayıda alanda faaliyet gösteren kişi ve ekipler tarafından kullanılabiliyor. Aynı zamanda NFT üretimi ve metaverse projeleri gibi Web3 odaklı uygulamalarda da Render’ın sunduğu altyapı hayati önem taşıyor. Bu geniş kullanım yelpazesi, RENDER token’ın ağ içindeki değerini doğrudan artırıyor.GPU sahipleri için pasif gelir fırsatıRender Network sadece içerik üreticileri için değil, aynı zamanda teknik altyapı sağlayan kullanıcılar için de ekonomik fayda sağlıyor. Güçlü GPU’lara sahip bireyler, donanımlarını ağa bağlayarak “Düğüm Operatörü” haline geliyor ve gerçekleştirdikleri işlemler karşılığında RENDER token ile ödüllendiriliyor. Böylece hem atıl kaynaklar verimli şekilde değerlendirilmiş oluyor hem de katılımcılar için pasif gelir modeli oluşuyor.İki taraflı ekonomik modelRender Network’ün GRPU render blockchain tabanlı pazar yeri yapısı, içerik üreticileri ile GPU sağlayıcılarını doğrudan bir araya getiriyor. Bu sistem, yaratıcılar için donanım yatırımı yapma zorunluluğunu ortadan kaldırırken, düğüm operatörlerine gelir yaratma imkânı sunuyor. Akıllı sözleşmelerle yönetilen şeffaf ödeme altyapısı sayesinde güvenli ve adil bir ortam sağlanıyor. Ayrıca, Render ağı dijital hak yönetimi özellikleriyle yaratıcıların fikri mülkiyetlerini de koruyor.Solana geçişi ile artan performansEthereum’dan Solana ağına geçiş, Render Network’ün ölçeklenebilirlik ve işlem verimliliğini artırmak amacıyla yapılmış stratejik bir adımdı. Solana, daha düşük işlem ücretleri ve daha yüksek hız sunarak render işlemlerinin daha sorunsuz yürütülmesini sağlıyor. Bu geçiş, Render’ın daha geniş kullanıcı kitlesine ulaşması ve büyüyen kullanım alanlarını daha verimli şekilde desteklemesi açısından önemliydi.Sürekli gelişim ve AI alanındaki yükselen rolRender Network, yalnızca sunduğu altyapıyla değil, aynı zamanda değişen teknoloji trendlerine hızlı adapte olabilmesiyle de dikkat çekiyor. Yapay zekâ (AI) alanındaki GPU talebinin artması, Render’ın kullanım alanlarını daha da genişletmiş durumda. Render, AI modellerinin eğitimi ve AI tarafından oluşturulan görsel içeriklerin işlenmesi gibi süreçleri destekleyerek bu büyüyen pazarda aktif bir rol oynamaya başladı.RENDER coin kullanım alanlarıRender Network’ün temel yapı taşlarından biri olan RENDER token, ağ içindeki pek çok işlevin gerçekleşmesini sağlıyor. Hem ödeme aracı hem de ödül mekanizması olarak çalışan token, aynı zamanda yönetişim ve sistemin sürdürülebilirliği açısından da kritik öneme sahip.Ödeme Aracı: Yaratıcılar, render işlemleri için RENDER token veya fiat karşılığı alınan Render Kredileri kullanarak ödeme yaparlar.Ödül Mekanizması: Render işlemlerini gerçekleştiren düğüm operatörleri, tamamladıkları işler karşılığında RENDER token ile ödüllendirilir.Proof-of-Render Sistemi: Tüm süreç, verilerin küçük parçalara bölünüp şifrelenmesi ve blockchain üzerinde doğrulanmasıyla şeffaf şekilde yürütülür. İş tamamlandığında çıktı onaylanır ve operatöre ödeme yapılır.BME (Burn and Mint Equilibrium): Her işlemde bir miktar token yakılır, ardından yeni tokenlar basılarak operatörlere dağıtılır. Bu dengeleyici yapı, toplam token arzını düzenleyerek potansiyel bir deflasyonist model yaratır.Yönetişim: RENDER aynı zamanda Render DAO’nun yönetişim tokenıdır. Token sahipleri, Render Network Önerileri (RNP) üzerinde oy kullanarak ağın gelişimine katkıda bulunur. Oy hakkı, sahip olunan token miktarına göre belirlenir.Toplam RENDER arzı 536,870,912 token ile sınırlıdır. Tokenların büyük kısmı emanet hesaplarda tutulurken, kalan bölüm satışlar ve ağ rezervleri için ayrılmıştır. Burn and Mint sistemi, token dolaşımını dengelemeye yönelik olarak sürekli çalışır.Render’ın Kurucusu Kim?Render Network’ün arkasındaki isim, OTOY Inc.’in kurucusu ve CEO’su olan Jules Urbach. Bilgisayar grafikleri, streaming teknolojileri, 3D render ve bulut bilişim alanlarında dünya çapında tanınan Urbach, 25 yılı aşkın deneyime ve 70'ten fazla patente sahip bir teknoloji lideri. Render Network’ün temel vizyonu da doğrudan onun öngörüsü ve yönlendirmesiyle şekillendi.2008 yılında kurulan ve GPU tabanlı bulut grafik teknolojileriyle tanınan OTOY, sinema sektöründe Oscar ödülü kazanmış yenilikçi projelere imza atan bir şirket. Jules Urbach, Render Network’ün fikir aşamasını 2009’da başlattı ve bu vizyonu 2016 yılında Render Token projesiyle hayata geçirdi. OTOY’un hem teknoloji yol haritasını çizen hem de stratejik yönünü belirleyen kişi olarak, şirketin tüm gelişim sürecinin merkezinde yer aldı.OTOY öncesinde, web’in ilk 3D video oyunu platformunu geliştirerek Disney, Warner Bros, Nickelodeon, Microsoft, Hasbro ve AT&T gibi global şirketlerle iş birliği yaptı. Bu da onun içerik teknolojileri konusundaki derin uzmanlığını ortaya koyuyor.Jules Urbach’ın merkeziyetsiz render vizyonu, “Life After Television” gibi geleceği konu alan kitaplardan ve tamamen sürükleyici, etkileşimli bir 3D dijital evren fikrinden ilham alıyor. Ona göre, bu vizyonun gerçekleşmesinde blockchain tabanlı Render Network kilit bir rol üstlenebilir. Hedefi, metaverse ve dijital içerik üretiminin geleceğini daha erişilebilir, adil ve ölçeklenebilir hale getirmek.Render Network’ün gelişiminde yalnızca Urbach’ın liderliği değil, aynı zamanda güçlü bir ekip ve etkileyici bir danışma kurulu da etkili oldu. Danışma kurulunda medya, teknoloji ve Web3 dünyasından önemli isimler yer alıyor. Bunlar arasında:Ari Emanuel (WME/Endeavor kurucu ortağı ve eş CEO’su),J.J. Abrams (Bad Robot Productions başkanı ve CEO’su),Beeple (NFT sanatçısı Mike Winkelmann),Brendan Eich (JavaScript’in yaratıcısı ve BAT token’ın kurucu ortağı)gibi figürler bulunuyor.OTOY; Disney, HBO, Facebook ve Unity gibi büyük medya şirketleriyle anlaşmalar yaparak Render Network’ün potansiyel kullanım alanlarını genişletmiş durumda. Şirketin geliştirdiği OctaneRender yazılımı, dünyanın ilk ve en hızlı GPU hızlandırmalı, fiziksel olarak doğru render motoru olarak tanımlanır. Basitçe ifade etmek gerekirse, bu yazılım bilgisayarınızdaki ekran kartını kullanarak gerçekçi görselleri çok daha hızlı şekilde üretmenizi sağlar. OctaneRender; HBO’nun Westworld, Netflix’in The Crown ve Altered Carbon gibi yapımlarında kullanıldı. OTOY'un partnerleri. Kaynak: Otoy Sıkça Sorulan Sorular (SSS)Render Network hakkında sıkça merak edilen soruları sizin için bir araya getirdik. Projenin işleyişinden RENDER token kullanımına kadar en çok sorulan konulara bu bölümde yanıt bulabilirsiniz:Render Token (RENDER) nedir, ne işe yarar?: RENDER token, Render