Ripple, ABD Para Birimi Denetleme Ofisi’nden (OCC) ulusal tröst bankası kurmak için nihai onay aldı. Ripple National Trust Bank, şirketin dolar destekli stablecoin’i RLUSD’nin rezervlerini yönetecek ve kurumsal müşterilere dijital varlık saklama hizmetleri sunacak. Karar, Ripple’ın stablecoin ve saklama faaliyetlerinde federal denetimin kapsamını genişletiyor.
Şirket, gelişmeyi 26 Ekim'i 27 Ekim'e bağlayan gece duyurdu. Ripple CEO’su Brad Garlinghouse da X hesabından yaptığı açıklamada, yeni bankanın RLUSD’yi destekleyen ve işletmelere hizmet veren federal denetimli bir platform olacağını belirtti. Ripple’ın resmi basın sayfasında da nihai OCC onayına ilişkin duyuru yer aldı.
Garlinghouse, kripto şirketleri ile bankaların birlikte daha iyi çalışabileceği görüşünü yineledi. Açıklamasında yenilik, hesap verebilirlik ve federal gözetim vurgusu yaptı.
Ripple National Trust Bank hangi hizmetleri sunacak?
Ripple National Trust Bank’ın faaliyetleri, RLUSD rezervlerinin yönetimi ve dijital varlıkların saklanması etrafında şekillenecek. Banka, RLUSD’yi destekleyen ve ayrı tutulan rezervleri yönetme yetkisine sahip olacak. Ayrıca RLUSD sahipleri adına bu rezervlerin teminat yöneticisi olarak görev yapacak.
Yeni yapı, kurumsal müşterilere güvene dayalı sorumluluklar çerçevesinde dijital varlık saklama hizmetleri de sunacak. Böylece Ripple, stablecoin altyapısı ile kurumsal saklama faaliyetlerini federal gözetim altında geliştirebilecek.
Ancak ulusal tröst bankası lisansı, geleneksel ticari bankaların sunduğu bütün hizmetleri kapsamıyor. Bu lisans, Ripple’a mevduat toplama veya kredi verme yetkisi tanımıyor. Yetki alanı, varlıkların korunması, rezerv yönetimi ve ilgili tröst hizmetleriyle sınırlı kalıyor.
Bu ayrım, kararın kapsamını anlamak açısından önem taşıyor. Ripple’ın aldığı onay, şirketin bireysel müşterilere mevduat hesabı açacağı veya tüketici kredisi sunacağı anlamına gelmiyor. Yeni bankanın odağında kurumsal dijital varlık hizmetleri ve RLUSD’nin rezerv yapısı bulunuyor.
RLUSD’nin ihraççısı değişmeyecek
Yeni banka, RLUSD’nin rezerv yönetiminde sorumluluk üstlenecek olsa da stablecoin’i ihraç eden kuruluş değişmeyecek. Ripple’ın New York Finansal Hizmetler Departmanı (NYDFS) denetimindeki şirketi Standard Custody & Trust Company, RLUSD ihracına devam edecek.
Dolayısıyla yeni yapı, ihraç ile rezerv yönetimini farklı kuruluşlar üzerinden sürdürecek. Standard Custody & Trust Company mevcut ihraç görevini korurken Ripple National Trust Bank, kendisine tanınan yetkiler kapsamında rezerv ve saklama hizmetlerini yürütecek.
Ulusal banka lisansı, stablecoin’in mevcut eyalet düzeyindeki denetimine federal OCC gözetimini ekliyor. Ripple böylece RLUSD çevresindeki düzenleyici yapıyı iki denetim katmanıyla sürdürecek.
Aralık 2024’te piyasaya çıkan RLUSD’nin piyasa değeri, şirketin açıklamasına göre 2,5 milyar dolara ulaştı. Stablecoin, Ripple’ın ödeme altyapısında kullanılıyor. Ayrıca kullanıcılar, Ripple Prime bünyesinde RLUSD’yi teminat olarak değerlendirebiliyor.
Yeni bankanın üstleneceği rezerv yönetimi görevi, bu kullanım alanlarını destekleyen altyapının bir parçasını oluşturacak. Şirketin açıklaması, federal denetim ile kurumsal hizmetlerin aynı yapı altında güçlendirilmesine odaklanıyor.
Başvuru süreci Temmuz 2025’te başladı
Ripple, ABD’de banka lisansı almak için ilk başvurusunu Temmuz 2025’te yaptı. OCC, 12 Aralık 2025’te şirkete koşullu onay verdi. Nihai onay, bu ilk kararın üzerinden bir yıldan kısa süre geçmesinin ardından geldi.
Koşullu onay ile nihai onay, lisans sürecinin farklı aşamalarını temsil ediyor. İlk karar, başvuru sahibinin belirlenen koşulları yerine getirmesini gerektiriyor. Son karar ise Ripple’ın ulusal tröst bankası kurma sürecindeki temel düzenleyici eşiği tamamladığını gösteriyor.
Ripple’ın kararı, kripto şirketlerinin federal bankacılık denetimine yöneldiği döneme denk geliyor. USDC’nin ihraççısı Circle da temmuz ayında ulusal tröst bankası kurmak için nihai OCC onayı aldığını duyurmuştu.
Bununla birlikte kripto şirketlerine verilen tröst bankası lisansları, ABD’de tartışma konusu olmaya devam ediyor. Senatör Elizabeth Warren, bu izinlerin yasal dayanağını ve finansal sistem açısından taşıdığı riskleri eleştiren isimler arasında yer alıyor.
Sektör kuruluşu The Digital Chamber ise lisansların sınırlı faaliyet alanına dikkat çekiyor. Kuruluş, tröst bankalarının yetkilerinin varlık yönetimi ve ilgili hizmetlerle sınırlı kaldığını, başvuran şirketlerin de gönüllü olarak federal denetime girdiğini savunuyor.



