Haberler

Altcoin Haberleri

Altcoin Haberleri

Altcoin ile ilgili tüm makale ve haberlere göz atın. Altcoin hakkında en son haberler, analizler ve görüşler.

BIO Yorum ve Fiyat Analizi - 20 Ekim 2025

BIO/USDT Teknik AnaliziBugün, BIO için heyecan verici bir gelişme var: Güney Kore’nin popüler kripto borsası Upbit’te listeleme haberi geldi. Bu listeleme sayesinde BIO, biyoteknoloji ve blokzincir alanındaki potansiyelini yatırımcıların gözünde yeniden gündeme getirmiş oldu.Şimdi teknik analiz kısmına geçelim ve BIO’nun fiyatında neler olup bittiğini detaylıca inceleyelim. Çanak - Kulp Formasyonu BIO grafiğinde büyük çanak formasyonu sonrası kulp yapısının netleştiği görüyoruz. Güncel durumda fiyat 0,1200$ seviyesinde işlem görüyor ve kulp bölgesinin alt sınırı olan 0,1148$ üzerinde tutunmayı sürdürüyor. Bu görünüm formasyonun geçerliliğini koruduğunu gösteriyor.Kulp yapısı 0,11$ – 0,18$ aralığında şekillenmiş durumda. Fiyatın bu bant üzerinde kalması formasyonun yukarı yönlü kırılma ihtimalini destekliyor. Özellikle 0,1874$ seviyesi kritik bir direnç noktası. Bu seviyenin üzerinde kapanışlar gelirse kulpun yukarı kırıldığı teyit edilecek ve trendin hızlanması bekleyebiliriz.Yukarı yönlü senaryoda fiyatın ilk hedefi 0,2690$ seviyesi olacak. Ardından 0,3059$ – 0,37$ aralığı güçlü direnç bölgesi olarak öne çıkıyor. Bu bölgenin aşılması halinde formasyonun teknik hedefi olan 0,4554$ bölgesi gündeme gelir. Daha uzun vadede ise 0,6184$ seviyesine kadar potansiyel hareket alanı bulunuyor.Aşağı yönlü senaryoda 0,1148$ seviyesi en kritik destek konumunda. Bu bölgenin kaybedilmesi halinde fiyat 0,0771$ seviyesine kadar geri çekilebilir ve kulp formasyonu geçerliliğini yitirebilir.Takip Edilecek Seviyeler Destekler: 0,1148$ → 0,0771$Dirençler: 0,1874$ → 0,2690$ → 0,3059$ → 0,4554$ → 0,6184$Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

·
20 Eki 2025
BIO Yorum ve Fiyat Analizi - 20 Ekim 2025

Aster (ASTER) Nedir?

Aster (ASTER), spot ve perpetual işlemleri aynı çatı altında toplayan, merkeziyetsiz yapısıyla öne çıkan yeni nesil bir kripto borsa platformu. Eylül 2025’te piyasaya çıktıktan sonra çoklu blockchain desteği, 1001x’e kadar kaldıraç sunması ve gizlilik odaklı MEV korumalı altyapısıyla hızlıca dikkat çekti. Binance’in kurucularından CZ’nin yatırım kolu YZi Labs’ın desteğini alması da projeye ayrı bir güven kattı. Lansmanından sonraki ilk haftada hem işlem hacmi hem token fiyatı ciddi sıçrama yaşadı. Peki Aster nedir, nasıl ortaya çıktı, neden bu kadar konuşuluyor? Bu rehberde aster nedir, aster coin ne işe yarar, aster coin nasıl çalışır gibi soruların hepsine detaylıca bakacağız.Aster’ın Tanımı ve Ortaya ÇıkışıAster, merkezi borsalardaki (CEX) işlem kalitesini DeFi dünyasının özgürlüğüyle birleştirmeye çalışan hibrit bir DEX. Kullanıcılar, varlıklarını kendi cüzdanlarında tutarak işlem yapabiliyor, hem spot hem de perpetual işlemler aynı platformda yapılabiliyor. Ethereum, BNB Chain, Solana ve Arbitrum gibi farklı ağlardan likidite çekebildiği için zincirler arası geçişlerde ekstra bir işleme gerek kalmıyor. Platformun en çok öne çıkan yanlarından biri de sermaye verimliliği. Getiri sağlayan varlıklar, mesela asBNB veya USDF, teminat olarak kullanılabiliyor. Bu da pozisyon açıkken bile pasif gelir elde etmeye olanak tanıyor. Yani sadece işlem yapmakla kalmıyor aynı anda stake gelirini de toplamaya devam ediyorsunuz. Aster’ın temelleri 2024’te, Astherus ve APX Finance adlı iki projenin birleşmesiyle atıldı. APX zaten perpetual işlemler üzerine çalışan deneysel bir projeydi; birleşmeden sonra Aster DEX adıyla yeni bir vizyonla yola çıkıldı. 2025’in Eylül ayında ASTER token piyasaya sürüldü. APX token’ları bire bir oranla ASTER token’a dönüştürüldü ve bu geçiş, kripto dünyasında hatırı sayılır bir ilgi topladı. CZ’nin ve eski Binance kadrosunun destek verdiği konuşuldu; bu da projeye ciddi bir güven kattı. Geliştirici ekip, Aster’ı profesyonel düzeyde işlem yapmayı mümkün kılan, gelişmiş ama kullanıcı dostu bir DEX olarak tasarladı. Çok zincirli yapı, stop-loss gibi detaylı emir türleri ve gizlilik özellikleriyle öne çıkması tesadüf değil; ekip en başından beri bu boşlukları hedef almış.Aster’ın çıkış noktası, merkezi borsaların hız ve derinliğini, DeFi’ın özgür yapısıyla birleştirmek. Kullanıcıların kendi varlıklarını kontrol etmeye devam ederken, aynı zamanda profesyonel araçlara ve yüksek likiditeye ulaşabilmesi temel hedefti. Ayrıca zincirler arası likiditenin parçalı yapısı da ciddi bir sorun olarak görülüyordu. Aster, farklı ağlardaki varlıkları tek arayüzde birleştirerek bu sorunu çözmeyi hedefledi. Vadeli işlemler gibi geleneksel finansal araçları DeFi’a taşırken, özellikle sermaye verimliliği ve işlem gizliliği gibi konulara özel önem verildi.Aster’ın Tarihçesi: Önemli Dönüm NoktalarıAster, henüz yeni sayılabilecek bir proje olmasına rağmen, kısa sürede büyük adımlar attı. Temelleri iki ayrı protokolün birleşmesiyle atıldı; ardından gelen hızlı büyüme, lansman haftasında yaşanan patlama ve topluluğa dağıtılan geniş çaplı airdrop, projeyi bir anda kripto gündeminin ortasına taşıdı. Şimdi Aster’ın hangi aşamalardan geçtiğine, ne zaman neler olduğuna yakından bakalım.2024: Projenin doğuşu - Astherus ve APX Finance’in birleşmesiyle Aster’ın ilk adımı atıldı. APX, daha önce perpetual işlemler üzerine çalışan bir projeydi; birleşmeyle birlikte bu deneyim Aster çatısı altında, daha geniş bir vizyonla devam etti. 2024 boyunca ekip, çoklu zincir mimarisini ve getiri sağlayan teminat sistemini oluşturmaya odaklandı.Eylül 2025: Token lansmanı ve hızlı yükseliş - ASTER token Eylül 2025’te piyasaya çıktı. APX sahipleri tokenlarını bire bir oranda ASTER ile değiştirdi. Lansmandan hemen sonra Aster DEX ciddi bir kullanıcı akını gördü. ASTER fiyatı yedi günde %2000’i aşarak yaklaşık 3.8 milyar dolarlık bir piyasa değerine ulaştı. Bu sayede ASTER, en büyük 50 kripto para arasına girdi. Aynı hafta Aster, günlük gelir bazında Hyperliquid’i geride bıraktığı günler yaşadı. Yine de toplam işlem hacmi açısından bakıldığında Hyperliquid hâlâ biraz öndeydi; haftalık 5.39 milyar dolara karşılık Aster 3.32 milyar dolara ulaştı. Ekim 2025: Borsa listelenmesi ve airdrop - ASTER, Ekim ayında Binance’te listelendi ve “Seed Tag” etiketiyle işlem görmeye başladı. Bu etiket genelde yenilikçi ve erken aşama projelere veriliyor. Aynı dönemde büyük ses getiren bir airdrop süreci gerçekleşti. Toplam arzın %8.8’i, yani 704 milyon ASTER, çeşitli kampanyalara katılan kullanıcılara dağıtıldı. Airdrop kazananlar arasında Spectra puanları biriktirenler, topluluk görevleriyle Aster Gems toplayanlar ve erken dönem Aster Pro kullanıcıları vardı. Token’ların talep edilmesi için son gün 17 Ekim olarak belirlendi. Bu tarihten sonra alınmayan token’lar topluluk ödül havuzuna geri döndü. Bu havuz, toplam arzın %53.5 gibi büyük bir kısmını kapsadığı için ileride yeni bir airdrop beklentisi oluştu. ASTER airdrop portalı 2025 sonrası: Aster Chain ve ileri planlar - Lansmandan sonra Aster ekibi yeni hedefini duyurdu: kendi Layer-1 blockchainini hayata geçirmek. Aster Chain, sıfır bilgi ispatı (zero-knowledge proofs) gibi gizlilik teknolojileriyle çalışacak. Amaç, işlem detaylarını gizli tutarken doğrulamanın zincir üzerinde yapılabilmesini sağlamak. 2025 sonuna gelindiğinde test süreci başlamıştı. Aster Chain’in devreye girmesiyle birlikte çoklu ağ yapısı tek bir yüksek performanslı ve gizlilik odaklı zincire taşınmış olacak. Ekip ayrıca, “intent-based” işlem sistemi gibi yeni özellikler üzerinde çalışıyor; bu sistemle kullanıcı niyetine göre işlemler akıllıca yönlendirilecek ve farklı likidite havuzları arasında otomatik geçiş yapılabilecek.Aster Neden Önemli?Aster’ın bu kadar kısa sürede öne çıkması tesadüf değil. Proje, hem teknoloji tarafında hem kullanıcı deneyiminde fark yaratmayı başardı. Merkeziyetsiz borsa alanında zaten pek çok oyuncu var, ama Aster; gizlilik odaklı yapısı, sermaye verimliliği ve çok zincirli destek gibi özelliklerle bu kalabalığın içinden kolayca sıyrıldı. Şimdi, Aster’ı farklı kılan bu unsurlara tek tek bakalım.Çok zincirli likidite ve erişimAster, çoklu blockchain desteğini en başından itibaren merkezine alarak tasarlandı. Şu anda BNB Chain, Ethereum, Arbitrum ve Solana gibi önde gelen ağlarla uyumlu çalışıyor. Bu sayede kullanıcılar, farklı zincirlerdeki varlıklarını tek bir arayüz üzerinden kolayca alıp satabiliyor. Normalde farklı DEX’ler arasında dağılmış likiditeyi tek noktada toplamak, hem zaman hem de işlem maliyeti açısından büyük kolaylık sağlıyor. Aster sayesinde token köprüleriyle uğraşmadan, zincirler arasında tek tıkla geçiş yapılabiliyor; bu da platformu hem pratik hem de erişilebilir kılıyor. Yüksek kaldıraç ve gelişmiş türev araçlarAster DEX’in en dikkat çekici yönlerinden biri, kaldıraçlı işlemlerde sunduğu esneklik. Platform, bazı paritelerde 1001x’e kadar kaldıraç sunarak sektörde alışılmış sınırların ötesine geçiyor. Karşılaştırmak gerekirse, Binance en fazla 20x kaldıraç verirken, Hyperliquid 40x ile sınırlı kalıyor. Bu kadar yüksek kaldıraç, elbette deneyimli ve risk seven yatırımcılar için cazip bir alan yaratıyor; yeni başlayanların ise temkinli yaklaşmasında fayda var. Aster, sürekli vadeli işlemlere (perpetual futures) odaklandığı için kullanıcılar vade sonu beklemeden long veya short pozisyon açabiliyor. Ayrıca profesyonel trader’ların alışık olduğu order book sistemiyle çalışıyor; stop-loss, take-profit veya iz süren emirler gibi gelişmiş araçlar da destekleniyor. Bu sayede stratejiler daha hassas yönetilebiliyor, risk kontrolü de kolaylaşıyor. Aster DEX üzerinde kaldıraçlı işlem örneği. Sermaye verimliliği ve yenilikçi teminat sistemiAster, “kazandıran teminat” yaklaşımıyla sermaye verimliliğini başka bir seviyeye taşıyor. Çoğu platformda teminat olarak yatırılan varlıklar pasif kalırken, Aster’da bu varlıklar işlem yaparken bile getiri kazanmaya devam ediyor. Örneğin, likit stake edilmiş BNB (asBNB) teminat olarak kullanıldığında, BNB staking ödülleri işlem süresince de gelmeye devam ediyor. Aynı şekilde, Aster’ın kendi ekosisteminde yer alan getirili stabilcoin USDF de teminat olarak kullanılabiliyor. Bu sistem, hem sermayenin boşa yatmasını önlüyor hem de kullanıcıların fırsat maliyetini azaltıyor. “Aster Earn” adı verilen bu ürün grubu, DeFi’deki likit stake ve faiz getirili token modellerini türev işlemlerle birleştirerek kullanıcılara daha verimli bir deneyim sunuyor.MEV direnci ve gizlilik odaklı işlemlerDeFi dünyasında sıkça karşılaşılan sorunlardan biri, madencilerin işlemleri önden alarak kullanıcıların zararına hareket etmesi (front-running). Aster, bu problemi ortadan kaldırmak için sıfır bilgi ispatları (ZK proofs) ve gizli emirler (hidden orders) gibi ileri seviye çözümler kullanıyor.Gizli emirler sayesinde büyük yatırımcılar işlemlerinin büyüklüğünü herkese açık şekilde paylaşmadan pozisyon alabiliyor. Bu da piyasa manipülasyonlarını ve “balina takibini” zorlaştırıyor. CZ de 2025’te yaptığı bir açıklamada, tamamen şeffaf borsaların büyük işlemler için her zaman ideal olmadığını, Aster’ın gizlilik yaklaşımının bu açıdan daha dengeli bir çözüm sunduğunu söylemişti. Kullanıcı dostu arayüz ve çift mod desteğiAster, her seviyeden kullanıcıyı düşünerek iki farklı işlem modu sunuyor. Simple Mode (Basit Mod), tek tıkla işlem yapılabilen sade bir arayüz. Teknik detaylarla uğraşmak istemeyen kullanıcılar, Aster Liquidity Pool (ALP) üzerinden kolayca alım-satım yapabiliyor. Pro Mode (Profesyonel Mod) ise daha deneyimli trader’lara hitap ediyor. Emir defteri görünümü, derinlik tablosu, gelişmiş grafikler ve farklı emir tipleriyle merkezi borsa hissi yaratıyor. Bu çift modlu yapı sayesinde Aster, hem yeni başlayanlara hem profesyonellere hitap eden nadir DEX’lerden biri haline geliyor. Rakiplerinden Hyperliquid sadece profesyonel kullanıcıya yönelirken, birçok basit DEX de ileri seviye araçlar sunmuyor. Topluluk odaklı yönetişim ve destekAster’ın token yapısı ve yönetişim modeli, topluluk katılımını merkeze alıyor. ASTER token sadece işlem ücreti ödemek için değil, aynı zamanda platformun geleceğine dair kararlarda söz sahibi olmak için kullanılıyor. Toplam arz 8 milyar adetle sınırlı ve bunun %53.5’i topluluk ödülleriyle airdrop’lara ayrılmış durumda. Bu sayede platformu erken dönemde kullananlar hem teşvik edildi hem de projeye bağlılıkları güçlendi. Token sahipleri, protokol güncellemeleri, ücret oranları ya da hazine kullanımına dair oylamalara katılabiliyor. Aster, YZi Labs ve Binance bağlantılı güçlü bir desteğe sahip olsa da yönetimin topluluk odaklı kalmasına özen gösteriyor. Aster’ın Kurucuları ve EkibiAster’ın arkasında, merkeziyetsiz finans konusunda deneyimli bir ekip ve güçlü stratejik destekçiler var. Çekirdek kadro, 2024’te gerçekleşen birleşmeden önce Astherus ve APX Finance projelerinde yer alan geliştiricilerden oluşuyor. Bu ekip, türev ürünler ve DeFi altyapıları konusundaki bilgi birikimini Aster çatısı altında birleştirerek hem teknik yapıyı hem de yenilikçi özellikleri inşa etti. Projenin öne çıkan tanıdık bir yüzü olmasa da, CEO Leonard adıyla bilinen kişi verdiği röportajlarda Aster Chain vizyonundan ve geleceğe dair planlardan bahsetti.Aster’ı öne çıkaran detaylardan biri de aldığı güçlü yatırım desteği. Proje, Binance Labs kökenli yatırım şirketi YZi Labs tarafından finanse ediliyor. Binance’in kurucusu CZ’nin projeye olan ilgisi ve sosyal medyada verdiği destek, toplulukta güven yarattı. Bunun yanında, sektördeki bazı risk sermayesi fonları ve melek yatırımcılar da erken aşamalarda Aster’a katkı sağladı. Bu destekçiler yalnızca finansal kaynak sunmakla kalmadı, likidite ve iş birliği tarafında da projenin büyümesini kolaylaştırdı. CZ'nin ASTER hakkında paylaştığı birçok gönderiden yalnızca biri. Topluluk tarafında ise Aster, oldukça kısa sürede geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştı. Resmi sosyal medya hesaplarında on binlerce kişi projeyi takip ediyor; özellikle Eylül ve Ekim 2025 dönemindeki airdrop ve ödül kampanyaları bu büyümeyi hızlandırdı. Birçok kullanıcı hâlâ yeni ödül ve airdrop fırsatları için platformda işlem yapmaya devam ediyor. Topluluk üyeleri aynı zamanda yönetişim oylamaları aracılığıyla platformun geleceğine dair karar süreçlerinde de söz sahibi olabiliyor.Ekip, kullanıcılarla doğrudan iletişime büyük önem veriyor. Düzenli AMA (Ask Me Anything) etkinlikleri, rehber yazıları ve eğitim içerikleriyle topluluğun hem projeyi hem de DeFi dünyasını daha iyi anlaması sağlanıyor. Geliştirici tarafında da Aster protokolünü entegre etmek isteyen bağımsız yazılımcılara açık dokümantasyon ve teşvik programları sunuluyor. Böylece Aster etrafında zamanla daha geniş bir ekosistem ve üçüncü parti uygulama ağı oluşuyor. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)Aşağıda, Aster hakkında sıkça sorulan bazı sorular ve cevaplarına ulaşabilirsiniz:Aster (ASTER) nedir, ne işe yarar?: Aster, hem spot hem de perpetual işlemleri destekleyen çok zincirli bir merkeziyetsiz borsa. Kullanıcılar farklı ağlardaki varlıklarını tek yerden alıp satabiliyor, kaldıraçlı pozisyon açabiliyor ve tüm kontrol kendi cüzdanlarında kalıyor. Kısacası Aster, CEX konforunu DeFi özgürlüğüyle birleştiriyor. ASTER token ise işlem ücreti indirimi, staking ve yönetişim oylamaları gibi alanlarda kullanılıyor.Aster hangi ağlarda çalışıyor?: Aster şu anda BNB Chain üzerinde faaliyet gösteriyor ama aynı zamanda Ethereum, Arbitrum ve Solana ağlarındaki likiditeyi de birleştiriyor. Yani kullanıcılar farklı ağlar arasında geçiş yapmadan tek arayüzden işlem yapabiliyor. İleride devreye alınacak Aster Chain ile işlemler daha hızlı ve gizli hale gelecek.Aster’ı kim kurdu?: Proje, 2024’te Astherus ve APX Finance ekiplerinin birleşmesiyle doğdu. Resmî bir kurucu isim öne çıkmasa da, CEO olarak Leonard biliniyor. Aster ayrıca Binance Labs kökenli YZi Labs tarafından destekleniyor; dolayısıyla CZ’nin dolaylı desteği de var.ASTER coin ne zaman çıktı, fiyatı nasıl seyretti?: ASTER token, Eylül 2025’te piyasaya çıktı. Lansman haftasında fiyatı %2000’in üzerinde artarak 3-4 milyar dolar piyasa değerine ulaştı. Kısa sürede en büyük 50 kripto para arasına girdi ancak hâlâ yeni bir proje olduğu için fiyatı oldukça değişken.ASTER token ne işe yarıyor?: ASTER, Aster ekosisteminin merkezinde yer alıyor. İşlem ücretlerinde indirim sağlıyor, staking yoluyla gelir elde etmeye imkân veriyor ve topluluk oylamalarında oy hakkı sunuyor. Ayrıca ileride Aster Chain’in yerel token’ı olarak kullanılması da planlanıyor.Airdrop yapıldı mı, yenisi gelir mi?: Evet. Aster, lansman döneminde toplam arzın %8.8’ini erken katılımcılara dağıttı. Bu kampanya sonrası talep edilmeyen token’lar topluluk ödül havuzuna aktarıldı. Havuzun büyüklüğü nedeniyle yeni airdrop olasılığı yüksek; topluluk da bu konuda umutlu.Aster güvenilir mi, yatırım yapılır mı?: Aster, güçlü destekçilere sahip ve teknik açıdan yenilikçi bir proje. Ancak henüz yeni olduğu için risk faktörü yüksek. Kaldıraçlı işlemler, regülasyon veya teknik sorun riski barındırabilir. Yatırım yapmadan önce proje gelişmelerini takip etmek ve küçük miktarlarla ilerlemek en sağlıklısı.Aster’da başka hangi ürünler var?: Aster Earn adlı sistemle kullanıcılar, stake veya faiz getirili ürünlerden pasif gelir elde edebiliyor. Ayrıca tokenleştirilmiş hisse senedi vadeli işlemleri gibi yeni ürünler de ekleniyor. Yakında emtia veya endeks türevlerinin de Aster’da yer alması bekleniyor.Aster ve blockchain dünyasındaki en son gelişmeleri kaçırmamak için JR Kripto Rehber serisini takip edin.