Network’ün yerel kripto para birimidir. Ağ içinde içerik üreticileri render işlemleri için ödeme yaparken, GPU gücü sağlayan kullanıcılar da bu token ile ödüllendirilir. Render Network, dünya genelinde kullanılmayan GPU’ları bir araya getirerek içerik üreticilere merkeziyetsiz ve uygun maliyetli render gücü sunar. Bu sistem sayesinde yaratıcılar yüksek donanım maliyetlerinden kurtulurken, GPU sahipleri de atıl kaynakları üzerinden gelir elde edebilir. RENDER, oyun, medya, VR/AR, NFT ve metaverse gibi alanlardaki projeler için ihtiyaç duyulan hesaplama gücüne erişimi kolaylaştırır.Render almak için RNDR token nasıl kullanılır? Render almak isteyen kullanıcılar, Render Network’e içerik üreticisi (Creator) olarak katılır. İşler, OctaneRender veya desteklenen bir eklenti kullanılarak ORBX formatında gönderilir. Gönderilen render işine göre gerekli RENDER miktarı sistem tarafından hesaplanır. Kullanıcı, işin karmaşıklığına göre bir render katmanı seçer ve ödeme yapar. Ödeme RENDER token (veya fiat karşılığı alınan Render Kredileri) ile yapılabilir. Ancak düğüm operatörleri sadece RENDER token ile ödeme alır. Render işi ağa gönderildikten sonra, uygun bir düğüm operatörü işlemi tamamlar. İşlem sırasında ilerleme OctaneRender üzerinden takip edilebilir. İş tamamlanıp kullanıcı tarafından onaylandığında, ödeme operatöre aktarılır.Render ağı ne zaman kuruldu?: Render Network’ün fikir aşaması 2009 yılında Jules Urbach tarafından başlatıldı. Proje 2016’da resmi olarak kuruldu. İlk halka açık RNDR token satışı 6-12 Ekim 2017 tarihlerinde gerçekleşti. 2018’de özel satış ve beta test süreci yürütüldü. 24 Haziran 2019’da Ethereum ana ağına geçilerek "Genesis" mainnet başlatıldı. Peki, Render coin ne zaman çıktı? Coin, mainnet lansmanını bekledi. 27 Nisan 2020 itibarıyla Render ağı genel kullanıma açıldı.RNDR token yatırım için uygun mu? Render’ın pozitif yönler arasında artan GPU ihtiyacı, AI ve metaverse gibi büyüyen alanlara destek, ölçeklenebilirlik ve BME (token arzını dengeleyen sistem) gibi unsurlar sayılabilir. Olası riskler ise piyasa dalgalanmaları, teknik sorunlar, düzenlemeler ve rekabet olarak sıralanabilir. Yani her yatırımcı, kendi araştırmasını yapmalı ve gerekiyorsa bir uzmana danışmalıdır.RENDER token hangi platformlarda kullanılabilir?: RENDER, Render Network’te render işleri için ödeme yapmak ve GPU gücü sağlamak için kullanılır. Ağa katılım ve işlem için OTOY tarafından geliştirilen OctaneRender yazılımı gereklidir. Token, Coinbase, Kraken, KuCoin, HTX gibi birçok merkezi ve merkeziyetsiz borsada işlem görmektedir. RENDER token'ları Ledger Nano S veya X gibi donanım cüzdanlarında güvenli şekilde saklanabilir. Fiat para ile satın alınabilen Render Kredileri de kullanılabilir, ancak bunlar yalnızca render hizmetleri için geçerlidir; operatörler RENDER token ile ödeme alır.Solana’ya geçiş Render Network’e ne kazandırdı? Mart 2023’te topluluk oylamasıyla Render ağı, Ethereum’dan Solana’ya geçti. Bu geçişle birlikte RENDER token, ERC-20 standardından SPL token standardına yükseltildi. Hedefler arasında daha hızlı işlemler, daha düşük işlem ücretleri ve DePIN projeleriyle daha kolay entegrasyon yer alıyordu. Ayrıca Solana’nın NFT ve metaverse teknolojileriyle olan uyumu, Render’ın gelecekteki büyümesi için önemli bir avantaj sundu. Yeni token 2 Kasım 2023’te piyasaya sürüldü; aynı dönemde whitepaper güncellendi, topluluk katılımı için yeni platformlara geçildi ve hibe programı başlatıldı.Render Network ve Web3 tabanlı yaratıcı ekonomi projeleri hakkında daha fazlası için JR Kripto Rehber serimizi takip etmeyi unutmayın!

BNB, başlangıçta Binance Coin adıyla tanıtılan bir kripto paradır. Binance ekosisteminin temel varlığı olan BNB, Binance borsası tarafından çıkarıldı. Basitçe söylemek gerekirse, BNB Binance’ın kendi kripto oarası. Kullanıcılara işlem ücreti indirimi gibi avantajlar sunarken, aynı zamanda Binance ağı üzerinde işlem yaparken de kullanılır. BNB’nin hikâyesi 2017 yazına dayanıyor. Peki, BNB ne zaman çıktı tam olarak? Coin, 26 Haziran - 3 Temmuz 2017 tarihleri arasında yapılan bir İlk Coin Arzı (ICO) ile piyasaya çıktı. O dönemde 1 Ethereum karşılığında 2.700 BNB satışı yapıldı ve toplamda 200 milyon BNB arz edildi. 100 milyon adedi halka sunulurken, kalan kısmı çekirdek ekip ve yatırımcılara ayrıldı.Başlangıçta Ethereum ağı üzerinde ERC-20 standardında çalışıyordu. Ancak 2019’da Binance kendi ağı olan Binance Chain’i (sonraki adıyla BNB Beacon Chain) devreye aldı. Bu ERC-20’den BSC’ye geçiş sırasında ERC-20 BNB’ler bire bir oranla Binance’ın kendi ağına taşındı. 2020’de ise Binance Smart Chain (BSC) adında yeni bir ağ daha başlatıldı. BSC, Ethereum uyumlu akıllı sözleşmelere imkân sağladı ve BNB, bu ağda da aktif bir kullanım alanı kazandı. 2022’de bu iki ağ “BNB Chain” adı altında birleşti. Özetle BNB; Binance borsasında işlem ücreti indirimi sağlarken, Binance’ın blockchain ağlarında da kullanılan önemli bir kripto para haline geldi. Ancak BNB hakkında bilinmesi gereken daha çok şey var. Gelin, BNB’nin hikayesine hep beraber bakalım!BNB’nin Tanımı ve Ortaya ÇıkışıBNB’nin (Binance Coin) ortaya çıkışı, 2017 yılındaki ICO sürecine dayanıyor. Binance kurucusu Changpeng Zhao’nun (CZ) önderliğinde düzenlenen bu ICO, 26 Haziran-3 Temmuz 2017 tarihlerinde gerçekleşti. O dönemde “1 ETH = 2.700 BNB” oranıyla satışa çıkan BNB token’ları, 200 milyon toplam arz üzerinden üretildi. Binance’ın kuruluş aşamasında 100 milyon BNB halka satılmış, geri kalan arz ise çekirdek takım ve yatırımcılar arasında bölünmüştü. ICO sırasında BNB’nin fiyatı 0,10 dolar civarındaydı ve yaklaşık 15 milyon dolar fon toplandı.Kısa süre sonra, Temmuz 2017’de kurulan Binance borsası ile birlikte BNB token’ları ciddi ilgi gördü. Ancak bu token’lar başlangıçta Ethereum zincirinde bir ERC-20 token’ı olarak piyasaya girmişti. Kullanıcılar Binance cüzdanlarında tuttukları ERC-20 BNB’leri, 2019 yılında Binance Chain ana ağı devreye girdiğinde BEP-2 token’lara 1:1 oranında dönüştürdüler. Böylece BNB, Binance’in kendi blockchainine taşınarak işlem ücretleri için kullanılır hale geldi.2019’un Nisan ayında Binance Chain devreye girdiğinde 11 milyon BNB ilk etapta yakıldı ve 48 milyon token donduruldu (rezerve alındı). Kalan 141 milyon token piyasada dolaşmaya başladı. Hemen ardından Eylül 2020’de “Binance Smart Chain (BSC)” isimli yeni bir blockchainin lansmanı yapıldı. BSC, Binance Chain ile paralel olarak çalışıyor; BNB’ye akıllı kontrat desteği ve “stake” özelliği getirdi. BNB, BSC’de BEP-20 standardıyla işlem ücreti token’ı olarak kullanılmaya başlandı. 