·
20 Eki 2025
Aster (ASTER) Nedir?

ARB Yorum ve Fiyat Analizi - 17 Ekim 2025

ARB/USDT Teknik AnaliziARB grafiğinde haftalık periyotta takip ettiğimiz geniş düşen kanal yapısı güncelliğini koruyor. Fiyat son dönemde kanalın üst bandına doğru yükseliş gösterse de burada tutunamayarak yeniden aşağı yönlü baskı altına girdiğini söyleyebiliriz. Genel görünümde kanal hâlâ aktif ve kırılım gelmediği sürece fiyat bu yapı içinde hareket etmeye devam edecektir. Düşen Kama Formasyonu Anlık olarak fiyat 0,4091$ seviyesinde işlem görüyor. Son günlerde 0,4515$ üzerine atak gelse de kalıcılık sağlanamadı ve fiyat yeniden aşağı döndü. Bu seviye kısa vadede en kritik direnç olarak öne çıkıyor. Üzerinde kapanışlar gelmesi halinde önce 0,5046$, ardından da 0,5475$ direnç bölgeleri gündeme gelecektir. Asıl kırılım teyidi ise 0,66$ – 0,71$ aralığı üzerinde sağlanacak. Bu bölgenin aşılması orta-uzun vadede formasyon hedefi olan 2,42$ seviyesini teknik olarak gündeme getirebilir.Aşağı yönlü hareketlerde 0,3558$ ilk güçlü destek olarak takip edilmeli. Bu seviyenin altındaki kapanışlarda 0,33$ ve kanal alt bandı olan 0,28$ bölgeleri yeniden test edilebilir.Özetle:ARB düşen kanal yapısında hareketini sürdürüyor.0,4515$ üzeri kapanışlar kısa vadede trend değişimi için kritik.Yukarıda 0,5046$ → 0,5475$ → 0,66$ – 0,71$ dirençleri önemli.Aşağıda 0,3558$ ve 0,28$ seviyeleri destek konumunda.Orta-uzun vadeli teknik hedef 2,42$ seviyesi olmaya devam ediyor.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

·
17 Eki 2025
ARB Yorum ve Fiyat Analizi - 17 Ekim 2025

UNUS SED LEO (LEO) Nedir?

UNUS SED LEO (LEO), kripto para borsası Bitfinex’in arkasındaki şirket olan iFinex ekosisteminin kalbinde yer alan yardımcı token’dır. 2019’da piyasaya çıkan LEO, Bitfinex kullanıcılarına farklı alanlarda avantajlar sunarak hem platforma sadakati artırmayı hem de ekosistemde bir değer döngüsü yaratmayı amaçlıyor. İsmin kökeni Latince “unus sed leo”, yani “bir, ama aslan (tek başına, ama güçlü)” ifadesinden geliyor. Bu rehberde LEO token’ın ne işe yaradığını, nasıl ortaya çıktığını, geçmişini, teknik yapısını, kullanım alanlarını ve geleceğe dair beklentilerini adım adım inceleyeceğiz.UNUS SED LEO’nun Tanımı ve Ortaya ÇıkışıUNUS SED LEO (kısaca LEO), iFinex tarafından Bitfinex borsası ve ilişkili ürünlerde kullanılmak üzere geliştirilmiş bir utility token (hizmet token’ı/yardımcı token) olarak tanımlanıyor. LEO token sahipleri, Bitfinex platformunda işlem ücreti indirimleri, para çekme/yatırma kolaylıkları, kredi (borç alma/verme) işlemlerinde avantajlar gibi çeşitli ayrıcalıklardan faydalanıyor. Bu token’ın temel amacı, iFinex ürünlerinde kullanıcı sadakatini artırmak ve platform gelirlerini token değeriyle ilişkilendirerek bir değer yakalama (value capture) mekanizması yaratmak.LEO token, Mayıs 2019 tarihinde tanıtıldı ve özel bir satış yoluyla hızla piyasaya sürüldü. Bitfinex, 2019 Mayıs ayında gerçekleştirdiği bu özel satış ile 10 gün gibi kısa bir sürede 1 milyar dolar fon toplamayı başardı. Token satışı 1 LEO = 1 USDT sabit fiyatıyla gerçekleştirildi ve tüm tokenlar özel yatırımcılara satıldı. Kısa süre içinde LEO, Bitfinex ekosisteminin temel bir varlığı haline geldi. LEO token, Bitfinex’in ana şirketi olan iFinex Inc. tarafından geliştirildi. iFinex bünyesindeki küresel fintech ekibi, güvenlik ve ölçeklenebilirlik odaklı bir altyapı ile LEO’yu hayata geçirdi. Projenin teknik liderliğini, Bitfinex ve Tether şirketlerinin CTO’su olan Paolo Ardoino yürüttü. Ardoino ve ekibi, LEO token’ı iFinex’in mevcut sistemlerine entegre ederek kullanıcı deneyimini iyileştirmeyi amaçladılar.LEO token’ın ortaya çıkışının arkasında, Bitfinex’in ekosisteminde yaşanan finansal bir açığı kapatma ve uzun vadeli değer yaratma hedefi yer alıyor. 2018 yılında Bitfinex’in ödeme işlemcisi Crypto Capital’a emanet ettiği yaklaşık 850 milyon dolar fonun hükümetler tarafından dondurulması, şirketi zor durumda bırakmıştı. Bu açığı telafi etmek ve kullanıcı güvenini yeniden tesis etmek için iFinex, 2019’da LEO token satışına giderek yaklaşık 1 milyar dolarlık kaynak yarattı. Elde edilen fonlar, Bitfinex’in finansal yükümlülüklerini karşılamak ve operasyonlarını sürdürmek için kullanıldı. Bunun yanı sıra LEO, sadece bir kriz çözüm aracı olarak kalmayıp iFinex ekosisteminde uzun vadeli bir değer birikim aracı olarak tasarlandı. iFinex, LEO aracılığıyla platform gelirlerinin bir kısmını toplulukla paylaşarak token değerini desteklemeyi ve kullanıcı sadakatini artırmayı hedefledi.LEO token, teknik olarak çift zincirli (dual-chain) yapısıyla öne çıkan nadir projelerden biri. Başlangıçtan itibaren LEO token’ları iki farklı blockchain ağı üzerinde çıkarıldı: Yaklaşık %66’sı Ethereum ağı üzerinde ERC-20 standardında (660 milyon token) ve %34’ü EOS ağı üzerinde EOSIO protokolünde (340 milyon token) olmak üzere toplam 1 milyar token ihraç edildi. Her iki ağdaki LEO token’lar Bitfinex platformunda birbiriyle dönüşümlü olarak kullanılabilir durumda. Bu sayede kullanıcılar, Ethereum’un geniş DeFi ekosistemine erişebilme ile EOS’un düşük işlem ücretlerinden yararlanabilme esnekliğine aynı anda sahip oldular. Çift zincirli yapı, LEO’ya farklı platformlar arası uyumluluk ve likidite kolaylığı sağlamakta.Genel olarak LEO token, öncelikle Bitfinex borsası içinde çeşitli kullanım alanlarına sahip olsa da, iFinex ekosisteminin geneline yayılan bir yardımcı varlık olarak tasarlandı. LEO’nun başlıca kullanım alanları şu şekilde:Bitfinex’te işlem ücreti indirimi: LEO token sahipleri, Bitfinex borsasında yaptıkları kripto-kripto alım satım işlemlerinde daha düşük işlem ücreti öderler. Özellikle tüm kripto para işlem çiftlerinde, taker (piyasa alıcı) ücretlerinde %15 indirim LEO tutmanın getirdiği temel avantaj. Yüksek tutarda LEO bulunduran kullanıcılar için ek ücret indirimleri de uygulanabilir (belirli eşiklerin üzerindeki bakiyeler için ilave %10 indirim gibi). Bu indirimler, yoğun alım-satım yapan trader’lar için ciddi maliyet avantajı sağlar.Lending ve Borrow hizmetlerinde daha düşük maliyet: Bitfinex’in P2P kredi piyasasında LEO token, hem borç verenler hem de borç alanlar için fayda sunar. Borç verenler (lenders), ellerindeki LEO miktarına bağlı olarak uygulanan komisyonlarda her 10 bin LEO için %0.05 şeklinde indirim alır ve bu indirim toplamda %5’e kadar çıkabilir. Bu sayede LEO tutan kullanıcılar, kredi verme işlemlerinden daha yüksek net getiri elde eder. Borç alanlar (borrowers) açısından ise, LEO token’ı teminat olarak kullanabilme imkanı var. Bitfinex Borrow platformunda kullanıcılar LEO’yu teminat göstererek USDT veya başka varlıklar borç alabilir ve bu sayede portföylerindeki LEO’yu finansman aracı olarak değerlendirebilirler. Bitfinex Pay ile ödemeler: Bitfinex Pay, çevrimiçi işletmelerin kripto para ile ödeme almasını sağlayan bir ödeme ağ geçididir. Bu sistemde LEO token, hızlı ve düşük maliyetli bir ödeme aracı olarak kullanılabilir. Bir e-ticaret sitesi Bitfinex Pay’i entegre ettiğinde, müşteriler ödemelerini LEO token ile gerçekleştirerek düşük işlem ücreti öderler. LEO ile yapılan ödemeler, Bitfinex’in anlık dönüşüm özelliği sayesinde işletmeler tarafından istenirse USDT gibi sabit bir değere de çevrilebilir.Yeni token satışları ve launchpad ayrıcalıkları: iFinex, 2019’da LEO’yu duyururken aynı zamanda kendi IEO platformu Tokinex’i de tanıtmıştı. Bitfinex Launchpad benzeri bu platformda LEO, yerel yardımcı token olarak konumlandırıldı. LEO token sahipleri, iFinex’in veya Bitfinex’in düzenlediği yeni proje token satışlarına (IEO’lara) erken erişim veya garantili allotman gibi ayrıcalıklar elde edebilmekte. Örneğin, bir launchpad etkinliğinde belli miktar LEO tutan kullanıcılar belirli bir oranda yeni çıkacak tokendan satın alma hakkını önceden garantileyebilir. Bu, LEO’ya ek bir kullanım değeri katarak token sahiplerine yatırım fırsatlarına öncelikli katılım imkânı verir.VIP statüsü ve özel programlar: Bitfinex, borsasında yüksek hacimli işlem yapan veya yüklü miktarda varlık bulunduran müşterilerine çeşitli VIP programlar sunar. LEO token, bu VIP seviyelerini etkileyen faktörlerden biri. Çok yüksek miktarda LEO bulunduran kullanıcılar, Bitfinex’te VIP kullanıcı statüsü kazanabilirler. VIP kullanıcılar; daha yüksek para çekme limitleri, özel müşteri temsilcisi desteği, düşürülmüş işlem ücretleri ve özel etkinliklere davetiye gibi ayrıcalıklara sahip olurlar. Örneğin, 50 milyon LEO’dan fazla token tutan bir kullanıcı, aylık 2 milyon USD’ye kadar fiat para çekim ücretinden muaf tutulabilir ve bu limit üzerindeki çekimlerde uygulanan ek ücret %3 yerine %2 olarak indirilir. UNUS SED LEO’nun Tarihçesi: Önemli Dönüm NoktalarıUNUS SED LEO’nun hikâyesi, Bitfinex’in 2019’da yaşadığı zorlu finansal dönemi geride bırakmak için attığı stratejik bir adımla başladı. iFinex ekosisteminin kurtuluş planı olarak doğan LEO token, kısa sürede Bitfinex’in uzun vadeli büyüme modelinin merkezine yerleşti. 2019’daki lansmandan 2025’te ulaştığı tüm zamanların en yüksek seviyesine kadar LEO’nun serüvenine göz atalım:2019: LEO’nun lansmanı: Bitfinex ve Tether’in çatı şirketi iFinex, Mayıs 2019’da UNUS SED LEO token’ını piyasaya sürdü. Yapılan özel token satışı ile 1 milyar USDT karşılığı fon toplandı ve token’lar 10 gün içinde tamamen satıldı. Aynı yıl, Bitfinex beyaz bülteniyle birlikte token yakım mekanizmasını tanıttı. iFinex, platform gelirlerinin belirli bir kısmıyla piyasadan LEO satın alıp yakacağını duyurdu.2020: EOS entegrasyonu: LEO token’ın EOS tabanlı versiyonu bu dönemde yaygın biçimde kullanılmaya başladı. Bitfinex, Ethereum’un yanı sıra EOS ağı üzerinde de LEO desteğini entegre ederek kullanıcıların LEO transferlerinde daha hızlı ve ucuz işlemler yapabilmesini sağladı. Çift zincir altyapısının tam olarak uygulanmasıyla, LEO sahipleri token’larını Bitfinex aracılığıyla Ethereum ve EOS ağları arasında aktarabildi.2021: Ekosistemin genişlemesi: Bitfinex bu yıl Bitfinex Pay ve Bitfinex Borrow gibi yeni ürün ve hizmetleri başlatarak platformunu çeşitlendirdi. LEO token’ın kullanım alanı da bu yeniliklerle genişledi. Örneğin, Mart 2021’de başlatılan Bitfinex Pay ile çevrimiçi mağazalar LEO’yu bir ödeme aracı olarak kabul etmeye başladı. Aynı şekilde, Bitfinex Borrow kredi platformunda LEO, kullanıcıların teminat portföylerinde yer alarak ve indirimli oranlar sunarak P2P borç alma/verme işlemlerine entegre edildi. iFinex, ileride çıkardığı tüm yeni ürün ve platformlarda LEO token sahiplerine benzer avantajlar sunmayı planladığını duyurmuştu. Bu strateji 2021’de hayata geçmeye başladı.2022: Daha geniş kabul ve entegrasyon: 2022 yılı, LEO token’ın iFinex ekosistemi dışında da tanınırlık kazanmaya başladığı dönem oldu. Bitfinex’in kardeş şirketi Tether ile entegrasyonlar derinleşirken, LEO çeşitli platformlarda bir ödeme aracı olarak benimsendi. Bitfinex Pay’i entegre eden çevrimiçi işletmeler, LEO ile ödemeleri kabul ederek kullanıcılarına alternatif bir kripto para ödeme seçeneği sundular. Ayrıca iFinex, Bitfinex Securities gibi yeni yan girişimlerinde LEO’yu potansiyel bir yardımcı varlık olarak değerlendirmeye başladı. 2023 - 2024: Düzenli yakımlar ve arz azaltımı: Bu dönemde iFinex, LEO token için söz verdiği şeffaf yakım programını sürdürdü. Bitfinex’in oluşturduğu gerçek-zamanlı LEO Transparanlık Panosu üzerinden aylık yakım raporları yayımlanmaya devam etti ve her üç saatte bir gerçekleşen on-chain yakım işlemleri toplulukla paylaşılmaya devam edildi. 2024 sonuna gelindiğinde toplam LEO arzının önemli bir kısmı yakılarak dolaşımdan çıkarılmış durumdaydı; piyasaya sürülen yaklaşık 1 milyar token’dan on milyonlarcası kalıcı olarak yok edildi. Örneğin, 2021 ortasına kadar yaklaşık 51 milyon LEO token yakılmıştı.2025: Yeni zirve (ATH) ve piyasa performansı: Kripto piyasasının genel toparlanma eğilimine paralel olarak LEO fiyatı 2024 boyunca kademeli bir yükseliş gösterdi ve Mart 2025’te tüm zamanların en yüksek değerine ulaştı. 3 Mart 2025 tarihinde LEO fiyatı yaklaşık 10.01 dolar seviyesine çıkarak kendi rekorunu kırdı. Bu seviye, önceki zirve olan Şubat 2022’deki 8.14 dolarlık fiyatını geride bıraktı ve LEO’nun piyasa değerini 9 milyar doların üzerine taşıdı. 2025 yılı içinde LEO, en büyük merkezi borsa token’ları arasında üst sıralarda yer aldı. UNUS SED LEO Neden Önemli?Peki, UNUS SED LEO neden bu kadar önemli bir kripto para? Coinin mekanizmasında ve ekosisteminde, kriptoya değer katan birçok madde yer alıyor. Şu başlıklar altında inceleyebiliriz:Deflasyonist ekonomi modeliLEO token’ın en dikkat çekici özelliği, deflasyonist bir arz yapısına sahip olması. Bitfinex ve bağlı şirketleri, her ay elde ettikleri konsolide gelirlerin en az %27’si ile piyasadan LEO token satın alıp bunları yakmakta. Bu düzenli geri alım ve yakım mekanizması, zamanla toplam arzın azalmasını sağlayarak token değerini desteklemeyi hedefler. Arz azaldıkça mevcut tokenların kıtlığı artacağı için, teoride LEO’nun piyasa fiyatı üzerinde pozitif bir baskı oluşturulması amaçlanmakta. En son gerçekleşen LEO yakımları Bitfinex ekosisteminde avantajlarLEO, Bitfinex platformunda aktif işlem yapan kullanıcılar için somut faydalar sunuyor. Örneğin LEO tutan kullanıcılar, borsada ödedikleri işlem ücretlerinde %15’e varan indirim elde edebilirler. Ayrıca Bitfinex’in eşler arası kredi piyasasında (P2P lending) LEO sahiplerine %5’e kadar komisyon indirimi sağlanır. Bitfinex Borrow hizmetinde LEO teminatı kullananlar daha düşük faiz oranlarından yararlanabilir. Bitfinex Pay ile entegre ödemelerde de LEO, işlem ücretlerini minimize eden ve hızlı transfer imkanı sunan bir araç olarak öne çıkıyor.LEO’nun şeffaflığıiFinex, LEO token için uyguladığı yakım programının tam şeffaflıkla takip edilebilmesi adına bir “LEO Transparency Dashboard” (LEO Şeffaflık Panosu) oluşturdu. Bu platform üzerinden yakılan tüm LEO miktarları ve ilgili işlem kimlikleri gerçek zamanlı olarak paylaşılıyor. Böylece topluluk üyeleri, şirketin taahhüt ettiği geri alım ve yakım işlemlerinin düzenli biçimde yapıldığını blockchain üzerinde doğrulayabiliyor. LEO'nun yakım paneli. Kaynak: Leo.bitfinex.com İkili zincir yapısı ve ekosisteminin genişliğiLEO’nun hem Ethereum hem de EOS ağlarında çalışması, teknik açıdan kullanıcılarına esneklik ve maliyet avantajı sunuyor. Ethereum üzerindeki LEO token’lar geniş borsa ve cüzdan desteğine sahipken, EOS üzerindeki LEO token’lar ise düşük işlem ücreti ve hızlı onay süresi gibi avantajlar sağlar. Bu çift zincirli yapı sayesinde kullanıcılar, piyasa koşullarına göre LEO transferleri için en uygun ağı seçebilirler. Örneğin Ethereum ağının yoğun olup ücretlerin yükseldiği dönemlerde, LEO’yu EOS ağı üzerinden çok daha cüzi maliyetle transfer etmek mümkün. Diğer yandan LEO token, iFinex grubunun farklı ürün ve hizmetleri arasında bir değer bağı oluşturarak ekosistemin bütünleşmesini sağlıyor. Bitfinex borsası, Tether (USDT) stablecoin’i, Ethfinex/DeversiFi ve diğer iFinex girişimleri dolaylı olarak LEO ile ilişkili. Örneğin, iFinex’in çıkaracağı yeni projelerde LEO’nun potansiyel rolü bulunabilir veya Tether işlemlerinden elde edilen bazı gelirler LEO yakımına aktarılabilir. LEO, bu anlamda iFinex ekosistemindeki değer döngüsünü içerden besleyen bir token olarak görülüyor. Kullanıcılar, LEO tutarak iFinex ailesinin tüm platformlarında avantaj elde ettikleri için, ekosisteme daha bağlı hale gelir.LEO token ekonomisiLEO’nun değerine bakarken, token ekonomisini de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Kripto paranın özelliklerini şu şekilde özetleyebiliriz:Toplam arz: Başlangıçta toplam 1 milyar LEO token oluşturuldu. Bu arzın yaklaşık %66’sı Ethereum, %34’ü EOS ağında ihraç edildi. İlk dağıtım sonrasında, herhangi bir yeni LEO token basımı yapılmadı.Dolaşımdaki arz: Düzenli yakımlar nedeniyle LEO’nun dolaşımdaki arzı sürekli azalıyor. 2019’da 1 milyar olan dolaşım arzı, Ekim 2025 itibarıyla yaklaşık 923 milyon LEO seviyesine geriledi. Arzın kalan kısmı iFinex tarafından yakılarak tamamen dolaşımdan kaldırıldı. Standart: ERC-20 (Ethereum) ve EOSIO (EOS) token standartlarını kullanır. Yani LEO, Ethereum blockchaininde ERC-20 protokolüne uygun token olarak, EOS blockchaininde ise EOS protokolüne uygun token olarak mevcut. Bitfinex platformu üzerinde kullanıcılar, iki ağdaki LEO token’ları arasında anında dönüşüm yapabilir.Yakım mekanizması: LEO tokenomics’inin kalbinde geri alım & yakım mekanizması bulunuyor. Whitepaper’ında belirtildiği üzere iFinex, her ay konsolide brüt gelirlerinin en az %27’si ile piyasadan LEO token satın alarak bunları yakma sözü verdi. Bu işlem, piyasada hiç token kalmayana dek devam edecek. Ayrıca Bitfinex, geçmişte yaşadığı istisnai finansal kayıplar telafi edildiğinde de LEO yakımını hızlandırma sözü verdi. Örneğin, dondurulmuş Crypto Capital fonlarının veya Bitfinex hack’inde çalınan varlıkların herhangi bir kısmı geri kazanılırsa, iFinex bu tutarın %80’ini piyasadan LEO almak ve yakmak için kullanacağını duyurdu. Tüm yakım işlemleri akıllı kontratlar aracılığıyla yürütülür ve blockchain üzerinde doğrulanabilir durumda.UNUS SED LEO’nun Geliştiricileri ve TopluluğuDaha önce de belirttiğimiz gibi LEO token, iFinex Inc. tarafından geliştirilen merkezi bir kripto para birimi. iFinex, Bitfinex borsasını ve Tether’ı yöneten küresel bir fintech şirketi. Şirketin geliştirici ekibi finans ve yazılım alanında deneyimli profesyonellerden oluşuyor. LEO projesinin ortaya çıkışında Bitfinex’in teknik lideri olan Paolo Ardoino önemli rol oynadı. Paolo Ardoino, Bitfinex ve Tether’ın CTO’su (Chief Technology Officer) olarak LEO token’ın altyapısını planlayan ve uygulayan ekibi yönetmiştir. Ekibin birincil hedefi, LEO’yu Bitfinex platformuna sorunsuz bir şekilde entegre etmek ve tokenın güvenilirliğini sağlamak oldu.LEO token topluluğu, büyük ölçüde Bitfinex kullanıcıları ve token’ı uzun vadede elinde tutan kripto yatırımcılarından oluşuyor. Bitfinex borsasında aktif işlem yapan trader’lar, LEO’nun sağladığı indirim ve avantajlardan faydalanmak için tokenı portföylerinde bulunduruyor. Ayrıca DeFi yatırımcıları ve iFinex ekosistemine inanan uzun vadeli destekçiler de LEO topluluğunun parçası. LEO başlangıçta merkezi bir token olarak tasarlandığı için, proje yönetimi tamamen iFinex kontrolünde. Ancak iFinex’in uyguladığı şeffaf yakım politikası ve düzenli bilgilendirme sayesinde topluluk ile şirket arasında güvene dayalı bir ilişki olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin, iFinex her ay ne kadar gelirinin LEO alımı ve yakımına ayrıldığını açık bir şekilde duyurmaya devam ediyor. Ayrıca iFinex, LEO token ekonomisini desteklemek için gelirlerinin belirli bir bölümünü sürekli olarak token geri alımına ayırarak ekosistemi canlı tutuyor. Bu model, şirket ile token sahiplerinin çıkarlarını ortak paydada buluşturuyor. Zira Bitfinex gelirleri arttıkça daha fazla LEO yakılır ve mevcut token sahiplerinin elindeki LEO’ların değer kazanma potansiyeli yükselir. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)Aşağıda, UNUS SED LEO hakkında sıkça sorulan bazı sorular ve cevapları yer alıyor:UNUS SED LEO nedir, ne zaman çıktı?: UNUS SED LEO, Bitfinex borsasının ana şirketi iFinex tarafından 2019 yılında piyasaya sürülen bir yardımcı kripto para token’ıdır. Bitfinex kullanıcılarına çeşitli platform içi avantajlar sunmak amacıyla çıkarılmıştır ve ilk olarak Mayıs 2019’da özel bir satış ile 1 milyar dolar fon toplayarak lansmanı gerçekleştirilmiştir.LEO’yu kim geliştirdi?: LEO token, iFinex Inc. tarafından geliştirilmiştir. Projenin arkasındaki ekip, Bitfinex borsasını da yöneten küresel bir fintech kadrosudur. LEO’nun teknik geliştirme sürecine Paolo Ardoino (Bitfinex ve Tether CTO’su) liderlik etmiş, onun önderliğindeki mühendislik takımı token’ı başarılı bir şekilde Bitfinex ekosistemine entegre etmiştir. LEO hangi blockchain’lerde bulunuyor?: LEO token çift zincirli bir yapıya sahiptir ve iki ayrı blockchainde bulunur: Ethereum ve EOS. Ethereum ağında ERC-20 standardında bir token olarak işlem görürken, EOSIO protokolü üzerinde de eşdeğer LEO token’ları mevcuttur. Kullanıcılar Bitfinex üzerinden LEO’larını bu iki ağ arasında kolayca dönüştürebilirler. (Not: Bitfinex, 2025 itibarıyla EOS tabanlı LEO token’larını kendi “Vaulta” adlı yan zincirine geçirerek EOS yerine bu özel ağı kullanmaya başlamıştır; ancak temelde işleyiş benzer kalmıştır.)LEO token ne işe yarar?: LEO, ağırlıklı olarak Bitfinex ekosisteminde fayda sağlamak üzere tasarlanmıştır. LEO tutan kullanıcılar Bitfinex’te işlem ücretlerinde indirim alırlar, bu da özellikle yüksek hacimli trader’lar için önemlidir. Ayrıca LEO, lending/borrow (borç verme-alma) işlemlerinde komisyon indirimleri ve teminat olarak kullanılabilme imkânı sunar. Bitfinex’in kripto ödeme hizmeti Bitfinex Pay ile alışverişlerde de LEO bir ödeme aracı olarak kullanılabilir. Özetle, LEO token platform içi bir sadakat ve yardımcı token olarak, kullanıcılara mali avantajlar ve ek hizmetlere erişim kolaylıkları sağlar.LEO’nun yakım mekanizması nasıl çalışıyor?: LEO’nun yakım (buyback & burn) mekanizması, iFinex şirketinin gelir paylaşımı modeline dayanır. Şirket, her ayın sonunda önceki ay elde ettiği gelirlerin %27’si ile piyasadan LEO token’ları geri satın alır ve bu token’ları yakarak dolaşımdan çıkarır. Bu işlem, tüm LEO token’lar yok olana dek sürecek şekilde planlanmıştır. Örneğin Bitfinex’in işlem ücretlerinden, fonlama gelirlerinden ve diğer işletme kazançlarından belirlenen pay otomatik olarak LEO alımına ayrılır. Satın alınan LEO’lar ilgili ay içinde belirli aralıklarla cüzdanlardan geri dönülmez biçimde yakılır (yakım işlemi blockchain üzerinde herkesin görebileceği şekilde yapılır). Bu mekanizma sayesinde LEO arzı sürekli azalır ve token değerine uzun vadede destek sağlanması hedeflenir.LEO yatırım için uygun mu?: LEO, temel olarak bir hizmet/utility token olduğundan, doğrudan bir yatırım aracı olarak değil de Bitfinex kullanıcılarına fayda sağlamak için tasarlanmıştır. Elbette LEO’nun değeri zamanla artış gösterebilir (örneğin 2025’te $10 seviyesine ulaşarak ciddi bir getiri sağlamıştır), ancak bu artış büyük ölçüde Bitfinex platformunun başarısına ve iFinex’in yakım taahhüdüne bağlıdır. LEO, Binance’in BNB’si gibi diğer borsa token’larıyla kıyaslandığında daha sınırlı bir kullanım alanına ve nispeten düşük günlük işlem hacmine sahiptir. Yani LEO daha çok Bitfinex ekosistemine inanıp uzun vadeli bir ilişki kurmak isteyen kullanıcı profiline uygun bir token. Her yatırım kararı gibi, LEO’ya yatırım yapmadan önce de kişinin kendi risk toleransını ve beklentilerini değerlendirmesi gerekir.LEO gibi borsa token’larının geleceğini ve piyasadaki son gelişmeleri yakından takip etmek için JR Kripto Rehber bölümünü ziyaret edin.