2020 sonunda BNB Chain ekosistemi, akıllı kontrat platformu sayesinde DeFi projeleri ve NFT’lerin evi haline geldi. BNB Chain ekosistemi. Kaynak: BSC Daily Bu süreçte BNB, Binance’ın merkezi borsasında işlem ücretini indirimli ödemek için kullandığımız bir token olarak doğdu. Zamanla kendi blockchainlerinde “gas ücreti (işlem ücreti)” olarak rol aldı ve ekosistemde sayısız yeni kullanım alanı kazandı. Kısacası, BNB’nin tanımı ve çıkış amacı, Binance ekosistemine değer katmak ve kullanıcılarına avantajlar sunmak.BNB’nin Tarihçesi: Önemli Dönüm NoktalarıBNB, günlük işlem hacmi açısından uzun süredir global çapta lider olan Binance borsasının etkisiyle, pek çok önemli gelişme yaşadı. Büyük dönüm noktalarını şu şekilde özetleyebiliriz:2017 (ICO ve İlk Arz): BNB, Temmuz 2017’deki ICO ile kripto dünyasına girdi. Toplam 200 milyon token arz edildi; yarısı halka sunuldu, yarısı yatırımcılara ve çekirdek ekibe dağıtıldı. Bu ICO’dan yaklaşık 15 milyon dolar fon toplandı. O dönemde BNB, Ethereum (ERC-20) ağı üzerinde çıktı. Bu noktada, BNB coin nedir aramaları tavan yaptı.2019 (Binance Chain Mainnet): 18 Nisan 2019’da Binance Chain ana ağı lansmanı gerçekleşti. Binance, ERC-20 token’larını BEP-2 standardına çevirmek için 1:1 swap yaptı. Bu gün, BEP-2 BNB’nin doğduğu gün. Toplam arz 200 milyon sabit kaldı; ilk aşamada 11 milyon BNB yakıldı, 48 milyon BNB donduruldu (rezerv). Kalan 141 milyon token dolaşıma girdi. Aynı zamanda Binance Chain’in açılmasıyla, BNB artık alım satım (exchange) fonksiyonlarının yanı sıra zincir üzerindeki işlemler için de kullanılmaya başlandı.2020 (Binance Smart Chain): Binance Smart Chain (BSC) 1 Eylül 2020’de halka açıldı. BSC, Binance Chain’in paralelinde çalışan bir Ethereum uyumlu blockchaini oldu. Bu yeni zincir ile BNB’ye akıllı kontrat ve doğrulayıcı (validator) özelliği eklendi. BNB, BSC üzerinde BEP-20 standardıyla gas ücreti token’ı oldu ve staking mekanizması devreye girdi. BSC, düşük işlem ücretleri ve yüksek hıza sahip bir DeFi alternatif olarak hızla yayıldı. Binance Chain ve BSC, 2022 itibarıyla BNB Chain adı altında tek bir çatı altında toplandı BNB Chain'in gelişimi ve işleyişi 2021–2022 (Bruno Fork ve Yenilikler): 2021 sonlarına doğru “Bruno” adı verilen bir güncelleme yapıldı. Bu hard fork, BNB yakımını hızlandırmayı hedefledi. Aynı dönemde BEP-95 yükseltmesi yürürlüğe girerek BSC üzerindeki işlem ücretlerinin bir kısmını otomatik olarak yakmaya başladı. Bu adımlar BNB’nin deflasyonist özelliğini güçlendirdi. Şubat 2022’de Binance Chain ve Binance Smart Chain, BNB Chain olarak yeniden adlandırıldı; BNB’yi merkezine alan geniş bir blockchain ekosistemi ilan edildi.2023–2025 (Yeni Projeler ve Yakımlar): BNB Chain ekosistemi, 2023’te opBNB (layer-2) ve BNB Greenfield (dağıtık depolama) gibi yenilikçi projeleri duyurdu. Öte yandan, Binance düzenli olarak üç aylık BNB yakımları yapmaya devam etti. En son verilere bakarsak, 2025’in ilk çeyreğinde yapılan 30. ve 31. yakım turlarıyla toplamda yaklaşık 916 milyon dolarlık BNB dolaşımdan kaldırıldı.Bu tarihsel süreçte BNB, ICO’dan merkezi bir borsa token’ına, oradan da çok zincirli bir ekosistemin gas coinine dönüşerek yol aldı. Şimdi BNB, hem Binance’ın merkezi platformunda avantajlar sağlıyor, hem de BNB Chain üzerinde birçok uygulamayı çalıştıran önemli bir araç.BNB Neden Değerli?BNB’nin değeri, öncelikle kullanım alanlarının çeşitliliği ve deflasyonist yapısı ile sağlanıyor. En öne çıkan sebepler şunlardır:Borsa token’ı ve işlem ücreti indirimi: BNB, Binance borsasının yerel tokenı. Yani Binance kullanıcıları BNB ile işlem ücreti ödediklerinde ciddi indirimler alırlar. Örneğin ilk yıllarda bu indirim %50’ye kadar çıkıyordu. Günümüzde de BNB kullanımı borsadaki işlem maliyetlerini düşürüyor. Ayrıca Binance DEX gibi platformlarda da BNB işlem ücreti olarak geçerli.İşlem ücreti tokenı: BNB, BNB Smart Chain’deki (BNB Chain’deki) gas coini. Yani BSC üzerinde herhangi bir akıllı kontratı çalıştırmak, token takası veya cüzdan işlemi yapmak istediğinizde BNB ödersiniz. Bu da BNB’yi BSC ağındaki tüm DeFi, NFT ve dApp’lerin temel yakıtı yapıyor. Binance Smart Chain düşük maliyetli ve hızlı bir ağ olarak yükselirken, BNB de bu ağa girmenin ön koşulu oldu.DeFi ve NFT ekosistemi: BSC’nin popülaritesi ile birlikte BNB, DeFi protokollerinde geniş yer buldu. Örneğin PancakeSwap gibi merkeziyetsiz borsalarda BNB, likidite havuzlarına katılım ve havuz token olarak kullanılıyor. Venus gibi borç verme protokollerinde BNB teminat ve ödül aracı. Bununla birlikte Binancé NFT pazarı ve diğer dApp’lerde de BNB ödeme aracı olarak kabul ediliyor. Kısaca BSC üzerine inşa edilmiş binlerce projede BNB birincil kripto para olarak aktif.Launchpad ve yatırım fırsatları: BNB Launchpad gibi platformlarda yeni projelere yatırım yapmak için BNB kullanıyor. Binance Launchpad üzerinden sunulan token satışlarına katılmak isteyenler, genellikle BNB cinsinden katılım ücreti ödüyor. Dolayısıyla, yeni kripto projelerine erken erişim sağlamak için BNB’e ihtiyaç duyuluyor. BNB ne kadar yaygın kullanılırsa, launchpad gibi mekanizmalar aracılığıyla projelere katılım kolaylaşıyor.Staking ve doğrulayıcı olma süreci: BSC üzerinde Proof-of-Staked Authority (PoSA) konsensüs mekanizması olduğu için BNB stake ederek ağa katkıda bulunabilirsiniz. BNB Smart Chain lansmanında belirtilenlere göre, herkes BNB stake ederek doğrulayıcı (validator) olabiliyor. Böylece BNB sahipleri blok oluşturma ve onaylama işlerine katılarak ödül kazanabiliyor. Ayrıca Binance Earn gibi hizmetlerle BNB biriktirip faiz kazanmak da mümkün.Likidite: Binance dünyanın en büyük borsası olduğu için BNB sürekli alınıp satılıyor. Bu durum BNB’nin likiditesini artırıyor ve değerini destekliyor. Merkezi borsalarda “merkezi borsa tokenleri” olarak bilinen BNB gibi varlıklar (örneğin CRO, HT vb.) genellikle borsa başarılarıyla paralel hareket ediyor. BNB’nin piyasadaki hacmi çok yüksek ve jeopolitik veya piyasa dalgalanmalarına rağmen ilgi çekmeye devam ediyor.Deflasyonist yakım mekanizması: BNB, deflasyonist bir kripto para. Başlangıçta toplam arzın yarısını (100 milyon BNB) kalıcı olarak yok etme sözü verildi. Binance, her çeyrekte karının bir kısmıyla BNB geri alıp yakarak bu sözü yerine getiriyor. Ayrıca BNB Chain’e getirilen BEP-95 gibi güncellemeler sayesinde, BSC’de yapılan her işlemden alınan küçük bir ücret otomatik olarak yakılmakta. Azalan arz, teorik olarak her BNB’yi daha kıt ve değerli hale getiriyor. Bu deflasyonist yapı da BNB’nin değerini destekleyen önemli bir faktör. Her çeyrekte gerçekleşen otomatik BNB yakım mekanizması. Kaynak: BNBBurn.info Bu başlıklardaki özellikler bir araya gelince ortaya güçlü bir ekosistem çıkıyor. Özetle BNB, bir nevi “her işte parmağı olan” çok yönlü bir token. Zira Binance borsasındaki indirimler, BSC’deki işlemler, DeFi/NFT uygulamaları, yeni projelere yatırım gibi birçok alanda rol alıyor. Ayrıca şeffaf yakım programı sayesinde arzı sürekli azalıyor. Tüm bu nedenlerle BNB, kripto ekosisteminde değerli ve talep gören bir varlık oluyor. BNB token fiyatı da bunu yansıtıyor. BNB, Nisan 2025 itibarıyla 601,44 dolar seviyesinde işlem görüyor. Tüm zamanların en yüksek fiyatı ise 4 Aralık 2024'te 793,35 dolar olarak kaydedildi. En düşük fiyatı ise 1 Ağustos 2017'de 0,0961 dolar olarak gerçekleşti. BNB'nin lansmanından bu yana fiyat hareketlerini gösteren grafik. BNB’nin Kurucusu Kimdir?Peki, BNB coin kurucusu kim? BNB’nin ve Binance borsasının arkasındaki isim Changpeng Zhao’dur (genellikle CZ olarak anılır). Ama tam olarak “CZ Binance” kimdir? CZ, Çin asıllı bir girişimci ve kripto dünyasında yakından tanınıyor. Kariyerine 2001 yılında Bloomberg’te başlayıp finans yazılımları üzerine çalıştı. Daha sonra Fusion Systems adlı finans firmasında yer aldı. 2013’te Blockchain.info’da (şimdiki Blockchain.com) geliştirici ekibi yöneticisi oldu. 2015’te ise Çin menşeli bir kripto para borsası olan OKCoin’de çalışırken Binance fikrini geliştirdi. Nitekim 2017’de Changpeng Zhao, Binance borsasını kurdu ve CEO’su oldu. Aynı dönemde BNB token’ını da piyasaya sürerek Binance’ın kendi kripto parasını oluşturdu. CZ, hızlı stratejik kararları ve agresif büyüme planları sayesinde Binance’ı hızla dünyanın en büyük kripto borsalarından biri haline getirdi. Bu başarı, BNB’nin popülerliğini ve değerini de doğrudan artırdı. Binance’ın kurucu ortaklarından biri de He Yi. Ancak BNB’nin ruhani lideri olarak genellikle CZ öne çıkıyor. Binance kurucusu ve eski CEO'su Changpeng Zhao 2023 yılında ABD'de kara para aklamayı önleme yasalarını ihlal ettiği gerekçesiyle Zhao, CEO'luk görevinden ayrıldı ve 50 milyon dolar para cezası ödemeyi kabul etti. Ayrıca, Binance da 4.3 milyar dolar ceza ödemeyi kabul etti. 2024 yılında Zhao, kara para aklamaya göz yummak suçlamasıyla dört ay hapis cezasına çarptırıldı. Zhao'nun yerine Richard Teng, Binance'ın yeni CEO'su olarak atandı. Zhao ise kripto para sektöründeki etkisini sürdürmeye devam ediyor. Özellikle yapay zeka ve biyoteknoloji alanlarında yatırımlar yapmayı planladığı ve eğitim platformları geliştirmeye odaklandığı belirtiliyor.Sıkça Sorulan Sorular (SSS)BNB ve Binance ekosistemi hakkında hala aklınıza takılan sorular olabilir. Aşağıda, BNB'nin ne olduğu, nasıl çalıştığı, kullanım alanları ve Binance ile ilişkisi gibi sıkça merak edilen konulara dair açıklayıcı bilgiler yer alıyor:BNB nedir, ne işe yarar?: BNB, Binance platformuna ait kripto paradır ve “Build and Build” (eski adıyla Binance Coin) kısaltmasıdır. BNB, Binance’ın borsasında işlem ücreti indirimleri sunar, ayrıca Binance Chain (BNB Chain) ve Binance Smart Chain üzerinde işlem yapmak için kullanılır. Kısacası BNB, Binance’ın geniş kripto ekosisteminin yakıtı olarak çalışır. Ayrıca BNB, birçok alanda işe yarar. En bilinen özelliği, Binance borsasında işlem ücreti indirimleri sağlamasıdır. Ayrıca Binance coin ne işe yarar sorusuna yanıt olarak BNB, Binance Smart Chain’deki tüm işlemlerin ücretini (gas’ını) ödemek için kullanılır. Bunun dışında BNB; Binance Launchpad üzerinde yeni token satışlarına katılım, NFT alımı, Binance Card ile ödeme gibi farklı amaçlara da hizmet eder. Yani BNB, hem borsa içi avantajlar hem de blockchain uygulamalarında geniş kullanım alanları olan çok yönlü bir coindir.Binance Coin nasıl alınır?: BNB satın almak için öncelikle Binance borsasında bir hesap oluşturmanız ve kimlik doğrulama sürecini tamamlamanız gerekmektedir. Hesabınıza kredi kartı, banka transferi veya diğer desteklenen ödeme yöntemleriyle fiat para yatırabilirsiniz. Daha sonra, "Kripto Al" sekmesinden BNB'yi seçerek alım işlemini gerçekleştirebilirsiniz. Alternatif olarak, Binance'in P2P platformu üzerinden diğer kullanıcılarla doğrudan BNB alım-satımı yapabilirsiniz. Satın aldığınız BNB'leri Binance cüzdanınızda saklayabilir veya Trust Wallet gibi desteklenen cüzdanlara transfer edebilirsiniz.BNB coin yakımı nedir?: BNB yakımı, dolaşımdaki BNB miktarını azaltmak amacıyla gerçekleştirilen bir işlemdir. Binance, her çeyrek dönemde belirli bir miktarda BNB'yi piyasadan geri satın alarak kalıcı olarak dolaşımdan çıkarır. Bu işlem, BNB'nin değerini korumak ve artırmak için deflasyonist bir mekanizma olarak tasarlanmıştır. 2021 yılında başlatılan otomatik yakım mekanizması, yakılacak BNB miktarını BNB fiyatı ve BNB Smart Chain üzerindeki blok sayısına göre belirler. Hedef, toplam arzın 100 milyon BNB'ye düşürülmesidir.BNB hangi alanlarda kullanılır?: BNB, Binance ekosisteminde birçok alanda kullanılmaktadır. Binance borsasında işlem ücretlerini ödemek için kullanıldığında indirimler sağlar. Binance Launchpad üzerinden yeni projelere yatırım yapmak için BNB gereklidir. Ayrıca, Binance Smart Chain üzerinde DeFi uygulamalarında, NFT pazarlarında ve çeşitli dApp'lerde ödeme aracı olarak kullanılır. BNB, seyahat rezervasyonları, eğlence ve çevrimiçi hizmetler gibi alanlarda da ödeme yöntemi olarak kabul edilmektedir.BNB stake edilebilir mi?: Evet, BNB stake edilebilir. Peki, BNB stake nedir? Binance Smart Chain, Proof-of-Staked Authority (PoSA) konsensüs mekanizmasını kullanır ve kullanıcılar BNB stake ederek ağın güvenliğine katkıda bulunabilirler. Stake edilen BNB'ler karşılığında kullanıcılar ödüller kazanır. Binance platformu üzerinden "Binance Earn" veya "BNB Vault" gibi hizmetlerle BNB stake işlemleri gerçekleştirilebilir. Ayrıca, Trust Wallet gibi desteklenen cüzdanlar aracılığıyla da BNB stake etmek mümkündür.BNB arzı sınırlı mı?: Evet, BNB'nin toplam arzı sınırlıdır. Başlangıçta 200 milyon BNB arz edilmiş olup, Binance'in düzenli olarak gerçekleştirdiği yakım işlemleriyle bu miktar azaltılmaktadır. Hedef, toplam arzı 100 milyon BNB'ye düşürmektir. Bu sınırlı arz ve düzenli yakım mekanizması, BNB'nin değerini korumak ve artırmak için tasarlanmış deflasyonist bir yapıyı destekler.BNB ve Binance ekosistemine dair en güncel içerikler için JR Kripto Rehber serimizi takip edin!