·
17 Eki 2025
UNUS SED LEO (LEO) Nedir?

Üç Büyük Japon Bankasından Önemli Stablecoin Adımı

Japonya’nın üç büyük bankası, stablecoin alanında önemli bir adım atıyor. Mitsubishi UFJ (MUFG), Sumitomo Mitsui (SMBC) ve Mizuho, hem Japon yeni’ne hem de ABD dolarına sabitlenmiş stablecoin’ler çıkarmayı planlıyor. Nikkei’nin haberine göre bu üçlü, öncelikle Mitsubishi Corporation için pilot bir uygulama başlatacak. Projenin amacı ne?Proje, kurumsal ödemeler ve sınır ötesi işlemler için ortak bir standart oluşturmayı hedefliyor. Böylece, yen ve dolar cinsinden dijital likidite Japon finans sisteminin içinde, yerli bankalar aracılığıyla erişilebilir hâle gelecek. Bu da Japon şirketlerinin, özellikle ihracat ve enerji alanında faaliyet gösteren devlerin, daha hızlı ve düşük maliyetli ödeme altyapılarına geçişini sağlayabilir. Üç bankanın toplamda 300 binden fazla kurumsal müşterisi bulunuyor; bu da stablecoin projesinin yaygın bir kullanım alanı bulabileceğini gösteriyor.Stablecoin’ler, değeri genellikle ABD doları gibi itibari para birimlerine sabitlenen dijital varlıklardır. Hızlı transfer imkânı, şeffaf rezerv yapısı ve akıllı sözleşmelerle uyumlu olmaları nedeniyle hem kripto piyasasında hem de geleneksel finans kurumlarında giderek daha fazla tercih ediliyor. Küresel stablecoin arzı geçtiğimiz hafta itibarıyla 300 milyar doları aştı; bu da piyasadaki güvenin ve talebin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.Japonya, uzun süre kripto varlıklar konusunda temkinli bir duruş sergiledi ancak son dönemde düzenlemelerde ciddi bir açılım yaptı. Finansal Hizmetler Ajansı (FSA), yen destekli stablecoin’ler için yasal onay süreçlerini hızlandırıyor. Ayrıca Japan Post Bank, 2026 mali yılına kadar DCJPY adını taşıyan tokenize mevduat sistemini devreye sokmayı planlıyor.Japonya’nın yanı sıra Asya genelinde de hareketlilik artmış durumda. Güney Kore, stablecoin ihraçlarını düzenleyecek bir yasa hazırlarken, Hong Kong lisanslı stablecoin şirketleri için yeni bir rejim başlatıyor. Ripple ve SBI ise 2026 başında Japonya’da RLUSD adlı dolar sabitli bir tokenı piyasaya sürmeyi planlıyor.Öte yandan ABD’de ise GENIUS Act adı verilen yasa, stablecoin şirketleri için ilk kapsamlı federal çerçeveyi oluşturdu. Düzenleyiciler, bu modelin diğer ülkeler için de örnek teşkil edeceğini düşünüyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, global stablecoin piyasasının 2028 yılına kadar 2 trilyon doların üzerine çıkabileceğini öngörüyor.