Kripto dünyasında DeFi (merkeziyetsiz finans) rüzgarıyla birlikte, bankalar olmadan kredi alıp vermek mümkün hale geldi. Aave de tam bu noktada öne çıkan büyük protokollerden biri. Aave, Ethereum blockchaini üzerinde çalışan açık kaynaklı bir borç alma-verme protokolü, yani aracılara ihtiyaç duymadan kullanıcıların kripto varlıklarını ödünç alıp vermesine izin verir. Kısacası Aave sayesinde cüzdanınızdan birkaç tıkla teminat gösterip kredi alabilir veya likidite sağlayarak faiz kazanmaya başlayabilirsiniz. İşte piyasaya girdiği andan itibaren devleşen bu ilginç kripto projesine yönelik bilmeniz gereken her şey…AAVE’nin Tanımı ve Ortaya ÇıkışıAave, merkeziyetsiz finans (DeFi) dünyasının önde gelen protokollerinden biri. Temel olarak, kullanıcıların kripto varlıklar üzerinden borç alma, borç verme ve faiz kazanma imkanı bulduğu, gözetim gerektirmeyen (non-custodial) ve açık kaynaklı bir likidite protokolü olarak tanımlanıyor. Geleneksel finans sistemindeki aracı kurumlara ihtiyaç duymadan çalışır. Aave nedir sorusunun cevabı, bu platformun Ethereum tabanlı kredi sistemi olarak işlev göstermesi. Defi kredi protokolü olarak, kullanıcıların akıllı sözleşmeler aracılığıyla doğrudan birbirleriyle veya platformun likidite havuzlarıyla etkileşim kurmasını sağlıyor. Kullanıcılar varlıklarını likidite havuzlarına tedarik ederek faiz kazanabilirken, bu havuzlardan teminatlı borç alma yoluyla fonlara erişebilirler. AAVE üzerinde Arbitrum Market (V3) tabanlı borç alıp verilebilen coinlerin bir örneği. Kaynak: Aave.com Aave'nin kökeni, 2017 yılında "ETHLend" adıyla başlatılan bir projeye dayanmakta. ETHLend'in ilk konsepti, borç alanları ve borç verenleri eşleştiren merkeziyetsiz finans uygulamaları için bir eşler arası (peer-to-peer) platform sağlamaktı. Proje, başarılı bir İlk Coin Arzı (ICO) ile yaklaşık 17 milyon dolarlık fon topladı. Ancak, eşler arası model, likidite sorunları ve verimsizliklerle karşılaştı, özellikle 2018'deki ayı piyasası sırasında. Bu zorluklar, ekibi platformu tamamen yeniden tasarlamaya itti. Geç 2018'de Aave adında yeni bir ana şirket kuruldu. Aave, Fince'de "hayalet" anlamına gelir. Yeni platform, lending oranlarının algoritmik bir fonksiyonla belirlendiği bir likidite havuzu sistemi uyguladı.ETHLend platformu, Aave V1'in Ocak 2020'deki lansmanıyla kapatıldı. Bu yeniden markalaşma ve teknolojik değişim, Aave'yi DeFi alanında önemli bir oyuncu haline getirdi. Aave, akıllı sözleşmelerle kredi işlemlerini otomatikleştiren, güvenli ve verimli bir para piyasası sunmakta.AAVE’nin Tarihçesi: Önemli Dönüm NoktalarıAave'nin evrimi, DeFi ekosisteminin büyümesiyle paralel ilerledi. Aave'nin yolculuğundaki başlıca duraklar şu şekilde:•2017’de kuruldu: Proje ETHLend adıyla, Finlandiyalı girişimci Stani Kulechov tarafından kuruldu. RegTech'e (Düzenleyici Teknoloji) ilgi duyan bir hukukçu olan Kulechov, dijital çözümlerin finansla ilgili hukuki ve düzenleyici fonksiyonları nasıl değiştirebileceğini araştırmaktaydı. ETHLend, aynı yılın Kasım ayında bir ICO gerçekleştirdi ve Aave çıkış tarihi olarak genellikle bu başlangıç noktası kabul edilir. ICO ile 1.3 milyar LEND token ihraç edildi ve 75%'i token satışında sunuldu. Yaklaşık 17 milyon dolar fon toplandı. Başlangıçtaki konsept eşler arası borç verme üzerine kuruluydu.•2018’de Aave için ilk adımlar atıldı: 2018'in sonlarına doğru Aave adında yeni bir ana şirket kuruldu ve Aave borç alma verme platformunun yeni likidite havuzu modeli tasarlandı.•2020’de yeniden markalaşma gerçekleşti: Yeniden markalanan Aave protokolünün Version 1 (V1) platformu Ocak 2020'de yayına girdi. Bu lansmanla ETHLend platformu kapatıldı. V1, likidite havuzlarını ve algoritmik faiz oranlarını kullanan bir sistem sunuyordu. Aynı yılın Aralık ayında ise Version 2 (V2) lansmanı gerçekleştirildi. V2, V1 üzerine inşa edildi ve DeFi ekosisteminin üstel büyümesi göz önünde bulundurularak yeni risk azaltma özellikleri ve geliştirilmiş sermaye verimliliği üzerine odaklandı. 2020'de ayrıca LEND tokenları, 100'e 1 oranında Aave tokenlarına dönüştürüldü, bu da toplam 13 milyon Aave tokenı ile sonuçlandı. Proje rezervi ve protokol teşvikleri için ek 3 milyon Aave tokenı oluşturuldu. Aave'nin yönetimi, kar amacı güden kuruluştan token sahiplerine devredildi. Ayrıca, Aave Companies, Ekim 2020'de 25 milyon dolarlık bir risk sermayesi turu ile yatırım aldı.•2021 Aave Pro yayınlandı: Aave, DeFi alanındaki hakimiyetini pekiştirdi. Kurumsal kullanıcıları hedefleyen Aave Pro (daha sonra Aave Arc olarak yeniden markalandı) platformu Temmuz ayında başlatıldı. Yüksek Ethereum gas ücretleri nedeniyle Nisan ayında Polygon'a, daha sonra Avalanche'a genişleme kararı alındı.•2022’de Polygon, Avalanche, Arbitrum, Optimism’e genişledi: Aave V2, Aralık 2020'de piyasaya sürüldükten yaklaşık 2 yıl sonra Version 3 (V3), Mart 2022'de altı farklı blockchainde (Polygon, Avalanche, Arbitrum, Optimism dahil) yayına alındı. V3, Aave protokolüne yapılan en önemli yükseltmedir. Çok zincirli destek (Polygon, Avalanche, Arbitrum, Optimism, Base gibi) ve "Portal" özelliği gibi yenilikler getirildi. Portal özelliği, çapraz zincir köprülerinin Aave mevduatlarını temsil eden aTokenları mint etmesine ve yakmasına olanak tanıyarak zincirler arası hareketliliği artırmayı hedefliyor. V3 ayrıca gelişmiş risk yönetimi araçları (İzolasyon Modu, Verimlilik Modu - E-Mode, Siloed Borrowing), geliştirilmiş sermaye verimliliği ve yaklaşık %25 daha düşük gas ücretleri sunuyor. V1, V2 ve V3 arasındaki farkları aşağıdaki tablo ile gösterebiliriz:ÖzellikV1V2V3Lansman20202020 sonu2022Flash Loans✔️✔️✔️Çapraz Zincir❌KısmiTam destekRisk YönetimiSınırlıOrta seviyeGelişmişGas Optimizasyonu❌Kısmen var✔️ (yaklaşık %25 daha düşük)•2023–2024’te GHO başladı: Aave'nin yerel stablecoin'i GHO, Temmuz 2023'te Ethereum ana ağı üzerinde başlatıldı. GHO, teminat fazlasıyla desteklenen algoritmik bir stablecoin'dir. GHO, Nisan 2024 itibarıyla Arbitrum ağına da Chainlink'in CCIP protokolü aracılığıyla dağıtıldı. Aave DAO'su, GHO'yu zamanla birden fazla ağda başlatmayı planlıyor. Kasım 2023'te, Aave Companies, Web3 erişimini genişletmek amacıyla Avara olarak yeniden markalandığını ve Ethereum tabanlı kripto cüzdanı Family'yi satın aldığını duyurdu. Aave Protokolü ve Aave Labs, Avara'nın şemsiye markası altında var olmaya devam edecektir. Şirket, DeFi'nin ötesine geçerek Web3'ü küresel kullanıcılara farklı kullanım durumlarıyla getirmeyi hedefliyor. Merkeziyetsiz sosyal ağ protokolü Lens gibi projeler de Avara çatısı altındadır. V4 lansmanı da planlıyor.AAVE Neden Değerli?Aave nasıl çalışır ve neden önemlidir sorularını, protokolün sunduğu temel faydalardan yola çıkarak aşağıdaki maddelerle özetleyebiliriz:Bankasız finans sistemi Aave'yi öne çıkarıyorAave, merkezi bir otorite veya aracı olmadan çalışıyor. Kullanıcılar, geleneksel bankacılık sistemine erişimleri olmasa bile teminatlı borç alma ve kripto varlıklarını ödünç vererek faiz kazanma imkanına sahip. Bu, finansal hizmetlere erişimi demokratikleştiriyor. Yani kullanıcılar fonları üzerinde tam kontrole sahip (non-custodial).DeFi ekosisteminin öncülerinden biriAave, merkeziyetsiz lending alanında bir öncü olarak görülüyor. ETHLend'in eşler arası modelinden, likidite havuzlarına geçerek sektördeki ölçeklenebilirlik sorunlarına yenilikçi bir çözüm getirdi. Flash loans gibi devrim niteliğindeki özellikleri sektöre kazandırdı. Bunlar, borç alınan miktarın aynı blockchain işlemi (transaction) içinde geri ödenmesi koşuluyla alınan teminatsız krediler olarak bilinmekte. Özellikle "one-block" işlem içinde geri ödeme gerekliliği, flash loan'ları benzersiz kılar. DeFi ekosisteminde Aave, "lending" kısmında yer alıyor. Kaynak: Tokeny Yüksek likidite, risk yönetimi ve teminat yapısıAave, en büyük DeFi protokollerinden biridir ve milyarlarca dolarlık Toplam Kilitli Değer (TVL) barındırır. Bu yüksek TVL, platformda borç alma ve verme işlemleri için derin bir yüksek likidite havuzu sağlar. Likidite havuzları, borç verenlerin token yatırmasına ve borç alanların ödediği ücret ve faizin büyük kısmını kazanmasına olanak tanır.Borç alanlar genellikle ödünç alınan fon değerini aşan bir teminatlı borç alma pozisyonu sürdürmek zorunda. Bu aşırı teminatlandırma (overcollateralization) mekanizması, protokolü ve kullanıcıları korur ve istikrarı sağlamaya yardımcı olur. Aave, kredilerin riskini azaltmak için LTV (Loan-to-Value) oranları ve tasfiye eşikleri gibi parametreleri dinamik olarak ayarlar. V3'te sunulan İzolasyon Modu ve Siloed Borrowing gibi özellikler, daha az likit veya daha değişken varlıkların teminat olarak listelenmesini mümkün kılarken genel protokol güvenliğini artırır. Kaynaklar, ETHLend döneminde LEND token kullanarak 55% LTV (yani 200% teminat) gibi belirli teminat oranlarından bahsetse de, Aave V3'teki E-Mode gibi özellikler belirli korelasyonlu varlıklar için daha yüksek borçlanma gücü sağlayarak verimliliği artırabilir. Şeffaf yapı ve birçok blockchain için destek sunulmasıAave, açık kaynaklı yapısıyla tamamen şeffaf çalışıyor. Tüm işlemler blockchain’de görülebiliyor, kullanıcılar cüzdanlarıyla bağlanıp hem geçmiş işlemleri hem de protokolün anlık durumunu takip edebiliyor. Başlangıçta sadece Ethereum’da çalışan sistem; şimdi Polygon, Avalanche, Arbitrum, Optimism gibi birçok ağda da aktif. V3 ile gelen çapraz zincir özelliği sayesinde farklı ekosistemlerden de Aave’ye kolayca erişilebiliyor.AAVE token ekonomisi ve işlevleriAave token ne işe yarar sorusunun önemli bir cevabı, yönetişim. AAVE token sahipleri, protokolün geleceği hakkında kararlar alma yetkisine sahip. Yeni özellikler, varlık listelemeleri, risk parametreleri ve diğer ayarlamalara ilişkin teklifler Aave Yönetişim Portalı aracılığıyla sunulur ve oylanır. Token sahipleri kendileri oy kullanabilir veya oylarını başkalarına delege edebilir. Bu merkeziyetsiz Aave yönetişim tokenı yapısı, protokolün topluluk tarafından yönlendirilmesini sağlar. AAVE tokenları ayrıca protokol tarafından toplanan ücret ve spread'in bir kısmıyla değer kazanır; bu fonlar AAVE tokenları satın almak ve yakmak için kullanılır. Ayrıca, AAVE token sahipleri platforma katılırken indirimlerden ve iyileştirilmiş şartlardan yararlanabilirler.Aave coin nedir sorusunu daha derinlemesine incelediğimizde, AAVE token'ın protokol için çeşitli kritik işlevlere sahip olduğunu görürüz. Daha önce belirtildiği gibi, Aave token ne işe yarar sorusunun en önemli yanıtlarından biri, Aave protokolünün yönetişimi.AAVE tokenları, protokolün operasyonlarında ve güvenliğinde merkezi bir rol oynar. AAVE token sahipleri, Aave'yi Güvenlik Modülü'nde (Safety Module) stake ederek protokolün sermaye sıkıntısına karşı bir geri durma mekanizması sağlamaya katkıda bulunurlar. Güvenlik Modülü'ne yatırılan AAVE, protokolde bir likidite açığı olması durumunda (borç verme havuzlarındaki likidite yetersizliğini gidermek için kullanılan rezervler) teminatlı borç alma pozisyonlarının korunmasına yardımcı olur. Bu modülde stake edilen AAVE tokenları, hazine rezervlerinden bir staking getirisi kazanır. Bir açık durumunda, stake edilen AAVE'nin maksimum %30'u kesilebilir (slashed). Güvenlik rezervlerinin yetersiz kalması durumunda, kalan açığı karşılamak için Aave hazine rezervleri kullanılacaktır. Protokolde bugüne kadar likiditeyi desteklemeye ihtiyaç duyulmamıştır. Bu işlevsellik, AAVE tokenını protokol için bir "backstop" veya destek varlığı haline getirir.AAVE tokenı, protokol tarafından toplanan ücret ve spread'in bir kısmı aracılığıyla değer biriktirir. Protokol tarafından toplanan spread ve ücretler, açık piyasada AAVE tokenları satın almak için kullanılır. Aave, token yakmayı taahhüt etmiştir. Kaynaklar, platformda ödenen ücretlerin yaklaşık %80'inin bu yakma amacıyla, %20'sinin ise borç verenleri teşvik etmek için kullanıldığını belirtir. Nihayetinde Aave rezervlerinin hedefleri, ekosistemi büyütmek ve token değerini artırmaktır. Yönetişim merkeziyetsiz olduğu için, token sahipleri rezervlerin kullanımı hakkında kararları yönlendirebilirler.Yıllar boyu, Aave coin fiyatı da piyasayla birlikte dalgalandı. Örneğin, LEND tokenı Ocak 2018'de tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 0.442615 dolara ulaştı. CoinMarketCap'e göre, AAVE'nin tüm zamanların en yüksek fiyatı 541.28 dolar olarak belirtildi. 