·
17 Eki 2025
Üç Büyük Japon Bankasından Önemli Stablecoin Adımı

Bitcoin 105.000 Dolarda: JPMorgan, Düşüşün Nedenini Açıkladı

Kripto para piyasasında satış dalgası sürüyor. Bitcoin fiyatı, 17 Ekim sabahı itibarıyla 105.000 dolara kadar gerileyerek eylül başından bu yana en düşük seviyelerine indi. Bu düşüş, hem ABD ile Çin arasındaki ticaret geriliminin yeniden tırmanmasından hem de ABD bölgesel bankalarındaki zayıflık sinyallerinden beslendi. Ether %1,5 kayıpla 3.928 dolara gerilerken, BNB, XRP ve Solana gibi diğer büyük kriptolar da benzer yönlü hareket etti.Piyasa ruh halini ölçen Korku ve Açgözlülük Endeksi (Fear & Greed Index) 22 seviyesine inerek yatırımcıların “aşırı korku” bölgesinde olduğunu gösteriyor. Bu ruh hali, ABD hisse senedi piyasalarındaki belirsizlikle de paralel ilerliyor. ABD’de özellikle Zions Bancorp ve Western Alliance Bancorp gibi bölgesel bankaların kötü kredilerle ilgili açıklamaları, finansal sistemdeki kırılganlığı yeniden gündeme taşıdı. Bunun yanında, ABD Başkanı Donald Trump’ın “Çin ile ticaret savaşı içindeyiz” ifadesi piyasalarda yeni bir dalga yarattı. Bu açıklamalar, hisse senetlerinden kriptoya kadar tüm riskli varlıklarda satış baskısı yarattı.Presto Research analisti Min Jung, “Piyasa tamamen ABD–Çin ticaret savaşına dair manşetlere göre yön değiştiriyor. Bölgesel bankaların durumu da yatırımcı güvenini zedeliyor” dedi. Kronos Research’ün yatırım direktörü Vincent Liu ise “BTC ve ETH, hisse senetlerine göre daha dayanıklı olsa da düşük likidite nedeniyle her makro şok piyasayı hızla tersine çevirebilir” yorumunu yaptı.JPMorgan, Bitcoin ve altcoinlerdeki düşüşün ardındaki sebebi açıkladıAncak JPMorgan analistlerine göre son haftalardaki bu sert düşüşün asıl nedeni dış gelişmelerden çok kriptoya özgü yatırımcı davranışları. Bankanın analistleri, geçen haftaki likidasyonların büyük ölçüde “kripto yerli” (crypto-native) trader’lardan geldiğini, geleneksel ETF yatırımcılarının ve kurumsal oyuncuların bu süreçte büyük satış yapmadığını belirtiyor.JPMorgan verilerine göre 10–14 Ekim tarihleri arasında Bitcoin ETF’lerinden yalnızca 220 milyon dolar, Ethereum ETF’lerinden ise 370 milyon dolar net çıkış yaşandı. Bu rakamlar, toplam yönetilen varlıkların çok küçük bir kısmına denk geliyor. Buna karşın, kripto yatırımcılarının yoğun olarak kullandığı perpetual futures (sürekli vadeli işlemler) piyasasında açık pozisyonlar dolar bazında %40 geriledi. Analistler bu veriyi, “fiyat düşüşlerinden daha sert bir tasfiye dalgası” olarak tanımlıyor.Piyasalar geçen hafta 20 milyar dolardan fazla kaldıraçlı pozisyonun silindiği, tarihsel ölçekte en büyük tasfiye sürecini yaşadı. Yalnızca bir hafta içinde 1,5 milyonun üzerinde pozisyonun kapanması, piyasayı sarstı. Şu anda Bitcoin 105.000 dolar civarında işlem görüyor. JPMorgan, faiz indirimlerinin veya yeni spot ETF onaylarının dördüncü çeyrekte toparlanma yaratabileceğini, ancak kısa vadede volatilitenin yüksek kalacağını öngörüyor.

·
17 Eki 2025
Bitcoin 105.000 Dolarda: JPMorgan, Düşüşün Nedenini Açıkladı

ID Yorum ve Fiyat Analizi - 16 Ekim 2025

ID Teknik Görünümü Düşen Kanal Yapısı ID grafiğinde uzun süredir takip edilen düşen kanal yapısı geçerliliğini koruyor. Fiyat, son günlerde bu kanalın üst bandına yeniden yaklaşmış durumda. Bu seviyeden gelen tepkiler, kırılım ihtimalinin güçlenmeye başladığını gösteriyor. Anlık fiyat 0,1682$ seviyesinde ve kısa vadede pozitif bir görünüm söz konusu.Kısa vadede 0,1664$ seviyesi artık en yakın destek konumunda. Bu seviyenin üzerinde kalındığı sürece 0,1900$ – 0,1984$ aralığına doğru bir hareket beklenebilir. Bu bölge aynı zamanda kanalın üst bandına denk geliyor ve olası bir kırılım için kritik bir alan. 0,1984$ üzerinde günlük kapanışlar gelirse fiyatın önce 0,2238$, ardından 0,2524$ – 0,2635$ seviyelerini hedeflemesi olası.Aşağı yönlü senaryoda 0,1487$ ilk destek olarak takip edilmeli. Bu seviyenin altındaki kapanışlarda 0,1343$ ve 0,1170$ kademelerine kadar geri çekilme ihtimali masada kalmaya devam ediyor.Kanalın yukarı yönlü kırılması halinde teknik hedef kanal boyu kadar yukarı taşınır ve bu da fiyatı orta vadede 0,30$ – 0,36$ aralığına kadar götürebilecek bir potansiyel anlamına gelir.Özet:Güncel fiyat 0,1682$ seviyesinde.0,1664$ üzerinde kaldığı sürece 0,1900$ – 0,1984$ hedeflenebilir.0,1984$ üzerinde kalıcılık sağlanırsa 0,2238$ ve 0,2524$ – 0,2635$ seviyeleri öne çıkar.0,1487$ altında 0,1343$ ve 0,1170$ destekleri kritik.Kanal kırılımı ile 0,30$ – 0,36$ aralığı potansiyel hedef.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

·
16 Eki 2025
ID Yorum ve Fiyat Analizi - 16 Ekim 2025

Ethena USDe (USDe) Nedir?