2025 itibarıyla AAVE tokenı yaklaşık 160 dolar civarında işlem görüyor. Ancak güncel fiyatlar sürekli değişiyor. Özetle, AAVE tokenı protokolün yönetişiminde, güvenliğinde (stake etme yoluyla), değer birikiminde (yakma yoluyla) ve kullanıcı teşviklerinde merkezi bir rol oynuyor. Lansmanından bu yana AAVE fiyatı grafiği Yenilikçi özellikler: Flash loans, kredi delegasyonları... Aave, sektörde öne çıkan yenilikçi özellikler sunar. Flash loans, teminatsız borçlanmaya olanak tanıyan ve tek bir blockchain işlemi içinde geri ödenmesi gereken bir özelliktir; arbitraj, borç yeniden yapılandırma ve teminatlı borç alma swapları gibi kullanım alanları açmıştır. Kredi Delegasyonu (Credit Delegation), bir kullanıcının borçlanma gücünü başka bir kullanıcıya devretmesine olanak tanır. Platform, piyasa koşullarına göre dinamik olarak ayarlanan değişken ve sabit faiz oranları seçenekleri sunar. Teminat Swapping, borçlanma pozisyonundan çıkmadan teminatı değiştirmeye olanak tanır.Aave, merkeziyetsiz finans uygulamaları alanında sadece mevcut hizmetlerini sürdürmekle kalmıyor, aynı zamanda sürekli yeni alanları keşfediyor ve ekosistemini genişletiyor. V4 lansmanı gibi teknik güncellemeler planlanmakta. Bu, V3 ile başlayan Aave v3 nedir sorusunun cevaplarını genişletecek ve protokolün yeteneklerini daha da ileriye taşıyacak gibi duruyor.GHO stablecoini ekosistemi genişlettiGHO, Aave ekosistemine ait merkeziyetsiz bir stablecoin. Kullanıcılar teminat göstererek GHO basabiliyor. Aave DAO tarafından kontrol edilen bu sistem, platformun kendi içinde bağımsız bir kredi deneyimi sunmasına olanak tanıyor.Kurumsal benimseme ve geniş vizyonAave, kurumsal düzeyde ürünleri (Aave Arc gibi) keşfederek ve Valour gibi şirketlerin AAVE ETP'leri başlatmasıyla geleneksel finans ve DeFi arasında köprü kurmakta.AAVE’nin Kurucusu Kim?Aave kurucusu kim sorusunun cevabı, projenin başlangıcından itibaren liderlik eden kişidir: Stani Kulechov. Stani Kulechov, Aave'nin kurucusu ve CEO'sudur. Aynı zamanda ETHLend'in de kurucusu. Kaynaklar onu "genç, girişimci Finlandiyalı bir hukukçu" olarak tanımlıyor. Kulechov, Helsinki Üniversitesi'nde hukuk okurken Ethereum ile ilgilenmeye başladı ve bunun geleneksel finans sistemi üzerindeki potansiyel etkisini keşfetti. Özellikle RegTech'e (Düzenleyici Teknoloji) ve dijital çözümlerin hukuki ve düzenleyici fonksiyonları, finansla ilgili olanlar dahil, nasıl değiştirebileceğine ilgi duyuyordu. Kulechov, kendi kendini yetiştirmiş bir programcıdır ve genç yaşlarından beri programlama yapıyor. ETHLend'i 2017'de piyasaya sürerek ilk DeFi DApp'lerden birini yarattı. Başlangıçta Ethereum tabanlı kredi sistemi olarak tasarladığı bu platformu, daha sonra Aave olarak yeniden markalayarak sadece ETH lending'in ötesine geçmeyi ve daha geniş kripto varlık piyasasını dahil etmeyi hedefledi.Stani Kulechov, açık kaynaklı bir şekilde projeyi geliştirici toplulukla birlikte büyütmeye büyük önem verdi. Misyonu, Aave Protokolü aracılığıyla açık, şeffaf ve adil bir finansal ekosistem için araçlar yaratmak. Yakın zamanda, Aave Companies'in Avara olarak yeniden markalanmasıyla, Kulechov liderliğindeki şirket, DeFi'nin ötesine geçerek Web3'ü küresel kullanıcılara ulaştırmayı amaçlıyor. Özellikle merkeziyetsiz sosyal finans uygulamaları üzerine çalışmaları mevcuttur ve Lens Protokolü gibi projeler konusunda heyecanlı.Sıkça Sorulan Sorular (SSS)Aave’yle ilgili okudukça kafanda bazı sorular netleşmiş olabilir ama hâlâ aklında kalanlar da olabilir. Bu bölümde, yatırımcıların ve meraklıların en çok sorduğu soruları kısa ve net cevaplarla toparladık. Hem temel bilgileri tazeleyebilir hem de Aave’yi kullanmadan önce bilmen gereken önemli detayları buradan öğrenebilirsiniz:AAVE nedir ve nasıl çalışır?: Aave, merkezi olmayan bir finans (DeFi) protokolüdür. Kullanıcıların geleneksel finansal aracılara ihtiyaç duymadan kripto varlıklarını ödünç vermesini, ödünç almasını ve faiz kazanmasını sağlar. Protokol, borç verenlerin token yatırarak faiz kazanabildiği ve borçluların teminat sağlayarak veya flash loan aracılığıyla anında fonlara erişebildiği likidite havuzları sistemi üzerinde çalışır. Faiz oranları, token bazında talebe göre değişir.AAVE coin ne işe yarar?: AAVE tokenı, Aave protokolünün operasyonlarında ve yönetişiminde merkezi bir role sahiptir. Protokol yönetişiminin yerçekimi merkezi olarak kullanılır. AAVE token sahipleri, Aave İyileştirme Önerileri (AIP'ler) üzerinde oy kullanır ve protokolün geleceği hakkında kararlar alır. AAVE, "Güvenlik Modülü" adı verilen rezerv havuzuna stake edilebilir. Bu havuz, protokolü sermaye sıkıntısı durumunda korumak için tasarlanmıştır ve stakerlar ödül kazanır. AAVE token sahipleri, platforma katılırken ücretlerde indirimler ve iyileştirilmiş şartlar elde etme hakkına sahiptir. Ayrıca, platformda ödenen ücretlerin bir kısmı AAVE tokenlarını piyasadan geri almak için kullanılır.AAVE üzerinden nasıl borç alınır?: Kullanıcılar, kripto varlıklarını teminat olarak yatırarak Aave havuzlarından diğer kripto varlıkları ödünç alabilirler. Borç alanların genellikle borç aldıkları miktardan daha yüksek değerli bir teminat bulundurması gerekir (aşırı teminatlandırma). Aave, kullanıcıların aynı işlem içinde geri ödemesi koşuluyla teminatsız fonları ödünç almasına olanak tanıyan flash loanları da sunar.AAVE güvenli mi?: Aave, kullanıcılarını ve protokolü korumak için çeşitli risk yönetimi mekanizmaları kullanır. Krediler genellikle aşırı teminatlandırılır. Protokolde bir açık olması durumunda likidite sağlamak için kullanılan bir Güvenlik Modülü (Safety Module) bulunur. Aave protokol kodunun herkese açık ve denetlenebilir olduğu belirtilir. V3 kodu, önde gelen güvenlik firmaları tarafından denetlenmiş ve resmi doğrulamadan geçmiştir. Protokol ayrıca devam eden bir bug bounty programına sahiptir. Hiçbir protokol tamamen risksiz kabul edilmemekle birlikte, bu riskleri en aza indirmek için kapsamlı adımlar atıldığı belirtilmiştir.Hangi ağlarda AAVE kullanılabilir?: Aave, başlangıçta Ethereum protokolü üzerinde başlatılmıştır. Şu anda Polygon, Avalanche, Arbitrum, Optimism ve Base dahil olmak üzere birden fazla ağda kullanılabilir durumdadır. AAVE yönetişimi nedir?: Aave, AAVE token sahipleri tarafından tamamen merkezi olmayan, topluluk tarafından yönetilen bir protokoldür. AAVE token sahipleri, protokol yükseltmeleri ve ayarlamaları hakkında toplu olarak tartışır, önerir ve oy kullanır. Bu merkezi olmayan yönetişim yapısı, topluluğun Aave'nin gelişiminde doğrudan söz sahibi olmasını sağlar.AAVE ve DeFi protokolleri hakkında kapsamlı içerikler için JR Kripto Rehber serimize göz atın!