Kripto dünyasında stablecoin’ler uzun süredir doların dijital karşılığı olarak kullanılıyor; ancak çoğu hâlâ geleneksel finans kurumlarına ve banka rezervlerine dayanıyor. Ethena USDe bu noktada farklı bir yol izliyor. Ethena Labs tarafından geliştirilen USDe, tamamen zincir üstünde işleyen ve “synthetic dollar” modeliyle desteklenen yenilikçi bir stablecoin olarak öne çıkıyor. Mart 2024’te tanıtılan proje, kısa sürede büyük ilgi topladı ve merkeziyetsiz finans (DeFi) ekosisteminde “getiri sağlayan stablecoin” akımının öncülerinden biri haline geldi. Bu rehberde Ethena USDe’nin nasıl çalıştığını, delta-hedged stratejisini, Internet Bond konseptini, ENA token’ı ve geleceğe yönelik yol haritasını tüm ayrıntılarıyla ele alacağız.Ethena USDe’nin Tanımı ve Ortaya ÇıkışıEthena USDe (USDe), “synthetic dollar” modeline dayalı, teminatlandırılmış ve zincir üstü türev işlemlerle dengelenen bir dijital stablecoin’dir. Kısaca söylemek gerekirse, Ethena protokolü geleneksel stablecoin’lere alternatif olarak tamamen kripto odaklı, merkeziyetsiz bir dolar çözümü sunuyor. USDe, finans mühendisliği teknikleri kullanarak 1 ABD doları değerine sabitleniyor ve kullanıcılarına bu değeri korurken getiri (yield) sağlama imkânı tanıyor.Ethena Labs tarafından geliştirilen USDe projesi ilk kez Mart 2024’te tanıtıldı. Ethena Labs ekibinin arkasında, finans mühendisliği, türev piyasaları ve risk yönetimi alanlarında deneyimli profesyoneller bulunuyor. CEO Guy Young liderliğindeki ekip Londra merkezli ve üyeleri arasında daha önce Morgan Stanley, Jump Trading ve Chainlink Labs gibi kurumlarda görev almış uzmanlar yer alıyor. Proje, tanıtımından kısa süre sonra büyük ilgi görerek piyasa değeri açısından en büyük stablecoin projelerinden biri haline geldi.USDe’nin temel amacı, stablecoin piyasasında sıkça karşılaşılan merkeziyetsizlik eksikliği ve rezerv şeffaflığı sorunlarını çözmek. Birçok mevcut stablecoin, geleneksel finans kurumlarına veya banka rezervlerine dayanırken Ethena, tamamen blockchain üzerinde çalışan ve geleneksel bankacılık sistemine bağlı olmayan bir dolar oluşturmayı hedefliyor. Ekip, “internet bond” vizyonuyla hem getiri sağlayan hem de fiyatı 1 dolara sabit kalan bir dijital dolar yaratmak istiyor. Bu sayede kullanıcılar, kripto ekosisteminde güvenilir bir değer saklama aracı kullanırken aynı zamanda pasif gelir elde edebiliyor. USDe fiyatı, aşağıda da görüleceği üzere, lansmanında bu yana 1 dolar civarında sabit kaldı. Ethena, “yield-bearing stablecoin” (getiri sağlayan stablecoin) kategorisinin öncülerinden biri olarak görülüyor. USDe, Aave, Pendle, MakerDAO, Uniswap gibi popüler DeFi platformlarıyla entegre bir şekilde çalışıyor ve bu ekosistemlerde aktif biçimde kullanılıyor. Özellikle kurumsal yatırımcılar için USDe, merkeziyetsiz finans dünyasına güvenli bir giriş kapısı olmayı hedefliyor. Geleneksel finans oyuncuları, USDe sayesinde blockchain tabanlı uygulamalara dolar bazlı ve şeffaf bir stablecoin ile katılım sağlayabiliyor.Ethena USDe’nin Tarihçesi: Önemli Dönüm NoktalarıEthena USDe’nin kısa geçmişinde öne çıkan bazı önemli olaylar ve gelişmeler şöyle:Mart 2024: Ethena Labs, USDe’nin ana ağ (mainnet) lansmanını gerçekleştirdi. İlk halka açık sürüm, kapalı testlerin ardından kullanıma açıldı ve proje DeFi topluluğunda heyecan yarattı.Nisan 2024: USDe, Bybit gibi büyük kripto para borsalarında listelendi. (Aynı dönemde Ethena Labs’in yönetişim token’ı ENA da Binance gibi büyük platformlarda kullanıcılarla buluştu.) Bu sayede USDe’nin likiditesi ve erişilebilirliği hızla arttı.Mayıs 2024: Ethena, “Internet Bond” adını verdiği yenilikçi kavramı tanıttı. Bu özellik sayesinde kullanıcılar ellerindeki USDe’yi stake ederek getiri elde etmeye başladılar. Yani USDe sadece değerini korumakla kalmadı, aynı zamanda düzenli bir kazanç aracına dönüştü.Temmuz 2024: Ethena protokolü, toplam kilitli değer (TVL) açısından 3 milyar ABD dolarını aşarak büyük bir dönüm noktasına ulaştı. Kısa sürede böylesine yüksek bir TVL’ye ulaşması, projeye duyulan güvenin ve ilginin göstergesiydi.2024 Sonu: USDe, sahip olduğu “staking + delta-hedging” modeliyle yıl sonuna doğru kripto piyasasında en yenilikçi sabit değerli varlıklardan biri olarak kabul görmeye başladı. Birçok analist, USDe’yi stablecoin alanında çığır açıcı bir örnek olarak nitelendirdi.2025: Ethena, farklı blockchain ağları arasındaki uyumluluğunu artırmak için LayerZero ve Chainlink gibi altyapılarla entegrasyonlar kurmaya başladı. Bu sayede USDe’nin birden fazla zincirde sorunsuz şekilde çalışabilmesi ve daha geniş kitlelere ulaşması hedeflendi.Ethena USDe Neden Önemli?Ethena USDe’yi diğer stablecoin projelerinden ayıran ve onu önemli kılan birkaç nokta var. Örneğin Ethena, USDT veya USDC gibi geleneksel stablecoin’lerin aksine, merkezi bir ihraççıya bağlı kalmadan tamamen zincir üstü mekanizmalarla 1 dolar değerini koruyor. Bu sayede merkeziyetsizlik ve sansüre dayanıklılık konusunda önemli bir alternatif sunuyor.Diğer yandan USDe, “delta-hedged” stratejisi sayesinde değeri sabit kalırken kullanıcılarına düzenli getiri (yield) sunuyor. Bu özellik, DeFi ekosisteminde pasif gelir elde etmenin yeni bir yolunu açtı. Artık stablecoin tutmak, sadece değeri saklamak için değil aynı zamanda getiri kazanmak için de mantıklı hale geliyor.Bunlara ek olarak Ethena’nın “sentetik dolar” tasarımı, geleneksel finansal piyasalarda kullanılan bir teknik olan delta hedging üzerine kurulu. Protokol, spot piyasalarda tutulan varlıkları (örneğin ETH gibi) aynı tutarda açılmış kısa vadeli türev (vadeli işlem) pozisyonlarıyla dengeliyor. Bu sayede piyasa dalgalanmalarına karşı dirençli, fiyat istikrarı yüksek bir varlık ortaya çıkıyor. 2021-2024 arasında Ethena'nın fonunda BTC ve ETH'deki açık pozisyon oranları Ethena protokolü, rezervlerini ve teminat oranlarını düzenli olarak zincir üstünde yayınlıyor. Yani USDe’nin arkasındaki teminatlar herkes tarafından görüntülenebiliyor ve denetlenebiliyor. Bu şeffaflık, kullanıcı güvenini artırırken stablecoin rezervlerine dair soru işaretlerini en aza indiriyor.Ethena, bireysel kripto kullanıcılarının yanı sıra fonlar, türev yatırımcıları ve diğer kurumsal aktörlere de hitap etmeyi amaçlıyor. “DeFi uyumlu dolar” sloganıyla, geleneksel finans dünyasının ihtiyaçlarına uygun, regülasyonlara duyarlı ve güvenilir bir dijital dolar alternatifi sunulması hedefleniyor. Bu da USDe’yi gelecekte kurumsal düzeyde ödeme ve finansal işlemlerde kullanılabilecek bir araç haline getirebilir.Ethena Labs ve USDe ekosistemiEthena USDe’nin değerinin arkasında bir de ekosistem ve Ethena Labs büyük bir öneme sahip. Ethena Labs, CEO Guy Young liderliğinde çalışan bir finans ve blockchain mühendisliği ekibidir. Londra merkezli bu ekip, merkeziyetsiz finans alanında yenilikçi ürünler geliştirmeye odaklanmıştır. Takımın üyeleri arasında daha önce Morgan Stanley, Jump Trading ve Chainlink Labs gibi geleneksel finans ve kripto dünyasının önde gelen kurumlarında deneyim kazanmış uzmanlar bulunuyor. Bu güçlü kadro, Ethena USDe’nin arkasındaki vizyonu hayata geçiren beyin gücünü oluşturuyor.Ethena projesi, kripto sektörünün tanınmış yatırımcı ve şirketlerinden önemli destekler almıştır. Dragonfly Capital, Binance Labs, OKX Ventures ve Bybit bunlardan sadece birkaçıdır. Ayrıca BitMEX kurucusu Arthur Hayes, Franklin Templeton ve Galaxy Digital gibi finans devlerinin de Ethena’ya çeşitli yatırımlar ve destekler sağladığı bilinmektedir. Bu geniş yatırımcı tabanı, projenin güvenilirliği ve potansiyeli konusunda önemli bir işaret veriyor.Ethena topluluğu giderek büyümekte ve projede söz sahibi olmaya başlamaktadır. Ethena Labs, merkeziyetsiz yönetişim (governance) modeline geçiş için adımlar atıyor. Bu kapsamda çıkartılan ENA adlı yönetişim token’ı, gelecekte protokol kararlarının topluluk oylamalarıyla alınmasını sağlayacak. Topluluk üyeleri ENA token’larını ellerinde tutarak, protokolün gelişimi ve önemli değişiklikler konusunda oy hakkına sahip olabilecek. Bu da Ethena ekosisteminin zamanla bir DAO (Decentralized Autonomous Organization) yapısına evrilmesi anlamına geliyor.Ekosistem uygulamaları da USDe’nin değerine katkı sağlıyor. Ethena USDe etrafında şekillenen ekosistemde bir dizi ürün ve entegrasyon bulunuyor. Bunlardan bazıları şunlar:Internet Bond: USDe stake eden kullanıcıların belirli bir getiri kazandığı yıllık getiri sistemine verilen isim. Bir bakıma, USDe’yi stake ederek “internet tahvili” gibi düzenli faiz geliri elde etmek mümkün hale geliyor. Kullanıcılar ellerindeki USDe’yi protokolde kilitleyerek günlük veya yıllık bazda ek kazanç sağlayabiliyor.Zincirler arası entegrasyonlar: Ethena USDe, başlangıçta Ethereum üzerinde çalışsa da hızla farklı zincirlere yayılmaktadır. Arbitrum, Optimism, Base gibi popüler ikinci katman (Layer-2) ağlarında ve yan zincirlerde USDe kullanımı mümkün hale geldi. Bu cross-chain entegrasyonlar, USDe’nin farklı platformlar ve uygulamalar arasında sorunsuz transferini ve kullanımını sağlıyor.DeFi platform entegrasyonları: USDe, birçok merkeziyetsiz finans protokolüyle derinlemesine entegre durumda. Örneğin, Pendle üzerinde ileri tarihli getiri işlemlerinde, Curve üzerinde likidite havuzlarında, Aave üzerinde borç verme/borç alma işlemlerinde USDe aktif olarak kullanılıyor. Synthetix gibi protokollerle de uyumlu çalışarak, USDe’nin likiditesi ve kullanım alanları genişletiliyor. Bu sayede Ethena ekosistemi, diğer DeFi projeleriyle birlikte büyüyen zengin bir kullanım ağı oluşturuyor.Ethena USDe Nasıl Çalışır?Ethena USDe’nin çalışma prensibi, geleneksel finans dünyasından ödünç alınmış akıllı bir stratejiye dayanıyor. Protokol, delta-hedged stablecoin modeliyle USDe’nin değerini 1 ABD dolarında sabit tutuyor. Peki bu ne anlama geliyor ve nasıl işliyor? Basitçe açıklayalım:USDe’nin değeri, protokolün elindeki varlıklar ile bunların türev piyasalarındaki pozisyonlarının dengede tutulması sayesinde korunuyor. Ethena, kullanıcılarından aldığı teminat varlıklarının (örneğin ETH gibi) fiyat hareketlerini dengelemek için eş zamanlı olarak vadeli işlem piyasalarında bu varlıklara karşı short (kısa) pozisyonlar açıyor. Bu yöntem, delta-nötr (delta-neutral) bir pozisyon oluşturuyor. Adım adım şu şekilde faaliyette:Teminat yatırma: Kullanıcılar, Ethena protokolüne teminat olarak ETH veya benzeri kripto varlıklar yatırıyor. Bu teminat karşılığında protokol, yeni USDe token’ları basıyor ve kullanıcıya veriyor.Delta hedge (koruma) pozisyonu: Protokol, kullanıcıdan aldığı teminat varlığı aynı anda hedge etmek için bir adım atıyor. Örneğin, kullanıcı 1 ETH teminat yatırdıysa, Ethena merkezi borsalarda veya desteklenen platformlarda 1 ETH’lik short (kısa) vadeli pozisyon açıyor. Bu short pozisyon, teminat olarak tutulan ETH’nin fiyat hareketlerine karşı bir sigorta görevi görüyor.Fiyat sabitleme: Bu dengeleme sayesinde, ETH fiyatı yükselse de düşse de USDe’nin değeri yaklaşık 1 ABD doları olarak kalabiliyor. Nasıl mı? Eğer ETH fiyatı yükselirse, protokolün elindeki ETH teminatı değer kazanıyor fakat açtığı short pozisyon aynı oranda değer kaybediyor – böylece toplam değer sabit kalıyor. Tersi durumda, ETH fiyatı düşerse teminatın değeri azalıyor ama short pozisyondan kazanç elde ediliyor, yine toplam değer korunuyor. Sonuç olarak protokolün toplam portföy değeri dolar bazında sabitlenmiş oluyor.Getiri oluşumu: Ethena’nın delta-nötr stratejisi yalnızca fiyatı sabitlemekle kalmıyor, aynı zamanda getiri de üretiyor. Vadeli işlem piyasalarında short pozisyonu tutan taraf olarak protokol, genellikle fonlama oranları adı verilen periyodik ödemeler alıyor. Özellikle kripto piyasalarında uzun (long) pozisyon açanlar sıklıkla kısa (short) pozisyon açanlara fonlama ücreti öder. Ethena, bu fonlama oranlarından doğan getiriyi biriktiriyor. Bunun yanı sıra teminat olarak tuttuğu varlıklar (örn. staked ETH) üzerinden de staking ödülleri kazanıyor. Elde edilen bu gelirler, USDe’yi stake eden kullanıcılarla belirli oranlarda paylaşılıyor. USDe için kullanılan türev işlemlerinin özeti. Kaynak: Ethena/Docs Neden bu model avantajlı? Çünkü USDe, herhangi bir banka rezervine ya da itibari para teminatına ihtiyaç duymadan tamamen piyasa tabanlı mekanizmalarla çalışabiliyor. Teminat varlıkların değeri finansal türevlerle koruma altına alınarak merkeziyetsizlik sağlanıyor. Böylece geleneksel stablecoin’lerin karşılaştığı düzenleyici baskılar ve güven sorunları minimize edilmiş oluyor. Ethena, bu akıllı hedge mekanizması sayesinde hem 1:1 dolar değerini koruyan hem de gelir getiren bir stablecoin modeli yaratmış durumda.Ethena USDe’nin Kullanım AlanlarıUSDe, bir stablecoin olarak değer saklamak için kullanılmasının yanı sıra çeşitli DeFi ve kripto para uygulamalarında aktif bir araç olarak karşımıza çıkıyor. USDe’nin başlıca kullanım alanlarına şu şekilde bakabiliriz:DeFi protokollerinde teminat: USDe, merkeziyetsiz finans platformlarında teminat (kolateral) olarak kabul ediliyor. Örneğin Aave gibi borç alma-verme protokollerinde kullanıcılar USDe yatırarak kredi alabiliyor ya da Curve gibi likidite havuzlarında USDe’yi diğer stablecoin’lerle birlikte kullanabiliyorlar. Bu sayede USDe, DeFi dünyasında güvenilir bir teminat aracı haline gelmiş durumda.Likidite sağlama (LP) ve yield farming: USDe, farklı platformlarda likidite havuzlarına katılmak için ideal bir varlık. Örneğin USDe/ETH veya USDe/USDT gibi işlem çiftlerinden oluşan havuzlara likidite ekleyerek LP (Liquidity Provider) olmak mümkün. Likidite sağlayıcıları, havuz ücretlerinden pay alırken aynı zamanda çeşitli yield farming ödülleri de kazanabiliyor. Bu da USDe sahiplerine ekstra kazanç fırsatları sunuyor.Pasif gelir elde etme: Ethena’nın Internet Bond sistemi sayesinde kullanıcılar, ellerindeki USDe’yi protokolde kilitleyip stake ederek pasif gelir elde edebiliyorlar. USDe stake edenlere, protokolün elde ettiği fonlama oranı gelirlerinden ve diğer kazanç kaynaklarından belirli bir yıllık yüzde getirisi (APY) sunuluyor. Bu, bankalardaki mevduat faizine benzer bir şekilde, dijital ortamda dolar bazlı getiri kazanmak anlamına geliyor. USDe staking getirisi, piyasa koşullarına göre değişebilse de kullanıcılar için cazip bir gelir kapısı oluşturuyor.Kurumsal ödeme çözümleri: Ethena projesi, uzun vadede sadece kripto platformlarında değil, gerçek dünya uygulamalarında da USDe’nin kullanılmasını hedefliyor. Özellikle kurumsal şirketler arası ödemelerin ve uluslararası transferlerin blockchain üzerinde USDe ile yapılabilmesi önemli bir hedef. Böylece geleneksel finans kurumları, blockchain’in hızını ve verimliliğini kullanarak, USDe aracılığıyla kesintisiz ve düşük maliyetli dolar transferleri gerçekleştirebilecekler. Bu vizyon gerçekleştiğinde, USDe sadece bir yatırım ve trading aracı değil, aynı zamanda küresel bir dijital ödeme aracı haline gelebilir.Ethena USDe token ekonomisiEthena USDe’nin teknik ve finansal özelliklerini daha yakından inceleyelim:Token Adı: Ethena USDeSembol (Ticker): USDeToken Standardı: ERC-20 (Ethereum ağında çalışır)Teminat Türü: ETH ve benzeri yüksek likiditeli kripto varlıklar (örn. stETH, wBTC gibi desteklenen teminatlar)Değer Sabiti: 1 ABD Doları (1 USDe ≈ 1 USD olacak şekilde hedeflenir)Yönetim Token’ı: ENA (Ethena projesinin yönetişim ve teşvik amaçlı token’ı)Toplam Kilitli Değer (TVL): 2025 itibarıyla yaklaşık 4 milyar USD (USDe ekosisteminde akıllı sözleşmelerde kilitli toplam varlık değeri)Yukarıdaki bilgiler, USDe’nin teknik yapısını ve ekonomisini özetliyor. Burada dikkat çekilmesi gereken nokta, USDe’nin her zaman 1 dolar değerinde kalabilmesi için %100 veya üzerinde teminatlandırıldığı ve bu teminatların akıllı bir hedge stratejisiyle korunması. Ethena protokolü, her basılan USDe için eşdeğer değerli bir teminat ve karşı hedge pozisyonu barındırarak sistemin sağlıklı işlemesini sağlıyor. USDe'nin faaliyeti USDe ve ENA farkına bakarsak: USDe, fiyatı dolara sabitlenmiş bir sentetik stablecoin iken ENA, Ethena ekosisteminin yönetim ve teşvik token’ıdır. Yani USDe’nin asıl görevi değerini korumak ve dolaşımda bir nevi dijital dolar olarak hizmet vermek. ENA ise proje yönetiminde söz hakkı tanımak, oylamalara katılım sağlamak ve ekosistem içindeki bazı teşvik mekanizmalarında rol almak için kullanılıyor. ENA sahipleri ileride Ethena protokolüyle ilgili kararların alınmasında oy kullanabilecek. Özetle: USDe günlük işlem ve değer saklama için, ENA ise protokol yönetimine katılım ve uzun vadeli teşvikler için var.Ethena USDe’nin geleceği ve yol haritasıEthena Labs ekibi, USDe’yi ve genel olarak Ethena ekosistemini geliştirmek için önümüzdeki dönemde çeşitli hedefler belirlemiş durumda:2025 Hedefleri: 2025 yılı boyunca Ethena, cross-chain entegrasyonlarını artırmayı planlıyor. Daha fazla blockchain ağına USDe’yi entegre ederek kullanıcı tabanını genişletmek öncelikli hedeflerden biri. Ayrıca USDe’nin ödeme çözümlerinde aktif rol alması için çalışmalar yürütülecek. Yani e-ticaret, uluslararası para transferi gibi alanlarda USDe kullanım örnekleri geliştirilebilir. Bununla birlikte, Ethena’nın yönetişim token’ı ENA için tam kapsamlı bir DAO yapısına geçiş amaçlanıyor. 2025 sonunda ENA yönetişim sisteminin tamamen devrede olması ve topluluk odaklı karar alma mekanizmasının çalışması bekleniyor.Orta vadeli hedef: Orta vadede Ethena, kripto dünyasında bir altyapı hizmeti haline gelmeyi hedefliyor. Ekip sıkça Ethena’yı küresel çapta bir “on-chain yield infrastructure” (zincir üstü getiri altyapısı) olarak tanımlıyor. Bu da Ethena’nın sadece kendi ürünleri için değil, diğer projelerin de üzerine inşa edebileceği, getiri odaklı finansal araçlar sunan bir platform olmayı planladığı anlamına geliyor. Örneğin, başka projeler Ethena’nın USDe ve delta-hedge modelini kullanarak kendi stablecoin veya türev ürünlerini yaratabilirler.Uzun vadeli vizyon: Ethena’nın uzun vadedeki vizyonu, yalnızca bir stablecoin projesi olarak kalmayıp, merkeziyetsiz finansın tahvil benzeri gelir mekanizmasını tüm dünyadaki yatırımcılara ulaştıran bir finansal katman oluşturmak. “Internet Bond” kavramı, geleneksel tahvillerin dijital bir yorumu gibi düşünülebilir ve Ethena, bu kavramı global yatırımcılar için erişilebilir kılmak istiyor. Uzun vadede başarıya ulaşıldığında, Ethena ekosistemi hem bireysel kullanıcılar hem de kurumsal yatırımcılar için güvenilir, şeffaf ve kazançlı bir dijital finans altyapısı haline gelebilir.Sık Sorulan Sorular (SSS)Aşağıda, Ethena USDe hakkında sıkça sorulan bazı sorular ve cevaplarına erişebilirsiniz:Ethena USDe nedir?: Ethena USDe, delta-hedge stratejisiyle değeri 1 dolara sabit tutulan, merkeziyetsiz ve getiri sağlayan bir stablecoin’dir. Yani blockchain üzerinde çalışan, teminat ve türev pozisyon dengesiyle desteklenen sentetik bir dijital dolardır.USDe ne zaman piyasaya çıktı?: Ethena Labs, USDe’yi ilk olarak Mart 2024 tarihinde piyasaya sürdü. Kapalı beta sürecinden sonra 2024 Mart ayında ana ağda kullanıma açılan USDe, o tarihten itibaren hızla büyüdü.Ethena’yı kim geliştirdi?: Ethena projesi, CEO Guy Young liderliğindeki Ethena Labs ekibi tarafından geliştirildi. Ekip üyeleri finans ve blockchain alanında deneyimli profesyonellerden oluşuyor.USDe nasıl sabit kalıyor?: USDe’nin 1 dolar değerinde kalması, ETH gibi teminat varlıklarının short pozisyonlarla dengelenmesi (hedge edilmesi) sayesinde mümkün oluyor. Protokol, elindeki teminatın değerini vadeli işlemlerde aldığı ters pozisyonlarla nötrlüyor ve böylece USDe’nin fiyatı piyasa volatilitesinden etkilenmiyor.USDe yatırımcısına nasıl kazanç sağlar?: Ethena protokolü, delta-nötr pozisyonlarından elde ettiği fonlama oranı gelirini ve diğer getirileri USDe sahipleriyle paylaşıyor. Yani USDe’yi stake eden kullanıcılar, protokolün kazandığı faiz ve ödül gelirlerinden pay alarak pasif kazanç elde ediyorlar.USDe güvenli mi?: USDe’nin teminatları ve rezervleri tamamen şeffaf biçimde zincir üstünde izlenebiliyor. Sisteminin risk yönetimi akıllı sözleşmelerle otomatik olarak yürütülüyor. Bu sayede insan hatası minimuma indiriliyor ve kullanıcılar protokolün sağlığını kendileri de denetleyebiliyorlar. Elbette, her finansal sistemde olduğu gibi belli riskler mevcut ancak Ethena, güvenlik ve şeffaflık konusunda sektörde öne çıkan bir yaklaşım benimsiyor.Ethena USDe hangi ağlarda kullanılabiliyor?: USDe halihazırda Ethereum ana ağı başta olmak üzere çeşitli yan ağlarda ve Layer-2 platformlarında kullanılabiliyor. Özellikle Arbitrum, Base ve Optimism gibi popüler ağlarda USDe’yi transfer etmek, takas yapmak veya farklı protokollerde kullanmak mümkün.Ethena USDe ve ENA farkı nedir?: USDe, değeri dolara endeksli bir stablecoin’dir. ENA ise Ethena ekosisteminin yönetişim token’ıdır. Kısacası USDe, dijital dolar olarak işlem görür; ENA ise proje yönetimine katılmak ve ekosistemde söz sahibi olmak için kullanılan tokendir. ENA sahipleri gelecekte Ethena protokolündeki güncellemeler ve kararlar üzerinde oy hakkına sahip olacaklar.Ethena Labs ve DeFi stablecoin devrimini yakından takip etmek istiyorsanız JR Kripto Rehber serimizi izlemeye devam edin.

·
16 Eki 2025
Ethena USDe (USDe) Nedir?

Trump Ailesi Kripto Dünyasında Altın Çağını Yaşıyor: 1 Milyar Dolarlık Kâr

ABD Başkanı Donald Trump ve ailesi, son bir yılda kripto para yatırımlarından elde ettikleri 1 milyar doları aşan kazançla yeniden gündeme oturdu. Trump ailesinin portföyü, meme coin’lerden stablecoin’lere ve DeFi projelerine kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor. Bu gelirler, kripto piyasasındaki varlıkların artışının yanı sıra, aileye ait projelerin token satışlarından ve marka lisans anlaşmalarından da kaynaklanıyor.Trump ailesinin kripto getirisi piyasayı şok ettiTrump ailesinin kripto evrenindeki en önemli girişimlerinden biri olan World Liberty Financial (WLFI), geçen yıl faaliyete geçti ve kısa sürede milyarlarca dolarlık işlem hacmine ulaştı. Aile üyeleri, projenin toplam arzının yaklaşık dörtte birine sahip. WLFI tokenlerinin yanı sıra, Trump ve Melania adına çıkarılan meme coin’ler de milyonlarca dolarlık gelir sağladı. Zincir üstü verilere göre TRUMP ve MELANIA coin’leri toplamda yaklaşık 427 milyon dolar getiri sağladı; WLFI token’ından ise 550 milyon dolar civarında gelir elde edildi. Ayrıca aileye ait USD1 adlı stablecoin’in satış hacmi 2,7 milyar dolar seviyesine ulaştı.FT'nin hesaplamalarına göre, ailenin en genç üyesi Barron Trump da bu girişimlerden büyük kazanç elde edenlerden biri. Henüz 19 yaşında olan Barron’ın serveti 150 milyon doları aştı ve annesi Melania Trump’ın varlığını geride bıraktı. Vanity Fair, Barron’ın birkaç ay içinde 80 milyon dolardan 150 milyon dolara yükseldiğini, bunun da WLFI ve stablecoin yatırımlarından kaynaklandığını belirtiyor. Trump ailesine ait DT Marks DeFi LLC adlı şirket, markanın kullanımı karşılığında 22,5 milyar adet WLFI token almış durumda ve Barron bu şirketin yüzde 10’una sahip. Ayrıca Alt5 Sigma ile yapılan 750 milyon dolarlık token anlaşması, Barron’ın gelirine 41 milyon dolar daha ekledi. Trump ailesinin kripto faaliyetleri bununla sınırlı kalmıyor. Eric Trump, WLFI aracılığıyla gayrimenkul tokenizasyonu planlarını açıkladı. Eric Trump, şu anda inşaatı süren bir binayı tokenize ederek halkın küçük tutarlarla yatırım yapabilmesini sağlayacak bir model üzerinde çalıştıklarını duyurdu. Bu sistemle yatırımcılar, örneğin 1.000 dolar yatırarak bir gayrimenkulün küçük bir kısmına sahip olabilecek. Ayrıca yatırımcılara otel hizmetleri veya özel erişim gibi ek avantajlar da sunulacak. WLFI’nin diğer kurucularından Zack Witkoff da bu modelin Trump ailesinin küresel destekçileri için yeni yatırım fırsatları yaratacağını söyledi.Bu kazançlar “etik” mi?Ancak bu devasa kazançlar, aynı zamanda etik tartışmaları da beraberinde getirdi. Trump’ın görevdeyken ailesinin işlerinden doğrudan gelir elde etmesi, çıkar çatışması iddialarını yeniden alevlendirdi. Bazı hukukçular, devlet başkanının bu ölçekte bir kripto faaliyetinde bulunmasının etik sınırları zorladığını savunuyor. Eleştirmenlere göre Trump yönetiminin kripto düzenlemelerinde yumuşak bir çizgi izlemesi, bu projelere avantaj sağladı.Buna rağmen Trump ailesi, kripto sektöründe hem finansal hem de sembolik anlamda büyük bir güç merkezi haline geldi. Dijital varlıklardan elde ettikleri gelir, klasik servet kaynaklarını geride bıraktı. Ancak bu kazançların uzun vadede sürdürülebilir olup olmayacağı, kripto piyasalarındaki volatiliteye ve regülasyonların sıkılaşma ihtimaline bağlı olacak. Şimdilik ise Trump ailesi, politikada olduğu kadar dijital finans dünyasında da dikkatleri üzerine çekmiş durumda.

·
16 Eki 2025
Trump Ailesi Kripto Dünyasında Altın Çağını Yaşıyor: 1 Milyar Dolarlık Kâr

300 Trilyon Dolarlık Hata: Stablecoin Faciası Finans Düzenleyicilerini Harekete Geçirdi

Stablecoin şirketi Paxos, 15 Ekim 2025’te tarihe geçecek büyüklükte bir hataya imza attı. Şirket, PayPal USD (PYUSD) için yanlışlıkla 300 trilyon dolar değerinde teminatsız token bastı. Hata fark edilince kısa sürede yakım işlemiyle giderildi; ancak olay, New York Finansal Hizmetler Departmanı’nın (NYDFS) radarına girdi.NYDFS, Paxos’un hatası hakkında açıklama yaptıNYDFS, yaptığı açıklamada Paxos ve PayPal ile temasa geçtiğini doğruladı. Kurum, “insan hatası” sonucu ortaya çıkan bu olayın, stablecoin’lerin operasyonel güvenliği açısından ciddi bir uyarı niteliğinde olduğunu belirtti. Olay, zincir üstü verilerde ilk olarak 300 milyon dolarlık rutin bir transfer sırasında fark edildi. Paxos’un kendi cüzdanları arasında gerçekleşen bu işlemde, sistemdeki basit bir rakam hatası sonucu 300 trilyon PYUSD yaratıldı. Tüm fazlalık bir saat içinde yakılarak dengeler eski haline getirildi, müşteri fonlarının etkilenmediği doğrulandı. Ancak olayın büyüklüğü, küresel finans piyasasının dikkatini çekti.Eski bir Salesforce mühendisi olan Sam Ramirez, süreci yorumlayarak Paxos’un “300 milyonluk işlemi yanlışlıkla 300 trilyon olarak tekrar bastığını” söyledi. “Bu, yazılım kaynaklı değil; tamamen insan hatası,” dedi. Olayın ardından gözler stablecoin teminat sistemlerine çevrildi. Zincir üstü doğrulama araçlarının eksikliği, manuel kontrollerin kırılganlığı ve sistemlerin denetlenme sıklığı yeniden tartışma konusu oldu.Chainlink topluluk temsilcisi Zach Rynes, yaşananların aslında “Proof of Reserve” (Rezerv Kanıtı) sistemlerinin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini kanıtladığını savundu. Rynes’e göre, Chainlink’in PoR sistemi entegre edilseydi bu büyüklükte bir basım işlemi rezervlerle karşılaştırılmadan gerçekleşemezdi. “Bu olay, zincir üstü doğrulama sistemlerinin artık lüks değil, zorunluluk haline geldiğini gösteriyor,” dedi.Sosyal medyada ise olay farklı yönleriyle tartışıldı. Finans blogu Zero Hedge, “Bu 300 trilyon dolar değerindeki ‘stablecoin’ tam olarak neyle teminat altına alındı?” sorusunu gündeme taşıdı. Bazı analistler, hatanın teknik olmaktan öte, sistemsel bir zafiyeti ortaya çıkardığını savundu.Bir DeFi araştırmacısı, olayın PayPal’ın yeni likidite ortaklığı duyurusuyla aynı zamana denk gelmesine dikkat çekerek, “Herkes olayı yazılım hatası olarak görüp geçti ama zamanlama dikkat çekici. Bu, geleneksel finansla tokenize tahvillerin buluştuğu anda yaşandı,” yorumunda bulundu.Veri analiz şirketi Santiment ise “bu kadar büyük bir arzın kısa sürede oluşturulup yakılmasının stablecoin piyasasının hassas dengelerle yürüdüğünü gösterdiğini” söyledi. Stablecoin piyasasının toplam değeri şu anda 310 milyar dolara yakın. Ancak Paxos’un 300 trilyonluk hatası, sistemi tamamen sarsabilirdi. Düzenleyiciler artık Proof of Reserve entegrasyonlarını, anlık denetimleri ve daha şeffaf rezerv doğrulama standartlarını zorunlu hale getirmeye hazırlanıyor.