Ortadoğu'da tırmanan jeopolitik tansiyon, kripto para piyasalarında büyük bir sarsıntıya neden oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın üç nükleer tesisine düzenlenen hava saldırılarını “başarılı” ilan etmesi ve gerekirse daha güçlü bir misilleme yapılacağı yönündeki açıklamaları, yatırımcılar arasında paniğe yol açtı. İran ile İsrail arasındaki çatışmaların ardından gelen bu gelişmeler, küresel piyasalarda tedirginlik yarattı. Özellikle kripto para yatırımcıları, volatilitenin ani yükselişiyle ağır kayıplar yaşadı. Bu sert düşüş, 22 Haziran akşamı oldukça açık hale geldi. Daha sonra piyasa hafif de olsa toparlandı.Kripto piyasa değeri 3,1 trilyon dolara gerilediBu gelişmelerin gölgesinde, kripto para piyasasının toplam değeri son 24 saatte yüzde 1,50 düşüşle 3,1 trilyon dolara geriledi. İşlem hacminde ise aynı dönemde yüzde 26,23’lük kayda değer bir artış yaşandı ve toplam hacim 136,38 milyar dolara ulaştı. Lider kripto para birimi Bitcoin (BTC), yüzde 1,27’lik düşüşle 101.497 dolara kadar geriledi. Ethereum (ETH) yüzde 1,99 değer kaybederek 2.241 dolara indi. XRP ise yüzde 2,52’lik düşüşle 2,02 dolardan işlem görüyor. Piyasadaki korku seviyesi de artarken, Kripto Korku ve Açgözlülük Endeksi 37 seviyesine geriledi. Tasfiyeler 650 milyon dolara ulaştı: Boğalar tuzaklandıSon 24 saatte gerçekleşen toplam kripto tasfiyeleri 650 milyon doları buldu. Bu tasfiyeler 185 binden fazla yatırımcıyı etkilerken, pozisyonların büyük kısmını (yaklaşık 504,95 milyon dolarlık bölümü) long (uzun) pozisyonlar oluşturdu. Yani yatırımcıların çoğu fiyatların yükseleceği yönünde pozisyon almışken, piyasanın ani geri çekilmesiyle bu pozisyonlar zararla kapandı. Günün en büyük likidasyonu, HTX borsasında BTC-USDT paritesinde 35,45 milyon dolarlık bir long pozisyon oldu. Likidasyonlara borsalar özelinde bakıldığında, Bybit 252,46 milyon dolarla başı çekerken onu Binance (137,57 milyon dolar) ve Gate.io (96,57 milyon dolar) izledi. Bitmex, Bitfinex ve CoinEx gibi borsalarda likidasyonların yüzde 90’ından fazlası long pozisyonlardan oluştu. Bu da piyasada yukarı yönlü beklentilerin ne kadar baskın olduğunu ve bu beklentilerin ne kadar sert bir şekilde kırıldığını ortaya koyuyor.Altcoin’lerde kayıplar derinleştiBitcoin’in piyasa hakimiyeti yüzde 64,9 ile son döngülerin en yüksek seviyesine ulaşırken, altcoin’lerdeki zayıflık da gözle görülür hale geldi. Ethereum’un piyasa hakimiyeti yüzde 8,7’ye kadar geriledi. Ancak her şeye rağmen piyasada dikkat çeken bazı yükselişler de görüldü. Mikro piyasa değerine sahip Story IP, yüzde 11,35’lik günlük yükselişle günün en çok kazandıran token’ı oldu. Onu yüzde 10,39 ile Four ve yüzde 7,68 ile Sonic takip etti.

Solana Teknik AnaliziSolana 2023 yılının sonlarından itibaren yükselen trend yapısını oluşturdu. Bu oluşan yapıya baktığımızda “geniş yükselen kanal” bizleri karşılıyor. Fiyat da bu kanalın alt orta bandında seyrediyor. 119$ - 123$ aralığı güçlü destek bölgesi olarak karşımıza çıkıyor. Fiyatın bu bölgeye temas etmesi ve fiyatın yukarı yönlü tepki vermesi durumunda lokal dip bölgesinin bulunmuş olabileceğini söyleyebiliriz. SOL Majör Destek Bölgesi Fiyatın bu bölge üzerinde kalması, yaptığı hareketin sağlıklı bir geri çekilme olduğunu gösterir. Ancak 119$ seviyesinin altında günlük kapanışlar görürsek, bu adım adım bizi alt trend desteğine götürebilir. Ayrıca 109$ ve 105$ desteklerinin ardından, ortalama 100$ bandında trend desteği bulunuyor.Yukarı yönlü hareketlerde ise hedef yeniden 190$ bölgesi, sonrasında ise 218$ ve üst bölgede trend direnci olacaktır.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

Bitcoin Cash (BCH) Teknik AnaliziBitcoin Cash (BCH) grafiğine baktığımızda, Eylül 2023 itibariyle yaklaşık 2 yıllık bir yükseliş trendi sergileyerek fiyatın 474,9 dolar seviyelerine kadar yükseldiğini görüyoruz. Kanalın alt bandına temas ettiği Nisan ayından bu yana gösterdiği bu ivmeli hareket, BCH fiyatını kritik bir direnç olan 509 dolar seviyesine yaklaştırdı. Bu direnç hattı, satıcıların daha önce de çok kez kazandığı bir yatay direnç hattıdır. Daralan Üçgen Formasyonu Grafikteki formasyona baktığımızda, bir simetrik üçgen formasyonu görüyoruz. Bu formasyon içerisinde hareket eden fiyat, üst banda yaklaşmış durumda. Eğer 509 dolar seviyesi yukarı yönlü hacimli bir kırılım ve üzerinde kapanışlar ile geçilirse, BCH fiyatı için 580 ila 600 dolar aralığı hedef haline gelebilir. Üçgenin üst bandındaki düşen trend bu hareket ile kırıldığı takdirde yapı tamamen pozitif bir şekilde momentumlu bir yükseliş hareketi BCH için gelecek senaryosu olabilir. Bu senaryo, daha önce test edilmemiş alanlara ve hatta yeni ATH seviyelerine doğru potansiyel bir yükselişi tetikleyebilir.Öte yandan, eğer 509 dolar seviyesinden reddedilirse, fiyatın önce 410 dolar bölgesindeki güçlü destek kanalına, ve ardından buranın da kırılımı halinde daha güçlü destek noktası olan 290 - 300 dolar seviyelerine kadar geri çekilme ihtimali bulunuyor. Bu seviyelerde alıcıların tekrar devreye girmesiyle fiyat yeniden yukarı yönlü bir hareket deneyebilir.Özetle, Bitcoin Cash (BCH), 509 dolar seviyesinde karar anına yaklaşırken, bu direncin kırılması durumunda trend teması ve ardından gelebilecek kırılım ile güçlü bir yükselişin önü açılabilir. Ancak olası bir geri çekilme senaryosunda, 345 dolar civarındaki destek bölgesi yakından takip edilmelidir. Bu seviyenin altına inilmediği sürece, yükselen trend yapısı teknik olarak korunmuş olacaktır. Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.