·
16 Eki 2025
300 Trilyon Dolarlık Hata: Stablecoin Faciası Finans Düzenleyicilerini Harekete Geçirdi

AVAX Yorum ve Fiyat Analizi - 15 Ekim 2025

AVAX Teknik Analizi Yükselen Kanal Yapısı AVAX grafiğinde yükselen kanal yapısı net şekilde korunuyor. Son sert düşüşte kanalın alt bandına kadar sarkan fiyat, buradan güçlü bir tepki alarak yeniden 22$ seviyelerine yükseldi. Özellikle 20$ – 22$ aralığı hem teknik hem psikolojik açıdan oldukça güçlü bir destek bölgesi oluşturuyor.Anlık fiyat 22,69$ seviyesinde. Yukarı yönlü ilk direnç 23,76$ olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin aşılması halinde 26,23$ ve 27,18$ bölgeleri test edilebilir. Kanalın üst bandı ise 30,30$ civarında yer alıyor ve orta vadede ana hedef konumunda.Aşağı yönlü senaryoda 21,52$ ve 20,77$ seviyeleri destek olarak izlenmeli. Bu bölge altına inilmediği sürece trend pozitif yapısını korur. Kanal formasyonu hâlâ geçerliliğini sürdürdüğü için AVAX’ın bu bölge üzerinde tutunması yükseliş trendinin devamı açısından kritik.Özetle:AVAX yükselen kanal formasyonunda hareketini sürdürüyor.Güncel fiyat 22,69$ seviyesinde.20$ – 22$ aralığı güçlü destek, bu bölge altına inilmedikçe yükseliş trendi korunur.23,76$, 26,23$ ve 27,18$ direnç seviyeleri sırasıyla takip edilmeli.Kanalın üst bandı olan 30,30$ orta vadeli hedef konumunda.21$ altı kapanışlarda kısa vadeli zayıflama görülebilir, ancak genel yapı hâlâ pozitif eğilimde.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

·
15 Eki 2025
AVAX Yorum ve Fiyat Analizi - 15 Ekim 2025

SOL Yorum ve Fiyat Analizi - 15 Ekim 2025

SOL Teknik GörünümüSolana grafiğinde daralan üçgen formasyonu dikkat çekiyor. Fiyat hem yükselen alt trend çizgisi hem de alçalan üst trend çizgisi arasında sıkışarak hareket ediyor. Bu tür yapılar genellikle sert yön kırılımlarının habercisidir.Anlık fiyat 200,77$ seviyesinde. 195$ bölgesi şu anda hem kısa vadeli destek hem de üçgenin alt bandını oluşturuyor. Bu bölgenin üzerinde kalıcılık devam ettiği sürece Solana pozitif yapısını koruyacaktır. Yukarıda 219$ ve 227$ seviyeleri direnç olarak öne çıkıyor. 227$ üzeri kapanışlarda 253$ ve 295$ bölgeleri hedef olarak takip edilir. Daralan Üçgen Formasyonu Aşağı yönlü senaryoda 195$ altı kapanışlar satış baskısını artırabilir. Böyle bir durumda 171$ ve 163$ seviyeleri sıradaki destek bölgeleri olacaktır. Ancak genel trend yapısı hâlâ pozitif eğilimde ve üçgenin üst bandına doğru hareket etme olasılığı yüksek.Özetle:SOL daralan üçgen formasyonunda sıkışma evresinde.Güncel fiyat 200,77$ seviyesinde.195$ destek, 219$ – 227$ aralığı direnç bölgesi olarak öne çıkıyor.227$ üzeri kapanışlarda 253$ ve 295$ seviyeleri hedeflenebilir.195$ altı kapanışlarda 171$ ve 163$ destekleri takip edilmeli.Yön kırılımı yaklaşırken hacim artışı izlenmeli; mevcut yapı yukarı kırılım olasılığını destekliyor.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

·
15 Eki 2025
SOL Yorum ve Fiyat Analizi - 15 Ekim 2025

TRX Yorum ve Fiyat Analizi - 15 Ekim 2025

TRX Teknik GörünümüTRX grafiğinde daralan üçgen formasyonu net şekilde öne çıkıyor. Bu yapı genellikle bir yön kırılımı öncesinde sıkışma evresinin sonlarına yaklaşıldığını gösterir. Fiyat hem alçalan trend çizgisi hem de yükselen alt bandın oluşturduğu üçgenin içerisinde hareket ediyor.Anlık fiyat 0,3169$ seviyesinde. 0,3228$ bölgesi kısa vadeli direnç konumunda ve aynı zamanda üçgenin üst bandıyla kesişiyor. Bu seviyenin aşılması halinde 0,3277$ ve 0,3433$ bölgeleri direnç olarak öne çıkıyor. Özellikle 0,3433$ üzerinde hacimli bir kırılım gelirse formasyon yukarı yönlü kırılmış olur ve 0,370$ seviyesi hedeflenir.Aşağı yönlü senaryoda 0,3095$ seviyesi önemli destek konumunda. Bu seviyenin altındaki kapanışlarda 0,2967$ ve 0,2791$ seviyeleri sıradaki destek bölgeleri olacaktır. Üçgenin alt bandı yaklaşık olarak 0,309$ seviyesine denk geliyor, bu nedenle bu bölge formasyonun korunması açısından kritik öneme sahip.Genel görünümde sıkışma devam ediyor ve yön tayini kırılım yönüne bağlı olacak. Ancak mevcut momentumun korunması durumunda yukarı yönlü kırılım ihtimali bir adım önde görünüyor. Daralan Üçgen Özetle:TRX daralan üçgen formasyonunda sıkışma sürecinde.Güncel fiyat 0,3169$ seviyesinde.0,3228$ ve 0,3277$ dirençleri yukarı yönlü kırılım için takip edilmeli.0,3095$ seviyesi kritik destek; bu alan altına inilirse 0,2967$ – 0,2791$ bölgesine kadar geri çekilme görülebilir.0,3433$ üzeri kapanışlar 0,370$ hedefine doğru yeni bir yükseliş dalgası başlatabilir.Formasyon yapısı itibarıyla yön kırılımı yaklaşıyor, kısa vadede volatilite artışı beklenebilir.Yatırım tavsiyesi sunmayan bu analizler, piyasa koşullarına göre kısa ve orta vadede işlem fırsatları oluşturabileceği düşünülen destek ve direnç seviyelerine odaklanmaktadır. Ancak, işlem yapma ve risk yönetimi sorumluluğu tamamen kullanıcıya aittir. Ayrıca, paylaşılan işlemlerle ilgili olarak stop loss kullanılması kesinlikle tavsiye edilmektedir.

·
15 Eki 2025
TRX Yorum ve Fiyat Analizi - 15 Ekim 2025

Fransız Bankacılık Devi, Euro Stablecoin’ini Piyasaya Sürüyor

Fransa merkezli yatırım bankası ODDO BHF, uzun süredir hazırlıklarını yürüttüğü Euro destekli stablecoin projesinde son aşamaya geldi. Banka, EUROD adını verdiği yeni dijital varlığı resmen piyasaya sürdü. EUROD, ilk olarak Madrid merkezli kripto platformu Bit2Me üzerinde listelenecek.ODDO BHF, stablecoin hamlesi yaptıODDO BHF, özel bankacılık, varlık yönetimi ve kurumsal yatırım hizmetleri alanında faaliyet gösteren köklü bir finans kuruluşu. Banka, 150 milyar doların üzerinde varlığı yönetiyor ve bu yeni adımıyla dikkat çekiyor. EUROD’nin lansmanı, Avrupa’da Euro bazlı stablecoin’lerin artan rekabetine yeni bir halka ekliyor.Banka, 2024’ün sonunda duyurduğu EUROD projesinin 2025 sonuna kadar hayata geçmesini planlamıştı. Düzenleyici onay süreci tamamlanınca token, hedeflenen takvimden önce piyasaya çıktı. EUROD, hem bireysel hem de kurumsal yatırımcılar için tasarlanmış, MiCA uyumlu ve 1:1 oranında Euro teminatıyla desteklenen bir dijital para birimi olarak konumlanıyor.ODDO BHF, stablecoin’in teknik altyapısı için dijital varlık saklama platformu Fireblocks ile iş birliği yaptı. Banka, EUROD’nin hem ödeme çözümü olarak hem de DeFi ekosisteminde güvenilir bir likidite aracı olarak kullanılmasını hedefliyor.EUROD, Avrupa Merkez Bankası ve AB düzenleyicilerinin belirlediği şeffaflık kriterlerine uygun biçimde yapılandırıldı. Yani, stablecoin’in arkasındaki tüm rezervler düzenlenmiş bankalarda tutulan gerçek fiat varlıklardan oluşuyor. Bu yönüyle EUROD, piyasa oynaklığında depeg riskine karşı daha güvenli bir yapı sunmayı amaçlıyor.Bit2Me CEO’su Leif Ferreira, listeleme duyurusuyla birlikte yaptığı açıklamada, “ODDO BHF’nin euro stablecoin’inin platformumuzda listelenmesi, regüle edilmiş dijital varlıklar sunma misyonumuz açısından önemli bir adım” ifadelerini kullandı.Bit2Me, son dönemde Avrupa’daki en hızlı büyüyen kripto platformlarından biri haline geldi. Şirket, geçtiğimiz yıl Tether’in 30 milyon euroluk yatırım turuna öncülük etmesiyle gündeme gelmişti. Telefonica, Unicaja ve BBVA gibi devlerin de destek verdiği platform, AB genelinde lisanslı faaliyet gösteriyor ve Latin Amerika pazarında da genişlemeyi sürdürüyor.EUROD’nin piyasaya çıkışı, Societe Generale-FORGE’un EURCV adlı bankacılık stablecoin’i ve Circle’ın EURC token’ı gibi Euro tabanlı dijital varlıklarla aynı döneme denk geldi. ABD doları geride kaldıSon dönemde ABD dolarının zayıf seyri, Euro destekli varlıklara ilgiyi artırdı. Circle’ın EURC arzı son aylarda 229 milyon token’ı aşarken, piyasa değeri 266 milyon dolara yaklaştı. ODDO BHF’nin EUROD’si, bu büyüyen ekosisteme bankacılık güvencesi ve regülasyon açısından şeffaflık eklemeyi hedefliyor.EUROD’nin Bit2Me üzerindeki listelenmesiyle birlikte, Avrupa’daki regüle edilmiş stablecoin piyasası daha da çeşitleniyor.

·
15 Eki 2025
Fransız Bankacılık Devi, Euro Stablecoin’ini Piyasaya Sürüyor

Üç Yılın Sonunda Celsius, Tether Davasını 299,5 Milyon Dolarlık Uzlaşmayla Kazandı

Kripto dünyasının en uzun soluklu hukuk savaşlarından biri nihayet sona erdi. 2022’deki çöküşün ardından iflas eden Celsius Network, stablecoin devi Tether’e karşı açtığı davada üç yıl sonra kazanan taraf oldu. ABD’de görülen dava sonucunda Tether, Celsius’a 299,5 milyon dolar ödemeyi kabul etti.Celsius, Tether davasını kazandıCelsius Network, Tether’e karşı açtığı dava sonucunda üç yılın ardından 299,5 milyon dolarlık bir uzlaşma elde etti. Bu rakam, şirketin ilk talep ettiği 4,3 milyar doların yalnızca yüzde 7’sine denk geliyor. Kripto piyasasında yankı uyandıran karar, Celsius’un iflas sürecinde sonuçlanan en büyük davalardan biri olarak görülüyor.Dava, 2024 yılı Ağustos ayında ABD New York Güney Bölgesi İflas Mahkemesi’nde Celsius’un temsilcisi olan Blockchain Recovery Investment Consortium (BRIC) tarafından açılmıştı. BRIC, VanEck ve GXD Labs ortaklığında kurulmuş bir yapı olarak Celsius’un varlıklarını geri kazanmakla görevliydi. Celsius tarafı, Tether’in 2022 yılındaki piyasa çöküşü sırasında 39.542 Bitcoin’i, sözleşmedeki 10 saatlik bekleme süresi dolmadan likide ettiğini öne sürdü.Tether ise bu iddiaları reddederek işlemlerin kurallara uygun olduğunu savundu. Ancak davaya bakan Yargıç Martin Glenn, Celsius’un taleplerini büyük ölçüde geçerli bularak sürecin devamına izin verdi. Yaklaşık bir yıllık incelemenin ardından taraflar 299,5 milyon dolarlık bir uzlaşmada anlaştı.GXD Labs’in yönetici ortağı David Proman, “Celsius’un Tether’e karşı açtığı davayı sonuçlandırmış olmaktan memnunuz. Sürecin beklenenden hızlı ve adil biçimde tamamlanması, alacaklıların yararına bir gelişme” dedi.Tether kurucusu Paolo Ardoino da X platformunda yaptığı paylaşımda, “Celsius iflas süreciyle ilgili tüm meselelerde nihai bir çözüme ulaşılmış olmaktan memnunuz” ifadelerini kullandı. Böylece, Tether açısından dava süreci resmen kapanmış oldu.Neler olmuştu?Celsius Network, 2022 yazında yaşanan likidite krizi sonrası kullanıcı çekimlerini durdurmuş ve Temmuz 2022’de iflas başvurusunda bulunmuştu. Şirketin bilançosunda 1,2 milyar dolarlık açık tespit edilirken, toplam yatırımcı zararının 4,7 milyar doları aştığı tahmin ediliyor. Şirketin kurucusu Alex Mashinsky, 2025 Mayıs ayında emtia dolandırıcılığı ve CEL token fiyat manipülasyonu suçlamalarını kabul etmiş ve 12 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.Celsius’un yeniden yapılandırma sürecini yöneten BRIC, 2023 sonunda şirketin varlıklarının bir kısmını kurtararak alacaklılara ödeme planı hazırlamıştı. Tether’den gelen 299,5 milyon dolarlık ödeme, bu plan kapsamında kullanılacak ve mağdur yatırımcılara iade olarak dağıtılacak.Kripto piyasasında ise kararın sembolik bir önemi bulunuyor. Çünkü Tether’in bu uzlaşmayı kabul etmesi, uzun süredir devam eden “stablecoinlerin şeffaflığı” tartışmalarında önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.Yazım sırasında CEL token fiyatı 0.05006317 dolardan el değiştiriyor ve son 24 saatte yüzde 10'luk bir yükseliş sergiliyor.

·
15 Eki 2025
Üç Yılın Sonunda Celsius, Tether Davasını 299,5 Milyon Dolarlık Uzlaşmayla Kazandı

Yükselenler

Düşenler

Light mode logo
Herhangi bir sorunuz var mı?Eğer herhangi bir sorunuz varsa, bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.
© 2026 JrKripto. Tüm hakları saklıdır.